#Ateş

- Ateş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NOSTRADAMUS'UN İRAN KEHANETİ: BÜYÜK SAVAŞ ÇIKACAK Haber

NOSTRADAMUS'UN İRAN KEHANETİ: BÜYÜK SAVAŞ ÇIKACAK

Dünya ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimi konuşurken Fransız kahin Nostradamus’un yüzyıllar önce yazdığı kehanetler yeniden gündeme geldi. Nostradamus yorumcuları, 2026 yılı için yaptığı bazı dörtlüklerin günümüzdeki savaşlara işaret ettiğini öne sürüyor. Dünya kamuoyu ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan gerilimi yakından takip ederken, 16. yüzyılda yaşayan Fransız kahin Nostradamus’un kehanetleri yeniden gündeme geldi. Michel de Nostredame tarafından 1555 yılında yazılan “Les Propheties” (Kehanetler) adlı eserde yer alan bazı dörtlüklerin günümüzdeki küresel gelişmelere işaret ettiği öne sürülüyor. “SAVAŞ 7 AY SÜRECEK” İDDİASI Nostradamus yorumcuları, kitapta yer alan bazı ifadelerin 2026 yılında şiddetli bir savaş yaşanabileceğine işaret ettiğini savunuyor. Kehanetlerde yer alan şu ifadeler dikkat çekiyor: “Yedi ay sürecek büyük savaş, kötülük yüzünden ölen insanlar… Büyük arı sürüsü yükselecek, geceleyin pusu kuracak.” Bazı yorumcular, burada geçen “arı sürüsü” ifadesinin modern savaşlarda kullanılan drone teknolojilerine gönderme olabileceğini öne sürüyor. “MARS YILDIZI SAVAŞIN SİMGESİ OLABİLİR” Kehanetlerde yer alan bir başka dörtlükte ise şu ifadeler bulunuyor: “Mars yıldızlar arasında yoluna hükmettiğinde, insan kanı kutsal mekânı sulayacak. Doğudan üç ateş yükselecek, batı ise sessizlik içinde ışığını kaybedecek.” Roma mitolojisinde Mars savaş tanrısı olarak bilindiği için bazı yorumcular bu pasajın küresel çatışmaların artacağı bir döneme işaret ettiğini iddia ediyor. 2026 İÇİN “ÇATIŞMA YILI” YORUMLARI Nostradamus yorumcularına göre kehanetlerde geçen ani saldırılar, garip silahlar ve büyük çatışmalar ifadeleri modern savaş teknolojileriyle ilişkilendiriliyor. Günümüzde özellikle İran ve Orta Doğu’da kullanılan gelişmiş silah sistemleri ve insansız hava araçlarının bu yorumları güçlendirdiği öne sürülüyor. “BÜYÜK BİR LİDER VURULABİLİR” İDDİASI Bir başka dörtlükte ise şu ifadeler yer alıyor: “Gündüz vakti büyük bir adam yıldırım ile vurulacak.” Bazı yorumcular bu ifadeyi suikast ihtimali olarak değerlendirirken, “yıldırım” benzetmesinin modern enerji silahlarına da gönderme olabileceğini öne sürüyor. DENİZLERDE BÜYÜK ÇATIŞMA İHTİMALİ Nostradamus’un başka bir dörtlüğünde ise “yedi gemi arasında ölümcül savaş” ifadesi yer alıyor. Uzmanlar bu yorumun özellikle Güney Çin Denizi’nde yaşanabilecek olası bir askeri gerilime işaret edebileceğini değerlendiriyor.

EN KALABALIK ÜLKEDE VİRÜS ALARMI: BAKANLIK ALARMA GEÇTİ Haber

EN KALABALIK ÜLKEDE VİRÜS ALARMI: BAKANLIK ALARMA GEÇTİ

Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Hindistan’da Nipah virüs'ü vakaları nedeniyle sağlık otoriteleri alarma geçti. Batı Bengal eyaletine bağlı Barasat kentinde iki kişide Nipah virüsü tespit edilmesinin ardından yetkililer kapsamlı halk sağlığı önlemlerini devreye aldı. Hindistan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Aralık 2025’ten bu yana Batı Bengal eyaletinde yalnızca iki Nipah virüsü vakasının doğrulandığı bildirildi. Yetkililer, vakalarla temaslı olduğu belirlenen kişilerin tamamının test edildiğini ve sonuçların negatif çıktığını açıkladı. 196 KİŞİ TAKİBE ALINDI Açıklamada, doğrulanmış vakalarla bağlantılı toplam 196 temaslının tespit edilerek izlemeye alındığı belirtildi. Temaslı kişilerin hiçbirinde hastalığa dair belirti görülmediği ve yapılan testlerde Nipah virüsüne rastlanmadığı ifade edildi. Hindistan hükümetinin Batı Bengal eyalet yönetimiyle koordinasyon içinde hareket ettiği belirtilen açıklamada, vakaların ortaya çıkmasının ardından belirlenen sağlık protokolleri doğrultusunda hızlı ve kapsamlı halk sağlığı tedbirlerinin uygulamaya konulduğu aktarıldı. Yetkililer ayrıca bazı medya organlarında Nipah virüsüne ilişkin yanıltıcı ve hatalı vaka sayılarının yayıldığını belirterek, yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiğini vurguladı. HASTALARIN DURUMU AĞIR Barasat kentinde 13 Ocak 2026’da Nipah virüsü taşıdığı şüphesiyle hastaneye kaldırılan iki kişinin durumunun ağır olduğu ve solunum cihazına bağlı şekilde tedavi gördükleri bildirildi. Yetkililer, şu ana kadar yeni bir vakaya rastlanmadığını açıkladı. NİPAH VİRÜSÜ NEDİR? Hem insanlarda hem de hayvanlarda hastalığa yol açabilen Nipah virüsü, ilk kez Malezya’nın Nipah bölgesinde görülen salgının ardından bu isimle anılmaya başladı. Virüs bulaşan kişilerde ilk aşamada ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtiler ortaya çıkabiliyor. Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise baş dönmesi, aşırı yorgunluk ve bilinç değişiklikleri görülebiliyor. Uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için temaslı takibi ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE VİRÜS ALARMI: HEPATİT A VE NOROVİRÜS Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE VİRÜS ALARMI: HEPATİT A VE NOROVİRÜS

Uzmanlar, bu durumun insan kaynaklı kanalizasyon atıklarının denize karıştığını gösterdiğini belirtti. İzmir Körfezi kıyılarından toplanan midyeler üzerinde yapılan kapsamlı araştırmada, halk sağlığını tehdit eden iki önemli virüs tespit edildi: Hepatit A ve Norovirüs. Gıda Mühendisi Bülent Şık, bulgulara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu virüslerin varlığı, körfez suyuna doğrudan ya da dolaylı olarak insan kaynaklı kanalizasyon atığının karıştığının en net göstergesidir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, özellikle çiğ ya da yeterince pişirilmeden tüketilen midyelerin ciddi enfeksiyon riski taşıdığına dikkat çekti. NOROVİRÜS NEDİR? Norovirüs, Caliciviridae ailesine ait, son derece bulaşıcı bir RNA virüsüdür. En sık görülen belirtileri: Mide bulantısı Şiddetli kusma İshal Karın ağrısı Norovirüs, gastroenteritin (mide-bağırsak enfeksiyonu) en yaygın nedenlerinden biri olarak bilinir. Yetişkin ve çocuk ayrımı olmaksızın herkesi etkileyebilir ve kapalı alanlarda hızla yayılabilir. HEPATİT A NEDİR? Hepatit A, karaciğeri etkileyen viral bir enfeksiyondur. Genellikle kötü hijyen koşulları ve kirli su/gıda yoluyla bulaşır. Başlıca belirtileri şunlardır: Ateş Halsizlik Mide bulantısı Kusma Sarılık Halk arasında “sarılık” olarak bilinen hastalık oldukça bulaşıcıdır ve özellikle kontamine su ürünleriyle yayılabilir. BAKANLIK'TAN AÇIKLAMA GELDİ Konuya ilişkin açıklama yapan İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, yürütülen denetim ve analiz sürecine dair bilgi vererek kamuoyundaki iddialara yanıt verdi. Açıklamada numune sonuçları ve denetim takvimiyle ilgili detaylara da yer verildi. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İzmir Körfezi'nde midyelerde hepatit A ve norovirüs tespit edildiği iddialarına ilişkin, "Haberlere konu edilen bölgeler Bakanlığımızın izleme ve sınıflandırma sistemi içerisinde yer almamaktadır." değerlendirmesinde bulundu. İlimizde belirlenmiş üretim alanlarında ise kara midye ve akivades türleri düzenli olarak analiz edilmekte, mikrobiyolojik ve kimyasal kontroller yapılmaktadır. Bu alanlardan elde edilen ürünler, üretim alanının sınıfına göre arındırma veya ısıl işlemden geçirilmeden doğrudan piyasaya sunulmamaktadır. İzmir Körfezi'nin belirli iç kesimlerinde midye avcılığı yasaktır. İzinsiz ve izlenmeyen alanlardan yapılan avcılık faaliyetleri yasa dışı olup, 7/24 denetlenmekte ve gerekli idari işlemler uygulanmaktadır." Açıklamada, vatandaşların yalnızca onaylı ve güvenilir satış noktalarından temin edilen su ürünlerini tercih etmelerinin önem arz ettiği kaydedildi.

ADLİYE SALDIRISINI ÖNLEYEN ÇAYCI: ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN Haber

ADLİYE SALDIRISINI ÖNLEYEN ÇAYCI: ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN

İstanbul Kartal’daki Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana gelen silahlı saldırıda, bir hakimin vurulmasını engelleyen kişi, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak görev yapan çaycı Yakup Karadağ oldu. Savcının ikinci kez ateş etmesini engelleyen Karadağ, yaşadıklarını “Allah bana böyle bir şeye vesile olmayı nasip etti” sözleriyle anlattı. Olay, 13 Ocak 2026 günü saat 13.00 sıralarında İstanbul Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı K.’nın makam odasına girerek tabancayla bir el ateş etti. Hakim Aslı K. kasığından yaralandı. İKİNCİ ATIŞI ENGELLEDİ Savcı Kılıçarslan, ikinci kez ateş etmeye hazırlandığı sırada odada bulunan ve Maltepe Cezaevi’nden adliyeye görevlendirilen hükümlü çaycı Yakup Karadağ, savcının üzerine atlayarak silahı etkisiz hale getirdi. Olay sonrası Kılıçarslan gözaltına alındı, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı. Hakim Aslı K. ise hastanede tedavi altına alındıktan sonra taburcu edildi. "AKLIMDAN KORKU GEÇMEDİ, SADECE ONU KORUMAK İSTEDİM" Olay sırasında adliyede çay servisi yaptığını belirten Yakup Karadağ, yaşananları şu ifadelerle anlattı: "Olay günü çay ve kahve boşlarını toplamak için oradaydım. O sırada bir kadının yardım çağrısını duydum ve müdahale etmek zorunda kaldım. O an hiçbir korku yaşamadım. Aklımın ucundan bile korku geçmedi. Tek düşüncem, hakim hanımın üzerine daha fazla mermi gelmemesiydi". Karadağ, olay sonrası Maltepe Açık Cezaevi’ne döndüğünde arkadaşları ve kurum yönetimi tarafından alkışlarla karşılandığını belirterek, "Ailem, çevremdeki insanlar gurur duydu. Böyle bir şeye vesile olduğum için Allah’a şükürler olsun" dedi.

ORTOPEDİK ŞİKAYETLERDE DİZ AĞRISI İLK SIRADA Haber

ORTOPEDİK ŞİKAYETLERDE DİZ AĞRISI İLK SIRADA

BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, her yaştan insanı etkileyen yaygın sorunlardan biri olan diz ağrılarının ortopedik şikayetlerde ilk sırada yer aldığını belirterek, "Diz ağrısına eşlik eden eklemde şişlik, kızarıklık, sertlik, ateş gibi belirtiler varsa ve diz ağrısı günlük aktiviteleri engelliyorsa rahatsızlık ilerlemeden doktora başvurulması gerekir" dedi. Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları, diz kapağı kıkırdak sorunları ve diz kireçlenmesi gibi sık görülen rahatsızlıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Op. Dr. Çuhadar, diz ekleminin yapısı gereği büyük bir yük taşıdığını ve iç-dış menisküsler ile ön-arka çapraz bağların eklem stabilitesinde kritik rol üstlendiğini aktararak, ani burkulma ve dönme hareketleri sırasında en sık menisküs yırtıklarının görüldüğünü ifade etti. Menisküs yırtıklarının; ağrı, takılma hissi, merdiven inip çıkarken zorlanma ve bazı hastalarda eklemde kilitlenme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Op. Dr. Çuhadar, tanıda fizik muayene ve MR görüntülemenin birlikte değerlendirildiğine dikkat çekti. Günümüzde menisküs tedavisinde genellikle artroskopik (kapalı) cerrahinin tercih edildiğini vurgulayan Op. Dr. Çuhadar, diz içine küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler sayesinde hem tanının doğrulandığını hem de yırtık bölgenin onarıldığını, çoğu vakada yırtık kısmın çıkarıldığını; iyileşme potansiyeli olan seçilmiş olgularda ise menisküs tamirinin mümkün olduğunu kaydetti. Özellikle sporcularda yaygın görülen ön çapraz bağ kopmalarına da değinen Op. Dr. Çuhadar, dizde şiddetli şişlik, boşalma hissi ve kontrol kaybının tipik belirtiler arasında yer aldığını ifade ederek, kesin tanının MR ile doğrulandığını, aktif yaşam sürdüren ve dizde instabilite yaşayan hastalarda ön çapraz bağ rekonstrüksiyonunun artroskopik yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirtti. Bu ameliyatlarda hastanın kendi tendonlarının kullanıldığı bilgisini paylaştı. Diz kapağı kıkırdak aşınmalarının da önemli bir sorun olduğunu dile getiren Op. Dr. Çuhadar, merdiven çıkma, uzun süre oturma ve çömelme gibi hareketlerde artan ön diz ağrısının bu tabloyu işaret ettiğini söyleyerek, kilonun kıkırdak üzerindeki baskıyı artırdığını hatırlatarak, uygun egzersiz programları, özel dizlikler ve kıkırdak yapısını destekleyici tedavilerin başarılı sonuçlar sunduğunu aktardı. İleri yaşta daha sık görülen diz kireçlenmesinin eklem deformitesine, hareket kısıtlılığına ve dinlenme ağrılarına neden olabildiğini; tedavi sürecinde egzersiz, kilo kontrolü, ilaç uygulamaları, enjeksiyon tedavileri ve fizik tedavinin önemli yer tuttuğunu ifade eden Op. Dr. Çuhadar, ileri düzey kireçlenmelerde ise total diz protezi ameliyatının gündeme geldiğini, bu cerrahiyle hasarlı eklem yüzeylerinin çıkarılıp yerine özel protezlerin yerleştirildiğini belirtti.

KIŞ GELDİ VİRAL ENFEKSİYONLAR ARTTI Haber

KIŞ GELDİ VİRAL ENFEKSİYONLAR ARTTI

Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yöntemlerinden birinin el yıkamak olduğunu ifade ederek, çocukları virüslere karşı korumada temel hijyen alışkanlıklarının büyük rol oynadığını söyledi. Sağlık verileri sonbahardan itibaren ateş, öksürük ve burun akıntısıyla seyreden hastalıklarda ciddi bir yükseliş olduğunu gösteriyor. Hem aileleri hem de eğitim kurumlarını yakından ilgilendiren önemli uyarılarda bulunan Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hikmet Akbulut, kışın kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi, yetersiz havalandırma ve güneş ışığının azalması nedeniyle virüslerin çok daha kolay bulaştığını vurguladı. Benzer belirtiler tanıyı zorlaştırıyor Okullarda temasın çoğalması, ailelerin ve çocukların daha çok kapalı alanlarda bulunması enfeksiyon riskini artırırken, bağışıklığın bu dönemde daha kolay zayıflamasıyla hastalıklar sıklaşıyor. En sık görülen enfeksiyonlar arasında grip (influenza), RSV, adenovirüs, rinovirüs, Covid-19 ve parainfluenza bulunduğunu söyleyen Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, bu hastalıkların çoğunun ateş, öksürük, halsizlik ve burun akıntısı gibi benzer belirtilerle başladığını belirtti. Belirtilerin benzerliği nedeniyle ailelerde ‘’Bu hastalık grip mi, bronşit mi, yoksa başka bir enfeksiyon mu?’’ şeklinde karışıklık yaşandığını söyleyen Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, "Kesin tanı koymak her zaman mümkün olmayabiliyor. Ancak her virüsün kendine özgü bir dönemi ve bulgusu vardır. Gerekli durumlarda testler ve PCR yöntemleriyle tanı netleşebilir. Gripte ateş ön olanda iken adenovirüste ishal, koksakivirüste el-ayak döküntüleri, RSV’de ise öksürük baskındır. Bu virüslerin çoğunda önlem alınmazsa özellikle yenidoğan bebeklerde ve kronik hastalığı olan çocuklarda hastaneye yatışa kadar gidebilecek ağır tablolar görülebilir’’ dedi. Basit önlemler hastalık yükünü azalıyor Kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yöntemlerinden birinin el yıkamak olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, çocukları virüslere karşı korumada temel hijyen alışkanlıklarının büyük rol oynadığını vurgulayarak, "Düzenli el yıkama, kapalı alanların sık sık havalandırılması, hasta bireylerin maske kullanması, dengeli beslenme ve yeterli uyku gibi basit önlemler hastalıkların yükünü ciddi oranda azaltabilir. Ayrıca okullarda sık temas edilen yüzeylerin düzenli temizliği de hastalık bulaş oranlarını azaltabilir’’ ifadelerini kullandı. Antibiyotik kullanımının viral hastalıklara etkisi konusunda ise önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, muayene edilmeden kullanılan antibiyotiklerin iyileşmeyi geciktirebildiğini hatırlatarak antibiyotiklerin yalnızca hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini vurguladı.

BOĞAZ AĞRISI ŞİKAYETİNDEN KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KURTULUN Haber

BOĞAZ AĞRISI ŞİKAYETİNDEN KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KURTULUN

Mevsim geçişleri, havaların biranda ısınıp soğumasıyla görülme sıklığı artan boğaz ağrısı, viral veya bakteriyel kaynaklı olarak ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyonların yol açtığı boğaz ağrısına zaman zaman ateş, öksürük, burun akıntısı, hapşırma, bulantı ve baş ağrısının eşlik ettiğini dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şunları söyledi; "Boğaz ağrısına, virüslerin varlığı, bakteriyel enfeksiyonlar ve diğer dış etkenler sebep olabilir. Viral enfeksiyonların sebep olduğu boğaz ağrısı, tıbbi tedavi uygulanmakla beraber, bazen de kendiliğinden düzelen bir durumdur. Bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanan boğaz ağrısı ise antibiyotik ilaçlar veya besinler yardımıyla tedavi edilmektedir. Bunun haricinde yeteri kadar dinlenmek, uyumak, yüksek sesle konuşmamak da boğaz ağrısıyla başa çıkmanın yolları arasındadır." En güçlü doğal antibiyotik Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, boğaz ağrısının doğal yollarla da tedavi edilebildiğini belirterek ağrı ve tahrişe iyi gelen çözümleri anlattı; "Sık sık su içmek, boğazın kurumasını ve tahriş olmasını önleyebilir. Sabahları zencefil ve 1 tatlı kaşığı bal karıştırılarak tüketilebilir. Asetik asit içeriğinden dolayı sirke de boğazdaki bakterileri etkisiz hale getirmeye yardımcı olur. 1 çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı sirke ekleyerek gargara yapmak yeterli olacaktır. İyotsuz tuz ile yapılan gargara da bakteriler ile savaşmada etkilidir. 1 fincan ılık suya 1 çay kaşığı iyotsuz tuz atılarak gargara hazırlanabilir." Ihlamur iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur Antienflamatuvar özelliğiyle ıhlamurun iltihaplanmayı önlemeye destek olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Ciğerli, "Ihlamur, iltihaplanmayı önler ve doğal antienflamatuvar özellik gösterir. Ihlamur çayı içmek de boğaz enfeksiyonlarıyla başa çıkmada etkili olacaktır. Soğan ve sarımsak da en güçlü doğal antibiyotik kaynaklarındandır. Bu besinlerin tüketimi hem viral hem de bakteriyel enfeksiyonlarla başa çıkmada son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.