#Barış

- Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CUMHURBAŞKANI: "SAVAŞ GEMİSİ GELİŞTİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ" Haber

CUMHURBAŞKANI: "SAVAŞ GEMİSİ GELİŞTİREN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ"

Törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı konuma dikkat çeken Erdoğan, “Dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biriyiz” dedi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında 11. sıraya yükseldiğini ve amacın savaşa hazırlanmak değil, barışı korumak olduğunu belirtti. ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ VE TEKNOLOJİ VİZYONU VURGUSU Törende; Pakistan MİLGEM Projesi kapsamında üretilen 2. gemi PNS Khaibar, Akhisar Karakol Gemisinin Romanya’ya teslimi, Koçhisar’a bayrak çekilmesi, Hızırreis Denizaltısı, Ç-159 Yeni Tip Çıkarma Gemisi ve ULAQ Silahlı İnsansız Deniz Aracı gibi projelerin hizmete alınması gerçekleştirildi. Ayrıca Açık Deniz Karakol Gemisi Seferihisar için ilk sac kesimi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla yapıldı. Erdoğan, bu gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Bugün burada denize uğurladığımız ve bayrak çektiğimiz platformlar, alın terimizin, aklımızın, mühendisliğimizin ve milletimizin özverisinin eseridir. Sessiz derinliklerin milli bekçisi olacak Hızır Reis denizaltımız, fırtınalı sularda görev yapacak Ç-159 çıkarma gemimiz ve yüzde 90 yerlilik oranına sahip motoruyla dikkat çeken ULAQ insansız deniz aracımız, Türk mühendisliğinin gururudur.” “DENİZDE ETKİN OLMADAN KARADA CAYDIRICI OLAMAZSINIZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayisinin stratejik bütünlük içinde gelişmesi gerektiğini vurgularken, deniz gücünün önemine şu sözlerle işaret etti: “Denizde etkin olmadan karada caydırıcı olamazsınız. Bugün donanmamıza katılan Koçhisar Karakol Gemisi, mavi vatandaki hak ve menfaatlerimizi koruma irademizin somut bir yansımasıdır. Barış zamanında hizmet edecek, kriz anlarında caydırıcı bir güç olarak sahada yer alacaktır.” Erdoğan, Ar-Ge’den seri üretime kadar tüm süreçlerin artık Türkiye’de, yerli ve milli imkanlarla yürütüldüğünü de vurguladı. “DÜNYADA KENDİ SAVAŞ GEMİSİNİ YAPAN 10 ÜLKEDEN BİRİYİZ” Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığına ve ihracat performansına dikkat çeken Erdoğan, 2025 yılı verileriyle savunma sanayi ihracatının yüzde 30 artışla 7,4 milyar doları aştığını söyledi. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle devam etti: “Dünyada kendi savaş gemisini tasarlayıp üreten 10 ülkeden biriyiz. Türkiye bugün 11. sıradadır, ama hedefimiz ilk 10’dur. 2028 için 11 milyar dolarlık ihracat hedefi koyduk. Kendimize inandık, Türk mühendislerine güvendik. Şimdi hem kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyor hem de dost ve müttefiklerimizin ihtiyaçlarını gideriyoruz.” “KIZILELMA’YI ELEŞTİREN MUHALEFETE CEVAP: BALIKLAR RAHATSIZ OLMUYOR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında muhalefetin savunma sanayine yönelik eleştirilerine de sert cevap verdi. KIZILELMA projesine yönelik ‘balıklar rahatsız oluyor’ eleştirilerine atıfta bulunan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Ana muhalefet KIZILELMA’yı eleştirmişti. Ama biz görüş ötesi hava füzesiyle hedefi tam isabetle vurarak bu projeyi dünyaya gösterdik. TCG Anadolu’nun abisi olacak yerli uçak gemisi için inşa sürecini başlattık. Tüm bu gelişmeleri görmezden gelenlere inat daha çok çalışacağız.” “MORALLERİMİZİ BOZMAYA ÇALIŞANLARA PRİM VERMEYİN” Erdoğan, Türk savunma sanayisinde çalışan tüm mühendislere, teknisyenlere ve tersane personeline teşekkür ederken, “Sosyal medyada felaket tellallığı yapanlara kulak asmayın” uyarısında bulundu: “Bizi yoldan çevirmeye çalışanlara karşı, omuz omuza daha kararlı yürüyeceğiz. Şu an %80 yerlilik oranına ulaştık. Kimseye boyun eğmeden, kendi teknolojimizi üretmeye devam ediyoruz. Moral bozmak isteyenlere prim vermeyin.” “AMACIMIZ SAVAŞ DEĞİL; BARIŞI KORUMAK” Erdoğan, konuşmasının sonunda Türkiye’nin hiçbir ülke ile çatışma ya da kriz istemediğini vurgulayarak, şu mesajı verdi: “Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Ama kendi hak ve hukukumuzu da çiğnetmeyiz. Savunma sanayini güçlendirme amacımız savaşa hazırlanmak değil, barışı korumaktır. Türkiye, dostları için güven kaynağı, düşmanları için caydırıcı bir güç olmaya devam edecektir.” TÖRENE YOĞUN KATILIM Törene; Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Naveed Ashraf ve çok sayıda komutan, mühendis ve davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, PNS Khaibar gemisinin teslimi vesilesiyle Pakistanlı komutana komuta flandrası takdim etti. Ayrıca, Seferihisar Karakol Gemisinin sac kesim töreni de bizzat Cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirildi.

BURSA'NIN GENÇ RESSAMLARI GAZZE DRAMINI RESMETTİ Haber

BURSA'NIN GENÇ RESSAMLARI GAZZE DRAMINI RESMETTİ

Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi, öğrencilerinin toplumsal duyarlılığını ortaya koyan anlamlı bir sergiye ev sahipliği yaptı. Sergide; 9, 10 ve 11. sınıf öğrencileri tarafından hazırlanan toplam 27 eser, "Filistinli Çocuklar" temasıyla sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Filistin’de yıllardır süren saldırılar nedeniyle en büyük bedeli ödeyen çocukların yaşadığı dramın, sanatın diliyle güçlü biçimde ifade edildiği sergide, yıkıntılar arasındaki masum bakışlar, savaşın gölgesinde büyümeye zorlanan minik hayatlar ve yokluğun içindeki umut parçacıkları, eserlerdeki çarpıcı kompozisyonlarla hayat buldu. Dijital çalışmaların modern üslubu ile karakalem eserlerin yalın ve derin anlatımı, temanın etkisini daha da güçlendirdi. "Zulüm karşısında susmayacağız" Okul Müdürü Remzi Ayaz, "Bu sergi, sıradan bir sanat etkinliği değildir. Bu sergi, Siyonist İsrail’in Filistin’de çocuklara, kadınlara, yaşlılara karşı yıllardır sürdürdüğü insanlık dışı zulme karşı bir duruştur. Bugün burada gördüğümüz her bir eser, sadece bir çizim ya da bir renk değildir; bombaların altında yaşam mücadelesi veren bir çocuğun sesi, dünyaya açtığı bir feryattır. Biz bu zulüm karşısında susmayacağız. Öğrencilerimizin mazlumun yanında durması, adaletsizliğe karşı sesini yükseltmesi, insanlığın en temel görevidir. Çünkü biz biliyoruz ki, zulüm kimden gelirse gelsin karşısında durmak; mazlum kim olursa olsun yanında olmak bizim hem insanî hem millî sorumluluğumuzdur" ifadelerini kullandı. "Filistinli Çocuklar" sergisi, savaşın çocuk ruhunda açtığı derin yaraları görünür kılmayı; barış, adalet ve insanlık onurunun her çocuk için vazgeçilmez bir hak olduğunu hatırlatmayı amaçlıyor. Genç ressamlar ise Gazze’deki savaşın en çok çocukları etkilediğini vurgulamak için eserlerinde çocukların gözünden yaşanan acıyı ve korkuyu yansıttıklarını belirttiler.

VEKİLDEN İMRALI TEPKİSİ: CHP ATALARIMIZI İDAM ETTİ! Haber

VEKİLDEN İMRALI TEPKİSİ: CHP ATALARIMIZI İDAM ETTİ!

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, CHP’nin bu kararını sert sözlerle eleştirerek, “CHP hiçbir zaman Kürtlerin yanında olmadı, atalarımızı idam etti” ifadelerini kullandı. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman, CHP’nin Abdullah Öcalan ile görüşme yapması planlanan İmralı heyetine katılmama kararına yönelik açıklamalarda bulundu. Ataman, CHP'nin tarihi boyunca Kürt halkının taleplerine karşı duyarsız olduğunu savunarak, bu kararın da o çizginin devamı olduğunu söyledi. “CHP KÜRT HALKINA HİÇBİR ZAMAN YAKIN OLMADI” Milletvekili Ataman, “CHP geçmişte atalarımızı idam etti. Bugün de Kürt halkının taleplerini görmezden geliyor. Ne söyledilerse sadece kendi çıkarları içindi. Kürtler için hiçbir zaman samimi bir duruş sergilemediler” dedi. “BU KOMİSYON İMRALI’YA GİDECEK” Meclis Komisyonu’nun İmralı’ya gitme kararına dikkat çeken Ataman, sürecin işlediğini ve heyetin Öcalan ile görüşme gerçekleştireceğini vurguladı. “Kim gitmezse gitmesin, bu komisyon İmralı’ya gidip Öcalan ile oturacak. Bu, milletin talebidir, bu ülkede barış isteyen herkesin beklentisidir” ifadelerini kullandı. “KÜRTLER VE TÜRKLER BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ” Ataman, açıklamasının sonunda toplumdaki birlik mesajına vurgu yaparak, “Kürt halkı da Türk halkı da bu sürecin olumlu bir sonuçla tamamlanmasını istiyor. Kürtler ve Türkler birbirinden ayrılamaz. Bu sürecin nihayetinde barış ve kardeşlik kazanacak” dedi.

TBMM IRAK, SURİYE VE LÜBNAN TEZKERELERİNE ONAY VERDİ Haber

TBMM IRAK, SURİYE VE LÜBNAN TEZKERELERİNE ONAY VERDİ

TBMM, Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında Lübnan’da bulunan Türk askerinin görev süresinin 2 yıl, Irak’ta ve Suriye’de görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) görev süresinin 3 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkereleri’ni Genel Kurul’da kabul etti. Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü (UNIFIL) kapsamında Lübnan’da bulunan Türk askerinin görev süresinin 2 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi kabul edildi. TBMM AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi milletvekilleri tezkereye kabul oyu verirken, DEM Parti çekimser kaldı. Türkiye’nin, UNIFIL’e yaptığı katkılarla barışı koruma harekatının etkin biçimde icrasında önemli bir işlev üstlendiğinin kaydedildiği tezkerede, "Bu çerçevede Türkiye’nin katkısı gerek Birleşmiş Milletler sistemi içinde, gerek bölgesel ve küresel ölçekte, gerek kapsamlı sivil-asker işbirliği faaliyetleri vasıtasıyla Lübnan toplumunun her kesimi nezdinde görünürlüğünün artmasına, ayrıca barış ve istikrarın korunmasına yönelik politikasının sürdürülmesine hizmet etmiştir. Bu itibarla UNIFIL’e katkımızın sürdürülmesinin önem arz ettiği değerlendirilmektedir" ifadelerine yer aldı. UNIFIL’in görev süresinin BMGK kararıyla 31 Aralık 2026’ya kadar son kez uzatıldığı belirtilen tezkerede, 2027 yılına kadar UNIFIL’in tedricen tasfiyesine başlanmasının kararlaştırıldığı vurgulandı. Lübnan Tezkeresi’nde, şunlar kaydedildi: "Lübnan ile ikili ilişkilerimiz ve bölgedeki güvenlik koşulları da göz önünde tutularak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin UNIFIL’in görev süresinin uzatılması ve tedricen tasfiyesi yönündeki 2790 Sayılı Kararı uyarınca hudut, şümul ve miktarı Cumhurbaşkanınca belirlenecek Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının 1701 Sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararı ve 880 Sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla tespit edilen ilkeler kapsamında 31 Ekim 2025 tarihinden itibaren 2 yıl daha UNIFIL’e iştirak etmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanınca yapılması için gereğini Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım." Türk askeri 3 yıl daha Suriye ve Irak’ta Irak’ta ve Suriye’de görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) görev süresinin 3 yıl daha uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkereleri TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi milletvekilleri tezkereye kabul oyu verirken, CHP ve DEM Parti hayır oyu verdi. Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfettiğine dikkat çekilen tezkerede, "Diğer taraftan, Irak’ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını sürdürmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimler, bölgesel barışa, istikrara ve ülkemizin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmaktadır. Suriye’de PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere, terör örgütleri mevcudiyetini sürdürmekte ve ülkemize, ulusal güvenliğimize ve sivillere yönelik tehdit oluşturmaya devam etmektedir" ifadelerine yer verildi. Tezkerede, PKK/PYD-YPG’nin, Suriye merkezi yönetimine entegre olmaya yönelik adım atmayı ayrılıkçı ve ayrıştırıcı gündemi dolayısıyla reddettiği, ülkede kalıcı istikrarın tesisine yönelik sürecin ilerletilmesini de engellemeye çalıştığı belirtildi. Tezkerede, "Diğer taraftan, Suriye’de mevcut yönetimin beklenti ve gereksinimi doğrultusunda ülkenin terörle mücadele imkan ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi, sivillerin günlük yaşamlarını ve geri dönüşlerini olumsuz etkileyen mayınların temizlenmesi, ülkedeki kimyasal silahların yerlerinin tespiti ve imhası süreçlerinde de ulusal çabalara eşlik eden uluslararası çalışmaların desteklenmesi ihtiyacı bulunmaktadır" denildi. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya, istikrar ve güvenlik tesisi çabalarını sekteye uğratmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik, Türkiye’nin milli güvenliğine tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı, uluslararası hukuktan doğan haklar doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması ve Suriye’deki istikrarın tesisine dair çabaların pekiştirilmesinin milli güvenlik açısından hayati önem arz ettiği vurgulandı. Tezkerede, şunlar kaydedildi: "Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2170 (2014), 2178 (2014), 2249 (2015) ve 2254 (2015) sayılı kararlarıyla, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve bağımsızlığının teyit edilmiş olmasının ve yine 2170 (2014) sayılı Kararda bu ülkelerdeki terör faaliyetlerinin kınanarak DEAŞ ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı Birleşmiş Milletler üyesi tüm ülkelere 1373 (2001) sayılı Karar ve uluslararası hukuk çerçevesindeki sorumluluklarına uygun şekilde gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulmuş olmasının ışığında, Türkiye’nin DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadele amacıyla oluşturulan uluslararası koalisyon bünyesinde iştirak ettiği faaliyetlerin sürdürülmesi de önem taşımaktadır. Bu mülahazalarla, Türkiye’nin milli güvenliğine yönelik ayrılıkçı hareketler, terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye’deki tüm terör örgütlerinden ülkemize bundan sonra da yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı milli güvenliğimizin idame ettirilmesini sağlamak, Türkiye’nin güney kara sınırlarına mücavir bölgelerde yaşanan ve hiçbir meşruiyeti olmayan tek taraflı bölücü girişimler ve bunlarla ilgili olabilecek gelişmeler karşısında Türkiye’nin menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için 2.10.2014 tarihli ve 1071 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile verilen ve son olarak 17.10.2023 tarihli ve 1395 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararı ile uzatılan iznin süresinin 30 Ekim 2025 tarihinden itibaren 3 yıl uzatılması hususunda gereğini Anayasa’nın 92. maddesi uyarınca bilgilerinize sunarım."

ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR ETTİ; ESİRLERİN SALINACAĞI GÜNÜ AÇIKLADI Haber

ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR ETTİ; ESİRLERİN SALINACAĞI GÜNÜ AÇIKLADI

ABD Başkanı Donald Trump, esirlerin pazartesi ya da salı günü serbest bırakılacağını açıkladı. Trump, anlaşmanın Mısır'da imzalanacağını söyledi. ABD Başkanı ayrıca, anlaşma sürecine katkıları nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Trump, açıklamasında şunları söyledi: "Hamas açısından bakılacak olursa 70 bin kişi kaybettiler. Bu da ciddi bir rakam ama bir noktada bunun bitmesi lazım. Bunu da izliyor olacağız. Yeniden ayağa kaldırılacak Gazze. Çok sayıda önemli ülke müdahil olup bu işe bütçe ayıracak. Çok ciddi istek var. Bugün çok güzel haberler gördük. Bizim de hakkımızı teslim ettiler. İnanamadılar insanlar. Çok heyecanla karşıladılar. Her şey bir araya geldi. Parçalar bir araya geldi.'' ''ERDOĞAN BİZZAT İLGİLENDİ'' ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulunan ABD Başkanı, "Gazze'de savaşı bitirdik. Barış için büyük bir anlaşma oldu. Gazze'yi yavaşça inşa edeceğiz. Mısır'a gideceğim, yeni imza atacağız. Gazze konusunda Türkiye, Katar ve Mısır'a teşekkür ediyorum. Erdoğan harika bir iş çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bireysel olarak sürece dahil oldu, ilgilendi, Hamas ve diğer gruplarla bağlantı kurdu. Ona çok teşekkür ediyorum" dedi. Ateşkesin birbirini sevmeyen, anlaşamayan insanların ve komşu ülkelerin bir araya gelmesiyle sağlandığını belirten Trump, "Gerçekten inanılmaz bir anla karşı karşıyayız. Bütün dünya bir araya geldi. Rehineleri evlerine götüreceğiz. Muhtemelen pazartesi ya da salı. Tüm ülkeler bu korkunç çatışmayı sonlandırdığımız için teşekkür etmeliler. Bizi sevmeyenler bile hakkımızı verdiler. Bizim İran'a saldırımız da çok önemliydi. Saldırmasaydık İran'ın nükleer silahı olacaktı ve aynı şey olmayacaktı. İran ile iş birliği yapacağız. Onların da ülkelerini yeniden inşa edebilmelerini istiyoruz. Tüm ülkeler bu korkunç çatışmayı sonlandırdığımız için teşekkür etmeliler" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.