#Ağır Ceza Mahkemesi

- Ağır Ceza Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MUSTAFA BOZBEY VE TURGAY ERDEM HAKİM KARŞISINDA Haber

MUSTAFA BOZBEY VE TURGAY ERDEM HAKİM KARŞISINDA

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklu yargılanan Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesi önceki dönem Başkanı Turgay Erdem'in de aralarında bulunduğu 63 sanıklı davanın ikinci duruşması, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu'nda başladı. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ikinci duruşmasında tutuklu bulunan 16 sanık yeniden hakim karşısına çıktı. Davanın ilk duruşması 20 Temmuz'da gerçekleştirilirken, 37 tutuklu sanığın bulunduğu duruşma 11 gün sürmüştü. Mahkemenin ara kararı ve sonraki tutukluluk incelemeleriyle birlikte 21 kişi tahliye edilirken, tutuklu sanık sayısı 16'ya geriledi. İlk duruşmada Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem, yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Dava kapsamında hazırlanan iddianamede Mustafa Bozbey hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlamaları yöneltildi. Bozbey hakkında toplam 402 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede Turgay Erdem hakkında ise 946 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'in liderliğinde faaliyet gösterdiği öne sürülen iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişine yer verildi. Sanıklar hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlamaları bulunuyor. Yaklaşık 2 aylık aranın ardından yeniden hakim karşısına çıkan sanıkların hukuki durumlarının yanı sıra dosyadaki deliller ve tarafların taleplerinin ele alınması bekleniyor. Toplam 63 sanığın yargılandığı davada ikinci duruşma öncesinde 16 sanığın tutukluluğu sürüyor. Duruşmada özellikle tutuklu sanıkların durumuna ilişkin verilecek kararlar yakından takip edilecek. Bozbey'in eşi Seden Bozbey ve CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın da davaya girmek için adliyeye geldiği görüldü.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZI İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ve kamuoyunda “Güllü” adıyla tanınan sanatçı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davada ilk duruşma yarın yapılacak. Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Yaklaşık 10 aylık soruşturmanın ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame mahkeme tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. OLAY NASIL MEYDANA GELDİ? İddianamede, Gül Tut’un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık’taki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek yaşamını yitirdiği belirtildi. İlk duruşmada sanığın savunmasının alınması, dosyada bulunan delillerin değerlendirilmesi ve soruşturma kapsamında ifadeleri alınan bazı tanıkların dinlenmesi bekleniyor. İDDİANAMEDE ÇOK SAYIDA DELİL YER ALDI Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede olayla ilgili kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve çeşitli dijital materyaller delil olarak yer aldı. Sanık Tuğyan Ülkem Gülter ise hakkındaki suçlamalara ilişkin savunmasını mahkeme huzurunda yapacak. GÜLLÜ’NÜN KANINDA 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarının da yer aldığı iddianamede, Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulunduğu kaydedildi. Raporda bazı ilaç etken maddelerine rastlandığı, ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucunda meydana geldiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın incelemesinde zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. OLAY GECESİNE AİT SES VE KAMERA KAYITLARI DOSYADA İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının önemli deliller arasında bulunduğu belirtildi. Bilirkişi incelemesinde, Gül Tut’un banyodan çıktıktan sonra evde bulunan kişilerle konuştuğu ve “Malkata” isimli Roman havasının çaldığı kaydedildi. İddianamede ayrıca Gül Tut’un olay öncesinde söylediği bazı ifadeler de yer aldı. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan önce Sultan Nur Ulu’dan Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut’un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan’ın aşağıya yönelmesiyle müziğin kesildiği belirtildi. Kamera kayıtlarında ise silinti veya manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. DÜŞME ÖNCESİ ÜÇ AYRI SES İNCELENDİ Bilirkişi raporunda olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede bu seslerin farklı nitelikte olabileceğine ilişkin bilirkişi değerlendirmelerine yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter’in olay sırasında Gül Tut’a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğuna yönelik bilirkişi değerlendirmesini de dosyaya dahil etti. SULTAN NUR ULU’NUN BEYANLARI DOSYADA Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun ifadeleri de iddianamede yer aldı. Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamasında Gül Tut’un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki ifadesinde ise farklı bir beyanda bulunduğu aktarıldı. İddianameye göre Ulu, sonraki anlatımında Tuğyan’ın Gül Tut’a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söyledi. Ulu hakkında ayrıca “yalan tanıklık” suçundan ayrı dava açıldığı belirtildi. TANIKLARIN “ANNEMİ CAMDAN ATACAĞIM” İDDİASI İddianamede bazı tanıkların beyanlarına da yer verildi. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek “Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim” şeklinde sözler sarf ettiğini öne sürdü. R.G. isimli tanık ise Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. S.C. isimli tanık da Gülter’in kendisine “Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim” dediğini iddia etti. Söz konusu ifadeler iddianamede tanık beyanları olarak yer alırken, bu iddiaların doğruluğu yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirilecek. WHATSAPP MESAJLARI DA İNCELENDİ İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter’in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda annesiyle ilgili bazı ifadeler kullandığı aktarılan Gülter’in, başka bir mesajında ise “Ben Güllü’nün kızı değilim, ben Tuğyan’ım” şeklinde yazdığı belirtildi. Dosyada ayrıca Gül Tut’un ölümünden önce gönderildiği belirtilen bazı mesajlar da deliller arasında gösterildi. İNTERNET ARAMALARI DA DOSYAYA GİRDİ Dijital incelemelerde Gülter’in uyuşturucu maddelerin vücuttan ve saçtan ne kadar sürede temizlendiğine ilişkin çeşitli internet aramaları yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde “Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma” adlı bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. İLK DURUŞMA YARIN Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte dava aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 1 Ekim 2026 Perşembe günü görülecek ilk duruşmada tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in savunmasının alınması ve tarafların dinlenmesi bekleniyor. Dosyada yer alan tanık beyanları ve diğer deliller de mahkemenin değerlendirmesine sunulacak. ALTERNATİF BAŞLIKLAR

MUSTAFA BOZBEY'İN DE YARGILANDIĞI DAVADA ARA KARAR Haber

MUSTAFA BOZBEY'İN DE YARGILANDIĞI DAVADA ARA KARAR

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de yargılandığı davanın duruşması Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti, tutuklu 37 sanıktan 16'sının tahliyesine karar verirken, aralarında Bozbey'in de bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti. Bursa'da "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından haklarında dava açılan, İçişleri Bakanlığınca geçici tedbirle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi konferans salonunda kapalı gerçekleştirilen duruşmada sanıklar ve avukatları savunmalarını yaptı. Sanık ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya yaklaşık 2 saat ara verdi. ADLİ KONTROL TEDBİRİ UYGULANACAK İSİMLER Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan İldam Aydın B., Mehmet Fatih Ç., Orhan Ç., Muttalip K., Ayşegül E., Murat Noyan R., Yusuf Berat R., Zafer R., Serkan Ç., Tarık T., Sertaç A., Tolga Ş., Ümit İ., Mehmet Ziya A., Nevzat G. ve İsmail D.'nin tahliyesine karar verdi. Tahliye edilen ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar hakkında ise adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına hükmedildi. TURGAY ERDEM, NACİ KALE, ŞEMŞİ OĞUZ'UN TUTUKLULUKLARININ DEVAMINA... Mahkeme heyeti, aralarında Mustafa Bozbey, eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Hüseyin Gür, Muhkim Demirtaş, Naci Kale ve Şemsi Oğuz'un da bulunduğu tutuklu sanıkların mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin devam etmesi ve isnat edilen suçların niteliğini dikkate alarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dava dosyasının Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasıyla birleştirilmesine yönelik talep de karara bağlandı. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların ilk tutukluluk incelemesinin 24 Ağustos 2026 tarihinde, tahliye kararı verilmemesi halinde ikinci incelemenin ise 21 Eylül 2026 tarihinde dosya üzerinden yapılmasına karar verdi. Duruşma, 5 Ekim 2026 günü saat 09.00'a ertelendi.

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ Haber

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde teyzesini bıçaklayarak öldürdüğü, ardından delilleri ortadan kaldırmak amacıyla evi ateşe verdiği iddiasıyla tutuklanan İnci Çalışkan hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden cinayet yöntemleri, adli tıp ve bayıltıcı maddelere ilişkin çeşitli aramalar yaptığı belirtildi. Savcılık, Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Evde çıkan yangının ardından yapılan incelemede Binnaz Eriş'in bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Polis ekiplerinin güvenlik kameraları ve olay yerindeki deliller üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla yangın çıkarıldığı değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Eriş'in yeğeni İnci Çalışkan ile Ö.B. gözaltına alındı. İki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. EVDE ZORLAMA İZİ BULUNMADI Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Eriş'in yaşadığı evin kapısında herhangi bir zorlama izine rastlanmadığı kaydedildi. Evdeki dolap ve eşyaların dağıtıldığı, cüzdan ve çantaların karıştırıldığı belirtilirken, ikamette kahve içildiği değerlendirilen iki fincanın bulunduğu aktarıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Çalışkan'ın taksiyle eve geldiği, bir süre içeride kaldıktan sonra adresten ayrıldığının tespit edildiği belirtildi. ÇALIŞKAN'IN EVİNDE KANLI BIÇAK BULUNDU İddianameye göre, Çalışkan'ın adresinde gerçekleştirilen aramalarda kanlı bıçak, tornavida, yeni yıkanmış çamaşırlar ve kanlı tülbent ele geçirildi. Aramada ayrıca 340 dolar ile 40 euro bulundu. Bıçak üzerinde gerçekleştirilen kriminal incelemede Eriş'e ait kan örneklerinin tespit edildiği kaydedildi. Eriş'in evinin mutfağındaki beyaz el havlusunda ise Çalışkan'a ait DNA örneklerine rastlandığı ifade edildi. Dosyaya ayrıca Çalışkan'ın olayın ardından altın bozdurduğu ve olay günü cep telefonuyla görüşmeler gerçekleştirdiğine ilişkin tespitlerin de girdiği belirtildi. YAPAY ZEKÂDA YAPTIĞI ARAMALAR İDDİANAMEYE GİRDİ İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden birini şüphelinin dijital inceleme kayıtları oluşturdu. Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden "Biber gazı", "Karna bıçak çabuk öldürür mü?", "Adli tıp ders notları", "İz bırakmadan adam öldürme yolları", "Altın piyasası" ve "Bayıltıcı iğne" gibi konularda aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi. Söz konusu dijital kayıtlar da soruşturma dosyasındaki deliller arasında yer aldı. YANGININ İKİ AYRI NOKTADA BAŞLATILDIĞI BELİRTİLDİ Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporuna da iddianamede yer verildi. Raporda, yangının kasten çıkarıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı, ateşin yatak odası ve oturma odasında olmak üzere iki ayrı noktada başlatıldığının belirlendiği aktarıldı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ Savcılık, Çalışkan'ın "tasarlayarak kasten öldürme", "yağma" ve "mala zarar verme" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşmasının 3 Kasım saat 09.30'da Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor.

ESKİ BAŞKAN, HAKKINDAKİ TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ Haber

ESKİ BAŞKAN, HAKKINDAKİ TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem savunma yaptı. Yaklaşık 20 yıllık belediyecilik sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Erdem, hakkındaki suçlamaları reddetti. Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından müdafilerinin beyanlarının alınmasına geçildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen, 37'si tutuklu 63 sanıklı davada sanık savunmaları sürüyor. Duruşmanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem hakim karşısına çıktı. Savunmasında yaklaşık 20 yıllık belediyecilik geçmişine değinen Erdem, görev yaptığı süre boyunca Nilüfer'in gelişimi için çalıştığını söyledi. Belediye başkanlığı dönemindeki imar uygulamalarına ilişkin iddialara da cevap veren Erdem, yapılan işlemlerin mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu. Nilüfer Belediyesi'nin parsel bazlı plan değişikliklerine sıcak bakmadığını belirten Erdem, Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan planların ardından ilçe belediyesinin ruhsatlandırma işlemlerini yerine getirdiğini ifade etti. Pandemi döneminde gerçekleştirilen sosyal yardımlar ile 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesine ulaştırılan desteklerden de bahseden Erdem, belediye imkanlarının kamu yararı doğrultusunda kullanıldığını savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Erdem, kamu zararına neden olacak herhangi bir işlem yapmadığını belirterek, "Tüm suçlamaları reddediyorum" dedi. Turgay Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından avukatları söz aldı. Erdem'in müdafilerinin, müvekkillerine yöneltilen suçlamalara ilişkin beyanlarının alınmasına geçildi. Duruşma, müdafilerin beyanlarıyla devam ediyor.

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ Haber

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ

İstanbul Ümraniye'de rapçi Canbay'ın bulunduğu araca düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davanın ikinci duruşmasında, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve diğer sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. SANIKLAR SAVUNMALARINI YAPTI Duruşmada savunma yapan Aleyna Kalaycıoğlu, hakkında yöneltilen "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasını kabul etmedi. Kalaycıoğlu, "Azmettirdiğime dair hiçbir delil yok. Alaattin bu kadar cahil olabilir ama ben vicdansız değilim. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ben de bu olayın mağduruyum. Tahliyemi talep ediyorum." ifadelerini kullandı. Cinayetin faili olduğu iddiasıyla yargılanan Alaattin Kadayıfçıoğlu ise mahkemede "Çok özür dilerim." demekle yetindi. MAHKEME SALONUNDA GERGİNLİK YAŞANDI Duruşma sırasında sanık ve müşteki yakınları arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu, kızının tahliyesini talep ederek, "Bir insanın namusuna bu kadar laf edilmez. Mahvettiniz hayatları." dedi. Bunun üzerine hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı ise "Biz ne yapalım? Biz çocuğumuza sarılamıyoruz." sözleriyle tepki gösterdi. Kundakçı ailesi ayrıca, "Peki bizim çocuğumuzu geri verebilecek misiniz?" ifadelerini kullandı. TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında "kasten öldürme", Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapis cezası talep ediliyor. Dosyada tutuksuz yargılanan İzzet Yıldızhan hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkeme heyeti, Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kararın açıklanmasının ardından Aleyna Kalaycıoğlu'nun mahkeme salonunda fenalaşarak sinir krizi geçirdiği öğrenildi.

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME Haber

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME

Gaziantep'te 2018 yılında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin davada, bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamada dikkat çeken ifadeler verildi. Mahkemede dinlenen bir tanık, Savcılı'nın intikam amacıyla öldürülmüş olabileceğini öne sürdü. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya maktul yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Dava, 2018 yılında bir berber dükkanı önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin yürütülüyor. TANIKTAN DİKKAT ÇEKEN İFADE Duruşmada tanık olarak dinlenen Necati Ç., maktulü mahalleden tanıdığını belirterek, olay anına tanıklık etmediğini ancak geçmişte yaşanan bazı gelişmelere ilişkin bilgi sahibi olduğunu söyledi. Tanık, Oğuz Savcılı'ya ait bir aracın kiralandığını ve bu araçla kaza yapıldığını, olayla bağlantılı bazı kişilerin uyuşturucu ticareti yaptığı yönünde duyumlar aldığını ifade etti. Necati Ç., ayrıca Mustafa K. isimli kişinin kendisine, Savcılı'nın daha önce yaşanan bir olayın intikamını almak isteyen kişiler tarafından hedef alınmış olabileceğini söylediğini aktardı. MAHKEMEDEN YENİ İNCELEME KARARI Mahkeme heyeti, başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın bir sonraki duruşmada SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine karar verdi. Ayrıca taraflara ait telefon kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) talep edilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması kararlaştırıldı. Sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. DOSYANIN GEÇMİŞİ Oğuz Savcılı, 2018 yılında Gaziantep'te bir berber dükkanı önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili açılan davada sanık Cuma B. hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilmiş, ancak mahkeme 2020 yılında sanığın beraatine karar vermişti. Dosya daha sonra üst mahkemenin bozma kararı üzerine yeniden görülmeye başlanmıştı.

ESKİ EŞİNİ ÖLDÜREN ADAMIN KIZ ARKADAŞI: BİRİNİ DAHA ÖLDÜRDÜ! Haber

ESKİ EŞİNİ ÖLDÜREN ADAMIN KIZ ARKADAŞI: BİRİNİ DAHA ÖLDÜRDÜ!

Antalya’da boşandığı eşi Hanım Biçer’i eşarbıyla boğarak öldürdüğü iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Hızır Çelik’in davasında dikkat çeken ifadeler ortaya çıktı. Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın kız arkadaşı, olay gecesi Çelik’in kendisine eşini değil, trafikte bir kişiyi öldürdüğünü söylediğini anlattı. Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında, tutuklu sanık Hızır Çelik ile hayatını kaybeden Hanım Biçer’in yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. İddianameye göre, 11 Eylül 2025 tarihinde Muratpaşa ilçesinde meydana gelen olayda Hızır Çelik’in boşandığı eşi Hanım Biçer’i eşarbıyla boğduğu ve yüzüne yastık bastırarak öldürdüğü öne sürülüyor. Sanığın olayın ardından genç kadının cep telefonunu alarak evden ayrıldığı belirtiliyor. “GİTMEZSEM KENDİNİ ÖLDÜRECEK DEDİ” Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın kız arkadaşı Svitlana L., olay günü Çelik’in çocuklarıyla birlikte evine geldiğini ve akşam saatlerinde acil şekilde ayrıldığını anlattı. Svitlana L., "Yanında otururken eski eşine ait olduğunu düşündüğüm bir fotoğraf geldi. Bana, eski eşinin kendini öldüreceğini söylediğini ve gitmesi gerektiğini anlattı. ‘Gitmezsem eşim kendini öldürecek’ dedi" ifadelerini kullandı. “SABAHA KARŞI GELDİ, AĞLIYORDU” Sanığın gece saatlerinde büyük bir panik içerisinde eve döndüğünü belirten tanık, "Sabaha karşı geldi. Çok telaşlıydı ve ağlıyordu. Ne olduğunu sorduğumda bana trafikte biriyle kavga ettiğini ve birisini öldürdüğünü söyledi. Eşini öldürdüğünü söylemedi. Olayı ertesi gün haberlerden öğrendim" dedi. Tanık ayrıca, sanığın yaşananların ardından polise teslim olmak istediğini söylediğini ve kendisine zarar vermeyi düşündüğünü de ifade etti. “HANIM’I ÖLDÜRECEĞİNİ HERKESE SÖYLÜYORDU” Duruşmada söz alan maktul Hanım Biçer’in ağabeyi Recep Biçer ise sanığın daha önce de kardeşini tehdit ettiğini öne sürdü. Sanığın çevresindeki birçok kişiye kardeşini öldüreceğini söylediğini iddia eden Biçer, "Hanım’ı öldüreceğini çevremizdeki herkese söylüyordu. Hatta kardeşim düğüne gitmesin diye çocukları öldürüp görüntülerini göndermekle tehdit etmişti" dedi. “BİR MESAJ YÜZÜNDEN İNSAN MI ÖLDÜRÜLÜR?” Recep Biçer, sanığın boşanma öncesinde kardeşini aldatma iddiasıyla suçladığını belirterek, "Ortada yalnızca ‘Nasılsın canım’ yazan bir mesaj vardı. Muhatabın kim olduğu bile belli değildi. Biri birine mesaj attı diye insan mı öldürülür?" ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞUN DEVAMI KARARI Savunmasında suçlamaları reddeden sanık Hızır Çelik ise müşteki tarafın iddialarını kabul etmediğini söyledi. Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu ve dosya kapsamını değerlendirerek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava ileri bir tarihe ertelendi.

MUHİTTİN BÖCEK MAHKEMEDE İSYAN ETTİ Haber

MUHİTTİN BÖCEK MAHKEMEDE İSYAN ETTİ

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik “rüşvet” ve “yolsuzluk” soruşturması kapsamında görülen davanın dördüncü gününde savunma yapan tutuklu sanık Muhittin Böcek, hakkındaki suçlamaları reddederek özel hayatına ilişkin bilgilerin gündeme getirilmesine tepki gösterdi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi. “HİÇBİR MÜŞTEKİ BENİM TEHDİTTE BULUNDUĞUMU SÖYLEMEDİ” Savunmasında iddianamedeki suçlamaları kabul etmeyen Böcek, müştekilerin hiçbirinin doğrudan kendisi tarafından tehdit edildiğine ilişkin beyanda bulunmadığını söyledi. Böcek, "Bu suçlamalarda hiçbir müşteki doğrudan benim tarafımdan tehdit ya da zorlama yapıldığına dair beyanda bulunmamıştır. Hatta bazı müştekiler ilk ifadelerinde benim adımı dahi anmamıştır" dedi. Hakkında ortaya atılan iddiaların “itibar suikastı” niteliğinde olduğunu savunan Böcek, "İddianame ile şahsıma yöneltilen hiçbir suçlamanın oluşmadığı gün gibi ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı. “MAL VARLIĞIM BABAMDAN KALAN ARAZİLERDİR” Mal varlığına ilişkin iddialara da değinen Böcek, 1999 yılından bu yana düzenli olarak mal beyanında bulunduğunu belirtti. Böcek, "Benim tüm mal varlığım, rahmetli babam Mustafa Böcek adına 1954 yılında bulunan 107 dönümlük arazilerden gelmektedir" diye konuştu. “CEP TELEFONUMUN ŞİFRESİNİ TEREDDÜTSÜZ VERDİM” Savunmasında özel hayatına ilişkin bilgilerin kamuoyuna yansımasına da tepki gösteren Böcek, cep telefonunun şifresini devlete ve yargıya güvendiği için verdiğini ifade etti. Böcek, "Ben devletime, milletime ve adliyemize güvendiğimiz için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini verdim. İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var, özel hayatı var. Bunlarla ilgili çok üzgünüm, kızgınım ve kırgınım" dedi. “BELEDİYEMİ KAMU ZARARINA UĞRATMADIM” Cezaevindeki sağlık sorunlarına da değinen Böcek, çeşitli rahatsızlıklarının bulunduğunu ve cezaevinde kaldığı süreçte sağlık durumunun kötüleştiğini söyledi. Böcek, "Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım" diyerek tahliyesini talep etti. Duruşmada tutuklu sanıklardan Mustafa Gökhan Böcek de "Aleyhte olan hususları kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum" ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık Fazlı Ateş ise savcılığın ara mütalaasına katıldığını belirterek tahliye talebinde bulundu. Davada sanık ve avukatların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.