#Ağır Ceza

- Ağır Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DİLEK İMAMOĞLU İLE MÜBAŞİR ARASINDA DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK Haber

DİLEK İMAMOĞLU İLE MÜBAŞİR ARASINDA DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK

Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, görüntü çekilmemesi yönünde uyarı yapan mübaşire tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamenin ardından başlayan davanın duruşması, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülmeye devam ediyor. DURUŞMA ÖNCESİ TARTIŞMA YAŞANDI Duruşma başlamadan önce mahkeme mübaşiri, salonda yasak olmasına rağmen görüntü çekildiğini belirterek izleyiciler ve sanık yakınlarını uyardı. Uyarı üzerine Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu tepki göstererek, “Her sabah bir gerginlik çıkarıyorsunuz, siz de bir gün suçsuz yere içeride yatın bakalım” ifadelerini kullandı. Yaşanan sözlü tartışmanın ardından bazı sanık yakınları ve izleyicilerin de mübaşire tepki gösterdiği öğrenildi. DURUŞMA DEVAM EDİYOR 402 sanığın yargılandığı dava kapsamında hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında örgüt lideri olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Duruşmanın bugünkü oturumunda, iddianamede örgüt üyesi olarak yer alan ve İBB iştiraklerinden Ağaç A.Ş.’de satın alma müdürü olarak görev yaptığı belirtilen tutuklu sanık Ümit Polat’ın savunmasının alındığı bildirildi.

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme, polise üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Demirel Mahallesi’nde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan silahla yaralama ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, apartman girişinde oturan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği’nde görevli polis memuru Muharrem Giyar’ı elinde silahla buldu. Silahın alınmasının ardından eve giren ekipler, salonda Fatma Giyar (31) ile oturma odasında Meral Ebrar Giyar (10) ve Merve Giyar’ın (4) hareketsiz halde bulunduğunu tespit etti. Sağlık ekipleri anne ve iki kız çocuğunun hayatını kaybettiğini belirledi. OTOPSİ RAPORLARI DOSYAYA GİRDİ Hazırlanan iddianamede yer alan otopsi raporlarına göre Fatma Giyar’ın ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin kanaması sonucu, iki çocuğun ise ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın eşi için “eşe karşı kasten öldürme”, çocukları için ise ayrı ayrı “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. “SUÇLUYUM, PİŞMANIM” DEDİ Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık Muharrem Giyar, taraf avukatları ve aile yakınları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Giyar, eşinin psikolojik sorunları olduğunu ileri sürerek olaydan bir gün önce eşini psikiyatri kliniğine yatırmaya çalıştığını iddia etti. Sanık, “Kafama silahı dayadım. Kızlarıma doğru gidince ne yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukların ölmediğini düşündüm. Suçluyum, pişmanım” ifadelerini kullandı. TANIK: “AMCA BEN ÇOLUĞU ÇOCUĞU VURDUM DEDİ” Mahkemede tanık olarak dinlenen sanığın amcası Ekrem B., olaydan sonra sanığın kendisini telefonla aradığını belirterek, “Amca ben çoluğu çocuğu vurdum dedi. Niye yaptın diye sordum, ‘Çıkar yolu bulamadım’ dedi” şeklinde konuştu. İLK DURUŞMADA KARAR ÇIKTI Mahkeme heyeti, sanık Muharrem Giyar’ı “eşe karşı kasten öldürme” ve “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ Haber

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ

Bolu'da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak'ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Alperen'in ölümüne boynuna atılan yumruğunneden olduğu tespit edildi... ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak'ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "RAPOR BEKLEDİĞİMİZ GİBİ GELDİ, DOĞRULARI KANITLAR NİTELİKTE" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu'ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "BANA VİCDANA AYKIRI GELİYOR" Çocuklar, 'suça sürüklenen çocuk' olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen 'suça sürüklenen çocuk' olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa 'siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın' diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da 'patates hatlar' diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.

EVİNİN OTOPARKINDA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ: KARISINA 17 YIL HAPİS! Haber

EVİNİN OTOPARKINDA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ: KARISINA 17 YIL HAPİS!

Mahkeme 4 sanığı müebbet hapis cezasına çarptırırken, maktulün eşi Hülya Altuğrul’a haksız tahrik indirimi uygulayarak 17 yıl 6 ay hapis verdi. Maktulün oğlu ve bir sanık ise beraat etti. Olay, 3 Ocak 2024’te İstanbul Başakşehir’de meydana geldi. Kapalıçarşı esnafı Abdulkadir Altuğrul (36), evinin bulunduğu sitenin otoparkında aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Başına isabet eden iki kurşunla ağır yaralanan Altuğrul, olay yerinde hayatını kaybetti. Cinayete ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında maktulün eşi Hülya Altuğrul ve oğlu Ş.A.’nın da bulunduğu 7 sanık hakkında dava açıldı. 4 SANIĞA “TASARLAYARAK ÖLDÜRME” SUÇUNDAN MÜEBBET Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanıklar Mazlum Bulut, Serkan Karay, Uğur Aykut ve Taner Göç’ü “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti. EŞE ÖNCE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET, ARDINDAN İNDİRİM Mahkeme, maktulün eşi Hülya Altuğrul hakkında ise “eşi kasten öldürmeye azmettirme” suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak daha sonra haksız tahrik hükümleri uygulanarak ceza 17 yıl 6 aya indirildi. OĞUL VE BİR SANIK BERAAT ETTİ Mahkeme, suça sürüklenen çocuk Ş.A. hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Aynı şekilde tutuklu sanık Muhlis Sönmez de delil yetersizliği nedeniyle beraat etti. MÜŞTEKİ AVUKATINDAN İTİRAZ Kararın ardından müşteki avukatı Erhan Demirci, dosyayı istinafa taşıdıklarını açıkladı. Avukat Demirci, eşe yönelik haksız tahrik indiriminin hukuka aykırı olduğunu savunarak şu değerlendirmede bulundu: “Eşe karşı tasarlayarak işlenen bir öldürme fiilinde ayrıca haksız tahrik indirimi uygulanması, nitelikli hal düzenlemesini fiilen etkisiz hale getirmektedir. Bu nedenle kararın kaldırılmasını talep ettik.” İDDİANAMEDE DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR İddianamede yer alan bilgilere göre, saldırganın site otoparkına araçla geldiği ve maktulü araçların arasına gizlenerek başından vurduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında: Olayda kullanılan araçta Mazlum Bulut’un parmak izine rastlandı. Sanıklar arasında olay öncesi telefon görüşmeleri tespit edildi. Hülya Altuğrul’un bazı sanıklara para verdiği iddia edildi. Olay öncesinde taraflar arasında aile içi şiddet ve tehdit iddialarının bulunduğu aktarıldı. Savcılık, 6 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti.

GAZETECİ FATİH ALTAYLI HAKKINDA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI Haber

GAZETECİ FATİH ALTAYLI HAKKINDA GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Gerekçeli kararda Altaylı’nın sözlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın suikaste kurban gidebileceği veyahut öldürüleceği yönünde tehdit içerdiği ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Gazeteci Fatih Altaylı hakkında, kendisine ait YouTube hesabında 20 Haziran günü yaptığı yayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle soruşturma başlatılmıştı. Altaylı, soruşturma kapsamında tutuklanırken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Temmuz ayında iddianame düzenlenmişti. Hazırlanan iddianamede Altaylı’nın ‘Cumhurbaşkanını tehdit’ suçundan 5 yıldan az hapis cezası olmamak şartıyla cezalandırılması istenmişti. 26 Kasım günü görülen karar duruşmasında Fatih Altaylı, ‘Cumhurbaşkanını tehdit’ suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılarak, adli kontrol hükümleri yetersiz kalacağından tutukluluk halinin devamına karar verilmişti. "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN SUİKASTE KURBAN GİDEBİLECEĞİ YÖNÜNDE TEHDİT İÇERİYOR" İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda, Altaylı’nın yayın sırasında sarf ettiği sözlerin Cumhurbaşkanı’nın suikaste kurban gidebileceği veya öldürülebileceği yönünde tehdit içerdiği belirtildi. "SANIKIN SÖYLEMLERİ DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLEMEZ" Sanık Altaylı’nın videoyu YouTube üzerinden herkese açık şekilde paylaştığı, kanalının 1 milyonu aşkın abonesi olduğu ve videonun yüzbinlerce kez izlendiği bilgisi de kararda yer aldı. Mahkeme, söylemlerin nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet içeren ifadeler kapsamında olduğunu belirterek düşünce özgürlüğüne girmediğini vurguladı. "İFADELER BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAPSAMINDA KALMADI" Gerekçeli kararda, Altaylı’nın ifadelerinin şiddete teşvik niteliğinde olduğu, bu nedenle basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. CEZA, GEREKÇELİ KARARDA ANLATILDI Sanığın “Cumhurbaşkanına yönelik tehdit” suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, eylemin ağırlığı nedeniyle cezanın artırılarak 1 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi gereği cezanın 5 yılın altına inemeyeceği belirtilerek 5 yıl hapis cezası verildiği, son olarak ise sanığın geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak cezanın 4 yıl 2 aya indirildiği ifade edildi. Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin, cezasından mahsup edileceği de hükme bağlandı. "KAÇMA ŞÜPHESİNİN BULUNMASI NEDENİYLE TUTUKLULUK DEVAM" Altaylı’nın almış olduğu ceza süresi ve cezanın niteliği dikkate alınarak kaçma şüphesinin bulunduğu, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı, bu nedenle tutukluluk tedbirinin orantılı olduğu ve devamına karar verildiği ifade edildi.

MİNGUZZİ DAVASINDA İKİ SANIĞIN TAHLİYE GEREKÇESİ BELLİ OLDU Haber

MİNGUZZİ DAVASINDA İKİ SANIĞIN TAHLİYE GEREKÇESİ BELLİ OLDU

Mahkeme tahliye kararına ilişkin gerekçesini açıkladı. Olay, 24 Ocak 2025’te Kadıköy’deki bit pazarında meydana geldi. İtalyan asıllı şef Andrea Minguzzi’nin oğlu Mattia Ahmet Minguzzi, iki çocuk tarafından uğradığı bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirdi. Soruşturma kapsamında açılan davada dört sanık yargılandı. İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında iki sanık hakkında ağır cezalar verilirken, diğer iki sanık hakkında ise beraat ve tahliye kararı verildi. İKİ SANIĞA EN ÜST SINIRDAN CEZA Mahkeme heyeti, olayın failleri oldukları tespit edilen B.B. ve U.B. isimli iki sanığı “çocuğu kasten öldürme” suçundan 24’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıkların pişmanlık göstermemesi nedeniyle indirim uygulanmadı. İKİ SANIĞA TAHLİYE VE BERAAT Olay anında bölgede bulundukları belirlenen ancak suça katıldıkları yönünde doğrudan bir delil bulunmayan M.A.D. ve A.Ö. isimli iki sanık hakkında ise beraat ve tahliye kararı verildi. MAHKEMEDEN GEREKÇE: “YARDIM ETME KAPSAMINA DAHİL DEĞİL” Sabah Gazetesi'nin aktardığına göre, mahkeme gerekçesinde şu ifadelere yer verdi: “Sanıkların olay yerine yakın oldukları tespit edilmiştir. Ancak öldürme fiiline doğrudan ya da dolaylı olarak katıldıklarını gösteren herhangi bir somut delil bulunmamaktadır. Bu nedenle, sanıkların eylemleri **‘yardım etme’ kapsamında dahi değerlendirilemez.”” AİLELERİN TEPKİSİ SÜRÜYOR Karar sonrasında, hayatını kaybeden Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesi ve kamuoyunda birçok kesim, beraat kararına tepki gösterdi. Ailenin avukatları, kararı İstinaf Mahkemesi’ne taşıyacaklarını duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.