#Ateş

- Ateş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ateş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ADLİYE SALDIRISINI ÖNLEYEN ÇAYCI: ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN Haber

ADLİYE SALDIRISINI ÖNLEYEN ÇAYCI: ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN

İstanbul Kartal’daki Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana gelen silahlı saldırıda, bir hakimin vurulmasını engelleyen kişi, Maltepe Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak görev yapan çaycı Yakup Karadağ oldu. Savcının ikinci kez ateş etmesini engelleyen Karadağ, yaşadıklarını “Allah bana böyle bir şeye vesile olmayı nasip etti” sözleriyle anlattı. Olay, 13 Ocak 2026 günü saat 13.00 sıralarında İstanbul Kartal Bölge Adliye Mahkemesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Muhammed Çağatay Kılıçarslan, 23. Ceza Dairesi Hakimi Aslı K.’nın makam odasına girerek tabancayla bir el ateş etti. Hakim Aslı K. kasığından yaralandı. İKİNCİ ATIŞI ENGELLEDİ Savcı Kılıçarslan, ikinci kez ateş etmeye hazırlandığı sırada odada bulunan ve Maltepe Cezaevi’nden adliyeye görevlendirilen hükümlü çaycı Yakup Karadağ, savcının üzerine atlayarak silahı etkisiz hale getirdi. Olay sonrası Kılıçarslan gözaltına alındı, çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklandı. Hakim Aslı K. ise hastanede tedavi altına alındıktan sonra taburcu edildi. "AKLIMDAN KORKU GEÇMEDİ, SADECE ONU KORUMAK İSTEDİM" Olay sırasında adliyede çay servisi yaptığını belirten Yakup Karadağ, yaşananları şu ifadelerle anlattı: "Olay günü çay ve kahve boşlarını toplamak için oradaydım. O sırada bir kadının yardım çağrısını duydum ve müdahale etmek zorunda kaldım. O an hiçbir korku yaşamadım. Aklımın ucundan bile korku geçmedi. Tek düşüncem, hakim hanımın üzerine daha fazla mermi gelmemesiydi". Karadağ, olay sonrası Maltepe Açık Cezaevi’ne döndüğünde arkadaşları ve kurum yönetimi tarafından alkışlarla karşılandığını belirterek, "Ailem, çevremdeki insanlar gurur duydu. Böyle bir şeye vesile olduğum için Allah’a şükürler olsun" dedi.

ORTOPEDİK ŞİKAYETLERDE DİZ AĞRISI İLK SIRADA Haber

ORTOPEDİK ŞİKAYETLERDE DİZ AĞRISI İLK SIRADA

BURTOM Konur Cerrahi Tıp Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, her yaştan insanı etkileyen yaygın sorunlardan biri olan diz ağrılarının ortopedik şikayetlerde ilk sırada yer aldığını belirterek, "Diz ağrısına eşlik eden eklemde şişlik, kızarıklık, sertlik, ateş gibi belirtiler varsa ve diz ağrısı günlük aktiviteleri engelliyorsa rahatsızlık ilerlemeden doktora başvurulması gerekir" dedi. Op. Dr. Mehmet Akif Çuhadar, menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları, diz kapağı kıkırdak sorunları ve diz kireçlenmesi gibi sık görülen rahatsızlıklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Op. Dr. Çuhadar, diz ekleminin yapısı gereği büyük bir yük taşıdığını ve iç-dış menisküsler ile ön-arka çapraz bağların eklem stabilitesinde kritik rol üstlendiğini aktararak, ani burkulma ve dönme hareketleri sırasında en sık menisküs yırtıklarının görüldüğünü ifade etti. Menisküs yırtıklarının; ağrı, takılma hissi, merdiven inip çıkarken zorlanma ve bazı hastalarda eklemde kilitlenme gibi belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Op. Dr. Çuhadar, tanıda fizik muayene ve MR görüntülemenin birlikte değerlendirildiğine dikkat çekti. Günümüzde menisküs tedavisinde genellikle artroskopik (kapalı) cerrahinin tercih edildiğini vurgulayan Op. Dr. Çuhadar, diz içine küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel cerrahi aletler sayesinde hem tanının doğrulandığını hem de yırtık bölgenin onarıldığını, çoğu vakada yırtık kısmın çıkarıldığını; iyileşme potansiyeli olan seçilmiş olgularda ise menisküs tamirinin mümkün olduğunu kaydetti. Özellikle sporcularda yaygın görülen ön çapraz bağ kopmalarına da değinen Op. Dr. Çuhadar, dizde şiddetli şişlik, boşalma hissi ve kontrol kaybının tipik belirtiler arasında yer aldığını ifade ederek, kesin tanının MR ile doğrulandığını, aktif yaşam sürdüren ve dizde instabilite yaşayan hastalarda ön çapraz bağ rekonstrüksiyonunun artroskopik yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirtti. Bu ameliyatlarda hastanın kendi tendonlarının kullanıldığı bilgisini paylaştı. Diz kapağı kıkırdak aşınmalarının da önemli bir sorun olduğunu dile getiren Op. Dr. Çuhadar, merdiven çıkma, uzun süre oturma ve çömelme gibi hareketlerde artan ön diz ağrısının bu tabloyu işaret ettiğini söyleyerek, kilonun kıkırdak üzerindeki baskıyı artırdığını hatırlatarak, uygun egzersiz programları, özel dizlikler ve kıkırdak yapısını destekleyici tedavilerin başarılı sonuçlar sunduğunu aktardı. İleri yaşta daha sık görülen diz kireçlenmesinin eklem deformitesine, hareket kısıtlılığına ve dinlenme ağrılarına neden olabildiğini; tedavi sürecinde egzersiz, kilo kontrolü, ilaç uygulamaları, enjeksiyon tedavileri ve fizik tedavinin önemli yer tuttuğunu ifade eden Op. Dr. Çuhadar, ileri düzey kireçlenmelerde ise total diz protezi ameliyatının gündeme geldiğini, bu cerrahiyle hasarlı eklem yüzeylerinin çıkarılıp yerine özel protezlerin yerleştirildiğini belirtti.

KIŞ GELDİ VİRAL ENFEKSİYONLAR ARTTI Haber

KIŞ GELDİ VİRAL ENFEKSİYONLAR ARTTI

Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yöntemlerinden birinin el yıkamak olduğunu ifade ederek, çocukları virüslere karşı korumada temel hijyen alışkanlıklarının büyük rol oynadığını söyledi. Sağlık verileri sonbahardan itibaren ateş, öksürük ve burun akıntısıyla seyreden hastalıklarda ciddi bir yükseliş olduğunu gösteriyor. Hem aileleri hem de eğitim kurumlarını yakından ilgilendiren önemli uyarılarda bulunan Medicana Konya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hikmet Akbulut, kışın kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi, yetersiz havalandırma ve güneş ışığının azalması nedeniyle virüslerin çok daha kolay bulaştığını vurguladı. Benzer belirtiler tanıyı zorlaştırıyor Okullarda temasın çoğalması, ailelerin ve çocukların daha çok kapalı alanlarda bulunması enfeksiyon riskini artırırken, bağışıklığın bu dönemde daha kolay zayıflamasıyla hastalıklar sıklaşıyor. En sık görülen enfeksiyonlar arasında grip (influenza), RSV, adenovirüs, rinovirüs, Covid-19 ve parainfluenza bulunduğunu söyleyen Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, bu hastalıkların çoğunun ateş, öksürük, halsizlik ve burun akıntısı gibi benzer belirtilerle başladığını belirtti. Belirtilerin benzerliği nedeniyle ailelerde ‘’Bu hastalık grip mi, bronşit mi, yoksa başka bir enfeksiyon mu?’’ şeklinde karışıklık yaşandığını söyleyen Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, "Kesin tanı koymak her zaman mümkün olmayabiliyor. Ancak her virüsün kendine özgü bir dönemi ve bulgusu vardır. Gerekli durumlarda testler ve PCR yöntemleriyle tanı netleşebilir. Gripte ateş ön olanda iken adenovirüste ishal, koksakivirüste el-ayak döküntüleri, RSV’de ise öksürük baskındır. Bu virüslerin çoğunda önlem alınmazsa özellikle yenidoğan bebeklerde ve kronik hastalığı olan çocuklarda hastaneye yatışa kadar gidebilecek ağır tablolar görülebilir’’ dedi. Basit önlemler hastalık yükünü azalıyor Kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yöntemlerinden birinin el yıkamak olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, çocukları virüslere karşı korumada temel hijyen alışkanlıklarının büyük rol oynadığını vurgulayarak, "Düzenli el yıkama, kapalı alanların sık sık havalandırılması, hasta bireylerin maske kullanması, dengeli beslenme ve yeterli uyku gibi basit önlemler hastalıkların yükünü ciddi oranda azaltabilir. Ayrıca okullarda sık temas edilen yüzeylerin düzenli temizliği de hastalık bulaş oranlarını azaltabilir’’ ifadelerini kullandı. Antibiyotik kullanımının viral hastalıklara etkisi konusunda ise önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Hikmet Akbulut, muayene edilmeden kullanılan antibiyotiklerin iyileşmeyi geciktirebildiğini hatırlatarak antibiyotiklerin yalnızca hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini vurguladı.

BOĞAZ AĞRISI ŞİKAYETİNDEN KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KURTULUN Haber

BOĞAZ AĞRISI ŞİKAYETİNDEN KÜÇÜK ÖNLEMLERLE KURTULUN

Mevsim geçişleri, havaların biranda ısınıp soğumasıyla görülme sıklığı artan boğaz ağrısı, viral veya bakteriyel kaynaklı olarak ortaya çıkabiliyor. Enfeksiyonların yol açtığı boğaz ağrısına zaman zaman ateş, öksürük, burun akıntısı, hapşırma, bulantı ve baş ağrısının eşlik ettiğini dile getiren Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, şunları söyledi; "Boğaz ağrısına, virüslerin varlığı, bakteriyel enfeksiyonlar ve diğer dış etkenler sebep olabilir. Viral enfeksiyonların sebep olduğu boğaz ağrısı, tıbbi tedavi uygulanmakla beraber, bazen de kendiliğinden düzelen bir durumdur. Bakteriyel enfeksiyonlardan kaynaklanan boğaz ağrısı ise antibiyotik ilaçlar veya besinler yardımıyla tedavi edilmektedir. Bunun haricinde yeteri kadar dinlenmek, uyumak, yüksek sesle konuşmamak da boğaz ağrısıyla başa çıkmanın yolları arasındadır." En güçlü doğal antibiyotik Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, boğaz ağrısının doğal yollarla da tedavi edilebildiğini belirterek ağrı ve tahrişe iyi gelen çözümleri anlattı; "Sık sık su içmek, boğazın kurumasını ve tahriş olmasını önleyebilir. Sabahları zencefil ve 1 tatlı kaşığı bal karıştırılarak tüketilebilir. Asetik asit içeriğinden dolayı sirke de boğazdaki bakterileri etkisiz hale getirmeye yardımcı olur. 1 çay bardağı ılık suya 2 çorba kaşığı sirke ekleyerek gargara yapmak yeterli olacaktır. İyotsuz tuz ile yapılan gargara da bakteriler ile savaşmada etkilidir. 1 fincan ılık suya 1 çay kaşığı iyotsuz tuz atılarak gargara hazırlanabilir." Ihlamur iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur Antienflamatuvar özelliğiyle ıhlamurun iltihaplanmayı önlemeye destek olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Ciğerli, "Ihlamur, iltihaplanmayı önler ve doğal antienflamatuvar özellik gösterir. Ihlamur çayı içmek de boğaz enfeksiyonlarıyla başa çıkmada etkili olacaktır. Soğan ve sarımsak da en güçlü doğal antibiyotik kaynaklarındandır. Bu besinlerin tüketimi hem viral hem de bakteriyel enfeksiyonlarla başa çıkmada son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.

BURSA'YI DUMAN VE KÜL ESİR ALDI Haber

BURSA'YI DUMAN VE KÜL ESİR ALDI

Dumanlar bir çok ilçede etkisini gösterirken, İnegöl ilçesinde araçlar ve evler kül ile kaplandı. Bilecik’te devam eden rüzgarın etkisiyle Yenişehir ve İnegöl ilçelerine doğru ilerleyen orman yangınından önce kül, duman ve kokusu geldi. 5’i orman iççisi 5’i AKUT gönüllüsü 10 şehidin olduğu Eskişehir, Kütahya ve Bilecik üçgeninde yaşanan orman yangınlarını Bursa’dan hissedildi. Rüzgarın etkisiyle duman gökyüzünü kaplarken, havada ise kokusu genizleri yaktı. İnegöl ilçesinde bir çok aracın üzeri külle kaplandı. Keles ilçesinde de duman sebebiyle görüş mesafesi azaldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi de, Yangının Bursa sınırına yaklaştığı vatandaşların panik yapmaması ancak tedbirli olması hususunda uyarıda bulunuldu. Bursalıların bu gece gerekmedikçe dışarıya çıkmamaları, balkon ve pencere önlerinde yanıcı materyal bırakmamaları istenen açıklamada şu cümlelere yer verildi; "Bilecik’te devam eden Yenişehir ve İnegöl ilçelerine doğru ilerleyen yangın sebebiyle özellikle rüzgarında etkisiyle kentimizin doğusundaki bazı ilçelerimizde kül yağışı gözlemlenmektedir. Yangın yetkili kurumlar tarafından yakından takip edilmekte söndürme çalışmaları aralıksız devam etmektedir. Panik yapılmaması ancak dikkatli olunması önemlidir. Vatandaşlarımızdan ricamız sıcak havaya rağmen cam ve kapılarını kapalı tutmaları. Balkon pencere ve dış mekanlarda yanıcı materyal bulundurmamaları. Solunum yolu hassasiyeti olan vatandaşlarımızın maske kullanmaları. Gerekmedikçe dışarıya çıkmamaları, ormanlık alanlara girmemeleri, gözlemledikleri herhangi bir riski 112 acil çağrı merkezine bildirmeleridir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.