#Bilirkişi Raporu

- Bilirkişi Raporu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilirkişi Raporu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OĞUZHAN UĞUR SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME Haber

OĞUZHAN UĞUR SORUŞTURMASINDA YENİ GELİŞME

Ahbap Derneği soruşturması kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur hakkında hazırlanan bilirkişi raporu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasına girdi. Raporda, Oğuzhan Uğur, kardeşi Tuğrul Uğur ve bağlantılı şirketlerin 2017-2026 yılları arasındaki mali hareketleri incelenirken, Ahbap Derneği ile doğrudan para transferi tespit edilmediği, ancak dolaylı mali bağlantılar bulunduğu değerlendirildi. Bilirkişi raporunda, Oğuzhan Uğur, Tuğrul Uğur, Babala TV Organizasyon, Babalayka Film Yapım ve Osis Yapım şirketlerinin banka hesap hareketleri, mal varlığı kayıtları ve mali ilişkileri analiz edildi. Ayrıca Ahbap Derneği soruşturmasında adı geçen Yeliz Kaya ve bağlantılı kişilerle hesap hareketleri karşılaştırıldı. DOĞRUDAN PARA TRANSFERİ BULUNMADI Raporda, Oğuzhan Uğur ile Ahbap Derneği bağlantılı isimler arasında doğrudan para transferine rastlanmadığı belirtildi. Buna karşın bilirkişi, taraflar arasında ortak kişiler üzerinden oluşan iki ayrı dolaylı mali bağlantı hattı tespit edildiğini belirterek, bu ilişkinin aynı fonun aktarımını kanıtlamadığını, ancak soruşturma açısından değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir mali ilişki ağı niteliği taşıdığını ifade etti. İKİ AYRI MALİ BAĞLANTI ZİNCİRİ Rapora göre ilk bağlantı hattında Oğuzhan Uğur'un Serhat Aydın, Barış Zümrüt ve Ercüment Karataş ile toplam 802 bin 350 liralık mali ilişkisi bulunduğu, bu kişilerin daha sonra Mehmet Sait Köse ile işlem yaptığı, Köse'nin ise Yeliz Kaya'ya iki işlemde toplam 550 bin lira gönderdiği kaydedildi. İkinci bağlantı hattında ise Tuğrul Uğur, Gaye Akıl, Aytaç Köse ve Yeliz Kaya arasında işlem zinciri bulunduğu belirtildi. HESAP HAREKETLERİ İNCELENDİ Raporda, Oğuzhan Uğur'un hesap hareketlerinin özellikle 2023 yılından itibaren belirgin şekilde arttığı belirtilerek, toplam bin 66 işlem gerçekleştirildiği ve yaklaşık 24 milyon liralık işlem hacmine ulaşıldığı ifade edildi. İncelemede ayrıca şahsi hesaplarla aile şirketleri arasında yoğun para hareketi bulunduğu tespitine yer verildi. KIBRIS BAĞLANTILI PARA TRANSFERLERİ DE RAPORDA Bilirkişi raporunda, Tuğrul Uğur ve bağlantılı şirketlerin bazı Kıbrıs merkezli şirketlerle gerçekleştirdiği toplam yaklaşık 487 bin 900 liralık para transferleri de incelendi. Raporda ayrıca elektronik para kuruluşları üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin daha önce bazı yasa dışı bahis dosyalarında da görülen işlem örüntülerine benzerlik taşıdığı belirtilirken, bunun tek başına suç bağlantısı anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. MAL VARLIĞINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME Raporda, GAİN Medya'dan gelen yüksek tutarlı fonun kısa süre içerisinde lüks araç alımında kullanıldığı, ayrıca yaklaşık 25 milyon lira değerindeki Ömerli'deki villanın finansman kaynağının mevcut banka, kredi ve nakit kayıtlarıyla açıklanamadığı değerlendirmesine yer verildi. Bu nedenle söz konusu mal varlığı edinimlerinin finansman kaynaklarının ayrıca araştırılması gerektiği, aile bireyleri ve şirket hesapları arasındaki para hareketlerinin soruşturma kapsamında ayrıntılı şekilde incelenmesinin uygun olacağı ifade edildi. NE OLMUŞTU? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı ve tutuklama işlemleri uygulanmıştı. Soruşturmanın devamında Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur da gözaltına alınmış, dosya kapsamında mali incelemeler genişletilmişti. Bilirkişi raporu, bu kapsamda yürütülen mali analizlerin soruşturma dosyasına giren son aşamalarından biri oldu.

UMUT'U HAYATTAN KOPARAN SÜRÜCÜ TAM KUSURLU Haber

UMUT'U HAYATTAN KOPARAN SÜRÜCÜ TAM KUSURLU

İzmir'de geçen yıl Balçova Viyadüğü'nde meydana gelen ve 10 yaşındaki ilkokul öğrencisi Umut Erol Çetin'in yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasına girdi. Raporda, kamyonet sürücüsünün kazada "asli ve tam kusurlu" olduğu belirtilirken, otomobili kullanan anne Medine Çetin'e herhangi bir kusur yüklenmedi. Kaza, 20 Mayıs 2025'te saat 22.45 sıralarında Balçova Viyadüğü çevre yolunda meydana geldi. Piknik dönüşü Buca'daki evlerine gitmekte olan Medine Çetin'in kullandığı otomobile, aynı yönde seyreden Dursun Tekgöz yönetimindeki kamyonet arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen otomobilde anne ve baba ile dört çocuk yaralandı. Yaralılardan Buca Hüseyin Avni Ateşoğlu İlkokulu 4. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Umut Erol Çetin, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Mezuniyetine günler kala yaşamını yitiren Umut'un ölümü büyük üzüntüye neden oldu. Kazanın ardından tutuklanan kamyonet sürücüsü Dursun Tekgöz hakkında, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Sanık, davanın ikinci duruşmasında adli kontrol şartıyla tahliye edildi. BİLİRKİŞİ: HIZINI YOL ŞARTLARINA UYDURMADI Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, kamyonet sürücüsü Dursun Tekgöz'ün gece saatlerinde seyir halindeyken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtildi. Raporda, sürücünün hızını yol ve hava şartlarına göre ayarlamadığı, viraj ve viyadük geçişlerinde gerekli yavaşlamayı yapmadığı, önündeki aracı güvenli takip mesafesiyle izlemediği ve dikkatini yeterince yola vermediği ifade edildi. Kamyonetin sağ ön kısmıyla, aynı şeritte ilerleyen Çetin ailesinin otomobiline sol arka bölümünden çarpması sonucu kazanın meydana geldiği belirtilen raporda, Dursun Tekgöz'ün asli ve tam kusurlu, anne Medine Çetin'in ise kusursuz olduğu tespit edildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Eylül tarihine erteledi. ANNE: "BU BİR TRAFİK KAZASI DEĞİL, KATLİAM" Oğlunu kaybeden anne Medine Çetin, sanığın yalnızca 8 ay tutuklu kaldığını belirterek karara tepki gösterdi. Çetin, "Bilirkişi raporunda suçlu olduğu açıkça belirtilmesine rağmen sadece 8 ay tutuklu kaldı. Bu bence bir trafik kazası değil, bir katliam. Bunun kaza olarak değerlendirilmesini istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Benim oğlum geri gelmeyecek ama en azından içimiz bir nebze olsun rahatlasın" dedi. Kaza anını gözyaşları içinde anlatan anne Çetin, "Aracın kapısını kırıp diğer çocuklarımı çıkardım ama Umut'u çıkaramadım. İki koltuk arasına sıkışmıştı. Nefes alıyordu ama gözleri kapalıydı. Doktor 'Her şeyi yaptık ama kurtaramadık' dediğinde benim dünyam yıkıldı. O gün benim için kıyametin koptuğu gündü" ifadelerini kullandı. Baba Eren Çetin de sanığın hak ettiği cezayı almasını ve adaletin sağlanmasını beklediklerini söyledi. "SANIĞIN YENİDEN TUTUKLANMASINI TALEP ETTİK" Ailenin avukatı Merve Korçak ise bilirkişi raporunun müvekkillerinin kusursuz olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, tüm delillerin mahkeme tarafından titizlikle değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Korçak, "Bu dosya yalnızca bir trafik kazası dosyası değil, dikkatsizliğin yol açtığı büyük bir acının göstergesidir. Sanığın tahliyesini kabul etmiyoruz. Mahkemeye yeniden tutuklanması yönünde talepte bulunduk. Temennimiz, adaletin herkesin vicdanını rahatlatacak şekilde tecelli etmesidir" dedi.

ULUDAĞ'DAKİ YANGINDA ÖLEN KAYAK HOCASI BİRİNCİ KUSURLU SAYILDI Haber

ULUDAĞ'DAKİ YANGINDA ÖLEN KAYAK HOCASI BİRİNCİ KUSURLU SAYILDI

Bursa Uludağ'da milli sporcu Berkin Usta (25) ile kayak hocası babası Yahya Usta (57) ve annesi Fikriye Usta'nın (57) öldüğü otel yangınıyla ilgili 8 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede eşi ve milli sporcu oğluyla birlikte hayatını kaybeden kayak hocası Yahya Usta'nın şirketi birinci derecede, oteli işleten firma ikinci derecede kusurlu sayıldı. Otelin mülk sahibi ve ismini veren Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.'nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İşletmeci firmanın sahibi Cevdet Kadir A. (41) ile otel müdürü Tekin D.'nin (40), 15'er yıla kadar hapis cezasının istendiği iddianamede, şöminede mangal yapıp közleri karton kutuya koydukları belirlenen kayak odası çalışanları Eren T. (24) ve Mert Kaan Ç. (23) hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi. Edinilen bilgiye göre, işletmeciliğini Jura Otelcilik firmasının yaptığı 1'inci Bölge'deki Kervansaray Otel'de, 27 Mart 2025'te saat 05.00 sıralarında yangın çıktı. Uludağ'daki itfaiye ve AFAD ekipleri yangına müdahale ederken, Bursa'dan da takviye ekipler sevk edildi. Binayı saran alevler söndürüldü, dumandan etkilenen 9 kişi tahliye edildi. Otelde kalan Türkiye Kayak ve Snowboard Öğretmenleri Derneği Başkanı, eski milli kayakçı Yahya Usta ile oğlu milli kayakçı Berkin Usta hayatını kaybetti, eşi Fikriye Usta yaralandı. Fikriye Usta da tedavi gördüğü hastanede 6 gün sonra öldü. Yangına ilişkin cumhuriyet başsavcı vekili ile 2 savcının görevlendirildiği soruşturmada, aralarında işletme sahibi, işletme müdürü ve kayak odası çalışanının da olduğu 5 şüpheli ve otelin mülk sahibi gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan mahkemeye çıkarılan şüphelilerden oteli işleten firmanın sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D. ile kayak merkezi çalışanları Eren T. ve Mert Kaan Ç. tutuklandı, 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 7 ay sonra 74 sayfalık bilirkişi raporu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişin incelemelerini tamamlamasının ardından otel, Osmangazi Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından mühürlendi. Jandarmanın çevresinde geniş güvenlik önlemi aldığı otelde, bilirkişi heyeti de inceleme yaptı. Soruşturma sürerken, olaydan 7 ay sonra hazırlanan 74 sayfalık bilirkişi raporunda, eski milli kayak hocasının sahibi olduğu 'FB Usta' şirketinin, yangının çıktığı kafe bölümünün kiracısı olduğu iddiasıyla 'asli kusurlu' bulunduğu öğrenildi. Kabul edilen 8 sayfalık iddianamede geçenler Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame, Bursa 20'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, otelin kiracısının Jura Otelcilik firması olduğu, Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.'nin hukuki sorumluluğu ve bağlayıcılığının bulunmadığı belirtildi. İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yangının başlangıç bölgesinin kayak odası ve bu odanın açıldığı kısımdan kafe kısmına bağlanan bölgeler olduğunun tespit edildiği, bu bölgelerin sorumluluğunun FB Usta şirketinde olduğu, bölgelerde yakıt depoları dolu şekilde bırakılan paletli kar motorlarının yangını şiddetlendirdiği ifade edildi. FB Usta firmasının, eylemleri ve ihmalleri nedeniyle 'birinci derecede asli kusurlu' olduğu kaydedilen iddianamede, denetim yapılmasına rağmen eksiklikleri gidermeyen Jura Otelcilik firmasının da 'ikinci derecede asli kusurlu' olduğu belirtildi. Yangın kutudaki közün yapay ağaca sıçramasıyla başladı, deposu dolu olarak bırakılan kar motorları şiddetini arttırdı Yangının, Yahya Usta'nın şirketi FB Usta'nın işlettiği kayak odası ve telesiyej çalışanı Eren T. ve Mert Kaan Ç.'nin şöminede yaptıkları mangal sonrası karton kutuya koyup, daha sonra şöminenin yanına bıraktıkları közün alev alması sonucu yanında bulunan yapay ağaca sıçradığı ve ağacın yanmaya başladığı ifadelerine yer verildi. İddianameye göre, doğal gaz ısıtıcılarına giden boru hatlarının bütünlüğünün bozulmasıyla sızan gaz ile kafe bölümünde park halinde olan paletli kar motorlarının içindeki yakıt da alevleri şiddetlendirdi ve yangının hızlı yayılmasına sebep oldu. Denetimlerde belirlenen eksiklikleri gidermedikleri ve tedbir almadıkları tespit edilen Jura Otelcilik şirket sahibi Cevdet Kadir A. ve otel müdürü Tekin D.'nin, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacağı öğrenildi. İddianamede ölen kayak hocası Yahya Usta'nın şirketi FB Usta çalışanları Tekin K., bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Mert Kaan Ç. ve Eren T. ile Kervansaray Yatırım Holding A.Ş yetkilisi Zeynep T., otelin kat görevlileri Mehmet Faruk Ç. ve Ahmet İ. ile otelin bar ve mutfağının işletmesini yapan şirketin yetkilisi Rafet Alpan Y. hakkında 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği bilgisi de yer aldı.

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ Haber

EZGİ APARTMANI DAVASINDA BİLİRKİŞİ HEYETİ DOSYADAN ÇEKİLDİ

Bilirkişi heyetinin çekilmesinin ardıından sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, “Usule uygun bir yargılama yürütülmüyor, dosya tekemmül etmiştir, davanın bitirilmesi gerekir” dedi. TUTUKLU SANIKLAR MAHKEMEYE ÇIKTI Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.K. ve M.P. ile taraf avukatları katıldı. Sanıklar önceki savunmalarını tekrarlayarak tahliye talebinde bulundu. “BİLİRKİŞİLER BASKI ALTINDA, RAPORLAR YOK SAYILIYOR” Sanık avukatlarından Prof. Dr. Ersan Şen, son bilirkişi heyetinin çekilmesini eleştirerek şunları söyledi: “Mahkemenin oluşturduğu bilirkişi heyeti dosyadan çekildi. İstanbul’dan tayin edilen bilirkişilerin üzerlerinde baskı olduğunu söyledikleri bilgisi var. Bu durumun araştırılmasını istiyoruz. Daha önce alınan iki bilirkişi raporu sanıkların lehineydi. Eğer aleyhlerine olsaydı, bu dava çoktan sonuçlandırılırdı.” “DOSYA TEKEMMÜL ETMİŞTİR, TUTUKLULUK HUKUKA AYKIRI” Şen, sanıkların yalnızca dükkân tadilatı yaptıkları iddiasıyla suçlandığını, ancak tadilatların bina yıkımıyla ilgisi olmadığının iki raporla ortaya konduğunu vurguladı. “Dosya tekemmül etmiştir, yeniden rapor alınması ve tutukluluğun sürmesi hukuka uygun değildir” dedi. DURUŞMA 24 NİSAN 2026’YA ERTELENDİ Mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına, dosyadaki eksiklerin giderilmesine, heyet hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve yeni bir heyet görevlendirilmesine karar verdi. Dava 24 Nisan 2026’ya ertelendi. “YIKIMLA TADİLATIN İLGİSİ YOK” Duruşma sonrası açıklama yapan Av. Ersan Şen, şöyle konuştu: “İki farklı üniversiteden alınan raporlar, binanın yıkılmasının sebebinin statik proje ve tasarım hatası olduğunu ortaya koydu. Müvekkillerimiz bina projesini hazırlayan ya da inşa eden kişiler değil. Alt kattaki pastaneyi işleten esnaf. Bu insanların tadilatlarının, yıkımla bir ilgisi olmadığını artık herkes biliyor. Tutukluluk halinin devamı haksızdır.”

HAMAM BÖCEĞİ YEDİRİLEN GENCİN DOSYASINDA KARAR! Haber

HAMAM BÖCEĞİ YEDİRİLEN GENCİN DOSYASINDA KARAR!

Mahkeme gencin davasında, yağma suçundan beraat kararı verirken, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanıklara ayrı ayrı 6 yıl 12 ay hapis cezası verdi. Vedat Kurt, 2020 yılında Şanlıurfa’dan çalışmak için Antalya’ya geldi. Yaklaşık 10 ay çalıştığı iş yerinde maaşını alamayan Kurt, alacağına karşılık 15 bin TL’yi alarak İstanbul’a gitti. Sonrasında parayı iade eden Kurt’un iddiasına göre iş yerinde üç gün boyunca işkenceye maruz kaldı, hamam böceği yedirildi, elleri bağlandı, darp edildi. BİLİRKİŞİ RAPORU: FOTOĞRAF VE VİDEO KAYITLARI BULUNDU Sanıklardan S.T.'nin cep telefonunda işkence görüntüleri ve Kurt’a zorla söylettirilen ifadeler tespit edildi. Görüntülerin olayın yaşandığı tarihlerle ve konumla örtüştüğü belirtildi. "FOTOĞRAFLARINI BEN ÇEKMİŞ OLABİLİRİM" Sanıklardan S.T., suçu kabul etmedi ancak diğer sanıkların Kurt’u darp ettiğini ve fotoğrafları kendisinin çekmiş olabileceğini söyledi. Diğer sanıklar ve avukatları suçlamaları reddetti. MAHKEME KARARI: YAĞMADAN BERAAT, HÜRRİYETTEN YOKSUN BIRAKMADAN CEZA Mahkeme, sanıkların yağma suçundan beraatine, ancak “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 4 sanığa ayrı ayrı 6 yıl 12 ay hapis cezası verilmesine hükmetti. Ayrıca bir sanığa silahla tehditten ek 3 yıl 1 ay ceza verildi. Mahkeme, sanıkların tutukluluk sürelerinin cezadan düşülmesine, kararın istinafa açık olmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına karar verdi. "İSTİNAFA TAŞIYACAĞIZ" Duruşma sonrası konuşan Vedat Kurt, yağmadan verilen beraat kararının adalete aykırı olduğunu belirterek, süreci istinafa taşıyacaklarını söyledi.

İZMİR OTOGARINA HACİZDE MAHKEMEDEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Haber

İZMİR OTOGARINA HACİZDE MAHKEMEDEN YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin İZOTAŞ’a yönelik uyguladığı 305 milyon TL’lik ecrimisil tahakkuku ve şirket gelirlerine yönelik hacizde, İzmir 5. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. 305 MİLYONLUK ECRİMİSİL VE HACİZ İŞLEMİNE YARGI FRENİ İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Otobüs ve Terminal İşletmeleri A.Ş. (İZOTAŞ)’ye gönderilen ecrimisil tahakkuku ve buna bağlı olarak başlatılan haciz işlemleri, mahkemeye taşındı. Başvuruyu değerlendiren İzmir 5. İdare Mahkemesi, belediyenin işlemlerinin kamu hizmetini olumsuz etkileyebileceğini belirterek yürütmenin durdurulmasına karar verdi. İZOTAŞ: “KAMU HİZMETİ AKSAMASIN” İZOTAŞ yönetimi, pandemi döneminde yaşanan gelir kayıpları nedeniyle sözleşme süresinin uzatılması için daha önce mahkemeye başvurduklarını ve bu süreçte terminalin faaliyetlerinin devam etmesine izin verildiğini hatırlattı. Şirket, gelirlerine uygulanan haczin şehirlerarası taşımacılığı sekteye uğratacağını vurguladı. MAHKEME: “TELAFİSİ GÜÇ ZARARLAR DOĞABİLİR” Mahkeme kararında, uygulanan işlemlerin şirketin mali yapısını bozabileceği ve terminal işletmesinde ciddi aksamalara neden olabileceği belirtildi. Bu durumun şehirlerarası yolcu taşımacılığında doğrudan aksamalara ve İzmir halkı için mağduriyetlere yol açabileceği vurgulandı. BİLİRKİŞİ RAPORU BEKLENİYOR Mahkeme, bilirkişi raporu tamamlanıncaya kadar işlemlerin durdurulmasına karar verirken, İZOTAŞ’ın kamu hizmeti sorumluluğu ve taşıdığı rol gereği ihtiyati tedbirin zorunlu olduğunu ifade etti.

52 KİŞİYE MEZAR OLAN YONCA SİTESİ'NİN DURUŞMASI GERÇEKLEŞTİ Haber

52 KİŞİYE MEZAR OLAN YONCA SİTESİ'NİN DURUŞMASI GERÇEKLEŞTİ

Osmaniye’de 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 52 kişinin hayatını kaybettiği Yonca Sitesi B Blok ile ilgili davanın 11. duruşması, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuksuz yargılanan müteahhit Ali Kale, savunmasında tüm sorumluluğun zemin etüdü yapılmadan ruhsat veren belediyeye ait olduğunu öne sürdü. "4 BİN DAİRE YAPTIM, SUÇ BENDE DEĞİL" Sanık müteahhit Ali Kale, 33 yıldır Osmaniye’de inşaat yaptığını belirterek, kendisini şu sözlerle savundu: "Bu şehirde 4 binin üzerinde konut yaptım. Eğer zemin etüdü yapılmadan ruhsat verilmişse, bu benim değil, ruhsatı veren kurumun sorumluluğudur." Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarında binanın mühendislik standartlarına uygun olmadığı belirtilmişti. BELEDİYE GÖREVLİLERİ DE YARGILANIYOR Dava kapsamında, Osmaniye Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde görevli üç personel hakkında açılan dava da birleştirilmişti. Sanıklardan Hülya İnan, teknik yeterliliği olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sadece evrak kontrolü yaptım. Teknik açıdan lise mezunuyum, projeleri inceleme yetkim ve bilgim yok." Bir diğer belediye görevlisi Rahime İyi ise görev tanımının sadece belgeleri tamamlayıp teknik personele iletmek olduğunu belirtti. Her iki sanık da beraat talebinde bulundu. MÜŞTEKİ AVUKATLARI: "BU SADECE İHMAL DEĞİL" Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları ise müteahhit ve belediye yetkililerinin ağır ihmali olduğunu belirterek, olayın "bilinçli taksir" değil, "olası kast" kapsamında değerlendirilmesini ve sanıkların en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti. Avukatlar, bilirkişi raporlarının 10 katlı bir yapının bu zemine inşa edilemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. MAHKEME YENİ RAPOR TALEBİNİ REDDETTİ Mahkeme heyeti, yeniden bilirkişi raporu alınması talebini reddetti. Henüz ifadesi alınmamış sanıkların dinlenmesine karar verildi. Dava, karar aşamasına gelmesi ihtimali nedeniyle 5 Ocak 2026 tarihine ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.