#Beyin Kanaması

- Beyin Kanaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyin Kanaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ Haber

15 YAŞINDAKİ ALPEREN BOYNUNA ATILAN YUMRUK NEDENİYLE ÖLMÜŞ

Bolu'da geçtiğimiz haziran ayında parkta iki çocuk arasında çıkan kavgada aldığı darbe sonucu kalbi duran ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak'ın ölümüne ilişkin davanın üçüncü celsesi görüldü. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın üçüncü duruşması, sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle kapalı oturumda gerçekleştirildi. 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklu yargılanan S.Ş. (13) ile tutuksuz sanık E.Y. (14) duruşmada hazır bulundu. Alperen'in ölümüne boynuna atılan yumruğunneden olduğu tespit edildi... ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Davanın önceki iki celsesi, Adli Tıp Kurumu raporunun beklenmesi nedeniyle ertelenmişti. Mahkemenin talep ettiği rapor, üçüncü celsede dosyaya eklendi. Heyet tarafından hazırlanan raporda, Alperen Ömer Toprak'ın boynuna aldığı yumruk sonrası beyin soğancığında (beyin sapı) hasar meydana geldiği, bu hasara bağlı olarak anında beyin kanaması geçirdiği ve ölümün söz konusu darbeye bağlı gerçekleştiğinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca, travmanın doğrudan etkisiyle hayati merkezlerin etkilendiği ve darbe ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu kaydedildi. "RAPOR BEKLEDİĞİMİZ GİBİ GELDİ, DOĞRULARI KANITLAR NİTELİKTE" Adli Tıp Kurumu raporunun bekledikleri gibi geldiğini belirten ailenin avukatı Alper Coşkun, "Adli Tıp Kurumu'ndan beklenen rapor geldi. Savcılık mütalaa verecek, onun üzerine biz de yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ölümün doğrudan darbeye bağlı olduğunu gösterir şekilde. Rapor beklediğimiz gibi geldi, doğruları kanıtlar nitelikte. Bir sonraki duruşma 22 Nisan tarihinde yapılacak. Çok yüksek ihtimalle o duruşmada karar çıkacak" dedi. "BANA VİCDANA AYKIRI GELİYOR" Çocuklar, 'suça sürüklenen çocuk' olarak nitelendirildikleri için bir indirim alacaklarını ve bunun vicdana aykırı olduğunu söyleyen avukat Coşkun, "Çocuklar kanunen 'suça sürüklenen çocuk' olduğu için cezai indirimleri olacak. Bu, kimsenin takdir edemeyeceği bir husus değil. Takdiri indirim olmaması yönünde bir talebimiz var. Bunu yazılı olarak mahkemeye yineleyeceğiz. Silahlı fotoğraflarla sosyal medyada paylaşım yapan kişilerin, en nihayetinde çocuk olsalar da iyi hal indirimi almaları bana vicdana aykırı geliyor. Mahkeme heyeti şu an dosya kapsamında değerlendirme yapıyor. Ailelerin ya da bizlerin tehdit edilmesi hususunda bir öngörüleri yok. Usulen de böyle bir öngörüde bulunmaları beklenemez. Bu konuda onlara da yüklenemeyiz. Çünkü bununla ilgili bir durum varsa 'siz de şikayetçi olun, soruşturma kapsamında tekrar bir dosya açılsın' diyecekler. Zaten soruşturma kapsamında tekrar şikayetçi olsak da 'patates hatlar' diye nitelendirilen boş hatlar çıktığı için bir sonuca varılamıyor. Dosyanın bir an önce karara bağlanıp herkesin vicdanen rahatlamasını istiyoruz. Bütün uğraşımız bununla ilgili" şeklinde konuştu. Savcının, dosyaya eklenen Adli Tıp Kurumu raporuna ilişkin yeniden mütalaa hazırlayacak olması nedeniyle dava 22 Nisan tarihine ertelendi.

BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN BABA 5 HASTAYA UMUT OLDU Haber

BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞEN BABA 5 HASTAYA UMUT OLDU

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki Mustafa Özer, hafta sonu geçirdiği beyin kanaması sonrası Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’ne sevk edildi. Yoğun bakımda yapılan tüm müdahalelere rağmen Özer’in beyin ölümü gerçekleşti. Hastanede yapılan kapsamlı tetkikler sonucunda beyin ölümünün tıbben kesinleşmesinin ardından, aile ile organ bağışı görüşmesi yapıldı. 3 çocuk ve 5 torun sahibi Mustafa Özer’in ailesi, örnek bir karara imza atarak organ bağışını kabul etti. KARACİĞER, İKİ BÖBREK VE KORNEALAR NAKİL İÇİN GÖNDERİLDİ Organ bağışı sürecinin tamamlanmasının ardından hastaneye gelen iki ayrı uzman ekip tarafından ameliyata alındı. Mustafa Özer’in; Karaciğeri, İki böbreği, Korneaları başarıyla çıkarılarak nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ambulanslarla İzmir ve Denizli’ye gönderildi. Yapılan bağışla birlikte 5 hastanın hayata tutunmasına umut doğdu. “AİLECE ONAY VERDİK” Mustafa Özer’in oğlu Ramazan Özer, bağış kararının aile içinde ortak şekilde alındığını belirtti. Özer, “Annem ve kardeşlerim onay vermiş. Beni aradılar, ben de onayladım. Eğer onlar kabul ettiyse benim için de problem yok dedim” ifadelerini kullandı. Organ Nakli Koordinatörü Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş, beyin ölümünün tıbbi olarak geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Hastamız yaygın beyin kanaması nedeniyle hastanemize getirildi. Yapılan tüm tetkikler beyin ölümünü kanıtladı. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra yaşama şansı bulunmuyor. Ancak diğer organlar sağlıklı çalıştığı için bu süreci organ nakli açısından değerlendirmek çok kıymetli.” Keleş, Türkiye’de organ nakline duyulan ihtiyacın yüksek olduğunu belirterek, aileye Ramazan ayı içerisinde gösterdikleri duyarlılık için teşekkür etti. BAŞHEKİMDEN TEŞEKKÜR MESAJI Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu da bağış yapan aileye başsağlığı dileklerini ileterek, organ bekleyen hastalar için bu tür kararların büyük önem taşıdığını ifade etti. Topçu, “Mustafa Özer’in bağışı, nakil bekleyen hastalara umut oldu. Gösterilen hassasiyet son derece kıymetli” dedi. ORGAN BAĞIŞI ÇAĞRISI Yetkililer, beyin ölümü gerçekleşen hastaların sağlam organlarının bağışlanmasının hem tıbbi hem de insani açıdan büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşları organ bağışı konusunda duyarlı olmaya davet etti. Türkiye genelinde binlerce hasta, karaciğer, böbrek ve kornea nakli için sıra bekliyor. Yapılan her bağış, birden fazla hastanın hayatını değiştirebiliyor.

BURSA'DAKİ KAZADA 4 ÖĞRENCİNİN DURUMU AĞIR Haber

BURSA'DAKİ KAZADA 4 ÖĞRENCİNİN DURUMU AĞIR

Kaza, dün saat 17.00 sıralarında Bursa'nın İnegöl ilçesi Akhisar Mahallesi Karalar Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Hacı Sevim Yıldız Mesleki Eğitim Kampüsü'nden çıkan öğrencilerin bulunduğu, ehliyetsiz sürücü Ali B. (14) yönetimindeki 16 AOY 420 plakalı otomobil, yokuş aşağı seyir halindeyken sürücüsünün kontrolünden çıktı. Savrulan otomobil, oto yıkama iş yeri önünde park halinde bulunan 16 AFH 829 plakalı otomobil, 16 BTF 434 plakalı otomobil ve 34 SR 6914 plakalı minibüse çarptı. Çarpmanın etkisiyle ters dönen otomobilde sürücü Ali B. ile yolcu konumundaki Sergen B. (14), İsmail Ş. (16), Efe D. (15), Bilal A. (15), Enes T. (16) ve Muhammed Ali D. (16) araç içerisinde sıkışarak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarılan yaralılar, ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 20 kilometre uzaklıkta bulundu Kazada yaralanan 8 öğrenciden biri olan Muhammed T., olay yerinde bulunamadı. Yapılan çalışmalar sonucu yaralı genç, kaza yerinden yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Hamidiye Mahallesi Park Caddesi üzerinde vatandaşlar tarafından yerde yatarken bulundu. Nasıl geldiğini hatırlamadığı öğrenilen Muhammed T., olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 4 genç Bursa'ya sevk edildi Hastanede yapılan kontrollerde beyin kanaması geçirdikleri tespit edilen Efe D., Sergen B., Enes T. ve Muhammed Ali D. ambulanslarla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Yaralıların hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Polis ekipleri kazayla ilgili soruşturma başlattı.

ARAÇ MUAYENE İSTASYONUNDA DARBEDİLEN POLİS HAYATINI KAYBETTİ Haber

ARAÇ MUAYENE İSTASYONUNDA DARBEDİLEN POLİS HAYATINI KAYBETTİ

Ankara’da araç muayene istasyonunda yaşanan tartışma sonrası fenalaşarak hastaneye kaldırılan polis memuru Melih Okan Keskin, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Edinilen bilgiye göre, Yenimahalle ilçesinde 2 Şubat’ta aracını muayeneye götüren Keskin ile istasyon çalışanları arasında, stop lambasının yanmadığı gerekçesiyle aracın muayeneden geçirilmemesi üzerine tartışma çıktı. Kavgaya dönüşen olayın ardından Keskin’in evine gittiği, bir süre sonra rahatsızlanarak hastaneye başvurduğu öğrenildi. Beyin kanaması teşhisiyle yoğun bakımda tedavi altına alınan Keskin, 5 Şubat’ta hayatını kaybetti. EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDE TÖREN DÜZENLENDİ Keskin için Ankara Emniyet Müdürlüğünde tören düzenlendi. Keskin’in cenazesi, törenin ardından toprağa verildi. Olayla ilgili gözaltına alınan iki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden biri tutuklanırken, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Keskin’in kesin ölüm nedeninin, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılacak otopsi raporunun ardından netlik kazanacağı bildirildi. TÜVTÜRK: ÇALIŞANIN İŞ AKDİ FESHEDİLDİ TÜVTÜRK tarafından yapılan yazılı açıklamada, olayın ardından ilgili çalışanın iş akdinin sonlandırıldığı belirtilerek, adli makamlarla iş birliği içinde sürecin takip edildiği kaydedildi. Açıklamada, polis memuru Keskin’in vefatından dolayı üzüntü duyulduğu ifade edilerek, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunuldu.

AYŞE TOKYAZ’IN OTOPSİ RAPORU ORTAYA ÇIKTI Haber

AYŞE TOKYAZ’IN OTOPSİ RAPORU ORTAYA ÇIKTI

İstanbul Küçükçekmece’de öldürüldükten sonra Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılmış valiz içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın (22) otopsi raporu tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan adli tıp raporu, genç kadının ölüm nedenine ilişkin çarpıcı bulgular içeriyor. OTOPSİ RAPORUNUN BULGULARI Hazırlanan otopsi raporunda, Tokyaz’ın vücudunda çok sayıda ekimoz (morarma) ile birlikte burun kemiklerinde kırık tespit edildiği; kafa içi ve beyin dokusunda kanama bulunduğu belirtildi. Raporda ayrıca beyin dokusunda ileri derece çürüme bulgularına rastlandığı kaydedildi. Yapılan toksikolojik inceleme sonucu vücut sıvılarında uyarıcı madde olarak kokain ve metabolitlerine rastlandığı ifade edildi. Adli tıp heyeti, elde edilen bulgular ışığında Ayşe Tokyaz’ın ölümünün künt kafa travmasına bağlı burun kemiği kırığı ile birlikte gelişen beyin kanaması sonucu meydana geldiği kanaatine vardığını raporda bildirdi. OLAYIN GEÇMİŞİ VE SORUŞTURMA SÜRECİ Olay, 11 Temmuz tarihinde Küçükçekmece’de gerçekleşti. Genç kadının önce öldürüldüğü, ardından cesedinin valize konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakıldığı tespit edilmişti. Güvenlik kameraları ve delil incelemelerinin ardından yürütülen soruşturmada aralarında eski polis memuru olduğu belirtilen bir şüpheli dahil olmak üzere toplam yedi kişi gözaltına alınmış, soruşturma savcılığın talebiyle takibe dönüşmüş ve şüpheliler tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında, eski polis memuru Cemil Koç hakkında tasarlayarak öldürme suçundan dava açıldığı; diğer altı şüphelinin ise tasarlayarak öldürmeye yardım etmek suçlamasıyla tutuklandığı bilgisi daha önce açıklanmıştı. Cumhuriyet Başsavcılığı, delillerin değerlendirilmesine ve adli süreçlerin işletilmesine ilişkin çalışmalarını sürdürüyor. YETKİLİLERİN VE AİLENİN TEPKİSİ Savcılık ve adli tıp birimleri, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması için teknik ve adli incelemelere devam ettiklerini bildirdi. Genç kadının vefatı, hem ailesi hem üniversite çevresi hem de toplumda geniş yankı uyandırmış; sosyal medya ve bazı sivil toplum kuruluşları olaya ilişkin adalet çağrısı yapmıştı. Aile tarafından yapılan resmi açıklamalarda ise yargı sürecine güven duyulduğu ve soruşturmanın takipçisi olunacağı belirtildi. SÜREÇ NE AŞAMADA? Soruşturmayı yürüten birimler, otopsi raporu ve diğer adli bulguların dosyaya girdiğini; bir sonraki aşamada delil zincirinin, kamera görüntülerinin, telefon incelemelerinin ve şüphelilerin ifade kayıtlarının mahkeme sürecinde değerlendirileceğini açıkladı. Tutuklu şüpheliler hakkında hazırlanan iddianamenin ne zaman mahkemeye sundurulacağı ve duruşma takviminin ne şekilde işleyeceğiyle ilgili resmi bilgilendirme bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.