#Balçova

- Balçova haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balçova haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR’DE 3 KARDEŞİN YARALANDIĞI FECİ İSKELE KAZASI KAMERADA! Haber

İZMİR’DE 3 KARDEŞİN YARALANDIĞI FECİ İSKELE KAZASI KAMERADA!

İzmir'in Balçova ilçesinde 5 gün önce bir inşaatta iskele'nin çökmesi sonucu 3 işçi kardeşin yaralandığı dehşet anlarına ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Metrelerce yüksekten düşen iskelenin ve tonlarca malzemenin aşağıda yürüyen kardeşlerinin üzerine çöktüğü anlar saniye saniye kaydedildi. Enkaz altında kalan işçinin hayati tehlikesi devam ederken, 2 kardeşinin durumunun iyi olduğu öğrenildi. SOKAKTA YÜRÜRKEN ÜZERİNE İSKELE ÇÖKTÜ Olay, 5 gün önce Balçova ilçesi Korutürk Mahallesi Çağdaş Sokak’taki bir inşaatta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, dış cephe boyası yapıldığı sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle iskele büyük bir gürültüyle çöktü. Ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde; inşaat alanının tam altından geçen işçinin üzerine, yukarıda 2 kardeşinin üzerinde çalıştığı iskelenin aniden çöktüğü görüldü. İskeleyle birlikte metrelerce yüksekten düşen parçaların altında kalan işçiyi kurtarmak için çevredeki vatandaşlar ve esnaf adeta zamanla yarıştı. 1 İŞÇİNİN DURUMU AĞIR, 2 İŞÇİ ATLATTI İhbar üzerine adrese intikal eden sağlık ve itfaiye ekipleri, enkaz altından çıkarılan D.K., V.K. ve İ.K. isimli 3 kardeşi Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine kaldırdı. Hastaneden alınan son bilgilere göre; düşen iskele ve beton parçalarının altında kalarak ağır yaralanan işçinin hayati tehlikesinin sürdüğü, iskelenin üstünden düşen diğer 2 kardeşin ise sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. DURDUĞU YERDEN DUVAR PARÇASI MI DÜŞTÜ? İtfaiye ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk incelemelerde kaza nedeni de şekillenmeye başladı. Ekipler, iskelenin bağlı bulunduğu bina duvarından kopan beton/tuğla parçalarının iskeleye çarptığı, bu darbeyle halatların koparak çökmenin meydana geldiği ihtimali üzerinde duruyor. Polisin olayla ilgili incelemesi sürüyor.

SELAHATTİN YILDIZ, BALÇOVA BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ SEÇİLDİ Haber

SELAHATTİN YILDIZ, BALÇOVA BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ SEÇİLDİ

Rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılan Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in yerine vekalet edecek isim belli oldu. İzmir Valiliğinin çağrısıyla olağanüstü toplanan Balçova Belediye Meclisi'nde yapılan oylamada, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) adayı Selahattin Yıldız belediye başkan vekili seçildi. Balçova Belediye Meclisi, İzmir Valiliğinin çağrısı üzerine yeni belediye başkan vekilini belirlemek amacıyla olağanüstü toplandı. CHP Grubu, meclisin en yaşlı üyesi Selahattin Yıldız'ı oy birliğiyle aday gösterirken, AK Parti Balçova İlçe Başkanı Halit Aydın Kayacan, partilerinin seçimde aday çıkarmayacağını açıkladı. İki meclis üyesinin mazeretli olarak katılmadığı toplantıda 23 meclis üyesi oy kullandı. Yapılan ilk tur oylamada 3 oy boş çıkarken, 20 oy alan Selahattin Yıldız Balçova Belediye Başkan Vekili seçildi. "BU GÖREVİ EMANET OLARAK DEVRALIYORUM" Seçimin ardından meclis üyelerine hitap eden Selahattin Yıldız, görevi halkın oylarıyla seçilen Belediye Başkanı Onur Yiğit'in görevden uzaklaştırılması nedeniyle devraldığını belirterek, şunları söyledi: "Bugün meclisimizin iradesiyle Balçova Belediye Başkan Vekilliği görevine seçilmiş bulunuyorum. Bana duyduğunuz güven ve verdiğiniz destek için oy versin vermesin tüm meclis üyelerine candan teşekkür ediyorum. Ancak bugün benim için sevinçten çok, sorumluluğun ağır bastığı bir gündür. Çünkü bu görevi, halkımızın oylarıyla seçilmiş belediye başkanımız Sayın Onur Yiğit'in görevinden uzaklaştırılması nedeniyle devralıyorum." Yıldız, belediye hizmetlerini aksatmadan sürdüreceklerini ifade ederek, "Bu görevi en iyi şekilde, Balçova'nın hizmetlerini aksatmadan sürdürecek ve Sayın Onur Yiğit'in yeniden göreve döneceği güne kadar üzerime düşen sorumluluğu layıkıyla yerine getireceğim. Çünkü bu makamlar kişilere değil, halka hizmet etme makamıdır. Bugünden itibaren hiç ayrım gözetmeden meclis üyelerimizle, belediye çalışanlarımızla ve tüm Balçovalı hemşehrilerimizle el ele vererek ilçemize en iyi şekilde hizmet etmek için var gücümüzle çalışacağız" dedi.

İZMİR'DEKİ YOLSUZLUK OPERASYONUNDA "ADAYLIK BORSASI" Haber

İZMİR'DEKİ YOLSUZLUK OPERASYONUNDA "ADAYLIK BORSASI"

İzmir merkezli 4 ilde düzenlenen rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda, yerel seçimler öncesinde oluşturulduğu öne sürülen "adaylık borsası" iddiasına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında yürütülen dosyanın ayrılarak fezleke hazırlanması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesinin beklendiği öğrenildi. Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmanın, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet ve irtikap suçlamaları kapsamında sürdürüldüğü bildirildi. FEZLEKE SÜRECİ GÜNDEMDE Soruşturma dosyasında yer alan MASAK raporları ve teknik takip kayıtlarında, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın danışmanı olduğu belirtilen Özlem Akyılmaz'ın hesap hareketlerinin incelemeye alındığı kaydedildi. İddialara göre, rüşvet almak suçlamasına ilişkin milletvekiline yönelik soruşturma evrakı ayrılarak fezleke hazırlanması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilecek. MASAK RAPORUNDA PARA TRANSFERİ İDDİASI Soruşturma dosyasına giren Mali Analiz Raporu'nda, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit'in annesi Meryem Yiğit'in hesabından 29 Mart 2024 tarihinde Özlem Akyılmaz'ın hesabına 500 bin TL gönderildiği, bu tutarın 335 bin TL'lik bölümünün Veli Ağbaba'nın hesabına aktarıldığının tespit edildiği öne sürüldü. Raporda ayrıca, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay'ın hesabından 27 Şubat 2024 tarihinde Özlem Akyılmaz'a 500 bin TL gönderildiği, bu paranın 100 bin TL'sinin de Ağbaba'nın hesabına aktarıldığı iddia edildi. Dosyada ayrıca, rüşvet vermek suçundan tutuklu bulunan müteahhit Rıdvan Korkmaz Budak ile Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır'dan geldiği öne sürülen çeşitli para transferlerine de yer verildi. RÜŞVET AĞINA İLİŞKİN İFADE Soruşturmanın ilk aşamasında rüşvete aracılık ettiği iddiasıyla tutuklanan gazeteci E.A.'nın ifadesinde, hesabına gelen 500 bin TL'nin Seferihisar'daki bir inşaat projesine yapı kullanım izin belgesi verilmesi karşılığında alındığı iddia edilen toplam 6 milyon TL'lik rüşvetin bir parçası olduğunu söylediği aktarıldı. E.A.'nın ifadesinde, söz konusu parayı Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın talimatıyla, Özlem Akyılmaz'ın hesabına gönderdiğini beyan ettiği belirtildi. Başsavcılığın, belediye başkan adayları ile belediye meclis üyesi adaylarından yasal bağış prosedürleri dışında para toplandığı iddialarını çok yönlü olarak soruşturduğu, dosya kapsamında delil toplama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA Haber

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA

Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." dedi. Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. "TALİMAT ALMADIM, DEAŞ'I SEVİYORUM" DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim." ifadelerini kullandı. "AİLEMİ DE KAFİR OLARAK GÖRÜYORUM" Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." şeklinde konuştu. "OĞLUM RADİKAL EĞİLİMLİYDİ" Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem; astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım; en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu." şeklinde konuştu. "EVDE KAR MASKESİYLE GEZİYORDU" Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık." ifadelerini kullandı. "VURURKEN TEKBİR GETİRDİ" Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. "SİLAHINI KASADA SAKLARDI" Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var? Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi." açıklamasında bulundu.

İZMİR’DE METREKAREYE 47,5 KG YAĞIŞ DÜŞTÜ Haber

İZMİR’DE METREKAREYE 47,5 KG YAĞIŞ DÜŞTÜ

İzmir’de dün akşam saatlerinde başlayan ve sabah saatlerine kadar etkisini sürdüren sağanak yağış ve fırtına, kent genelinde yaşamı olumsuz etkiledi. Kent merkezinde metrekareye 47,5 kilogram yağış düşerken, çok sayıda bölgede su baskınları yaşandı, ağaçlar devrildi, çatılar uçtu. YAĞIŞIN ETKİSİ GECE BOYUNCA SÜRDÜ Meteoroloji verilerine göre, saat 09.00 itibarıyla kent merkezinde metrekareye 47,5 kg yağış düştü. Bazı ilçelerde ölçülen yağış miktarları şöyle: Dikili Çukuralan: 87,1 kg Bergama İncecikler: 66,2 kg Balçova: 57,6 kg Buca: 49,6 kg Bornova: 47,5 kg Karabağlar: 47,4 kg Konak: 46,4 kg AKOM PLANI DEVREDE İzmir Büyükşehir Belediyesi, yağış öncesi AKOM koordinasyonunda “kuvvetli yağış, sel ve fırtına” müdahale planını devreye aldı. Önleyici tedbirler alınırken, sahada konuşlandırılan ekipler, riskli bölgelere hızlı müdahalede bulundu. 1.314 personel, 342 araç, 200 pompa ile toplam 289 ihbara müdahale edildi. İTFAİYE VE İZSU’DAN ANLIK MÜDAHALE İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na gelen 49 ihbardan; 18’i su baskını, 13’ü çatı uçması veya tehlikeli durum, 12’si ağaç devrilmesi olarak kayıtlara geçti. Park ve Bahçeler ekipleri ayrıca 7 ağaç devrilmesine müdahale etti. İZSU ve 153 HİM Çağrı Merkezi’ne ulaşan toplam 240 başvurunun: 153’ü ev su baskını, 87’si yol su baskını olarak sınıflandırıldı. İhbarların en yoğun olduğu ilçeler Buca, Konak ve Karabağlar olarak belirtildi. KORDON’DA SEL KAPILARI DEVREDE Deniz seviyesinin yükselmesi ve yoğun yağış riski nedeniyle Kordon’daki sel kapılarında önleyici tedbirler alındı. AKOM, meteorolojik verilerle birlikte saha durumu ve gelen ihbarları anlık izleyerek müdahaleleri koordine etti. YETKİLİLERDEN UYARI Vatandaşlara 153 HİM Çağrı Merkezi üzerinden olumsuzlukları bildirmeleri çağrısı yapılırken, İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm birimleriyle 7/24 sahada görev yapmayı sürdürüyor.

İZMİR’İN BALÇOVA İLÇESİNDE HAİN SALDIRIDA CEZALAR BELLİ OLDU Haber

İZMİR’İN BALÇOVA İLÇESİNDE HAİN SALDIRIDA CEZALAR BELLİ OLDU

İzmir’in Balçova ilçesinde geçtiğimiz yıl 3 polisin şehit olduğu, 1’i polis 2 kişinin yaralandığı polis merkezine yönelik terör saldırısıyla ilgili iddianame hazırlandı. İddianamede şüpheliler hakkında 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. 8 Eylül 2025 sabahı gerçekleşen saldırıda, E.B. pompalı tüfekle polis merkezine ateş açmış, olayda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir şehit olmuştu. Çatışmada saldırgan bacaklarından vurularak etkisiz hale getirilmiş, polis memuru Murat Dağlı ve bir sivil vatandaş ise yaralanmıştı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 Eylül 2025 tarihinde Balçova Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. 58 sayfalık iddianamede, saldırıyı gerçekleştiren DEAŞ üyesi E.B. (17) ile babası N.B. ve annesi A.B.’nin de aralarında bulunduğu 7’si tutuklu 13 şüpheli yer aldı. SALDIRI TALİMATI TERÖR ÖRGÜTÜNDEN İddianamede, saldırı tarihinde 16 yaşında olan tutuklu E.B.’nin DEAŞ silahlı terör örgütüne katıldığı, örgüt ideolojisini tamamen benimsediği ve bu doğrultuda silahlı eğitim aldığı belirtildi. Şüphelinin örgütün amacına hizmet etmek üzere terör saldırısı talimatı aldığı aktarıldı. İSTENEN CEZALAR BELLİ OLDU Hazırlanan iddianamede şüpheliler hakkında, ’anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’, 3 kez ’terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürme’, 4 defa ’terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 kez ’terör amaçlı kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs’, ’silahlı terör örgütüne üye olma’, ’kamu malına zarar verme ve tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma’ suçlarından ceza talep edildi. Saldırıyı gerçekleştiren E.B.’nin dosyası yaşının küçük olması nedeniyle ayrılarak çocuk ağır ceza mahkemesine gönderilirken, diğer 12 şüpheli hakkında ağır ceza mahkemesinde dava açıldı. Tüm şüpheliler için 4’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 261 yıla kadar hapis cezası istendi.

İZMİR SOKAKLARINDA DOMUZ SÜRÜLERİ CİRİT ATIYOR Haber

İZMİR SOKAKLARINDA DOMUZ SÜRÜLERİ CİRİT ATIYOR

Özellikle gece saatlerinde İzmir cadde ve sokaklarında dolaşan domuzlar, vatandaşlara zor anlar yaşatırken, bazı kişilerin bu anları cep telefonlarıyla kaydetmesi dikkat çekti. Yaban hayatı ile şehir yaşamı arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği İzmir’de, özellikle Balçova, Narlıdere ve Bornova ilçelerinde domuz sürüleri sıkça görülmeye başlandı. Dev cüsseleriyle dikkat çeken yaban domuzları, çöp konteynerlerinin etrafında yiyecek ararken, trafikteki araçlara ve yayalara aldırış etmeden ilerlemeye devam etti. VATANDAŞLAR TEDİRGİN: “GECE DIŞARI ÇIKMAYA KORKUYORUZ” Mahalle sakinleri, her geçen gün daha da artan bu manzaradan büyük rahatsızlık duyduklarını dile getirerek, "Artık geceleri yaya olarak dışarı çıkmaya çekiniyoruz. Bu durum giderek normalleşiyor gibi gösteriliyor ancak tehlike büyük. Yetkililerden kalıcı bir çözüm bekliyoruz" dedi. KİMİ KAYIT ALDI, KİMİ KAÇTI Domuz sürüleriyle karşılaşan bazı vatandaşların ise kaçmak yerine cep telefonlarına sarılarak bu anları görüntülemesi dikkat çekti. Bu görüntüler sosyal medyada da kısa sürede yayıldı. MAMA İDDİASI Öte yandan bazı vatandaşlar, domuzların şehir merkezine kadar inmesinde, sokak hayvanları için kaldırımlara bırakılan yiyeceklerin etkili olduğunu savundu. "Sokaklara mama bırakmak güzel bir davranış olabilir ama bu durum yabani hayvanları da cezbediyor" diyen kent sakinleri, daha kontrollü bir yardım sisteminin kurulmasını önerdi. İzmir’de artan yaban domuzu vakalarıyla ilgili olarak yetkililerin ne zaman bir önlem alacağı merak konusu olmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.