#Besici

- Besici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Besici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇALINDI SANILAN KOYUNLAR 5 METRELİK KUYUDA BULUNDU Haber

ÇALINDI SANILAN KOYUNLAR 5 METRELİK KUYUDA BULUNDU

Antalya’nın Kepez ilçesinde, yaklaşık bir hafta önce kaybolduğu ya da çalındığı düşünülen iki koyunun, toprak çökmesi sonucu düştükleri yaklaşık 5 metrelik eski bir su kuyusunda mahsur kaldıkları ortaya çıktı. Bir çocuğun duyduğu sesle ortaya çıkan olayda koyunlar, itfaiye ekipleri tarafından kurtarılarak sahibine teslim edildi. Olay, Varsak Esentepe Mahallesi'nde meydana geldi. Hayvancılıkla uğraşan Abdulhakim Belet’in torunu Dihan Belet, yaklaşık bir hafta önce koyunları otlatmak üzere dışarı çıkmış, ancak akşam eve döndüğünde iki koyunun eksik olduğunu fark etmişti. Durumu dedesine bildiren küçük çoban, koyunların çalınmış olabileceğinden şüphelenmişti. KÜÇÜK ÇOBAN SESLERİ DUYUNCA GERÇEK ORTAYA ÇIKTI Aradan geçen günlerin ardından Dihan Belet, koyunları aynı bölgede tekrar otlatırken yakındaki çöküntüden gelen hayvan seslerini fark etti. Sesin geldiği yeri kontrol eden küçük çocuk, üzeri toprakla örtülü ve eski su kuyusu olarak kullanılan bir çukurun içine bakınca kayıp koyunları gördü. Olay yerine yakın çalışan inşaat işçilerinden yardım isteyen çocuk sayesinde, durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İTFAİYE EKİPLERİ KURTARDI İhbar üzerine bölgeye gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri, yaklaşık 5 metre derinliğindeki kuyuya düşen koyunları kurtarmak için çalışma başlattı. İlk olarak merdivenle kuyuya inen ekipler, ardından vücutlarına ip bağladıkları koyunları kepçe yardımıyla tek tek yukarı çekerek kurtardı. "HER YERİ ARADIK BULAMADIK" Besici Abdulhakim Belet, yaşananları şu sözlerle anlattı: “Yaklaşık 10 gündür 2 koyunu arıyoruz. Her yere baktık ama bulamadık. Torunum çalındıklarını söyledi. Meğer kuyuya düşmüşler. Bugün haber verdi, hemen geldik.” Koyunları otlatırken yaşananları anlatan Dihan Belet ise şunları söyledi: “1 hafta önce koyunlarla aynı yere geldik. Kumun üstünden geçtiler. Eve dönünce dedem sayım yaptı, 2 koyun eksikti. Bugün yine geldim, bir çukurdan sesler geliyordu. Baktım ki kaybolan koyunlar içerideymiş.” Kurtarılan koyunlar sağlık kontrolünün ardından sürüye yeniden katıldı.

BURSA'DA BESİCİLER ZARARLARININ KARŞILANMASINI İSTİYOR Haber

BURSA'DA BESİCİLER ZARARLARININ KARŞILANMASINI İSTİYOR

Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, sigortalı ve sigortasız ayrımı yapmadan besicilerin şap nedeniyle uğradığı zararlarının karşılanması gerektiğini vurguladı. Bursa'da Şap hastalığıyla günlerdir mücadele eden Yenişehir ilçesinin Marmaracık Mahallesi'nde üreticilerle ve üyeleriyle bir araya geldi, sorunlarını dinledi. Oran, burada yaptığı açıklamada, şap hastalığının normalde sığırlarda ağır hasar bıraktığını belirterek, mevcut SAT-1 virüsünün yol açtığı şap hastalığının koyunları da etkilediğini söyledi. Bu hastalığın koyunlarda ayaklara vurduğunu ve buna "kuru topallık" denildiğini dile getiren Oran, "En büyük zayiat kuzularda olur. Kuzular çok dayanamaz ve telef olur. Yenişehir'de de çok sayıda kuzumuz telef oldu, koyunlarda yavru atmalar yaşandı. Üreticilerimiz ciddi zarar içindeler" dedi. Marmaracık, Karacaali ve Karaköy'de birçok besicinin büyük sıkıntı çektiğini anlatan Oran, şöyle konuştu: "Koyun yetiştiricilerimizin sığırları da var. Hem sığırları hem koyunları etkilendi şaptan. Türkiye’nin bir ayıbıdır bu. Sene 2025 olmuş biz halen burada şap hastalığını konuşuyoruz. Meslek içinde olanları kastediyorum. Hepimizin utanması, üzülmesi lazım bu duruma. Niçin bu hastalık halen var diye düşünmemiz lazım. Şap Enstitümüz var 24 saat çalışması lazım ama mesaiyle ilerliyorlar. Özel sektör firmaları ortaya çıktı. Bunlar doğru şeyler değil. Bir pandemi var ve daha ciddi mücadele gerekiyor. Bizim kanaatimize göre gittikçe de bu iş kötüye doğru gidiyor." "Birlikler veteriner çalıştırmalı" Oran, birliklerde sağlık hizmeti verebilmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Bizim veteriner çalıştırmamız yasak çalıştıramıyoruz. Olmaz ki yani bizim veteriner çalıştırabilmemiz lazım hatta çalıştırdığımız veterinerlerin ücretlerinin bir kısmını bakanlık tarafından karşılanması lazım. Pandemi var bizden destek isteniyor ama veterinerimiz yok" dedi. "Kahvehanenin ruhsatı da yemek yenen lokantanın da bisküvinin kodeksi de şap hastalığı da Tarım Bakanlığında" diyen Oran, "Aklınıza ne gelirse her şeyi Tarım Bakanlığı yapıyor. Tarım Sakanlığı asli görevlerine dönmesi lazım. Bu şekilde sağlıklı bir ilerleme mümkün değil" ifadesini kullandı. "Ölen her kuzu 20 bin lira kayıp anlamına geliyor" Yıldırım Oran, besicinin kuzularının ölmesinin hafife alındığını ve bunun yaşattığı maddi, manevi tahribatı anlamanın kolay olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Bir devlet memuru 60 bin lira alırken 10 bin lira eksik yatırılsa olur mu? Memur ve ailesi buna sessiz kalır mı? Bir kuzu öldüğü zaman üreticinin en az zararı 20 bin liradır. Ölen her kuzu 20 bin lira kayıp anlamına geliyor. Burada hatalı olan Tarım ve Orman Bakanlığıdır, pandemiyi doğru yönetememiştir. Salgın ve paraziter hastalıklarla mücadelede başarısız olmuşsun kabahat üreticinin değil ki kabahat sizin. Sizin kabahatiniz yüzünden bu üreticilerin mağduriyeti var. Bu mağduriyeti, zararı gidermek de size düşer. Sigortalı ve sigortasız ayrımı yapmadan besicilerin şap nedeniyle uğradığı zararlarının karşılanması lazım" "Bir kuzu bir koyun hasta olduğunda tüm ev hasta olur" diyen Oran, "Bunu koyunculuk yapmayan anlamaz. Koyunlar ailenin bireyi gibidir. Şap geldi geçti diye üstünü kapatamazsınız. Üreticilere destek olunmalı, hayvancılıkta sürdürülebilirlik sağlanmalı" ifadesini kullandı. Üreticilerin görüşleri Yenişehir Marmaracık'ta hayvancılık yapan genç besici Furkan Şebin, küçük yaşlardan bu yana hayvancılıkla ilgilendiğini belirterek, "Şap hastalığı bize de geldi. Bir danamız telef oldu, iki koyunumuz yavru attı. Komşularımızın hayvanları da ağır bir şekilde geçiriyor bu hastalığı. Allah herkese kolaylık versin gerçekten çok zor mücadele etmek" dedi. Aytaç Avşar ise büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarına şap virüsü bulaştığını ve çok zor günler geçirdiklerini ifade ederek, zararlarının karşılanmasını istedi.

BURSA'DA BESİCİLERE İTALYAN ÇİMİ TOHUMU DAĞITILDI Haber

BURSA'DA BESİCİLERE İTALYAN ÇİMİ TOHUMU DAĞITILDI

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi, Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği'nin (HAGEL), Nilüfer Belediyesi ve Nilkoop'un yürüttüğü Yem Bitkileri Yetiştiriciliği Projesi kapsamında Nilüferdeki çiftçilere İtalyan çimi tohumu dağıtıldı. Proje ile hayvancılığa destek sağlayacaklarını dile getiren Özdemir, şöyle konuştu: "Tarım varsa hayat var. Bu yüzden tarım ve hayvancılığa desteklerimiz sürecek. Özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda yem konusunda sıkıntılar vardı. İşbirliğiyle bu sorunun çözümü noktasında proje hayata geçirdik. Nilüfer'de 13 bin 658 büyükbaş ve 35 bin 43 küçükbaş hayvan bulunuyor. Her yıl 40 bin dekarda yem bitkisi üretiliyor, bundan da 122 bin 800 ton kaba yem elde ediliyor. Bu miktar tüm ihtiyacı karşılamıyor." Bin 500 dekarda üretim yapılacak Bu nedenle İtalyan çim tohumu programını hayata geçirdiklerini belirten Özdemir, "300 çiftçimize 5 dekarlık arazisi için 25 kilogram tohum desteği sağlıyoruz. Yüzde 70'ini biz yüzde 30'unu çiftçiler karşılayacak. bin 500 dekarda üretim yapılacak. Hedefimiz üretim alanlarını artırmak, kırsal kalkınmayı güçlendirmektir. Topraklarla buluşacak bu tohumlar yeme, berekete dönüşecek" dedi. Mudanya ve Mustafakemalpaşa'da da dağıtılacak Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Tarım Peyzaj A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız ise üreticiye can suyu olacak proje kapsamında bin 500 dekarda İtalyan çimi ekileceğini söyledi. Kaba yem ve yeşil ot ihtiyacının karşılanması amacıyla hayata geçirilen projenin önemine işaret eden Saldız, Mudanya ve Mustafakemalpaşa'da da aynı şekilde yem bitkisi tohumu dağıtacaklarını kaydetti. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in tarıma ayrı bir önem verdiğini dile getiren Saldız, "Bozbey'in tek hedefi var; üretime katkı sunmak, üreticinin yanında olmak. Damla sulama ve sıvı gübre üretip üreticilerimizle buluşturduk. Çiftçiye, tarıma desteklerimiz sürecek" dedi. İtalyan çim tohumlarını sırtlayan götürdü Konuşmaların ardından önce kadın sonra diğer çiftçilere İtalyan çimi tohumu dağıtımı yapıldı. 25 kilogramlık tohum çuvallarını kimi çiftçi sırtladı, kimisi ise omuzlayıp teşekkür ederek alandan ayrıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.