#Ağırlaştırılmış Müebbet

- Ağırlaştırılmış Müebbet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağırlaştırılmış Müebbet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI Haber

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI

Bursa'da emekli polis memuru eşini öldürüp cesedini 15 parçaya ayırarak farklı çöp konteynerlerine attığı suçlamasıyla tutuklu yargılanan Uzunoğlu, "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın eylemden sonra cesedi parçalamasını dikkate alarak iyi hal indirimi uygulamadı. Olay, 28 Ocak'ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi'nde meydana geldi. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu hakkında yapılan kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada, çiftin yaşadığı evde kan izleri ve doku parçaları bulundu. Kriminal incelemelerde söz konusu bulguların Uzunoğlu'na ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklandı. Olayla ilgili gözaltına alınan çiftin 2 oğlu ile sanığın kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. ÖLDÜRME SUÇLAMASINI KABUL ETMEDİ Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmada savunma yapan sanık Uzunoğlu, eşini öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz halde bulduğunu öne süren sanık, kendisinden şüphelenileceğini düşünerek paniğe kapıldığını savundu. Uzunoğlu, bu nedenle cesedi nacak ve bıçak kullanarak parçalara ayırdığını, daha sonra poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını söyledi. Mahkeme başkanının neden yetkililere haber vermediğini sorması üzerine sanık, 'Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim' şeklinde savunma yaptı. 'EVDE KURBANI BEN KESTİĞİM İÇİN ÇOK KOLAY OLDU'' İlk duruşmada mahkeme başkanının cesedi parçalarken zorlanıp zorlanmadığını sorması üzerine Uzunoğlu, 'Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı' dedi. Mahkeme heyetinin neden eşinin kendiliğinden düştüğünü söylemediğini sorması üzerine ise sanık, 'İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim' ifadelerini kullandı. Sanık, cezaevinde sağlık ve yaşam koşulları nedeniyle güçlük çektiğini belirterek ev hapsi talebinde bulundu. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GELDİ Davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Uzunoğlu, çocukları F.U. ve M.U, sanık avukatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Mahkemenin talebi üzerine sanığın cezai sorumluluğunu etkileyebilecek bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan istenen rapor da dosyaya ulaştı. Raporda sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu belirtildi. Mahkeme başkanının rapora ilişkin görüşünü sorması üzerine ağlayan Uzunoğlu, önceki savunmasını tekrarlayarak, 'Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ben cezaevinde kalamıyorum. Hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum. Ev hapsi istiyorum' dedi. SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ Sanık avukatının savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Uzunoğlu'nun "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatının mütalaaya karşı ek savunma yapmamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANMADI Mahkeme, sanığın eşini kasten öldürdüğü sonucuna vararak Uzunoğlu'nu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın olayın ardından cesedi parçalamasını da dikkate alarak hakkında iyi hal indirimi uygulanmamasına hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 21 yaşındaki Şirin'in buluşma bahanesiyle çağrıldığı yerde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada savcı, 5 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsindeki 2 sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, 26 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Ümitcan Şirin burada bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şirin, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında Samet E.A. (19), Muhammed F.Y, Ramazan Y, Mustafa O. (21), Gamzenur B. (18) ve Z.Ç. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Samet E.A. ile Muhammed F.Y. hakkında ev hapsi kararı verilirken Ramazan Y, Mustafa O. ve Gamzenur B. tutuklandı. SAVCILIK: PLANLI HAREKET ETTİLER Hazırlanan iddianamede, sanıkların olayın başından itibaren planlı hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Savcılık, Şirin'in öldürülmesinde sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiğini değerlendirerek 5 sanık hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca "yasak niteliğe haiz bıçak taşımak" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. SAVCI, EV HAPSİNDEKİ 2 SANIĞIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Y. ve Mustafa O, ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y, taraf avukatları ve Şirin'in ailesi katıldı. Tutuklu sanık Gamzenur B. ise duruşmada yer almadı. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 5 sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y'nin tutuklanmasını istedi. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmeyerek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. SANIKLAR ÖNCEKİ SAVUNMALARINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ Sanıklar, davanın önceki celselerinde verdikleri savunmalarda Şirin'i kimin bıçakladığı konusunda birbirlerinden farklı beyanlarda bulundu. Ramazan Y, önceki savunmasında Şirin'i kendisinin bıçaklamadığını öne sürerek, ❝Ümitcan'ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum.❞ ifadelerini kullandı. Mustafa O. ise Şirin'i Ramazan Y'nin bıçakladığını iddia etti. Mustafa O, ❝Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze'ye Ümit'i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan'ı bıçakladı.❞ şeklinde savunma yaptı. ❝BÖYLE OLACAĞINI BİLMİYORDUM❞ Gamzenur B. de önceki celsedeki savunmasında Mustafa O. ile ilişkisi bulunduğunu, Şirin ile geçmişte yaşadığı durumu Mustafa O'ya anlattığını belirtti. Gamzenur B, ❝Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. 'Bir şey yapmayacağım' diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum.❞ ifadelerini kullandı. Mahkemenin, sanıkların cezai sorumluluklarına ilişkin nihai kararını sonraki duruşmalarda vermesi bekleniyor.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Küçükçekmece'de 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin 11 sanığın yargılandığı davada mahkeme, eski polis memuru Cemil Koç'u ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına karar verirken diğer sanıklar hakkında da hapis ve beraat hükümleri kurdu. Küçükçekmece'de 11 Temmuz 2025'te öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Tokyaz'ın ölümüne ilişkin davanın karar duruşması, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Koç'un da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılandığı duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra Tokyaz, anne Halime Tokyaz, 4 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. KOÇ SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşmada savunma yapan Koç, Tokyaz'ı öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Ölümün düşme ve alkol kullanımına bağlı meydana geldiğini öne süren Koç, ❝Eğer Ayşe'yi bavula koyma durumu yaşanmasaydı, bu olaydaki sunduğum deliller beni çok rahat beraat ettirirdi. Konu cinayet değil, düşmeye ve alkole bağlı meydana gelen ölümdür. Evin herhangi bir yerinde boğuşma veya dağınıklık ibaresi bulunmamaktadır.❞ ifadelerini kullandı. Koç'un savunması sırasında öksüren bir avukata yönelik sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığı uyardı. Mahkeme başkanı, ❝Sempozyumda değiliz, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan tutuklu sanıksın. Savunma hakkının sınırlarını zorlama, avukatlara kişisel olarak laf atma.❞ dedi. Koç'un tepki gösterdiği kişinin kendi müdafisi olduğu anlaşılırken sanık, savunmasının devamında Tokyaz'ın ölümünün uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrası düşmeye bağlı kafa travması sonucu meydana geldiğini iddia etti. Anne Halime Tokyaz ile ikiz kardeş Esra Tokyaz, sanığın bu ifadelerine tepki gösterdi. Anne ve kardeş, yaşananların ardından duruşma salonundan çıkarıldı. UĞURLU: "DELİL KARARTMAK İSTESEM KARARTIRDIM" Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu da savunmasında olay yerine gittiğini inkar etmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Uğurlu, ❝Cenazeyi yok etmek ne demek ben bilmiyorum. Ben 18 yıllık bir polisim. Ben, olay yerine gittiğimi inkar etmiyorum zaten ama valizi taşıyan insanlardan daha çok cezalandırılmam isteniyor. Ben kaçsam kaçardım zaten. 18 yıllık polis olarak delil karartmak istesem, karartırdım.❞ diye konuştu. Daha sonra yeniden salona alınan ikiz kardeş Esra Tokyaz, Koç ile diğer sanıkların indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istedi. Esra Tokyaz ayrıca Koç'un bir kişiye işkence yaptığı iddiasına ilişkin görüntüleri mahkemeye sunduğunu söyledi. Anne Halime Tokyaz ise ❝Benim kızımın tek suçu Cemil'i sevmiş olmasıdır. Cemil hepimizi yaktı. En ağır cezayı almasını talep ediyorum.❞ dedi. Müşteki avukatları da sanıkların indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep ederken sanık avukatları dosyada eksiklikler bulunduğunu savunarak müvekkillerinin beraatini istedi. KOÇ'UN SON SÖZÜ Karar öncesinde son sözü sorulan Koç, sosyal medyada isminin gündeme getirilmesine ilişkin, ❝İsmimin sosyal medyada etiket yapılması, hapisteyken can sıkıntıma iyi geliyor.❞ ifadesini kullandı. Tutuklu sanık Oğuz Kal ise ❝Kumpasın içerisindeyim, suçsuz yere yatıyorum, beraatımı talep ediyorum.❞ dedi. Diğer sanıklar da son sözlerinde beraat ve tahliye talebinde bulundu. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 10 YIL HAPİS Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Koç'u "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme", "şantaj" ve "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile toplam 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına da hükmetti. DİĞER SANIKLAR HAKKINDAKİ KARARLAR Mahkeme, Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak'ı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kal hakkında ayrıca "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraat kararı verildi. Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu, "suçluyu kayırma" suçundan 7 yıl 6 ay, Necdet Çetinkaya ise "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Mahkeme, Cemal Arslan ile Mustafa Enes Aktaşçı'nın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan beraatine karar verdi. Arslan'ın ayrıca tahliyesine hükmedildi. İKİ ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ Kararın bazı bölümlerine iki üye hakim muhalefet şerhi koydu. Üye hakimlerden biri, Koç'a yöneltilen "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme" suçuna ilişkin çoğunluk kararına katılmadı. Üye hakim, eylemin "kadına karşı kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü bildirdi. Diğer üye hakim ise Uğurlu hakkında verilen 7 yıl 6 aylık hapis cezasına muhalefet etti. Üye hakim, Uğurlu'nun isnat edilen suçta kastı bulunduğuna ilişkin somut delil olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. OLAYLA İLGİLİ YARGILAMA BAŞLIYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Böylece Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma aşaması tamamlanırken, sanıklar hakkındaki yargılama sürecinin de önü açılmış oldu. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. 18 METREDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ İddianamede olayın 26 Eylül 2025 günü saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Gül Tut’un yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşmesi sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarına göre Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulundu. Raporda ayrıca bazı ilaç etken maddelerinin tedavi dozunda tespit edildiği ancak bunların ölümle bağlantılı olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın gerçekleştiği odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı bildirildi. DİJİTAL DELİLLER DOSYADA İddianamede cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kameraları, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporları da deliller arasında gösterildi. Şüphelinin eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı bazı yazışmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan bahsettiği ve tehdit içerikli ifadeler kullandığı belirtildi. Savcılık, bazı mesajların silinmesi ve telefonun sıfırlanmasına ilişkin tespitlere de iddianamede yer verdi. TANIKLARIN “ANNEMİ ÖLDÜRECEĞİM” İDDİASI Dosyadaki bazı tanıklar, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle ilgili benzer ifadeler kullandığını öne sürdü. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, birlikte yolculuk yaptıkları sırada Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek bir gün annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğini iddia etti. Başka bir tanık da Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşmadığını ifade etti. OLAY ANININ SES KAYITLARI İNCELENDİ İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından ayrıntılı şekilde incelendiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda, Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun müzik eşliğinde eğlendiği, olay öncesinde ise “Malkata” isimli roman havasının çaldığı belirtildi. SAVCILIK: PENCEREDEN AŞAĞI ATTI İddianamede Sultan Nur Ulu’nun anlatımına göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in “Hadi görüşürüz” dedikten sonra Gül Tut’u kalça alt kısmından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı öne sürüldü. Ayrıca düşme öncesindeki ses kayıtlarında art arda üç darbe veya vurma sesi tespit edildiği belirtildi. “MALKATA” ŞARKISI DÜŞME ANINA KADAR ÇALDI Savcılık, Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkının olaydan hemen önce açılmasının da dosya kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. İddianamede şarkının düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun aşağıya koşması sırasında müziğin kesildiği ve kamera görüntülerinde herhangi bir silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. SULTAN NUR ULU HAKKINDA DA DAVA AÇILDI Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı dava açıldı. Savcılık, Ulu’nun soruşturmanın ilk döneminde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonra ise farklı bir beyanda bulunduğunu belirtti. KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki adli tıp ve bilirkişi raporları, tanık anlatımları, dijital veriler ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Gül Tut’un ölümüyle ilgili yargılama süreci resmen başlamış oldu.

20 YILLIK CİNAYET DOSYASINDA KARAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

20 YILLIK CİNAYET DOSYASINDA KARAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Muğla'nın Fethiye ilçesinde 2006 yılında kaybolan Dermenci'nin tüfekle öldürülerek gömüldüğünün yıllar sonra ortaya çıkmasına ilişkin davada karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Karabulut'u "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaları kapsamında, 2006 yılında kaybolan Dermenci'nin dosyası Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yeniden ele alındı. Geçen yıl başka bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde, Dermenci'nin 2006 yılında tüfekle öldürüldüğü ve cesedinin gömüldüğü yönünde bilgilere ulaşıldı. Yürütülen teknik ve fiziki takip sonucu olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Karabulut ile Ö.D. gözaltına alındı. ORMANLIK ALANDA İNSAN KEMİKLERİ BULUNDU Karabulut'un Antalya'nın Korkuteli ilçesinde gösterdiği ormanlık alanda kepçeyle arama yapıldı. Çalışmalarda Dermenci'ye ait olduğu değerlendirilen insan kemikleri bulundu ve DNA incelemesi başlatıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Karabulut ile Ö.D. tutuklandı. Ö.D. daha sonra serbest bırakılırken dosyada "tanık" sıfatıyla yer aldı. "BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM" Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın dördüncü duruşmasına tutuklu sanık Karabulut ile avukatı katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen Karabulut, cinayeti hayatını kaybeden eşinin işlediğini öne sürdü. Karabulut, "Beraatimi istiyorum. Ben kimseyi öldürmedim, kocam öldürdü. Arkadaşları ile cesedi gömdü. Beni de susmam için korkuttu." şeklinde savunma yaptı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET CEZASI VERİLDİ Cumhuriyet savcısı önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, Karabulut'un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Karar duruşmasında son savunmasını yapan Karabulut, suçlamaları bir kez daha reddederek beraatini istedi. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının ardından kararını açıkladı. Karabulut, "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Böylece 2006'daki kayıp vakasıyla başlayan ve yaklaşık 20 yıl sonra yeniden yürütülen soruşturmayla cinayet dosyasına dönüşen olayda yargılama karara bağlandı.

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ Haber

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde teyzesini bıçaklayarak öldürdüğü, ardından delilleri ortadan kaldırmak amacıyla evi ateşe verdiği iddiasıyla tutuklanan İnci Çalışkan hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden cinayet yöntemleri, adli tıp ve bayıltıcı maddelere ilişkin çeşitli aramalar yaptığı belirtildi. Savcılık, Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Evde çıkan yangının ardından yapılan incelemede Binnaz Eriş'in bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Polis ekiplerinin güvenlik kameraları ve olay yerindeki deliller üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla yangın çıkarıldığı değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Eriş'in yeğeni İnci Çalışkan ile Ö.B. gözaltına alındı. İki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. EVDE ZORLAMA İZİ BULUNMADI Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Eriş'in yaşadığı evin kapısında herhangi bir zorlama izine rastlanmadığı kaydedildi. Evdeki dolap ve eşyaların dağıtıldığı, cüzdan ve çantaların karıştırıldığı belirtilirken, ikamette kahve içildiği değerlendirilen iki fincanın bulunduğu aktarıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Çalışkan'ın taksiyle eve geldiği, bir süre içeride kaldıktan sonra adresten ayrıldığının tespit edildiği belirtildi. ÇALIŞKAN'IN EVİNDE KANLI BIÇAK BULUNDU İddianameye göre, Çalışkan'ın adresinde gerçekleştirilen aramalarda kanlı bıçak, tornavida, yeni yıkanmış çamaşırlar ve kanlı tülbent ele geçirildi. Aramada ayrıca 340 dolar ile 40 euro bulundu. Bıçak üzerinde gerçekleştirilen kriminal incelemede Eriş'e ait kan örneklerinin tespit edildiği kaydedildi. Eriş'in evinin mutfağındaki beyaz el havlusunda ise Çalışkan'a ait DNA örneklerine rastlandığı ifade edildi. Dosyaya ayrıca Çalışkan'ın olayın ardından altın bozdurduğu ve olay günü cep telefonuyla görüşmeler gerçekleştirdiğine ilişkin tespitlerin de girdiği belirtildi. YAPAY ZEKÂDA YAPTIĞI ARAMALAR İDDİANAMEYE GİRDİ İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden birini şüphelinin dijital inceleme kayıtları oluşturdu. Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden "Biber gazı", "Karna bıçak çabuk öldürür mü?", "Adli tıp ders notları", "İz bırakmadan adam öldürme yolları", "Altın piyasası" ve "Bayıltıcı iğne" gibi konularda aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi. Söz konusu dijital kayıtlar da soruşturma dosyasındaki deliller arasında yer aldı. YANGININ İKİ AYRI NOKTADA BAŞLATILDIĞI BELİRTİLDİ Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporuna da iddianamede yer verildi. Raporda, yangının kasten çıkarıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı, ateşin yatak odası ve oturma odasında olmak üzere iki ayrı noktada başlatıldığının belirlendiği aktarıldı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ Savcılık, Çalışkan'ın "tasarlayarak kasten öldürme", "yağma" ve "mala zarar verme" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşmasının 3 Kasım saat 09.30'da Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor.

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET Haber

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET

Kastamonu'da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün boyunca 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte aynı evde yaşadığı belirlenen sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 21 Nisan 2025 tarihinde İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Apartmandan gelen kötü kokular üzerine yapılan ihbar sonrası eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemede, Elif Civil'in vücuduna aldığı 12 bıçak darbesi sonucu yaşamını yitirdiği ve cesedin 10 günden uzun süredir evde bulunduğu tespit edildi. ŞÜPHELİ ÇOCUĞUYLA BİRLİKTE YAKALANDI Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, kadının eşi Berkan Civil'i 1,5 yaşındaki çocuklarıyla birlikte Nasrullah Meydanı'nda gözaltına aldı. Tutuklanan sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde "eşe karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı. "8 GÜN ÖLÜ GİBİ UYUDUM" SAVUNMASI Davanın karar duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan sanık Berkan Civil, önceki savunmalarını tekrar etti. Sanık, "8 gün ben uyumuşum, ölü gibiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Neden uyuduğumu da anlamış değilim. Mütalaaya itiraz ediyorum. Beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı. Sanık avukatı da suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. AİLE VE BAKANLIK TEMSİLCİSİ EN AĞIR CEZAYI İSTEDİ Duruşmada söz alan maktulün anne ve babası, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına katılan avukat da herhangi bir indirim uygulanmaksızın sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Mahkeme heyeti, yargılama sonunda Berkan Civil'in "eşe karşı kasten öldürme" suçunu işlediğine hükmederek sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada ilk derece mahkemesindeki yargılama süreci tamamlanmış oldu. Tarafların karara karşı yasal kanun yollarına başvurma hakları bulunuyor.

BURSA'DA EŞİNİ ÖLDÜRÜP, PARÇALARINI ÇÖPE ATMIŞTI Haber

BURSA'DA EŞİNİ ÖLDÜRÜP, PARÇALARINI ÇÖPE ATMIŞTI

Bursa'da emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu hakkında "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, olayın Osmangazi ilçesinde meydana geldiği belirtilirken, sanığın eşini öldürdükten sonra cesedi parçalara ayırarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bıraktığı iddia edildi. Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, evde yapılan incelemelerde çok sayıda kan izi ve biyolojik örneklere rastlandı. Kriminal incelemeler sonucunda elde edilen örneklerin Ali Fuat Uzunoğlu'na ait olduğu tespit edildi. İddianamede, olayın ardından delillerin yok edilmesine yönelik girişimlerde bulunulduğuna ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Dosyada yer alan tespitlerde, ev içerisinde çeşitli bölgelere poşetlerin serildiği, bazı kanlı eşyaların ise gizlenmeye çalışıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında alınan ifadeler, olay yeri inceleme raporları ve kriminal analiz sonuçlarının iddianamenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğu kaydedildi. Şüpheli Adalet Uzunoğlu'nun ifadesinde cinayet suçlamasını kabul etmediği, ancak eşinin cansız bedenini parçalayıp çöp konteynerlerine attığını beyan ettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, eşini hareketsiz halde bulduğunu ve panikle hareket edip parçalara ayırıp çöpe attığını öne sürdüğü belirtildi. Mahkemece kabul edilen iddianameyle birlikte davanın görülmesine başlanacağı öğrenilirken, soruşturma kapsamında isimleri geçen bazı aile bireyleri hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.