#Adalet

- Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI Haber

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI

Bursa'da yaşanan olayda, Mustafa Özbağ, 2020 yılında bir müridinin rüyasını anlatarak (haşa) ilah olduğunu iddia etmişti. Aynı şeyh 2023 yılında da maaşlarını düşürerek emeklilere ders verilmesi gerektiğini savunup Sünnet 'geçinemiyorum' deyince '5'ten 3'e indir' diyor" ifadeleriyle gündeme gelmişti. 2017 yılında kendisine ait dükkanı aylık 4 bin 100 liraya kiraya veren Mustafa Özbağ, kiracısından 12 ayrı senet aldı. Her ayın başında, kiracısına ödenen kiraya karşılık bir senet veren Özbağ, son senedi icraya verdi. Ancak icraya verilen senet 4 bin 100 liralık değil, 44 bin 100 liralıktı. Kiracı Heybullah Demir icraya itiraz etti, Özbağ'a dava açtı. Yıllarca süren davada karar çıktı. Davada alınan 2022 tarihli bilirkişi raporunda, Özbağ'ın Heybullah Demir'den aldığı 4 bin 100 liralık senedi icraya vermeden önce başına 4 rakamını eklediği ve alacağını 40 bin lira arttırdığı tespit edildi. 40 bin lira haksız kazanç elde etmek için senette tahrifat yapan Özbağ'ı yargılayan Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarını kullanarak dolandırıcılık suçlarının işlendiğine hükmetti. Özbağ, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı ve bu cezada sanığın pişmanlık belirtisi olmadığı gerekçesiyle indirim yapılmadı. Mahkeme, kararında Özbağ'ın geçmişte Vergi Usül Kanunu'na Muhalefet suçundan 30 ay hapis cezası almış olmasına da atıf yaptı. Kamu kurumlarının kullanılarak dolandırıcılık suçlamasında da 3 yıl 6 ay hapis ile 2 bin gün adli para cezasına çarptırılan Özbağ'ın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı için 4'te 1 oranında indirim uygulandı. Bu indirimle birlikte Özbağ'a 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 6 bin lira adli para cezası verildi. Dosya, istinaf incelemesinin ardından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından değerlendirildi. Daire, yerel mahkeme kararını onayarak sanık hakkında verilen toplam 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını kesinleştirdi. "Gözüme baka baka yemin etti" Mağdur Heybullah Demir, yaşadıklarını röportajda şu sözlerle anlattı: "2016 yılında bu şahsın dört katlı iş yerini kiraladım. Kira ve güvence bedeli olarak benden senet aldı. Toplam 12 senet verdim, 10 tanesini ödedim ve geri aldım. Ancak iki senet kendisinde kaldı. Bu iki senetten birinin tutarı 4 bin 100 liraydı. Daha sonra cezaevinden çıktıktan sonra bu senedin başına ‘4' ekleyerek tutarı 44 bin 100 liraya çıkarmış ve icraya vermiş. Evime haciz geldi." dedi. "10 Yıl boyunca mahkemelerle uğraştım" Uzun süren hukuk mücadelesinin kendisini hem maddi hem de manevi olarak yıprattığını belirten Heybullah Demir, "Yaklaşık 10 yıl boyunca icralarla, mahkemelerle uğraştım. Üç ayrı davayı kazandım. Bu süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadım, kriz geçirdim. Maddi ve manevi olarak çok yıprandım" dedi. "Mahkemede yemin etti, kriminal rapor gerçeği ortaya çıkardı" Heybullah Demir, sanığın mahkeme huzurunda yemin ettiğini ancak bunun da gerçeği yansıtmadığını söyledi: "Hakim huzurunda kendisine soruldu. ‘Bu senet üzerinde herhangi bir oynama yaptın mı?' denildi. Gözüme baka baka kutsal bildiğim tüm değerler üzerine yemin ederim dedi. Ancak senet kriminal incelemeye gidince senette oynama yapıldığı tespit edildi. Yani yemin de yalan çıktı." "Adalet geç de olsa yerini buldu" Yaşanan sürecin sonunda verilen kararla bir nebze olsun rahatladığını dile getiren Heybullah Demir, "Bizim güvenimizi kötüye kullanan insanlar oldu ama en sonunda adalet yerini buldu" dedi.

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU Haber

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU

Adana’da 23 yaşındaki Özlem Develi, arkadaşına IBAN’ını kullandırdığı gerekçesiyle hakkında açılan 20 davanın birinden aldığı 4 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis ceza'sı nedeniyle polis ekiplerine teslim oldu. Gözyaşlarıyla ailesine veda eden genç kadın, cezaevine gönderildi. Adana’da yaşayan Özlem Develi, 2023 yılında dershane arkadaşlığı kurduğu M.D. isimli kişiye güvenerek banka hesabını kullandırmasının ardından dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Hakkında açılan 20 davanın 11’i halen devam ederken, geçtiğimiz hafta sonuçlanan bir davada 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL para cezası alan genç kadın, polis ekiplerine teslim oldu. HESABIM BLOKE, IBAN’INI KULLANABİLİR MİYİM? Genç kadının ifadesine göre olaylar, M.D. isimli arkadaşının kendisine “Ben ticaret yapıyorum, hesabım bloke oldu. Kısa süreliğine IBAN’ını kullanabilir miyim?” demesiyle başladı. Güven ilişkisiyle hesabını açtıran Develi, kısa süre içinde dolandırıcılık suçlamasıyla karakola çağrıldı. ÇEKİLİŞ DOLANDIRICILIĞI ORTAYA ÇIKTI Polis soruşturmasında, M.D.’nin Özlem Develi adına açılan hesaptan sosyal medya üzerinden çekiliş düzenlediği, kazandığını düşünen kişilerden para aldığı ancak ürün göndermediği tespit edildi. Şikayetler Özlem Develi adına yapıldı. Hakkında çok sayıda dava açılan genç kadın, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Ancak geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 4 yıl 5 ay hapis cezası kesinleşti. "ADALET YERİNİ BULSUN" Özlem Develi, 22 Ocak’ta aranması devam ederken verdiği bir röportajda yaşadıklarını anlatmış, gözyaşlarıyla adalet istemişti. Dün ise Adana'nın Yüreğir ilçesindeki evinden polis eşliğinde alınarak Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’ne teslim edildi. Kızının suçsuz olduğunu savunan baba Ahmet Develi, “Gerçek suçlular ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun. Çaresizliğimizi duyun, suçsuz yere kızımı götürüyorlar” dedi. "YETER ARTIK, BEN DOLANDIRICI DEĞİLİM" Cezaevine gitmeden önce yaptığı açıklamada kendisini savunan Özlem Develi, "Kimseyi dolandırmadım. Bütün her şeyime bakılabilir. Yapmadığım ortaya çıkacak. Yeter artık" ifadelerini kullandı.

FENOMEN MERVE TAŞKIN’DAN YAKALAMA KARARINA YANIT: “SUÇSUZUM” Haber

FENOMEN MERVE TAŞKIN’DAN YAKALAMA KARARINA YANIT: “SUÇSUZUM”

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında çok sayıda soruşturma yürütülen fenomen Merve Taşkın, hakkında çıkarılan yakalama kararına yurt dışından tepki gösterdi. Taşkın, suçsuz olduğunu savunarak Türkiye’ye dönmesi halinde ifadesinin alınıp serbest bırakılması gerektiğini söyledi. “SUÇLU OLSAM YILLARDIR SERBEST KALMAZDIM” Geçtiğimiz günlerde Türkiye’den ayrılarak Bali’ye gittiğini duyuran Taşkın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada yargı sürecine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Ne kadar inanır inanmazsınız bilmiyorum ama ben suçlu değilim. Ülkeme geri dönsem de gerçek bir adalet sistemi varsa ifademi alıp yine serbest bırakmaları gerekiyor, çünkü suçum yok." Taşkın, yıllardır benzer süreçlerle karşılaştığını belirterek sürekli ifade vermekten yıprandığını dile getirdi. SÜRECİN PSİKOLOJİK BOYUTU Türkiye’den ayrılma kararının ardında psikolojik baskının yattığını anlatan Taşkın, daha önce yaptığı bir paylaşımda gece uyuyamadığını, her kapı çalmasının ardından polis korkusu yaşadığını söylediğini hatırlattı. Olası bir gözaltı ihtimaline karşı sürekli hazırlıklı uyuduğunu belirten fenomen, bu durumun sürdürülemez hale geldiğini ifade etti. Taşkın, bu sebeple doğum gününde kendisine tek yönlü yurt dışı bileti aldığını açıkladı ve sürecin kendisini yıprattığını vurguladı. İŞTE O AÇIKLAMA; "Ne kadar inanır inanmazsınız bilmiyorum ama ben suçlu değilim. Ülkeme geri dönsem de gerçek bir adalet sistemi varsa ifademi alıp yine serbest bırakmaları gerekiyor, çünkü suçum yok" ifadelerini kullandı. Yıllardır benzer süreçlerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Taşkın, sürekli ifade vermekten yorulduğunu belirtti. Taşkın şu ifadeleri kullandı: "Ne kadar inanır inanmazsınız bilmiyorum ama ben suçlu değilim. Ülkeme geri dönsem de gerçek bir adalet sistemi varsa hala eğer ifademi alıp yine serbest bırakmaları gerekiyor çünkü suçum yok. Yani bir problem yok. Ben sadece Türkiye'de yoruldum. Sürekli suçsuz yere düzenli olarak ifade vermek yorucu. Yıllardır zaten ifademi alıp serbest bırakıyorlar. Yıllardır zaten düzenli olarak mahkemelerim oluyor. Hala daha var. Bitmedi ve bitmiyor.. Ama siz bilip bilmeden taşlamayı, atıp tutmayı sevdiğiniz için söylediklerim de boşuna biliyorum.. Ne diyebilirim ki.. Tek isteğiniz benim mutlu olmamam ve hapse girmem.. Kendiniz mutlu olmadığınız için mutlu olmaya çalışan insanların da hayatlarını karartmak istiyorsunuz.. Allah her şeyi biliyor ve görüyor. Allaha güveniyorum başka diyebileceğim bir şey yok.."

ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNDEN YARGIYA GÜVEN VURGUSU Haber

ATLAS ÇAĞLAYAN'IN AİLESİNDEN YARGIYA GÜVEN VURGUSU

İstanbul’un Güngören ilçesinde, henüz 17 yaşında olan Atlas Çağlayan’ın, 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybettiği olay kamuoyunda derin üzüntü yaratırken, ailenin avukatı Mehtap Yılmaz, süren soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu. Yılmaz, aile adına yaptığı açıklamada, yargıya olan güvenlerini yineleyerek, "Adaletin en doğru şekilde tecelli edeceğine inanıyoruz" dedi. BAKAN YERLİKAYA’DAN TAZİYE ZİYARETİ Acılı aileye destek ziyaretleri de sürüyor. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve eşi, Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek başsağlığı dileklerini iletti. Aile avukatı Mehtap Yılmaz, "Sayın Bakanımız ve eşinin ziyaretleri aile için çok anlamlıydı. Hem destek sundular hem de süreci dikkatle takip ettiklerini belirttiler. Ailemiz adına kendilerine teşekkür ediyoruz" dedi. “ATLAS HEPİMİZİN ÇOCUĞUYDU” Atlas’ın ölümünün sadece bir aileyi değil, toplumu derinden sarstığını belirten avukat Yılmaz, “Atlas yavrumuz hepimizin oğluydu. Gencecik bir hayat, anlamsız bir kavga sonucu elimizden alındı. Ailenin yaşadığı acı tarif edilemez” ifadelerini kullandı. TEHDİT EDENLER TUTUKLANDI Olayın ardından sadece cinayet değil, Atlas'ın ailesine yönelen tehditlerin de ciddi şekilde ele alındığını belirten Yılmaz, "Emniyet birimlerimiz 1 gün gibi kısa bir sürede aileyi tehdit eden kişileri yakaladı. Bu kişiler adli sürecin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hem emniyet hem de yargı hızlı ve etkili bir müdahaleyle örnek bir süreç yönetti" dedi. “YARGIYA GÜVENİMİZ TAM” Soruşturmanın titizlikle sürdüğünü aktaran Yılmaz, “Şu an adli süreç devam ediyor. Biz, yargının adil ve vicdani bir karar vereceğine yürekten inanıyoruz. Bu dava yalnızca bir aile için değil, toplum vicdanı için de büyük önem taşıyor. Atlas için, onun gibi gençlerin geleceği için adalet yerini bulmalı” şeklinde konuştu.

TANJU ÖZCAN VE CHP’Lİ YÖNETİCİLERE BERAAT KARARI Haber

TANJU ÖZCAN VE CHP’Lİ YÖNETİCİLERE BERAAT KARARI

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz ve CHP Merkez İlçe Başkanı Çetin Uç, geçtiğimiz yıl düzenlenen bir yürüyüş sırasında yaptıkları açıklamalar nedeniyle "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandıkları davadan beraat etti. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuksuz yargılanan üç siyasetçi ve avukatları katıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı, sanıkların suç teşkil eden ifadeler kullandığını savunarak cezalandırılmaları yönünde mütalaa verdi. Ancak mahkeme heyeti, sanıkların sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek, üç isim hakkında beraat kararı verdi. YARGILAMAYA KONU YÜRÜYÜŞ 21 MART 2025'TE GERÇEKLEŞTİ Olayın başlangıcı, 21 Mart 2025 tarihinde Bolu’da düzenlenen bir protesto yürüyüşüne dayanıyor. Yürüyüş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine tepki olarak CHP tarafından organize edilmişti. Etkinliğe çok sayıda partili katılırken, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da yürüyüşte yer almış ve bir konuşma yapmıştı. Yürüyüş sırasında sarf edilen bazı sözlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret içerdiği gerekçesiyle Özcan, Karagöz ve Uç hakkında savcılık tarafından dava açılmıştı. SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşma boyunca verdikleri ifadelerde suçlamaları reddeden Tanju Özcan ve diğer sanıklar, söyledikleri sözlerin eleştiri hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Özcan savunmasında, “Demokratik bir ülkede siyasi aktörlerin ve kamu görevlilerinin eleştiriye açık olması gerekir. Yaptığımız konuşma, siyasi bir tepkiydi, hakaret içermez” ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ” VURGUSU Kararını açıklayan Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların sözlerinin siyasi bir eleştiri niteliğinde olduğuna ve Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmetti. Böylece üç CHP’li isim hakkında açılan dava, beraatle sonuçlandı. ÖZCAN’DAN İLK DEĞERLENDİRME: “ADALET YERİNİ BULDU” Kararın ardından kısa bir açıklama yapan Tanju Özcan, “Hakkımızda açılan bu davanın siyasi bir baskı unsuru olduğunu düşünüyorduk. Mahkeme, haklılığımızı ve ifade özgürlüğünün önemini bir kez daha ortaya koydu. Adalet yerini buldu” dedi.

KARABAĞLAR’DA DAYANIŞMA BÜYÜYOR: HER GÜN ÜCRETSİZ EKMEK Haber

KARABAĞLAR’DA DAYANIŞMA BÜYÜYOR: HER GÜN ÜCRETSİZ EKMEK

İzmir Fırıncılar Esnaf Odası ile imzalanan protokol kapsamında, belediyeden sosyal yardım alan vatandaşlara dayanışma olarak “askıda ekmek” uygulamasıyla her gün ücretsiz ekmek verilmeye başlandı. PROTOKOL BAŞKANLIK SALONU’NDA İMZALANDI Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay ve İzmir Fırıncılar Esnaf Odası Başkanı Kemal Sırtı tarafından imzalanan protokol, Başkanlık Toplantı Salonu’nda düzenlenen törenle hayata geçirildi. Törene projeye destek veren 11 fırıncı esnafının yanı sıra belediye meclis üyeleri ve komisyon üyeleri de katıldı. BAŞKAN KINAY: “DAYANIŞMAYI BÜYÜTEN BİR ADIM ATTIK” Törende konuşan Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, “Karabağlar’da dayanışma var demiştik, bugün bu sözümüzü yerine getiriyoruz. Askıda ekmek uygulamamız, Karabağlar ailesini daha da güçlendiren bir adımdır” dedi. Dayanışmanın yalnızca sosyal yardımla sınırlı kalmadığını vurgulayan Kınay, esnafa yönelik de desteklerini sürdürdüklerini belirtti. Belediyeye ait akaryakıt istasyonunun yenilenerek tekrar hizmete açıldığını hatırlatan Kınay, şunları söyledi: “İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası ile yaptığımız protokol sayesinde taksi ve ruhsatlı ticari araçlara mazotta yüzde 5 indirim sağlıyoruz. Hem çevreci hem de ekonomik bir adım oldu.” KEMAL SIRTI: “KARABAĞLAR BELEDİYESİ ÖRNEK OLDU” İzmir Fırıncılar Esnaf Odası Başkanı Kemal Sırtı ise Karabağlar Belediyesi’nin bu projeye öncülük ederek örnek bir çalışma başlattığını belirtti: “İhtiyacı olan kimseyi bugüne kadar geri çevirmedik. Bu protokol, dayanışmayı sistemli hale getirdi ve gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı sağladı. Diğer belediyelerden de ilgi görüyor.” HER GÜN 500 VATANDAŞA ÜCRETSİZ EKMEK Protokol kapsamında Karabağlar Belediyesi’nden sosyal yardım alan yaklaşık 500 vatandaş, İzmir Fırıncılar Esnaf Odası’na bağlı 11 fırından her gün ücretsiz ekmek alabiliyor. Ayrıca, poğaça, boyoz ve gevrek gibi ürünlerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması için de çalışmalar devam ediyor. “2026, UMUT, BEREKET VE ADALET GETİRSİN” Başkan Helil Kınay, 2025 yılının zorluklarla geçtiğini belirterek, 2026 yılına umutla baktıklarını söyledi: “Amacımız Karabağlar’da herkesin kendini daha güvende ve huzurlu hissettiği bir yaşamı birlikte inşa etmek. Yeni yılın huzur, bereket, sağlık ve adalet getirmesini diliyoruz.”

EKREM İMAMOĞLU'NUN "BİLİRKİŞİ" DAVASI ERTELENDİ Haber

EKREM İMAMOĞLU'NUN "BİLİRKİŞİ" DAVASI ERTELENDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun, bazı soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme, dava dosyasının esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine hükmederek duruşmayı 30 Mart 2026 tarihine erteledi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki salonda görülen duruşmada, sanık Ekrem İmamoğlu ile avukatları hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu ile bazı parti üyeleri de duruşmayı takip etti. "BU SÜREÇTE DEDİKLERİMİN NE DEMEK OLDUĞUNU ARAŞTIRMAK YERİNE, SUÇ OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRIYORLAR" Sanık İmamoğlu savunmasında, hakkında açılan davaların kişisel ve siyasi olduğunu öne sürdü. Açıklamasında, “Benim söylediklerim bir eleştiridir. Eleştiri yapmam suç değildir. Hakkımda açılan davalar kumpas niteliğindedir” dedi. "BEN YARGILAMIYORUM, YARGILIYORUM" İmamoğlu, konuşmasının devamında “Benim adil yargılanmamı engelleyen sistemin kendisidir. Savunma yapmıyorum, ben yargılıyorum. Bu adalet sisteminin nasıl çalıştığını halk görsün istiyorum. Geçmişte de adaletsizliklerin hesabı soruldu, yine sorulacaktır” ifadelerini kullandı. Duruşmada zaman zaman heyetle de kısa sözlü atışmalar yaşayan İmamoğlu, “Ben sadece kürsüye konuşmuyorum, halka anlatıyorum. Bu duruşmalar canlı yayınlansın, herkes duysun” diyerek salondaki izleyicilere seslendi. "BİLİRKİŞİ DOSYASI GEREKSİZDİR" İmamoğlu, bilirkişi dosyasının gereksiz olduğunu belirterek, “Ben bir hukukçu değilim, ama bu benim düşüncem” dedi. Ayrıca hâkim ve savcı atamalarının şeffaf olmadığını iddia ederek, Meclis’e bu konuda çağrıda bulundu. DOSYA MÜTALAAYA GÖNDERİLDİ Duruşma sonunda mahkeme, dosyanın esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verdi. Dava, 30 Mart 2026 tarihine ertelendi.

NİLÜFER’DE DÜNYA GÖNÜLLÜLER GÜNÜ ETKİNLİKLERİ BAŞLADI Haber

NİLÜFER’DE DÜNYA GÖNÜLLÜLER GÜNÜ ETKİNLİKLERİ BAŞLADI

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi, 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü’nü "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" temasıyla kutluyor. İki gün sürecek etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’deki sivil toplum modelinin Türkiye’ye örnek olduğunu vurgulayarak, "Adalet sadece mahkeme salonlarında değil, gönüllülerin sorumluluk duygusuyla var olur" dedi. Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü etkinlikleri, açılış programıyla Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde başladı. Aynı zamanda Nilüfer Dernekler Yerleşkeleri’nin kuruluş yıl dönümünün de kutlandığı program, sivil toplum kuruluşları temsilcilerini, yerel yöneticileri ve gönüllüleri bir araya getirdi. "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" temasıyla gerçekleştirilen programın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal ile çok sayıda STK temsilcisi katıldı. "adalet, dayanışmanın örgütlü haliyle var olur" Etkinliğin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’de gönüllülüğün ve örgütlü yurttaşlığın köklü bir kültüre dönüştüğünü belirtti. Bu yılki temanın önemine dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, "Biliyoruz ki adalet sadece mahkeme salonlarında aranmaz. Adalet; gönüllünün sorumluluk duygusuyla, yurttaşın cesaretiyle ve dayanışmanın örgütlü haliyle var olur" ifadelerini kullandı. Nilüfer Belediyesi’nin sivil toplumu sadece destekleyen bir kurum değil, onlarla birlikte üreten ve karar veren bir paydaş olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, "Sivil toplumu güçlendirmek, demokrasiyi güçlendirmektir. Yıllardır sivil katılımı artırmak ve gönüllülüğün güvenle var olduğu bir kent oluşturmak için çalışıyoruz" dedi. "Nilüfer modeli Türkiye’ye referans oluyor" Konuşmasında Nilüfer Dernekler Yerleşkesi’nin 13 yıllık çalışmalarına da değinen Başkan Şadi Özdemir, projenin bugün Türkiye genelinde referans gösterilen bir modele dönüştüğünü söyledi. Nilüfer Dernekler Yerleşkeleri’nin çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: "13 yıl önce bir ihtiyaç olarak başladığımız bu yolda, bugüne kadar 37 binden fazla etkinliğe ev sahipliği yaptık ve 580 bin katılımcıya kapılarımızı açtık. Şu an hizmetlerimizden 469 sivil toplum kuruluşu faydalanıyor ve memnuniyet oranı yüzde 97’ye yaklaşıyor. Şişli’den Bornova’ya, Muratpaşa’dan Kadıköy’e kadar pek çok belediye, demokratik katılımı kurumsallaştıran ‘Nilüfer Modeli’ni örnek alıyor." "Gönüllük görünmez bir köprüdür" Etkinlikte söz alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Metin Tunçel ise gönüllülük kültürünün Bursa’da insanları birbirine bağlayan görünmez bir köprü olduğunu ifade etti. Tunçel, "Adalet olmadan ortak yaşamı güçlendirmek mümkün değildir. Bizler Bursa’da dayanışmanın büyüdüğü, kapsayıcılığın temel ilke olduğu adil bir yerel yönetim anlayışını birlikte var ediyoruz" diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın da yoğun katılımın Nilüfer’deki sivil toplumun gücünü gösterdiğini belirterek, etkinlik boyunca toplumsal adalet kavramı üzerine fikir alışverişinde bulunacaklarını kaydetti. Panel ve atölyelerle devam ediyor Açılış konuşmalarının ardından etkinlik, "Toplumsal Adalet İçin Gönüllü Direniş" başlıklı panelle devam etti. Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın’ın yönettiği oturumda; Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nden Hakan Ataman, Eşitlik İçin Kadın Platformu’ndan Av. Gökçiçek Ayata, Alternatif Yaşam Derneği’nden Ercan Tutal ve gazeteci Hazal Sipahi görüş ve deneyimlerini paylaştı. İlk gün, Planet Müzik Kulübü’nün konseriyle sona erdi. Etkinlikler, 6 Aralık Cumartesi günü Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenecek eş zamanlı atölye çalışmaları ve panellerle devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.