#Baba

- Baba haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baba haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET Haber

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET

Bursa’da yıllar sonra harabe bir evde bulunan 8 yaşındaki çocuğa ilişkin olayın detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Alman annesine verilmemesi için babası tarafından yıllarca gizlendiği öne sürülen küçük çocuğun, bulunduğunda polislere söylediği ilk sözün “Benim adım Ahmet” olduğu öğrenildi. İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında bir erkek çocuk'ları dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve oğluyla birlikte Bursa’ya döndü. Burada çocuğunu Türkiye’de ve Müslüman olarak büyütmek istediğini söyleyen baba ile anne arasında anlaşmazlık yaşandı. ÇOCUĞUNU ANNESİNE VERMEDİ İddiaya göre Umut K., Alman sevgilisinden ayrılmak isteyince oğlunu annesi Hanife S. aracılığıyla yakınlarının yanına gönderdi. Rebecca S.’ye ise çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine Alman anne polise giderek şikayetçi oldu. Yapılan aramalara rağmen küçük çocuk bulunamayınca kadın ülkesine dönmek zorunda kaldı. BABA KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ Süreç içinde hakkında soruşturma bulunan Umut K.’nın ağır kalp hastası olduğu, ancak yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmediği öne sürüldü. Umut K.’nın yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Yakın çevresinin iddiasına göre baba, ölmeden önce ailesine oğlunun adının Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak büyütülmesini vasiyet etti. POLİS BASKINIYLA BULUNDU Alman annenin şikayeti sonrası açılan davada babaannenin duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Takibe alınan babaanne Hanife S.’nin torununu akrabalarının evinden alıp “dam” diye tabir edilen köy evine götürdüğü tespit edildi. Bunun üzerine eve operasyon düzenlendi. Küçük çocuk babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. Daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilen çocuk devlet korumasına alındı. Babaanne Hanife S. ile akrabaları Recai M. tutuklandı. İSMİNİ AHMET OLARAK BİLİYOR Yakınlarının yıllardır çocuğa Ahmet diye hitap ettiği, bu nedenle Nazar ismine tepki vermediği öğrenildi. Yetkililere göre çocuğa ismi sorulduğunda verdiği cevap, “Benim adım Ahmet” oldu. KARARI DNA TESTİ VE UZMAN RAPORLARI BELİRLEYECEK Çocuğun biyolojik annesinin Rebecca S. olup olmadığının DNA testiyle netleşeceği bildirildi. Test sonucunun ardından mahkeme; Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün hazırlayacağı raporlar, uzman ve pedagog değerlendirmeleri ile çocuğun üstün yararını dikkate alarak karar verecek. Küçük çocuğun annesine teslim edilip edilmeyeceği ya da Türkiye’de kalıp kalmayacağına ilişkin süreç, hem adli inceleme hem de uzman görüşleri doğrultusunda netleşecek.

BEBEĞE ŞİDDET UYGULAYAN ANNENİN CEZASI BELLİ OLDU Haber

BEBEĞE ŞİDDET UYGULAYAN ANNENİN CEZASI BELLİ OLDU

Antalya'da bir yaşındaki bebeğine şiddet uyguladığı anlar, eve yerleştirilen gizli kamera tarafından görüntülenmişti. Görüntüler yayılınca büyük tepki çeken olay sonrası anne tutuklanmıştı. Bebeğe şiddet uygulayan o cani annenin cezası belli oldu. Duurşma, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Yabancı uyruklu tutuklu sanık İ.M, çocuğun babası müşteki Osman Vesek ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Mhakeme heyetikarşısında son savunmasını yapan sanık İ.M. pişman olduğunu dile getirerek, beraatini talep etti. CANİ ANNEYE 6 YIL HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti sanık anneyi alt soya karşı eziyet suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırılmasına kara verdi. Bebeğe şiddet uygulayan cani anne için cezada indirim uygulamadı. ÖLDÜRME KASTI OLDUĞUNU DÜŞÜNEN BABA CEZAYI AZ BULDU Müşteki Osman Vesek, duruşmanın ardından gazetecilere yaptığı açıkalmada kararı değerlendirdi. Yapılan eylemin ve çocuğa karşı işlenen suçların ortada olduğunu söyleyen baba Vesek, "Bazı taleplerimiz yine reddedildi. Bu konularda itirazlarımız olacak. Yaşanan olaylarda çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum. Bunun da vicdanen göz önünde bulundurulmasını istiyorum" dedi. Müşteki avukatı Onurcan Eroğlu da mahkemenin, sanığın gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığına ilişkin rapor istemediğini öne sürerek, şunları söyledi: “Sanığa üst sınırdan ceza uygulamadı. Oysa kendi çocuğuna birden fazla kez ve öldürmeye elverişli olacak şekilde şiddet uygulayan bir kişi hakkında en üst sınırdan ceza verilmeyecekse, kime verileceği konusu kamuoyunun takdirine bırakılmış bir husustur. Bu karara itiraz edeceğiz.” NE OLMUŞTU? Komşularından gelen uyarılar ve kızının vücudundaki morluklar nedeniyle endişe duyan Osman Vesek, evine gizli kamera yerleştirmiş, kameranın kaydettiği görüntüleri izledikten sonra kızının Fas uyruklu annesi İ.M hakkında şikayetçi olmuştu.

5 GÜNLÜK BEBEĞE HEMŞİRE ŞİDDETİ 5 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI Haber

5 GÜNLÜK BEBEĞE HEMŞİRE ŞİDDETİ 5 YIL SONRA ORTAYA ÇIKTI

Kahramanmaraş’ta 5 günlükken maruz kaldığı şiddet sonucu bedensel ve zihinsel engelli kaldığı öne sürülen Deniz Esin Bozoklar (5) ile ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, hemşire Hazel Dırık B.’nin bebeğin başına defalarca vurduğu ve bacağını sıktığı anlar yer aldı. Olay, 26 Mayıs 2021 tarihinde Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde meydana geldi. Düşük kiloyla doğan Deniz Esin Bozoklar, yeni doğan servisinde kuvöze alındı. BACAĞININ KIRIK OLDUĞU TESPİT EDİLDİ 31 Mayıs 2021 tarihinde damar yolu açılmak istenirken bebeğin çok durağan olduğu ve sol bacağında şişlik bulunduğu fark edildi. Yapılan muayenede bacağının kırık olduğu belirlendi. Bunun üzerine hastanenin güvenlik kamerası kayıtları geriye dönük incelendi. İnceleme sonunda, Deniz Esin Bozoklar’ın 5 günlükken hemşire Hazel Dırık B.’nin şiddetine maruz kaldığı tespit edildi. AİLEYE BİLGİ VERİLMEDİ Hastane yönetimi, bebeği özel bir hastaneye sevk etti ancak anne Sema Bozoklar ve baba Abdullah Bozoklar’a şiddetle ilgili bilgi verilmedi. Özel hastanede tedavisi tamamlanan bebeğin, bedensel engelli, serebral palsi ve epilepsi hastası olduğu aileye bildirildi. Hastane yönetimi, kendi içinde yürüttüğü idari soruşturma sonunda hemşireyle ilişiği kesti. Kahramanmaraş İl İdare Kurulu, Hazel Dırık B.’nin yargılanmasına karar verdi. GERÇEĞİ 3 YIL SONRA ÖĞRENDİLER Olaydan 3 yıl sonra, Haziran 2024’te hemşire Hazel Dırık B. hakkında "kasten yaralama" suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Dava günü bilgisi, aileye e-Devlet üzerinden gönderilen mesajla ulaştı. Yaptıkları araştırma sonunda Bozoklar çifti, kızlarının doğuştan değil, şiddet sonucu engelli kaldığını öğrendi. 14 DAKİKA SÜREN KAN ALMA Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerinde, Hazel Dırık B.’nin kan alma işlemini 14 dakika boyunca sürdürdüğü, ağlayan bebeğin başına vurduğu, bacağını sıktığı ve ardından bebeğin hareketsiz kaldığı görüldü. Görüntülerde, hemşirenin daha sonra bebeğin bacağını kontrol ettiği ancak hiçbir yetkiliye haber vermeden servisten ayrıldığı da yer aldı. BUNUN ADI VAHŞETTİR Ailenin avukatı Sait Bolat, görüntülerin ardından yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Bu olay basit bir darp değildir. Sanık 14 dakika boyunca 5 günlük bebeğe eziyet etmiştir. Bunun adı vahşettir, işkencedir. Somut olayda adam öldürmeye teşebbüs suçu söz konusudur. Buna rağmen sanık ne gözaltına alındı ne de tutuklandı. Oysa müvekkilimiz ömür boyu engelli kalmıştır" dedi.

TSK’YA MİLYONLUK BAĞIŞ YAPTI: HASTANEYE YATIRILMAK İSTENDİ Haber

TSK’YA MİLYONLUK BAĞIŞ YAPTI: HASTANEYE YATIRILMAK İSTENDİ

Yaptığı bağış ardından öğretmen hakkında bir yıl arayla aynı hastane tarafından birbirine zıt sağlık raporları düzenlendiği, son raporda “psikoz” tanısı konularak hastaneye yatırılmak istendiği öne sürüldü. MAL VARLIĞINI BAĞIŞLADI, VASİLİK DAVASI AÇILDI Mersin’in Silifke ilçesinde ve Adana’da iki evi, iki aracı ve bankada yaklaşık 2 milyon lira birikimi bulunan Nevin Vurunbiği’nin, 77 yaşındaki babasıyla yaşadığı ciddi bir anlaşmazlığın ardından hukuki ve psikiyatrik bir sürecin içine girdiği belirtildi. İddiaya göre baba, Silifke’deki evin kendi üzerine geçirilmesini talep etti. Bu talebi reddeden öğretmen, baskıların artması üzerine tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağışladı. Bağışın ardından baba tarafından vasilik davası açıldığı, mahkeme kararıyla öğretmenin banka hesaplarına bloke konulduğu ileri sürüldü. “BENİ KENDİ EVİMDE DARBETTİ” İDDİASI Nevin Vurunbiği, 2022 yılının Ağustos ayında babası tarafından ağır şiddete maruz kaldığını iddia ederek, “Babam beni kendi evimde darbetti, yerlerde sürükledi, balkondan atmaya çalıştı. Küfür ederek evden kovdu. Sonrasında iftira, şantaj ve tehditler başladı” dedi. Yaşanan olay sonrası babası hakkında dava açtığını belirten Vurunbiği, kendisine ait evden çıkarılması için tahliye kararı alındığını ancak buna rağmen baskıların devam ettiğini öne sürdü. AYNI HASTANEDEN BİR YIL ARAYLA İKİ FARKLI RAPOR Mal varlığını bağışladığı dönemde aynı hastaneden “sağlıklıdır, mal alıp satabilir” ibareli rapor aldığını anlatan Vurunbiği, aradan yalnızca bir yıl geçmesine rağmen bu kez aynı hastane tarafından kendisine “psikoz” tanısı konulduğunu ve hastaneye yatırılmasının istendiğini söyledi. Herhangi bir psikiyatrik rahatsızlığı bulunmadığını savunan öğretmen, “Yıllardır sadece tansiyon ilacı kullanıyorum. Bir yıl içinde hiçbir sağlık sorunu yaşamadım. Buna rağmen psikoz tanısı konuldu” ifadelerini kullandı. “HAKEM HASTANE TALEBİM REDDEDİLDİ” İDDİASI Teşhise itiraz ettiğini ve hakem hastane talebinde bulunduğunu belirten Vurunbiği, bu talebin kabul edilmediğini öne sürdü. Ayrıca duruşma yapılmadan, gıyabında ve yalancı tanık beyanlarıyla vasilik kararı verildiğini iddia eden öğretmen, mahkeme kararıyla polis eşliğinde zorla hastaneye götürülmek istendiğini söyledi. “BU BİR SAĞLIK DEĞİL, MAL VARLIĞI MESELESİ” Yaşanan sürecin adil olmadığını savunan Nevin Vurunbiği, 30 yıllık emeğiyle biriktirdiği mal varlığının hedef alındığını ileri sürerek, “Benim bütün birikimlerime konmak için olmayan bir rahatsızlık uyduruldu. Bu bir sağlık meselesi değil, mal varlığı meselesidir” dedi.

BURSA’DA AYNI EVDE BABA-KIZIN ÖLÜMÜNDE SIR PERDESİ ARALANDI Haber

BURSA’DA AYNI EVDE BABA-KIZIN ÖLÜMÜNDE SIR PERDESİ ARALANDI

Yapılan incelemelerde, evde babanın kızını boğarak öldürdüğü, ardından çatı katında intihar ettiği belirlendi. Olay, Ovaakça Mahallesi Yayla Sokak’ta bulunan 3 katlı binada meydana geldi. Yakınlarının eve girmesiyle giriş kattaki dairede 28 yaşındaki Kübra Aybey’in yatağında hareketsiz halde olduğu, çatı katında ise babası 55 yaşındaki Nazmi Aybey’in asılı bulunduğu görüldü. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri, baba ve kızın hayatını kaybettiğini tespit etti. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından cenazeler, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi bulguları ve soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, Nazmi Aybey’in kızını boğarak öldürdükten sonra çatı katına çıkarak kendini astığı değerlendirildi. Ailenin 3 katlı binada birlikte yaşadığı, olay sırasında anne ve diğer kız kardeşlerin evde olmadığı öğrenildi. Mahalle sakinleri ve akrabalar, Nazmi Aybey’in son günlerde içine kapanık bir ruh hali sergilediğini ancak herhangi bir sorununu çevresiyle paylaşmadığını ifade etti. Özel bir şirkette muhasebeci olarak çalışan Kübra Aybey’in ise bilinen bir probleminin olmadığı belirtildi. Baba ve kızının cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından toprağa verileceği öğrenilirken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

DAYISI TARAFINDAN DİRİ DİRİ TOPRAĞA GÖMÜLEN ÇOCUK BULUNDU Haber

DAYISI TARAFINDAN DİRİ DİRİ TOPRAĞA GÖMÜLEN ÇOCUK BULUNDU

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde iki gündür kayıp olarak aranan ve dayısı tarafından taşla başından vurularak diri diri toprağa gömülen 10 yaşındaki Suriye uyruklu Amir Alcedduh, ekiplerin hummalı çalışmasıyla sağ olarak bulundu. Hastanede ameliyata alınan Amir’in durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Oğluna kavuşan baba Muhammed El Cedduh, çocuğunu bulan arama kurtarma görevlisinin alnından öperek teşekkür etti. KAYIP İHBARIYLA BAŞLADI, DEHŞET ORTAYA ÇIKTI Reyhanlı’nın Kurtuluş Mahallesi’nde yaşayan Amir Alcedduh, cuma günü okuldan çıktıktan sonra evine dönmedi. Aile durumu polise bildirdi. Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü, Amir’in kaybolduğu bölgede ve ilçe genelinde 200’den fazla güvenlik kamerasını inceleyerek küçük çocuğun dayısı M.E. ile birlikte görüldüğünü tespit etti. Şüpheli dayı M.E. gözaltına alındı ancak suçlamaları reddetti. Bunun üzerine polis, AFAD, jandarma ve gönüllüler geniş çaplı arama çalışması başlattı. TOPRAĞIN ALTINDAN ÇIĞLIK GELDİ Arama kurtarma gönüllüsü Ramazan Albayrak, çalışmalar sırasında duyduğu ses üzerine yığın halindeki taşlara yöneldi. Kargaların uğradığı bir alanı tarayan Albayrak, taşların altından insan sesi geldiğini fark etti. “Kaya gibi büyük 7 taşı tek tek kaldırdım. Çocuğun başının üzerinde büyük bir taş vardı. Amir bilinci açık haldeydi. ‘Dayım beni dövdü, gömdü’ dedi.” Üç gündür toprak altında kalan çocuk ekipler tarafından çıkarıldı ve ağır yaralı halde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Başına aldığı darbeler nedeniyle ameliyata alınan Amir’in operasyonunun başarılı geçtiği belirtildi. BABA: “CANİ EN AĞIR CEZAYI ALSIN” Oğluyla yeniden karşılaşan baba Muhammed El Cedduh gözyaşlarına boğuldu. Evladını bulan arama kurtarma görevlisinin alnından öperek teşekkür eden acılı baba şunları söyledi: “Oğlum 3 gündür taşların altında azap çekti. Bunu yapan caninin en ağır cezayı almasını istiyorum. Devlete, polisimize, AFAD’a ve tüm Türk halkına teşekkür ederim.” DAYI TUTUKLANDI 30 yaşındaki M.E. gözaltındaki ifadesinde suçlamaları kabul etmedi ancak elde edilen delillerle birlikte çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şahsın daha önce ‘taksirle yaralama’ suçundan bir kaydının bulunduğu öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.