#Ağır Ceza Mahkemesi

- Ağır Ceza Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağır Ceza Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI

Çanakkale’de boşanma aşamasındaki eşi Zeynep Zan’ı sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren sanık Uğur Zan’ın, cinayetten 4 gün önce kardeşiyle yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. Mesajlarda, kardeşinin sanığı şiddet konusunda uyardığı görüldü. KARDEŞİNDEN UYARI: BOŞAN, ŞİDDETE BULAŞMA Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Uğur Zan ile kardeşi G.M. arasında cinayetten 4 gün önce yapılan yazışmaların içeriği paylaşıldı. Mesajlarda G.M.’nin sanığa, "Boşan gitsin. Bir daha söylüyorum. Eğer böyle bir şey yaparsan annem çok üzülecek, babam perişan olacak. Çocukların da öyle. Düşün, kadına şiddetin bile ne kadar cezası var" ifadelerini kullandığı yer aldı. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 16 Mayıs’ta İsmetpaşa Mahallesi İzmir Caddesi’nde meydana geldi. Sanık Uğur Zan’ın, otomobiliyle boşanma aşamasındaki eşinin kullandığı motosikletin önünü kestiği, çıkan tartışma sırasında tabancayla tek el ateş ederek Zeynep Zan’ı başından vurduğu tespit edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Zeynep Zan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay sonrası kaçan sanık, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. DAVA SÜRECİ SÜRÜYOR Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Yargılama Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

ESKİ EŞ CİNAYETİNDE DNA RAPORU DURUŞMAYA DAMGA VURDU Haber

ESKİ EŞ CİNAYETİNDE DNA RAPORU DURUŞMAYA DAMGA VURDU

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde eski eşini öldürmek, oğlunu ise yaralamaktan yargılanan sanık Mustafa Y., duruşmada açıklanan DNA raporu'yla biyolojik baba olduğunu öğrendi. Sanığın, uzun süredir “O benim oğlum değil” iddiasında bulunduğu Vedat Y. ile arasındaki babalık ilişkisi, Adli Tıp Kurumu raporuyla doğrulandı. OLAYDA İKİ KİŞİ YARALANDI, BİR KADIN YAŞAMINI YİTİRDİ Olay, 27 Temmuz 2024’te Gölcük ilçesi Yeni Mahalle’deki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre Mustafa Y., eski eşi Sözen Tutci’nin evine giderek tabancayla ateş açtı. Olayda, 55 yaşındaki kadın hayatını kaybederken, çiftin 33 yaşındaki oğlu Vedat Y. bacağından yaralandı. Vedat Y., daha sonra babasını silahla vurarak yaraladı. Mustafa Y., hastanedeki tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Vedat Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. BABA-OĞUL HAKKINDA AYRI AYRI DAVA AÇILDI Mustafa Y. hakkında “tasarlayarak kadına karşı ve boşandığı eşe yönelik kasten öldürme”, “tasarlayarak alt soya karşı öldürmeye teşebbüs”, “konut dokunulmazlığını ihlal” ve “6136 sayılı kanuna muhalefet” suçlamalarıyla dava açıldı. Oğlu Vedat Y. ise “üst soya karşı öldürmeye teşebbüs” suçundan yargılanıyor. "BENİM Mİ OĞLUM?" Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Adli Tıp Kurumu'ndan gelen DNA raporu açıklandı. Raporda, Vedat Y.’nin biyolojik babasının sanık Mustafa Y. olduğu belirtildi. Sanığın bu bilgi karşısındaki tepkisi, tutanaklara şu şekilde yansıdı: "Benim mi oğlum?" MAHKEME İNCELEMELERE DEVAM KARARI VERDİ Mahkeme heyeti, Mustafa Y.’nin akıl sağlığının tespiti için rapor alınmasına, olay yerinde detaylı inceleme yapılmasına ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma ertelendi.

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET Haber

BOŞANDIĞI EŞİNİ SOKAK ORTASINDA KATLEDEN SANIĞA MÜEBBET

Denizli’de boşandığı eski eşini sokak ortasında boğazını keserek öldürdüğü, yanında bulunan erkek arkadaşını ise ağır yaraladığı iddia edilen sanık hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Cinayete ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ilk duruşmada izletildi. DAVA DENİZLİ 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ’NDE BAŞLADI Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık M.K., ağır yaralanan müşteki Hüseyin Ç., maktul Hatice Ünlü’nün yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık M.K. hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. SANIK: “KENDİMİ KAYBETTİM” Yaklaşık 1,5 saat süren savunmasında sanık M.K., Hatice Ünlü ile yaşadıkları sorunlar nedeniyle boşandıklarını, ancak çocuklar sebebiyle iletişimin devam ettiğini söyledi. Sık sık tartışma yaşadıklarını öne süren sanık, cinayetten bir gün önce çocuklara yönelik bazı davranışlar nedeniyle öfkelendiğini anlattı. Olay anına ilişkin ise, "Kendimi kaybettim" savunmasını yaptı. AĞIR YARALI MÜŞTEKİ SALDIRIYI ANLATTI Olayda ağır yaralanan Hüseyin Ç., duruşmadaki ifadesinde sanığın elinde bıçakla koşarak yanlarına geldiğini, herhangi bir konuşma olmadan doğrudan Hatice Ünlü’ye saldırdığını söyledi. Kendisine de saldırıldığını belirten müşteki, yardım istemek için uzaklaştığını, bu sırada sanığın saldırıyı sürdürdüğünü ifade etti. Hüseyin Ç., sanığın Hatice Ünlü’yü yerde sürüklediğini, saçlarından tutarak başını geriye çektiğini ve boğazını keserek öldürdüğünü iddia etti. GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ MAHKEMEDE İZLENDİ Duruşmada cinayet anına ait güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Salondaki bazı katılımcıların görüntülere bakamadığı gözlenirken, sanığın da görüntüler izlenirken başını öne eğdiği görüldü. Cumhuriyet Savcılığı, sanıktan “canavarca hisle ve tasarlayarak öldürme” suçlamaları yönünden ek savunma alınmasını talep etti. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanık ve maktulün ortak çocuklarının uygun koşullarda dinlenmesine karar verirken, tanık dinlenmesi talebini reddetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 14 Nisan tarihine erteledi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 12 Nisan 2025’te Pamukkale ilçesi Kuşpınar Mahallesi Lise Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Hatice Ünlü (42), boşandığı eşi M.K. (42) tarafından bıçaklanarak öldürüldü. O sırada yanında bulunan ve erkek arkadaşı olduğu belirtilen Hüseyin Ç. (42) ise ağır yaralandı.

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ Haber

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ

Bilirkişi heyetinin çekilmesinin ardıından sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, “Usule uygun bir yargılama yürütülmüyor, dosya tekemmül etmiştir, davanın bitirilmesi gerekir” dedi. TUTUKLU SANIKLAR MAHKEMEYE ÇIKTI Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar önceki savunmalarını tekrarlayarak tahliye talebinde bulundu. “BİLİRKİŞİLER BASKI ALTINDA, RAPORLAR YOK SAYILIYOR” Sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, son bilirkişi heyetinin çekilmesini eleştirerek şunları söyledi: “Mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyeti dosyadan çekildi. İstanbul’dan tayin edilen bilirkişilerin üzerlerinde baskı olduğunu söyledikleri bilgisi var. Bu durumun araştırılmasını istiyoruz. Daha önce alınan iki bilirkişi raporu sanıkların lehineydi. Eğer aleyhlerine olsaydı, bu dava çoktan sonuçlandırılırdı.” “DOSYA TEKEMMÜL ETMİŞTİR, TUTUKLULUK HUKUKA AYKIRI” Şen, sanıkların yalnızca dükkân tadilatı yaptıkları iddiasıyla suçlandığını, ancak tadilatların bina yıkımıyla ilgisi olmadığının iki raporla ortaya konduğunu vurguladı. “Dosya tekemmül etmiştir, yeniden rapor alınması ve tutukluluğun sürmesi hukuka uygun değildir” dedi. DURUŞMA 24 NİSAN 2026’YA ERTELENDİ Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına, dosyadaki eksiklerin giderilmesine, heyet hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve yeni bir heyet görevlendirilmesine karar verdi. Dava 24 Nisan 2026’ya ertelendi. “YIKIMLA TADİLATIN İLGİSİ YOK” Duruşma sonrası açıklama yapan Av. Ersan Şen, şöyle konuştu: “İki farklı üniversiteden alınan raporlar, binanın yıkılmasının sebebinin statik proje ve tasarım hatası olduğunu ortaya koydu. Müvekkillerimiz bina projesini hazırlayan ya da inşa eden kişiler değil. Alt kattaki pastaneyi işleten esnaf. Bu insanların tadilatlarının, yıkımla bir ilgisi olmadığını artık herkes biliyor. Tutukluluk halinin devamı haksızdır.”

YARGITAY BOZDU: LEYLA AYDEMİR DAVASI YENİDEN BAŞLAYACAK Haber

YARGITAY BOZDU: LEYLA AYDEMİR DAVASI YENİDEN BAŞLAYACAK

Yargıtay'ın bozma kararının ardından Leyla Aydemir davası 16 Ocak'ta yeniden ele alınacak. Duruşmada hem AFAD tanıkları dinlenecek hem de savcılığın yürüttüğü kapsamlı soruşturmanın sonuçları dosyaya aktarılacak. Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan günler sonra cansız bedenine ulaşılan 4 yaşındaki Leyla Aydemir davası, Yargıtay'ın bozma kararının ardından yeniden görülmeye hazırlanıyor. Yargıtay, önceki yargılamada eksik araştırma yapıldığı ve dosyaya sonradan sunulan ses kayıtlarının değerlendirilmediği gerekçesiyle beraat kararlarını bozarak dosyayı Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti. Bozma sonrası yeniden başlayan süreç kapsamında davanın yeni duruşması 16 Ocak'ta yapılacak. Leyla Aydemir'in annesi Şükran Aydemir'in avukatı Erdoğan Tunç, duruşmada olay döneminde arama ve kurtarma çalışmalarına katılan AFAD personelinin tanık olarak dinleneceğini, sanıkların ise bozma kararına ilişkin beyanlarının alınacağını açıkladı. "16 Ocak tarihinde görülecek duruşmada AFAD üyeleri tanık olarak dinlenecek" Davanın ikinci yargılamasına ilişkin duruşma, 16 Ocak'ta yapılacak. Anne Şükran Aydemir'in avukatı Erdoğan Tunç, duruşmada önemli isimlerin tanık sıfatıyla dinleneceğini belirterek şu bilgileri paylaştı: "Hatırlanacağı üzere Leyla Aydemir davasında sunduğum ses kayıtları neticesinde dosya Yargıtay tarafından bozulmuştu. 16 Ocak tarihinde görülecek duruşmada, olayın yaşandığı tarihlerde arama-kurtarma faaliyetlerine katılan AFAD üyeleri tanık olarak dinlenecek. Sanıkların bozma ilamına karşı beyanları alınacak." Tunç, Yargıtay kararının ardından savcılık nezdinde başlayan yeni soruşturmaya da dikkat çekerek sürecin kapsamlı şekilde yürütüldüğünü ifade etti: "Bozma kararından sonra Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştum. Bunun üzerine geniş kapsamlı bir soruşturma başladı ve önemli mesafe alındı. Son üç ay içinde birçok kişinin ifadesi alındı; olaya tanıklık ettiğine dair şüphe bulunan bazı kişiler tespit edildi. Bu kişilerden birinin yurt dışına kaçtığı belirlendi ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı." Avukat Tunç, soruşturmanın derinleştirilmesi için savcılığa yeni talepler sunduğunu belirterek, "Olayın hem sanıklar hem de işbirlikçileri bakımından tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu süreçte titizlikle çalışan Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığına ve cinayet büro ekiplerine kamuoyu adına teşekkür ederim." dedi.

İMAMOĞLU'NUN DANIŞMANININ TELEFONUNDAN ÇIKAN NOTLAR DOSYADA! Haber

İMAMOĞLU'NUN DANIŞMANININ TELEFONUNDAN ÇIKAN NOTLAR DOSYADA!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ve kamuoyunda “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü soruşturması” olarak bilinen dosyada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 407 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameye yönelik detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan reklamcı Necati Özkan’ın cep telefonundan elde edilen el yazısı notlar, iddianameye delil olarak eklendi. NECATİ ÖZKAN’IN TELEFONUNDA “NOT DEFTERİ” TESPİTİ Savcılık iddianamesine göre, örgüt yöneticilerinden biri olarak gösterilen Hüseyin Gün ile bağlantılı hareket ettiği değerlendirilen ve başka bir dosyada “siyasal ve askeri casusluk” suçundan tutuklu bulunan Necati Özkan’ın cep telefonunda dijital belgeler ve el yazısı notlar bulundu. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce yapılan incelemede, Özkan’ın telefonunda: “Ekrem İmamoğlu” başlıklı rapor “Geliyorum Diyen Operasyon” isimli dijital belge El yazısıyla tutulmuş bir defter sayfası tespit edildi. EL YAZISI NOTLARDAKİ BAŞLIKLAR DİKKAT ÇEKTİ İddianamede yer alan bilgiye göre 11 Mart tarihli olduğu belirtilen sayfada şu ifadeler bulunuyor: “Partinin başına geçmek” “Milletvekili istifa ve ara seçim” “Vekiller sarhoş geliyor, odalarında alkol var” “Özgür’den şikayetçiler” “Örgüt Mansur’u çıkaracak” “Mansur şehirlerde büro açıyor, milliyetçi kanalla görüşüyor” “Rıza + 6 belediye toplantı” “Trump ile görüşme” “İstanbul’a yeni vali gelecek, ardından kayyum” “CHP’nin iyi çalışmadığı” “Siyasi çevre yok, sadece akademi çevre var” Savcılık, bu notların Özkan’ın kişisel siyasi değerlendirmeleri ya da çeşitli analizlerine dair notlar olabileceğini belirtti. Notlardaki ifadelerin tek başına suç unsuru oluşturmadığı, ancak dosyanın diğer delilleriyle birlikte değerlendirildiği ifade edildi. 407 ŞÜPHELİ, 105 TUTUKLU İddianamede, Ekrem İmamoğlu hakkında toplam 2430 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, şüphelilerden 99’unun “örgüt üyesi”, İmamoğlu’nun ise “örgüt kurucusu ve yöneticisi” olduğu iddia edildi. İddianamenin İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce incelendiği, kabul edilmesi durumunda dava sürecinin başlayacağı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.