#Balıkçılık

- Balıkçılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Balıkçılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE BALIK HALİNDE DENETİM: 241 KİLO KAÇAK SU ÜRÜNÜ Haber

İZMİR'DE BALIK HALİNDE DENETİM: 241 KİLO KAÇAK SU ÜRÜNÜ

İzmir'de Buca Balık Hali'nde gerçekleştirilen denetimlerde, mevzuata aykırı şekilde bulundurulduğu belirlenen 195 kilogram istavrit, 30 kilogram mercan ve 16 kilogram akya olmak üzere toplam 241 kilogram su ürünü ele geçirildi. Mevzuata aykırı faaliyette bulunduğu tespit edilen kişiler hakkında idari para cezası uygulandı. 195 KİLOGRAM İSTAVRİT ELE GEÇİRİLDİ Denetimlerde 195 kilogram istavrit, 30 kilogram mercan ve 16 kilogram akya olmak üzere toplam 241 kilogram su ürününe, mülkiyeti kamuya geçirilmek üzere el konuldu. Mevzuata aykırı faaliyette bulunduğu belirlenen kişiler hakkında da 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandı. "DENETİMLER KARARLILIKLA SÜRECEK" İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamada, denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması, su ürünleri stoklarının gelecek nesillere aktarılması ve yasal avcılığın desteklenmesi amacıyla İzmir genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi. Yasa dışı avcılık ve ticaretle mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının çalışmalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret edilen açıklamada, sürdürülebilir balıkçılık için kamu kurumları, sektör paydaşları ve vatandaşların iş birliğinin önem taşıdığı vurgulandı. Müdürlük, su ürünleri kaynaklarının korunması ve yasa dışı avcılığın önlenmesi konusunda vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulundu.

GEMLİKLİ BALIKÇILAR MÜSİLAJDAN DERTLİ Haber

GEMLİKLİ BALIKÇILAR MÜSİLAJDAN DERTLİ

Bursa'nın Gemlik ilçesinde geçimini balıkçılıklar, denizlerdeki balık popülasyonunun azalması, müsilaj ve bilinçsiz avlanma nedeniyle zor günler geçirdiklerini söyledi. Balıkçılar, her geçen yıl şartların ağırlaştığını belirterek, artık kalıcı çözümler beklediklerini ifade etti. Gemlik'te yıllardır denize açılarak geçimini sağlayan balıkçılar, azalan balık popülasyonu, dalgalı balık fiyatları ve çevresel sorunlar nedeniyle ayakta kalmakta zorlandıklarını dile getirdi. Balıkçılar, özellikle küçük ölçekli teknelerle avcılık yapanların her geçen yıl daha büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını söyledi. Uzun yıllardır balıkçılık yapan Doğan Yel, "Bu sene nisan ve mayıstan itibaren istavrit, sardalya ve biraz tekir avlıyoruz. Günlük ancak harçlığımız çıkıyor. Balıkçıların durumu her sene daha kötüye gidiyor. Balık fiyatları sürekli oynuyor. Biz hale gönderiyoruz ama orada ne oluyor bilmiyoruz. Aynı gün içinde bir kasa istavrite bin 400 lira da yazılıyor, bin 500 lira da. Bazen fiyat 500 liraya kadar düşüyor, bazen de balık satılmadan elde kalıyor" dedi. Denizlerde balığın azalmasının birçok nedeni olduğunu savunan Yel, "Karadeniz'deki orta troller, İstanbul Boğazı'ndaki tüp geçit, fabrika atıkları ve deniz kirliliği balıkların göçünü etkiliyor. Müsilaj da ağ atmamızı engelliyor, çalışmamızı zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı. 8 yaşından bu yana balıkçılık yaptığını söyleyen Erdoğan Sezginer ise sorunun en önemli nedenlerinden birinin bilinçsiz avlanma olduğunu belirterek, "Balık aslında var ama bilinçsiz avlanma yüzünden kendimizi zora sokuyoruz. Ülkede tatminsizlik var. Deniz kirliliği ağlarımızın gözlerini kapatıyor ancak asıl sorun bilinçsiz avlanma. Balığın yumurtlama dönemlerinde yeterli koruma sağlanmıyor, yavru balıklar da avlanıyor. Her balığın bir üreme dönemi var. Denizlerde 70-80 metrelik tekneler tonlarca balık çekiyor. Balıkçılık adeta büyük teknelerin eline geçti. Küçük balıkçılar ise ayakta kalma mücadelesi veriyor" diye konuştu. Seksenli yıllardan bu yana balıkçılık yaptığını belirten Osman Deliçay da artan maliyetlerin küçük balıkçıları çıkmaza sürüklediğini ifade ederek, "Malımızı koruyamayacak hale geldik. Avlanmak para, tekne para. Balık da yok, olduğunda da giderleri karşılamıyor. Tayfaya para veremiyoruz. Bölgesel balıkçılık sistemine geçilmesi gerekiyor. Gemlik'te iskeleler, limanlar ve serbest bölge var, birçok alan avcılığa kapalı. Marmara Denizi'nin şartları Akdeniz gibi değil. Büyük avcılık yapamıyoruz. Balık biraz fazla çıkınca fiyatlar dibe vuruyor, az çıkınca yükseliyor. Sabit bir fiyat oluşmuyor" dedi. Geçim kaynaklarının her geçen gün daha da zorlaştığını belirten Gemlikli balıkçılar, küçük ölçekli balıkçılığın sürdürülebilmesi için denetimlerin artırılmasını, bilinçsiz avlanmanın önüne geçilmesini istedi.

URLA DEMİRCİLİ KOYU’NDA KAÇAK HURDA GEMİ NÖBETİ SÜRÜYOR Haber

URLA DEMİRCİLİ KOYU’NDA KAÇAK HURDA GEMİ NÖBETİ SÜRÜYOR

Doğal sit alanı sınırlarında bulunduğu belirtilen bölgede çevre gönüllüleri nöbet tutarken, gemi'nin kaldırılması için hukuki ve idari girişimlerin sürdüğü bildirildi. HURDA GEMİ KIYIYA ÇEKİLDİ, TEPKİLER YÜKSELDİ Urla’ya bağlı Demircili Koyu’nda kıyıya çekilen “Gökbey” isimli hurda gemi, bölge halkı ve çevre örgütlerinin tepkisine neden oldu. İddiaya göre geminin koyda sökülmek istenmesi üzerine yurttaşlar harekete geçti. Çevre savunucuları, geminin kıyıya getirilme sürecinin şeffaf yürütülmediğini ve kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini öne sürüyor. “DEMİRCİLİ KOYU HASSAS BİR EKOSİSTEM” Demircili Koyu’nun doğal sit statüsünde bulunduğunu ve yaz aylarında yoğun ziyaretçi ağırladığını hatırlatan çevreciler, gemi söküm faaliyetinin bölgenin ekolojik dengesine zarar verebileceğini savunuyor. Uzmanlar, hurda gemilerde bulunabilecek yakıt kalıntıları, ağır metaller ve tehlikeli atıkların kontrolsüz müdahale halinde deniz suyuna ve kıyı şeridine zarar verebileceğine dikkat çekiyor. Bölge sakinleri ise özellikle balıkçılık ve turizm faaliyetlerinin olumsuz etkilenmesinden endişe ediyor. ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ NÖBET BAŞLATTI Geminin kıyıya çekilmesinin ardından çevre gönüllüleri ve bazı sivil toplum temsilcileri bölgede nöbet başlattı. Nöbete katılan yurttaşlar, geminin lisanslı ve denetimli söküm tesislerine taşınmasını talep ediyor. Eylemciler, sürecin yalnızca yerel bir mesele olmadığını, İzmir kıyılarının korunması açısından örnek bir durum olduğunu belirtiyor. HUKUKİ SÜREÇ VE RESMİ BEKLENTİ Çevre örgütlerinin süreci yargıya taşımaya hazırlandığı ve ilgili kurumlara dilekçeler verdiği öğrenildi. Yetkililerden ise geminin kıyıya çekilme gerekçesi, söküm planı ve alınan çevresel önlemlerle ilgili kapsamlı bir açıklama bekleniyor. Bölge halkı, resmi kurumların konuya ilişkin net ve şeffaf bilgi paylaşmasının kamu güveni açısından önemli olduğunu vurguluyor. “KOYLARIMIZ SAHİPSİZ DEĞİL” MESAJI Demircili Koyu’nda nöbet tutan yurttaşlar, İzmir kıyılarının korunması gerektiğini belirterek “koylarımız sahipsiz değil” mesajı verdi. Eylemciler, geminin bölgeden kaldırılmasına ya da yetkili kurumlardan tatmin edici bir açıklama gelmesine kadar nöbeti sürdüreceklerini ifade etti.

DENİZDEKİ DURGUNLUK TEZGAHA YANSIDI: BALIKTA YOKLUK SENESİ Haber

DENİZDEKİ DURGUNLUK TEZGAHA YANSIDI: BALIKTA YOKLUK SENESİ

İzmit'te uzun yıllardır balıkçılık yapan Kemal Bineklioğlu, bu yıl balık miktarındaki ciddi azalmaya dikkat çekerek, “Bu sene kırım senesi. Nasıl meyve-sebzede ürün azsa, balıkta da aynı durum yaşanıyor. Bu yıl balıkta yokluk durgunluk senesi diyebiliriz” ifadelerini kullandı. Kocaeli genelinde balık tezgahlarında yaşanan ürün azalması ve fiyat artışı, vatandaşların da ilgisini etkiliyor. Özellikle hamsi, istavrit ve mezgit gibi halkın en çok tükettiği balık türlerinde hem miktar hem fiyat açısından düşüş yaşandığı gözlemleniyor. "OCAKTAN SONRA BALIK AZALIR, BU DOĞAL BİR DÖNGÜ" Sezonun doğal döngüsünü değerlendiren Bineklioğlu, her yıl eylül ayında başlayan balık bolluğunun ocak ayına kadar devam ettiğini, bu tarihten sonra ise şubat sonuna kadar bir durgunluk dönemine girildiğini belirtti. “Bu yüzyıllardır böyle. Ocak-şubat arası denizler sanki sessizliğe bürünür. Bu dönemde hamsi başta olmak üzere birçok balık türü göç eder. Şubatın sonundan itibaren tekrar deniz canlanır. Nisan-mayıs aylarına kadar toparlanma olur, sonra da av yasağı başlar,” dedi. Ancak bu sezonun, alışılagelmiş durgunluğun da ötesinde daha sönük geçtiğini belirten Bineklioğlu, özellikle son yıllarda denizlerdeki iklimsel değişikliklerin ve avcılık düzenlemelerinin bu tabloyu etkilediğini kaydetti. "BALIK DOĞAL BİR BESİN, FİYATINA RAĞMEN EN SAĞLIKLI TERCİH" Balıkçı Kemal Bineklioğlu, tüm zorluklara rağmen balığın hâlâ kırmızı et ve tavuğa göre daha sağlıklı bir alternatif olduğunu savundu. “Balık doğal bir yiyecek. Özellikle deniz balığı katkısız ve temizdir. Tavuk 40 günde şişirilen bir ürün. Ben de yerim ama haftada bir. Balığı her gün yeseniz bile zararı yok,” diye konuştu. FİYATLAR CEP YAKIYOR, ÇEŞİT AZALIYOR Tezgahlardaki fiyatların da artan yokluğun etkisiyle ciddi şekilde yükseldiğini ifade eden Bineklioğlu, şu anki güncel fiyatları da paylaştı: Hamsi: 250-500 TL/kg İstavrit: 200-300 TL/kg Mezgit: 350-500 TL/kg Tekir: 400-450 TL/kg Uskumru: 250 TL/kg Çinekop: 600 TL/kg Deniz çuprası: 350 TL/adet Deniz levreği: 450 TL/adet Vatandaşların fiyatlar karşısında balık almaktan çekindiğini belirten esnaf, buna rağmen balığın sağlık açısından vazgeçilmez bir ürün olduğunu ve dengeli tüketiminin önem taşıdığını vurguladı. "BALIKÇILIKTA DA KURAKLIK ETKİSİ VAR" Son olarak iklimsel etkilerin sadece tarım ürünlerini değil, deniz ürünlerini de doğrudan etkilediğini söyleyen Bineklioğlu, “Bu sene sadece tarlada değil, denizde de kuraklık yaşanıyor. Bu yüzden ‘kırım senesi’ diyoruz. Sezon başında umutluyduk ama umduğumuzu bulamadık,” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.