#Akademisyenler

- Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE BAŞARI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU Haber

EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE BAŞARI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

Ege Üniversitesi Senatosu’nda gerçekleştirilen toplantıda, akademik başarı gösteren isimler ve birimler ödüllendirildi. AKADEMİK YÜKSELME BELGELERİ TAKDİM EDİLDİ Rektör Musa Alcı başkanlığında yapılan toplantıda, yeni unvan almaya hak kazanan akademisyenlere Akademik Yükselme Belgeleri verildi. Ayrıca 2025 yılı Akademik Teşvik Ödeneği kapsamında en yüksek performansı gösteren akademisyenlere başarı belgeleri sunuldu. AKREDİTASYON VE YETERLİLİK BELGELERİ VERİLDİ Toplantıda: Tıbbi Onkoloji Anabilim Dalı’na Uzmanlık Eğitimi Yeterlilik Sertifikası İletişim Fakültesi Reklamcılık ile Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümlerine akreditasyon belgeleri takdim edildi. ENGELSİZ ÜNİVERSİTE VURGUSU Rektör Alcı, 2025 YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında elde edilen başarıları da senato üyeleriyle paylaştı. "Engelsiz Ege vizyonuyla yürütülen çalışmaların karşılığını alıyoruz" ifadelerini kullanan Alcı, ödül alan birimleri tebrik etti. BAŞARILI AKADEMİSYENLER ÖDÜLLENDİRİLDİ Akademik teşvik kapsamında farklı alanlarda öne çıkan çok sayıda akademisyen belge almaya hak kazandı. Fen, sosyal bilimler ve sağlık alanlarında dereceye giren akademisyenlerin ödülleri takdim edildi. ENGELSİZ BİRİMLERE BAYRAK ÖDÜLÜ Toplantıda ayrıca: Yeşil Bayrak ödülü alan fakülteler Mavi Bayrak ödülü kazanan birimler de duyurularak yöneticiler başarılarından dolayı kutlandı. Ege Üniversitesi’nin akademik üretkenlik ve erişilebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkmaya devam ettiği vurgulandı.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA TARİHİNİ MASAYA YATIRDI Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ BURSA TARİHİNİ MASAYA YATIRDI

Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Bursa’nın köklü tarihini bilimsel perspektifle ele aldı. YIL ETKİNLİKLERİ KAPSAMINDAOsman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi Etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen sempozyum, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde yoğun katılımla tamamlandı. İki gün süren etkinlikte 28 akademisyen, kentin fetihten Cumhuriyet’e uzanan tarihsel dönüşümünü çok yönlü olarak değerlendirdi. AKADEMİK BULUŞMA Toplam altı oturumda gerçekleştirilen sempozyumda; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi farklı disiplinlerden sunumlar yapıldı. Bursa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik değişimi bilimsel veriler ışığında ele alınırken, kentin “yedi yüzü” farklı temalar üzerinden incelendi. BİLDİRİLER KİTAPLAŞTIRILACAK Sempozyum sonunda yapılan değerlendirme oturumunda, sunulan bildirilerin derlenerek kitap haline getirileceği açıklandı. Ege Üniversitesi’nden Gürer Gülsevin başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, Bursa Uludağ Üniversitesi’nden akademisyenler sempozyuma ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. “BURSA’NIN DÖNÜŞÜMÜNE IŞIK TUTTUK” Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, sempozyumda Bursa’nın mimariden şehirleşmeye, dini yapıdan toplumsal yaşama kadar pek çok alanda geçirdiği büyük dönüşümün ele alındığını belirtti. “SEMPOZYUM MARKA HALİNE GELDİ” Hatice Şahin ise etkinliğin her yıl gelişerek devam ettiğini vurgulayarak, farklı disiplinlerden katkıların sempozyumu daha zengin hale getirdiğini ifade etti. “AMACINA ULAŞTI” Gürer Gülsevin, Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen akademisyenlerin katkılarıyla sempozyumun hedeflerine ulaştığını belirtti. “BİLGİ BİRİKİMİ BURSA’YA KAZANDIRILDI” Sezai Sevim de sempozyumda ortaya konulan akademik birikimin Bursa’nın geleceğine ışık tutacağını ifade etti.

BURSA'NIN FETHİNE ULUSLARARASI BAKIŞ Haber

BURSA'NIN FETHİNE ULUSLARARASI BAKIŞ

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’nda, yerli ve yabancı akademisyenler tarafından 14. yüzyıl Bursa’sı tarihi, kültürel ve siyasal boyutlarıyla ele alınıyor. Osmanlı Devleti’nin ilk başkenti olan ve erken dönem Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerine ev sahipliği yapan payitaht Bursa’nın fethinin 700. yılı, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yıl boyunca çeşitli etkinliklerle 17 ilçede kutlanıyor. Etkinlikler kapsamında Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), Türk Tarih Kurumu (TTK) ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde ‘Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu’ düzenleniyor. Bursa’nın fethinin yıl dönümünün kutlandığı 6 Nisan haftası öncesinde gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye, Hollanda, Sırbistan, İngiltere, İtalya ve Amerika’dan alanında yetkin 48 akademisyen ve araştırmacı bir araya geliyor. 3-5 Nisan tarihleri arasında düzenlenen programda, toplamda 13 oturum yapılarak 40 bildiri sunulacak. İlk dört oturum, Osmanlı tarihine önemli katkılar sunmuş değerli bilim insanları Halil İnalcık, Robert Ousterhout, Yusuf Oğuzoğlu ve yakın zamanda vefat eden İlber Ortaylı anısına gerçekleştiriliyor. Yıldırım Bayezid Salonu’ndaki açılış töreninde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, sempozyumla köklü bir medeniyetin doğuşuna tanıklık eden Bursa’nın 700 yıllık hafızasını anlamayı, anlatmayı ve geleceğe taşımayı amaçladıklarını söyledi. Bursa’nın tarih boyunca ticaretin, kültürün ve medeniyetin kesişim noktalarından biri olduğunu hatırlatan Mehmet Yıldız, güçlü mirası bilimsel, kültürel ve sanatsal çalışmalarla yeniden yorumladıklarını ifade etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yıl boyunca çok yönlü ve kapsamlı bir etkinlik programı yürüttüğünü hatırlatan Yıldız, "Yürüttüğümüz projelerle, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Sempozyum da çalışmaların en önemli ve en güçlü ayaklarından biridir. Bilimsel üretimin ve akademik paylaşımın bu tür buluşmalarla güçlenmesinin, kent hafızasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı hepimize kutlu olsun. Köklerimizden aldığımız güçle, ortak akılla ve dayanışmayla geleceğe birlikte yürüyoruz" dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi ise, Bursa’nın yaklaşık 8500 yıllık bir tarihi birikimi barındırdığını dile getirdi. Birçok farklı topluma ve kültüre ev sahipliği yapan şehre en fazla 700 yıllık Türk varlığının damga vurduğunu anlatan Çiftçi, 1326 yılında Orhan Bey tarafından fethedilen Bursa’nın kısa sürede büyüyüp önemli bir kültür ve ticaret merkezi haline geldiğini aktardı. Danışma Kurulu adına konuşan Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar da Bursa’nın Osmanlı için çok önemli bir kent ve mihenk taşı olduğunu belirtti. Osmanlı’nın ilk payitahtı olan Bursa’nın 700 yıllık tarihi birikiminin sempozyumda konuşulacağını anlatan Yaşayanlar, katkı sunan herkese teşekkür etti. Program konuşmaların ardından açılış oturumuyla devam etti. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Cafer Çiftçi’nin üstlendiği bölümde Prof. Dr. Mehmet Öz, Prof. Dr. Murat Keçiş, Doç. Dr. Hasan Yılmazyaşar ve Prof. Vedat Turğut tarafından Bursa’nın fethi tarihi bakış açılarıyla değerlendirildi. Bizans İmparatorluğu, haçlı seferleri, Osmanlı beyliğinin ortaya çıkış süreci, Moğol istilası ve Orta Doğu hakkında da bilgi veren akademisyenler, Osmanlı’nın bölgedeki gelişimini ve kalıcı olmasını sağlayan etkenleri anlattı.

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ Haber

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi. "Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz" Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu. Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti. "Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır" İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi. Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU ÖDÜL TÖRENİ İLE TAMAMLANDI Haber

RIFAT ILGAZ SEMPOZYUMU ÖDÜL TÖRENİ İLE TAMAMLANDI

Nilüfer Belediyesi’nin 2025 Yılın Yazarı olarak belirlediği usta edebiyatçı anısına düzenlenen etkinlikler, iki gün süren "Çocukluktan Sınıfa, Sınıf’tan Hayata Rıfat Ilgaz Sempozyumu" ve ardından gerçekleştirilen Yılın Yazarı Öykü Ödülü Töreni ile tamamlandı. Nilüfer Belediyesi’nin 2013 yılından bu yana sürdürdüğü Yılın Yazarı projesi kapsamında yıl boyunca kentin farklı noktalarında düzenlenen söyleşiler, fabrika okumaları, atölyeler ve yazar buluşmalarıyla Rıfat Ilgaz’ın eserleri her yaştan okurla buluştu. Etkinliklerin finali ise Nâzım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirilen sempozyum ve ödül töreniyle yapıldı. Rıfat Ilgaz çok yönlü kimliğiyle ele alındı İki gün süren sempozyum boyunca akademisyenler ve yazarlar, Ilgaz’ın edebiyatını farklı yönleriyle değerlendirdi. Sempozyumun ikinci günü, "Oluşturuculuğunun İzinde" başlıklı söyleşiyle başladı; ardından beş ayrı oturumda şu başlıklar ele alındı: "Bir Çocuk Gibi Düşünmek: Rıfat Ilgaz’ın Edebiyatında Saflık ve Mizah", "Yoklama Defterinde Görülmeyen Şair Rıfat Ilgaz", "Yaşamın Gerçekliğinden Romanın Gerçekliğine", "40’lı Yılların Mizahı ve Rıfat Ilgaz" ve "Bir Çınarın Gölgesinde: Rıfat Ilgaz’ı Hatırlamak". "Ne de olsa o bir öğretmendi" Sempozyumun kapanış konuşmasını ise yazar Feyza Hepçilingirler yaptı. Ilgaz’ın şair, romancı, öykücü, gazeteci, mizah yazarı ve çocuk kitapları yazarı gibi pek çok kimliği bir arada taşıdığını belirten Hepçilingirler, Ilgaz’ın öğretmenlikten hiç kopmadığını vurguladı. Hepçilingirler, "Yaşamının son dönemlerinde de çocuk kitaplarına ağırlık verdi. Çünkü yeni kuşakların yetişmesinde sorumluluğu olduğuna inanıyordu. Ne de olsa o bir öğretmendi" diyerek konuşmasını Usta Kalem’in "Okutmak Üzerine" adlı şiiriyle tamamladı. Öykü ödülü sahiplerini buldu Sempozyumun ardından düzenlenen Yılın Yazarı Öykü Ödülü Töreni’nde Seçici Kurul adına konuşan Figen Şakacı da, yıl boyunca gerçekleştirilen etkinliklere ve ödül sürecine katkı sunan herkese teşekkür etti. Bu yıl ödüle 131 yazarın 262 öyküyle başvurduğunu belirten Şakacı, Seçici Kurul’da yer alan Burcu Aktaş, Turgay Fişekçi, Nalan Karagöz ve Nahit Kayabaşı’na emekleri için teşekkür etti. Jüri üyelerine plaketleri Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin tarafından takdim edildi. Büyük ödül Adalet Temürtürkan’a "Bilmediğim Dağların Ardındaki Bahçe" adlı öyküsüyle Rıfat Ilgaz Öykü Ödülü’nün sahibi olan Adalet Temürtürkan, ödülünü Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in elinden aldı. Mansiyon ödülleri ise Derya Atsan, Tuğba Yalçın, Yakup Cemel, Anıl Çetinel Örselli ve Özlem Oral Gürdal’a verildi. Öyküleri hazırlanacak kitapta yayımlanmaya değer bulunan İnci Gürbüzatik, Gülnar Kandeyer, Ali Çağlar Kale, Nihal Aksoy, Mürşide Göven, Zeliha Tamer Uçar, Berk Kaya, Emin Mete Öztürk, Handan Saatçıoğlu Gürses, Gencay Çubuk, R. Nur Aktaş Engin, Hakan Akar, Ebru Nisa Gürbüz ve Güner Arslan da ödüllendirildi. Ödüller, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun tarafından takdim edildi. Rıfat Ilgaz Yılın Yazarı etkinlikleri; yıl boyunca katkı sunan tüm paydaşların ortak emeğini simgeleyen Yılın Yazarı Aile Fotoğrafı ile noktalandı.

BURSA'DA 'ANNE-BABA OKULU' BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR Haber

BURSA'DA 'ANNE-BABA OKULU' BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

Bursa'da Arena Okulları Beşevler Kampüsü’nde düzenlenen özel buluşmada, ebeveynler Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe’nin sunumuyla aile içi roller ve okul-aile ilişkisinin dinamiklerini yeniden keşfetme fırsatı buldu. Değişen dünya düzeninde ebeveynlere rehberlik etmek ve bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağlamak hedefiyle başlatılan 'Anne Baba Okulu', velilerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Ebeveynler, çocuk yetiştirme süreçlerinde karşılaştıkları zorluklara akademik ve bilimsel bir pencereden bakma şansı yakaladı. Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, kurum olarak öğrencilerin akademik başarısının yanında, ailenin bütüncül gelişimine de odaklandıklarını vurguladı. Bursa Uludağ Üniversitesi ile yapılan iş birliğinin ikinci yılında daha tecrübeli olduklarını belirten Arslan, şehir dışından katılan yeni eğitmenler ve eklenen yeni konu başlıklarıyla programı güçlendirdiklerini ifade etti. Eğitimin evde başladığına dikkat çeken Celal Arslan "Projedeki temel felsefemiz; 'evi değiştirmekti'. İnanıyoruz ki evdeki ortamı dönüştürebilirsek, çocuklarımız hayata daha iyi adapte olur, başarıları artar ve topluma daha hızlı kazandırılırlar. Çünkü eğitim, değişimdir. Geçtiğimiz yılki çalışmaların aileler üzerindeki olumlu yansımalarını ve somut sonuçlarını memnuniyetle gözlemledik. Gelecekte de eğitmen kadromuzla birlikte çok daha kapsamlı projelere imza atacağız." ifadelerini kullandı. Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe, "Aile, Okul ve Eğitim İlişkileri: Roller ve Beklentiler - Özbakım Becerileri" başlıklı sunumda, şu cümleleri kullandı; "Özellikle pandemi sonrası dönemde velilerin eğitimdeki konumunun 'dolaylı katılımcı' olmaktan çıkıp 'doğrudan katılımcı' statüsüne evrildi. Velilerin bu yeni ve aktif role uyum sağlayabilmeleri için belirli pedagojik yeterliliklere ve öğretim stratejilerine hakim olmaları bir gereklilik doğurmuştur. Günümüzde zorunlu hale gelen bu yetkinlik açığını kapatmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Programımızla ebeveyn-çocuk iletişimi ve okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi gibi temel konularda velilerimize rehberlik ediyoruz." Arena Eğitim Kurumları’nın sosyal sorumluluk bilinciyle hayata geçirdiği ve sadece kendi velilerine değil, katılmak isteyen tüm ebeveynlere kapılarını açtığı "Anne Baba Okulu", 10 hafta boyunca kesintisiz devam edecek. Alanında uzman akademisyenler ve profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilen eğitim serisinde; dijital çağda ebeveynlik, akran ve siber zorbalıkla mücadele, güvenli bağlanma, sağlıklı beslenme ve etkili iletişim gibi günümüz aile yapısını yakından ilgilendiren kritik başlıklar ele alınıyor. Ebeveynlere, çocuklarının akademik ve sosyal-duygusal gelişimlerini destekleyecek pratik çözüm önerilerinin sunulduğu program, her hafta yeni konularla düzenlenmeye devam ediyor.

BUCA BELEDİYESİ’NDEN ÖRNEK HAREKET Haber

BUCA BELEDİYESİ’NDEN ÖRNEK HAREKET

Buca Belediyesi, vatandaş odaklı hizmet anlayışını güçlendirmek amacıyla personeline yönelik “Zihin Yetersizliği ve Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireyler” başlıklı farkındalık eğitimi düzenledi. EĞİTİMDE AKADEMİSYENLER VE UZMANLAR BULUŞTU İzmir Demokrasi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyeleri Dr. Özge Ünlü ve Doç. Dr. Emre Ünlü’nün konuşmacı olarak katıldığı eğitim, Otizm Konfederasyonu iş birliğiyle gerçekleştirildi. BAŞKAN GÖRKEM DUMAN: “HER BİREYE EŞİT VE DUYARLI HİZMET SUNMAYA KARARLIYIZ” Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Otizmli bireylerin duyusal hassasiyetleri ve iletişim farklılıkları konusunda personelimizin bilinçlenmesini istiyoruz. Belediye hizmetlerinin 'Otizme Duyarlı' bir bakış açısıyla sunulmasını hedefliyoruz.” “OTİZM GÖRÜLME SIKLIĞI HIZLA ARTIYOR” Eğitimde konuşan Dr. Özge Ünlü, otizmin görülme sıklığının yıllar içinde dramatik şekilde arttığına dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı: “1985’te her 2.500 bebekten 1’inde otizm görülürken, 2022 itibarıyla bu oran her 31 bebekten 1’ine ulaştı. Üstelik otizm, etnik köken, sosyoekonomik durum ya da eğitim seviyesi fark etmeksizin tüm gruplarda görülebiliyor.” DOÇ. DR. EMRE ÜNLÜ: “BUCA BELEDİYESİ’NİN EĞİTİM ADIMI TAKDİRE ŞAYAN” Akademisyen Doç. Dr. Emre Ünlü, belediyenin bu konudaki duyarlılığını ve çalışanlarına eğitim vermesini "çok değerli" olarak nitelendirdi. OTİZMLİ ANNE DİLEK MENAY’DAN TOPLUMA ÇAĞRI Buca Otizm Dayanışma Derneği üyesi ve otizmli birey annesi Dilek Menay, toplumda otizm konusunda farkındalığın artması gerektiğini vurguladı. Menay, dernek olarak bu konuda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

DİŞ HEKİMİ ADAYLARININ BEYAZ ÖNLÜK HEYECANI Haber

DİŞ HEKİMİ ADAYLARININ BEYAZ ÖNLÜK HEYECANI

Diş Hekimleri Günü Kutlaması ve fakülteye yeni başlayan öğrencilerin mesleğe ilk adımlarını simgeleyen beyaz önlük giyme törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Fakülte Dekanları, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, akademisyenler, iş insanları, veliler ve öğrenciler katıldı. Törenin açılışında konuşunda Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Diş Hekimleri Günü ve Beyaz Önlük Töreni'ni bir arada kutlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek fakültenin çok iyi bir başlangıç yaptığını aktardı. BUÜ'nün en genç fakültesi olan Diş Hekimliğinden beklentisinin yüksek olduğunu belirten Rektör Yılmaz, hocaların yapacağı yayın ve projelerle üniversitenin akademik ortalamasına ciddi katkılar sağlayacağını dile getirdi. Fakültenin kurulmasında emeği geçen Kurucu Dekan Prof. Dr. Halil Sağlam ve başlangıç kadrosunun şekillenmesinde büyük payı olan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu'na da teşekkür eden Yılmaz; "Burada bir kişiyi anmadan geçemeyeceğim. O da tüm ekonomik dalgalanmalara rağmen, söz verdiği nitelikte ve sürede binayı tamamlayıp bizlere teslim eden İbrahim Gülmez Beyefendidir. Üniversite ve fakülte olarak kendisine minnettarız" dedi. Son olarak velilere seslenen Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, öğrencileri donanımlı ve memleket sevgisiyle dolu bireyler olarak ülkeye kazandırma gayreti içinde olduklarını vurguladı. Dekan Prof. Dr. A. Alper Pampu ise fakültenin 2019’daki kuruluş sürecini ve kurucu dekan Prof. Dr. Halil Sağlam'ın liderliğini anarak, 2020-2021 döneminde ilk kez öğrenci kabul etmeye başladıklarını hatırlattı. Klinik eğitimler için Bursa Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ile imzalanan afiliasyon protokolünün önemine değinen Prof. Dr. Alper Pampu, Bursa'nın önemli iş insanlarından İbrahim Gülmez’in bağışlarıyla inşa edilen yeni fakülte binasının tamamlandığını ve kısa süre içinde tam donanımlı iç teçhizatla hizmete açılacağını müjdeledi. Fakültede uygulanan entegre eğitim modelinin temel bilimlerden uygulamalı laboratuvarlara ve robot hastalarla yapılan çalışmalara dayanan modern ve güçlü bir sistem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alper Pampu, öğrencileri dürüst, etik değerlere bağlı ve mesleki olarak yetkin diş hekimleri olarak yetiştirmeye devam edeceklerini ifade etti. Program kapsamında bağışçılar ve törenin gerçekleşmesine katkıda bulunanlara teşekkür belgeleri ile plaketleri takdim edildi. Öğr. Üyesi Doç. Dr. Ezgi Doğanay Yıldız’ın, "Beyaz Önlüğün Anlamı" başlıklı konuşmasının ardından önlük giyen 63 öğrenci, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Yusuf Nuri Kaba’nın rehberliğinde "Beyaz Önlük Andı"nı okuyarak mesleğe ilk adımlarını attı. Etkinlikte Uludağ Diş Hekimleri Müzik Topluluğu da mini bir konser verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.