#Ağırlaştırılmış Müebbet

- Ağırlaştırılmış Müebbet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağırlaştırılmış Müebbet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDE KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEMİ

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025’te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden sanatçı Gül Tut’un ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. OLAYLA İLGİLİ YARGILAMA BAŞLIYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Böylece Gül Tut’un ölümüne ilişkin soruşturma aşaması tamamlanırken, sanıklar hakkındaki yargılama sürecinin de önü açılmış oldu. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. 18 METREDEN DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ İddianamede olayın 26 Eylül 2025 günü saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki evde meydana geldiği belirtildi. Gül Tut’un yaklaşık 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşmesi sonucu yaşamını yitirdiği kaydedildi. 3,53 PROMİL ALKOL TESPİT EDİLDİ Adli Tıp Kurumu raporlarına göre Gül Tut’un kanında 3,53 promil alkol bulundu. Raporda ayrıca bazı ilaç etken maddelerinin tedavi dozunda tespit edildiği ancak bunların ölümle bağlantılı olmadığı belirtildi. Ölümün ise yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları nedeniyle gerçekleştiği değerlendirildi. “ZEMİN KAYGANDI” İDDİASI İNCELENDİ Soruşturma kapsamında olayın gerçekleştiği odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa yol açabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı bildirildi. DİJİTAL DELİLLER DOSYADA İddianamede cep telefonu incelemeleri, WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları, güvenlik kameraları, HTS kayıtları, iletişimin denetlenmesine ilişkin tutanaklar ve kriminal inceleme raporları da deliller arasında gösterildi. Şüphelinin eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı bazı yazışmalarda annesiyle yaşadığı sorunlardan bahsettiği ve tehdit içerikli ifadeler kullandığı belirtildi. Savcılık, bazı mesajların silinmesi ve telefonun sıfırlanmasına ilişkin tespitlere de iddianamede yer verdi. TANIKLARIN “ANNEMİ ÖLDÜRECEĞİM” İDDİASI Dosyadaki bazı tanıklar, Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesiyle ilgili benzer ifadeler kullandığını öne sürdü. M.A., S.D. ve G.Y. isimli tanıklar, birlikte yolculuk yaptıkları sırada Gülter’in annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek bir gün annesini camdan atıp öldüreceğini söylediğini iddia etti. Başka bir tanık da Gül Tut’un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşmadığını ifade etti. OLAY ANININ SES KAYITLARI İNCELENDİ İddianamede olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtlarının bilirkişiler tarafından ayrıntılı şekilde incelendiği aktarıldı. Bilirkişi raporunda, Gül Tut, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun müzik eşliğinde eğlendiği, olay öncesinde ise “Malkata” isimli roman havasının çaldığı belirtildi. SAVCILIK: PENCEREDEN AŞAĞI ATTI İddianamede Sultan Nur Ulu’nun anlatımına göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in “Hadi görüşürüz” dedikten sonra Gül Tut’u kalça alt kısmından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı öne sürüldü. Ayrıca düşme öncesindeki ses kayıtlarında art arda üç darbe veya vurma sesi tespit edildiği belirtildi. “MALKATA” ŞARKISI DÜŞME ANINA KADAR ÇALDI Savcılık, Gül Tut’un sevdiği belirtilen “Malkata” isimli şarkının olaydan hemen önce açılmasının da dosya kapsamında değerlendirildiğini bildirdi. İddianamede şarkının düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun aşağıya koşması sırasında müziğin kesildiği ve kamera görüntülerinde herhangi bir silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği aktarıldı. SULTAN NUR ULU HAKKINDA DA DAVA AÇILDI Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla ayrı dava açıldı. Savcılık, Ulu’nun soruşturmanın ilk döneminde olayın düşme şeklinde gerçekleştiğini anlattığını, daha sonra ise farklı bir beyanda bulunduğunu belirtti. KIZINA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTENDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyadaki adli tıp ve bilirkişi raporları, tanık anlatımları, dijital veriler ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını istedi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte Gül Tut’un ölümüyle ilgili yargılama süreci resmen başlamış oldu.

20 YILLIK CİNAYET DOSYASINDA KARAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

20 YILLIK CİNAYET DOSYASINDA KARAR: AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Muğla'nın Fethiye ilçesinde 2006 yılında kaybolan Dermenci'nin tüfekle öldürülerek gömüldüğünün yıllar sonra ortaya çıkmasına ilişkin davada karar verildi. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Karabulut'u "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaları kapsamında, 2006 yılında kaybolan Dermenci'nin dosyası Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yeniden ele alındı. Geçen yıl başka bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde, Dermenci'nin 2006 yılında tüfekle öldürüldüğü ve cesedinin gömüldüğü yönünde bilgilere ulaşıldı. Yürütülen teknik ve fiziki takip sonucu olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen Karabulut ile Ö.D. gözaltına alındı. ORMANLIK ALANDA İNSAN KEMİKLERİ BULUNDU Karabulut'un Antalya'nın Korkuteli ilçesinde gösterdiği ormanlık alanda kepçeyle arama yapıldı. Çalışmalarda Dermenci'ye ait olduğu değerlendirilen insan kemikleri bulundu ve DNA incelemesi başlatıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Karabulut ile Ö.D. tutuklandı. Ö.D. daha sonra serbest bırakılırken dosyada "tanık" sıfatıyla yer aldı. "BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM" Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın dördüncü duruşmasına tutuklu sanık Karabulut ile avukatı katıldı. Suçlamaları kabul etmeyen Karabulut, cinayeti hayatını kaybeden eşinin işlediğini öne sürdü. Karabulut, "Beraatimi istiyorum. Ben kimseyi öldürmedim, kocam öldürdü. Arkadaşları ile cesedi gömdü. Beni de susmam için korkuttu." şeklinde savunma yaptı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET CEZASI VERİLDİ Cumhuriyet savcısı önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında, Karabulut'un ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Karar duruşmasında son savunmasını yapan Karabulut, suçlamaları bir kez daha reddederek beraatini istedi. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarının ardından kararını açıkladı. Karabulut, "kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Böylece 2006'daki kayıp vakasıyla başlayan ve yaklaşık 20 yıl sonra yeniden yürütülen soruşturmayla cinayet dosyasına dönüşen olayda yargılama karara bağlandı.

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ Haber

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde teyzesini bıçaklayarak öldürdüğü, ardından delilleri ortadan kaldırmak amacıyla evi ateşe verdiği iddiasıyla tutuklanan İnci Çalışkan hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden cinayet yöntemleri, adli tıp ve bayıltıcı maddelere ilişkin çeşitli aramalar yaptığı belirtildi. Savcılık, Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Evde çıkan yangının ardından yapılan incelemede Binnaz Eriş'in bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Polis ekiplerinin güvenlik kameraları ve olay yerindeki deliller üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla yangın çıkarıldığı değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Eriş'in yeğeni İnci Çalışkan ile Ö.B. gözaltına alındı. İki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. EVDE ZORLAMA İZİ BULUNMADI Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Eriş'in yaşadığı evin kapısında herhangi bir zorlama izine rastlanmadığı kaydedildi. Evdeki dolap ve eşyaların dağıtıldığı, cüzdan ve çantaların karıştırıldığı belirtilirken, ikamette kahve içildiği değerlendirilen iki fincanın bulunduğu aktarıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Çalışkan'ın taksiyle eve geldiği, bir süre içeride kaldıktan sonra adresten ayrıldığının tespit edildiği belirtildi. ÇALIŞKAN'IN EVİNDE KANLI BIÇAK BULUNDU İddianameye göre, Çalışkan'ın adresinde gerçekleştirilen aramalarda kanlı bıçak, tornavida, yeni yıkanmış çamaşırlar ve kanlı tülbent ele geçirildi. Aramada ayrıca 340 dolar ile 40 euro bulundu. Bıçak üzerinde gerçekleştirilen kriminal incelemede Eriş'e ait kan örneklerinin tespit edildiği kaydedildi. Eriş'in evinin mutfağındaki beyaz el havlusunda ise Çalışkan'a ait DNA örneklerine rastlandığı ifade edildi. Dosyaya ayrıca Çalışkan'ın olayın ardından altın bozdurduğu ve olay günü cep telefonuyla görüşmeler gerçekleştirdiğine ilişkin tespitlerin de girdiği belirtildi. YAPAY ZEKÂDA YAPTIĞI ARAMALAR İDDİANAMEYE GİRDİ İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden birini şüphelinin dijital inceleme kayıtları oluşturdu. Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden "Biber gazı", "Karna bıçak çabuk öldürür mü?", "Adli tıp ders notları", "İz bırakmadan adam öldürme yolları", "Altın piyasası" ve "Bayıltıcı iğne" gibi konularda aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi. Söz konusu dijital kayıtlar da soruşturma dosyasındaki deliller arasında yer aldı. YANGININ İKİ AYRI NOKTADA BAŞLATILDIĞI BELİRTİLDİ Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporuna da iddianamede yer verildi. Raporda, yangının kasten çıkarıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı, ateşin yatak odası ve oturma odasında olmak üzere iki ayrı noktada başlatıldığının belirlendiği aktarıldı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ Savcılık, Çalışkan'ın "tasarlayarak kasten öldürme", "yağma" ve "mala zarar verme" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşmasının 3 Kasım saat 09.30'da Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor.

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET Haber

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET

Kastamonu'da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün boyunca 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte aynı evde yaşadığı belirlenen sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 21 Nisan 2025 tarihinde İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Apartmandan gelen kötü kokular üzerine yapılan ihbar sonrası eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemede, Elif Civil'in vücuduna aldığı 12 bıçak darbesi sonucu yaşamını yitirdiği ve cesedin 10 günden uzun süredir evde bulunduğu tespit edildi. ŞÜPHELİ ÇOCUĞUYLA BİRLİKTE YAKALANDI Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, kadının eşi Berkan Civil'i 1,5 yaşındaki çocuklarıyla birlikte Nasrullah Meydanı'nda gözaltına aldı. Tutuklanan sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde "eşe karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı. "8 GÜN ÖLÜ GİBİ UYUDUM" SAVUNMASI Davanın karar duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan sanık Berkan Civil, önceki savunmalarını tekrar etti. Sanık, "8 gün ben uyumuşum, ölü gibiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Neden uyuduğumu da anlamış değilim. Mütalaaya itiraz ediyorum. Beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı. Sanık avukatı da suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. AİLE VE BAKANLIK TEMSİLCİSİ EN AĞIR CEZAYI İSTEDİ Duruşmada söz alan maktulün anne ve babası, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına katılan avukat da herhangi bir indirim uygulanmaksızın sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Mahkeme heyeti, yargılama sonunda Berkan Civil'in "eşe karşı kasten öldürme" suçunu işlediğine hükmederek sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada ilk derece mahkemesindeki yargılama süreci tamamlanmış oldu. Tarafların karara karşı yasal kanun yollarına başvurma hakları bulunuyor.

BURSA'DA EŞİNİ ÖLDÜRÜP, PARÇALARINI ÇÖPE ATMIŞTI Haber

BURSA'DA EŞİNİ ÖLDÜRÜP, PARÇALARINI ÇÖPE ATMIŞTI

Bursa'da emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu hakkında "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, olayın Osmangazi ilçesinde meydana geldiği belirtilirken, sanığın eşini öldürdükten sonra cesedi parçalara ayırarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bıraktığı iddia edildi. Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, evde yapılan incelemelerde çok sayıda kan izi ve biyolojik örneklere rastlandı. Kriminal incelemeler sonucunda elde edilen örneklerin Ali Fuat Uzunoğlu'na ait olduğu tespit edildi. İddianamede, olayın ardından delillerin yok edilmesine yönelik girişimlerde bulunulduğuna ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Dosyada yer alan tespitlerde, ev içerisinde çeşitli bölgelere poşetlerin serildiği, bazı kanlı eşyaların ise gizlenmeye çalışıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında alınan ifadeler, olay yeri inceleme raporları ve kriminal analiz sonuçlarının iddianamenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğu kaydedildi. Şüpheli Adalet Uzunoğlu'nun ifadesinde cinayet suçlamasını kabul etmediği, ancak eşinin cansız bedenini parçalayıp çöp konteynerlerine attığını beyan ettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, eşini hareketsiz halde bulduğunu ve panikle hareket edip parçalara ayırıp çöpe attığını öne sürdüğü belirtildi. Mahkemece kabul edilen iddianameyle birlikte davanın görülmesine başlanacağı öğrenilirken, soruşturma kapsamında isimleri geçen bazı aile bireyleri hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS Haber

NARİN GÜRAN CİNAYET DAVASINDA NEVZAT BAHTİYAR'A 17 YIL HAPİS

Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan Narin Güran’ın cansız bedeni, 19 gün süren arama çalışmalarının ardından 8 Eylül’de dere yatağında bulundu. Küçük çocuğun cesedinin çuval içerisinde, üzeri 30, 25 ve 20 kilogram ağırlığında üç taşla kapatılarak çalılıklar arasına gizlendiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ile komşu Nevzat Bahtiyar hakkında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bahtiyar’ın, güvenlik kamerası görüntülerine göre Narin’in cansız bedenini kırmızı bir araçla dere yatağına götürdüğü belirlenirken, diğer sanıklar hakkında "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İLK KARAR VE İSTİNAF SÜRECİ 28 Aralık 2024’te görülen davanın ikinci duruşmasında mahkeme, Salim Güran, Yüksel Güran ve Enes Güran’ı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Nevzat Bahtiyar ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Kararın ardından sanık avukatları ile müşteki taraf ve ilgili kurumlar tarafından istinaf başvurusu yapıldı. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, 26 Mayıs 2025’te verdiği kararla yerel mahkemenin hükmünü oy çokluğuyla onadı. Ancak mahkeme başkanı, delillerin eksik değerlendirildiği ve olayın oluş şeklinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı yönünde muhalefet şerhi koydu. YARGITAY: SUÇUN NİTELİĞİ YANLIŞ DEĞERLENDİRİLDİ Dosyanın taşındığı Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025 tarihli kararında diğer üç sanık hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet cezalarını onarken, Nevzat Bahtiyar yönünden kararı bozdu. Daire, Bahtiyar’ın eyleminin "suç delillerini gizleme" değil, "kasten öldürmeye yardım" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. YENİDEN YARGILAMA VE DURUŞMA SÜRECİ Bozma kararının ardından Nevzat Bahtiyar’ın yeniden yargılanmasına 6 Nisan’da başlandı. İlk duruşmada müşteki taraf avukatları tarafından yapılan reddi hakim talebi, mahkeme tarafından "yargılamayı uzatmaya yönelik" bulunarak reddedildi. Avukatlar kararı bir üst mahkemeye taşıdı. Bugün görülen duruşmada ise sanık Nevzat Bahtiyar ile taraf avukatları, Narin Güran’ın babası Arif Güran ve aile yakınları hazır bulundu. Duruşma salonunda geniş güvenlik önlemleri alınırken, reddi hakim talebine ilişkin üst mahkemenin ret kararı da dosyaya girdi. CEZA 17 YILA YÜKSELDİ Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda Nevzat Bahtiyar’ın eyleminin "kasten öldürmeye yardım" suçunu oluşturduğuna hükmederek sanığı 17 yıl hapis cezasına çarptırdı. Böylece ilk yargılamada 4 yıl 6 ay olarak verilen ceza, yeniden yapılan yargılama sonucunda artırılmış oldu. Dava kapsamında diğer sanıklar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ise daha önce kesinleşmişti.

ULUSAL YARDIM İŞARETİ ANLAŞILMAYIP 2 SAAT SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ Haber

ULUSAL YARDIM İŞARETİ ANLAŞILMAYIP 2 SAAT SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

Tokat’ta bir büfede uluslararası yardım işareti yaparak yardım istediği ortaya çıkan ve yaklaşık 2 saat sonra öldürülen Hatice Yalman cinayetinde karar çıktı. Mahkeme, sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tokat’ta bir büfede yaptığı uluslararası yardım işaretiyle gündeme gelen Hatice Yalman cinayeti davasında karar çıktı. Mahkeme, sanık Mustafa Koç’u “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. OLAY KAZA İHBARIYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, 29 Mart 2025 tarihinde Tokat kent merkezinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde meydana geldi. Motosiklet kazası ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı halde buldu. Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Hatice Yalman, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ancak yapılan incelemelerde Yalman’ın vücudunda kazaya bağlı olmayan darp izleri bulundu. Olay yerinden yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan kanlı taşlardaki kan örneklerinin de Yalman’a ait olduğu belirlendi. Bu gelişmeler üzerine soruşturma kaza dosyasından cinayet soruşturmasına dönüştürüldü. BÜFEDE YARDIM İŞARETİ YAPMIŞ Soruşturma kapsamında Hatice Yalman’ın olaydan yaklaşık iki saat önce Tokat merkezde bir büfeye girdiği ve burada uluslararası literatürde “yardım çağrısı” olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüler ortaya çıktı. Büfe çalışanının ise bu işaretin anlamını bilmediği için herhangi bir müdahalede bulunmadığı öğrenildi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşmasında karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Hatice Yalman’ın ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Koç’u “kadına karşı kasten öldürme” suçundan hiçbir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Dava kapsamında yargılanan diğer 7 sanık hakkında ise beraat kararı verildi.

ÖĞRETMEN KIZINI BOĞARAK ÖLDÜREN ANNEYE MÜEBBET! Haber

ÖĞRETMEN KIZINI BOĞARAK ÖLDÜREN ANNEYE MÜEBBET!

Samsun’da rehber öğretmen olan kızını boğarak öldürdükten sonra bileklerini kesip olayı intihar gibi göstermeye çalışan anne Sultan Günaydın, yargılandığı davada hiçbir indirim uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. BANYODA “İNTİHAR” SÜSÜ VERİLMİŞTİ Olay, 8 Nisan 2025’te Samsun’un Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Sultan Günaydın (61), komşularına kızının banyoda bilekleri kesilmiş halde hareketsiz yattığını söyledi. İlk etapta olay intihar şüphesiyle değerlendirildi. Ancak yapılan otopside, rehber öğretmen Tuba Günaydın’ın (34) boyun kemiklerinde kırıklar ve boğulmaya bağlı bulgular tespit edilince olayın cinayet olduğu ortaya çıktı. PSİKOLOJİK SORUNLAR VE SAĞLIK PROBLEMLERİ Tuba Günaydın’ın ağabeyinin 2021 yılında Hakkari’de şehit olduğu, bu süreçten sonra psikolojik sorunlar yaşadığı ve 2022 yılında eşinden boşandığı öğrenildi. Şehit yakını kontenjanından Samsun İlkadım Sakarya İlkokulu’na atanan Günaydın’ın, görme kaybı ve kısmi felç rahatsızlığı yaşadığı ve annesiyle birlikte yaşamaya başladığı belirtildi. SAVUNMA: “MEŞRU MÜDAFAA” TALEBİ Tutuklanarak cezaevine gönderilen Sultan Günaydın hakkında Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Son duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanığın avukatı, müvekkilinin ölüm tehditleri aldığını ve korku nedeniyle hareket ettiğini öne sürerek meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Sanık Sultan Günaydın ise son savunmasında, “Böyle bir olaya sebebiyet verdiğim için özür diliyorum. Pişmanım. Keşke olmasaydı” ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN İNDİRİMSİZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Mahkeme heyeti, sanık Sultan Günaydın’ı “kızı kasten öldürme” suçundan hiçbir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

EŞİNİ KATLEDEN KOCA KARDEŞİNDEN HELALLİK İSTEMİŞ Haber

EŞİNİ KATLEDEN KOCA KARDEŞİNDEN HELALLİK İSTEMİŞ

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 4 çocuğunun annesi olan eşini 8 bıçak darbesiyle öldüren sanık hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Savcılık, sanığın cinayeti tasarlayarak işlediğini vurgularken, Ramazan Gökmen hakkında “tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İddianamede yer alan detaylar, cinayetin öncesinde yaşanan şiddet, tehdit ve aile içi gerilimin boyutunu ortaya koydu. KORKUNÇ CİNAYET DERİNCE’DE YAŞANDI Olay, 31 Ekim 2025 tarihinde Derince ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak’ta bulunan 3 katlı apartmanın 1. katındaki dairede meydana geldi. İddiaya göre Ramazan Gökmen (48), eşi Binnur Gökmen’i (43) bıçaklayarak öldürdü. Cinayetin ardından sanığın aynı bıçakla kendisini de yaralayarak intihara kalkıştığı, hastanedeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bildirildi. Binnur Gökmen’in, kızının düğününe yalnızca 2 gün kala öldürülmesi ise olayı daha da trajik hale getirdi. Talihsiz kadının, 2 Kasım 2025 Pazar günü yapılması planlanan kızı N.A.’nın düğününe hazırlanırken yaşamını yitirdiği belirtildi. İDDİANAME KABUL EDİLDİ: CİNAYET “TASARLAYARAK” İŞLENDİ Binnur Gökmen’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilirken, savcılık iddianamede sanığın cinayeti anlık bir öfkeyle değil, önceden planlayarak gerçekleştirdiğini kaydetti. İddianamede, Ramazan Gökmen’in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği, ayrıca en büyük kızları N.A.’nın evliliğine karşı çıktığı ve bu nedenle evde uzun süredir tartışmalar yaşandığı bilgisine yer verildi. 15 GÜN ÖNCE TEHDİT ETMİŞ: “BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM” İddianameye göre cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen, eşiyle yaşadığı şiddet ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.’nin evine gitti. Binnur Gökmen’in, ablasına yaşadıklarını anlatırken eşinin eve alkollü geldiğini, kendisine bıçak doğrulttuğunu ve elindeki bıçağı zorla aldığını söylediği aktarıldı. Kadının ablasına, eşinin kendisini “Bekle seni öldüreceğim” diyerek tehdit ettiğini anlattığı, ablasının ise şikayetçi olup uzaklaştırma kararı aldırması yönünde öneride bulunduğu belirtildi. “EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN” DİYEREK ARAMIŞ İddianamede, Binnur Gökmen ablasının evinde kaldığı süre boyunca Ramazan Gökmen’in eşini aradığı ancak kadının telefonlara cevap vermediği kaydedildi. Bunun üzerine sanığın kızı Z.’yi arayarak, “Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın” şeklinde konuşmalar yaptığı iddia edildi. Savcılık, Binnur Gökmen’in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediğini vurguladı. BİR GÜN ÖNCE İKNA ETMEYE ÇALIŞMIŞ: “BİR DAHA ALKOL ALMAYACAĞIM” İddianamede, cinayetten bir gün önce sanığın eşini arayarak, “Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım” diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.’ye de “Eşimi asla üzmeyeceğim” sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise sanığı psikiyatrik tedavi görmesi için ikna etmeye çalıştığı aktarıldı. CİNAYET SABAHI: TARTIŞMA MUTFAKTA BAŞLADI Savcılık iddianamesinde cinayet günü yaşananlar da ayrıntılı şekilde anlatıldı. Buna göre Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasının yanından ayrıldı. Okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. İddianameye göre Ramazan Gökmen, eşini içeri aldıktan sonra bir süre vakit geçirdi ve ardından mutfakta tartışmayı başlattı. Sanığın, kızları N.A.’nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söylediği, eşine de “Beni aldatıyorsun” diyerek tartışmayı büyüttüğü belirtildi. 8 BIÇAK DARBESİ: BOYUN, GÖĞÜS VE SIRT HEDEF ALINDI Binnur Gökmen’in iddiaları reddetmesi üzerine sanığın tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdüğü, kadının salona kaçtığı ancak Ramazan Gökmen’in peşinden gittiği kaydedildi. İddianameye göre sanık, engelleme çabalarına rağmen kadının hayati bölgelerini hedef aldı. Kadının sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe aldığı, yüzüstü yere düştüğü aktarıldı. Savcılık, sanığın eylemine devam ederek eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladığını, Binnur Gökmen’in toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirtti. CİNAYET SONRASI KARDEŞİNİ ARADI: “HAKKINI HELAL ET, BİNNUR ÖLDÜ” İddianamede yer alan en çarpıcı detaylardan biri ise sanığın cinayetin ardından yaptığı telefon görüşmesi oldu. Buna göre Ramazan Gökmen, eşini öldürdükten sonra aynı bıçakla kendisini yaraladı ve kardeşi G.G.’yi arayarak, “Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum” dedi. Kardeşinin eve geldiğinde yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu belirtildi. SANIĞIN SAVUNMASI: “ALDATILDIĞIMI DÜŞÜNDÜM” İddianamede sanık Ramazan Gökmen’in ifadesine de yer verildi. Sanık, yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.’nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bunun evde problemlere yol açtığını ileri sürdü. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü söyleyen sanık, ev sahibinin ve çevredeki bazı kişilerin aile meseleleriyle ilgili konuşmalarını gerekçe göstererek şüphelerinin arttığını iddia etti. Sanık ayrıca yatak odasında mahalleden tanıdığı bir kişinin üzerinde gördüğünü söylediği eşofmanı gördüğünü öne sürerek, aldatılma şüphesinin büyüdüğünü belirtti. “BIÇAKLA BACAK BÖLGESİNE SAVURDUM” DEDİ, CİNAYETİ KABUL ETMEDİ Sanık ifadesinde olay günü sabah eşinin eve geldiğini, birlikte bir süre uyuduklarını, ardından kahvaltı sırasında düğün konusunun açıldığını söyledi. Tartışmanın büyüdüğünü belirten sanık, bıçak aldığını kabul etti ancak öldürme kastı olmadığını öne sürdü. Sanık, bıçağı “yaralamak maksadıyla” bacak bölgesine doğru savurduğunu, aralarında arbede yaşandığını, eşinin dizlerinin üzerine çöktüğünü ve sonrasında paniklediğini iddia etti. Sanık, eşini sırtından defalarca bıçaklamadığını, yalnızca bir darbenin temas etmiş olabileceğini öne sürdü. KIZININ İFADESİ İDDİANAMEDE: “BABAM ANNEME TEPSİYİ KAFASINA VURDU” İddianamede çiftin büyük kızları N.A.’nın ifadesi de yer aldı. N.A., kardeşlerinin yaşlarını paylaşarak annesiyle babası arasında sık sık babası kaynaklı tartışmalar yaşandığını söyledi. Babasının sürekli alkol kullandığını öne süren N.A., 24 Mayıs 2025 gecesi yaşanan bir olayı anlattı. N.A.’nın ifadesine göre babası eve alkollü geldi, annesinden yemek ısıtmasını istedi ve “Evde neden makarna var?” diyerek tepsiyi annesinin kafasına vurdu. N.A., seslere uyanıp ne olduğunu sorduklarında babasının kendisine de saldırdığını, annesinin sürekli şiddet gördüğünü, şikayetçi olmak istese de babasının kendilerine zarar vereceğinden korktuğunu ifade etti. SAVCILIK: “ÖNCEDEN KARAR VERDİ, EVE GELMESİNİ SAĞLAYARAK ÖLDÜRDÜ” Cumhuriyet savcısı, iddianamede sanığın olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak cinayeti tasarlayarak işlediğini vurguladı. Bu kapsamda Ramazan Gökmen hakkında “tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.