#Antik Kent

- Antik Kent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antik Kent haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

THE ODYSSEY FİLMİ VE ÇANAKKALE'DEN BAŞLAYAN EFSANEVİ ROTA Haber

THE ODYSSEY FİLMİ VE ÇANAKKALE'DEN BAŞLAYAN EFSANEVİ ROTA

Dünyaca ünlü yönetmen Christopher Nolan’ın son şaheseri 'The Odyssey', sinema salonlarını kasıp kavurmaya ve dünya çapında devasa bir gişe başarısına ulaşmaya devam ediyor. Homeros’un 2.700 yıllık ölümsüz Odysseia destanını beyaz perdeye taşıyan film, sadece sinematografisiyle değil, anlattığı hikayenin kökleriyle de kitleleri peşinden sürüklüyor. Efsanevi kahraman Odysseus'un 10 yıl süren zorlu eve dönüş yolculuğunun başladığı yer ise tanıdık bir coğrafya: Türkiye sınırları içinde yer alan antik Troya kenti! SİNEMA TARİHİNE GEÇEN TEKNOLOJİ VE REKOR GİŞE Nolan'ın The Odyssey uyarlaması, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk film olarak şimdiden sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Oyuncu kadrosu, büyüleyici müzikleri ve derin psikolojik anlatımıyla izleyiciden tam not alan yapım, açılış hafta sonunda dünya çapında 264 milyon dolar hasılat elde ederek Nolan’ın kariyerindeki en güçlü uluslararası açılışa imza attı. EFSANEVİ ROTA ÇANAKKALE'DEN BAŞLIYOR Filmle birlikte yeniden gündeme gelen ve dünyanın en çok konuşulan edebi eseri olan Odysseia, Truva Savaşı’nın ardından İthaka Kralı Odysseus’un evine, eşi Penelope ve oğlu Telemakhos’a kavuşma mücadelesini konu alıyor. Yolculuk boyunca mitolojik yaratıklar ve gazaplı tanrılarla savaşan Odysseus'un bu 10 yıllık büyük macerası, günümüzde Çanakkale sınırları içerisinde bulunan Troya Antik Kenti'nde start alıyor. DESTANIN İZİNDE: TROYA'DAN İTHAKA'YA UZANAN ROTA Edebiyatçıların ve tarihçilerin Antik Çağ kaynaklarından ve Akdeniz akıntılarından yola çıkarak belirlediği efsanevi rotadaki duraklar günümüz coğrafyasında şöyle şekilleniyor: Troya (Çanakkale / Türkiye): Odysseus’un 10 yıllık eve dönüş yolculuğunun başladığı nokta. İsmaros (Maroneia / Yunanistan): Kikones kavmiyle yaşanan çatışma alanı. Kikloplar Adası (Sicilya / İtalya): Tek gözlü dev Polyphemos’un mağarası. Aiaia (Ponza ve Circeo / İtalya): Büyücü Kirke'nin mürettebatı domuza çevirdiği ada. Sirenlerin Adası (Messina Boğazı / İtalya): Büyüleyici sesleriyle denizcileri ölüme çeken Sirenlerin evi. Ogygia (Gozo / Malta): Su perisi Kalypso'nun Odysseus’u yıllarca tutsak ettiği ada. İthaka (Ithaki / Yunanistan): Maceranın son bulduğu, Odysseus’un özlemle döndüğü yuvası. DÜNYANIN İLK GÜZELLİK YARIŞMASI VE SAVAŞIN BAŞLANGICI Efsaneye göre Truva Savaşı’nın fitili, Çanakkale'deki Kaz Dağları’nda çekildi. Hera, Afrodit ve Athena arasındaki "dünyanın ilk güzellik yarışmasında" seçici olan Paris, kendisine Sparta Kralı'nın karısı Helena'yı vadeden Afrodit’i seçti. Paris’in Helena’yı kaçırmasıyla başlayan ve 10 yıl süren savaş, Odysseus’un meşhur "Truva Atı" taktiğiyle Yunanların zaferiyle sonuçlandı. Bugün UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Troya Antik Kenti, Çanakkale’de ziyaretçilerini ağırlarken, ünlü Truva Atı ise hem kordon boyunda hem de antik kent girişinde tüm ihtişamıyla duruyor. Ancak ne yazık ki sinema dünyasını sallayan Christopher Nolan’ın bu dev yapımının tek bir karesi bile hikayenin doğduğu topraklarda, yani Türkiye’de çekilmedi.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ İLE ANTİK MISIR’A FELSEFİ YOLCULUK Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ İLE ANTİK MISIR’A FELSEFİ YOLCULUK

Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Felsefe Buluşmaları’ kapsamında Sosyolog Yazar Kemal Karadayı, Antik Mısır’ın bilgelik mirasını anlattı. Karadayı, piramitlerden Osiris mitine uzanan kapsamlı sunumuyla kadim uygarlığın ebediyeti arayan düşünce dünyasını katılımcılarla buluşturdu. Toplumsal gelişimi yalnızca fiziki yatırımlarla değil, fikrî ve kültürel üretimle de destekleyen Osmangazi Belediyesi, felsefeye yönelik buluşmalarıyla kentin entelektüel iklimine güçlü bir katkı sunuyor. Bu doğrultuda düzenlenen Felsefe Buluşmaları’nda Sosyolog Yazar Kemal Karadayı, ‘Antik Mısır Bilgeliği’ hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Ördekli Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımın olduğu buluşmada Antik Mısır medeniyetine geniş bir perspektiften bakan Karadayı, dinleyicilere kadim bir medeniyetin düşünce mirasını aktardı. Karadayı, Mısır Piramitleri’nden Mısır Mitolojisi için çok önemli bir yere sahip olan Osiris’e kadar pek çok konudan önemli detayları paylaştı. "Ebediyeti arayan, ebediyeti anlamaya çalışan bir uygarlık" Antik Mısır medeniyetinin tarihte çok önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Sosyolog Yazar Kemal Karadayı, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Osmangazi Belediyesi’nin desteğiyle çok güzel bir kitle ile bir araya geldik. Antik Mısır mitolojisini, tarihini, kronolojisini konuştuk. Her zaman çok ilgi çeken, gizemli, merak edilen bir uygarlık. Katılımcılarla birlikte o uygarlığın derinine inmeye çalıştık. Antik Mısır uygarlığı sadece bizi şaşırtan teknolojisiyle değil, aslında hayata, coğrafyaya, yeryüzüyle gökyüzünün birliğine, yaşam ile ölümün birliğine çok kafa yormuş bir uygarlık. O yüzden de ebediyeti arayan, ebediyeti anlamaya çalışan bir uygarlık. Özellikle birlik fikri çok ilham verici, onun mimari de, teknolojide, günlük yaşamda nasıl yansıdığını görüyorsunuz. Aslında bizi etkileyen kısmı o ama arkadaki fikir gerçekten çok derin. Çok eski bir uygarlık. Piramitlerle, taş devri arasında 600 yıl var. Dolayısıyla aslında gördüğümüz en yüksek uygarlığın ilk örneği. Tıbbın, bilimin, sanatın ilk örneklerini güçlü bir şekilde orada görüyoruz. Oradan da bütün dünyaya yayıldığını söylemek mümkün." Programın sonunda katılımcıların sorularını da yanıtlayan Sosyolog Yazar Karadayı’ya Osmangazi Belediye Başkanvekili Burak İleri tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Karadayı, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a desteklerinden ötürü teşekkür etti.

SMYRNA KAZILARINA 34,5 MİLYON TL DESTEK Haber

SMYRNA KAZILARINA 34,5 MİLYON TL DESTEK

İzmir’in merkezinde yer alan Smyrna Antik Kenti, 2007’den bu yana yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan eserlerle kentin tarihine ışık tutuyor. Prof. Dr. Akın Ersoy’un başkanlığında yürütülen çalışmalarda, Antik Smyrna Tiyatrosu ve Antik Smyrna Agorası’nda yer alan Roma dönemi hamamının gymnasium bölümü ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. 2012’den bu yana kentteki bilimsel kazı çalışmalarına maddi destek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynakları ile yürütülen kamulaştırmalar neticesinde Smyrna Agorası’nın bulunduğu kazı alanı İkiçeşmelik Caddesi ile bütünleşirken, uzun dönem gecekondular altında kalan Antik Smyrna Tiyatrosu da gün yüzüne çıkarılmaya başlandı. 20 BİN KİŞİ KAPASİTESİYLE İZMİR İÇİN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR Kazılara Maddi Destek Programı kapsamında günümüzde İzmir ve yakın çevresinde 16 arkeolojik kazı alanı yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde süren kazılara verdiği destekle insanlığın ortak kültürel mirası olan bu alanların korunması ve her geçen gün daha görünür kılınmasını amaçlıyor. 2025 yılı itibariyle yürürlüğe giren yeni protokol ile Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanlığı’na sağlanan destek kapsamında antik tiyatronun bir an önce kente kazandırılması amaçlanıyor. Efes Antik Tiyatrosu büyüklüğünde olduğu belirtilen Antik Smyrna Tiyatrosu, 20 bin kişi kapasitesiyle İzmir için büyük önem taşıyor. MADDİ VE AYNİ DESTEK İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri hakkında bilgi veren Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Şube Müdürlüğü’nde görevli Arkeolog Tuna Sinan Derbentoğulları, “İzmir Büyükşehir Belediyesi, Smyrna Antik Kenti kazı çalışmalarına 2012 yılından bu yana envanter oluşturulması, bilimsel kazı çalışmaları, restorasyon çalışmaları ve kazı ekibinin desteklenmesi amacıyla maddi ve ayni destek veriyor” dedi. Derbentoğulları, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentimizde devam eden 16 kazıyı desteklediklerini sözlerine ekledi. KAZILAR İKİ NOKTADA SÜRÜYOR 2007 yılından itibaren İzmir’in tarihi kent merkezindeki arkeolojik kazı çalışmalarını yürüten Smyrna Antik Kenti Kazı Başkanı ve İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Türk İslam Arkeolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy, “Çalışmalarımızda Kültür ve Turizm Bakanlığının maddi desteğinin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önemli ölçüde destekleri söz konusu. Ayrıca başka sponsorlarımız da bulunuyor. Smyrna Antik Kenti kazılarını şu an özellikle iki noktada yürütüyoruz. Antik Smyrna Agorası’nda güncel olarak Kemeraltı’na bakan tarafta bir hamamın gymnasium bölümünün ortaya çıkarılması için çalışma yürütüyoruz. İkinci çalışma alanımız da özellikle İzmirlilerin de çok beklediği Antik Smyrna Tiyatrosu’nda sürüyor” diye konuştu. Ören yeri içinde Osmanlı dönemine ait sarnıçlı çeşmeler ve şehir içi han yapısı olduğunu belirten Prof. Dr. Akın Ersoy, Osmanlı Dönemi yapılarını da koruyarak altında kalan gymnasium bölümünün ortaya çıkarılması için çalıştıklarını kaydetti. EFES ANTİK TİYATROSU BÜYÜKLÜĞÜNDE Antik Smyrna Agorası’nın antik dönemde yalnızca ticari ve idari bir merkez olmadığını vurgulayan Ersoy, dini ve sosyal etkinliklerin de burada gerçekleştirildiğini dile getirdi. Başlangıçta küçük ölçekli etkinliklerin agorada yapıldığını, ancak zamanla inşa edilen Antik Smyrna Tiyatrosu ile bu etkinliklerin tiyatroya taşındığını ifade eden Ersoy, tiyatroda yapılan çalışmalara ilişkin de bilgi verdi. İzmir’in Efes Antik Tiyatrosu büyüklüğünde bir tiyatroya daha sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, 20 bini aşkın izleyici kapasitesine sahip Antik Smyrna Tiyatrosu’nda hem dini, sosyal ve kültürel etkinliklerin hem de halk meclisine yönelik duyuruların gerçekleştirildiğini sözlerine ekledi. KEMERALTI, SMYRNA AGORASI’NIN TİCARİ KİMLİĞİNİ YANSITIYOR Prof. Dr. Akın Ersoy, Antik Smyrna Agorası’nın Büyük İskender’den sonra kurulan antik kentin tam merkezinde yer aldığını belirtti. Kemeraltı’nın bugün dünyanın en büyük açık hava çarşılarından biri olduğunu vurgulayan Ersoy, bu yapının temelinde bin yıl öncesinde Antik Smyrna Agorası’nın yarattığı ticari iklimin bulunduğunu aktardı. Antik dönemde kentin, bugünkü Kadifekale ve Kemeraltı arasında kurulduğunu, o dönemde Kemeraltı’nın yerinde ticaret ve savaş gemilerinin girebildiği bir iç liman bulunduğunu söyleyen Ersoy, Bizans Dönemi’nde başlayan, Osmanlı Dönemi’nde ise hızlanan bilinçli dolgu çalışmalarıyla iç limanın zamanla yapılaşmaya açıldığını ifade etti. Prof. Dr. Akın Ersoy, limanın son izlerinin 1800’lü yıllara kadar takip edilebildiğini, bu dönemde ise bataklık hâline gelen alanın tamamen doldurularak bugünkü Kemeraltı’nın oluştuğunu kaydetti. ANTİK DÖNEMDE DE İZMİR İÇİN SU ÇOK ÖNEMLİYDİ Ersoy, antik dönemde kent planlamacılarının suyun varlığına büyük önem verdiğini, İzmir’in bu açıdan şanslı bir konumda olduğunu ifade etti. Kadifekale’nin altındaki su tabakalarının kent için önemli bir kaynak sağladığını, Antik Smyrna Agorası’ndaki suyun da bu doğal kaynaktan geldiğini vurgulayan Ersoy, yaklaşık 150 metre boyunca akarak Antik Smyrna Agorası’na ulaşan suyun günümüzde içilemez nitelikte olsa da park ve bahçeleri sulamak için kullanılabildiğini aktardı.

2 BİN 500 YILLIK ANTİK KENT YANGINDA ZARAR GÖRDÜ Haber

2 BİN 500 YILLIK ANTİK KENT YANGINDA ZARAR GÖRDÜ

Muğla'da Yatağan-Milas karayolu yakınında başlayan ve Stratonikeia Antik Kenti'ne sıçrayan yangında zeytin, incir, nar ve badem ağaçları yandı. Yangın, havadan ve karadan yapılan müdahaleyle antik kentine içerisine yayılmadan kontrol altına alındı. Muğla'nın Yatağan ilçesi Stratonikeia antik kenti çevresinden geçen Yatağan-Milas karayolu yakınında başlayan otluk yangını daha sonra antik kente sıçramıştı. Antik kent içinde devam eden yangına havadan 2 uçak, 5 helikopter, karadan ise orman Muğla Bölge Müdürlüğü arazözleri ile Muğla Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ve Yatağan Termik Santrali'nin su tankerleri ve işçileri yangının söndürülmesi için büyük bir mücadele verdi. Yoğun hava ve yer müdahalesi sonrasında söndürülen yangında yüzlerce yıllık zeytin, incir, nar ve badem ağaçları yanarak zarar gördü. Antik kentin iç kesimlerine alevlerin ilerlemesi durdurulurken, alevlerden etkilenen incir, zeytin ve nar ağaçlarındaki meyveler alevler ile siyaha büründü. Yangında zarar gören zeytin, nar, badem ve incir ağaçlarının büyük bölümünün tapulu vatandaşlara ait olduğu öğrenilirken, yangının Kuzey giriş kapısını sağ tarafına geçmesi ekipler tarafından önlendi. Stratonikeia ve Lagina Antik Kentleri Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, yangının çok kısa bir süre içerisinde antik kente sıçradığını belirterek, ekiplerin havadan ve karadan çok yoğun mücadelesi sonrası antik kentin iç kesimlerine ilerlemesinin durdurulduğunu açıkladı. Söğüt, "Esasından yangın antik kentin yaklaşık 600 metre civarında doğu tarafında çıktı. Kentin ilgisi de yoktu esasında ama rüzgar kentin olduğu tarafa doğru esince ciddi anlamda kente doğru da geldi. Hatta hepimizi korkuttu. Ama şu an tamamen kontrol altına alındı. İnanılmaz bir el birliği vardı gerçekten. Ormanımız, jandarmamız, emniyetimiz, itfaiyelerimiz, tüm kurumlarımız buradaydı el birliğiyle. Tüm işçiler hep birlikte seferber oldu. Köylüler hepsi seferber oldu. Her koldan müdahaleye yapıldı. Kentin belli bir kesiminde durdurduk. Evlerin olduğu kısımlara gelmedi. Korkunç anlar yaşadık ama sonuçta inşallah şu an güzelce kontrol altına alarak bu süreç tamamlanmış oldu. Dilerim tekrar olmaz. Antik kentin doğu kısımlarında şahıs arazileri daha da fazla. O alanda zeytinler, narlar, o ağaçlarda etkilenenler de olmuştur açıkçası. Yangın esnasında orada sayıcı arkadaşlarla birlikte alanda dolaştık. Ekip olarak tüm çalışanlar olarak oralardaydık" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.