#Bursa Şehir Hastanesi

- Bursa Şehir Hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Şehir Hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA SPOR SALONUNDA BIÇAKLI KAVGA Haber

BURSA'DA SPOR SALONUNDA BIÇAKLI KAVGA

Olay dün gece saat 20.00 sularında Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Fethiye Mahallesi Hatun Caddesi üzerinde bulunan Tofaş Spor Salonu seyirci giriş kapısı önünde yaşandı. İddiaya göre sporcu velisi olduğu öğrenilen T.T. tesisin bekleme salonunda koltuğun sarkan ipiyle oynayan çocuğunu dövdüklerini iddia ettiği yine sporcu velisi olan Mustafa Dedecan ve Can Çiftgül ile tartışmaya başladı. Spor salonu içerisinde tartışan veliler dışarıya çıkarıldı. Bu sırada aracına yönelen T.T. elinde bıçakla geri dönüp Mustafa Dedecan'a saldırdı. Çıkan arbedede batın bölgesinden bıçaklanan Dedecan yaralandı. O sırada kavgayı ayırmaya çalışan diğer veli Can Çiftgül'de sağ bacağına isabet eden bıçak darbesi ile yaralandı. Vatandaşların ayırmaya çalıştığı taraflardan yaralanan veliler kanlar içerisinde yere yığıldı. Olay yerine gelen 112 sağlık ekiplerinin yerde kanlar içerisinde yatan sporcu velilerine ilk müdahaleyi yapmasının ardından ambulanslara bindirilen 2 kişi Bursa Şehir Hastanesi'ne götürüldü. Maç izlemeye gelen sporseverlerin gözü önünde yaşanan bıçaklı kavga herkesi üzerken bazı sporseverler "Nilüfer Teksas'a döndü" yorumlarında bulundu. Olayın şüphelisi olduğu iddia edilen T.T. ise suç aleti bıçak ile birlikte gözaltına alındı. T.T.'nin emniyetteki sorgusunun ardından bugün öğle saatlerinde adliyeye sevkedileceği öğrenildi. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

BURSA ŞEHİR HASTANESİ'NDE DEPREM VE YANGIN TATBİKATI Haber

BURSA ŞEHİR HASTANESİ'NDE DEPREM VE YANGIN TATBİKATI

Bursa Şehir Hastanesi 'Hastane Afet ve Acil Durum Planları (HAP)' kapsamında afet bilincini artırmak ve acil durumlara hazırlığı güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir deprem ve yangın tatbikatına ev sahipliği yaptı. Gerçeğini aratmayan tatbikat, HAP Başkanı Hastane Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, hastane personeliyle itfaiye ve güvenlik ekiplerinin yüksek koordinasyonuyla başarıyla tamamlandı. Tatbikat senaryosu gereği, saat 09.30'da merkez üssü Yalova Esenköy olan 7.2 büyüklüğünde meydana gelen depremle birlikte alarm sistemleri devreye girdi. Hastane içinde bulunan doktorlar, hemşireler, teknik ekipler ve yönlendirme görevlileri, önceden belirlenmiş toplanma alanlarına hızlı ve düzenli bir şekilde hareket etti. Özellikle yoğun bakım ve acil servislerdeki hastaların tahliyesi, ekiplerin profesyonelliğini gözler önüne serdi. Depremin ardından senaryoya göre, hastanenin yoğun bakım bölümünde küçük çaplı bir yangın çıktığı varsayıldı. Yangın algılama sistemlerinin uyarısıyla harekete geçen ekipler, kısa sürede bölgeyi güvenli hale getirirken, Bursa Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi de destek amacıyla tatbikata katıldı. Tatbikatta UMKE ve jandarma ekipleri de hazır bulundu. Ekipler, yangının kontrol altına alınması ve muhtemel can kayıplarının önlenmesi için koordineli bir müdahale gerçekleştirdi. "Riskleri önceden görüyoruz" Hastane Başhekimi Doç. Dr. Salih Metin, tatbikatın ardından yaptığı açıklamada, afetlere hazırlığın önemine dikkat çekti. Bu tatbikatlarla hem personelin hem de hastaların güvenliğini en üst düzeye çıkarmayı hedeflediklerini vurgulayan Doç. Dr. Metin, "Gerçek bir afet anında saniyelerin ne kadar kritik olduğunu biliyoruz. Amacımız, herhangi bir acil durumda panik yaşanmadan hızlı ve etkili bir müdahale gerçekleştirmek. Tatbikatlar, hem ekiplerimizin reflekslerini güçlendiriyor hem de muhtemel riskleri önceden görmemizi sağlıyor. Bu kapsamlı tatbikatın başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, kurum içi müdahale birimlerimize ve iş birliği içinde çalıştığımız UMKE, jandarma ve itfaiye ekiplerine teşekkür ediyorum. Her bir çalışanımızın sergilediği dikkat, disiplin ve koordinasyon, hastanemizin afetlere karşı dayanıklılığını artırmakla kalmıyor aynı zamanda toplumumuza güven veriyor. Bu bilinç ve iş birliği ruhu, gerçek bir acil durumda hayat kurtaracak en büyük gücümüzdür" şeklinde konuştu.

BURSA ŞEHİR HASTANESİ'NİN İLK TÜP BEBEĞİ DOĞDU Haber

BURSA ŞEHİR HASTANESİ'NİN İLK TÜP BEBEĞİ DOĞDU

Bursa Şehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Özlem Çaylan Canıtez, bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiğini söyledi. Annenin durumunun iyi olduğu bilgisini veren Op. Dr. Özlem Çaylan Canıtez, yaptığı açıklamada merkezin henüz ilk yılında böyle bir başarı elde etmesinin, ekip çalışmasının ve modern teknolojilerin doğru kullanımının bir sonucu olduğunu belirtti. İlk gebeliğin sağlıklı bir doğumla sonuçlanmasının kendileri için gurur kaynağı olduğunu dile getiren Canıtez, "Bakanlığımız desteğiyle tedavi sürecinde ileri embriyoloji teknikleri, titiz laboratuvar çalışmaları ve kişiye özel tedavi protokolleri kullandık. Hastamızın yumurta rezervi, rahim içi yapısı ve hormon profili detaylı şekilde değerlendirildi. Bu analizler sonucunda en uygun tedavi yöntemini belirleyerek kontrollü bir şekilde ilerledik. Embriyonun gelişim süreci boyunca son teknoloji inkübatörler ve embriyo izleme sistemleri kullandık. Transfer sonrası dönemi de yakından takip ettik ve bugün sağlıklı bir bebeği ailemize kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. Ortaya çıkan başarının sadece tıbbi bir sonuç değil, aynı zamanda hastayla kurulan güven ilişkisinin de bir yansıması olduğunu kaydeden Canıtez, Bursa Şehir Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nin bundan sonra da aynı hassasiyetle birçok aileye umut olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. 1 yılda 242 çifte tüp bebek tedavisi 1 yıldır faaliyet gösteren üremeye yardımcı tedavi merkezlerine yaklaşık 10 bin hastanın başvurduğuna dikkat çeken Embriyoloji Laboratuvar Sorumlusu Uzm. Dr. Nur Pınar Çimen ise, "Bu hastaların çocuk sahibi olabilmeleri için uygun tanı ve tedavi yöntemleri uygulanmıştır. 136 çifte aşılama tedavisi, 242 çifte tüp bebek tedavisi uygulanmıştır. Merkezimizin laboratuvarları çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin yanı sıra kanser hastalarının da üreme hücrelerini dondurmaktadır ve bu hastaların doğurganlıklarının korunmasına önemli bir hizmet vermektedir" dedi.

BURSA'DA BABASININ BÖBREĞİ İLE HAYATA TUTUNDU Haber

BURSA'DA BABASININ BÖBREĞİ İLE HAYATA TUTUNDU

Bursa Şehir Hastanesi'nde doğuştan genetik hastalığı nedeniyle 3 yıldır diyaliz tedavisi gören 9 yaşındaki İdo, babasının verdiği böbrekle hayata tutundu. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen organ nakil çalışmaları kapsamında Bursa Şehir Hastanesi'nde canlıdan canlıya pediatrik organ nakli gerçekleşti. Yabancı uyruklu İdo Alabdul Ghafour, genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu ile doğduğundan beri mücadele ediyordu. 3 yıldır diyaliz alan İdo için doktorları nakil olması gerektiğini belirtti. Uygun donör çıkmayınca 32 yaşındaki babası Abdullah A. Ghafour, oğlunu yaşatmak için böbreğini bağışladı. Bursa Şehir Hastanesi'nde gerçekleşen operasyon ile babanın sol böbreği oğluna nakledildi. 1 haftalık tedavi sürecinin ardından minik İdo hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Bursa Şehir Hastanesi'nde görevli Çocuk Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Erdoğan, İdo'ya gerçekleştirilen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, "Hastamız 9 yaşında erkek hasta. Doğuştan genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu hastası. Bu yüzden 3 yıldır diyaliz programında. Yaklaşık 2 yıl hemodiyalizde kaldıktan sonra son 1 yıldır periton diyalizi programında izliyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi oldukça zor süreçler ve maalesef hastanın bir kardeşi daha aynı sendromdan diyaliz tedavisi görüyor. Biz uzun süreden beri organ nakli için planlama yapıyoruz ama babası bu iş için gönüllü oldu. Böbreğini verdi ve sonrasında böbrek takıldı. Şu aşamada gayet iyi gözüküyor." şeklinde konuştu. Organ Bağışına Duyarlı Olalım Herkesin İdo gibi şanslı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Erdoğan, "Bizim sırada çok bekleyen çocuk hastamız var. Bunlardan birçoğu maalesef organ vericisi olmayan hastalarımız. Dolayısıyla bizim en önemli mesajımız kadavra bağışı konusunda olmalı. Bu sağlanırsa böbrekler toprak altına gitmektense bu hastalara giderse hem onlar açısından hem diyalizlerin oldukça maliyetli işler olması sebebiyle ülkemiz açısından oldukça faydalı olur. Bu yüzden organ bağışı konusunda halkımızın çok bilinçli olması gerekiyor." dedi. Nakil operasyonunda görev alan Böbrek Nakli Birim Sorumlusu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geylan ise, "İki gün önce babasını taburcu etmiştik. Bugün de babası İdo'yu almaya geldi. Onun da taburculuğunu yapacağız. Öncelikle bu bir ekip işidir. Pediyatrik canlı vaka yapmak kolay iş değil. Bu işin içinde çok büyük bir emek var. Özverilerini esirgemeyen tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum." diye konuştu.

GÜNLÜK SIVI İHTİYACINIZI İHMAL ETMEYİN Haber

GÜNLÜK SIVI İHTİYACINIZI İHMAL ETMEYİN

Kalp hastalarının, tansiyon hastalarının ve damar tıkanıklığı olan hastaların bu sıcak havalarda kendilerine çok daha aşırı şekilde dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Erkuş, "Yüksek sıcaklık, tansiyonu olanların tansiyonunun daha fazla yükselmesine; kalp yetmezliği olanların su kaybına bağlı olarak çok daha fazla böbreklerinin bozulmasına yol açabilir. Bu hastaların, su ihtiyacı dengelenmesini iyi kontrol etmeleri gerekiyor" dedi. Kalp hastalarına temel tavsiyeler veren Erkuş, "Bu hastalarımızın günün en sıcak olduğu saatler olan saat 10.00 ile 16.00 arasında çok zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmamaları eğer çıkacaklarsa da gölge ve serin alanları tercih etmeleri önemlidir. Bununla birlikte gün içerisindeki sıvı kaybını engelleyecek şekilde düzenlemeleri ve sıvı alımını bir miktar arttırmaları gerekmektedir. Tabii bunların kontrolünü yaparken çok fazla su alıp vücudun çok aşırı şişmesini engellemek gerekirken, diğer taraftan vücudun su kaybını engelleyecek şekilde de dengeli bir su içimi mutlaka sağlamalıdır" şeklinde konuştu. Söz konusu hastaların bir problem gördükleri takdirde mutlaka bir uzman doktor görüşüne başvurmaları gerektiğinin altını çizen Erkuş, son olarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Tansiyon ilacı olanlar ya da kalp yetmezliği olan hastaların kendilerini yakından takip etmesi, vücudunun nefes darlığı durumu, su durumu, tansiyon durumlarına dikkat etmesi ve bir problem olduğu durumlarda da mutlaka bir uzman doktor görüşü alması önem arz etmektedir. Kalp hastalarımızın aynı zamanda günlük olarak yürüyüş yapmalarını istiyoruz. Eğer düzenli yürüyüş yapan kalp hastalarımız varsa havanın serin olduğu akşam saatlerinde yürüyüş yapmalıdırlar. Yürüyüş öncesi ve sonrası da mutlaka en azından birer bardak su içmeleri, aralarda susadıkları takdirde yine su ihtiyaçlarını karşılamalıdırlar. Günün sıcak saatlerinde bu yürüyüşten uzak durmalarını kendilerine tavsiye ediyoruz." İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.