#Ameliyat

- Ameliyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ameliyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA YARALI KEDİ, BÜYÜKŞEHİR'LE SAĞLIĞINA KAVUŞTU Haber

BURSA'DA YARALI KEDİ, BÜYÜKŞEHİR'LE SAĞLIĞINA KAVUŞTU

Bursa'da araç çarpması sonucu arka bacağı kırılan kedi, Büyükşehir Belediyesi Gümüştepe Hayvan Bakım Evi'ndeki tedavisiyle tekrar eski sağlığına kavuştu. Yıldırım ilçesi Namazgah Mahallesi'nde bir kedinin araç çarpması sonucu arka bacağı kırıldı. Yaralı kediyi gören vatandaşlar, durumu Büyükşehir Belediyesi'ne bildirdi. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, kısa sürede olay yerine gelerek bitkin halde bulunan ve şok geçiren kediyi tedavi için Gümüştepe Hayvan Bakım Evi'ne götürdü. Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nün veteriner hekimleri, kedinin röntgenini çekip kırık bacağını operasyonla ameliyat ederek gerekli müdahaleyi yaptı. ‘Nefes' adı verilen kedinin sağlık durumu günden güne iyiye giderken, kısa sürede sahiplendirilmesi hedefleniyor. Kediyi yaralı halde bulan Yusuf Bahadır Çevirgen, hayvanı şok içerisinde bulduğunu ve hızlı bir şekilde veteriner kliniğine götürdüğünü söyledi. Ameliyat olması gerektiğini öğrenince Büyükşehir Belediyesi ile irtibata geçtiğini belirten Çevirgen, "Büyükşehir Belediyesi ekipleri sağ olsun yakından ilgilendiler. Kırık bacağının kısa sürede iyileştiğini öğrendim. Çok mutlu oldum. Onu kazadan sonra nefes nefese bulduğum için ‘Nefes' ismini verdik. Umarım en kısa sürede yeni yuvasına da kavuşur ve mutlu bir yaşam sürer. Süreç boyunca destek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ediyorum" dedi.

UFUK ÖZKAN’DAN YOĞUN BAKIM SONRASI İLK MESAJ Haber

UFUK ÖZKAN’DAN YOĞUN BAKIM SONRASI İLK MESAJ

Uzun süredir karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan, başarılı bir nakil operasyonunun ardından yoğun bakımdan çıktı. Gözlerini açtıktan sonra ilk açıklamasını yapan Özkan, kendisine destek veren herkese duygusal sözlerle teşekkür etti: "Bu kadar çok sevildiğimi düşünmüyordum. Dualarınız benim muhafızlarım oldu" dedi. SEKİZ SAATLİK KRİTİK AMELİYAT Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde gerçekleşen karaciğer nakli operasyonu, 8 saat sürdü. Ameliyatı, Organ Nakli Bölümü’nden Prof. Dr. Remzi Emiroğlu, Prof. Dr. Murat Dayangaç, Prof. Dr. Onur Yaprak ve Doç. Dr. Cenk Şimşek gerçekleştirdi. Hekimler, hem Ufuk Özkan’ın hem de donörün sağlık durumunun iyi olduğunu bildirdi. "AYAKTA DA GÖRÜŞECEĞİZ" Yoğun bakım sürecini geride bırakan Özkan, şu ifadeleri kullandı: "Gözümü açalı 5-6 saat oldu. Çok kıymetli doktorlarım inanılmaz bir şey başardılar. Başta eski Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca olmak üzere herkese minnettarım. Çok dua eden oldu. Beni sevenlere çok teşekkür ediyorum. Dualarınız benim muhafızlarım oldu. Yakında ayakta da görüşeceğiz." BASIN TOPLANTISI DÜZENLENECEK Önümüzdeki günlerde Ufuk Özkan, donörü ve ameliyatı gerçekleştiren sağlık ekibinin katılımıyla bir basın toplantısı düzenlenmesi planlanıyor. Toplantıda ameliyat süreci ve sağlık durumu hakkında kamuoyuna detaylı bilgi verilecek.

UFUK ÖZKAN’IN SAĞLIK DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA Haber

UFUK ÖZKAN’IN SAĞLIK DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA

Karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan’ın sağlık durumu ile ilgili Medipol Mega Üniversite Hastanesi tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla açıklama yapıldı. Ünlü oyuncunun karaciğer nakli gereksinimi sürerken, üç canlı donör adayı tıbbi değerlendirme sürecinde bulunuyor. "TEDAVİ SÜRECİ 2023’TE BAŞLADI" Medipol Organ Nakli Bölümünden Prof. Dr. Onur Yaprak, Özkan’ın tedavi sürecinin 2023 Temmuz ayında başladığını ve bu süreçte birkaç kez yatarak tedavi gördüğünü belirtti. 2025 yılı Ağustos ayında ise yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda karaciğer nakli yapılması gerektiğine karar verildi. "MELD SKORU 22’DEN 14’E DÜŞTÜ" Oyuncunun 10 Ocak 2026 tarihinde daha ağır bir klinik tabloyla hastaneye başvurduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaprak, "Karaciğer yetmezliğini gösteren MELD skoru 22 olarak saptandı. Donör arayışına yeniden başlandı. Ancak son değerlendirmelerde MELD skorunun 14'e düştüğü görüldü. Bu klinik iyileşmeye rağmen, hastanın uygun şartlar oluştuğunda nakil olması gerekliliği devam etmektedir" dedi. "DONÖR ADAYLARI DEĞERLENDİRİLİYOR, YASAL SÜREÇ SÜRÜYOR" Organ Nakli Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık, şu anda üç donör adayının tıbbi olarak uygun olabileceğinin değerlendirildiğini ancak adayların dördüncü derece akraba kapsamına girmemesi nedeniyle yasal izin sürecinin tamamlanmasının beklendiğini vurguladı. "Bir bireyin organ donörü olabilmesi için hem tıbbi hem de yasal uygunluğun eksiksiz şekilde sağlanması gerekir" diyen Dr. Anık, isim açıklamak için henüz erken olduğunu belirtti. "NAKİL KARARI İÇİN EN UYGUN ZAMAN BEKLENİYOR" Prof. Dr. Murat Dayangaç ise karaciğer naklinin risklerine dikkat çekerek, "Nakil ihtiyacı konusunda bir şüphe yok. Ancak zamanlama çok önemli. En uygun anda, en iyi sonuç alınacak şekilde ameliyat planlanacak" ifadelerini kullandı. "SÜREÇ DEVAM EDİYOR, UMUDUMUZ TAM" Oyuncunun kardeşi Umut Özkan ise açıklamasında, "Süreç devam ediyor. Hocalarımız çok titiz çalışıyor. İnşallah hayırlısıyla ameliyatını olur ve yeniden sahnelere döner" dedi.

TÜRKİYE’NİN İLK YÜZ NAKLİ: 14 YILDIR HAYATA FARKLI BAKIYOR Haber

TÜRKİYE’NİN İLK YÜZ NAKLİ: 14 YILDIR HAYATA FARKLI BAKIYOR

Türkiye’nin ilk yüz nakli hastası Uğur Acar, nakil operasyonunun 14. yıl dönümünde, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan ile bir araya geldi. Acar, yeni yüzüyle geçirdiği 14 yılı “hayatım siyahtan beyaza döndü” sözleriyle özetledi. “32 YAŞINDAYIM, YÜZÜNÜ ALDIĞIM KİŞİNİN YAŞINDAYIM” Henüz bir aylıkken çıkan ev yangınında yüzü yanan Uğur Acar, 21 Ocak 2012’de Türkiye’nin ilk tam yüz naklini geçirdi. 14 yıl önce 18 yaşında nakil olan Acar, bugün 32 yaşında: "Yüzünü aldığım kişi 32 yaşlarındaydı, şimdi onun yaşındayım" dedi. Acar, organ bağışının önemine vurgu yaparak "Bugün biz, yarın siz. Herkesi bağışa davet ediyorum" çağrısında bulundu. “NAKİL ÖNCESİ SOSYAL HAYATIM KISITLIYDI” Nakil öncesi iş ve sosyal yaşamda zorluklar yaşadığını dile getiren Acar, "Çalıştığım yerlerde insanlar yüzümden rahatsız oluyordu. Artık Akdeniz Üniversitesi personeliyim, tanınıyor ve seviliyorum" ifadelerini kullandı. REKTÖR ÖZLENEN ÖZKAN: "YÜZ NAKLİ TAM BİR FACE OFF GİBİYDİ" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, operasyonun 14. yılında duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Masaya yatırdığımız insanla kaldırdığımız insan çok başkaydı. Bu, tıpkı Face Off filmindeki gibi fantastik bir duyguydu". Yüz naklinin ardından geçen sürecin hem tıp hem sosyal hayat açısından kazanımlarla dolu olduğunu vurgulayan Özkan, nakil operasyonlarının ciddi komplikasyonları nedeniyle ömür boyu takip gerektirdiğini söyledi. PROF. DR. ÖMER ÖZKAN: "BU ÜLKEDE BU AMELİYAT YAPILABİLİYORSA..." Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Ömer Özkan ise yüz naklinin Türkiye’nin sağlık turizmine de katkı sağladığını belirtti. "Bu ülkede bu ameliyatlar yapılabiliyorsa, burada diş tedavisi de daha güvenli yapılabilir düşüncesi oluşuyor" dedi. “BU BİR TERAZİ, KAZANIM-KAYIP DENGESİ ÖNEMLİ” Rektör Özlenen Özkan, yapay organ teknolojilerine de değinerek şunları kaydetti: "İlaçların yan etkileri ciddi. Yapay karaciğer, böbrek, deri gibi çalışmalarda ilerleniyor. Bu ilk adımlar, gelecekte büyük adımlar olacak". “YAPTIK, ÇEKİLELİM OLMAZ; DAHA ÇOK ŞEY YAPILMALI” Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye’nin bu alanda geri durmaması gerektiğini vurgulayarak "Yaptık, çekilelim modu olmaz. Daha yapılacak çok şey var" değerlendirmesinde bulundu.

BOĞAZINA KUMANDA PİLİ KAÇAN BEBEK ÖLÜMDEN DÖNDÜ Haber

BOĞAZINA KUMANDA PİLİ KAÇAN BEBEK ÖLÜMDEN DÖNDÜ

Yapılan tetkiklerde boğazına kumanda pili kaçtığı tespit edilen minik bebek, acilen ameliyata alındı. Zamanında müdahale sayesinde ölümden dönen bebek, kısa sürede sağlığına kavuşarak taburcu edildi. BOĞAZINA KAÇAN PİL, YEMEK BORUSUNU TIKADI Edinilen bilgiye göre, Karaman’da yaşayan bir aile 6 aylık bebekleri E.A.’yı kusma ve nefes almada zorlanma şikayetiyle Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirdi. Acil serviste yapılan ilk müdahale ve tetkikler sonucunda, bebeğin boğazına yabancı bir cisim kaçtığı tespit edildi. Çekilen röntgen ve yapılan detaylı muayenede, boğazın alt kısmında kumanda pili olduğu ortaya çıktı. HAYATİ RİSK TAŞIYAN DURUM HIZLA FARK EDİLDİ Durumun ciddiyetini değerlendiren sağlık ekipleri, bebeğin solunumunun giderek zorlaştığını ve kandaki oksijen seviyesinin düştüğünü belirledi. Bunun üzerine Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Uysal liderliğindeki ekip, vakit kaybetmeden bebeği ameliyata aldı. Ameliyat sonrası açıklama yapan Doç. Dr. Uysal, şu bilgileri verdi: “Hastamızı gördüğümüzde siyanotik durumdaydı, yani morarmaya başlamıştı. Oksijen satürasyonu 90 civarındaydı. Röntgende ve muayenede, yemek borusunun üst kısmına kadar ilerlemiş bir kumanda pili tespit ettik. Hızla ameliyathaneye aldık. Ekibimizle birlikte, laringoskop ve özel aletlerle pili çıkardık. Müdahale sırasında ağız tabanında hasar oluşmuştu ama zamanında müdahale sayesinde bu hasar kalıcı olmadı. 24 saat boyunca gözlem altında tuttuk ve solunum sorunu kalmayınca bebeği taburcu ettik.” “ÖLÜMLE SONUÇLANABİLİRDİ” UYARISI Doç. Dr. Uysal, bu tür olayların özellikle 1 yaş altındaki bebeklerde sıkça yaşanabileceğine dikkat çekerek aileleri uyardı: “Çocuklar doğası gereği çevresini tanımaya çalışır ve ellerine aldıkları her nesneyi ağızlarına götürürler. Bu nedenle özellikle evde küçük pil, bozuk para, oyuncak parçası gibi cisimlerin ortalıkta bırakılmaması gerekiyor. Bu olayda erken müdahale hayat kurtardı. Ancak geç kalınsaydı sonuç çok daha kötü olabilirdi. Kumanda pili gibi nesneler, içerdikleri kimyasallar ve fiziksel baskı nedeniyle ciddi hasar oluşturabiliyor.” MİNİK E.A. TABURCU EDİLDİ 24 saat gözlem altında tutulan minik bebek, sağlık durumunun normale dönmesiyle birlikte ailesine teslim edildi. Şu an için herhangi bir kalıcı sağlık sorunu bulunmayan bebeğin gelişimi doktorlar tarafından takip edilmeye devam edecek.

BİLİNCİ KAPANAN ANNE OĞLUNUN KARACİĞERİYLE YAŞAMA TUTUNDU Haber

BİLİNCİ KAPANAN ANNE OĞLUNUN KARACİĞERİYLE YAŞAMA TUTUNDU

Adana'da yaşayan 61 yaşındaki Nilgün Çağlıyan, karaciğer yetmezliği nedeniyle bilinci kapalı halde yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken, oğlu Erdener Çağlıyan'dan alınan karaciğer dokusu sayesinde hayata tutundu. Anne-oğulun dramatik ve bir o kadar da umut dolu hikayesi yürekleri ısıttı. "Ben ona hayat verdim, o da bana hayat verdi" diyen anne Nilgün Çağlıyan’ın sözleri, ailenin yaşadığı duygusal süreci özetler nitelikteydi. HASTALIĞI HIZLA İLERLEDİ, NAKİL KARARI ALINDI Adana'da 4 çocuk ve 3 torun sahibi Nilgün Çağlıyan, bir süre önce şiddetli halsizlik, vücutta morarmalar ve kaşıntı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde karaciğer yetmezliği teşhisi konulan Çağlıyan’ın durumu kısa sürede ağırlaştı ve yoğun bakım ünitesine alındı. Doktorlar, acil organ nakli gerektiğini bildirdi. Aile üyelerinden örnekler alınırken, üçüncü çocuk olan 41 yaşındaki Erdener Çağlıyan'ın karaciğer dokusunun annesiyle tam uyumlu olduğu belirlendi. 14,5 SAATLİK OPERASYONLA HAYATA DÖNDÜ Zamanla yarışan doktorlar, vakit kaybetmeden Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar ve ekibinin gözetiminde ameliyatı gerçekleştirdi. 14,5 saat süren operasyon sonrası Nilgün Çağlıyan, oğlunun karaciğerinden alınan dokuyla hayata tutundu. Anne ve oğlu, ameliyat sonrası iyileşme sürecini birlikte geçirdi. Hastanede uygulanan tedavinin ardından taburcu edilen Çağlıyan ailesi, o günden bu yana birbirlerine daha sıkı sarıldıklarını söylüyor. "GÖZÜMÜ YOĞUN BAKIMDA DEĞİL, HAYATIN İÇİNDE AÇTIM" Geçirdiği zorlu süreci anlatan anne Nilgün Çağlıyan, hastalığının bir anda ilerlediğini belirterek şunları söyledi: “15 gün gibi kısa bir sürede her şey gelişti. Yoğun bakıma alındığımda bilincim kapanmıştı. O sırada oğlum karaciğerini bana vermeye karar vermiş ve ameliyat gerçekleşmiş. Uyandığımda ne olduğunu bilmiyordum ama çocuklarımın beni yalnız bırakmayacağını hep biliyordum. Şimdi yeniden nefes alabiliyorsam, bu onun sayesinde. Allah herkese böyle evlat nasip etsin.” "BİZ 'CANIMIZI VERİRİZ' DERKEN BLÖF YAPMIYORUZ" Annesine karaciğerinin yüzde 65’ini veren Erdener Çağlıyan ise, böyle bir karar vermenin kendisi için zor olmadığını belirtti. Duygusal konuşmasında şunları söyledi: “Biz aile olarak birbirimize çok bağlıyız. Annemin durumu kritikleşince test yaptırdım ve en uygun verici ben çıktım. Tereddütsüz ameliyatı kabul ettim. Annemle birlikte girdik ameliyata ve yine birlikte çıktık. İnsan 'canımı veririm' der bazen, ben de hep öyle derdim. Ama şimdi bunun laf değil, gerçek olduğunu gösterdim. Yine olsa, yine veririm. Cennet annelerin ayakları altındadır, bunu bir kez daha yaşadık.” DOKTORLARDAN AİLEYE TEBRİK Operasyonu gerçekleştiren ekip, anne-oğulun süreci başarıyla tamamlamasının ardından açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, “Ameliyat zorlu bir operasyondu ancak zamanında müdahale ile başarılı geçti. Ailenin bu dayanışması, organ nakli konusundaki toplumsal farkındalığın artması açısından çok kıymetli” dedi.

MİDE AĞRISIYLA HASTANEYE GİTTİ, DOKTOR POLİS ÇAĞIRDI Haber

MİDE AĞRISIYLA HASTANEYE GİTTİ, DOKTOR POLİS ÇAĞIRDI

Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 3 bin kilometre uzaklıktaki Fas’tan uçakla Türkiye’ye gelen Cüneyt Ç. (52), ülkeye girişinden iki gün sonra karın ve mide ağrısı şikâyetiyle Beşiktaş Fulya’daki özel bir hastaneye başvurdu. TOMOGRAFİDE YABANCI MADDE TESPİT EDİLDİ Yapılan muayenenin ardından tomografisi çekilen şüphelinin mide ve bağırsaklarında çok sayıda yabancı madde bulunduğu belirlendi. Durumun şüpheli görülmesi üzerine hastane yetkilileri polis ekiplerine bilgi verdi. 49 UYUŞTURUCU KAPSÜLÜ AMELİYATLA ÇIKARILDI İhbar üzerine hastaneye gelen Beşiktaş Asayiş Büro Amirliği ekipleri, doktorlarla yapılan değerlendirme sonrası şüphelinin ameliyata alınmasına karar verdi. Gerçekleştirilen operasyonla Cüneyt Ç.’nin bağırsaklarından toplam 259,7 gram ağırlığında 49 adet esrar kapsülü çıkarıldı. Şüpheliye ait bir cep telefonu da polis ekiplerine teslim edildi. TABURCU EDİLDİKTEN SONRA GÖZALTINA ALINDI Ameliyat ve tedavisinin ardından taburcu edilen Cüneyt Ç., hastanede polis ekiplerince gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi. MAHKEMECE TUTUKLANDI Cüneyt Ç., çıkarıldığı mahkemece “uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin daha önce “kasten yaralama” ve “taksirle yaralama” suçlarından kaydı bulunduğu öğrenildi.

AKRAN ZORBALIĞINA UĞRAYAN ÇOCUĞUN KAFATASI YENİDEN YAPILDI Haber

AKRAN ZORBALIĞINA UĞRAYAN ÇOCUĞUN KAFATASI YENİDEN YAPILDI

Olayla ilgili tutuklanan yaşıtındaki saldırgan çocuk kısa süre sonra serbest bırakılırken, akran zorbalığına uğrayan mağdur öğrencinin ailesi duruma tepki gösterdi. FUTBOL ANTRENMANI SONRASI SALDIRIYA UĞRADI Olay, 8 Aralık Pazartesi günü Konya’nın Meram ilçesinde meydana geldi. Meram Mehmet Beğen Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Hasan Berat Güldağı, futbol antrenmanı sonrası sınıf arkadaşı T.F. ile yaşadığı tartışmanın ardından, başına taşla vurularak ağır yaralandı. Antrenman çıkışı ayağına taş atılması nedeniyle tepki gösteren Hasan Berat’a, T.F.’nin yerden aldığı büyük bir taşı başına savurması sonucu kafatasında derin kırıklar oluştu. Kanlar içinde kalan çocuk, çevredeki vatandaşların yardımıyla hastaneye kaldırıldı. TİTANYUM PLAKLA AMELİYAT EDİLDİ, KALICI HASAR RİSKİ VAR Konya Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Hasan Berat, 5 gün yoğun bakımda, 5 gün ise normal serviste tedavi altında tutuldu. Beyin zarında yırtılma ve beyin içi hava oluşumu tespit edilen Hasan Berat’a, kafatasındaki kemikler yerine konulamayacak kadar hasar gördüğü için titanyum plaka takıldı. Baba Taha Yasin Güldağı, yaşadığı süreci şöyle anlattı: "İlk başta oğlumun düştüğü sanıldı. Ancak tomografide kafatasının parçalandığı, beyin zarının yırtıldığı ve kanama olduğu ortaya çıktı. Ameliyatta titanyum parça yerleştirildi, beyin zarı dikildi" TUTUKLANDIKTAN 6 GÜN SONRA TAHLİYE EDİLDİ Olay sonrası polis merkezine giderek şikayetçi olan baba, saldırgan çocuğun kısa sürede tahliye edilmesine tepki gösterdi: "Tutuklanmasına rağmen biz hâlâ hastanedeyken serbest bırakıldı. Sosyal medya hesabından ‘baba tahliye’ yazıp mafya müziğiyle paylaşım yaptı" dedi. HASAN BERAT: “OKULA GİTMEK İSTEMİYORUM” Başına aldığı darbe sonrası uzun süre tedavi gören Hasan Berat Güldağı, yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı: "Ayağıma taş atınca ‘neden atıyorsun’ dedim. Sonra büyük taşı kaldırıp kafama vurdu. Çok kan aktı, herkes yardım etti. Hastaneye götürüldüm, zımba attılar. Yoğun bakımda 5 gün yattım. Okula gitmek istemiyorum, çünkü bu bana yapıldıysa başkasına da yapılabilir"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.