#Btso

- Btso haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Btso haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU Haber

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU

S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu’nda Platin Sponsor olarak yer aldı. Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, çevre sektörünün geleceği açısından organizasyonun önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde "Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, "Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz" dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, "Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik" diye konuştu. Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, "Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız" ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, "Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici" dedi.

AVRUPA FIRSATLARI ÜNİVERSİTELİ GENÇLERLE BULUŞTU Haber

AVRUPA FIRSATLARI ÜNİVERSİTELİ GENÇLERLE BULUŞTU

Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.

BURSA EĞİTİMİNDE, KAMU - ÖZEL SEKTÖR BULUŞMASI Haber

BURSA EĞİTİMİNDE, KAMU - ÖZEL SEKTÖR BULUŞMASI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner’in katılımıyla "Türkiye Yüzyılı Vizyonuyla Eğitimde Kamu ve Özel Sektör Buluşması" gerçekleştirildi. BTSO 59’uncu Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Hizmetleri İle Kurslar) katkılarıyla, BTSO Akademi kapsamında düzenlenen buluşmada Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve özel öğretim kurumlarının geleceği konuşuldu. Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki programa BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, Meclis Üyesi Orhan Adanur, Komite Başkanı Hasan Temelli, Komite Başkan Yardımcısı Celal Arslan ve komite üyelerinin yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Özel Kurumlar Daire Başkanı Ali İhsan Baykal ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri de katıldı. Yeni ekonominin sermayesi bilgi Programın açılışında konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, tarih boyunca toprağa hükmedenlerin değil, bilgiye hükmedenlerin dünyaya yön verdiğini söyledi. Sanayi çağında kömür ve çelik ne ifade ediyorsa, bugün bilgi, teknoloji ve insan sermayesinin aynı anlamı taşıdığını belirten Burkay, "21. yüzyılın en stratejik yatırımı yeraltı kaynakları değil, insan kaynağıdır. Bilgiyi üreten ve teknolojiyi yönlendirenler yeni ekonominin belirleyicisi olacaktır. Yeni ekonominin sermayesi bilgi, üretim gücü ise nitelikli insan kaynağıdır." dedi. Dünyanın tarihin en hızlı dönüşüm süreçlerinden birinden geçtiğini ifade eden Burkay, yapay zekâ ve büyük verinin geleneksel meslek dallarını dönüştürdüğünü kaydetti. Bugünkü eğitim anlayışının yarının dünyasına yetmeyebileceğine dikkat çeken Burkay, önümüzdeki 5 yılda mesleklerin yüzde 30’unun dönüşeceğini ve yeni meslek alanlarının ortaya çıkacağını söyledi. Türkiye Yüzyılı hedefinin bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta öncü bir Türkiye inşa etmek olduğunu belirten Burkay, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni bu nedenle çok önemli bulduklarını ifade etti. Burkay, "Bu model; bilgiyi ahlakla, yetkinliği değerlerle, teknolojiyi ise medeniyet tasavvuruyla buluşturan köklü bir yaklaşımı ifade ediyor. Bu yaklaşımı hayati önemde görüyoruz. Bizim medeniyet perspektifimiz, teknolojiyi insan merkezli değerlerimizle birlikte geliştirmektir. Toplumun tüm dinamikleri olarak değerlerine bağlı, dünyayı doğru okuyabilen nesiller yetiştirmeliyiz." diye konuştu. Ankara’nın çözüm iradesini yanımızda hissetmek bize güç veriyor Eğitimde özel teşebbüsün kaliteyi yukarıya taşıyan önemli bir araç olduğunu söyleyen Burkay, kurumların beklentilerine kulak verilmesinin rekabet gücüne yapılan en önemli katkılardan biri olduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu bilinçle hareket ettiklerini ifade eden Burkay, Yeniceabat ve Atıcılar Mesleki Eğitim Kampüsü, BUTGEM, BTSO Akademi ve Bursa Business School projeleriyle yaşam boyu eğitimi desteklediklerini söyledi. Ayrıca 17 pilot meslek okulunda mesleki eğitime destek verdiklerini ve sektörel konsey yapılanmasını hayata geçiren ilk oda olduklarını kaydetti. Özel eğitim kurumlarının taleplerine de değinen Burkay, hizmet bedellerinin revize edilmesi, personel onay süreçlerindeki bürokratik engellerin giderilmesi ve artan maliyetlere yönelik finansman ihtiyaçlarının karşılanmasının sektörün öncelikli beklentileri arasında yer aldığını söyledi. Bakanlığın özel öğretim kurumlarına yönelik desteğinin önemli olduğunu belirten Burkay, Ankara’nın çözüm iradesini yanlarında hissetmenin kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Burkay konuşmasının sonunda programa katılan konsey başkanına, meclis ve komite üyelerine, il milli eğitim müdürlüğü temsilcilerine ve tüm katılımcılara teşekkür etti. Çalışma Dönemimizde Milli Eğitim Bakanlarımızı 4 Kez BTSO’da Ağırladık BTSO Eğitim Konseyi Başkanı Gıyasettin Bingöl, BTSO çatısı altında 8 yıldan bu yana Eğitim Konseyi ve komitelerinde uyumlu bir ekiple görev yaptıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın eğitim konusuna özel bir hassasiyeti olduğunu ve Konseyin tüm çalışmalarına destek verdiğini ifade eden Bingöl, "Biz göreve geldikten sonra pandemi yaşandı, sorunlar ortaya çıktı. Ama BTSO Başkanımızın destekleri ile tam 4 defa Milli Eğitim Bakanı Bursa’ya geldi, 6 defa Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlerimiz ile toplantı yaptık. Ayrıca Türkiye’de mesleki eğitim sistemi ilk olarak Bursa’dan başladı. BTSO’nun vizyonuna yakışan çok güzel işler yaptık, adımlar attık." dedi. Uludağ’da uluslararası nitelikte, geleneksel hale gelecek büyük çaplı bir Eğitim Zirvesi düzenlemeyi hedeflediklerini kaydeden Bingöl ayrıca yine Uludağ’da özel öğretim kurumlarının temsilcilerini Milli Eğitim Bakanı, Bakan Yardımcıları ve Genel Müdürler ile bir araya getirmeyi planladıklarını açıkladı. Bursa’da özel okullarda eğitim alan 66 bin öğrenci var Özel öğretim kurumlarının eğitim sistemindeki önemine dikkati çeken Bingöl, "Her dönemde Türkiye’nin yüzde 10’unu özel öğretim okutuyor. Bursa bu konuda lider şehirlerden bir tanesi. Bursa’da özel okullarda okuyan 66 bin öğrencimiz var. BTSO gibi güçlü ve ortak bir zeminde okullarımızın sorunlarını gündeme taşımak, çözüme kavuşturmak adına önemli adımlar attık. İnşallah bundan sonra da bu çalışmalara devam edeceğiz." diye konuştu. Bingöl ayrıca öğretmenlerin eğitimi konusuna vurgu yaptı. Öğretmenlerin yaz aylarında iki aylık izinleri olduğunu, bu dönemin öğretmenlerin gelişimi adına uygulanabilecek eğitim programlarının önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Bursa’da 1.500’e yakın özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bursa’nın sanayi, ticaret, kültür ve turizm kenti olmasının yanı sıra aynı zamanda bir özel öğretim kenti olduğunu söyledi. Bursa’nın yaklaşık 1.500 özel öğretim kurumuyla önemli bir noktada bulunduğunu belirten Güner, "Özel öğretim kurumları olarak hep birlikte çok büyük dokunuşlar yapıyoruz. Türkiye genelinde neredeyse dokunmadığımız birey, aile yok. Özel okullardan rehabilitasyon merkezlerine, özel kurslardan sürücü kurslarına, iş makinesi kurslarından dil kurslarına kadar 22 farklı kurum türüyle çok geniş alanda hizmet veriyoruz" dedi. Özel öğretim kavramının yalnızca bir tanımlama olmadığını ifade eden Güner, "Bu aslında kamu hizmetinin özel kurumlar eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor. Yapılan iş ve üretilen hizmet bir kamu hizmeti. Ben ülkesine ve milletine değer katmak adına eğitim yolunu tercih eden herkese teşekkür ediyorum. Üretmiş olduğunuz değerle, 37 bin kurumla Türkiye’nin insan kaynağına ve gelecek inşasına katkı sunuyoruz" diye konuştu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli önemli bir adım Son 3 yılda eğitim alanında önemli adımlar atıldığını belirten Güner, "Bu çalışmalar içerisinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli büyük bir yer tutuyor. Erdem, değer ve eylem üçlemesi çok önemli. ‘Köklerden geleceğe’ anlayışı en önemli kavramlardan biri. 200 yıldır Batı terminolojisinin üstten bakış açısıyla dayattığı kavramları artık kendi medeniyet perspektifimizle inşa edeceğiz. Orta Asya değil Türkistan diyeceğiz. Coğrafi keşifler değil sömürgeciliğin başlangıcı diyeceğiz. Köklerden geleceğe diyerek millet olarak aynı geçmişten ortak geleceğe yürüyeceğiz." ifadelerini kullandı. Kamu özel sektör ortaklığında eğitimde yeni başarı hikayeleri yazacağız Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, eğitimin yalnızca bugünü yöneten değil geleceği inşa eden en güçlü toplumsal zemin olduğunu söyledi. Çokgezer, "Bu zeminin sağlamlığı ise eğitim paydaşlarının aynı hedefler doğrultusunda ortak hareket edebilmesine bağlıdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli tam olarak bu anlayışın bir tezahürüdür. Bu model yalnızca akademik başarıyı önceleyen değil düşünen, sorgulayan, değerlerine bağlı, vicdan sahibi, üreten, çağın becerileriyle bezenmiş bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bütüncül bir eğitim yaklaşımını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede özel öğretim kurumlarımızı da eğitim sistemimizin tamamlayıcı ve güçlendirici önemli bir paydaşı olarak görüyoruz." dedi. Bursa’nın eğitim alanındaki güçlü birikimi ile öncü bir şehir olduğunu ifade eden Çokgezer, şöyle devam etti: "Bursa’da özel okullarda öğrenim gören 66 bin, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim hizmeti alan 33 bin öğrenci bulunuyor. Bursa’da 622’si özel okul olmak üzere bin 483 özel öğretim kurumu faaliyet gösteriyor. Bu rakamlar, özel öğretim kurumlarının eğitimdeki yerini ve üstlendiği önemli sorumluluğu açıkça göstermektedir. Bizler eğitimde kamu-özel ayrımı gözetmeden aynı ideal etrafında birleştikçe daha güçlü başarı hikayeleri yazmaya devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından BTSO 59. Meslek Komitesi Üyesi İsmail Güler özel öğretim sektörünün yıllar içindeki gelişimini anlatan bir sunum gerçekleştirdi. Program, sektör temsilcileri ve eğitim yöneticilerinin sorularının cevaplanmasıyla son buldu.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BURSA'DA BİNLERCE ÖĞRENCİYE GÜVENİLİR GIDA EĞİTİMİ Haber

BURSA'DA BİNLERCE ÖĞRENCİYE GÜVENİLİR GIDA EĞİTİMİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde hayata geçirilen "Güvenilir Gıda Tüketelim- Sağlıklı Beslenelim, İsrafı Önleyelim" projesi Yıldırım Erguvan İlkokulu Konferans Salonu’ndaki açılış toplantısıyla başladı. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan ile öğretmenler katıldı. Öğrencilerle birlikte gerçekleştirilen programın açılış töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, gıda tüketimi ve israf konusundaki farkındalığı artırmak istediklerini söyledi. Bu kapsamda çocukların bilinçlendirilmesinin çok kıymetli olduğunu belirten Hakan Batmaz, "Güvenilir gıda demek, yediğiniz her lokmanın arkasında bir güvenlik süreci olması demektir." dedi. "Hayatımızın her alanında bilinçli olmalıyız" İsraf konusunun da bir kural değil bir saygı meselesi olduğunu ifade eden Batmaz, "Tabağınızda bıraktığınız her lokma, o gıdanın yetişmesi için harcanan emeğe, suya ve doğanın bize sunduğu imkânlara karşı bir sorumluluktur. İhtiyacımız kadarını almak ve tabağımızı bitirmek hem emeğe hem de doğaya duyulan saygının en temel göstergesidir. Bu bilinci hayatınızın bir parçası haline getirdiğinizde sadece yeme alışkanlığınızı değil, aynı zamanda dünyaya bakışınızı da çok daha sorumlu bir noktaya taşımış olursunuz." diye konuştu. "İsraftan kaçınmak hepimizin sorumluluğu" BTSO Gıda ve Paketli Ürünler Konseyi Başkanı Burhan Sayılgan, sağlıklı beslenmenin vücudun ihtiyaç duyduğu besinleri doğru miktarda almak ve güvenilir gıdaları tercih etmek anlamına geldiğini belirterek, "Dünyanın bazı bölgelerinde çocuklar yeterli gıdaya ulaşamazken, bazı yerlerde yiyeceklerin gereğinden fazla tüketilmesi ya da israf edilmesi hem kaynakların boşa gitmesine hem de sağlıksız yaşam alışkanlığına yol açmaktadır. Bu dengesizlik, zamanla hem bireysel sağlığımıza hem de toplumsal duyarlılığımıza zarar verir. Bu yüzden sağlıklı beslenmeyi öğrenmek ve israftan kaçınmak hepimiz için büyük bir sorumluluktur. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bu konularda bilinçlenmesi için eğitim ve farkındalık çalışmalarına ihtiyaç var." dedi. "Ödüllü resim yarışması ile farkındalık artacak" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası liderliğinde hayata geçirdikleri proje ile bu alandaki farkındalığı artırmayı hedeflediklerini ifade eden Sayılgan, "Kamu kurumları ve üniversitelerimizin katkılarıyla beşincisini düzenlediğimiz proje kapsamında bu yıl 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik eğitimler gerçekleştirerek 50’den fazla okulda binlerce öğrenciye ulaşmayı planlıyoruz. Ayrıca öğrencilerimizin öğrendiklerini pekiştirmeleri ve farkındalıklarını artırmaları amacıyla ödüllü bir resim yarışması da düzenliyoruz. Tüm öğrencilerimizi de bu yarışmaya katılmaya davet ediyoruz. Bu düşüncelerle proje paydaşlarımıza, okul yöneticilerimize, eğitmenlerimize ve tüm öğrencilerimize teşekkür ediyor, eğitimin faydalı ve verimli geçmesini diliyorum." dedi. Projede İl Sağlık Müdürlüğü, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesi tarafından görevlendirilen toplam 14 eğitmen öğrencilere güvenilir gıda, sağlıklı beslenme ve israf konusunda önemli bilgiler aktaracak.

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI Haber

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.

BURSA JUNİOSHOW TEKSTİL SEKTÖRÜNE UMUT OLDU Haber

BURSA JUNİOSHOW TEKSTİL SEKTÖRÜNE UMUT OLDU

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla; BEKSİAD, UTİB ve UHKİB destekleriyle düzenlenen fuar, dünyanın dört bir yanından gelen alıcılarla Türk üreticileri aynı platformda buluşturdu. 20-22 Ocak 2026 tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve bu yıl 21’incisi düzenlenen Junioshow’da, 0-12 yaş grubuna yönelik tüm sezonları kapsayan yeni koleksiyonlar sergilendi. Yaklaşık 80 firma, yurt içinden nitelikli alıcıların yanı sıra 44 ülkeden gelen yüzlerce yabancı alıcı ile iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ticari bağlantılara imza attı. Özellikle UR-GE projeleri kapsamında sağlanan alım heyetleri, firmaların erişmekte zorlandığı pazarlara açılmasına önemli katkı sundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, Junioshow’un Bursa ve Türkiye tekstil sektörü açısından stratejik önemine dikkat çekerek, fuarların firmalar için en etkili tanıtım ve pazarlama araçlarından biri olduğunu vurguladı. Kuş, "Bu fuarın en önemli özelliği, firmalarımızın kendi markaları, kendi tasarımlarıyla dünyaya açılması. Fason üretimin ötesine geçerek markalaşmayı destekleyen bu yapı, ihracatımız açısından çok kıymetli. UR-GE projeleriyle ulaşılamayan pazarlardan alıcıları Bursa’ya getiriyoruz. Bu da firmalarımıza ve ülkemize ciddi katkı sağlıyor" dedi. BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ise Junioshow’un sektör için bir başlangıç noktası niteliği taşıdığını ifade ederek, "Fuarlar yeni sezonların start aldığı, koleksiyonların ilk kez görücüye çıktığı alanlar. Junioshow, firmalarımızın dünyaya açılan yüzü. Bu organizasyonun her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam edeceğine inanıyoruz" diye konuştu. Fuara ilk kez katılan firmalar da organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. O Baby Firma Sahibi Burak Azizler, küresel rekabetin arttığı bir dönemde Türk ürünlerinin kaliteyle öne çıktığını vurgulayarak, "Fiyat rekabeti yerine kaliteyi ön plana koyuyoruz. Alıcılar da bunu net şekilde görüyor. Junioshow, bu kaliteyi gösterebilmek için çok doğru bir platform" dedi. Lady Gold Firma Sahibi Semra Vatansever, fuarın firmaların kendilerini konumlandırmaları açısından önemli olduğunu belirtirken, Beberotti Firma Sahibi Yasin Yeran ise daha nitelikli alıcı profiliyle karşılaştıklarını ifade etti. Yeran, "Dünya genelinde bir daralma var ama Made in Türkiye algısı hâlâ güçlü. Bu fuar, o gücü canlı tutuyor" şeklinde konuştu. Sektörün köklü firmalarından Malkoç Bebe Genel Müdürü Asım Malkoç, beklentilerin üzerinde bir fuar geçirdiklerini söylerken, Coppa Bebe Firma Sahibi Mahmut Gülmez Junioshow’un uluslararası niteliğinin Bursa ve Türkiye için büyük bir kazanım olduğunu dile getirdi. Bebekevi Firma Sahibi Serkan Çetintaş ise fuarın sektörde bir toparlanma sinyali verdiğini belirterek, "Gelen alıcı profili çok kaliteli. Türk mallarına yeniden güçlü bir yöneliş olduğunu görüyoruz. Junioshow, sektör için adeta bir çıkış noktası" değerlendirmesinde bulundu. İngiltere’nin Londra kentinden fuara katılan Braxton Kerr’s UK Limited temsilcisi Mohammed Amin Choudhery, organizasyondan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Fuara ilk kez katıldığını belirten Choudhery, fuar alanının düzeni, organizasyon kalitesi, konaklama ve misafirperverliğin son derece başarılı olduğunu söyledi. Toptan ticaret alanında faaliyet gösterdiklerini ifade eden Choudhery, aradıkları ürün ve iş ortaklarına fuar sayesinde kolaylıkla ulaştıklarını belirterek organizasyonun verimli geçtiğini vurguladı. Filistin’den katılan Nanaket firması temsilcisi Nouran Al Zaeem, Junioshow’a beş yıldan bu yana düzenli olarak katıldıklarını ifade etti. Fuarın sektör için önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Al Zaeem, her yıl yeni iş bağlantıları kurma ve sektördeki yenilikleri takip etme imkânı bulduklarını söyledi. Kazakistan’dan çocuk giyim sektöründe faaliyet gösteren Leila Nurgaliyev ise fuarların firmalar arasında önemli iş birliklerine zemin hazırladığını dile getirdi. Türk ürünlerinin kalite açısından beklentilerini karşıladığını vurgulayan Nurgaliyev, Türkiye’nin güvenilir bir üretim altyapısına sahip olduğunu anlattı. Cezayir’den gelen Bachir Doudou ise Bursa’da düzenlenen fuarlara daha önce de birçok kez katıldıklarını ifade etti. Özellikle çocuk giyim ve tekstil alanında Bursa üretimine ilginin yüksek olduğunu belirten Doudou, fuarın kendileri için verimli geçtiğini kaydetti.

TOBB MARMARA KADIN GİRİŞİMCİLER KURULU BURSA’DA TOPLANDI Haber

TOBB MARMARA KADIN GİRİŞİMCİLER KURULU BURSA’DA TOPLANDI

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Marmara Bölge Toplantısı, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu’nun ev sahipliğinde, Kocaeli, Balıkesir, Bilecik, Sakarya ve Yalova’dan gelen kurul temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, kadın kurullarının illerde yürüttükleri faaliyetler ile bölgedeki kadın girişimcilik ekosistemini güçlendirecek stratejiler ele alındı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu (KGK), TOBB KGK Marmara Bölge Toplantısı’na tarihi Kirazlıyayla Sanatoryumu’nda kapılarını açan Bursa Business School’da ev sahipliği yaptı. Toplantıya Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası Kadın Girişimciler Kurulu`ndan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Onur, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, TOBB Marmara Bölge Temsilcisi aynı zamanda Kocaeli Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurcan Babalık, TOBB Balıkesir KGK Başkanı Buse Tellioğlu Altındiş, TOBB Bilecik KGK Başkanı Nedime Filiz Eğilmez, TOBB Sakarya KGK Başkanı Elvan Bilgehan Dikici, TOBB Yalova KGK Başkanı Hayrete Yenikan, bölge illerinden TOBB İl KGK İcra Komitesi Üyeleri katıldı. Toplantının açılışında konuşan TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen, Türkiye’de girişimcilik ekosistemine dair çarpıcı veriler paylaştı. Ülkemizde girişimcilik iştahının güçlü olduğunu belirten Şen, "Her 100 işletmeden yaklaşık 16’sı yeni kurulan girişimlerden oluşuyor. Ancak bu girişimlerin toplam istihdam içindeki payı yalnızca yüzde 4,9 seviyesinde kalıyor. Kurulan her 100 girişimin 22’si maalesef daha ilk yılında kapanıyor. Hızlı büyüme oranımız yüzde 14,4 iken, yüksek katma değer üreten ‘Ceylan Girişim’lerin oranı ise yüzde 2,4 seviyesinde. Bu tablo bize girişimcilik politikalarımızın odağının artık sadece ‘iş kurmak’ değil, bu işletmeleri finansman, mentorluk ve doğru bir ekosistemle ‘yaşatmak ve büyütmek’ olması gerektiğini gösteriyor" dedi. Kadın girişimciliğinin küresel ve yerel ölçekteki görünümünü değerlendiren Sabriye Şen, bugün dünyada kadın girişimci oranının yüzde 20-25 bandında seyrederken, Türkiye’de bu oranın yüzde 13-15 seviyelerinde kaldığını belirtti. Bu noktada Bursa’nın sanayiyle entegre yapısının kadın girişimciler için güçlü bir model sunduğunu belirten Şen, "Sanayide Kadın Eli projesi kapsamında 226 firmayla iş birliği yaparak 277 kadını istihdama kazandırdık. KİPAP süreciyle 80 kadınımızın doğrudan iş hayatına katılımına destek verdik. Avrupa Birliği’nden kabul alan ve Almanya, Fransa ve Hollanda ortaklığında yürüteceğimiz 29 bin 359 avro bütçeli teknoloji ve liderlik programıyla, 35 genç kadınımızın potansiyelini uluslararası arenaya taşıyoruz. Bu projemizle, Bursa’daki kadın girişimcilik vizyonunu yerel sınırların ötesine taşıyoruz" ifadelerini kullandı. Kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, "Kadınların iş gücüne ve girişimciliğe aktif katılımı olmadan güçlü, dengeli ve kapsayıcı bir kalkınmadan söz edemeyiz. BTSO olarak kadın girişimcilerimizin desteklenmesini öncelikli hedeflerimiz arasında görüyoruz" ifadelerini kullandı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun vizyoner liderliğiyle hayata geçirilen Kadın Girişimciler Kurulu’nun ülke genelinde çok önemli bir misyon üstlendiğini vurgulayan Batmaz, "Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na kadınların ekonomik hayatta daha güçlü temsil edilmesine verdiği katkılar için teşekkür ediyorum. Bursa Ticaret Borsamızın koordinasyonunda çalışmalarını sürdüren TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu da Sabriye Hanım liderliğinde hayata geçirilen projelerle kadın girişimciliğine somut ve kalıcı katkılar sunuyor. Özverili çalışmaları için kendilerini tebrik ediyor, toplantının verimli geçmesini diliyorum" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim kültürü ve sanayi gücü içinde kadın girişimcilerin üstlendiği rolün her geçen gün daha da güçlenmesini memnuniyetle takip ettiklerini söyledi. Koordinatör kurum olarak temel yaklaşımlarının kadın girişimcilerin sadece yanında durmak değil, onların ihtiyaçlarını anlayan, gelişimlerini destekleyen ve onlarla yol yürüyen bir anlayışı sürdürmek olduğunu ifade eden Matlı, "Bursa Ticaret Borsası olarak kadın girişimciliğini her zaman öncelikli alan olarak görüyoruz. Eğitimden finansmana, mentorluktan teknolojiye uzanan bu bütüncül yaklaşımı son derece değerli buluyoruz. Kadın Girişimciler Kurulumuzun ortaya koyduğu çalışmalar; yalnızca projelerden ibaret değil, aynı zamanda iş gücü oluşturan ve sahaya dokunarak somut sonuçlar üreten çok kıymetli bir emeğin göstergesidir" dedi. TOBB KGK Marmara Bölge Temsilcisi ve Kocaeli KGK Başkanı Nurcan Babalık ise kadın girişimciliğinin artık sadece bir sosyal sorumluluk alanı değil, stratejik bir rekabet unsuru haline geldiğini belirtti. Babalık, "Kadın girişimciler olarak bizler; sadece ekonomik büyümeye değil, sürdürülebilir kalkınmaya, istihdama ve toplumsal dönüşüme de öncülük ediyoruz. Kadınlarımız artık inovasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezinde yer alıyor. Finansmana erişimden yeşil dönüşüme kadar pek çok başlıkta ortak akıl üretmeye, deneyim paylaşmaya ve birbirimizden güç almaya ihtiyacımız var. İnanıyorum ki bölge toplantılarımız, iller arası sinerjiyi artırarak kadın girişimcilerimizin sesini daha güçlü duyuracak somut çıktılar üretecektir" şeklinde konuştu. TOBB tarafından düzenlenen "Yükselen Markalar Türkiye" projesinin finalistleri arasında yer alarak büyük bir başarıya imza atan İnegöl KOS Living firmasının kurucusu Şehriban Ezim’in başarı hikayesini paylaştığı program; Sachi Sustainability Consultancy Kurucu Ortağı Senem Tanju’nun "Sürdürülebilirlik ve ESG’de Devlet Destekli Çözümler", Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz’ın ise "2026 Ekonomisine Bakış: Riskler, Fırsatlar ve Öngörüler" konulu sunumlarıyla devam etti. TOBB KGK Marmara Bölge Toplantısı, bölge illerinde kadın girişimci sayısını artırmak, mevcut girişimleri büyütmek ve iller arası iş birliği fırsatlarını değerlendirmek amacıyla yürütülen projeler hakkında görüş alışverişi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.