#Akıl Sağlığı

- Akıl Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıl Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ KATLEDEN ZANLI: KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM! Haber

İZMİR'DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ KATLEDEN ZANLI: KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM!

İzmir'in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer'in (52), aracına müşteri olarak binen Doğuş Meşe (24) tarafından silahla öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. "Kasten öldürme", "gece vakti silahla yağma" ve "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından yargılanan tutuklu sanık Meşe, ❝Köpekler gibi pişmanım. Ne ceza verirseniz razıyım. Keşke ben ölseydim rahmetlinin yerine.❞ dedi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Ocak'a erteledi. Olay, 9 Mart gecesi Konak ilçesinde meydana geldi. İddianameye yansıyan bilgilere göre, saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi'nde Örer'in kullandığı taksiye binen Meşe, yaklaşık bir ay önce ayrıldığı iş yerine giderek valizlerini almak istediğini söyledi. Taksi, saat 22.20 sıralarında Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak'a ulaştı. Araçtan inen Meşe, Örer'e yolculuk ücretinin ne kadar tutacağını sordu. Örer'in yaklaşık 700 lira tutacağını söylemesinin ardından taraflar arasında herhangi bir tartışma yaşanmadığı, Meşe'nin yanında bulunan tabancayı çıkararak açık camdan taksi şoförünün başına bir el ateş ettiği belirtildi. Örer'in bilincini kaybetmesinin ardından araçtan çıkarılarak yola bırakıldığı, Meşe'nin ise taksinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştığı kaydedildi. TAKSİYLE BİR KADINI YANINA ÇAĞIRDIĞI BELİRTİLDİ Dosyada yer alan bilgilere göre Meşe, olaydan yaklaşık 5 dakika sonra F.A. isimli kadını telefonla arayarak yanına çağırdı. Meşe'nin kullandığı taksinin babasına ait olduğunu söylediği, F.A'yı aracına aldıktan sonra kendisine sentetik ecza verdiği öne sürüldü. İkilinin daha sonra farklı adreslere giderek metamfetamin ve esrar satın aldığı, Örer'in kan izlerinin bulunduğu takside yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu madde kullandıkları iddia edildi. Meşe'nin F.A'yı bıraktıktan sonra saat 23.30 sıralarında ablası ve annesiyle telefonla görüştüğü ve ❝Taksiciyi vurdum, moralim bozuk.❞ diyerek olayı anlattığı da dosyaya yansıdı. ARAÇ TAKİP SİSTEMİNDEN TAKSİNİN KONUMUNU BULDU Örer'in gece saat 02.00 olmasına rağmen eve dönmemesi üzerine endişelenen ailesi, takside bulunan araç takip sistemi üzerinden otomobilin konumunu kontrol etti. Aracı kullanan kişinin eşkalinin Örer'e benzemediğinin fark edilmesi üzerine durum polise bildirildi. İhbarın ardından çalışma başlatan ekipler, güvenlik kamerası görüntülerini geriye dönük inceleyerek olayın meydana geldiği noktayı belirledi. Polis ekipleri, taksiyle evine gittiği belirtilen Meşe'yi düzenlenen operasyonla yakaladı. SANIK İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI Meşe hakkında olayın ardından "kasten öldürme", "gece vakti silahla yağma" ve ruhsatsız silah nedeniyle "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından dava açıldı. Davanın ikinci duruşması İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanık Meşe duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, Örer'in eşi Ayşe Örer, taraf avukatları ve taksici esnafı da duruşma salonunda hazır bulundu. TANIK F.A. O GECE YAŞANANLARI ANLATTI Duruşmada dinlenen tanık F.A, Meşe'yi mahalleden tanıdığını belirterek sanığın kendisini telefonla arayıp yanına çağırdığını söyledi. Madde bağımlısı olduğunu ve daha önce Meşe ile sentetik ecza kullandığını anlatan F.A, şunları söyledi: ❝Beni aradı, 'Çalışıyorum, para aldım, gel takılalım.' dedi. Ben maddeye bağımlıyım. Doğuş'la birlikte sentetik ecza kullanmıştık. Doğuş'a 'Gel beni al.' dedim. Taksiyle geldi. 'Taksiyi kimden kaçırdın?' dedim. O da bana 'Babamın taksisini kaçırdım.' dedi. Arabayı düzgün kullanamıyordu. Sentetik ecza alıp içelim dedi. 25 tane sentetik ecza içtiğini söyledi. Bin 200 lira civarında para verip uyuşturucu aldı.❞ F.A, Meşe'nin kendisine bir kişiyi öldürdüğünü söylediğini de öne sürdü. Tanık, ❝Bana 'Birini öldürdüm, Çankaya'da caddeye attım. Başımda bela var.' dedi. İnanmadım. Telefonla birini aradı ve silah çıkardı. Telefonla konuştuğu kişiye bununla vurduğunu söyledi. O kişi de taksi plakasını sökmesini söyledi.❞ ifadelerini kullandı. Yaşananların ardından korktuğunu belirten F.A, eve gitmek istediğini ve Meşe'nin kendisine 500 lira verdiğini söyledi. ❝KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM❞ Tanık beyanının ardından savunması alınan Meşe ise önceki duruşmada olayın etkisi nedeniyle kendisini yeterince ifade edemediğini söyledi. Meşe, ❝Bir önceki duruşmada olayın şokundan kendimi ifade edemedim. Köpekler gibi pişmanım. Ben böyle birisi değilim. Ne ceza verirseniz razıyım. Keşke ben ölseydim rahmetlinin yerine.❞ dedi. Tanık F.A'nın bazı ifadelerini kabul etmeyen Meşe, kimseyle görüşerek olay hakkında konuşmadığını savundu. Meşe, ❝Tanık F.A'nın söyledikleri doğru değildir. Ben kimseyle görüşmedim, olayı anlatmadım. Kimse bana plaka sök demedi. Kimseden akıl almadım.❞ ifadelerini kullandı. ÖRER'İN EŞİ: ❝CANIM ÇOK YANIYOR❞ Duruşmanın ardından adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Örer'in eşi Ayşe Örer, dosyadaki kamera kayıtlarını izlediğini belirterek kayıtların mahkeme tarafından yeniden incelenmesini istedi. Örer, ❝Ben bütün kamera kayıtlarını içim yana yana, ciğerim söküle söküle izledim. Şu an konuştuğunda çok farklı şeyler söylüyor. Bu kameraların tekrar izlenmesini istiyorum. Bu adamın telefonu neden bu zamana kadar açılmadı? Eşim öleli 7 ay oldu.❞ diye konuştu. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini ifade eden Örer, şöyle devam etti: ❝Ben hiçbir şekilde hakkımı helal etmiyorum. İnşallah oradan çıkamayacak ve ağırlaştırılmış müebbet cezasını alacak. Bu ceza sadece içimi bir nebze serinletecek ama dışarıda kalırsa daha kötü olacak. Canım çok yanıyor. Ben bu kadının konuşmalarını hazmedemiyorum.❞ TAKSİCİ ESNAFI DA DURUŞMAYI TAKİP ETTİ İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Özkan da duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, yargılamanın bu celsede sonuçlanmasını beklediklerini söyledi. Taksi içerisindeki kamera görüntülerinin olayın aydınlatılması açısından önemli olduğunu belirten Özkan, ❝Bugün kararın verileceğini bekliyorduk. Her şey, taksi içerisindeki kameralardan net bir şekilde görünüyordu. Kamuoyunun vicdanının rahatlaması için de beklentimiz, bugün ağırlaştırılmış müebbet kararı verilmesi yönündeydi. Gönül isterdi ki bu konu bu kadar uzamasın.❞ dedi. Özkan, benzer olayların önlenmesine yönelik caydırıcı bir karar beklentisinde olduklarını ifade etti. SANIK HAKKINDA AKIL SAĞLIĞI RAPORU BEKLENİYOR Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, Meşe'nin tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca sanığın akıl sağlığına ilişkin hazırlanacak raporun beklenmesine hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 21 Ocak'a ertelendi.

CİNAYET SANIĞINDAN ŞOK SAVUNMA: “MESİH VE MEHDİ BENİM” Haber

CİNAYET SANIĞINDAN ŞOK SAVUNMA: “MESİH VE MEHDİ BENİM”

Kocaeli’de eski eşini öldürdüğü, oğlunu ise yaraladığı gerekçesiyle yargılanan sanığın duruşmadaki savunması dikkat çekti. Sanık, suçlamaları reddederek "Yahudilerin beklediği kral, Hristiyanların beklediği Mesih ve Müslümanların beklediği Mehdi benim" dedi. Gölcük ilçesinde 27 Temmuz 2024’te meydana gelen cinayet olayında, Mustafa Y. (50), boşandığı eşi Sözen Tutci’nin evine giderek tabancayla ateş açtı. Olayda Tutci hayatını kaybederken, oğlu Vedat Y. de yaralandı. Karşılık veren oğulun ateşiyle sanık da yaralandı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada cumhuriyet savcısı, sanığın "boşandığı eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca sanığın oğluna yönelik eylemi için "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan 14 yıldan 21 yıla kadar, diğer suçlarla birlikte toplamda 32 yıla kadar hapis cezası istendi. “SUÇUM YOK” DEDİ, DİKKAT ÇEKEN İFADELER KULLANDI Duruşmada söz alan sanık Mustafa Y., akıl sağlığının yerinde olduğunu savunarak, "Yüce yaratıcı tarafından insanlara yol göstermek için gönderildim. Benden sonra kimse gelmeyecek" ifadelerini kullandı. Sanık, "Benden mermi geçmez, inanmazsanız deneyelim" diyerek tahliyesini talep etti ve cinayeti işlemediğini öne sürdü. AKIL SAĞLIĞI RAPORU İSTENDİ Adli Tıp Kurumu’nun sanık hakkında kesin kanaate varamadığı belirtilirken, mahkeme heyeti sanığın gözlem altına alınarak akıl sağlığı raporunun hazırlanmasına karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedilirken, davanın ilerleyen duruşmalarda devam edeceği öğrenildi.

FATMA GİRİK’İN “VASİYET” DAVASINDA KARAR Haber

FATMA GİRİK’İN “VASİYET” DAVASINDA KARAR

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden Fatma Girik’in 2018 yılında hazırladığı vasiyetnamenin iptali istemiyle kardeşi tarafından açılan davada mahkeme kararını verdi. Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesi, Girik’in vasiyetinin hukuken geçerli olduğuna hükmetti. 24 Ocak 2022’de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden sanatçı Fatma Girik, vasiyeti doğrultusunda Muğla’nın Bodrum ilçesinde, hayat arkadaşı Memduh Ün’ün yanına defnedilmişti. Girik’in 26 Ekim 2018 tarihinde düzenlediği vasiyetnamede mirasının yeğeni Fatma Ahu Turanlı ile kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit şekilde paylaştırıldığı belirtildi. Vasiyetnamede ayrıca, sanatçının kardeşi Günay Girik’in iki çocuğu, koruyucu ailesi olduğu belirtilen Ahu Aşkar ve evde çalışan yardımcıları dahil olmak üzere toplam 5 kişiye de belirli miktarlarda maddi pay ayrıldığı kaydedildi. “AKIL SAĞLIĞI YERİNDE DEĞİLDİ” İDDİASIYLA DAVA AÇILMIŞTI Sanatçının kardeşi Günay Girik, vasiyetnamenin hazırlandığı dönemde ablasının akıl sağlığının yerinde olmadığını öne sürerek vasiyetnamenin iptali istemiyle dava açmıştı. Dava sürecinde Fatma Girik’in vasiyetin düzenlendiği tarihteki fiil ehliyetinin tespiti amacıyla dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. ADLİ TIP: “FİİL EHLİYETİ TAMDIR” İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan raporda, “Fatma Girik’in vasiyet tarihi olan 26 Ekim 2018’de fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulü uygun bulunmuştur” ifadelerine yer verildi. Raporda, değerlendirmenin oy birliğiyle yapıldığı belirtildi. MAHKEME DAVAYI REDDETTİ Bodrum 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 11 Şubat’ta görülen 12. duruşmada mahkeme, Günay Girik’in açtığı davayı reddederek vasiyetnamenin geçerliliğine karar verdi. Kararın ardından yeğen Ahu Turanlı ile Müyesser Girik’in avukatları Sabit Emekdar ve Eylem Pektaş yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu konu bir miras kavgası değil, bir iradeye saygı meselesidir. Mahkemenin kararı, merhume Fatma Girik’in özgür iradesinin hukuken teyididir” denildi. Avukatlar ayrıca, medyada yer alan “miras krizi” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, sürecin Fatma Girik’in vasiyetine duyulan saygıdan ibaret olduğunu vurgulayarak, asılsız iddialarla itibar suikastı yapanlara karşı yasal haklarını saklı tuttuklarını bildirdi.

MAL VARLIĞINI TSK’YA BAĞIŞLAYAN ÖĞRETMENE “SAĞLAM” RAPORU Haber

MAL VARLIĞINI TSK’YA BAĞIŞLAYAN ÖĞRETMENE “SAĞLAM” RAPORU

Adana’da, tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışladığı gerekçesiyle babasının açtığı vasi davasında ‘psikoz’ tanısıyla hastaneye yatırılan tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 16 gün sonunda “akıl sağlığı yerindedir” raporu aldı. Taburcu olur olmaz okuluna giden Vurunbiği, öğrencilerine karnelerini verdi. 51 yaşındaki 30 yıllık tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 77 yaşındaki babası M.V. ile yaşadığı ailevi anlaşmazlıklar nedeniyle dikkat çekici bir karar aldı. Mersin’in Silifke ilçesi ve Adana’daki iki evi, iki aracı ve yaklaşık 2 milyon TL birikimi bulunan Vurunbiği, tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) bağışladı. Bunun üzerine baba M.V., kızının akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek vasi tayini için dava açtı. Mahkeme kararıyla öğretmenin banka hesaplarına bloke konuldu. Aynı hastaneden bir yıl önce “mal alıp satabilir, sağlıklıdır” raporu alan Vurunbiği’ye bu kez “psikoz” tanısı konularak hastaneye yatırılması kararlaştırıldı. YENİ YILA HASTANEDE GİRDİ Nevin Vurunbiği, 30 Aralık 2025’te polis eşliğinde Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne yatırıldı. 2026 yılına hastanede giren öğretmen, burada 16 gün boyunca gözlem altında tutuldu. Kurul değerlendirmesi sonucunda Vurunbiği’nin akıl sağlığının yerinde olduğu ve kendi kararlarını verebileceği yönünde rapor verildi. 14 Ocak 2026’da hastaneden taburcu edilen öğretmen, aynı gün görev yaptığı okulda öğrencilerine karnelerini dağıttı. "BİR BABANIN BUNU YAPMASI ÇOK ACI" Yaşadıklarını anlatan Nevin Vurunbiği, "Ailemin bana attığı bir iftira üzerine bu süreci yaşadık. Mal varlığımı istemişlerdi, ben de kabul etmedim. Tüm varlığımı TSK’ya vasiyet etmiştim. Bunun üzerine üzerime geldiler. Akıl sağlığımın yerinde olmadığını öne sürüp hastaneye yatırılmamı sağladılar. 16 gün orada kalmak anlatılamayacak kadar zordu" dedi. Bu sürecin kendisini yıprattığını belirten Vurunbiği, "Bir babanın bunları yapması çok üzücü. Bu duruma gelmeden çözümler bulunabilirdi ama süreç çok ağır geçti" ifadelerini kullandı. "ÖĞRENCİLERİMİ ÇOK ÖZLEDİM" Taburcu olduğu gün öğrencilerine koşan Vurunbiği, "Onlara kavuştuğum için çok mutluyum. Hastanedeyken öğrencilerimi, okulumu ve arkadaşlarımı çok özledim. Bu süreci geride bırakıp artık derslere odaklanacağım" diye konuştu.

KARDEŞİNİ VURAN 19 YAŞINDAKİ ABLA HASTANEYE SEVK EDİLDİ Haber

KARDEŞİNİ VURAN 19 YAŞINDAKİ ABLA HASTANEYE SEVK EDİLDİ

Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan 3 kişi tutuklanırken, kardeşini silahla vuran 19 yaşındaki abla ise akıl sağlığının tespiti amacıyla hastaneye sevk edildi. Olay, 6 Ocak 2026 tarihinde Samandağ ilçesine bağlı Mağaracık Mahallesi’nde meydana geldi. Deprem sonrası kurulan konteynerde ailesiyle birlikte yaşayan 17 yaşındaki Eylül M., başından silahla vurulmuş halde bulundu. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan genç kızın hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. FAİL ABLASI ÇIKTI Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından olayla ilgili başlatılan kapsamlı soruşturmada, Eylül M.’yi silahla vuran kişinin 19 yaşındaki ablası E.M. olduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde, olayda kullanılan silahın temin edilmesine aracılık ettikleri tespit edilen S.Y., D.S. ve M.Ç. isimli 3 şüpheli de gözaltına alındı. Polis ekiplerinin olay yerinin yaklaşık 200 metre uzağında bulunan bir tavuk kümesinde yaptığı aramada; olayda kullanıldığı değerlendirilen 1 adet tabanca, 1 adet şarjör ve 1 adet 7.65 mm çapında fişek ele geçirildi. 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.Y., D.S. ve M.Ç., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kardeşini silahla yaralayan E.M. hakkında ise farklı bir karar alındı. AKIL SAĞLIĞI ARAŞTIRILACAK Savcılık ve mahkeme değerlendirmesi sonrası, 19 yaşındaki abla E.M.’nin akıl sağlığının tespiti için Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne yatırılmasına karar verildi. E.M.’nin burada gözlem altında tutulacağı ve hazırlanacak sağlık raporunun soruşturmanın seyrini belirleyeceği bildirildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, hastanede tedavisi süren Eylül M.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

GÜMÜŞÇÜ ESNAFI CİNAYETİNE MÜEBBET HAPİS Haber

GÜMÜŞÇÜ ESNAFI CİNAYETİNE MÜEBBET HAPİS

Maktulün avukatı Kenan Demirezen, sanığın kız arkadaşının da tanık olarak dinlendiğini belirterek, mahkemedeki ifadesinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu işinde gücünde biri olarak tanıdığını söyledi. Olay, 8 Temmuz 2024 tarihinde Buca ilçesi Şirinyer Mahallesi Menderes Caddesi'nde meydana gelmişti. Edinilen bilgiye göre, gümüşçü esnafı Hasan Çınar (45), iş yerine kız arkadaşıyla birlikte gelen B.T.'nin (30) pompalı tüfekli saldırısına uğradı. Saldırının ardından çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Saldırıda ağır yaralanan esnaf Hasan Çınar, ambulans ile Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Talihsiz adam hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinden kaçan B.T., polis ekipleri tarafından suç aletiyle birlikte cinayeti işlediği dükkanın yakınlarında yakalanmıştı. Çınar'ın cenazesi, İzmir Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemlerinin ardından Bornova'da bulunan Işıkkent Çarşı Camisi'ne getirildi. Namazın ardından Çınar'ın cenazesi, götürüldüğü Işıkkent Mezarlığı'na defnedildi. MÜEBBET HAPİS Gümüşçü esnafı Hasan Çınar'ın ölümüyle ilgili görülen davada, 23 Ekim'de beşinci duruşma yapıldı. Duruşmada hakim karşısına çıkan sanık B.T. hakkında karar açıklandı. Mahkeme, sanığın Hasan Çınar'a yönelik eylemini bir bütün halinde değerlendirdiğinde, fiilin kasten öldürme suçunu oluşturduğunu belirledi. Bu kapsamda, B.T. sabit bulunan eylemine uyan TCK 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına çarptırıldı. SANIĞIN AKIL SAĞLIĞI YERİNDE Maktulün avukatı Kenan Demirezen, davayla ilgili açıklamalarda bulunarak, "Gümüşçü olarak faaliyet gösteren Hasan Çınar, aynı bölgede esnaflık yapan ve kuyumcu tamiri işiyle uğraşan bir kişi tarafından pompalı silahla ateş edilerek öldürüldü. Sosyal medya ve bazı ulusal basında olayın başlangıçta sanığın kız arkadaşına yönelik bir sarkıntılık nedeniyle gerçekleştiği yönünde haberler yer alsa da, yargılama sürecinde bunun doğru olmadığı ortaya çıktı. Yargılama boyunca sanığın uyuşturucu madde kullandığı, bu konuda sabıkasının bulunduğu ve akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde iddialar bulunduğu görülmüş; ancak adli tıp raporunda akıl sağlığının yerinde olduğu tespit edildi. Maktulün sanığın kız arkadaşına yönelik herhangi bir sarkıntılık eylemi olmadığı, aksine çevredeki esnaflarla birlikte sanığı uyuşturucu bağımlılığından ve kötü alışkanlıklarından kurtarmak amacıyla iyi niyetle telkinlerde bulunduğu belirlendi. Tanık beyanları da bu yönde olup iddiaları destekledi" sözlerini kullandı. İNDİRİMSİZ MÜEBBET HAPİS CEZASI İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın beşinci duruşmasında kararın çıktığını aktaran Demirezen, "Yargılama sonucunda mahkeme, sanığa hiçbir indirim uygulanmadan müebbet hapis cezası verdi. Ayrıca olay sırasında orada bulunan sanığın kız arkadaşı da tanık olarak dinlenmiş ve hem savcılıktaki hem mahkemedeki ifadelerinde maktulün kendisine yönelik herhangi bir sarkıntılıkta bulunmadığını, onu kendi işinde gücünde, efendi bir insan olarak tanıdığını belirtti. Böylece sarkıntılık iddiası tamamen çürütüldü. Yerel mahkemenin hiçbir indirim uygulamadan verdiği bu karar, maktul Hasan Çınar'ın ailesinin adalete olan inancını güçlendirdi. Süreç istinaf mahkemesinde devam edecek olsa da, adaletin yerini bulduğunu düşünüyor ve benzer eylemlerin de hiçbir indirim yapılmadan cezalandırılması temennisinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.