#Bağımsızlık

- Bağımsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AYETULLAH ALİ HAMANEY: İRAN'IN ÖLDÜRÜLEN DİNİ LİDERİ KİMDİR? Haber

AYETULLAH ALİ HAMANEY: İRAN'IN ÖLDÜRÜLEN DİNİ LİDERİ KİMDİR?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybettiği açıklanan İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, 1989’dan bu yana ülkenin en güçlü makamı olan “Rehber” görevini yürütüyordu. İran İslam Devrimi’nden bugüne uzanan siyasi kariyeri, ülkenin iç ve dış politikasında derin izler bıraktı. İRAN’IN EN GÜÇLÜ İSMİ HAYATINI KAYBETTİ ABD ve İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği saldırılarda İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği bildirildi. İran devlet televizyonu saldırının ardından Hamaney’in ölümünü doğrularken, ülkede 40 günlük ulusal yas ilan edildi. Yaklaşık 36 yıldır İran’da “Rehber” makamını elinde bulunduran Hamaney’in ölümü, hem İran iç siyaseti hem de Orta Doğu’daki güç dengeleri açısından tarihi bir kırılma olarak değerlendiriliyor. İran yönetimi, saldırının ülkenin en üst düzey güvenlik noktalarını hedef aldığını ve rejimin zirvesine yönelik en ağır darbe olduğunu vurguladı. AZERBAYCAN KÖKENLİ BİR DİN ADAMININ OĞLU Ali Hamaney, 19 Nisan 1939’da İran’ın Meşhed kentinde dünyaya geldi. Babası Ayetullah Cevad Hamaney, Azerbaycan kökenli bir din adamıydı. Ailesi İran’daki Azerbaycan Türkü topluluğuna mensuptu. Mütevazı bir dini çevrede büyüyen Hamaney, küçük yaşlarda medrese eğitimine başladı. Daha sonra Şii dünyasının önemli ilim merkezlerinden biri olan Kum kentinde dini eğitimini sürdürdü. Gençlik yıllarında İran İslam Devrimi’nin lideri olacak Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin fikirlerinden etkilendi ve 1960’lı yıllarda Şah rejimine karşı yürütülen muhalif faaliyetlerde aktif rol aldı. ŞAH REJİMİNE KARŞI MÜCADELE Hamaney, Şah yönetimine karşı yürütülen muhalif faaliyetler nedeniyle birkaç kez tutuklandı ve sorgulamalardan geçti. Bazı dönemlerde sürgüne gönderildi. Yakın çevresinin aktardığına göre Hamaney bu dönemde özellikle “bağımsızlık” ve “anti-emperyalizm” kavramları üzerinde duruyordu. Şah yönetimini dış güçlere bağımlı bir sistem olarak eleştiriyor ve İran’ın kendi siyasi iradesini oluşturması gerektiğini savunuyordu. DEVRİM SONRASI HIZLI YÜKSELİŞ 1979’daki İran İslam Devrimi sonrasında Hamaney’in siyasi kariyeri hızla yükseldi. Devrim Konseyi üyeliği, Savunma Bakan Yardımcılığı ve Tahran Cuma İmamlığı gibi önemli görevlerde bulundu. 1981 yılında düzenlenen bir bombalı saldırıda ağır yaralandı ve sağ kolu kısmen felç kaldı. Bu olaydan sonra İran’da kendisine “yaşayan şehit” lakabı verildi. Aynı yıl İran Cumhurbaşkanı seçilen Hamaney, 1989 yılına kadar iki dönem bu görevde kaldı. Cumhurbaşkanlığı döneminde İran-Irak Savaşı’nın en kritik yıllarında ülke yönetiminde yer aldı. 1989’DAN İTİBAREN İRAN’IN “REHBERİ” 1989 yılında İran İslam Devrimi’nin lideri Ayetullah Humeyni’nin ölümünün ardından Hamaney, ülkenin en üst siyasi ve dini makamı olan “Velayet-i Fakih” yani dini liderlik görevine seçildi. Bu makam İran’da son derece geniş yetkilere sahip. Rehber; Silahlı kuvvetlerin başkomutanlığını yürütüyor. Yargı başkanını atıyor. Devlet televizyonunu denetliyor. Stratejik siyasi kararlar üzerinde belirleyici rol oynuyor. Hamaney, bu yetkileri yaklaşık 36 yıl boyunca kullandı ve İran siyasetinde merkezi bir figür haline geldi. SERT DIŞ POLİTİKA ÇİZGİSİ Hamaney’in liderliği döneminde İran, özellikle ABD ve İsrail karşıtı söylemin devlet politikasına dönüştüğü bir dönem yaşadı. İran’ın nükleer programı, bölgedeki müttefik silahlı gruplara verilen destek ve “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan stratejik ittifak ağı bu dönemde güç kazandı. Hamaney birçok konuşmasında ABD’yi “küresel baskı düzeninin merkezi”, İsrail’i ise “bölgesel istikrarsızlığın kaynağı” olarak nitelendirdi. İRAN’DA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR Hamaney’in ölümünün ardından İran’da anayasal süreç gereği Uzmanlar Meclisi’nin yeni bir dini lider seçmesi bekleniyor. Ancak saldırının doğrudan rejimin zirvesini hedef almış olması ve bölgedeki gerilim, geçiş sürecinin siyasi ve güvenlik boyutlarını daha da kritik hale getiriyor. 36 yıl boyunca İran siyasetinin merkezinde yer alan Hamaney’in ölümü, ülkenin yönetim yapısında yeni güç dengelerinin ortaya çıkabileceği bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

BURSA'DA CUMHURİYET COŞKUSU FARKLI YAŞANACAK Haber

BURSA'DA CUMHURİYET COŞKUSU FARKLI YAŞANACAK

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Cumhuriyet'in 102. yılına özel olarak başlattığı ‘Cumhuriyet demek' kampanyası, 7'den 70'e herkesten büyük ilgi görürken; Başkan Mustafa Bozbey de kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek" sloganını yazarak katıldı. Cumhuriyet coşkusu sokaklara taşındı Türkiye Cumhuriyeti'nin 102'nci kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanan Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin halkın katılımını merkeze alan bir anlayışla başlattığı ‘Cumhuriyet demek' kampanyası tüm hızıyla sürüyor. Proje kapsamında ‘cumhuriyetdemek.com' web sitesini ziyaret eden vatandaşlar, "Cumhuriyet demek..." cümlesini kendi duygu ve düşünceleriyle tamamlayarak paylaşıyor. Yapılan değerlendirme sonucunda ‘Bir Çift Mavi Göz', ‘Özgürlük ve Bağımsızlık', ‘Kayıtsız Şartsız Egemenlik', ‘Evladıma Miras', ‘İnanç ve Cesaret', ‘Boyun Eğmemek', ‘Demokrasi', ‘Çocuğumun Gülüşü', ‘Kadının Sesi', ‘Fırsat Eşitliği', ‘Gülümseyen Gençlik', ‘Mücadele ve Zafer', ‘Hak, Hukuk, Adalet', ‘Vatan Sevgisi', ‘Bilimle Aydınlanmak' ve ‘Devrimlerin İzinde Olmak' sloganları belirlendi. Dijital kampanyaya katılan vatandaşların duygu ve düşünceleri, Cumhuriyet coşkusunu kentin tüm sokaklarına taşıdı. Sloganları sergilenmeye değer görülen vatandaşlar, Sıcak Su mevkiindeki billboardlara kendi ifadelerini sprey boyayla yazdı. "Tüm Bursalıları alanlara davet ediyorum" Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, hepimiz demek' diyerek katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de sloganını billboarda sprey boyayla yazdı. 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşamak için tüm Bursalıları alanlara davet eden Başkan Mustafa Bozbey, "Cumhuriyet demek, hepimiz demek. Cumhuriyet demek, aydınlanma demek. Cumhuriyet demek, bağımsızlık demek. Cumhuriyet demek, vatan demek. Cumhuriyet demek, Atatürk demek. Onun için Cumhuriyete sahip çıkmak hepimizin sorumluluğudur. Hep birlikte en büyük bayramımızı kutlayalım. Cumhuriyeti gelecek kuşaklara hep birlikte taşıyalım" dedi. "Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demek" Kampanyaya ‘Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demek' sloganıyla katılan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala "Cumhuriyet, her anlamda hayatımızı kolaylaştıran ve her birimizin eşit yurttaş olması için çok önemli bir değer. Bilim ise bu değeri evrensel ölçütlere taşıyan temel bir araç. Dolayısıyla Cumhuriyet demek, bilimle aydınlanmak demektir" diye konuştu. B Kafe'lerde Cumhuriyet coşkusu Bu arada 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na özel olarak kent genelindeki tüm B Kafe'lerde "Cumhuriyet Demek" temalı kahve bardakları hazırlandı. Bursalılar, özel tasarımlı bardaklarla sıcak içeceklerin tadını çıkarırken, kendi isimlerinin yer aldığı sloganlarla Cumhuriyet coşkusunu derinden hissediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.