#Adli Kontrol

- Adli Kontrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adli Kontrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MANİSA'DAKİ TUR OTOBÜSÜ FACİASINDA CAN KAYBI 12'YE YÜKSELDİ Haber

MANİSA'DAKİ TUR OTOBÜSÜ FACİASINDA CAN KAYBI 12'YE YÜKSELDİ

Manisa'nın Akhisar ilçesinde tur otobüsü ile çekicinin çarpışması sonucu meydana gelen kazada can kaybı 12'ye yükseldi. Kazada ağır yaralanan 70 yaşındaki Zülfiye Arıca, tedavi gördüğü hastanede 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 Ekim'de meydana gelen ve 11 kişinin hayatını kaybettiği tur otobüsü kazasından bir acı haber daha geldi. Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisindeki kazada ağır yaralanan 70 yaşındaki Zülfiye Arıca, tedavi gördüğü Manisa Şehir Hastanesinde yaşamını yitirdi. Altı gündür yoğun tedavi altında bulunan Arıca, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Arıca'nın cenazesi hastanenin morguna kaldırılırken, kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi. 6 GÜNLÜK YAŞAM MÜCADELESİNİ KAYBETTİ 11 Ekim'deki kazanın ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Zülfiye Arıca'nın tedavisi Manisa Şehir Hastanesinde sürdürülüyordu. Sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen 70 yaşındaki Arıca'dan acı haber geldi. Arıca'nın hayatını kaybetmesiyle birlikte kazada ilk belirlenen 11 can kaybına bir kişi daha eklendi. TUR OTOBÜSÜ İLE ÇEKİCİ ÇARPIŞMIŞTI Kaza, 11 Ekim'de Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu'nun Akhisar Gişeleri mevkisinde meydana gelmişti. Bursa'dan Denizli'ye gitmekte olan M.A. yönetimindeki 16 AED 124 plakalı tur otobüsü ile H.K. idaresindeki 78 YD 559 plakalı çekici çarpışmıştı. Feci kazada 11 kişi olay yerinde hayatını kaybetmiş, 26 kişi yaralanmıştı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri yaralılara ilk müdahaleyi yaparken, hastaneye kaldırılan yaralılardan 13'ü tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edilmişti. İKİ SÜRÜCÜ TUTUKLANMIŞTI Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında tur otobüsünün sürücüsü M.A. ile çekicinin sürücüsü H.K. gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen iki sürücü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Otobüsün sahibi ve yedek sürücüsü M.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. KAZADA HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 12 OLDU Akhisar'da 11 Ekim'de meydana gelen kazanın üzerinden 6 gün geçerken, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Zülfiye Arıca'nın da hayatını kaybetmesiyle can kaybı 12'ye çıktı. Kazaya ilişkin adli soruşturma sürüyor.

FUTBOLCU KUBİLAY KUNDAKÇI CİNAYETİNDE ALEYNA TUTUŞ'A BERAAT Haber

FUTBOLCU KUBİLAY KUNDAKÇI CİNAYETİNDE ALEYNA TUTUŞ'A BERAAT

Ümraniye'de futbolcu Kubilay Kundakçı cinayetine ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme, Aleyna Tutuş'un beraatına, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ise ‘kasten öldürme' suçundan müebbet hapsine hükmetti. Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, rapçi Canbay&Wolker grubunun üyesi Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Tutuş ile yeniden barışmak istedi. Canbay, aralarının iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Tutuş'un bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler tarafından saldırı düzenlendi. Şüphelilerden Alaattin Tutuş'un araç içerisinde bulunan gruba ateş açması sonucu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan 21 yaşındaki futbolcu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Tutuş, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı da salonda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı mütaalasında, Aleyna Tutuş'un ‘kasten öldürmeye azmettirme' suçundan tahliyesini ve 'suçu bildirmeme' suçundan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ise 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. "BİRİNİ AZMETTİRMEM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR" Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Benim hiçbir şekilde birini azmettirmem söz konusu değildir. Bu olayda ben Alaattin'e beni bekliyorlar gibi şeyler söylemedim. Benim engelli kardeşim var, bütün sorumluluğum onlara bakmak. Kubilay benim kardeşim. Ben deccal miyim nasıl böyle bir şey isteyebilirim? Ben bu insanlarla 1 buçuk sene geçirdim, nasıl onların kötülüğünü isteyebilirim? Hayatımda ilk defa silah gördüm. O silahı görmenin verdiği psikolojiyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Ben tutuklanacağımı bile düşünmedim, kendimi olayın mağduru gibi düşündüm" diye konuştu. "Orada olduğunu bilseydim gitmezdim" Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu ise, "Ben onların orada olduğunu bilseydim gitmezdim. Benim asla bir kastım olmamıştır. Ben öyle bir insan değilim. Olay günü Aleyna'nın ricası üzerine eşyalarını almaya gittim. Gece yarısı geçişi engellemiş 3 kişi görünce tedirgin oldum. Aleyna'ya 'Kim bunlar?' dedim. Bana yolcu koltuğunda oturanın eski erkek arkadaşı olduğunu söyledi. Bunun üzerine araca konuşmak için gittim, sadece gitmelerini söyleyecektim. Caydırıcı olması için silahla gittim. Konuşmak için gittiğimde Canbay'ın elime müdahale etmesiyle anlık bir şekilde kazayla silah patladı. Ben Kubilay'ı tanımıyorum bile, neden böyle bir kastım olsun? Şerefim ve namusum üzerine yemin ederim ben ateş etmedim" dedi. "SUÇSUZUM" Tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu, "Böyle bir şeyin yaşanacağını bilseydim engellemek içi elimden geleni yapacağıma yemin ediyorum. Bugüne kadar hiçbir suça karışmamış, olabildiğince stabilce yaşamış bir anneyim. Ben başından beri suçsuzum. Üzerime çok çirkin iftiralar atıldı, ben bunları asla kabul etmiyorum. Ben kimseyi azmettirmedim. Kızımı ve beni hedef tahtasına koyanları kınıyorum" dedi. "21 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUMU TOPRAĞA KOYDUM" Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı, "21 yaşındaki çocuğumu toprağa koydum. Hepsinin bana bir can borcu var, hiçbirine hakkımı helal etmiyorum. Ölene kadar benim ahımı alacaklar. En büyük suçlu Aleyna. Alaattin'i oraya o getirdi" dedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Aleyna Tutuş hakkında 'kasten öldürmeye azmettirme' ve 'suçu bildirmeme suçundan' beraatına, Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında ise 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis ve ‘Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti. Engin Taşkıran hakkında 'suçluyu kayırma' suçundan 2 yıl 1 ay, Metin Kadayıfçıoğlu hakkında 'suç delillerini gizleme' ve 'suçluyu kayırma' suçundan toplam 5 yıl, Mustafa Rece hakkında 'suç delillerini gizleme' suçundan 2 yıl 1 ay, Hüseyin Can Avcı hakkında 'suç delillerini gizleme' suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verilerek, adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verildi. Mahkeme heyeti ayrıca sanık İzzet Yıldızhan'ın ‘suçluyu kayırma', sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun ‘kasten öldürmeye azmettirme', sanık Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ‘kasten öldürmeye yardım etme' suçundan, Ahmet Özkoç'un ise 'suçluyu kayırma' suçundan beraatına karar verdi.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

ALACAK VERECEK MESELESİ İÇİN GÜNLERCE ALIKOYUP İŞKENCE ETTİLER Haber

ALACAK VERECEK MESELESİ İÇİN GÜNLERCE ALIKOYUP İŞKENCE ETTİLER

Kağıthane'de alacak verecek meselesinden kaynaklandığı öne sürülen anlaşmazlık nedeniyle 2 kişinin bir evde elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanarak 3 gün boyunca alıkonulup darbedildiği iddiasına ilişkin gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklandı. Polis ekiplerince evden kurtarılan 2 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 20 Eylül Pazar günü saat 15.00 sıralarında Kağıthane'nin Merkez Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hakan Ç. (25) ile Görkem Serkan T. (25), alacak verecek meselesi nedeniyle yaşanan anlaşmazlığın ardından bir eve götürüldü. Burada elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanan 2 kişi, 3 gün boyunca alıkonuldu. Darbedildikleri öne sürülen Hakan Ç. ile Görkem Serkan T'nin yüzlerinde ve vücutlarının çeşitli bölgelerinde yaralar oluştu. İHBAR ÜZERİNE EVE OPERASYON DÜZENLENDİ Evde kelepçeli ve yüzünde yaralar bulunan bir kişinin olduğu yönündeki ihbar üzerine polis ekipleri harekete geçti. Belirlenen adrese operasyon düzenleyen ekipler, Hakan Ç. ile Görkem Serkan T'yi elleri ve ayakları koli bandıyla bağlı halde buldu. Polis tarafından kurtarılan 2 kişi, tedavileri için hastaneye götürüldü. Evde bulunan Zeki A. (28) ise gözaltına alındı. Adreste yapılan aramada 1 ruhsatsız tabanca, şarjör, 7 mermi ve hançer ele geçirildi. KURTARILMA ANLARI CEP TELEFONU KAMERASINDA Hakan Ç. ile Görkem Serkan T'nin polis ekiplerince kurtarıldığı anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde 2 kişinin el ve ayaklarındaki koli bantları ile yüzlerindeki darp izleri görülürken, polis ekiplerinin eve girerek kişileri kurtardığı anlar da yer aldı. GÜVENLİK KAMERALARI İNCELENDİ Olayın ardından çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri, olaya karıştığı değerlendirilen diğer şüphelilerin kimliklerini belirledi. Çalışmalar sonucunda İdris A. (21), Tarık O. (21) ve Suat Eren D. (22), Kağıthane'de düzenlenen operasyonlarla yakalandı. Güvenlik kamerası görüntülerinde şüphelilerin binaya girişleri ile alıkonulduğu belirtilen Hakan Ç. ve Görkem Serkan T'nin otoparktan binaya girdikleri anların yer aldığı belirtildi. 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Gözaltına alınan Zeki A, İdris A, Tarık O. ve Suat Eren D, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı. Hakan Ç. ile Görkem Serkan T. ise haklarında uygulanan adli kontrol tedbirinin ardından serbest bırakıldı.

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST Haber

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan Acunsöz'ün otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazaya ilişkin "taksirle öldürme" suçundan soruşturulan sürücü Y.Z. hakkında adli kontrol kararı verildi. Kaza tespit tutanağında sürücünün tam kusurlu, Acunsöz'ün ise kusursuz olarak değerlendirildiğini belirten aile, tutuklama talebinin reddedilmesine tepki gösterdi. Kaza, 24 Ağustos 2026'da Pamukkale ilçesi Siteler Mahallesi Doğan Demircioğlu Caddesi'nde meydana geldi. Yaya olarak caddenin karşısına geçmeye çalışan Arzu Acunsöz'e (32), sağ şeritte ilerleyen belediye otobüsünün yanından sol şeritte seyreden otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan ve özel bir hastanede insan kaynakları uzmanı olarak görev yaptığı belirtilen Acunsöz, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. KAZA ANI KAMERALARA YANSIDI Bölgedeki güvenlik kameraları ile olay sırasında yolda bulunan belediye otobüsünün iç kamerasından elde edilen görüntülerde, Acunsöz'ün karşıya geçmeden önce yolun orta refüjünde yaklaşık 5 saniye beklediği ve soldan gelen trafiği kontrol ettiği görüldü. Görüntülere göre Acunsöz, daha sonra karşıya geçmeye çalıştığı sırada sağ şeritteki belediye otobüsünün yanından sol şeritte ilerleyen otomobilin çarpması sonucu yaralandı. KAZA TESPİT TUTANAĞINDA SÜRÜCÜ TAM KUSURLU DEĞERLENDİRİLDİ Trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, otomobili kullanan 19 yaşındaki Y.Z'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmemek" hükmünü ihlal ettiği belirtildi. Tutanakta sürücü Y.Z. kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olarak değerlendirilirken, Acunsöz'e herhangi bir kusur atfedilmedi. SÜRÜCÜ ❝KAZAYI ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ❞ SAVUNMASI YAPTI Kazanın ardından gözaltına alınarak savcılıkta ifadesi alınan Y.Z, olay sırasında yaklaşık 40 kilometre hızla ilerlediğini öne sürdü. Acunsöz'ün aniden yola çıktığını savunan Y.Z, yayayı fark ettiği anda direksiyonu kırarak fren yaptığını ancak aradaki mesafenin yetersiz olması nedeniyle kazayı önleyemediğini ileri sürdü. Şüphelinin avukatları ise olay yerine yakın bir yaya geçidi bulunduğunu ancak Acunsöz'ün burayı kullanmadığını belirterek kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımına itiraz etti. Müdafiler ayrıca görüntülerde yer alan belediye otobüsünün duraklama noktasında durmadığını savundu. SAVCILIK TUTUKLANMASINI TALEP ETTİ Cumhuriyet savcılığı, Y.Z'yi "taksirle öldürme" suçlaması kapsamında tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk etti. 25 Ağustos'ta Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan şüphelinin tutuklanması talebi reddedildi. Hakimlik kararında, şüpheliye isnat edilen suç yönünden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunu ve tutuklama sebeplerinin oluştuğunu değerlendirdi. Bununla birlikte hakimlik, tutuklama tedbiriyle sağlanacak yararın adli kontrol hükümleriyle de elde edilebileceği gerekçesiyle şüphelinin tutuklanmasına yer olmadığına karar verdi. Y.Z. hakkında her hafta pazar günü bulunduğu yerdeki kolluk birimine başvurarak imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde iki adli kontrol tedbiri uygulandı. AİLE KARARA TEPKİ GÖSTERDİ Acunsöz'ün ailesi, kaza görüntüleri ve trafik ekiplerince hazırlanan tutanağı gerekçe göstererek şüphelinin tutuksuz yargılanmasına tepki gösterdi ve hukuki süreci takip edeceklerini bildirdi. Ailenin avukatı Poyraz, ❝Her şeyin kamera kayıtları ve polis tutanakları ile açıkça ortada olduğu bir olayda kızımızın ölümüne sebep olan kişinin serbest bırakılması hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir karar değildir. Kızımızın acısını yaşarken verilen bu karar bizi derinden yaraladı. Devlet büyüklerimizden konuyla ilgilenmelerini ve adaletin tecellisini istiyoruz.❞ ifadelerini kullandı.

BURSA'DA KONUT DOLANDIRICILIĞI: 9 KİŞİ TUTUKLANDI Haber

BURSA'DA KONUT DOLANDIRICILIĞI: 9 KİŞİ TUTUKLANDI

Bursa'da konut yapma vaadiyle vatandaşlardan para topladıkları ve kooperatif hesabındaki yaklaşık 1 milyar 400 milyon lirayı kendi hesaplarına aktardıkları iddia edilen şüphelilere yönelik soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Gözaltına alınan 12 şüpheliden 9'u tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yurt dışına kaçan 2 şüpheli aranıyor. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, "Sağlıkçılar Kooperatifi" adı altında gerçekleştirildiği öne sürülen usulsüzlüklere ilişkin çalışma başlatılmıştı. Ekiplerin teknik ve fiziki takibinin ardından Bursa merkezli 14 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, operasyonda 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. 160 KİŞİNİN MAĞDUR EDİLDİĞİ TESPİT EDİLDİ Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüphelilerin konut yapma vaadiyle vatandaşlardan para topladıkları ancak kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirmedikleri öne sürüldü. MASAK ve HTS kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde, 5 ayrı eylemde şu ana kadar 160 kişinin mağdur edildiği belirlendi. Şüphelilerin, kooperatif hesabında bulunan yaklaşık 1 milyar 400 milyon lirayı kendi hesaplarına aktardıkları iddia edilirken, olayla ilgili "banka veya diğer kurumları araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve kooperatif hesaplarından kişisel hesaplara para aktarılması suretiyle "zimmet" suçları kapsamında işlem yapıldığı belirtildi. OPERASYONDA 300 BİN LİRA ELE GEÇİRİLMİŞTİ Şüphelilerin adresleri ile kooperatif binalarında gerçekleştirilen aramalarda genel kurul ve karar defterleri, para transferlerine ilişkin belgeler, şirket sözleşmeleri, çok sayıda kaşe ve dijital materyal ele geçirilmişti. Aramalarda ayrıca yaklaşık 300 bin lira nakit para bulunmuştu. 9 ŞÜPHELİ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 12 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık, 9 şüpheliyi tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Nöbetçi mahkeme tarafından M.A., T.B., A.O.Ö., B.G., Ö.Ö., E.A., A.B., M.N.B. ve Y.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltındaki M.T.Ç., S.D. ve G.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. YURT DIŞINA KAÇAN 2 ŞÜPHELİ ARANIYOR Soruşturma kapsamında yurt dışına kaçtıkları belirlenen 2 şüphelinin ise yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Başsavcılık koordinesinde yürütülen soruşturmanın, şüphelilerin para transferleri ve kooperatif faaliyetlerine ilişkin bağlantılarının belirlenmesi amacıyla sürdüğü öğrenildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında mağdur sayısı, para hareketleri ve şüphelilerin eylemlerine ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkabileceği belirtildi.

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI Haber

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI

Bursa'da emekli polis memuru eşini öldürüp cesedini 15 parçaya ayırarak farklı çöp konteynerlerine attığı suçlamasıyla tutuklu yargılanan Uzunoğlu, "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın eylemden sonra cesedi parçalamasını dikkate alarak iyi hal indirimi uygulamadı. Olay, 28 Ocak'ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi'nde meydana geldi. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu hakkında yapılan kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada, çiftin yaşadığı evde kan izleri ve doku parçaları bulundu. Kriminal incelemelerde söz konusu bulguların Uzunoğlu'na ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklandı. Olayla ilgili gözaltına alınan çiftin 2 oğlu ile sanığın kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. ÖLDÜRME SUÇLAMASINI KABUL ETMEDİ Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmada savunma yapan sanık Uzunoğlu, eşini öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz halde bulduğunu öne süren sanık, kendisinden şüphelenileceğini düşünerek paniğe kapıldığını savundu. Uzunoğlu, bu nedenle cesedi nacak ve bıçak kullanarak parçalara ayırdığını, daha sonra poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını söyledi. Mahkeme başkanının neden yetkililere haber vermediğini sorması üzerine sanık, 'Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim' şeklinde savunma yaptı. 'EVDE KURBANI BEN KESTİĞİM İÇİN ÇOK KOLAY OLDU'' İlk duruşmada mahkeme başkanının cesedi parçalarken zorlanıp zorlanmadığını sorması üzerine Uzunoğlu, 'Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı' dedi. Mahkeme heyetinin neden eşinin kendiliğinden düştüğünü söylemediğini sorması üzerine ise sanık, 'İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim' ifadelerini kullandı. Sanık, cezaevinde sağlık ve yaşam koşulları nedeniyle güçlük çektiğini belirterek ev hapsi talebinde bulundu. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GELDİ Davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Uzunoğlu, çocukları F.U. ve M.U, sanık avukatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Mahkemenin talebi üzerine sanığın cezai sorumluluğunu etkileyebilecek bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan istenen rapor da dosyaya ulaştı. Raporda sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu belirtildi. Mahkeme başkanının rapora ilişkin görüşünü sorması üzerine ağlayan Uzunoğlu, önceki savunmasını tekrarlayarak, 'Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ben cezaevinde kalamıyorum. Hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum. Ev hapsi istiyorum' dedi. SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ Sanık avukatının savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Uzunoğlu'nun "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatının mütalaaya karşı ek savunma yapmamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANMADI Mahkeme, sanığın eşini kasten öldürdüğü sonucuna vararak Uzunoğlu'nu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın olayın ardından cesedi parçalamasını da dikkate alarak hakkında iyi hal indirimi uygulanmamasına hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

BODRUM LİMAN BAŞKANI RÜŞVET SORUŞTURMASINDA TUTUKLANDI Haber

BODRUM LİMAN BAŞKANI RÜŞVET SORUŞTURMASINDA TUTUKLANDI

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, bir yatın Türkiye'ye giriş işlemleri karşılığında para talep ettiği iddiasıyla gözaltına alınan Bodrum Liman Başkanı T.A. tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan liman çalışanı Ö.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre, Bodrum Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Büro Amirliğine başvuran T.Ş, Rus bir iş insanına ait lüks yatın Bodrum'a giriş işlemlerini yapan aracı yat şirketinin sahibi olduğunu belirterek Liman Başkanı T.A. hakkında şikayetçi oldu. T.Ş, T.A'nın yatın Türkiye'ye yaptığı her giriş için kendisinden 2 bin avro talep ettiğini öne sürdü. Şikayetçi, söz konusu yatın 2026 yaz sezonunda Türkiye'ye 6 kez giriş yaptığını, bu nedenle kendisinden toplam 12 bin avro istendiğini iddia etti. T.Ş. ayrıca ödeme nedeniyle işlemlerde kendisine zorluk çıkarıldığını ileri sürdü. SERİ NUMARALARI ALINAN PARALARLA OPERASYON T.Ş'nin şikayeti üzerine Bodrum Cumhuriyet Savcılığı koordinesinde soruşturma başlatıldı. Operasyon kapsamında seri numaraları kayıt altına alınan paralar T.Ş'ye teslim edildi. T.Ş'nin parayla T.A'nın makamına giderek teslimatı gerçekleştirmesinin ardından polis ekipleri harekete geçti. T.A, seri numaraları daha önceden kayıt altına alınan paralarla birlikte yakalanarak gözaltına alındı. LİMAN ÇALIŞANI DA GÖZALTINA ALINDI Operasyonda olayla bağlantısının bulunduğu değerlendirilen Bodrum Liman Başkanlığı çalışanı Ö.Ç. de gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından iki şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkeme, Liman Başkanı T.A'nın rüşvet iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanmasına karar verdi. Liman çalışanı Ö.Ç. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma sürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.