#Adana

- Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"KÜFÜRLÜ KONUŞMAYIN" DEDİ GÖZÜNDEN OLDU Haber

"KÜFÜRLÜ KONUŞMAYIN" DEDİ GÖZÜNDEN OLDU

Adana’nın Seyhan ilçesinde bir dolmuş şoförü, durakta küfürlü konuşan çaycıyı uyardığı gerekçesiyle önce darp edildi, ardından elindeki kırık çay bardağıyla gözüne vurulan şoför görme yetisini kaybetti. Şoför Serkan Tecirli, 2 yıldır süren dava sürecinde saldırganın tutuklanmamasına tepki gösterdi. UYARDI, SALDIRIYA UĞRADI Olay, 17 Şubat 2024’te Yeşiloba Mahallesi’nde bulunan bir dolmuş durağında meydana geldi. İddiaya göre, şoför Serkan Tecirli (46), sefer dönüşü durağa geldiği sırada M.A. adlı çaycının küfürlü konuşmasını uyardı. Bu sırada duraktaki kooperatif yöneticisi M.Y. (45) araya girerek Tecirli’ye tekme ve yumruklarla saldırdı. Olay çevredeki şoförler tarafından yatıştırılsa da kısa bir süre sonra yeniden şiddet yaşandı. M.Y., elindeki çay bardağıyla önce Tecirli'nin başına, ardından kırılan bardakla sol gözüne vurarak ağır yaralanmasına neden oldu. GÖZÜNÜ KAYBETTİ, ÇALIŞAMAZ HÂLE GELDİ Serkan Tecirli, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen sol gözünü kaybetti. Olay anı duraktaki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. M.Y., ifadesinde "elindeki bardağın kırık olduğunu bilmediğini ve saldırıyı isteyerek yapmadığını" iddia etti. Adliyeye sevk edilen M.Y. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 2 YILDIR ADALET ARIYOR Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, savcılık sanık hakkında “kasten yaralama”, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” ve “organ işlevinin yitirilmesi” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Dava 10 Mart 2026 tarihine ertelendi. Tecirli, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Görüntüler ortada, şahıs 5 ay kaçtıktan sonra ifade verip serbest kaldı. Ben uyardım, gözümden oldum. Şimdi ne dışarı çıkabiliyorum ne çalışabiliyorum. Şoförlük yapmam imkânsız hale geldi." ANNE İSYAN ETTİ: "ADALET İSTİYORUZ" Keziban Tecirli, oğlunun yaşamının altüst olduğunu belirterek, saldırganın tutuklanarak hak ettiği cezayı alması çağrısında bulundu.

ADANA'DA GENÇ ERKEKLERDEN BAŞLIK PARASI EYLEMİ Haber

ADANA'DA GENÇ ERKEKLERDEN BAŞLIK PARASI EYLEMİ

Adana’nın Yüreğir ilçesinde bir grup genç, başlık parası taleplerinin evlenmelerini zorlaştırdığını ifade ederek protesto düzenledi. Eylemi gerçekleştirmek için ellerinde pankartlarla sokağa çıkan gençler, bu uygulamanın kaldırılması çağrısında bulundu. 19 Mayıs, Koza ve Anadolu mahallelerinde yaşayan ve atalarının Şanlıurfa’dan göç ettiğini belirten bazı gençler, kız tarafının talep ettiği yüksek meblağlar nedeniyle evlenemediklerini dile getirdi. Gençler, Yüreğir ilçesindeki Anadolu Mahallesi Çukurova Caddesi’nde düzenledikleri eylemde, "Kibar Feyzo 50 yıl önce bu günü anlattı", "700 bin TL'den başlayan fiyatlarla başlık parası", "Mal değiliz satılamayız" ve "Başlık parası kalkacak" yazılı pankartlar taşıdı. "BU İNSANLIK MI? BİZ TİCARET YAPMIYORUZ" Evlenemediğini söyleyen 22 yaşındaki Ahmet Yüksel, başlık parasının gençler için ciddi bir engel oluşturduğunu belirtti: "Benim gibi birçok genç var, evlenmek istiyoruz ama başlık parası yüzünden evlenemiyoruz. Şu anda bir kız istemeye gidildiğinde 500 bin, 600 bin, hatta 1 milyon TL’ye varan meblağlar isteniyor. Bu insanlık mı? Biz mal ya da araba almıyoruz, sadece bir yuva kurmak istiyoruz. Önümüzü kapatmayın" dedi. "1 MİLYON TL BAŞLIK PARASI VERDİM" Evli olduğunu belirten Hamza Yüksel ise, geçmişte yüklü miktarda başlık parası verdiğini ifade ederek yetkililere çağrıda bulundu: "Bizim geleneklerimizde başlık parası, süt parası gibi uygulamalar var. Ben de evlenirken 1 milyondan fazla para ödedim. Bu durum birçok gencin önünü tıkıyor. Yetkililerden çözüm bekliyoruz" diye konuştu.

KEDİ EZEN SÜRÜCÜYE BARINAKTA ÇALIŞMA CEZASI Haber

KEDİ EZEN SÜRÜCÜYE BARINAKTA ÇALIŞMA CEZASI

Adana’da bir kamyonet sürücüsü, sokakta ilerlerken iki kedi'nin üzerinden geçti. Olay, güvenlik kameralarına yansırken, hayvanları koruma yasası kapsamında yargılanan sürücüye mahkeme 1 ay süreyle hayvan barınağında çalışma cezası verdi. Yaralanan kedilerden birinin durumu ise ağır. OLAY KAMERALARA YANSIDI Olay, 21 Ocak 2026 tarihinde merkez Seyhan ilçesi Döşeme Mahallesi'nde meydana geldi. İddialara göre, A.T. (46) isimli sürücü, kamyonetiyle seyir halindeyken sokakta bulunan iki kedinin üzerinden geçti. O anlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Kedilere bakan ve onları düzenli olarak beslediğini belirten Merve Taşgıt (28), olayın ardından kamera kayıtlarını inceledi ve durumu polise bildirerek şikayetçi oldu. “KEDİLERİ FARK ETMEDİM” DEDİ, SERBEST BIRAKILDI Olay sonrası harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, A.T.’yi gözaltına aldı. Şüpheli, ifadesinde kendisini şöyle savundu: "Hayvanseverim. Kedileri fark etmedim. Bilerek üzerlerinden geçmedim" A.T., işlemlerinin ardından Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Mahkeme, A.T.’ye 1 ay süreyle hayvan barınağında kamu hizmeti cezası vererek adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. “BU BİR KAZA DEĞİL, CANİCE BİR DAVRANIŞ” Kamyonetin ezdiği kedilerden birini besleyen ve olayı güvenlik kameralarından izleyen Merve Taşgıt, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Dün iş yerime geldiğimde kedinin acı içinde bana geldiğini gördüm. Ayağının kırık olduğunu fark ettim, hemen veterinere götürdüm. Sonra esnaftan biri kamyonetin ezdiğini söyledi. Kamera kayıtlarını inceledim ve araç sürücüsünün sağa manevra yaparak kedilerin üzerine bilerek yöneldiğini fark ettim. Bu bir kaza değil, canice bir davranış." “DEVLET BÜYÜKLERİNDEN DESTEK BEKLİYORUM” Kedinin durumunun hâlâ ağır olduğunu ve ameliyat edildiğini belirten Taşgıt, yetkililere seslenerek şunları söyledi: "Ben bu hayvanları yıllardır besliyorum. Böyle insanların toplum içinde serbestçe dolaşmasını istemiyorum. Hayvan hakları yasalarının daha caydırıcı şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Devlet büyüklerimizden destek bekliyorum." HAYVANLARI KORUMA KANUNU NE DİYOR? Türkiye’de 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanlara kasıtlı şekilde zarar veren kişilere para cezası, kamu hizmeti yükümlülüğü veya hapis cezası öngörüyor. Son yasal düzenlemelerle birlikte, hayvana işkence veya kasten öldürme suçu artık kabahat değil, cezai yaptırıma tabi bir suç olarak değerlendiriliyor.

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ Haber

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ

Adana’da seyyar satıcılık yapan 56 yaşındaki Zeynettin Delen, 10 yıldır ayrı yaşadığı eşiyle resmen boşanabilmek için hukuk mücadelesi veriyor. Eşi mahkemede bir kez "boşanmıyorum" dediği için dava reddedilen Delen, yasal sürecin çıkmaza girmesinden yakındı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle avukatsız şekilde davasını sürdüren Delen, "Barışma ihtimalimiz yok, sadece yeni bir hayata başlamak istiyorum" diyerek yetkililerden boşanma desteği istedi. 30 YILLIK EVLİLİK, 10 YILLIK AYRILIK Zeynettin Delen, 1990’lı yıllarda tanıştığı M.D. (50) ile evlenerek hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten 5 çocukları dünyaya geldi. Ancak 2016 yılında yaşanan geçimsizlik nedeniyle Delen, evini terk etti ve ayrı yaşamaya başladı. Bu süreçte çocuklarıyla da irtibatını kaybettiğini belirten Delen, "İki kızım evlendi, biri bile arayıp hakkını helal et demedi. 5 çocuğum var ama son 10 yılda hiçbirinden bayram tebriği bile almadım" dedi. “HAKİM ‘EŞİNİ İKNA ET’ DEDİ AMA MÜMKÜN DEĞİL” Zeynettin Delen, 2021 yılında boşanmak için mahkemeye başvurdu. Duruşmalara gelen eşi M.D. ise yalnızca bir kez "boşanmak istemiyorum" deyince mahkeme boşanmayı reddetti. O kararı hatırlatan Delen, şunları söyledi: "Hakim bana 'eşini ikna et' dedi. Ben de dedim ki 'Biz 10 yıldır aynı evde değiliz. Bu nasıl ikna olacak?' Bizim barışma ihtimalimiz yok. Bu kararlar hayatımı kilitliyor. Evlenemiyorum, özgür değilim. Bu dava sadece hukuk değil, insanlık meselesi." “100 BİN TL’LİK DAVA MASRAFINI NASIL VEREYİM?” Avukat tutamadığını ifade eden Delen, yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekti. Seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Delen, "Benden boşanma davası için 100 bin lira istediler. Benim maaşım yok, miras yok, mal yok. Kadın nafaka da istemiyor. Sadece evliliğimizin resmen bitmesini istiyorum" diye konuştu. “BU ŞEKİLDE DAHA NE KADAR YAŞAYABİLİRİM?” Hayatını yalnız ve belirsizlik içinde sürdürdüğünü anlatan Delen, şunları kaydetti: "Ben artık bu durumdan kurtulmak, yeni bir hayat kurmak istiyorum. Belki yeniden evlenirim, belki başka bir şehirde yeni bir düzen kurarım. Ama böyle bir belirsizlik içinde yaşamak çok ağır. Milyonlarca insan boşanıyor, neden biz boşanamıyoruz? Mahkeme neden bu kadar ağır işliyor anlamıyorum." YENİ DURUŞMA 14 MAYIS’TA Zeynettin Delen’in davası, 2025 yılında yeniden açıldı ve Adana 12. Aile Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. 20 Ocak 2026 tarihinde yapılan son duruşmada da boşanma kararı çıkmadı. Mahkeme, yeni duruşmayı 14 Mayıs 2026 tarihine erteledi. SOSYAL HUKUK TALEBİ Maddi durumu yetersiz olan bireylerin avukat desteği almadan davalarda savunma yapmasının zorluklarına dikkat çeken uzmanlar, özellikle boşanma davalarında adli yardım mekanizmalarının daha aktif işletilmesi gerektiğine işaret ediyor.

ADANA’DAKİ KANLI PUSUDA 'BERDEL' İDDİASI Haber

ADANA’DAKİ KANLI PUSUDA 'BERDEL' İDDİASI

Adana’da 16 yaşındaki Muhammet Yeşil’in yaşamını yitirdiği, babasının ise yaralı kurtulduğu silahlı saldırının, berdel dayatması nedeniyle gerçekleştirildiği iddia edildi. Olayla ilgili 4 şüpheli tutuklanırken, firari saldırganın yakalanması için çalışmalar sürüyor. OLAY GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI Edinilen bilgiye göre, Bekir Yeşil (43), oğlu Sinan Yeşil (20) için sevdiği kızı ailesinden istemek amacıyla kızın evine gitti. Ailenin evliliğe onay vermemesi üzerine, 30 Kasım 2025’te Sinan Yeşil ile Berivan Yeşil il dışına kaçarak resmi nikah kıydı. İddiaya göre, kızın ailesi bu evliliği kabul etmeyerek Yeşil ailesinden “berdel” talep etti. Talebin reddedilmesi üzerine tehditlerin arttığı ve saldırının planlandığı öne sürüldü. PUSU KURULDU, ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ 12 Ocak’ta, **Yüreğir ilçesine bağlı Havut Mahallesi’nde, Berivan Yeşil’in ağabeyi olduğu belirtilen A.E. (21), sitenin girişinde pusu kurdu. Evden çıkan Bekir Yeşil ile oğlu Muhammet Yeşil’e uzun namlulu silahla ateş açan şüpheli kaçtı. Ağır yaralanan Muhammet Yeşil, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Baba Bekir Yeşil ise yaklaşık 20 gün süren tedavisinin ardından taburcu edildi. Saldırı anı, sitenin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. 4 KİŞİ TUTUKLANDI, FİRARİ ŞÜPHELİ ARANIYOR Olayla ilgili Berivan Yeşil’in babası M.N.E., annesi H.E., amcası E.E. ile kuzenleri M.E. ve F.E. gözaltına alındı. Şüphelilerden F.E. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer 4 şüpheli tutuklandı. Saldırıyı gerçekleştirdiği iddia edilen A.E.’nin yakalanması için çalışmalar sürüyor. BABA: “BİZİ TÖREYE KURBAN ETTİLER” Saldırıdan yaralı kurtulan Bekir Yeşil, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Berdel yapmazsanız hepinizi öldüreceğiz diye mesajlar attılar. Oğlum kucağımda can verdi. Bizi töreye kurban ettiler. Hayati tehlikemiz hâlâ devam ediyor." Can güvenliklerinin olmadığını dile getiren Yeşil, yetkililerden koruma talebinde bulundu. BERİVAN YEŞİL: “ZORLA KAÇIRILMADIM, SEVEREK EVLENDİM” Olayın ardından konuşan Berivan Yeşil ise ailesinin evliliğe karşı çıktığını belirterek, "Beni zorla kaçırmadılar, severek kaçtım. Ailem bu evliliği kabul etmeyince her şey buraya geldi. Can güvenliğimiz yok" ifadelerini kullandı. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Adli makamlar, saldırının töre ve berdel iddiası kapsamında tüm yönleriyle aydınlatılması için soruşturmayı sürdürüyor. Emniyet birimleri, firari şüphelinin yakalanması için çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

BOŞANMAK İSTEDİ, BAŞINA GELMEYEN KALMADI Haber

BOŞANMAK İSTEDİ, BAŞINA GELMEYEN KALMADI

Adana’da boşanmak isteyen hemşire Ayça Yıldırım, evine defalarca çilingirle girildiğini, eşyalarının taşındığını ve eşinin kendisini kaçırmaya çalıştığını öne sürdü. Eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldıran Yıldırım, "Beni kaçırmaya çalıştığı için elektronik kelepçesi var ama sadece 1 ay. Özgürlüğün bedeli bu kadar mı" diyerek tepkisini dile getirdi. "EVİME BEN GİREMİYORUM, ONLAR GİRİYOR" Ayça Yıldırım (50), 26 yıl önce evlendiği S.Y. (60) ile ikinci kez 2019 yılında nikah masasına oturdu. Ancak 2025 yılında yeniden boşanma davası açtı. Bu sürecin ardından eşi ve ailesi tarafından çeşitli baskılarla karşılaştığını iddia etti. Yıldırım, Çukurova ilçesindeki evinin, eşi S.Y. tarafından kız kardeşi ve yeğenine "kiralanmış gibi gösterildiğini" belirtti. "Benim evime çilingirle girip eşyaları taşıdılar. Üstelik sahte bir kira sözleşmesi sunarak beni evime sokmamaya çalışıyorlar" dedi. "SUÇLU DEĞİLİM, HAKKIMI KORUYORUM" Boşanma sürecinin şiddet ve psikolojik baskıya dönüştüğünü belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Pes etmemem gerektiğini fark ettim. Bu süreçte otomobilim gasp edildi, evime girildi. Eşim tapusu bana ait olan evi ikametgâh gösterdiği için resmi olarak ben bile giremiyorum". "BENİ KAÇIRMAYA KALKTI, KELEPÇE SADECE 1 AY" Eşi tarafından darp edildiğini ve kaçırılmak istendiğini de öne süren Yıldırım, elektronik kelepçe kararının yetersiz olduğunu vurguladı: "İnsanı özgürlüğünden mahrum bırakmanın bedeli 1 ay mı? Sürekli karakoldayım, adliyedeyim. Her defasında durum onun lehine dönüyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.