#Adalet

- Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HALUK LEVENT'İN MAĞDUR ETTİĞİ İDDİA EDİLEN AİLE: "BAŞIMIZA SİLAH DAYANDI" Haber

HALUK LEVENT'İN MAĞDUR ETTİĞİ İDDİA EDİLEN AİLE: "BAŞIMIZA SİLAH DAYANDI"

Ahbap Derneğine yönelik soruşturma kapsamında tutuklandığı belirtilen Haluk Levent'in kendilerini de mağdur ettiğini öne süren Kutlu ailesi, yaklaşık 25 yıl önce başlayan süreçte para ve taşınmazlarını kaybettiklerini iddia etti. Kutlu, ❝Başımıza silah dayatılarak feragatnameler imzalatıldı. Biz mal varlığımızı da sonuna kadar kaybettik ve bugüne geldik. Bugün hiçbir şeyimiz kalmadı.❞ dedi. Ankara'da yaşayan Kutlu ailesi, Levent ile 1999 Marmara Depremi sonrasında başlayan ilişkileri nedeniyle yıllar içinde maddi kayıplar yaşadıklarını öne sürdü. Kutlu, verdikleri para ve taşınmazlar karşılığında aldıkları çeklerin karşılıksız çıktığını, alacaklarını tahsil edemediklerini ve uzun yıllar süren hukuki girişimler sonucunda mal varlıklarını kaybettiklerini iddia etti. Ellerindeki çek, tapu ve diğer belgeleri yetkililere sunduklarını belirten Kutlu, Levent'in çevresindeki kişiler tarafından zaman zaman ölümle tehdit edildiklerini de ileri sürdü. "BELKİ DE MAĞDUR EDİLEN İLK AİLELERDENİZ" Yaşadıkları olayların yaklaşık 25 yıl öncesine dayandığını belirten Kutlu, mevcut Ahbap Derneği soruşturmasıyla doğrudan ilişkilerinin bulunmadığını söyledi. Kutlu, Levent'in eşinin bir arkadaşı aracılığıyla kendilerine ulaştığını ileri sürerek, "Gölcük depreminde çadır yaptırdım, tefecilere borçlandım, beni öldürecekler, yardım rica ediyorum' dedi. Bizim o zaman Ümitköy'de yaptırmış olduğumuz bir sitemiz vardı. Biz oradan Haluk'a üç daire verdik, sattığımızı zannettik. Çekler verildi ama bu çeklerin karşılığı çıkmadı." ifadelerini kullandı. Kutlu, çeklerin karşılıksız çıkmasının ardından dava açtıklarını ancak alacaklarını tahsil edemediklerini öne sürdü. AVUKATLARIYLA İLGİLİ DE İDDİADA BULUNDU Dava sürecinden sonuç alamadıklarını anlatan Kutlu, kendi avukatlarının da Levent tarafından parayla etki altına alındığını iddia etti. Daha sonraki süreçte Levent'in konser verebilmesi amacıyla İstanbul'da ofis açılması önerisi üzerine yeniden maddi destek sağladıklarını belirten Kutlu, bu süreçte de kayıp yaşadıklarını savundu. Kutlu, ailesinin yıllar içerisinde farklı gerekçelerle para ve taşınmaz verdiğini, kendilerine sunulan bazı çeklerin de karşılıksız çıktığını ileri sürdü. "BİZİ ÇOCUKLARIMIZLA TEHDİT ETTİLER" Levent'ten alacaklarını istemeleri üzerine tehdit edildiklerini iddia eden Kutlu, "Bizi çocuklarımızla tehdit ettiler. Şimdi bir anne ve baba çocuklarıyla tehdit edilince ne yapar bilmiyorum. Allah kimsenin başına vermesin. Hiçbir şey yapamadık ama biz yasal yollardan hakkımızı aramaya hep devam ettik." dedi. Kutlu, bu süreçte Beysukent'teki evlerini de kaybettiklerini ve kiraya çıkmak zorunda kaldıklarını öne sürdü. "BAŞIMIZA SİLAH DAYATILARAK FERAGATNAMELER İMZALATILDI" Daha sonraki dönemde Antalya'dan bir taşınmaz aldıklarını ancak ödeme amacıyla kendilerine verilen çeklerin de karşılıksız çıktığını iddia eden Kutlu, İzmir'in Güzelbahçe ilçesinden iki villa verilmesi vaadiyle de 50 bin dolar ödediklerini söyledi. Kutlu, bu süreçte M.E. tarafından silahla tehdit edildiklerini ileri sürerek, "Başımıza silah dayatılarak feragatnameler imzalatıldı. Biz olan mal varlığımızı da sonuna kadar kaybettik ve bugüne geldik. Bugün hiçbir şeyimiz kalmadı." ifadelerini kullandı. "ADALET YERİNİ BULSUN İSTİYORUM" Başka mağdurların da ortaya çıkarak yaşadıklarını anlatmasını isteyen Kutlu, artık maddi beklentiden çok adaletin sağlanmasını istediğini belirtti. Kutlu, "Bizim artık bir para beklentimiz yok. Haluk'tan bir şey alır mıyız, alamaz mıyız bilmiyorum ama adalet yerini bulsun istiyorum." dedi. Kutlu ailesinin dile getirdiği suçlamalar, devam eden soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialar niteliğinde bulunuyor.

ESKİ EŞİ 13 GÜN ÖNCE TEHDİT ETTİ DÜN 8 YERİNDEN BIÇAKLADI Haber

ESKİ EŞİ 13 GÜN ÖNCE TEHDİT ETTİ DÜN 8 YERİNDEN BIÇAKLADI

Adana'da yaklaşık 10 yıl önce boşandığı eski eşi Katırcı'yı evinde 8 yerinden bıçaklayarak ağır yaraladığı öne sürülen Arif T., Pozantı ilçesinde yakalandı. Yoğun bakımda tedavi altına alınan 3 çocuk annesi Katırcı'nın komada olduğu öğrenildi. Katırcı'nın saldırıdan 13 gün önce eski eşinin kendisini ölümle tehdit ettiğini belirterek yardım istediği ortaya çıktı. Olay, Yüreğir ilçesine bağlı Serinevler Mahallesi'nde dün meydana geldi. İddiaya göre Arif T., yaklaşık 10 yıl önce boşandığı eski eşinin evine gelerek bıçakla saldırdı. Vücudunun 8 yerinden yaralanan Katırcı ağır yaralanırken, şüpheli olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Balcalı Hastanesi'ne kaldırılan Katırcı, yoğun bakımda tedavi altına alındı. Katırcı'nın sağlık durumunun kritik olduğu ve komada bulunduğu öğrenildi. SALDIRININ ARDINDAN POZANTI'DA YAKALANDI Saldırının ardından Arif T.'nin sokakta sakin şekilde yürüdüğü anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Polis ekiplerinin başlattığı çalışma sonucu şüpheli Pozantı ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. 13 GÜN ÖNCE YARDIM İSTEMİŞTİ Katırcı'nın olaydan 13 gün önce yaptığı açıklamada eski eşinin kendisini tehdit ettiğini öne sürerek yardım istediği ortaya çıktı. Yaklaşık 25 yıl süren evliliğinde şiddete maruz kaldığını ileri süren Katırcı, boşanmanın ardından da tehditlerin devam ettiğini ve eski eşi hakkında 8 kez uzaklaştırma kararı aldırdığını belirtmişti. Katırcı, eski eşinin daha önce kendisine kefen gönderdiğini öne sürerek, "Şimdi de 'Sana mezarlık alacağım' diyerek tehdit ediyor. Gelip silah çekiyor, bıçak çekiyor. Sürekli tehditler alıyorum." ifadelerini kullanmıştı. "TEK İSTEĞİM ADALET" Yaşadığı korku nedeniyle evinden çıkamadığını anlatan Katırcı, "Sürekli şikayetçi oluyorum ama her defasında serbest bırakılıyor. Artık cezai işlem yapılmasını istiyorum. Tek isteğim adalet." diyerek yardım çağrısında bulunmuştu. EV SAHİBİ SALDIRI ANINI ANLATTI Saldırı sırasında evde bulunan Boybey, şüphelinin bir anda içeri girdiğini belirterek, "Elinde bıçakla Ayşe'ye vurmaya başladı. Ben yardım istemek için dışarı kaçtım. Balkondan 'Yardım edin' diye bağırdım." dedi. Katırcı'nın kızı Terkeşli de annesinin daha önce defalarca darbedildiğini ve tehdit edildiğini öne sürerek, "Ben bu kadar ileri gideceğini tahmin etmiyordum. Ama babam bunu da yaptı. Annem babamdan sürekli şikayetçi oldu ama durum ortada." diye konuştu. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI Haber

ÇOCUK ADALET SİSTEMİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI

TBMM Genel Kurulu’nda çocukların adli süreçlerine ilişkin önemli düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önüne geçilmesi ve ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımlar uygulanması hedefleniyor. ÇOCUKLARIN SİLAHA ERİŞİMİNE YENİ CEZA Yapılan değişiklikle ateşli silahların çocukların eline geçmesine neden olan kişilere yönelik yeni bir yaptırım getirildi. Buna göre, silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza ederek bir çocuğun ateşli silaha ulaşmasına neden olan kişi, eylemi daha ağır bir suç oluşturmuyorsa 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. 12-15 YAŞ GRUBUNDA CEZA SORUMLULUĞU DÜZENLENDİ Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını tamamlamamış çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin yeni hükümler getirildi. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş çocuklar hakkında ceza uygulanmayacak. Bu çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine başvurulacak. Fiilin hukuki sonuçlarını algılayabilen ve davranışlarını yönlendirme yeteneği bulunan çocuklar açısından ise suçun niteliğine göre farklı hapis cezaları uygulanacak. Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis gerektiren suçlarda ise 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Diğer cezalar yarı oranında indirilecek ve her bir fiil için verilecek hapis cezası 9 yılı aşamayacak. “SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK” İFADESİ DEĞİŞİYOR Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin yasalaşmasının ardından yaptığı açıklamada, yeni düzenlemeyle ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların uygulanmasının önünün açıldığını belirtti. 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme yapılması da zorunlu hale getirilecek. Ayrıca hukuk sisteminde kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının getirilmesi öngörülüyor. ÇOCUKLARIN SUÇ ÖRGÜTLERİNCE KULLANILMASINA KARŞI TEDBİR Yeni düzenlemeyle çocukların suç örgütleri ve sokak çeteleri tarafından kullanılmasının engellenmesi amaçlanıyor. Bakan Gürlek, çocukların suç örgütleri, uyuşturucu, şiddet ve dijital dünyanın oluşturduğu tehlikelerden korunmasına yönelik mücadelenin güçlendirileceğini ifade etti. Gürlek ayrıca vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlara karşı adaletin gereğinin yerine getirileceğini vurguladı. TBMM Genel Kurulu’nda düzenlemenin kabul edilmesinin ardından şehit aileleri ve gazilerin haklarına ilişkin değişiklikleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine geçildi.

18 YAŞINDAKİ ECE NAZ KAHVALTI HAZIRLARKEN SIRTINDAN VURULMUŞ Haber

18 YAŞINDAKİ ECE NAZ KAHVALTI HAZIRLARKEN SIRTINDAN VURULMUŞ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde misafir olarak gittiği evde silahla vurularak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Ece Naz Macit'in annesi Döne Macit, kızının kahvaltı hazırladığı sırada sırtından vurulduğunu belirterek, faillerin en ağır cezayı almasını istedi. Acılı anne, "Benim çocuğum aç gitmiş. Kahvaltı hazırlarken patates kızartıyormuş. O patates elinde gitti. Patates kızartırken, tezgaha dönük şekilde arkasından silah sıkmak nedir?" dedi. Olay, 29 Haziran'da Darıca ilçesi Sırasöğütler Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ziyaret amacıyla bir eve giden 18 yaşındaki Ece Naz Macit, burada silahla vuruldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan genç kız, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından evde bulunan S.C.G., Y.O. ve A.A. gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece "kasten öldürme" ve 6136 Sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi. "BENİM ÇOCUĞUMU YEDİLER, ADALET İSTİYORUM" Kızını kaybetmenin acısını yaşayan anne Döne Macit, olayın ardından yaşadıklarını anlattı. Olay günü evde olduğunu söyleyen Macit, kız kardeşinden gelen telefonla kızının bir kavgaya karıştığını öğrendiğini, ardından oğlunun arkadaşlarının eve gelmesiyle kötü bir şey olduğunu hissettiğini belirtti. Hastane önünde yıkıldığını ifade eden anne Macit, "Benim çocuğumu yediler. Ben adalet istiyorum. Devlet büyüklerinden adalet istiyorum. Canı sıkılan birini vuruyor. Bir evlat kolay yetişmiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor. Benim ateşim de düştüğü yeri yakıyor. Bugün konuşulacak, yarın unutulacak ama başka gençler ölmesin. Kimsenin yaptığı yanına kalmasın" diye konuştu. "O PATATES ELİNDE GİTTİ" Kızının olay sırasında kahvaltı hazırladığını öğrendiğini belirten Döne Macit, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: "Benim çocuğum aç gitmiş. Kahvaltı hazırlarken patates kızartıyormuş. Ben artık evime patates almayı düşünmüyorum, bana haram oldu. O patates elinde gitti. Patates kızartırken, tezgaha dönük şekilde arkasından silah sıkmak nedir? Elinizi ayağınızı öpeyim, sesimi duyun. Çocuğum rüyama girip 'Anne ben iyiyim' demeden rahat edemiyorum." "BİLMEDEN KİMSE KONUŞMASIN" Sosyal medyada yapılan yorumlara da tepki gösteren acılı anne, kızının ailesi tarafından başıboş bırakılmadığını söyledi. Macit, "Kimileri 'Senin kızının misafirlikte ne işi vardı' diye yorum yapıyor. Kimse bilmeden konuşmasın. Çocuğumuzun peşindeydik. Arkadaşlarını kendisi gibi sandı, onlara güvendi. Temiz kalpli, güler yüzlü bir çocuktu. Kimseye zararı yoktu. Olaydaki herkesin yargılanmasını istiyorum" ifadelerini kullandı. Torununun ölümünün ardından büyük acı yaşayan anneanne Hayriye Gazi de gözyaşları içinde, "Yavrumun kanı yerde kalmasın. O benim çiçeğimdi. Adalet yerini bulsun" diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

DURUŞMADA KALBİNE YENİLEN SAVCI, GÖZYAŞLARI İLE UĞURLANDI Haber

DURUŞMADA KALBİNE YENİLEN SAVCI, GÖZYAŞLARI İLE UĞURLANDI

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde duruşmada geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısı Ayhan Uyumaz için Gebze Adliyesi'nde tören düzenlendi. Evli ve 3 çocuk babası olan Uyumaz'ın cenazesi, törenin ardından Bursa'ya uğurlandı. Dün, Gebze Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşma esnasında fenalaşarak hastaneye kaldırılan ve doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Ayhan Uyumaz (49) için görev yaptığı adliye binası önünde tören düzenlendi. "Daima hatıralarımızda yaşayacaktır" Törende konuşan Gebze Cumhuriyet Başsavcısı Metin Uslu, görevi başında adalet hizmetini yerine getirirken hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısı Ayhan Uyumaz'ı uğurlamanın derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti. Ölümün her insan için kaçınılmaz bir hakikat olduğunu ancak bazı ayrılıkların gönüllerde daha derin izler bıraktığını ifade eden Uslu, "Mesleğine, devletine, milletine hizmet ederken ebediyete intikal eden meslektaşımızın vefatı hepimizi derinden sarsmış ve büyük bir üzüntüye sevk etmiştir. Merhum savcımız, görevi boyunca hukukun üstünlüğüne bağlı, adalet duygusu, çalışkanlığı ve meslek ahlakıyla çevresinde saygı görmüş; görevini büyük bir özveri ve sorumluluk bilinciyle yerine getirmiştir. Kendisi yalnızca başarılı bir hukukçu değil, aynı zamanda iyi bir insan, kıymetli bir çalışma arkadaşı ve güvenilir bir dosttu. Adalet teşkilatı olarak bizler omuzlarımızdaki emaneti hakkıyla taşımaya çalışan insanların oluşturduğu büyük bir aileyiz. Bugün bu aile değerli bir ferdini kaybetmenin hüznünü yaşıyor. Onun çalışma azmi, dürüstlüğü, görevine olan sadakati daima hatırlarımızda yaşayacaktır" ifadesini kullandı. Edilen duaların ve helallik alınmasının ardından evli ve 3 çocuk babası olan Uyumaz'ın cenazesi, defnedilmek üzere Bursa'ya uğurlandı. Törene; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Gebze Cumhuriyet Başsavcısı Metin Uslu, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, Gebze Belediye Başkanı Yardımcısı Mahmut Yandık, Gebze Müftüsü Selçuk Kılıçbay, adliye personeli ve Uyumaz'ın meslektaşları ile eşi Havva Uyumaz, çocukları ve ailesi katıldı.

NİLÜFER KENT TİYATROSU AFİFE ÖDÜLÜYLE GURURLANDI Haber

NİLÜFER KENT TİYATROSU AFİFE ÖDÜLÜYLE GURURLANDI

Nilüfer Kent Tiyatrosu (NKT), tiyatro dünyasının prestijli organizasyonlarından 28. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’nde önemli bir başarıya imza attı. “İlk Bakışta Prima Facie” adlı oyundaki performansıyla “Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu” ödülünü kazanan Rabia Zehra Şafak ile oyunun yönetmeni Barış Ayas, sürece dair değerlendirmelerde bulundu. İkili, elde edilen başarının arkasında Nilüfer’de sağlanan özgür sanat ortamı ve güçlü kurumsal desteğin bulunduğunu ifade etti. HAYALLERİN GERÇEĞE DÖNÜŞTÜĞÜ AN Afife Tiyatro Ödülleri’nin Türkiye’deki en saygın sanat organizasyonlarından biri olduğunu dile getiren Rabia Zehra Şafak, ödül anının kendisi için çok özel olduğunu belirtti. Şafak, bu başarının sadece bir kazanım değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk anlamı taşıdığını söyledi. Tek kişilik bir oyunda sahne almanın zorluklarına da değinen başarılı oyuncu, sürecin yoğun ve öğretici geçtiğini vurguladı. ÖDÜLLER YENİ HEDEFLERİN KAPISI Oyunun yönetmeni Barış Ayas ise elde edilen ödülün, Nilüfer Kent Tiyatrosu’nun yıllar içinde oluşturduğu üretim kültürünün bir sonucu olduğunu ifade etti. Seyirciyi sadece izleyen değil, deneyimin parçası haline getiren bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Ayas, kazanılan ödüllerin kendileri için yeni hedeflerin başlangıcı olduğunu dile getirdi. ÖRNEK TİYATRO MODELİ Başarının temelinde Nilüfer Belediyesi’nin sanata sunduğu özgür alanın bulunduğunu belirten ekip, belediyenin tiyatroya yaklaşımının Türkiye’de örnek teşkil ettiğini vurguladı. Sanatçıların herhangi bir baskı hissetmeden üretim yapabildiğini ifade eden Ayas, bu ortamın yeni yazar ve yönetmenlerin yetişmesine de katkı sağladığını söyledi. ANADOLU TURNESİ HEDEFİ “İlk Bakışta Prima Facie” oyununu daha geniş kitlelerle buluşturmak istediklerini belirten ekip, hedeflerinin farklı şehirleri kapsayan kapsamlı bir turne gerçekleştirmek olduğunu açıkladı. Kadın hakları, adalet ve toplumsal meseleleri sahneye taşımaya devam edeceklerini ifade eden sanatçılar, bu konularda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti.

BURSA'DA ESKİ EŞ CİNAYETİNİN YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Haber

BURSA'DA ESKİ EŞ CİNAYETİNİN YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Bursa'nın Yıldırım ilçesinde yaşanan trajik olay Türkiye gündemine gelmişti. Olay 27 Ağustos 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında İncirli Caddesi'nde meydana geldi. Annesiyle yaşayan 27 yaşındaki Sevgi Yandık, eski eşi 32 yaşındaki Doğan Ş. tarafından "konuşmak" bahanesiyle dışarı çağrıldı. 3 yaşındaki çocuğuyla birlikte evden çıkan genç kadın, Doğan Ş. ile parkta buluştu. Kısa sürede büyüyen tartışmada Doğan Ş., yanında getirdiği bıçakla eski eşini parkta çocuğunun gözü önünde defalarca bıçakladı. Kanlar içinde yere yığılan Sevgi Yandık, sağlık ekiplerinin tüm müdahalesine rağmen kaldırıldığı Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hayatını kaybetti. Olay sonrası kaçan Doğan Ş., bir süre sonra karakola giderek teslim oldu ve sorgusunun ardından tutuklandı. Ortaya çıkan yeni güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin Sevgi Yandık ve çocuğuyla birlikte parka yürüdüğü anlar saniye saniye kaydedildi. "Öl" diye bağırdı, arkasına bakmadan gitti Ayrıca, ortaya çıkan son güvenlik kamerası görüntülerinde zanlı Doğan Ş.'nin olay anında eski eşi Sevgi Yandık'ı bıçaklarken "Öl, öl" diye bağırması yürek burktu. Cinayet soruşturması kapsamında bugün 20'nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ise bir görgü şahidinin gelmemesi üzerine 8 Temmuz'a ertelendi. Acılı aile, adalet için davanın görüleceği günü bekliyor.

BURSA ŞEHİR HASTANESİ'NDE 15 DOKTORA SORUŞTURMA İZNİ Haber

BURSA ŞEHİR HASTANESİ'NDE 15 DOKTORA SORUŞTURMA İZNİ

Bursa'da 2024 yılı 19 Mayıs'ta hayatını kaybeden 7 yaşındaki Yüsra Türkoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nin "soruşturma izni verilmemesine" ilişkin kararı kaldırmasının ardından, aralarında bir profesörün de bulunduğu 15 doktor hakkında soruşturma izni verildi. Mahkeme kararında, olayın oluş şekli ve dosya kapsamındaki iddiaların ancak savcılık tarafından yürütülecek kapsamlı bir soruşturma ile netleştirilebileceği belirtilerek, önceki kararın hukuka uygun olmadığına hükmedildi. Bu doğrultuda dosya, gereği yapılmak üzere Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Yaklaşık 2 yıl önce Bursa Şehir Hastanesi'nde yaşanan olayda, Türkoğlu ailesi bahar nezlesi şikâyeti bulunan kızları Yüsra'yı akşam saatlerinde hastaneye götürdü. Ailenin iddiasına göre tedavi sürecinde yapılan tıbbi uygulamaların ardından çocuk kısa sürede fenalaştı. Yaklaşık 17 saatlik sürecin sonunda Yüsra hayatını kaybetti. Acılı anne Bursa Türkoğlu, sürece ilişkin yaptığı açıklamada kızını sağlıklı şekilde hastaneye götürdüklerini belirterek, "Elimizden tutarak götürdüğümüz çocuğumuzu 17 saat sonra kaybettik. Çok şükür soruşturma izni çıktı. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu acıyı kimse yaşamasın" ifadelerini kullandı. Soruşturma izni verilen sağlık personelinin isimleri; Dr. M.G., Dr. C.A., Uzm. Dr. M.M.G., As. Dr. T.P., As. Dr. T.D.S., As. Dr. G.E.Ö., As. Dr. H.B.Ö., Uzm. Dr. A.G., Doç. Dr. A.O., As. Dr. H.Z.T., As. Dr. Ü.Y., Uzm. Dr. B.A., Uzm. Dr. N.G., Prof. Dr. M.T. ve Uzm. Dr. B.M. şeklinde yer aldı. Olayla ilgili soruşturma sürecinin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüleceği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.