#Akıllı Şehir

- Akıllı Şehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Şehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'NIN AFET ANAYASASI HAZIR: ŞİMDİ SIRA UYGULAMADA Haber

BURSA'NIN AFET ANAYASASI HAZIR: ŞİMDİ SIRA UYGULAMADA

Bursa'nın Afet Anayasası hazır Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, ‘Bursa’nın Afet Anayasası’ olarak nitelendirdiği ve Türkiye’de ilk kez Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ne imza attı. Başkan Vekili Biba, “Yerel yönetimler için model oluşturacağına inanıyoruz” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ hazırladı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba tarafından ‘Bursa Afet Anayasası’ olarak nitelendirilen beyanname, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen imza töreniyle kamuoyuna duyuruldu. Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen törene Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, akademik oda temsilcileri ve Büyükşehir bürokratları katıldı. “DİRENÇLİLİK EVDE BAŞLAR” Bursa’nın geleceği adına son derece önemli bir adımı hep birlikte attıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, şehrimizin geleceğine yön verecek Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu anlamlı günün 2026 yılı ana teması, hepimizin hayatına dokunan çok temel bir gerçeği hatırlatıyor: Dirençlilik evde başlar. Evlerimiz; güvenliğin, bakımın, aile bağlarının ve toplumsal dayanışmanın ilk filizlendiği yerdir. Bizler de evlerimizi, mahallelerimizi, ailelerimizi afetlere karşı daha güvenli, hazırlıklı ve dirençli yapmak üzere yola çıktık” diye konuştu. “HERKESİN KENDİNİ EMNİYETTE HİSSETTİĞİ BİR BURSA İNŞA ETMEK İSTİYORUZ” Bursa'nın Afet Anayasası ile amaçlarının, çocukların güvenle büyüdüğü, ailelerin huzurla yaşadığı ve herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Hazırladığımız beyannameyi, kriz anlarında refleks göstermenin ötesine geçen; riskleri henüz ortaya çıkmadan kaynağında yok etmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla tasarladık. Gerçek afet yönetimi, felaket yaşandıktan sonra sahada olmaktan ibaret değildir. Nitelikli belediyecilik ve kamu yönetimi, muhtemel tehlikeleri önceden bilimsel verilerle tespit edip, koruyucu tedbirleri vakit kaybetmeksizin devreye sokabilmektir. Bizim temel hedefimiz; klasik belediyecilik ezberlerini kırarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm kademeleri ve iştirakleri için dirençli kent vizyonunu bağlayıcı bir ilke ve ortak bir vicdani taahhüt haline getirmektir” dedi. “UYGULANABİLİR, ÖLÇÜLEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HEDEFLER BELİRLEDİK” Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’yla (JICA) yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarını bilimsel yöntemlerle ele aldıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Bilimsel tespitler, somut adımlara dönüşmediği sürece tek başına yeterli değildir. Bir tehlikeyi bilmek önemlidir. Fakat asıl sorumluluk, o tehlikenin doğurabileceği zararları önlemek için harekete geçmektir. Açıkladığımız beyanname, bu anlayışın bir sonucudur. Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” diye konuştu. “BÜTÜN ÇALIŞMALARIMIZI SORUMLULUKLA ELE ALDIK” Risklerin azaltılmasına yönelik önemli bir bilgi ve analiz altyapısı oluşturduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz, Belediyemizin görev, yetki ve kurumsal sınırları içinde titizlikle kurgulanmış, mali açıdan son derece gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşmaktadır. Şehir planlamasından kentsel dönüşüme, altyapıdan ulaşıma, çevreden sosyal hizmetlere, akıllı şehir uygulamalarından kurumsal işleyişimize kadar bütün çalışmalarımızı bu sorumlulukla ele aldık” dedi. “ORTAK AKILLA BİR ‘BURSA AFET ANAYASASI’ HAZIRLADIK” Bu meselenin herkesin ortak meselesi olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Afet kapımızı çaldığında her birimiz etkileneceğiz. Dolayısıyla afetle mücadele siyasi farklılıkların, görüş ayrılıklarının üzerindedir. Bursa’mızın geleceğini tesadüflere bırakmadan, bilimin ve ortak aklın rehberliğinde çalışmaya kararlıyız. Bu kapsamda meslek odalarımızla bir araya geldik. Teknik değerlendirmelerini, önerilerini ve mesleki birikimlerini sürece dâhil etmeyi önemsedik. Kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün, sivil toplumun ve her bir Bursalının ortak aklıyla yaşayan bir ‘Bursa Afet Anayasası’ hazırladık” diye konuştu. “BU TARİHİ BEYANNAMEYİ BURSA’NIN ‘AFET ANAYASASI’ OLARAK KABUL EDELİM” Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin, ülkedeki yerel yönetimler için yol gösterici ve öncü bir model oluşturacağına inandıklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bizim için asıl başarı, bu belgenin bir “ilk” olmasından ziyade, Bursa’da nesiller boyu devam edecek kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesidir. Bu doğrultuda ilan ettiğimiz taahhütlerin kararlılıkla takipçisi olacağımızın da altını çizmek istiyorum. Bilimden ayrılmadan, kurumlarımız arasındaki iş birliğini güçlendirerek, ortak sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu beyanname bir bitiş çizgisi değil; Bursa’da köklü, kesintisiz ve kurumsallaşmış bir dirençlilik kültürünün başlangıç noktasıdır. Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır. Açıkladığımız bu tarihi beyannameyi Bursa’nın "Afet Anayasası" olarak kabul edelim. Bilimin ve ortak aklın ışığında bu kararlılığı hep birlikte büyütelim” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE İLİŞKİN ÖNEMLİ BİR YOL HARİTASINA SAHİBİZ” Açılış konuşmalarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin” tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Vekili Biba, “Elimizde artık sadece haritalar, raporlar ve teknik veriler yok. Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz. Elde ettiğimiz bilgileri somut adımlara dönüştürecek ve Bursa’nın geleceğini bu doğrultuda şekillendireceğiz. Bizim için asıl mesele, ne kadar çalışma yaptığımızdan öte bu çalışmaların hemşehrilerimizin hayatına nasıl yansıyacağıdır” diye konuştu. JICA çalışmalarının, Bursa’nın risklerini ortaya koyan bilimsel bir zemin sunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz ise bu bilgiler doğrultusunda hangi adımları atacağımızı, önceliklerimizi nasıl belirleyeceğimizi ve çalışmalarımızı hangi anlayışla yürüteceğimizi ortaya koyuyor” dedi. Yapılan yatırımlarının afet dönemlerinde kullanabilir olmasının da çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, şöyle konuştu: “Örneğin, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yol yapıyoruz. Artık sadece yolun nereden geçeceğine veya ne kadar maliyetle yapılacağına bakmak yeterli olmayacak. O yolun bir afet anında ulaşım sürekliliğine nasıl katkı sağlayacağını, kritik bölgelere erişimi sağlayıp sağlamadığını da düşüneceğiz. Bir köprü yapıyoruz. Sadece bugünkü trafik kapasitesini değil, afet sonrasında ulaşımın devamlılığını da hesaba katacağız. Yeni bir kamu binası yapıyoruz. Sadece mimari ve mühendislik kriterlerini değil, o binanın afet sonrasında hizmet vermeye devam edip edemeyeceğini de değerlendireceğiz. Bir park düzenliyoruz. Sadece yeşil alan ve estetik açısından değil, afet anında toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlara ne kadar cevap verebileceği açısından da ele alacağız. Bir imar veya planlama kararı alıyoruz. Artık yalnızca nüfus, ulaşım ve yapılaşma kararlarını değil, zemini, tehlikeyi ve riski de kararın bir parçası hâline getireceğiz. Bir altyapı yatırımı yapıyoruz. Sistemin normal zamanda çalışması kadar, afet sonrasında ne kadar sürede yeniden çalışır hâle geleceğini de hesaplayacağız” diye konuştu. “BÜYÜK SORUMLULUĞU TEK BAŞIMIZA ÜSTLENEMEYECEĞİMİZİN DE FARKINDAYIZ” Bursa için alınan her kararda afet güvenliğini gözeten bir yönetim anlayışını yerleştirmek istediklerini belirten Başkan Vekili Biba, “Afetlere hazırlığı, belediyemizin belirli birimlerinin sorumluluğundan çıkarıp bütün kurumsal yapımızın ortak çalışma anlayışına dönüştürmek; planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada bu sorumluluğu taşımak istiyoruz. Elbette büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız. Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, sanayimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bilgi birikimiyle bu sürece katkı sunması son derece kıymetli” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE VERİLMİŞ ORTAK BİR SÖZ ORTAYA KOYUYORUZ” Beyannamenin, Bursa’nın geleceği için önemli bir güvence olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa’dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Programın devamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir bürokratları hep birlikte Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni imzaladı. Daha sonra günün anlam ve önemi için oluşturulan panoya da protokol üyeleri imza attı. İmza töreni toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. 'BURSA'NIN AFET ANAYASASI'NDA NELER VAR? Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın talimatlarıyla Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin içeriğinde ‘Afet Dirençli Kentsel Planlama’, ‘Deprem Dirençli Yapı Zorunluluğu’, ‘Köprü ve Ulaşım Güvenliği’, ‘Altyapı Güvenliği’, ‘Yapı Denetiminde Şeffaflık ve Teknik Güvence’, ‘Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemi’, ‘İklim ve Çoklu Afet Yaklaşımı’, ‘Afet Eğitimleri, Tatbikatlar Kurumlararası İş Birliği ile ‘Özel Gereksinimli ve Kırılgan Grupların Afetlere Hazırlığı ve Korunması’ taahhütleri yer alıyor.

BORNOVA’DAN AFETLERE KARŞI DİJİTAL DEVRİM Haber

BORNOVA’DAN AFETLERE KARŞI DİJİTAL DEVRİM

Bornova Belediyesi, afetlere hazırlık ve kriz yönetiminde Türkiye’de ilçe düzeyinde bir ilke imza atarak Dijital İkiz Platformunu hayata geçirdi. Depremden yangına, selden enerji altyapısına kadar geniş bir risk yelpazesini aynı sistemde analiz eden platform, Bornova’yı afetlere karşı daha hazırlıklı hale getirirken, müdahale süreçlerinde hız ve koordinasyonu artırmayı hedefliyor. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Kıyı Ege Belediyeler Birliği (KEBB) tarafından Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlenen “İzmir’de Afet” çalıştayında yaptığı konuşmada, Bornova Belediyesi’nin yeni nesil afet yönetimi yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Eşki, afet yönetiminde en büyük problemin koordinasyon eksikliği olduğuna dikkat çekerek, Dijital İkiz Platformu ile bu sorunun veri temelli yönetim anlayışıyla aşılacağını vurguladı. BAŞKAN EŞKİ: “BİZ KAOSU DEĞİL, VERİYİ YÖNETECEĞİZ” Çalıştayda platformun detaylarını anlatan Başkan Eşki, Dijital İkiz’in Bornova’yı 360 derece izleyen entegre bir akıllı şehir ve kentsel dayanıklılık modeli sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz Dijital İkiz ile kaosu değil, veriyi yöneteceğiz. Hangi fayda, hangi şiddette deprem olursa Bornova’da ne olur, artık bunu matematiksel olarak görebiliyoruz. Planlamamızı buna göre yapıyoruz.” Başkan Eşki, afet anlarında yaşanan panik ve düzensizliğin en büyük nedenlerinden birinin önceden planlanmamış koordinasyon süreçleri olduğunu ifade etti. Bu nedenle platformun, yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, aynı zamanda kriz yönetiminde bir paradigma değişimi olduğunu dile getirdi. 17 AĞUSTOS HAFIZASI: “EKMEK DAĞLARI” ÖRNEĞİ Başkan Eşki, 17 Ağustos 1999 depremini 13 yaşında yaşadığını belirterek, o dönem hafızasında yer eden “ekmek dağları” örneği üzerinden plansız yardımların nasıl bir düzensizlik yaratabildiğine dikkat çekti. Eşki, konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Yardımsever bir milletiz ama organizasyon yeteneğimizi doğru kullanamıyoruz. Oysa tüm sorunları çözecek imkâna sahibiz.” Bu ifadelerle Eşki, afet anında yapılan yardımların değerini küçümsemeden, asıl meselenin doğru planlama ve yönlendirme olduğunu vurguladı. AFETLERDE İLK HEDEF: PANİK DEĞİL GÜVEN Kahramanmaraş depremlerinde gönüllü olarak arama kurtarma çalışmalarına katıldığını anlatan Ömer Eşki, yaşadığı bazı travmatik anıları da paylaştı. Afet ortamında karşılaştığı “Fazla cenaze torbanız var mı?” sorusunu hatırlatan Eşki, bu anın kendisinde derin bir iz bıraktığını söyledi. Eşki’ye göre afetlerde ilk yapılması gereken, vatandaşın yalnızlık korkusunu gidermek ve güven duygusunu tesis etmek. Bu noktada yerel yönetimlerin rolüne dikkat çeken Eşki, Bornova Belediyesi bünyesinde bir arama kurtarma ekibi kurduklarını, ayrıca mahalle ölçeğinde ekipler oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Başkan Eşki, afetlerde devletin vatandaşla temasının hayati olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: “Devletin sıcak elini vatandaşın omzunda hissettirmemiz gerekiyor.” YANGINA KARŞI YOMA, SELE KARŞI YENİ EĞİM PLANI Bornova’nın geniş ormanlık alanlara sahip olduğunu hatırlatan Başkan Eşki, yangınlara karşı geliştirilen YOMA (Yangın Olaylarına Müdahale Aracı) hakkında da bilgi verdi. Eşki, YOMA sayesinde 120 metre menzilli yüksek basınçlı su müdahalesi yapabildiklerini belirtti. Sel riskine karşı ise suyun toplandığı alanların tespit edildiğini söyleyen Eşki, eğim düzenlemeleriyle suyun dere yataklarına yönlendirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Bu sayede özellikle ani yağışlarda oluşabilecek taşkın riskinin azaltılması hedefleniyor. “HER YIL BİR ÖNCEKİNDEN DERS ÇIKARMAK ZORUNDAYIZ” Konuşmasının sonunda afet yönetiminde sürekliliğin önemine dikkat çeken Başkan Eşki, şu sözlerle mesaj verdi: “Bu ülkenin genlerine deneme-yanılma işlemiş olabilir. Ama biz her yıl bir önceki yıldan ders çıkararak ilerlemek zorundayız. Temel hedefimiz veriyi doğru toplamak, organizasyonu doğru yapmak ve ilk kaos anını bilgiyle yıkmak.” TÜRKİYE’DE İLÇE ÖLÇEĞİNDE BİR İLK: DİJİTAL İKİZ PLATFORMU Bornova Belediyesi, Türkiye’de ilçe düzeyinde Dijital İkiz teknolojisini uygulayan ilk yerel yönetim olarak dikkat çekiyor. Platform, afet risklerini öngören ve bilimsel analizlere dayalı karar destek mekanizmalarını güçlendiren yeni nesil bir dijital dönüşüm modeli olarak tanımlanıyor. Bornova Belediyesi’nin hayata geçirdiği bu sistem, kenti yalnızca afet anında değil, afet öncesinde hazırlık ve risk azaltma aşamasında da yönetilebilir hale getiriyor. deprem senaryoları üç boyutlu simülasyonda Dijital İkiz Platformu kapsamında Bornova’nın: bina envanteri zemin sınıfları aktif fay hatları tek bir sistemde toplandı. Olası deprem senaryolarında yer ivmesi ve hasar analizleri yapı bazlı hesaplanabilir hale gelirken; köprülerin, doğal gaz ve su hatlarının, elektrik altyapısının nasıl etkileneceği önceden simüle ediliyor. Ayrıca olası yol kapanma ihtimalleri ve enkaz alanları üç boyutlu ortamda modellenerek kriz anında daha hızlı müdahale planlaması yapılabiliyor. ENERJİ DE AFET PLANININ PARÇASI Bornova Belediyesi’nin dijital dönüşüm hamlesi yalnızca deprem senaryolarıyla sınırlı değil. Yenilenebilir enerji yatırımları da afet planlamasının bir parçası haline getirildi. Bu kapsamda rüzgâr ve güneşten enerji üretecek hibrit “Rüzgâr Ağaçları” projesi üzerinde çalışıldığı belirtildi. Afet anında sökülerek kriz bölgelerine taşınabilecek şekilde tasarlanan bu sistemle, elektrik ihtiyacının hızlı biçimde karşılanması amaçlanıyor. 360 DERECE AKILLI KENT EKOSİSTEMİ Bornova Belediyesi’nin Dijital İkiz Platformu ile; gerçek zamanlı sismik izleme yapısal kırılganlık analizleri toplanma alanı kapasite planlaması kritik altyapı risk tespiti IoT tabanlı çevresel izleme demografik ve mekânsal analizler tek bir entegre sistem üzerinden yürütülüyor. Platformun, Bornova’da afetlere hazırlık konusunda bilimsel veri temelli yönetimin yerel ölçekte nasıl uygulanabileceğine dair somut bir model sunduğu vurgulandı.

NİLÜFER'DE DİJİTALLEŞME, DEMOKRASİYE DÖNÜŞTÜ Haber

NİLÜFER'DE DİJİTALLEŞME, DEMOKRASİYE DÖNÜŞTÜ

Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu, dijitalleşmenin yalnızca bir teknoloji meselesi olmadığını; katılım, temsil ve demokrasiyle birlikte ele alındığında gerçek bir toplumsal dönüşüm oluşturduğunu ortaya koydu. Dijital mahalle seçimlerinden yapay zekâ destekli yönetime uzanan Nilüfer modeli, yerel demokraside Türkiye'ye örnek bir yol haritası sundu. Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu'nda "Dijital Çağda Toplumsal Değişim" masaya yatırıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, vatandaşların hayatını kolaylaştırmak, katılımı artırmak ve demokrasiyi güçlendirmek için dijital projeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz" dedi. Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu, Bursa Akademik Odalar Birliği'nde (BAOB) yapıldı. Genel Kurul Divanı, Prof. Dr. Ebru Yalçın, Yasemin Nacar ve Avukat Bilgen Şentürk'ten oluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Dijital seçim ve akıllı şehir ödülü Genel kurulun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Kent Konseyi ile ortak çalışmalar yaptıklarını belirterek, katkılarından dolayı kutladı. Dijitalleşme alanında Nilüfer Belediyesi'nin Türkiye'nin örnek belediyelerinden birisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, bunun en güzel örneklerinden birisinin mahalle komiteleri seçimleri olduğunu hatırlattı. Türkiye'de bir ilke imza atarak, mahalle temsilcilerini dijital ortamda seçtiklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "64 mahallemizde seçimler yapıldı. 1.006 aday yarıştı. 7 bin 713 Nilüferli oy kullandı. 770 kişi mahalle komitelerinde temsil hakkı kazandı. Bu temsilcilerin 327'si kadın. 78'i genç. 28'i engelli bireylerden oluşuyor. Bu projemiz Türkiye'de ses getirdi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 49 belediyenin 96 projesi arasından bu projeyi ödüle layık gördü. "Akıllı Şehir" kategorisinde ödül aldık. Bu ödül Nilüfer Kent Konseyi'nin de ödülü" diye konuştu. Vatandaşlarımız geride kalmasın Katılımcılığı ve dijitalleşmeyi artırmak için "Nilüfer Her Yerde" mobil uygulamasını geliştirdiklerini aktaran Başkan Şadi Özdemir, bu uygulamanın şu anda 23 bin 553 vatandaşın kullandığını söyledi. Bu platformun birçok özelliği barındırdığını anlatan Başkan Şadi Özdemir; vatandaşların istek, şikayet ve önerilerinin yanı sıra birçok hizmete buradan ulaşabildiklerini vurguladı. Vatandaşların geride kalmaması için ücretsiz wi-fi noktaları oluşturduklarını da hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, kırsal mahallelerde, kütüphanelerde, Misi, Gölyazı, Nazım Hikmet Kültürevi ve Halk Evi'nde bu hizmeti ücretsiz sunduklarını kaydetti. Yapay zeka ve insana yatırım Türkiye'de ilçe belediyeleri arasında ilk yapay Zeka Bürosu'nu kurduklarını da anlatan Başkan Şadi Özdemir, akıllı şehir için atılacak bu adımda vatandaş taleplerini analiz edip, kent planlamasına katkı sağlandığını ve belediye hizmetlerinin daha verimli hale geldiğini söyledi. Yapay Zeka Bürosu'nun "İç denetim robotu" adlı web tabanlı bir yardımcısı geliştirdiklerini de ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bu da Türkiye'de bir ilk. Denetim süreçlerimiz artık daha şeffaf, daha verimli ve daha hızlı. Yapay Zeka Büromuz yeni projeler de hazırlıyor. Yapay zeka destekli doküman yönetimi kuracağız. Çok dilli chatbot sistemi kuracağız. 7 gün 24 saat hizmet vereceğiz. Karar destek sistemleri oluşturacağız" diye konuştu. Bu süreçte insanın da önemli olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, belediye çalışanlarına yapay zeka eğitimleri verdiklerini açıkladı. Gençler ve çocuklar için kodlama atölyeleri yaptıklarını da ifade eden Başkan Şadi Özdemir, geleceğe yatırım yaptıklarının altını çizdi. Nilüfer Kent Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Dönüşüm Çalışma Grubu'nun yapay zekâ odaklı projeler gerçekleştirdiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, geliştirilen yapay zekâ tabanlı robotun, etkileşimli kullanım örnekleri arasında röportaj yapabilme özelliğinin de bulunduğunu söyledi. Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer İnsanı merkeze alan bir dijitalleşme anlayışı ile hareket ettiklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak, katılımı artırmak ve demokrasiyi güçlendirmek için dijital projeler geliştirdiklerini belirterek, "Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz. Kimsenin kendini ‘öteki' hissetmediği bir Nilüfer oluşturmak istiyoruz. Bunun için halkımızın demokrasiye katılımını çok önemsiyoruz. Kent konseyimiz bu yolda bizim en büyük gücümüz. Bu yolda birlikte yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Ortak akla katkı sunmaya çalışıyoruz Programda konuşan Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal da gönüllüler ile birlikte uzun ve yoğun 6 ayı geride bıraktıklarını söyledi. Ortak akla katkı sunmaya çalıştıklarını ifade eden Çal, "2025 yılı Eylül ve Ekim ayında 111 toplantı ve etkinlik yaptık. 2 bin 490 gönüllü ile buluştuk. Kasım'da sadece 70 etkinlik ile paydaşlık geliştirdik" diye konuştu. Önergeler bölümünde sorumluluğun artması için mazeretsiz şekilde 5 defa toplantıya katılmayan yürütme kurulu üyesinin, yürütme kurulu veya başkan adayı olamaması oylandı. Katılımcılar tarafından bu madde oy çokluğu ile kabul edildi. Konuşmaların ardından Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, dönem faaliyet raporunu sundu. Sunumun ardından meclisler ve çalışma gruplarının çalışmalarını yansıtan video gösterimi paylaşıldı. Dijital çağda toplumsal dönüşüm Genel kurulun son bölümünde "Dijital Çağda Toplumsal Değişim" başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan sosyolog, gazeteci ve yazar Can Kozanoğlu, basın sektörünün daktilo ve matbaa yıllarından dijital çağa uzanan dönüşümünü örneklerle anlattı. Kozanoğlu, dijital dönüşümün sağladığı özgürlüğün yanı sıra insanlarda oluşturduğu korku ve endişeyi de örneklerle aktardı. Program Kozanoğlu'nun katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.

5G NEDİR? NEDEN ÖNEMLİ? NE ZAMAN GEÇİLECEK? Haber

5G NEDİR? NEDEN ÖNEMLİ? NE ZAMAN GEÇİLECEK?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye 5G’ye 1 Nisan 2026 tarihinde geçecek. Hizmetin ilk olarak Marmara Bölgesi’nde; İstanbul, Ankara, İzmir, Kocaeli, Bursa ve Konya gibi büyükşehirlerde başlatılması planlanıyor. Kapsama alanının tüm Türkiye’ye yayılması ise yaklaşık bir yılı bulacak. Peki 5G neden önemli? 5G nedir? TELEFONLARIN SADECE YÜZDE 25’İ UYUMLU Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, NTV canlı yayınında yaptığı açıklamada, kamuoyundaki algının aksine 5G uyumlu telefon oranının oldukça düşük olduğunu belirtti. "Müşterilerimizin yüzde 50’si telefonlarının 5G’ye uyumlu olduğunu zannediyor. Ancak gerçek oran yüzde 25–26 seviyelerinde" dedi. Koç, 10 yıl önce 3G'den 4G'ye geçişte de benzer bir tablo yaşandığını ve iki yıl içinde uyumlu cihaz sayısının hızla arttığını hatırlatarak, 5G geçişinde de benzer bir ivme beklediklerini söyledi. 85 MİLYON ABONENİN SADECE 22 MİLYONU 5G CİHAZA SAHİP Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'de yaklaşık 96 milyon mobil abonenin bulunduğunu belirtti. Bu abonelerden 11 milyonu makineler arası iletişim (M2M) cihazları oluştururken, geri kalan 85 milyon mobil kullanıcıdan sadece 22 milyonu 5G uyumlu telefona sahip. TARİFELERE ZAM SINIRI GELDİ BTK, 5G’ye geçiş sürecinde tüketiciyi korumaya yönelik bir adım attı. Mobil operatörlerin uygulayabileceği zam oranı yüzde 32 ile sınırlandırıldı. Bu oran, taahhüt süresi sona eren aboneler için geçerli olacak. EK ÜCRET ALINMAYACAK 5G hizmeti aktif hale geldiğinde, mevcut tarifelerle kullanılabilecek. Kullanıcılar 5G teknolojisinden yararlanmak için ek ücret ödemeyecek. 5G sinyali alan bölgelerde cihazlarda ağ göstergesi olarak "5G" ibaresi yer alacak. 5G NEDİR, NEDEN ÖNEMLİ? 5G, 4.5G’ye kıyasla 10 kata kadar daha hızlı internet, daha düşük gecikme ve yüksek cihaz kapasitesi sunuyor. Yeni nesil iletişim altyapısı sayesinde; akıllı şehir uygulamaları, otonom araçlar ve Nesnelerin İnterneti (IoT) sistemleri daha verimli çalışabilecek. Bu teknoloji ile bir kilometrekarelik alanda aynı anda 1 milyon cihaza veri iletimi sağlanabilecek. SANAYİ VE FİNANS SEKTÖRÜ DİJİTALLEŞECEK 5G’nin üretim süreçlerine etkisinin büyük olacağı öngörülüyor. Düşük gecikme süreleri sayesinde fabrikalardaki robotlar ve sensörler gerçek zamanlı çalışabilecek. Finans sektöründe ise yüksek frekanslı işlemler, yapay zeka destekli analizler ve dolandırıcılık tespiti daha hızlı yapılabilecek. 5G, aynı zamanda akıllı ev sistemleri ve araç içi bankacılık gibi yeni nesil uygulamaların da önünü açacak. 5G HİZMETİ NASIL KONTROL EDİLİR VE DEVRE DIŞI BIRAKILIR? Kullanıcılar, telefonlarının üst kısmında yer alan ağ göstergesinden 5G hizmetinde olup olmadığını görebilecek. Hizmeti istemeyen kullanıcılar, operatörlerinin belirttiği SMS numarasına mesaj göndererek 5G'yi devre dışı bırakabilecek. Kaynak: Ntv.com

NİLÜFER BELEDİYESİ AKILLI ŞEHİR ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ AKILLI ŞEHİR ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ

Nilüfer Belediyesi, vatandaşların kent yönetiminde söz sahibi olmasını sağlayan “Pusulamız Dijital Katılım: Nilüfer Mahalle Komiteleri” projesi, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından “Akıllı Şehir” kategorisinde ödüle layık görüldü. Proje, dijital platformlar üzerinden katılımcı demokrasi ve mahalle bazlı yönetim anlayışını güçlendirmeyi hedefliyor. Nilüfer Belediyesi’nin vatandaş katılımını dijital platformlarla güçlendiren “Pusulamız Dijital Katılım: Nilüfer Mahalle Komiteleri” projesi, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin düzenlediği “Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması”nda “Akıllı Şehir” kategorisinde ödül kazandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 44. Olağan Meclis Toplantısı’nda ödüller sahiplerini buldu. Nilüfer Belediyesi, Kent Konseyi işbirliğiyle hayata geçirdiği ve vatandaşların kent yönetiminde söz sahibi olmasını hedefleyen projesiyle dikkat çekti. Törene, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin ve Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da katıldı. Katılımcı demokrasiyi ve dijitalleşmeyi temel alan bu modelle Nilüfer’de birlikte yönetim anlayışının en güzel örneklerinden birini ortaya koyduklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, ödülün kendilerini mutlu ettiğini ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, “Mahalle komitelerini çok önemsiyoruz. 64 mahallemizdeki çalışmalarımızı ve projelerimizi, mahalle komitelerimizin görüşlerini dikkate alarak hayata geçiriyoruz. Mahalle komiteleri seçimlerini de ‘Nilüfer Her Yerde’ mobil uygulamamız üzerinden tamamen dijital olarak gerçekleştirdik. Burada dijitalleşme, katılımcılık ve demokrasinin en güzel örneklerinden birini sergiledik. Bu projemizin ödüle layık görülmesi bizleri oldukça mutlu etti” dedi. Nilüfer’i daha sağlıklı ve yaşanabilir bir kent yapmak için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Herkesin sesinin yansıdığı, hepimizin olan bir Nilüfer yaratmak istiyoruz. Bunun için de halkımızın demokrasiye katılımını ve söz sahibi olmasını oldukça önemsiyoruz. Bu katılımcılığı dijital yollarla artırmaya devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.