#Baski

- Baski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MUHİTTİN BÖCEK'İN DAVASINDA TEHDİT VE MENFAAT İDDİALARI Haber

MUHİTTİN BÖCEK'İN DAVASINDA TEHDİT VE MENFAAT İDDİALARI

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan belediye başkanının da bulunduğu 41 sanığın yargılandığı davada müşteki ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada tehdit ve menfaat temini iddiaları öne çıktı. “DESTEK VERMEZSEN ZARAR GÖRÜRSÜN” İDDİASI Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada müşteki Emin Hesapçıoğlu, seçim öncesi kendisinden maddi destek istendiğini öne sürerek, "Seçimi kazanacağını, destek vermezsem zarar göreceğimi söyledi" ifadelerini kullandı. Hesapçıoğlu, bu süreçte çeşitli taleplerin iletildiğini ve baskı hissettiğini iddia etti. “TALEPLER YERİNE GELMEZSE İŞİNİ YAPAMAZSIN” Hesapçıoğlu ayrıca bazı işlemlerinin engellendiğini öne sürerek, "Talepler yerine getirilmezse ‘belediye başkanı olduğu sürece gerçekleştiremezsin’ denildi" şeklinde konuştu. İddialar kapsamında para, araç ve çeşitli menfaat taleplerinin gündeme geldiği öne sürüldü. “HAYATIM BİTME NOKTASINA GELDİ” Duruşmada ifade veren bir diğer müşteki Evren Topal ise yaşadığı süreci "Hayatım bitme noktasına gelmişti, ben şikayetçi olmayacağım da kim olacak" sözleriyle anlattı. Topal, hakediş ödemeleri ve iş süreçlerinde sorunlar yaşadığını ileri sürdü. SANIKTAN YANIT: “KENDİNİ KURTARMAK İÇİN KONUŞUYOR” Sanıklar arasında yer alan belediye başkanı ise iddiaları reddederek, müşteki ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. "Tutuklandıktan sonra ifadeleri değişti, kendisini kurtarmak için konuşuyor" dedi. DAVA SÜRÜYOR Toplam 41 sanığın yargılandığı davada bazı sanıklar tutuklu bulunurken, duruşmanın tanık ifadelerinin dinlenmesiyle devam edeceği bildirildi.

HAMİLE KADIN CİNAYETİNDE DETAYLAR: BUZU KIRIP BARAJA ATTI Haber

HAMİLE KADIN CİNAYETİNDE DETAYLAR: BUZU KIRIP BARAJA ATTI

Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde Kürebeli Barajı’nda bulunan 24 yaşındaki 7 aylık hamile Bahar Aksüt cinayetine ilişkin soruşturmada, olayın planlı şekilde işlendiği ve ardından delillerin yok edilmeye çalışıldığı ortaya çıktı. CANSIZ BEDEN BARAJDA BULUNDU Olay, baraj çevresine fotoğraf çekmek için giden vatandaşların ihbarıyla ortaya çıktı. Su içerisinde bulunan cesedin Bahar Aksüt’e ait olduğu belirlendi. Yapılan ilk incelemelerde genç kadının 8 ayrı yerinden bıçaklandığı ve öldürüldükten sonra suya atıldığı tespit edildi. İLİŞKİ VE HAMİLELİK DETAYI Jandarma ekiplerinin çalışmasında cinayet şüphelisinin mahalle muhtarı Mustafa Arıkan olduğu belirlendi. İddiaya göre: Şüpheli ile Aksüt arasında bir ilişki vardı. Genç kadın bu ilişkiden 7 aylık hamileydi. Şüpheli ve ailesi bebeği istemedi. Bu nedenle Aksüt’e bebeği aldırması için baskı yapıldığı öne sürüldü. CİNAYET GECE SAATLERİNDE İŞLENDİ Olay günü şüphelinin, Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine giderek Aksüt’ü ve bir arkadaşını aldığı, ardından Tufanbeyli’ye getirdiği belirlendi. Daha sonra Aksüt’ü yalnız şekilde Kürebeli Yaylası’ndaki baraj kenarına götüren şüphelinin, burada tekrar bebeği aldırmasını istediği, olumsuz yanıt alması üzerine tartışmanın büyüdüğü ifade edildi. "8 YERİNDEN BIÇAKLADI" Tartışmanın ardından zanlının, genç kadını 8 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü tespit edildi. CESEDİ GİZLEMEK İÇİN BUZU KIRDI Cinayetin ardından şüphelinin cesedi baraja atmak istediği ancak su yüzeyinin buz tuttuğu için bunu başaramadığı öğrenildi. Bunun üzerine: Araçtan balyoz aldığı Buzu kırarak suya açıklık oluşturduğu Cesedi buradan baraja attığı iddia edildi. TANIK KADINI DA ÖLDÜRMEK İSTEDİ Olayın tanıklarından bir kadını da öldürmek istediği ancak kadının yalvarması üzerine bundan vazgeçtiği öne sürüldü. İTİRAF GELDİ Cesedin bulunmasının ardından başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüpheli Mustafa Arıkan’ın, emniyette cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. Şüpheli, olaydan haberdar olan diğer kişilerin de isimlerini verdi. 3 KİŞİ TUTUKLANDI Adliyeye sevk edilen şüphelilerden: Mustafa Arıkan “kasten öldürme” suçundan Diğer 2 kişi ise “yardım ve yataklık” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLDİ Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatıldığını belirtirken, cinayetin planlı şekilde işlendiği ve delillerin yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekti.

İRAN’DAN SERT UYARI: BABÜLMENDEP BOĞAZI KAPANIR! Haber

İRAN’DAN SERT UYARI: BABÜLMENDEP BOĞAZI KAPANIR!

ABD ile İran arasında tırmanan gerilimde dikkat çeken bir uyarı geldi. İranlı bir kaynak, olası bir saldırı durumunda bölgesel dengeleri sarsacak sonuçlar doğabileceğini belirtti. "ENERJİ TESİSLERİ HEDEF OLURSA KARŞILIK VERİLİR" İngiliz basınına konuşan İranlı kaynak, ABD’nin İran’daki enerji tesislerini hedef alması halinde sert karşılık verileceğini ifade etti. Kaynak, "İran’ın misilleme saldırılarıyla tüm bölge ve Suudi Arabistan tamamen karanlığa gömülebilir" sözleriyle olası senaryoya dikkat çekti. DİPLOMATİK TRAFİK SÜRÜYOR Açıklamada, İran ile ABD arasında Pakistan aracılığıyla dolaylı mesaj trafiğinin devam ettiği belirtilirken, Washington yönetiminin “baskı altında teslimiyet” yaklaşımından vazgeçmemesi halinde Tahran’ın geri adım atmayacağı vurgulandı. Katar’ın da İran’ın mesajlarını ABD ve bölge ülkelerine ileten aktörlerden biri olduğu ifade edildi. "KONTROLDEN ÇIKARSA BOĞAZ KAPATILIR" Gerilimin daha da tırmanması halinde kritik bir tehdit daha gündeme getirildi. İranlı kaynak, "Eğer durum kontrolden çıkarsa, İran’ın müttefikleri Babülmendep Boğazı’nı kapatacaktır" ifadelerini kullandı. KÜRESEL TİCARET VE ENERJİ İÇİN KRİTİK NOKTA Babülmendep Boğazı, dünya deniz ticareti ve enerji sevkiyatı açısından en stratejik geçiş noktalarından biri olarak biliniyor. Olası bir kapanma senaryosu, küresel petrol arzı ve ticaret yollarında ciddi aksamalara yol açabilir. BÖLGEDE GERİLİM TIRMANIYOR Son dönemde ABD ile İran arasında artan karşılıklı açıklamalar, Orta Doğu’da yeni bir kriz ihtimalini güçlendirirken, uzmanlar gelişmelerin küresel etkilerine dikkat çekiyor.

KESK’TEN SORUŞTURMA TEPKİSİ: SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR! Haber

KESK’TEN SORUŞTURMA TEPKİSİ: SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR!

KESK İzmir Şubeler Platformu, 14 Ocak 2026’daki iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle SES 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan hakkında başlatılan soruşturma'ya tepki gösterdi. Açıklamada, “Anayasal güvence altındaki hakların kullanımı disiplin soruşturmasına konu edilemez” denildi. “İŞ BIRAKMA ANAYASAL BİR HAKTIR” KESK tarafından yapılan açıklamada, 14 Ocak 2026 tarihinde “Hakem Kurulu’nun Toplu Sözleşmesi Hükümsüzdür, Grev Haktır, Ek Zam Hemen Şimdi” şiarıyla Türkiye genelinde gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin meşru ve demokratik bir hak kullanımı olduğu vurgulandı. Açıklamada, kamu emekçilerinin insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam ve demokratik çalışma yaşamı taleplerini görünür kılmak amacıyla yapılan eylemin Anayasa’nın 51 ve 53. maddeleri ile güvence altına alındığı belirtildi. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu ILO sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi kapsamında örgütlenme özgürlüğünün temel bir hak olduğu hatırlatıldı. “SENDİKAL GÖREV DİSİPLİN TEHDİDİYLE BASTIRILAMAZ” KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve SES 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan hakkında, görev yaptığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “sendikal faaliyet nedeniyle mesaiye gelmediği” gerekçesiyle yazılı açıklama istenmesi ve muhakkik atanarak ifadeye çağrılması eleştirildi. Açıklamada, sendika yöneticilerinin konfederasyon kararları doğrultusunda eylem örgütlemesinin ve kamuoyunu bilgilendirmesinin sendikal görevin doğal sonucu olduğu belirtilerek, bu faaliyetlerin disiplin hukuku kapsamında değerlendirilmesinin sendikal özgürlüğe müdahale anlamı taşıdığı ifade edildi. “YALNIZCA TEMSİLCİYE SORUŞTURMA GÖZDAĞIDIR” Türkiye genelinde binlerce kamu emekçisinin eyleme katıldığına dikkat çekilen açıklamada, yalnızca dönem sözcüsü hakkında soruşturma başlatılmasının sendikal iradeye yönelik bir baskı ve gözdağı olduğu savunuldu. KESK, geçmiş yıllarda benzer eylemler nedeniyle verilen disiplin cezalarının yargı kararlarıyla iptal edildiğini hatırlatarak, aynı yönde yeni uygulamaların hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirtti. TALEPLER SIRALANDI Açıklamanın sonunda şu taleplere yer verildi: Başak Edge Gürkan hakkında başlatılan soruşturmanın derhal geri çekilmesi Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımına yönelik idari baskıların son bulması Kamu emekçilerinin örgütlenme ve toplu eylem hakkına yönelik müdahalelerden vazgeçilmesi KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık imzasıyla yapılan açıklamada, “Sendikal mücadele demokratik toplumun teminatıdır ve engellenemez” denildi.

YARDIM ETMEK İSTEDİ 6 YERİNDEN BIÇAKLANDI Haber

YARDIM ETMEK İSTEDİ 6 YERİNDEN BIÇAKLANDI

Olay, Bağcılar'ın Yıldıztepe Mahallesi'nde metro istasyonu çıkışında meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaş altı kalabalık bir grup, bir çocuğu sıkıştırarak tokat atıp darbetmeye başladı. O sırada arkadaşlarını bekleyen Oğuzhan ve Taha Çöpür kardeşler durumu fark ederek çocukları kavga etmemeleri konusunda uyardı ve darp edilen çocuuğa yardım etmek istediler. Grubun, "Bu bizim meselemiz, karışmayın" diyerek tepki gösterdiği öğrenildi. Darbedilen çocuk olay yerinden uzaklaşırken, ağabey-kardeş ile kalabalık grup arasında sözlü tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan arbedede, gruptaki bir kişi elindeki bıçakla Oğuzhan Çöpür'ü 6 yerinden bıçakladı. Ağabey Taha Çöpür saldırganlara karşılık vererek kardeşini korumaya çalıştı. Saldırganların, Oğuzhan Çöpür'ü bıçakladıktan sonra üzerine taş atarak olay yerinden kaçtıkları öğrenildi. Saldırı ve bıçaklanma anları çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Hastaneye kaldırılan ve 6 bıçak darbesi aldığı belirlenen Oğuzhan Çöpür'ün tedavisi evde sürerken, ailenin tehdit mesajları aldığı iddia edildi. Aile, şikayetçi olmamaları yönünde arandıklarını ve adres bilgilerinin kendilerine söylenerek baskı kurulduğunu öne sürdü. Aldığı bıçak darbeleri sonucundan iç organları hasar aldı. Karnına onlarca dikiş atılırken, tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Olay, Güngören'de yaşanan ve kamuoyunda "Atlas cinayeti" olarak bilinen olayla benzerliği nedeniyle yeniden sokak çeteleri tartışmasını gündeme taşıdı. İstanbul'un bazı ilçelerinde yaşları küçük grupların çeteleştiği ve bu kişilerin suçlara karıştığı iddiaları mahalle sakinlerinde endişe oluşturuyor. Oğuzhan Çöpür, "Olay gününde arkadaşımızı metro çıkışında bekliyorduk. 10 kişilik bir grup, bir çocuğu arasına almıştı. 10 kişinin, 1 kişinin arasına aldığını görünce çocuklara 'Kardeşim, çocuğu bırakın. Niye dövüyorsunuz?' tarzında konuşma yaptım. 'Abi sen niye karışıyorsun? seni ilgilendirmez. Bu bizim meselemiz' gibi cevaplar verdiler. Sol taraftan bir çocuk elinde kesici alet, kelebek olan bıçağı çıkartarak ortalıkta savurmaya başladı. İlk darbeye o an zaten karnıma aldım. Ondan sonra arada başka bir arkadaş da aynı şekilde bacağına darbe aldı. Sonra tekrar da ben onun üzerine koşup elinden almak isterken bacağıma 5 tane darbe almış bulundum. Ben de zaten kan kaybından daha fazla ayakta duramadım. Yere yığıldım. Yani olay bu şekilde oldu. Yere yığıldıktan sonra da zaten gördüğüm kadarıyla kafama doğru da bir tane taş fırlattılar kaçarken. Şu an zaten bizim ailemizi tehdit varı mesajları, ses kayıtları var. İşte örnek veriyorum aramalar gerçekleşiyor. İşte 'Şikayetçi olmayın. Biz her şeyi çözeceğiz' gibisinden 'Şikayetçi olursanız farklı şekilde çözeriz' bu şekilde ailemizi tehdit ediyorlar. Şu an benim hayatımdan çok fazla şey gitti. Güngören'deki çocuk vefat etti. Ben de şanslı olmayabilir aynı şekilde olabilirdim. Aile olarak şu an korkuyoruz" şeklinde konuştu. "O GÜN ÇOCUKLARIMIN DOĞUM GÜNÜYDÜ" Bıçaklanan Oğuzhan'ın babası Fevzi Çöpür, "İnsan olan birisi, orada yardım eden hiç tanımadığı birisini delik deşik etmez. Bunlar insan bile değil. 16-17 yaşında bu çocukları kullanıyorlar. 2-3 tanesini alıyor polis. Ama bunların bir de arkaları var. Bunların bir de tanıdıkları var. Benim çocuklarım pırıl pırıldır. Benim çocuklarım iyi olmak için orada sırf tanımadıkları çocuğa yardım etmek istedikleri için biz bu haldeyiz. O gün çocuklarımın doğum günüydü. Doğum günlerini akşam kutlayacaktık. İkisi de aynı gün doğdular. Perişan durumdayız. Benim annemin ismine kadar bana söylüyor adam. Benim annem 80 yaşında. Benim babam rahmetli oldu ama babamın ismini söylüyor. Bunu 17 yaşında bir çocuk nereden bulacak? Bunların arkalarında birisi olmasa? Bunu çözebilirler mi? Adam bana annemin ismini babamın ismini nerede oturduğumu evimi adresimi bu kadar kolay mı bunlar?" dedi. "ONLARIN ANNELERİYLE BABALARIYLA TELEVİZYONDA BEN DE AĞLADIM" Baba Çöpür, "Yani aynı durumun ucundan döndük. Yani bizim bugün çocuğumuz evde yatıyorsa Allah-u Teala bize çocuğumuzu yeniden bağışladı. Bizi tehdit edeceksin. Hem bıçaklayacaksın ne kadar mantıksız. Hastanedeyim ben canımla cebelleşiyorum. Çocuğum hayata döner mi diye çırpınırken telefon geliyor. Beni tehdit ediyor. Bu kadar kolay değil bu. Bunun arkasında bir güç olmasa, bir çeteleşme olmasa bunu yapamazlar. Bu Ahmet Müngüzi, Atlas Çağlayan isimli çocukları onların anneleriyle babalarıyla televizyonda ben de ağladım. Ama bir gün beni aynı şekilde sokacakları aklımdan gelmedi o gün. Bugün o çocuklarla aynı kaderi yaşıyoruz. Sadece bizim şansımız kardeşinin yanında olması ve kardeşinin onu bir an önce hastaneye yetiştimesi oldu. Yoksa biz Ahmetlerle, o çocuklarla, onların aileleriyle aynı kaderi yaşayacaktık. Çünkü olaylar hemen hemen tamamıyla aynı" açıklamasında bulundu. "ÇETELER SOKAKLARDA KOL GEZİYOR" Sokak çeteleriyle mücadelenin bir an önce çok hızlı bir şekilde yürümesi lazım diyen baba Çöpür, "Sadece o bıçağı oraya atanın değil, orada o bıçağı atana yardım edenin, onun arkasında duranın, o bıçağı atanı destekleyenin bunların bir an önce toplanması lazım ki toplum bundan kurtarsın kendini. Şu anda toplum tedirgin. Aynı olayın içinde. Bıçağın darbenin birinde o yedi. Karakolda sadece bir ifade verdi. Ben bunlarla uğraşamam dedi. Korktu çocuk, benim bir hayatım var dedi. Bunlar benim hayatımı söndürür, öldürürler beni dedi. Yalvardım çocuğa, ben yalvardım. Dedim ki ya oğlum gel, devlet var. Devlet bize onların önüne atmaz. Gel şikayetçi ol, güçlü bir şekilde. Sen de bıçak yemişsin, senin de yaran var. Hayır abi dedi, ben dedi şikayetçi olmuyorum. Hiçbir şekilde yarasıyla ailesine bile haber vermeden çocuk hastanede bir tedavi oldu. Aynı ambulansla gitti muhtemelen. Hastanede tedavi olduktan sonra bırakıp kaçtı çocuk. Yani şikayetçi bile olmadı korkudan. Bunun gibi yüzlerce var. Güngören, Bağcılar, Esenyurt, çeteler sokaklarda kol geziyor" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.