#Borç

- Borç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IBAN’INI VERDİ, HAYATI KABUSA DÖNDÜ: HAKKINDA 70 DAVA AÇILDI Haber

IBAN’INI VERDİ, HAYATI KABUSA DÖNDÜ: HAKKINDA 70 DAVA AÇILDI

Adana’da çocukluk arkadaşına banka hesabını kullandıran 28 yaşındaki 2 çocuk babası Yasin Örsdemir hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla 70 dava açıldı. Arkadaşının yurt dışına kaçtığını öne süren Örsdemir, açılan davalar nedeniyle defalarca cezaevine girdiğini ve hayatının altüst olduğunu söyledi. “HİÇ ŞÜPHELENMEDİM, HESAPLARIMI VERDİM” İddiaya göre Örsdemir, 2020 yılında çocukluk arkadaşı S.T.’nin "Bize hesap lazım, sana da para vereceğiz" teklifini kabul ederek IBAN ve banka hesap bilgilerini paylaştı. Yaklaşık bir ay sonra bankadan gelen "Hesabınız dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılıyor" uyarısı üzerine hesabını kapattıran Örsdemir, kısa süre sonra hakkında açılan davalarla karşı karşıya kaldı. 70 DAVA, 3 KEZ CEZAEVİ Hakkında Türkiye genelinde 70 ayrı dava açılan Örsdemir, bu davalardan 52’sinin sonuçlandığını, 18’inin ise halen sürdüğünü belirtti. Süreç içerisinde 3 kez cezaevine girdiğini ifade eden Örsdemir, yaklaşık 1 yıl tutuklu kaldığını söyledi. Yaşadığı mağduriyeti anlatan Örsdemir, "Çocukluk arkadaşım olduğu için güvendim. Hiç şüphelenmedim. Ama adıma dolandırıcılık yapılmış. 6 yıldır bununla uğraşıyorum" dedi. İŞİNİ VE MAL VARLIĞINI KAYBETTİ Hakkındaki davalar nedeniyle işini kaybettiğini dile getiren Örsdemir, "Özel bir şirkette çalışıyordum, işimden oldum. Hem kendi aracımı hem de babamın aracını satmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı. Bazı dosyalarda beraat ettiğini, bazı dosyalarda ise ceza aldığını belirten Örsdemir, bilirkişi raporlarında suçla bağlantısının olmadığının yer almasına rağmen yargılamaların sürdüğünü söyledi. “ARKADAŞIM YURT DIŞINA KAÇTI” Kendisini bu sürece sürükleyen arkadaşının yurt dışına kaçtığını iddia eden Örsdemir, "Mahkemelerde herkes aynı kişiyi işaret ediyor. Ama mağdur olan biz olduk" diye konuştu. Yaklaşık 500 bin lira borç ödediklerini, 250 bin lira borçlarının ise devam ettiğini belirten Örsdemir, sabıka kaydı nedeniyle iş bulamadığını ve ailesiyle zor durumda kaldığını dile getirdi. VATANDAŞLARA UYARI Yaşadıklarının ardından vatandaşlara da uyarıda bulunan Örsdemir, "Kimse kimseye güvenip IBAN ya da kart vermesin. En yakınınız bile olsa vermeyin. Ben yaşadım, sonuçları çok ağır" ifadelerini kullandı. Cezaevinde benzer şekilde mağdur olan çok sayıda kişiyle karşılaştığını da sözlerine ekleyen Örsdemir, "Oradaki insanların çoğu tanıdıkları tarafından bu işe sürüklenmişti" dedi.

BAŞKAN PALAZ’DAN İŞÇİLERE: BORÇ BULURSUN, DOMATES EKERSİN! Haber

BAŞKAN PALAZ’DAN İŞÇİLERE: BORÇ BULURSUN, DOMATES EKERSİN!

Balıkesir’in Gönen ilçesinde Belediye Başkan'ı İbrahim Palaz’ın sendika süreci ve işçilerin yaşam şartlarına ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İbrahim Palaz, bir gazetecinin sendika değişimi ve belediyenin sürece dahli olup olmadığına ilişkin sorusunu yanıtladı. Palaz, belediyenin sendika sürecine müdahil olmadığını belirterek, “Sendika işçilerle alakalı bir kısım. Ben hiçbir şekilde karışmam, müdahil de olmam” dedi. “BANDIRMA İLE GÖNEN BİR DEĞİL” Göreve geldikleri 2019 yılında belediye şirketinde çalışan işçilerin maaşlarının düşük seviyede olduğunu ifade eden Palaz, süreç içerisinde ücretlerde iyileştirme yaptıklarını söyledi. Açıklamasında yaşam koşullarını Bandırma ile kıyaslayan Palaz’ın sözleri dikkat çekti: “Bandırma’daki ev kirasıyla buradaki ev kirası bir mi? Normal şartlarda buradaki yaşam, nereye gitsen borç bulursun, nereye gitsen çorba bulursun. Vaktin varsa hafta sonu domatesini, biberini, soğanını ekersin.” Bu ifadeler sosyal medyada ve kamuoyunda eleştirilere neden oldu. “MAAŞLAR HER AYIN 15’İNDE YATIRILIYOR” Başkan Palaz ayrıca maaşların düzenli ödendiğini vurgulayarak, “Önemli olan her ayın 15’inde işçi bankamatiğe gittiğinde maaşını orada görmesidir. Biz göreve geldiğimiz günden itibaren her ayın 15’inde o maaşı yatırdık” ifadelerini kullandı. Palaz’ın maaş ödemelerinin düzenli yapıldığını özellikle vurgulaması, kamu hizmeti kapsamında çalışanlara ücretlerin zamanında ödenmesinin zaten yasal ve idari bir sorumluluk olduğu yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.

TÜM BEL-SEN’DEN BALÇOVA'YA ÇAĞRI: O YAZIYI GERİ ÇEKİN! Haber

TÜM BEL-SEN’DEN BALÇOVA'YA ÇAĞRI: O YAZIYI GERİ ÇEKİN!

Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Balçova Belediyesi’nde personele yönelik gönderilen; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizlerini konu alan yazı hakkında belediye yönetimine çağrıda bulundu. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Balçova Belediyesi tarafından personele yönelik gönderilen; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizlerini konu alan yazı hakkında açıklama yaptı. Söz konusu yazıda; çalışanların kişisel mali durumlarının, kurumsal ve idari bir sorun gibi ele alındığı; borçlanma ve haciz süreçlerinin disiplin ve idari boyutlarla ilişkilendirildiği açıkça görülmektedir. Bu yaklaşım, çalışanlar üzerinde baskı ve suçluluk algısı oluşturmakta; emeğiyle geçinen kamu çalışanlarını hedef alan bir dil içermektedir. Öncelikle ifade etmek isteriz ki; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizleri özel hayata ilişkin kişisel veriler kapsamındadır. Bu bilgilerin genelleştirilerek idari bir yazıya konu edilmesi; Anayasa’nın 20. maddesi, ilgili mevzuat ve kişisel verilerin korunması ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca, borçlanma ya da maaşa haciz uygulanması; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca bir disiplin suçu değildir. Bu durumun disiplin süreçleriyle ilişkilendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, çalışanlar üzerinde psikolojik baskı yaratmaktadır. Buradan açıkça belirtmek isteriz ki; belediyede görev yapan emekçilerin önemli bir bölümünün borçlanmak zorunda kalmasının asıl nedeni, başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, toplu sözleşmeden doğan hak ve alacakların uzun süredir ödenmemesidir. Kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir idarenin, ortaya çıkan mağduriyetin sonuçlarını çalışanlara yüklemesi kabul edilemez. Belediyecilik anlayışı; çalışanı borçlanmamaya çağırmakla değil, emeğinin karşılığını zamanında ve eksiksiz ödemekle başlar. Personelin ekonomik sorunlarının çözümü; uyarı yazılarıyla değil, hak edilmiş ödemelerin derhal yapılmasıyla mümkündür. Bu nedenle buradan kamuoyuna ve Balçova Belediyesi yönetimine açıkça çağrıda bulunuyoruz: Personelin kişisel mali durumunu konu alan ve baskı unsuru içeren söz konusu yazı derhal geri çekilmelidir. Çalışanların borçlanmasına yol açan başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, tüm toplu sözleşme alacakları gecikmeksizin ödenmelidir. Aksi yöndeki uygulamaların sürmesi halinde, sendikal, hukuki ve yargısal tüm haklarımızı kullanacağımız bilinmelidir. Bizler borçla değil, hakkımızla yaşamak istiyoruz. Emekçiyi baskılayan değil, emeği koruyan bir belediyecilik anlayışı talep ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Nihat Filiz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı

KARŞIYAKA BELEDİYESİ’NDE MAAŞ KRİZİ: 7 AYDIR ÖDEME YOK! Haber

KARŞIYAKA BELEDİYESİ’NDE MAAŞ KRİZİ: 7 AYDIR ÖDEME YOK!

Karşıyaka Belediyesi bünyesinde çalışan işçiler, 7 aydır süregelen maaş krizi nedeniyle Karşıyaka Çarşısı'nda yürüyüş düzenledi. Hazırladıkları bildirileri halka ve esnafa dağıtan belediye emekçileri, biriken alacaklarının tek seferde ödenmesini talep ederek seslerini duyurmaya çalıştı. Belediye işçilerinin ekonomik durumlarını bildikleri için artık ev sahiplerinin ev bile kiraya vermediğine değinen DİSK/Genel-İş İzmir 10 No'lu Şube Başkanı Ferit Akdoğan, sorunun acil olarak çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent AŞ. bünyesinde, 7 aydır maaşlarını ya hiç alamayan ya da parça parça alan işçiler, öğle saatlerinde Karşıyaka Çarşısı'nda bir araya geldi. Maaşlarını alamadıkları için yaşanan ekonomik belirsizlik nedeniyle faturalarını ödeyemediklerini ve evlerine ekmek götürmekte zorlandıklarını belirten işçiler, belediye yönetimine çözüm çağrısında bulundu. İçerisinde bulundukları durumu anlatan bildirileri esnaf ve vatandaşa dağıtan işçiler, seslerini duyurmaya çalıştı. İşçiler maaşlarını alamadıkları ya da yarım aldıkları için hayatlarını idame ettiremediklerini söyledi. "NET BİR ÖDEME TAKVİMİ İSTİYORUZ" Genel-İş Sendikası 10 No'lu Şube Sekreteri Güntay Kıray, Kent AŞ emekçileri olarak tam 7 aydır maaşlarını alamadıklarını, mart, nisan, mayıs ve haziran ayı ödemelerinin 7-8 taksite bölünerek haftalık 5 bin veya 6 bin liralık ödemelerle geçinmelerinin beklendiğini, 540 kişi olarak evine icra gelen ve borç batağına düşen arkadaşlarının bulunduğunu, dayanacak gücü kalmayan işçilerin durumunu her zaman dile getirdiklerini ve bir kişinin canına kıyması halinde bunun sorumluluğunun büyük olacağını, kendilerine net bir ödeme takvimi verilerek alacaklarının tek seferde ödenmesi gerektiğini, daha önce personel sayısı 900 civarındayken şu an 500'lü rakamlara düştüğünü, başka harcamalar yerine sahada emek veren işçinin maaşının öncelikli ödenmesi gerektiğini, işçilerin önceden kendi aralarında dayanışma sergilediğini ancak artık kimsenin bu gücünün kalmadığını ve nasıl taksit taksit çalışmıyorlarsa maaşlarının da tek seferde yatırılmasını istediklerini kaydetti. "BU SORUN OLMAKTAN ÇIKIP KRİZE DÖNÜŞTÜ" DİSK/Genel-İş İzmir 10 No'lu Şube Başkanı Ferit Akdoğan, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla alanlarda olduklarını, belediye yönetiminin maaşları haftalık ödemelerle taksitlendirdiğini ve yaptıkları görüşmelerde kaynak oluşturma söylemleriyle geçiştirildiklerini, 2,5 senedir devam eden süreçte çözüm bulunamadığını ve kişi başı alacakların 400-450 bin liranın üzerine çıktığını, maaşını alamayan işçilerin belediyenin kreşine olan borçlarına dahi faiz bindiğini, emlakçıların belediye işçisi olduğu gerekçesiyle arkadaşlarına ev vermediğini, çocuğunun servisini iptal eden ve evine erzak alamayan insanların bulunduğunu, ramazan ayında iftar yapacak yemeği olmayan çalışanların durumunun vahim olduğunu, belediyeden yoğun bir işten ayrılma süreci yaşandığını, Belediye Başkanı ile yaptıkları görüşmede kendisinin yalnız kaldığını ifade ettiğini ancak bu meselenin artık 7 aylık bir krize dönüştüğünü ve belediye yönetiminin acilen çözüm üretmesi gerektiğini belirtti.

KUZENİNE BANKA HESAP BİLGİLERİNİ VERDİ; CEZAEVİNE GİRDİ Haber

KUZENİNE BANKA HESAP BİLGİLERİNİ VERDİ; CEZAEVİNE GİRDİ

Adana’da kuzenine banka hesap bilgilerini verdiği gerekçesiyle hakkında 15 dava açılan ve 3 yıl 2 ay 3 gün hapis cezası alıp cezaevine giren genç kızın annesi Türkan Budak, "Onu cezaevinde bırakıp gelmek çok zor" diyerek gözyaşlarına boğuldu. Terzilik yapan 22 yaşındaki Arzu Aydın, iddiaya göre 2023 yılında kuzenine IBAN numarasını verdiği gerekçesiyle hakkında açılan davalar sonucu 3 yıl 2 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. 28 Ekim 2025’te cezaevine giren Aydın’ın 14 ayrı dosyasının bulunduğu, bir dosyadan ise istinaf aşamasında 2 yıl 2 ay hapis cezası aldığı öğrenildi. Genç kadının kas erimesi hastalığı nedeniyle yüzde 50 fiziksel engelli annesi Türkan Budak (44), kızının mağdur olduğunu savundu. "KUZENİNE IBAN VERDİ CEZAEVİNE GİRDİ" Eşinden bir süre önce ayrılan anne Budak, kızının iyi niyetinin kurbanı olduğunu öne sürerek, "Benim kızım 2023 yılında kuzenine güvenip IBAN’ını verdi. Kızımın adına o IBAN nedeniyle tam 15 dava açıldı. Bir davadan 3 yıl 2 ay ceza aldı. Evden alıp götürdüler. 1 ay Tarsus Kapalı Cezaevi’nde kaldı. Şu an Karataş Kadın Cezaevi’nde yatıyor. Çok zor süreçlerden geçiyorum. Küçük kızım lupus, ben ise kas hastasıyım. Bu mağduriyetin giderilmesini istiyoruz" dedi. "Bu gençlere yazık olmasın" Kızının istinafta da 2 yıl 2 ay cezası olduğunu ifade eden anne Budak, "İnşallah öyle bir şey gelmez. O da olursa artık ben kaldıramam. Bu gençlere yazık olmasın. Kızımın adına dolandırıcılık yapılmış. Büyük mağduriyetler yok. Zararı olanlar yüksek miktar istemelerine rağmen yolladım. Borç içine girdim ama yeter ki kızım kurtulsun" diye konuştu. "İNSANIN EVLADINA EL UZATAMAMASI EN ZOR ŞEY" Yürüme zorluğu çektiğini söyleyen anne Budak, "Benim elim ayağım oydu. Yemeğimi dahi kızım hazırlardı. Genç kız boynu bükük kalmasın diye her hafta görüşe gidiyorum. Cezaevinde onu görünce çok kötü hissediyorum. Onu ardımda, o kapının arkasında bırakıp gelmek çok zor oluyor. İnsanın evladına el uzatamaması en zor şey. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Kızım 19 yaşında bir cahillik yaptı. Onun bu cahilliği hepimize mal oldu" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

YEŞİLÇAM'IN USTA İSMİ SAADET GÜRSES’TEN YARDIM ÇAĞRISI Haber

YEŞİLÇAM'IN USTA İSMİ SAADET GÜRSES’TEN YARDIM ÇAĞRISI

Yeşilçam’ın emektar usta oyuncularından Saadet Gürses, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile yaşadığı maddi sıkıntılara dikkat çekti. Daha önce cilt kanserini yenen 64 yaşındaki sanatçı, borçlarını ödemekte zorlandığını belirterek destek çağrısında bulundu. Yaklaşık 35 yıllık sanat hayatında 300’e yakın filmde rol alan Gürses, paylaştığı videoda içinde bulunduğu durumu şu sözlerle anlattı: "Kurtulmak için çok çırpındım ama borç batağından bir türlü çıkamadım. Kanser gibi bir illeti yendim ancak tüm mücadeleme rağmen borçların altından kalkamadım. Son çare bu videoyu çekmekte buldum. Allah yardım ederse kurtulurum, yoksa hakkınızı helal edin". 35 YILLIK SANAT HAYATI, MADDİ ZORLUKLA GÖLGEDE KALDI Bir dönem şarkıcılık da yapan Saadet Gürses, 1997 yılında yakalandığı cilt kanseriyle yaklaşık 7 yıl mücadele etmiş ve hastalığı yenmişti. Sağlığına kavuşmasının ardından uzun süre setlerden uzak kalan usta oyuncunun, son dönemde yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle zor günler geçirdiği ifade edildi. Sanatçı, paylaşımının ardından sanat camiası ve hayranları tarafından destek mesajlarıyla karşılandı. SAADET GÜRSES KİMDİR? 26 Şubat 1961’de doğan Saadet Gürses, Yeşilçam’ın üretken oyuncularından biri olarak tanındı. Kariyeri boyunca çok sayıda sinema filmi ve dizide rol aldı. Özellikle İnek Şaban, İyi Aile Çocuğu ve Dokunmayın Şabanıma gibi yapımlardaki rolleriyle geniş kitlelerin hafızasında yer edindi.

ANKARA'DA ALIŞILMADIK KARAR: NAFAKAYI BU KEZ KADIN ÖDÜYOR Haber

ANKARA'DA ALIŞILMADIK KARAR: NAFAKAYI BU KEZ KADIN ÖDÜYOR

Ancak 3 yıl sonra açılan dava sonucu, iki çocuğu için nafakayı ödemek zorunda kalan Öz, maddi imkânsızlıklar içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi. Şengül Öz, boşanmanın ardından hasta ve engelli anneannesiyle yaşamaya başladığını, geçimini sosyal yardımlarla sağladığını ve işsiz olduğunu ifade etti. BEN BU PARAYI ÖDEYEMEM, ÖDEME GÜCÜM YOK Öz, boşanmanın ardından hiçbir mal varlığı talep etmediğini belirterek, "Çocuklara maddi imkânsızlıklar nedeniyle ben bakamayacaktım. Velayeti babaya verdik. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bana aylık 12 bin lira nafaka ve geçmişe dönük yaklaşık 100 bin lira borç çıktı. Bu parayı ödeyemem, çünkü ne bir işim ne de mal varlığım var" ifadelerini kullandı. Kira ödeyerek yaşamını sürdüren Öz, anneannesinin vefatının ardından ekonomik olarak daha da zor duruma düştüğünü, sağlık sorunları nedeniyle düzenli çalışamadığını ve zaman zaman ev temizliğine gittiğini belirtti. NAFAKAYI VERSİN, ÇOCUKLARIMA BEN BAKAYIM Şengül Öz, eski eşiyle geçmişte şiddetli geçimsizlik yaşadıklarını ve anlaşmalı boşandıklarını vurguladı. Çocuklardan birinin Atipik Otizm tanısı olduğunu da ifade eden Öz, "Ben çocuklarıma bakmak istiyorum. Eğer bu nafaka bana verilirse, çocuklarımla daha uygun bir eve geçerim. Anneyim, çocuklarımı seviyorum. Onlara ben bakmak istiyorum" diye konuştu. Yetkililere çağrıda bulunan Öz, "Kimseyi suçlamıyorum, sadece yaşam şartlarımın dikkatle incelenmesini istiyorum. Gerçekten bu yükün altından kalkabilecek durumda değilim" diyerek konunun yeniden değerlendirilmesini talep etti.

BÜYÜKÇEKMECE ADLİYESİ SKANDALINDA İLK TUTUKLAMA Haber

BÜYÜKÇEKMECE ADLİYESİ SKANDALINDA İLK TUTUKLAMA

Memur, soygunu gerçekleştiren zimmet memuru Erdal Timurtaş’ın kumar alışkanlığı olduğunu ve yüklü miktarda borç içinde bulunduğunu öne sürdü. Kemal D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Böylece skandaldaki ilk tutuklama gerçekleşti. 75 KİLO ZİYNET EŞYASI KAYIP Skandal, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1 Aralık'ta yaptığı olağan denetimde ortaya çıktı. Başsavcılık yetkilileri, adli emanet kasalarında yaptıkları incelemede yaklaşık 25 kilo altın ve 50 kilo gümüşün kayıp olduğunu tespit etti. Toplam değeri yaklaşık 147 milyon TL olan ziynet eşyalarının, göçmen kaçakçılığına ilişkin davalardan adli emanete alınan materyaller olduğu belirlendi. KUMAR BORCU VE ŞÜPHELİ MESAJLAR Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kemal D.'nin ifadesinde dikkat çeken detaylar yer aldı. Şüpheli, kayıplardan sorumlu tutulan memur Erdal Timurtaş’ın bir süredir işe gelmediğini belirtti ve şu bilgileri paylaştı: "Erdal Timurtaş'ın kumar borçları vardı. 1 Aralık’tan kısa süre önce, WhatsApp grubumuza 'Karım ile aram bozuk, beni aramayın' yazıp gruptan çıktı. Telefonu kapalıydı, kendisine ulaşamayınca intihar etmiş olabileceğini düşündüm. Eve memur gönderdik. Sonrasında beni görüntülü arayıp 'İyiyim, merak etme' dedi. Aynı gün, 'Evi ve eşyaları sattım. Beni arayıp sormayın' diye tekrar mesaj atıp gruptan çıktı." Kemal D., 14 yıldır görev yaptığı adli emanet bürosunda daha önce benzer bir olay yaşanmadığını vurgularken, suçlamaları kesin bir dille reddetti. TUTUKLANDU Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kemal D., çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, firari durumdaki Erdal Timurtaş ve eşi hakkında yakalama kararı bulunduğu bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.