#Aile Mahkemesi

- Aile Mahkemesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Mahkemesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TRUMP'IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN ÖZMEN BABASINA SESLENDİ Haber

TRUMP'IN KIZI OLDUĞUNU İDDİA EDEN ÖZMEN BABASINA SESLENDİ

ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı olduğunu iddia eden Necla Özmen, daha önce Türkiye’de açtığı babalık davasının ardından bu kez Amerika Birleşik Devletleri’nde hukuki süreç başlattı. Ankara 27. Aile Mahkemesi’ne başvurarak Trump’a babalık davası açan Özmen’in başvurusu, iddiaların somut delillerle desteklenmediği gerekçesiyle reddedilmişti. Kararın ardından dosyayı istinaf mahkemesine taşıyan Özmen, şimdi de ABD’de yetkili mahkemeye avukat aracılığıyla başvuruda bulundu. Başvurunun kabul edilmesi halinde ABD’de babalık davası açılacağı öğrenildi. “AMERİKA’DA DAVANIN AÇILDIĞINI BİLİYORUM” Konuya ilişkin açıklama yapan Özmen, Türkiye’deki dava sürecinin ardından ABD’de de hukuki girişimde bulunduğunu söyledi. Özmen, Amerikan Aile Mahkemesi’ne ABD Büyükelçiliği aracılığıyla dilekçe gönderdiğini ve Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüğünü belirterek şunları söyledi: “Daha önce Trump’a Türkiye’de babalık davası açmıştım. O konuda olumsuz şeyler olabileceğini bildiğim için ABD elçiliği aracılığıyla Amerikan Aile Mahkemesi’ne dilekçe gönderdim. Amerika’daki Türk avukatlarla görüştüm, onlar da süreci takip ediyor. Henüz resmi bir açıklama gelmedi ama Amerika’da davanın açıldığını biliyorum.” “HAKLARIMIN GASBEDİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM” Özmen, yaşadığı süreçte mağdur edildiğini öne sürerek haklarını aradığını ifade etti. ABD devletinin de kendisine sahip çıkmasını istediğini belirten Özmen, “Haklarımın gasbedildiğini düşünüyorum. ABD devleti tarafından mağdur bırakıldım. Ben sadece haklarımı arıyorum ve babalık davasının bir an önce sonuçlanmasını talep ediyorum” dedi. TRUMP’A DİKKAT ÇEKEN MESAJ Açıklamalarında ABD Başkanı Donald Trump’a da seslenen Özmen, Trump’ın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmemesi gerektiğini savundu. Özmen, “Trump ABD’yi güçlü bir ülke yapmak istediğini söylüyor. Ama başka ülkelerin iç işlerine karışarak bu olmaz. Buradan babama sesleniyorum; başka ülkelerin iç işlerine karışmadan kendi ülkesini kalkındırmasını tercih ederim” ifadelerini kullandı. “DÜNYADAKİ SAVAŞLARIN BİTMESİNİ İSTİYORUM” Özmen, dünyadaki savaşların sona ermesi gerektiğini vurgulayarak şu çağrıda bulundu: “Buradan tüm dünyaya çağrı yapıyorum; savaşları bitirin. İnsanların canı yanmasın. Savaş hiçbir ülkeye fayda sağlamaz, sadece zarar verir.” YAPAY ZEKÂ FOTOĞRAFI HAKKINDA KONUŞTU Özmen, sosyal medyada paylaşılan ve yapay zekâ ile oluşturulduğu belirtilen Trump ile yan yana olduğu fotoğraf hakkında da konuştu. Fotoğrafı görünce duygulandığını söyleyen Özmen, “Bu resmi görünce hoşuma gitti. Gerçek gibi duruyor. Umarım gerçek olur ve kendisiyle bir gün görüşebilirim. Bir baba olarak bana da sahip çıkmasını isterim” dedi. “BİR BABA-KIZ SICAKLIĞI GÖRMEDİM” Hayatı boyunca baba sıcaklığı görmediğini ifade eden Özmen, sözlerini şöyle tamamladı: “Fotoğrafı görünce çok duygulandım. Gerçek baba-kız gibi gözüküyor. Uzun yıllardır çok sıkıntı çektim. Bir baba sıcaklığı, bir baba-kız ilişkisi hiç yaşamadım. Bu yüzden fotoğraf bana çok şey hissettirdi.”

ACİ AİLESİNİN ACISI BİTMEDİ: BU KEZ TORUN DAVASI Haber

ACİ AİLESİNİN ACISI BİTMEDİ: BU KEZ TORUN DAVASI

Eyüpsultan’da trafik kazasında hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin anne ve babasının, torun'larını göremedikleri iddiasıyla gelinlerine karşı açtıkları davada duruşma görüldü. Mahkeme, çocuk psikiyatristinin de yer alacağı yeni bir rapor alınmasına karar verdi. 1 Mart 2024’te meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin anne ve babası Özer Aci ile Pervin Aci, gelinleri Şükriye Aci’nin torunlarını kendilerine göstermediği iddiasıyla dava açtı. Dava, İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen ön inceleme duruşmasıyla devam etti. Duruşmaya davacı anne ve baba ile taraf avukatları katıldı. MAHKEMEDEN YENİ RAPOR KARARI Davacı avukatı, dava dilekçesini tekrar ederek tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep etti. Davalı taraf ise çocuk psikiyatristinin de bulunduğu bir heyetten yeni rapor alınmasını istedi. Mahkeme, dosyanın Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne gönderilmesine ve heyete bir çocuk psikiyatristinin de dahil edilmesine karar verdi. Tedbiren şahsi ilişki kurulması talebinin ise ek rapor sonrasında değerlendirilmesine hükmedilerek duruşma ertelendi. “BU SAATTEN SONRA ÇOCUK BENİ TANIYACAK MI?” Duruşma sonrası açıklama yapan Özer Aci, “Aradan 2 yıl geçti. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? Gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor. 29 yaşında bir evlat kaybettik. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz?” ifadelerini kullandı. Anne Pervin Aci ise “Ben çocuğumu istiyorum. Soyadımı taşıyan torunumu görmek benim hakkım değil mi?” dedi.

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ Haber

SEYYAR SATICININ 10 YILDIR SÜREN BOŞANMA MÜCADELESİ

Adana’da seyyar satıcılık yapan 56 yaşındaki Zeynettin Delen, 10 yıldır ayrı yaşadığı eşiyle resmen boşanabilmek için hukuk mücadelesi veriyor. Eşi mahkemede bir kez "boşanmıyorum" dediği için dava reddedilen Delen, yasal sürecin çıkmaza girmesinden yakındı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle avukatsız şekilde davasını sürdüren Delen, "Barışma ihtimalimiz yok, sadece yeni bir hayata başlamak istiyorum" diyerek yetkililerden boşanma desteği istedi. 30 YILLIK EVLİLİK, 10 YILLIK AYRILIK Zeynettin Delen, 1990’lı yıllarda tanıştığı M.D. (50) ile evlenerek hayatını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten 5 çocukları dünyaya geldi. Ancak 2016 yılında yaşanan geçimsizlik nedeniyle Delen, evini terk etti ve ayrı yaşamaya başladı. Bu süreçte çocuklarıyla da irtibatını kaybettiğini belirten Delen, "İki kızım evlendi, biri bile arayıp hakkını helal et demedi. 5 çocuğum var ama son 10 yılda hiçbirinden bayram tebriği bile almadım" dedi. “HAKİM ‘EŞİNİ İKNA ET’ DEDİ AMA MÜMKÜN DEĞİL” Zeynettin Delen, 2021 yılında boşanmak için mahkemeye başvurdu. Duruşmalara gelen eşi M.D. ise yalnızca bir kez "boşanmak istemiyorum" deyince mahkeme boşanmayı reddetti. O kararı hatırlatan Delen, şunları söyledi: "Hakim bana 'eşini ikna et' dedi. Ben de dedim ki 'Biz 10 yıldır aynı evde değiliz. Bu nasıl ikna olacak?' Bizim barışma ihtimalimiz yok. Bu kararlar hayatımı kilitliyor. Evlenemiyorum, özgür değilim. Bu dava sadece hukuk değil, insanlık meselesi." “100 BİN TL’LİK DAVA MASRAFINI NASIL VEREYİM?” Avukat tutamadığını ifade eden Delen, yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çekti. Seyyar satıcılık yaparak geçimini sağlayan Delen, "Benden boşanma davası için 100 bin lira istediler. Benim maaşım yok, miras yok, mal yok. Kadın nafaka da istemiyor. Sadece evliliğimizin resmen bitmesini istiyorum" diye konuştu. “BU ŞEKİLDE DAHA NE KADAR YAŞAYABİLİRİM?” Hayatını yalnız ve belirsizlik içinde sürdürdüğünü anlatan Delen, şunları kaydetti: "Ben artık bu durumdan kurtulmak, yeni bir hayat kurmak istiyorum. Belki yeniden evlenirim, belki başka bir şehirde yeni bir düzen kurarım. Ama böyle bir belirsizlik içinde yaşamak çok ağır. Milyonlarca insan boşanıyor, neden biz boşanamıyoruz? Mahkeme neden bu kadar ağır işliyor anlamıyorum." YENİ DURUŞMA 14 MAYIS’TA Zeynettin Delen’in davası, 2025 yılında yeniden açıldı ve Adana 12. Aile Mahkemesi tarafından görülmeye başlandı. 20 Ocak 2026 tarihinde yapılan son duruşmada da boşanma kararı çıkmadı. Mahkeme, yeni duruşmayı 14 Mayıs 2026 tarihine erteledi. SOSYAL HUKUK TALEBİ Maddi durumu yetersiz olan bireylerin avukat desteği almadan davalarda savunma yapmasının zorluklarına dikkat çeken uzmanlar, özellikle boşanma davalarında adli yardım mekanizmalarının daha aktif işletilmesi gerektiğine işaret ediyor.

BAKIRKÖY ADLİYESİ'NDE VELAYET KAVGASI: O ANLAR KAMERADA! Haber

BAKIRKÖY ADLİYESİ'NDE VELAYET KAVGASI: O ANLAR KAMERADA!

Ebubekir Baran’ın ağabeyi Mehmet Baran, eski eşinin yakınları olduğu öne sürülen kişiler tarafından yumruklu saldırıya uğradı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, 18 Eylül Perşembe günü saat 10.30 sıralarında yaşandı. 5. Aile Mahkemesi'nde görülen velayet duruşması sonrasında, taraflar adliye koridorunda karşılaştı. Tartışmanın büyümesiyle kavga çıktı. İddiaya göre, Sema Nur S.’nin yakınları Ş.S.T. ve S.A., Ebubekir Baran’ın ağabeyi Mehmet Baran’a saldırdı. Kavgayı güvenlik güçleri ayırdı. SALDIRI KAMERADA, TEHDİT İDDİASI Kavga anları güvenlik kamerasına yansıdı. Ebubekir Baran, kayınbiraderi Muhammed Can S.’nin kendisini “Sizin hepinizi öldüreceğim, kefenlerinizi hazırlayın” diyerek tehdit ettiğini öne sürdü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. EBUBEKİR BARAN: “AİLEMİ ADLİYEDE DARP ETTİLER” Baran, velayet mücadelesinin sürdüğünü, çocuğunun madde ticaretiyle bağlantılı bir ortamda yaşadığını iddia etti. Küçük dayının uyuşturucu ve silahlarla yakalandığını söyleyen Baran, çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep ettiğini aktardı. Mahkeme çıkışında ise iki kişi tarafından darp edildiklerini belirtti. “SALDIRGANLAR ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK KAÇTI” Baran, saldırının ardından adliye önünde Muhammed Can S.’nin kendilerini açıkça tehdit ettiğini, buna rağmen hala serbest dolaştığını ifade etti. Azmettirici olarak gösterdiği kişilerin yakalanmasını istedi. OLAYIN GEÇMİŞİ 10 Haziran’da, boşanma aşamasında olduğu Ebubekir Baran’ın evine giden Sema Nur S., iddiaya göre kendini vurarak hayatına son verdi. Ardından Baran kısa süreliğine gözaltına alınmış, çiftin çocuğu anneannesinin velayetine verilmişti. Baran, eşinin ailesinden tehditler aldığını ve şiddet gördüğünü ileri sürmüştü.

TÜRKİYE'DE DOĞDU AMA O ASLINDA YOK! Haber

TÜRKİYE'DE DOĞDU AMA O ASLINDA YOK!

Mert’in en büyük arzusu, kimliğine kavuşarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katılmak ve vatandaşlık haklarından tam anlamıyla yararlanabilmek. 1989'DA BAŞLAYAN BİR GÖÇ HİKÂYESİ Rasim Mert’in ailesi, 1989 yılında Bulgaristan’daki asimilasyon politikalarından kaçarak Türkiye’ye göç etti. Aile ilk olarak Bursa’ya yerleşti, 1990 yılında Rasim burada dünyaya geldi. Annesi ve babası kimliklerini ilerleyen yıllarda alırken, Rasim Mert soybağı tespit edilemediği için vatandaşlık hakkı kazanamadı. Çocukluk ve gençlik yıllarını Türkiye’de geçiren Rasim, okula doğum belgesiyle yazıldı ve eğitimini tamamladı. Ancak reşit olduktan sonra yaptığı kimlik başvuruları, gerekli belgelerin eksik olduğu gerekçesiyle reddedildi. "TÜRKİYE'DE DOĞDUM AMA YOK SAYILIYORUM" Rasim Mert, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı: "Annem ve babam Bulgaristan göçmeni. 1990'da ben Bursa’da doğdum. Onlar daha sonra kimlik aldı ama ben kimliğimi hâlâ alamadım. Defalarca başvurdum, elimde doğum belgesi, okul diplomam, resmi belgelerim var ama bir türlü sonuç alamadım. Türkiye'de doğdum, büyüdüm ama kimliksizim." "TEK İSTEĞİM KİMLİĞİMLE ASKER OLMAK" Rasim Mert’in en büyük hayali Türk ordusunda askerlik yapmak. Kimliğine kavuşmak için verdiği mücadelenin yalnızca yasal değil, aynı zamanda duygusal bir yönü olduğunu belirten Mert, şu ifadeleri kullandı: "Ben bu vatanı çok seviyorum. Asker olmak, bu ülkeye hizmet etmek istiyorum. Sağlık hizmeti alamıyorum, sigortalı bir işte çalışamıyorum. Vatandaşlık haklarından yararlanmak istiyorum." AVUKAT OKTAY: "BU DAVA EMSAL NİTELİĞİNDE" Rasim Mert’in avukatı Berivan Şevval Oktay, Aile Mahkemesi’nde açtıkları soybağı tespiti davasının Türk hukuk sisteminde nadir görülen bir örnek olduğunu belirtti. Oktay, sürece ilişkin şu bilgileri verdi: "Müvekkilimin vatandaşlık almasının önündeki tek engel, annesiyle olan soybağının resmi olarak tespit edilememesidir. Davayı kazandığımız takdirde annesi üzerine nüfus kaydı yapılacak ve ardından Türk vatandaşlığı için başvurumuzu gerçekleştireceğiz." Oktay, davanın sonucunun benzer durumda olan kişiler için hukuki emsal teşkil edeceğini de sözlerine ekledi. TEMEL HAKLARDAN YARARLANAMIYOR Kimliksiz yaşamak, Rasim Mert için sadece bir statü meselesi değil. Avukatı Oktay’ın aktardığına göre, Mert şu anda: Sağlık hizmetlerinden, Sigortalı iş imkânlarından, Eğitim sonrası resmi işlemlerden, Sosyal güvenlik haklarından yararlanamıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.