#Aile

- Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3 YAŞINDAKİ EZO İLE KUZU PIRIL'IN DOSTLUĞU YÜREKLERİ ISITTI Haber

3 YAŞINDAKİ EZO İLE KUZU PIRIL'IN DOSTLUĞU YÜREKLERİ ISITTI

Ailesi tarafından “Pırıl” adı verilen minik kuzuya biberonla süt içiren Ezo’nun sevgi dolu anları yürekleri ısıttı. Erzincan’da kırsal bir bölgede yaşayan Küçükkaya ailesinin ağılına yeni doğan bir kuzu, doğumun ardından annesi tarafından kabul edilmedi. Annesinin emzirmediği ve bakmayı reddettiği kuzu, ailenin küçük kızı Ezo’nun ilgi ve şefkatiyle yaşama tutundu. SABAHI PIRIL’LA BAŞLIYOR, GÜNÜ OYUNLA BİTİRİYOR Henüz 3 yaşında olmasına rağmen sergilediği içten merhametle dikkat çeken Ezo, her sabah uyanır uyanmaz babasının ağıldan kuzuyu getirmesini bekliyor. Kucağına aldığı “Pırıl”ı sevgiyle sararak biberonla sütle besleyen Ezo, gün boyunca onunla birlikte oyunlar oynuyor. Minik kız ile minik kuzu arasındaki bu bağ, aile bireylerini de duygulandırırken, köy halkının da takdirini topluyor. Ezo’nun kuzuya olan sevgisi ve sorumluluk duygusu, hayvan sevgisinin çocuk yaşta nasıl şekillendiğini ve toplumsal bir duyarlılığın nasıl filizlendiğini gösteriyor. "HAYVAN SEVGİSİ KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAR" Konuya ilişkin konuşan Ezo’nun babası Adem Küçükkaya, “Kuzumuz doğduktan sonra annesi maalesef onu reddetti. Aç kalmasın diye evde biberonla beslemeye başladık. Fakat Ezo ilk günden beri onu sahiplenip kendi kardeşi gibi ilgileniyor. Sabah uyanır uyanmaz ‘Pırıl nerede?’ diye soruyor. Onların bu dostluğu hepimize örnek oldu. Hayvan sevgisi küçük yaşta başlar, Ezo bunu bize gösterdi” dedi. SOSYAL MEDYADA DA GÜNDEM OLDU Ezo ile Pırıl’ın birlikte oynadığı ve beslenme anlarının yer aldığı görüntüler sosyal medyada da büyük ilgi gördü. On binlerce beğeni alan videolar altına çok sayıda kullanıcı, “İnsanlık henüz ölmemiş”, “Merhamet doğuştan gelir” ve “Bu sevgi dünyayı güzelleştirir” yorumları yaptı. Minik Ezo ile Pırıl’ın arkadaşlığı, Erzincan’ın soğuk kış günlerinde içleri ısıttı. Bir çocuğun sevgisiyle yeniden hayata tutunan bir canlının hikayesi, hayvanlara duyulması gereken merhametin ve sorumluluğun en masum örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı.

JAPON GELİN VE TÜRK DAMAT KONUKLARINI KİMONOYLA KARŞILADI Haber

JAPON GELİN VE TÜRK DAMAT KONUKLARINI KİMONOYLA KARŞILADI

Çift, konuklarını Japon kültürüne ait geleneksel kıyafetler olan kimonolarla karşılarken, düğün töreni Türk ve Japon kültürlerinin buluştuğu unutulmaz bir geceye dönüştü. TAYLAND'DA BAŞLAYAN AŞK, DENİZLİ'DE EVLİLİKLE TAÇLANDI Ressam Gürcan Ekici’nin oğlu Erkin Ekici ile Japonya’nın Shizuoka eyaletinde öğretmenlik ve organizatörlük yapan Tomomi Miyai, yaklaşık bir yıl önce Tayland’da tanıştı. Tanışmalarının ardından başlayan ilişkileri evlilik kararıyla sonuçlandı. Çift, kısa süre önce Japonya’da resmi nikâhlarını kıyarken, Türkiye’de de aile ve yakın çevreyle düğün eğlencesi düzenlemek istediklerini belirtti. KÜLTÜRLERİN BULUŞMASI GECESİNE DÖNÜŞTÜ Denizli’de gerçekleştirilen düğün töreni, iki farklı kültürün uyum içinde harmanlandığı anlara sahne oldu. Gelin Tomomi Miyai ve damat Erkin Ekici, Japonya’dan getirdikleri kimonoları giyerek konuklarını karşıladı. Gecede yöresel Türk oyunları oynandı, davetlilerle birlikte dans edildi, dev düğün pastası birlikte kesildi. GÜRCAN EKİCİ’DEN ZEYBEK SÜRPRİZİ Damadın babası, ressam Gürcan Ekici ve eşi Nihal Ekici’nin birlikte sahneye çıkarak sergilediği zeybek performansı uzun süre alkış aldı. Gürcan Ekici yaptığı açıklamada, "Çok mutluyum. Japonya'dan Çal’ımıza, Denizli’mize bir gelin getiriyoruz. Oğlum ve gelinim Tayland’da tanıştı. Bu tanışma sevgiye ve aşka dönüştü. Japonya refah seviyesi yüksek bir ülke, oğlum orada yaşamayı tercih etti." dedi. Ekici ayrıca, oğlunun Japonya’da mutlu olduğunu ve gelini Tomomi'nin Türk kültürüne olan ilgisinin de kendilerini mutlu ettiğini belirtti. "Türkiye'de dostlarımızla küçük ama anlamlı bir düğün yapmayı istedik. Kültürlerin iç içe geçtiği bu gece, hafızalarda özel bir yer bırakacak" ifadelerini kullandı. JAPONYA’DA DA DÜĞÜN YAPILACAK Damat Erkin Ekici de yaptığı açıklamada, "Japonya’da resmi nikâhımızı yaptık ancak ailemizle bu mutluluğu Denizli’de de paylaşmak istedik. Eşim Tomomi, ilk kez böyle bir Türk düğünü deneyimledi. Japonya’daki düğünler daha sade oluyor, ona kültürümüzü elimden geldiğince tanıttım, çok etkilendi" dedi. Çiftin, düğünden sonra iki hafta içinde Japonya’ya döneceği ve Hamamatsu şehrinde yaşamlarını sürdüreceği öğrenildi. Japonya’da ikinci düğünlerinin ise 2026 yılının Ağustos ayında yapılması planlanıyor.

YAŞARKEN OĞLUNA, ÖLÜNCE DE 3 KİŞİYE UMUT OLDU Haber

YAŞARKEN OĞLUNA, ÖLÜNCE DE 3 KİŞİYE UMUT OLDU

Balıkesir'de yaşarken oğluna böbreğini bağışlayan Embiye Yener, öldükten sonra da organ bağışı ile 3 kişiye daha umut oldu. Bursa'da gerçekleşen organ nakli, herkese örnek oldu. Balıkesir'de ikamet eden Embiye Yener, 69 yaşında vefat etti. Vefat ettikten sonra organları böbrek ve karaciğer bekleyen hastalara umut olan Yener'in, 2022 yılında ise bir böbreğini oğluna verdiği ortaya çıktı. Annesinin böbreği ile hayata tutunan oğlu Tahsin Yener, "Böbrek sıkıntısı sebebiyle hastaneye başvurduğumda illaki nakil ya da diyaliz dediler. Annemin dokuları bana birebir yüksek oranda uyduğu için Bursa'da başarılı bir nakil süreciyle sağlığıma kavuştum. Aradan 3 sene geçti. Annem hayatını kaybetti. Annemin hep bir hayali vardı. Benden kaynaklı olsa gerek, ‘Benim organlarımı bağışlayın' derdi. Bizde onun isteğini yerine getirerek, organ bağışında bulunduk. Veri tabanı girildiği gibi, 2 yetişkin ve 1 çocuk hastaya uyduğu söylendi. Onlara şifa oldu. Annem öldükten sonra da yine birilerinin hayatına devam etmesine vesile oldu" dedi. "Başına gelmeyen bilmez" Yaşadığı günleri duygu dolu gözlerle anlatan Tahsin Yener, "O günleri biz çok iyi biliyoruz. Organ naklinin ne kadar önemli olduğunu, gücümün yettiğince, tanıdığım tanımadığım herkese anlatmaya çalışıyorum. Bütün akrabalarımı, arkadaşlarımı ve tanıştığım herkese, organ bağışında bulunması konusunda bilgilendiriyorum. Çünkü başına gelmeyen bilmiyor. Gerçekten bunu yaşayan biliyor" diye konuştu. "Organ naklini gerçekleştiren doktor da duygulandı" Organları bağışladıktan sonra öğrendiği bir olayı anlatan Tahsin Yener, "Nakli yapacak olan doktor, bizim naklimizi yapan doktordu. 3 sene evvel annemin böbreğini alıp bana nakil ettiğini isminden hatırlamış, hatta biraz da duygulanmış. Hocam, sağ olsun, ameliyata başlamadan geri çıkarak, kendine gelmek istemiş. Oradaki doktorlara, ‘Nasıl bir kadındır ki, öldükten sonra da yine şifa oluyor' diye söylemiş. Bunlar önemli detaylar; küçük ama çok önem arz eden detaylar. Zaten ben de ilk fırsatta hocamızı gidip görmeyi düşünüyorum" dedi. "Oğluna ve 3 nakil bekleyen hastana umut oldu" İlk önce oğluna, daha sonra organ nakil bekleyen 3 kişiye umut olan Embiye Yener'in ameliyatlarını gerçekleştiren Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay ise, "Canlı verici olarak oğluna böbrek vermişti. Kendisi gayet sağlıklıydı. Oğlu da nakil böbreğiyle sağlığına kavuşmuştu. Elim bir kaza sonucu Embiye hanım hayatını kaybediyor. Daha önce aile arasında bu konu bilindiği için tereddüt etmeden ailesi de organ bağışında bulundu. Çoklu organ bağışı yaptılar. Tabi tek böbreğini zaten yaşıyorken vermişti, vefat ettikten sonra da ikinci böbreğini ve karaciğerini nakil bekleyen hastalara verdi" şeklinde konuştu. "Aile içerisinde organ bağışının konuşulması önemli" Bu nakilde en dikkat çeken konun aile içerisinde konuşulması olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Oktay, "Aile arasında bu konu daha önce konuşulmuş ve kişilerin bu konuda fikir ya da beyanı biliniyorsa, öldükten sonra organ bağışlamada hiç problem yaşanmıyor. Çünkü ülkemiz, canlı vericide dünyada en yüksek bağışı yapan ülke, ama ölüye gelince son derece düşük rakamlar var. Bunun temel sebebi de kültürel ya da inançlar değil, bunlar olsa canlıyken veremeyiz. Buradaki temel sebep, vefat eden kişinin yakınlarının vicdan olarak karar verememesidir. "Acaba sağlığında merhum veya merhume organ bağışına meyilliydi, yapar mıydı?" diye. Eğer bu daha evvel konuşulmuş olsa, bu örneğimizde olduğu gibi, kişi daha evvel böbreğini vermiş; tereddüt bile etmediler, hemen verdiler" dedi.

GÜLLÜ’NÜN KIZININ ARKADAŞI SULTAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN KIZININ ARKADAŞI SULTAN'IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Yalova’daki evinin terasından düşerek hayatını kaybeden sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, olay sırasında evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun mahkemede verdiği ifade ortaya çıktı. 26 Eylül tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelen olayda, ünlü sanatçı Güllü, kapalı terastaki pencereden düşerek yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanırken, olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti. “ANNE VE KIZ OYNUYORDU, BİR ANDA DÜŞTÜ” Mahkemede tanık sıfatıyla ifade veren Sultan Nur Ulu, olay günü Tuğyan Gülter ile birlikte Yalova’ya geldiklerini, yemek yedikten sonra film izlediklerini ve müzik eşliğinde eğlendiklerini anlattı. Ulu, dans ettikleri sırada Güllü’nün de odaya geldiğini, bir süre birlikte eğlendiklerini söyledi. Ulu ifadesinde, Güllü’nün camın bulunduğu tarafa yöneldiği sırada Tuğyan Gülter’in annesinin arkasından bacaklarına doğru sarılarak hafif yukarı çektiğini gördüğünü belirterek, “Bu hareketten hemen sonra Gül anne düştü. Düşüş anını gördüm” dedi. “KOŞ DİYE BAĞIRDI, AĞLAR GİBİ YAPTI” Olayın ardından Tuğyan Gülter’in “Koş” diye bağırarak ağlar gibi davrandığını ifade eden Ulu, kendisinin ise şok yaşadığı için tepki veremediğini söyledi. Daha sonra hastaneye götürüldüklerini ve aynı ambulansla sevk edildiklerini aktardı. “KORKTUĞUM İÇİN KİMSEYE ANLATAMADIM” Olay sonrası yaşadıklarını da anlatan Sultan Nur Ulu, Gülter ailesinin güçlü bir aile olduğunu düşündüğü için korktuğunu ve gördüklerini kimseye anlatamadığını söyledi. Ulu, “Bana ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi. Bu sözleri, annesinin itildiğini gördüğüm için söylediğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı. “OLAYDAN SONRA NEDENİNİ ANLATTI” Ulu, Tuğyan Gülter’in olaydan sonra annesiyle yaşadığı kırgınlıkları kendisine anlattığını, ancak daha önce böyle bir olaya ya da planlamaya hiç şahit olmadığını belirtti. “Tuğyan’ın annesini öldürmek için önceden bir plan yaptığını görmedim” diyen Ulu, yaşananların ardından büyük korku yaşadığını ifade etti. Güllü’nün ölümüyle ilgili adli soruşturma sürerken, mahkemeye yansıyan bu ifadelerin dosyada önemli bir yer tuttuğu öğrenildi.

BURSA'DA OKUL MÜDÜRÜ ÖĞRENCİYİ YERE SAVURDU Haber

BURSA'DA OKUL MÜDÜRÜ ÖĞRENCİYİ YERE SAVURDU

Olay, cuma günü Bursa'nın İnegöl'ün kırsal Yeniceköy Mahallesi'nde eğitim öğretime devam eden Ömer Osman Çağlayan Ortaokulu'nda meydana geldi. Okul Müdürü Mustafa Ç., sırada bekleyen Muhammed K. (11)'yı saldırarak darp etti. O anlar amatör kameraya yansıdı. Olayın ardından öğrenci, durumu ailesine bildirdi. Aile müdürden şikayetçi oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Olayı anlatan 11 yaşındaki öğrenci Muhammed Emin K., "O beni durduk yere dövdü. Kafa attı, fırlattı ‘Seni buraya gömerim, herkes burada ahlakını bilecek' dedi. Çocuğa el hareketi yaptım zannetti. Okula gitmeyeceğim. O beni dövecek ben kendimi savunamayacağım, sonra disiplin verecek tutanak tutacak ben gitmem okula" dedi. Baba Nihat Koca (49), "Cuma günü işten eve geldim. Hanım bana ‘Muhammed'i dövmüşler' dedi. Ben çocuklar arasında olmuş sandım. Sonra bana okul müdürü ‘Muhammed'i dövmüş' dediler. Öğretmendir kızmıştır dedim. Daha sonra bana video geldi. Videoya bakınca zaten aklım başımdan gitti. 11 yaşındaki çocuğumu kaldırmış vurmuş. Kafası taşa gelse ne olacak? Ben çocuğumu öğretmenlere emanet ediyorum. Öğretmen bunu yapsa sokaktaki vatandaş kim bilir neler yapar. 4 gündür ben çocuğu bırakıp işe gidemiyorum. Ağlıyor, beni dövecekler diye. Ben ne yapacağım çocuğumun psikolojisi bozuldu? Kime güveneceğiz, nereye gideceğiz? Ben bu işin peşini bırakmıyorum" dedi.

DÜĞÜNDEN 6 GÜN SONRA GELİNİN ALTINLARI ALIP KAÇTI İDDİASI Haber

DÜĞÜNDEN 6 GÜN SONRA GELİNİN ALTINLARI ALIP KAÇTI İDDİASI

Henüz resmi nikah kıyılmayan çiftin düğününe S.B.’nin ailesi katılmazken, olay sonrası gelinin altınları alması gibi ortaya çıkan detaylar genç adamı şaşkına çevirdi. Yaz aylarında Bodrum’da otelde çalışırken S.B. (29) ile tanışan Muhittin Çiçeklibağ (27), kısa sürede duygusal ilişkiye başladı. S.B.’nin hamile olduğunu söylemesi üzerine evlenme kararı alan çift, S.B.’nin Nisan ayında boşanmış olması nedeniyle yasal bekleme süresi dolmadığı için resmi nikah yapamadı. Ancak Adana’da dini nikah kıyıldı ve 29 Kasım’da düğün gerçekleştirildi. İddiaya göre, 4 Aralık’ta S.B., düğünde takılan altınların bir kısmını alarak, eşinin işte olduğu saatlerde kimseye haber vermeden evi terk etti. Eşiyle iletişim kuramayan Çiçeklibağ, S.B.’nin daha önce görüşmesini istemediği ailesine ulaşınca büyük bir şaşkınlık yaşadı. Görüştüğü aile üyeleri, S.B.’nin 10 yaşında bir çocuğu olduğunu söyledi. Ayrıca hamilelik iddiasının da doğru olmadığı anlaşıldı. "MANEVİ OLARAK KAYBIM ÇOK AĞIR" Yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı muhabirine anlatan Muhittin Çiçeklibağ, “Ben bu kişilerin bir çete olduğunu, düğünü bekleyip altınlarla kaçmak için plan yaptıklarını düşünüyorum. Düğünden sonra altınların bir kısmını alıp gitti. Maddi kaybım önemli değil, ama manevi olarak büyük yıkım yaşadım” dedi. "DETAYLICA KURULMUŞ BİR OYUN VAR" Çiçeklibağ, benzer olayların yaşanmaması için uyarıda bulunarak, “İnsanlar evleneceği kişiyi iyi araştırmalı. E-devlet üzerinden geçmişini mutlaka kontrol etsinler. Ben böyle bir durumla karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Bu planlı bir oyundu” ifadelerini kullandı. GELİN İDDİALARI REDDETTİ İHA’nın ulaştığı S.B. ise hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. S.B., “10 yaşında çocuğum olduğunu öğrendi ve bunu kaldıramayacağını söyledi. Düğünde takılan altınlar zaten sahteydi. Altın almadım” şeklinde konuştu.

MÜGE ANLI'YA ÇIKMIŞLARDI: SİBEL VE KIZI SERBEST BIRAKILDI Haber

MÜGE ANLI'YA ÇIKMIŞLARDI: SİBEL VE KIZI SERBEST BIRAKILDI

Antalya’da falezlerde hayatını kaybeden 44 yaşındaki Sami Kırkuşu’nun ölümüyle ilgili olarak gözaltına alınan sevgilisi S.Y. ve kızı, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ailenin "şüpheli ölüm" iddiasıyla televizyon programına başvurmasının ardından olay yeniden gündeme gelmişti. Olay, 27 Kasım sabahı Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Fener Mahallesi Eski Lara Caddesi üzerindeki falezlerde meydana geldi. Sabah erken saatlerde balık tutmak için bölgeye gelen vatandaşlar, 25 metre yükseklikteki falezlerin denizle birleştiği alanda hareketsiz şekilde yatan bir kişiyi fark etti. İhbar üzerine olay yerine polis, sağlık, itfaiye, sahil güvenlik ve deniz polisi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin halat yardımıyla indiği kayalık alanda bulunan kişinin, 44 yaşındaki Sami Kırkuşu olduğu tespit edildi. Yapılan kontrollerde Kırkuşu’nun yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaklaşık 2 saat süren operasyonla sedyeyle yukarı çıkarılan Kırkuşu’nun cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Olay yerinde toplanan aile yakınları ve kardeşinin “Ağabeyim ölmüş” diyerek gözyaşlarına boğulması, yürekleri sızlattı. 4 çocuk babası olan Sami Kırkuşu’nun ölümünü şüpheli bulan ailesi, bir televizyon programına başvurarak olayın araştırılmasını talep etti. AİLE, ÖLÜMÜN ŞÜPHELİ OLDUĞUNU İDDİA ETTİ Aile üyeleri, Sami Kırkuşu’nun olaydan önce sevgilisi S.Y. ile birlikte olduğunu ve ölümünün düşme sonucu değil, itilme sonucu gerçekleşmiş olabileceğini ileri sürdü. Kırkuşu’nun cep telefonunun sevgilisi S.Y.’de olduğunu da iddia ettiler. Programa telefonla bağlanan ve taksici olduğu belirtilen bir kişi ise S.Y.’nin kendisine “Sevgilim kendini falezlerden attı” dediğini, buna rağmen polis merkezine gitmek yerine kendi evine gittiğini söyledi. SEVGİLİSİ VE KIZI GÖZALTINA ALINDI, MAHKEME SERBEST BIRAKTI İddialar üzerine harekete geçen Antalya Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, S.Y. ve kızını dün sabah gözaltına aldı. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen S.Y. ve kızı, çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili adli soruşturma sürerken, alınan numunelerin laboratuvar incelemeleri ve cep telefonu kayıtlarının çözümü sonrası olayın netlik kazanması bekleniyor. Aile ise olayın peşini bırakmayacaklarını ve adaletin yerini bulmasını istediklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.