#Antakya

- Antakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antakya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KUYUMCUYU SOYMAYA KALKTI, KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ Haber

KUYUMCUYU SOYMAYA KALKTI, KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ

Hatay'ın Antakya ilçesinde bir terzi dükkânının duvarını spiral makinesiyle keserek bitişikteki kuyumcunun çelik kasasına ulaşmaya çalışan 2 şüpheli, polis ekiplerinin 45 güvenlik kamerasına ait yaklaşık 120 saatlik görüntüyü incelemesi sonucu tespit edildi. Şüphelilerden, aynı çarşıda esnaf olduğu belirlenen A.A.'nın kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği öğrenilirken, diğer şüpheli E.Y. gözaltına alındı. Hayatını kaybeden A.A.'nın cep telefonundaki son internet aramasının ❝Kasa hırsızlığının cezası kaç yıl?❞ olduğu belirlendi. Olay, 1 Ekim 2026 tarihinde Antakya ilçesi Haraparası Mahallesi'ndeki 100. Yıl Çarşısı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yüzlerini maskeyle gizleyen, biri kadın 2 kişi, Süleyman Tarhana'ya ait terzi dükkânının kapısını zorlayarak içeri girdi. Şüpheliler, terzi dükkânının iç kısmındaki duvarı spiral makinesiyle keserek bitişikte bulunan kuyumcuya ait çelik kasaya ulaşmaya çalıştı. Duvarı deldikten sonra kasanın çeşitli noktalarını da kesen şüpheliler, tüm girişimlerine rağmen kasayı açamadı. Herhangi bir eşya veya para alamayan şüpheliler, olay yerinden ayrıldı. YANIK KOKUSUNU FARK EDEN TERZİ POLİSE HABER VERDİ Sabah saatlerinde iş yerine gelen terzi Süleyman Tarhana, dükkânda yanık kokusu olduğunu fark etti. İş yerini kontrol eden Tarhana, duvarda açılmış deliği görünce durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, terzi dükkânı ile bitişiğindeki kuyumcuda inceleme yaptı. Yapılan ilk incelemelerde şüphelilerin terzi dükkânından geçerek kuyumcunun çelik kasasına ulaşmaya çalıştıkları, ancak kasayı açamadıkları belirlendi. 45 KAMERADAN 120 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENDİ Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri, soygun girişiminde bulunan kişilerin kimliklerini belirlemek amacıyla geniş çaplı çalışma başlattı. Çarşı ve çevresindeki 45 ayrı güvenlik kamerasına ait yaklaşık 120 saatlik görüntü incelendi. Polis ekipleri, kamera kayıtlarının yanı sıra bölgede saha çalışması da gerçekleştirdi. Yaklaşık bir hafta süren incelemelerin ardından soygun girişiminin şüphelilerinin A.A. ve E.Y. olduğu belirlendi. Araştırmada, A.A.'nın kuyumcunun da bulunduğu 100. Yıl Çarşısı'nda esnaf olduğu, E.Y.'nin ise A.A.'nın iş yerinde çalıştığı tespit edildi. ŞÜPHELİLERDEN BİRİNİN KALP KRİZİ SONUCU ÖLDÜĞÜ BELİRLENDİ Kimliklerin belirlenmesinin ardından polis ekipleri, şüphelilerden A.A.'nın Arsuz ilçesine bağlı Konacık Mahallesi'ndeki adresine gitti. Ekipler, A.A.'nın kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Diğer şüpheli E.Y. ise polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. A.A.'nın ölümünün soygun girişiminden ne kadar süre sonra gerçekleştiğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı. TELEFONUNDAKİ SON ARAMA DİKKAT ÇEKTİ Hayatını kaybeden A.A.'nın cep telefonunda yapılan incelemede, internet arama geçmişine ilişkin bir ayrıntı ortaya çıktı. Şüphelinin telefonundaki son internet aramasının ❝Kasa hırsızlığının cezası kaç yıl?❞ olduğu belirlendi. Söz konusu arama kaydı, soygun girişimine ilişkin yürütülen incelemede dikkat çeken bulgular arasında yer aldı. ❝YAKLAŞIK 120 SAATLİK İNCELEMEYLE ŞÜPHELİLERİ TESPİT ETTİLER❞ Soygun girişiminin yaşandığı kuyumcunun komşusu Ali Haydar İmsiyatoğlu, olayın gece saatlerinde gerçekleştiğini öğrendiklerini söyledi. Sabah iş yerlerine geldiklerinde polis ekiplerinin güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye başladığını anlatan İmsiyatoğlu, şüphelilerin terzi dükkânını kullanarak kuyumcuya ulaşmaya çalıştıklarını belirtti. İmsiyatoğlu, ❝Sabah geldiğimizde güvenlik güçleri kamera kayıtlarını incelemeye aldı. Komşumuzun kuyumcuya terzi dükkânından geçerek zarar vermeye çalıştıklarını öğrendik. Sevindirici olan, herhangi bir şey alınmamış olması.❞ dedi. Polis ekiplerinin olayın aydınlatılması için yoğun çalışma yürüttüğünü dile getiren İmsiyatoğlu, şöyle konuştu: ❝Emniyet güçlerinden ve sosyal medyadan duyduğumuza göre yaklaşık 120 saatlik bir inceleme yaptılar. Bir hafta boyunca kameralarımızı ve güvenlik kayıtlarını incelediler. Çok şükür ciddi bir sıkıntı olmadı. Umarım bir daha yaşanmaz.❞ ❝BİZİM DÜKKÂNA DA 5-6 GÜN BOYUNCA GELDİLER❞ Şüphelilerin terzi dükkânının duvarını keserek kuyumcuya ulaşmaya çalışmasına tepki gösteren İmsiyatoğlu, polis ekiplerinin çarşıdaki iş yerlerini günler boyunca ziyaret ederek kamera kayıtlarını incelediğini anlattı. İmsiyatoğlu, ❝Vallahi şeytan bile kılını kıpırdatmaya gelmez. Demek ki arkadaşlar şeytandan daha kötü niyetli insanlarmış. Emniyet güçlerini gerçekten takdir ediyorum. Bizim dükkâna da 5-6 gün boyunca geldiler. Kamera kayıtlarını incelediler, bütün çarşıyı araştırdılar. Olayın üzerine çok düştüler.❞ ifadelerini kullandı. Çarşı esnafının geçimini iş yerlerinden sağladığını vurgulayan İmsiyatoğlu, emniyet ekiplerinin çalışmalarının kendilerine güven verdiğini belirtti. İmsiyatoğlu, ❝Bu bizi mutlu etti ve içimize su serpti. Çünkü hepimizin burada emeği var. Alın terimizi iş yerimize sermaye olarak koymuşuz, evimizi buradan geçindiriyoruz. Emniyetin bu kadar ilgilenmesi bizi mutlu etti ve kendimizi güvende hissettirdi.❞ diye konuştu. SOYGUN GİRİŞİMİNDE HERHANGİ BİR EŞYA ÇALINMADI Polis ekiplerinin incelemelerine göre şüpheliler, terzi dükkânının duvarını keserek kuyumcunun çelik kasasına ulaşmalarına rağmen kasayı açmayı başaramadı. Olayda herhangi bir eşyanın çalınmadığı bildirildi. Şüphelilerden A.A.'nın hayatını kaybettiği, E.Y.'nin ise gözaltına alındığı olayla ilgili adli işlemler devam ediyor.

OSMANGAZİ'DE AFETE KARŞI DİRENÇ KONUŞULDU Haber

OSMANGAZİ'DE AFETE KARŞI DİRENÇ KONUŞULDU

Osmangazi Belediyesi, "asrın felaketi" olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depreminin yıl dönümü öncesinde, kent yaşamına ve toplumsal farkındalığa katkı sunan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Afetlere Karşı Dirençli Kentler ve İletişim' programı, katılımcılara hem bilgi dolu hem de ilham verici bir deneyim sundu. Ördekli Kültür Merkezi'nde Sevda Kurul'un moderatörlüğünde düzenlenen programda, alanında uzman isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Burcu Zeybek, "Afet ve Deprem Sürecinde İletişim ve Dezenformasyon" başlıklı sunumuyla, kriz anlarında doğru bilginin hayati önemini vurguladı. Dijital çağda yanlış bilginin yayılma hızına dikkat çeken Zeybek, sağlıklı iletişim stratejilerinin toplumun psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkilerini çarpıcı örneklerle aktardı. "Teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak yanlış" Afetlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında olmak üzere bölümlendirildiğinde her bir süreç için her alandan bilim insanının, yerel yöneticinin, idari mülki amirin yapacağı pek çok şey olduğuna değinen Doç. Dr. Burcu Zeybek, şu açıklamalarda bulundu: "Artık dijital bir dönüşüm çağındayız, dolayısıyla sadece geleneksel medya değil dijitalde içerik ürettiğimiz tarafta da çok dezenformasyon ve krizin büyümesine açık bir ortam var. Çünkü orada herkes içerik üreticisi ve biz bunu 6 Şubat depreminde yaşadık. Arkası gelmeyen ihbarlar, dezenformasyon içeriklerin çok geniş ve etkileşimli bir şekilde yayıldığını gördük. Bu platformlarda, hem içerik tüketicisi, hem üreticisiyiz ama teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak burada yanlış olan. Bu platformların kullanıcıları olarak görevlerimizde etik ve yasal çerçeveyi bilerek içerik üretiyor olmak gerek. Teyit edilmemiş bilgi, algoritmaya takılıyor. Biliyorsunuz, orada algoritma üzerinden yürüdüğü için çok daha geniş kitleye duyurulmasına imkan veriyoruz. Bu platformların algoritmalara göre işlediğinin farkında olmak lazım. İçerik seçtiğini, gölge banlama yaptığını biliyor olmak gerekiyor. Önce tüketici olarak, sonra içerik üreticisi olarak bunun farkında olmak ve yasal, etik çerçeveleri bilmek gerekiyor." "Coğrafyanın şartlarını kabul etmeliyiz" Programın bir diğer konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Tezer ise "Deprem ve Planlama Ekseninde Geçmişten Bugüne Antakya" başlıklı sunumunda, kentsel planlamanın tarihî gelişimi ile afetlere hazırlık arasındaki ilişkiyi ele aldı. Antakya üzerinden yapılan değerlendirmeler, katılımcılara hem geçmişten ders çıkarma hem de geleceğe yönelik çözüm önerileri üretme imkanı sundu. 13 yıldır Antakya üzerinde çalışmalar yaptığını söyleyen Tezer, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Antakya, Kahramanmaraş merkezli depremlerde merkeze uzak olmasına rağmen en büyük yıkımı yaşayan kentlerden biri oldu. Bu da bize şehir planlamasında, yapılaşmada ve denetimde ciddi hatalar yaptığımızı gösteriyor. Aslında depremle ilgili neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyoruz ama uygulamada sınıfta kalıyoruz. Doğa bize açık mesaj veriyor. Fay hatlarına, su kenarlarına, zemini zayıf alanlara yerleşmemek gerekiyor. Planlama mevzuatımız buna uygun ama planlama-uygulama-denetim zincirinin birbirinden ayrılmaması gerekiyor. Müteahhitlik ciddi bir teknik iş olmasına rağmen yeterince nitelikli yürümüyor. Bir de imar affı gerçeği var; Antakya'daki örnek bize en az 56 bin yapının affedildiğini gösterdi. Bu sadece Hatay'ın değil, tüm Türkiye'nin bir afet ülkesi olduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor. Özetle, Coğrafyanın şartlarını kabul edip, bilimi, teknolojiyi ve denetimi ciddiye alarak doğru yerlere, doğru şekilde yerleşmemiz şart." Soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosfere dönüşen programda, izleyiciler merak ettikleri konuları uzman isimlere doğrudan yöneltme fırsatı buldu. Osmangazi'de Yoğun ilgi gören etkinlik, afetlere karşı bilinçli bir toplum oluşturma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.