#Bilgilendirme

- Bilgilendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgilendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KREŞTE SKANDAL: 2,5 YAŞINDAKİ ÇOCUK DARP EDİLDİ Haber

KREŞTE SKANDAL: 2,5 YAŞINDAKİ ÇOCUK DARP EDİLDİ

Bursa’nın Gemlik ilçesinde bir kreşte yaşanan darp iddiası tepkilere neden oldu. Sabah sağlıklı şekilde kreşe bırakılan 2,5 yaşındaki çocuk, akşam saatlerinde darp edilmiş halde ailesine teslim edildi. ANNE GÖRÜNCE ŞOK YAŞADI Olay, Umurbey Mahallesi’nde faaliyet gösteren özel bir kreşte meydana geldi. İddiaya göre anne, çocuğunu sabah saatlerinde herhangi bir sorun olmadan kreşe bıraktı. Gün içinde kreş yönetimi tarafından aileye herhangi bir bilgilendirme yapılmazken, akşam çocuğunu almaya gelen anne, küçük çocuğun vücudundaki darp izlerini fark edince büyük şok yaşadı. GÖZETMEN YOKTU İDDİASI Ailenin iddiasına göre olay sırasında sınıfta gözetmen öğretmen bulunmuyordu. Bu nedenle çocuğun başka bir çocuk tarafından darp edildiği öne sürüldü. Aile, yaşanan olayın kendilerinden gizlendiğini belirterek duruma tepki gösterdi. HASTANEDEN RAPOR ALINDI Durumu fark eden aile, çocuğu hemen hastaneye götürerek darp raporu aldı. Ardından olay yetkili mercilere bildirildi ve resmi süreç başlatıldı. KAMERA KAYDI TARTIŞMASI Olayın ardından en dikkat çeken iddialardan biri ise kreş yönetiminin velilere kamera kaydı tutulmadığını söylemesi oldu. Bu durum soruşturmanın seyrine ilişkin soru işaretlerini artırdı. KREŞTEN AÇIKLAMA GELDİ Kreş yetkilisi ise olayın kısa sürede gerçekleştiğini savunarak, "Gözetmen öğretmen kısa süreliğine sınıftan ayrıldı. Yaklaşık 2 dakika sonra geri döndüğünde iki çocuğun kavga ettiğini gördü ve müdahale etti" açıklamasında bulundu. SORUŞTURMA BAŞLATILDI Olayla ilgili savcılık tarafından inceleme başlatıldığı, jandarma ekiplerinin kreşte inceleme yaparak kamera kayıtlarını araştıracağı öğrenildi.

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT Haber

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşa ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin detaylı açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevi koşullarının iddia edildiği gibi olmadığı vurgulandı. SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALARA RESMİ YANIT Başsavcılık, bazı sosyal medya hesaplarında Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta aşırı kalabalık olduğu, sık sık kavga yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu ve temel ihtiyaçların karşılanmadığı yönünde paylaşımlar yapıldığını belirtti. Açıklamada, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla detaylı bilgilendirme yapıldığı ifade edildi. KOĞUŞUN FİZİKİ DURUMU VE KAPASİTE Yetkililer, söz konusu ünitede: Toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunduğunuÜnitede toplam 63 kişinin kaldığınıKalaycıoğlu’nun bulunduğu odada ise 4 kişinin yer aldığını açıkladı. Bu verilerin kayıt altına alınmış ve denetlenebilir bilgiler olduğu vurgulandı. HAVALANDIRMA VE YAŞAM ALANLARI Başsavcılık açıklamasında, ünitenin havalandırma alanının 162,1 metrekare olduğu belirtilerek, fiziki şartların mevzuata uygun olduğu ifade edildi. Koğuşta yaşam alanlarının iddia edildiği gibi yetersiz olmadığı kaydedildi. “YATAK VE TEMEL İHTİYAÇ EKSİĞİ YOK” Açıklamada, cezaevine kabul edilen tüm tutuklu ve hükümlülere: YatakNevresim takımıBattaniyeHijyen setiTek kullanımlık havlu gibi temel ihtiyaçların teslim edildiği belirtildi. "Kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır" denilerek, yatak eksikliği iddiaları yalanlandı. KAVGA VE ŞİKAYET İDDİALARI REDDEDİLDİ Başsavcılık, koğuşta sürekli kavga yaşandığı yönündeki iddialara ilişkin olarak, herhangi bir tutanak, sözlü ya da yazılı şikayetin bulunmadığını açıkladı. Ayrıca Kalaycıoğlu’nun cezaevine kabul edildiği 24 Mart 2026 tarihinde psikolog ile görüşme gerçekleştirdiği, bu görüşmede olumlu tutum sergilediği ve herhangi bir şikayette bulunmadığının rapor edildiği belirtildi. “TUTUKLUDAN HERHANGİ BİR BAŞVURU YOK” Açıklamada, sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin olarak Kalaycıoğlu’nun herhangi bir başvuruda bulunmadığı da vurgulandı. “PAYLAŞIMLAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR” Başsavcılık, "İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır" ifadeleriyle iddiaları kesin bir dille reddetti. Yetkililer, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve kamuoyunun doğru bilgiye dayanması gerektiğini belirtti.

BURSA'DA MERAYA CEZAEVİ YAPILACAK OLMASI KÖYLÜYÜ İSYAN ETTİRDİ Haber

BURSA'DA MERAYA CEZAEVİ YAPILACAK OLMASI KÖYLÜYÜ İSYAN ETTİRDİ

Bursa'nın Keles ilçesine bağlı Kıranışıklar Köyü'nde mera olarak kullanılan yaklaşık 350 dönümlük alanın cezaevi alanı ayrılmasına yönelik plan değişikliğine köylüler imza toplayarak itiraz etti ancak bir sonuç alamadı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700'ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000'lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.

DOWN SENDROMU TESTİ YAPMAYAN HASTANEYE 81 MİLYON TL TAZMİNAT Haber

DOWN SENDROMU TESTİ YAPMAYAN HASTANEYE 81 MİLYON TL TAZMİNAT

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde çocukları Down Sendromlu olarak dünyaya gelen aile, gebelik sürecinde Down Sendromu tarama testinin yapılmadığı ve bilgilendirilmedikleri gerekçesiyle açtığı davada, doktor ve özel hastaneye karşı 81 milyon TL tazminat kazandı. Aile, hamilelik sürecinde 2021 yılında Diyarbakır'daki bir özel hastanede aynı doktora düzenli olarak kontrole gitti. Ancak doğumun ardından bebeklerinin Down Sendromlu olduğunu hemşireden öğrendi. Aile, gebelik süresince kendilerine test yapılmadığını ve bilgilendirme yapılmadığını belirterek doktor ve hastane hakkında şikayette bulundu. 700 BİN TL TEKLİF REDDEDİLDİ, DAVA AÇILDI Ailenin avukatı Ferhat Yiğit, “Arabuluculuk sürecinde 700 bin TL talep ettik ancak bu kabul edilmedi. 2021 yılında açılan davada mahkeme, hekimin aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmetti ve 43 milyon TL tazminata karar verdi. Faiz, vekalet ve yargılama giderleriyle birlikte bu rakam 81 milyon liraya ulaştı.” dedi. "DOKTOR TEST ÖNERMEDİ, AİLE BİLGİLENDİRİLMEDİ" Avukat Yiğit, “Hekim, tarama testi önermedi, yazılı onam almadı, gebeliğin sonlandırılması gibi bir seçenek sunmadı. Bu nedenle aile, çocuğun sağlıklı olduğunu düşünerek doğuma gitti. Mahkeme de bu gerekçeyle aileyi haklı buldu” ifadelerini kullandı. "BİZE SAĞLIKLI DENİLDİ" Baba Hüseyin Kızmaz ise ifadesinde şunları söyledi: "Doktor her şeyin yolunda olduğunu söyledi. Doğumdan sonra hemşire çocuğumuzun Down Sendromlu olduğunu söyledi. Eğer bize önceden bilgi verilseydi, karar hakkımız olurdu. Biz de bu mağduriyeti başka aileler yaşamasın diye dava açtık." HASTANE İTİRAZ ETTİ Mahkeme kararına itiraz eden hastane, dosyayı üst mahkemeye taşıdı. Süreç istinaf aşamasında devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.