#Araştırma

- Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SAHTE YAPAY ZEKA ARAÇLARI VERİLERİ ÇALIYOR Haber

SAHTE YAPAY ZEKA ARAÇLARI VERİLERİ ÇALIYOR

Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, insanların alternatif yapay zeka araçları ararken sahte uygulamalar kullandığını ve kişisel bilgilerinin çalındığını söyledi. İnsanların alternatif ararken sahte yazılımlarla karşılaştığını söyleyen Hakan Topuzoğlu, "Yapay zekanın kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte haliyle bir takım risk ve sıkıntılar da ortaya çıkıyor. Son dönemde de karşılaştığımız olay şu şekilde özetlenebilir, sahte yapay zeka araçları. Yani insanlar meraklı olduğu ya da alternatif aradıkları için farklı yapay zeka araçlarını kullanabilir miyim diye incelemelere girdikleri için de haliyle yapay zeka görünümünde ancak sizin bilgilerinizi çalan bir takım yazılımlarla karşılaşmaktayız. Öncelikle bir yapay zeka aracını kullanırken yine herhangi bir siteyi kullandığımızda olduğu gibi haliyle çok önemli bilgileri vermememiz lazım. Bir akademisyensek ilk defa yayınlanacak bir buluşumuz varsa bunu yapay zeka ile paylaşmak zaten doğru değil ama hiç bilmediğiniz bir yapay zeka aracına bunu verip de incelemesini istemek aslında bunun ifşa olmasının ya da yaygınlaşmasının yolunu açacaktır. O yüzden bizim bu konuda biraz daha araştırma yapıp uzman önerilerini de dikkate almamız gerekiyor" dedi. Topuzoğlu, verilen bilgilerin kötü amaçlarla kullanılabileceğini veya veri tabanı oluştutulabileceğini söyleyerek, "Yapay zeka aracını kullanırken bir konu danışıyoruz. Bazen her ne kadar doğru olmasa da paylaşıyoruz. Bu özel bilgileri verdiğimiz anda bunlar kayıt altına alınıp bir zaman sonrasında aleyhimize kullanılabilir ya da bu bilgiler işlenerek farklı amaçlarla da kötü kişilerin elinde bir veri tabanı haline getirilip daha kötü kurumlara ve insanlara pazarlanabilir" ifadelerini kullandı.

MİNİK ESİLA İÇİN SAĞLIKÇILAR SEFERBER OLDU Haber

MİNİK ESİLA İÇİN SAĞLIKÇILAR SEFERBER OLDU

Eskişehir’de sağ kulağında mikrotia (kulak kepçesinin doğuştan gelişmemesi) bulunan 8 yaşındaki Esila Yetim için sağlık çalışanları ve gönüllüler seferber oldu. Küçük Esila’nın Konya’da yapılacak ameliyatı için 23 Haziran 2026 tarihine gün alındı. Doğuştan mikrotia Tip 3 tanısıyla dünyaya gelen Esila Yetim’in ailesi, yıllardır kızlarının tedavisi için birçok kapıyı çaldı. Ailenin yardım arayışı sonrası Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanlığı devreye girerek Esila’nın tedavi sürecine destek oldu. AİLE UMUTLA AMELİYAT GÜNÜNÜ BEKLİYOR Kızlarının ameliyat tarihinin belli olmasının ardından büyük mutluluk yaşadıklarını belirten anne Elif Yetim, kendilerine destek olan herkese teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: “Ameliyat sürecimiz var. Bu süreçte yardımcı olan ve yanımızda duran herkese çok teşekkür ediyorum. Ameliyat tarihimiz 23 Haziran. Çok mutluyuz ve destek olan herkese tekrar teşekkür ediyoruz.” “AMELİYAT TARİHİNİ ALIP MUTLU DÖNDÜK” Baba Rafet Yetim ise süreçte birçok kişinin destek verdiğini belirterek, “Bir vakıf aracılığıyla Prof. Dr. Osman Akdağ ile bağlantı kurduk. Sağlık-Sen Şube Başkanımız Hasan Hüseyin Köksal da sürecin ilerlemesine yardımcı oldu. Konya’ya gidip ameliyat tarihimizi aldık ve mutlu şekilde döndük” dedi. “İNŞALLAH ESİLA’NIN YÜZÜ GÜLECEK” Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal da minik Esila için başlatılan destek sürecine değinerek, sağlık çalışanları ve gönüllülerle birlikte önemli bir dayanışma örneği sergilendiğini ifade etti. Köksal, “Konuyu öğrendikten sonra araştırma yaptık ve alanında çok başarılı bir cerraha ulaştık. Önümüzde yaklaşık 6 aylık bir tedavi süreci var. İnşallah bu süreç sonunda Esila kızımızın yüzü gülecek ve hayatına sağlıklı şekilde devam edecek” diye konuştu. Esila’nın ameliyatının ardından yaklaşık 3 ay yoğun tedavi sürecinden geçmesi, ardından da kontrollerle birlikte normal hayatına devam etmesi planlanıyor.

İEÜ’LÜ AKADEMİSYENE AVRUPA’DAN ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ Haber

İEÜ’LÜ AKADEMİSYENE AVRUPA’DAN ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ

İzmir Ekonomi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, sinyal işleme alanındaki uluslararası çalışmaları nedeniyle Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından verilen 2026 Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, uluslararası akademik başarılarına bir yenisini daha ekledi. Dünyanın en saygın bilimsel kuruluşlarından biri olan Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından verilen 2026 Üstün Hizmet Ödülü, Prof. Dr. Aydın Akan’a verildi. Haberleşmeden sağlık teknolojilerine, jeofizikten uzay sistemlerine kadar birçok alanda kullanılan sinyal işleme üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Akan, ödülünü 31 Ağustos – 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Belçika’nın Bruges kentinde düzenlenecek törende alacak. ÖDÜL HER YIL YALNIZCA BİR KİŞİYE VERİLİYOR 2000 yılından bu yana verilen EURASIP Üstün Hizmet Ödülü, sinyal işleme alanında önemli katkılar sağlayan ve bilim dünyasında liderliğiyle öne çıkan araştırmacılara veriliyor. Her yıl sadece bir bilim insanına takdim edilen bu ödül, alanındaki en prestijli uluslararası ödüllerden biri olarak kabul ediliyor. “YAZDIĞIM KİTAP BİRÇOK ÜLKEDE OKUTULUYOR” Sinyal işleme alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Aydın Akan, şunları söyledi: “1990’lı yıllardan bu yana sinyal işleme alanında çok sayıda araştırma yürüttüm. Alanımla ilgili iki ders kitabı kaleme aldım. ‘Signals and Systems Using Matlab’ adlı kitabım, dünyanın birçok farklı üniversitesinde ders kitabı olarak okutuluyor.” “BİLİM ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİM” Akademik çalışmalarını ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü belirten Akan, şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 30 yıldır bu alanda eğitim veriyorum. 38 doktora ve 57 yüksek lisans öğrencisi mezun ettim. Bu çabalarımın böyle anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için büyük mutluluk. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin güçlü akademik ekosistemi içinde üretmeye ve bilime katkı sunmaya devam edeceğim.” ULUSLARARASI BAŞARILARLA DOLU KARİYER 1996 yılında akademik hayatına başlayan Prof. Dr. Aydın Akan’ın bugüne kadar: Uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 93 makalesi 142 uluslararası konferans bildirisi 2 uluslararası kitabı 10 uluslararası kitap bölümü bulunuyor. Bilimsel çalışmaları bugüne kadar 5 bin 552 atıf alan Prof. Dr. Akan, 2023 yılında Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde de yer almıştı. Prof. Dr. Akan ayrıca IEEE Engineering in Medicine and Biology Society (EMBS) Türkiye Kolu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.

JAPON GEZGİN GAZİANTEP’TE MÜSLÜMAN OLDU Haber

JAPON GEZGİN GAZİANTEP’TE MÜSLÜMAN OLDU

Japonya’dan bisikletiyle dünya turuna çıkan Naoki Yabiki, Gaziantep’te bisikletinin arızalanması üzerine sığındığı camide gördüğü misafirperverlikten etkilenerek Müslüman oldu. Japonya’dan bisikletiyle dünya turuna çıkan Japon vatandaşı Naoki Yabiki, Gaziantep’te yaşadığı bir olayın ardından Müslüman olmaya karar verdi. Bisikleti arızalanınca sığındığı camide gördüğü ilgi ve misafirperverlikten etkilenen Yabiki, Gaziantep İl Müftülüğü’nde düzenlenen ihtida merasimiyle İslamiyet’i kabul etti. BİSİKLETİ ARIZALANDI, CAMİYE SIĞINDI Bisikletiyle çıktığı dünya turu kapsamında Türkiye’ye gelen Naoki Yabiki, Gaziantep’e ulaştığında bisikletinin arızalanması üzerine yardım aradı. Şehitkamil ilçesindeki Hacı Yasin Kaplan Camii’ne giden Yabiki, cami imamı ve cemaat tarafından karşılandı. Bisikleti tamir edilen ve geceyi camide geçiren Yabiki, burada gördüğü ilgi ve yardımlaşmadan çok etkilendi. Camide kaldığı süre boyunca Müslümanların samimiyeti ve misafirperverliğinden etkilenen Japon gezgin, İslam dini hakkında araştırma yapmaya başladı. GAZİANTEP İL MÜFTÜLÜĞÜ’NDE İHTİDA MERASİMİ DÜZENLENDİ İslamiyet’i kabul etmeye karar veren Yabiki, durumu cami imamı Mustafa Kılıç ile paylaştı. Bunun üzerine Gaziantep İl Müftülüğü’nde ihtida merasimi düzenlendi. Törene Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, Gaziantep İl Müftüsü Mustafa Soykök ve çok sayıda din görevlisi katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende Yabiki, kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu. YENİ İSMİ “MUHAMMED ABDULLAH” OLDU Kelime-i şehadet getirerek Müslüman olan Japon gezgin, “Muhammed Abdullah” ismini aldı. Törenin ardından kendisine Kur’an-ı Kerim ve çeşitli hediyeler verildi. “GAZİANTEP HALKININ MİSAFİRPERVERLİĞİ BENİ ÇOK ETKİLEDİ” Gaziantep’te gördüğü ilgiden büyük memnuniyet duyduğunu belirten Muhammed Abdullah, şu ifadeleri kullandı: “Gürcistan’dan Türkiye’ye bisikletle girdim ve Gaziantep’e geldim. Yanımda sadece bir çadır vardı ve geceleri çok üşüyordum. Kalacak bir yer bulmak için insanlara sordum. Beni camiye yönlendirdiler. Gaziantep halkı bana çok yardımcı oldu. Müslümanların samimiyeti, misafirperverliği ve fedakarlıkları beni çok etkiledi.” “İNSANLARIN İYİLİĞİNİ VE NEZAKETİNİ GÖRDÜM” Camide kaldığı süre boyunca insanların yardımseverliğinin kendisini etkilediğini söyleyen Muhammed Abdullah, “İnsanlara yardım etme ruhlarının çok güçlü olduğunu gördüm. Camide kalmama izin verdiler. Namazlara katıldım, etkinliklerde bulundum. İnsanların nezaketini ve iyiliğini yeniden görmüş oldum. Bundan sonra da öğrenmeye ve araştırmaya devam etmek istiyorum” dedi.

COVİD-19 AŞISININ NEDEN ÖLDÜRDÜĞÜ AÇIKLANDI Haber

COVİD-19 AŞISININ NEDEN ÖLDÜRDÜĞÜ AÇIKLANDI

Covid-19 pandemisi döneminde bazı adenovirüs bazlı aşılarla ilişkilendirilen nadir fakat ciddi yan etkilerin neden'i bilim insanları tarafından ortaya kondu. Yapılan yeni araştırma, AstraZeneca ve Janssen aşılarıyla bağlantılı görülen VITT (İmmünotrombotik Trombositopeni) vakalarının arkasındaki genetik mekanizmayı ilk kez net biçimde ortaya koydu. Bilim dünyasında büyük yankı uyandıran çalışma, saygın tıp dergilerinden New England Journal of Medicine (NEJM)’de yayımlandı. Araştırmaya göre, nadir görülen bu komplikasyonların doğrudan aşıdan değil, bazı kişilerde ortaya çıkan anormal bağışıklık tepkisinden kaynaklandığı belirlendi. BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ YANLIŞ HEDEFE SALDIRIYOR Araştırmada, VITT gelişen kişilerde bağışıklık sisteminin antikor üretim sürecinde “somatik hipermutasyon” adı verilen mekanizmanın farklı çalıştığı tespit edildi. Bu süreçte meydana gelen K31E mutasyonu, antikorların virüse saldırmak yerine vücuttaki Trombosit Faktörü 4 (PF4) adlı proteini hedef almasına neden oluyor. Bu durum ise trombositlerin kümelenmesine ve vücudun farklı bölgelerinde tehlikeli pıhtılaşmaların oluşmasına yol açabiliyor. GENETİK YATKINLIK BELİRLEYİCİ Bilim insanları, VITT gelişen hastalarda ortak bir genetik özellik tespit etti. Araştırmaya göre bu kişilerde IGLV3-21*02 adlı gen varyantı bulunuyor. Bu genetik yapı, adenovirüsle karşılaşıldığında bağışıklık sisteminin söz konusu hatalı mutasyonu üretme ihtimalini artırıyor. Uzmanlara göre bu bulgu, VITT vakalarının neden çok nadir görüldüğünü de açıklıyor. Çünkü komplikasyonun ortaya çıkması için belirli bir genetik yatkınlık gerekiyor. GELECEKTE GENETİK TARAMA MÜMKÜN OLABİLİR Araştırmacılar, söz konusu genetik varyantın belirlenmesinin gelecekte adenovirüs bazlı aşı veya tedaviler uygulanmadan önce genetik tarama yapılmasının önünü açabileceğini belirtiyor. Bu gelişmenin, kişiye özel tıp uygulamaları açısından önemli bir adım olabileceği ifade ediliyor. TÜRKİYE’DE BU AŞILAR KULLANILMADI Öte yandan AstraZeneca ve Janssen (Johnson & Johnson) aşıları Türkiye’de resmi aşı programında kullanılmadı. Türkiye’de Covid-19 aşılaması Sağlık Bakanlığı tarafından CoronaVac (Sinovac) ve mRNA aşıları (Pfizer-BioNTech) ile yürütüldü.

COĞRAFİ İŞARET BİLİNCİ GİDEREK ARTIYOR Haber

COĞRAFİ İŞARET BİLİNCİ GİDEREK ARTIYOR

Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50'si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65'i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78'e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye'deki amblemle ile AB'de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB'nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."

EGE ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ PROF. DR. MUSA ALCI MAZBATASINI ALDI Haber

EGE ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ PROF. DR. MUSA ALCI MAZBATASINI ALDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Musa Alcı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen törende mazbatasını alarak görevine resmen başladı. Mazbata, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından takdim edildi. Mazbata teslimi sırasında konuşan Prof. Dr. Özvar, Prof. Dr. Alcı’yı tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. “70. YILDA BU GÖREVİ ÜSTLENMEK GURUR VERİCİ” Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, Ege Üniversitesi gibi köklü bir kurumun 70. yılında rektör olarak atanmanın kendisi için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurguladı. Üniversitede çeyrek asırdır görev yaptığını belirten Alcı, “Bu bilim çınarının gelişimi ve gençlerin nitelikli şekilde yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz” dedi. “BİLİM, EĞİTİM VE ARAŞTIRMAYA ODAKLANACAĞIZ” Yeni dönemde üniversitenin tüm kaynaklarının bilim, araştırma ve eğitime öncelik verilerek kullanılacağını ifade eden Alcı, “Köklü araştırma ve eğitim geleneğimizle ulusal ve uluslararası sıralamalarda daha üstlerde yer almak için var gücümüzle çalışacağız. Dijitalleşme ve verimlilik artırıcı önlemlerle hem akademik hem de idari personelimizin yükünü azaltmayı hedefliyoruz” dedi. “TOPLUMSAL SORUMLULUK VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ ÖNCELİK OLACAK” Topluma hizmetin üniversitelerin temel görevlerinden biri olduğunu hatırlatan Alcı, EBİLTEM aracılığıyla üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceklerini belirtti. Ayrıca teknoloji transfer ofisinin daha aktif kullanılacağını ve bilimsel üretimin teknolojiye dönüşmesinin destekleneceğini ifade etti. “ALTYAPIYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN MASTER PLAN HAZIR” Ege Üniversitesi kampüsünde yer alan eski binaların altyapı sorunlarını çözmek amacıyla kapsamlı bir master plan üzerinde çalışmalara başlayacaklarını dile getiren Alcı, eğitim ve çalışma ortamını daha huzurlu ve verimli hâle getirmeyi hedeflediklerini söyledi. CUMHURBAŞKANI VE YÖK BAŞKANI’NA TEŞEKKÜR Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkür eden Rektör Alcı, Ege Üniversitesi’ni “ülkemizin ve dünyanın en önemli bilim üretim merkezlerinden biri” haline getirmek için gece gündüz çalışacaklarını belirtti.

ÇARPICI ARAŞTIRMA: İZMİRLİLER ÇALIŞMAYI PEK SEVMİYOR! Haber

ÇARPICI ARAŞTIRMA: İZMİRLİLER ÇALIŞMAYI PEK SEVMİYOR!

Çalışmada, Türkiye’de hangi illerin iş yaşamına daha yatkın olduğu, hangilerinin ise çalışmayı daha az sevdiği ortaya konuldu. İSTANBUL LİSTE BAŞI OLDU Araştırmaya göre, çalışmayı en çok seven şehir İstanbul oldu. Türkiye’nin en kalabalık kenti olan İstanbul’un yoğun iş temposu ve ekonomik merkez olmasının bu sonucu doğurduğu ifade ediliyor. İstanbul’u sırasıyla Ankara, Bursa, Tekirdağ, Kocaeli ve Eskişehir takip etti. ADANA ZİRVEDE: “EN AZ ÇALIŞAN” Listenin diğer ucunda ise Adana yer aldı. Forbes’un verilerine göre, Adana, Türkiye’de çalışmayı en az seven şehir olarak kayıtlara geçti. Adana’yı Antalya, İzmir, Trabzon, Artvin ve Mersin izledi. İZMİR ÜÇÜNCÜ SIRADA Araştırmanın en dikkat çeken sonuçlarından biri ise İzmir oldu. Türkiye’nin üçüncü büyük kenti İzmir, çalışmayı en az seven iller listesinde üçüncü sırada yer aldı. Bu durum sosyal medyada tartışma yarattı. Bazı kullanıcılar, “İzmirliler çalışmayı değil, yaşamayı seviyor” yorumunda bulunurken, bazıları ise “Bu sonuç şaşırtıcı değil” değerlendirmesini yaptı. SOSYAL MEDYADA YORUMLAR YAĞDI Forbes’un raporu özellikle sosyal medyada geniş yankı buldu. Adana ve İzmir’in üst sıralarda yer almasına mizahi yorumlar geldi. “Adana zaten kebabıyla meşhur, çalışmaya gerek yok” esprileri yapılırken, İzmir için “Deniz, kum, güneş varken iş kim uğraşsın” ifadeleri paylaşıldı. EKONOMİSTLERİN DEĞERLENDİRMESİ Ekonomistler ise araştırmaya farklı bir açıdan yaklaştı. Türkiye’nin turistik kentleri olan Antalya, İzmir ve Mersin’in listede üst sıralarda olmasının tesadüf olmadığını belirten uzmanlar, bu illerde yaşam standardının ve sosyal hayatın iş temposunun önüne geçtiğini dile getirdi. Forbes’un araştırması sadece şehirlerin iş yaşamına bakışını ortaya koymakla kalmadı, aynı zamanda Türkiye’deki “çalışma kültürü” üzerine yeni bir tartışma da başlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.