#C Segmenti

- C Segmenti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, C Segmenti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA ÜRETİLECEK, DÜNYAYA SATILACAK Haber

BURSA'DA ÜRETİLECEK, DÜNYAYA SATILACAK

Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilecek ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilecek yeni model, Dacia'nın C segmentindeki büyüme hedeflerinde kritik bir rol üstlenecek. Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye'de satışa sunulmaya hazırlanıyor. 2023 yılının sonunda OYAK ve Renault Group iş birliğiyle Türkiye'ye 400 milyon euro yatırım yapılacağı ve bu yatırımla birlikte üçü SUV olmak üzere toplam dört modelin Türkiye'de üretileceği açıklanmıştı. Mart ayında açıklanan 2030 stratejik planında ise Dacia, C segmentindeki ürün yelpazesini Striker ile genişleteceğini duyurmuştu. Hem 400 milyon euroluk yatırımın son aşaması hem de 2030 stratejik planının önemli bir adımı olan Dacia'nın yeni modeli Striker, İtalya'nın Milano şehrinde tanıtıldı. Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilecek ve Avrupa dahil birçok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, çok yönlü sürüş karakterinin yanı sıra Türkiye ekonomisine ve otomotiv sanayisine sağlayacağı katkıyla da dikkat çekiyor. Dacia'nın bu yeni modelinin hem perakende hem de ticari yeni müşterilere ulaşmak için önemli bir rol oynaması planlanıyor. Striker'ın Mild Hybrid-G 140 ve Hybrid 155 versiyonları yüzde 40'ın üzerinde yerlilik oranına sahip olacak. Striker, 2030 yılına kadar markanın toplam satışları içindeki C segmenti payını yüzde 33'e çıkarma hedefini destekleyecek. Dacia Striker, 2026 yılının Aralık ayında Türkiye'de satışa sunulmaya hazırlanıyor MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, "Dacia Striker, üç yıl önce OYAK ve Renault Group ortaklığıyla açıkladığımız 400 milyon euroluk yatırımın son halkası olarak Türkiye'de üretiliyor. Bu yatırım kapsamında Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda dört yerli modelimizin üretimi için büyük bir adım attık. Renault Duster ile başlayan bu yolculuk, Yeni Renault Clio ve Renault Boreal ile devam etti. Şimdi ise Dacia markamızın amiral gemisi olacak Striker modelimizi kullanıcılarımıza sunmak için hazırlanıyoruz. Dacia; ekonomik kullanım maliyetini, konforu ve sürüş keyfiyle bir araya getiren bir marka. Bir otomobilde gerçekten olması gereken özellikleri gelişen teknolojiyle sürekli güncelliyor ve akıllı çözümler sunan bir fiyat performans markası olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Yenilenen Dacia ürün gamı, her bütçeye hitap eden modellerle erişilebilir mobilite sunuyor. Dacia Striker da hem Dacia'nın Türkiye'de üretilen ilk modeli olması hem de ürün gamında ilk kez bir crossover modele yer verilmesi açısından önem taşıyor. Bu yeni modelimiz, Dacia markamızla ulaşmayı amaçladığımız hedeflerimiz için mühim bir aşamayı teşkil ediyor. Striker ile yepyeni müşterilere ulaşarak Dacia'nın varlığını daha da güçlendirecek, pazar payını hak ettiği seviyeye ulaştıracağız. Böylece Dacia'yı hem Türkiye'de hem de dünyada bambaşka bir konuma taşıyacağız" dedi. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet, "Oyak Renault olarak, 2023 yılının sonunda açıkladığımız, 400 milyon euroluk yatırım ile dört yeni modelin üretime alınmasını kapsayan planımızla Türkiye için güçlü ve net bir dönüşüm yol haritası ortaya koyduk. Bu dönüşüm yolculuğunu Renault Duster ile başlattık, Yeni Renault Clio ile sürdürdük ve kısa süre önce Türkiye yollarına çıkan Renault Boreal ile önemli bir aşamaya taşıdık. Bugün ise bu planın dördüncü ve stratejik açıdan son derece önemli modelini duyurmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Yeni C segmenti modelimiz Dacia Striker'ın üretimini Bursa'daki Oyak Renault Fabrikamızda gerçekleştireceğiz. Bu proje sayesinde Türkiye, Dacia markası için ilk kez bir modelin tek küresel üretim merkezi konumuna gelecektir. Bu aynı zamanda Dacia'nın Türkiye'deki varlığını güçlendirerek markayı yalnızca ithalata dayalı bir yapıdan yerel üretim gücüne sahip stratejik bir oyuncuya dönüştüren önemli bir adımdır. Üretimin devreye alınmasıyla birlikte Oyak Renault'nun çoklu model üretim kabiliyeti, esneklik ve performans açısından yeni bir seviyeye ulaşacaktır. Bu gelişme, Renault Group'un futuREady stratejisi kapsamında belirlediği büyüme ve operasyonel mükemmeliyet hedeflerine de güçlü bir katkı sağlayacaktır. OYAK ile sürdürdüğümüz güçlü iş birliği sayesinde üretim ve mühendislik yetkinliklerimizi daha da ileri taşımaya ve Türkiye otomotiv ekosistemine sürdürülebilir değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR Haber

BAKAN KACIR: TÜRKİYE'YE YATIRIM YAPAN KAZANIYOR

Bursa OYAK Renault Fabrikaları'nda üretilen yeni Renault Boreal, banttan indirilme töreni için Bursa'ya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülkedir. Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır" dedi. Renault'nun Türkiye'de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye'de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak. Yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Boreal'in banttan indirildiği törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Ülkemiz sanayiinin kalbi Bursa'mızda hayata geçirilen yatırımın, sektörümüze, şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünya çok katmanlı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Liberal ticaret terk ediliyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Teknolojinin farklı sahalarında yaşanan gelişmeler; küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Yenilikçi teknolojiler; ülkelerin kalkınma yolculuğuna yön veriyor. Pek çok ülkenin yeni yeni idrak edebildiği bu kritik eşiği, daha en başından müşahede ederek başarıyla aşmış bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 23 yılda ülkemizi, Ar-Ge ve katma değerli üretimde dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıdık. İmalat sanayimizin öncülüğünde, ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 276 milyar dolara ulaştırdık. Türkiye bugün, Çin'den sonra Orta Avrupa'ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Üretim gücüyle küresel tedarik zincirlerinin güvenilir ve dayanıklı halkasıdır. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayinde ise 250 bini aşkın nitelikli istihdam sağlayan otomotiv sanayimiz, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı kalkınma yolculuğumuzun öncü sektörleri arasındadır. Geçen 23 yıl içerisinde, sektör paydaşlarımızın alın ve akıl teri sayesinde, otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden 1,5 milyona yükseldi. Sektörümüz geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 41,5 milyar dolar ihracatla rekora imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörümüzün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini perçinleyecek program ve projeleri hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Otomotiv sanayisinin teknoloji geliştirme kabiliyetini derinleştirmek ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini artırmak için 206 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın projelerini desteklediklerini belirten Bakan Kacır, "TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 200'den fazla bilim insanı ve gencimize son 23 yılda toplam 33 milyar lira kaynak sağladık. 2002 yılından günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,4 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 861 projesinin önünü açtık. Geçtiğimiz yıl küresel göstergeler ve ülkemizin stratejik öncelikleri kapsamında yeniden güncellediğimiz yatırım teşvik sistemiyle; sektörümüzde hayata geçirilecek ve milli teknoloji hamlemizi destekleyecek yatırımlara sunduğumuz teşviklerin ölçeğini büyüttük. Otomotiv sektörümüz için de öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldık. Sektör oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen ve toplam 57,3 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 5 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma yolcuğunu destekleyen yatırımlara uygun şartlarda finansman sunan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımıza dahil ettik" ifadelerini kullandı. "Elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelim her geçen gün artıyor" Türkiye'yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının merkez üssü haline getirmek üzere, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunduklarını belirten Kacır, "Elbette milli teknoloji hamlemizin en kritik uygulama sahalarından biri olan otomotiv sektörümüzün rekabetçiliğini, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve ihracat performansını, küresel otomotiv endüstrisinde yaşanan dönüşümden bağımsız düşünemeyiz. Batarya teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler, karbon nötr hedefleri, dijitalleşme ve yeni nesil mobilite beklentileri neticesinde, kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelimi her geçen gün artıyor. Dünyada tam elektrikli araç satışı son beş yılda 5milyondan 14 milyona, hibrit araçların satışı ise 5 milyondan 13 milyona çıktı. Tam elektrikli ve hibrit araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 15'ten yüzde 35'e çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında tam elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 9,3'ten yüzde 51'e yükseldi. Milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeyi ve ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosisteminedönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak, milletimizin 60 yıllık yerli ve millî otomobil hayalini Togg'la elektrikli ve akıllı otomobil olarak gerçeğe dönüştürdük" şeklinde konuştu. "Hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık" Hayata geçirilen Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı'nın katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardıklarını belirten Bakan Kacır, "Bugün, 19 bin 300'ü hızlı şarj olmak üzere, 44 bin 400 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz. Tabi kullanıcıların beklentileri, alışkanlıkları ve ihtiyaçları doğrultusunda içten yanmalı araçlardan tam elektrikli mobiliteye geçiş, tek bir adım şeklinde değil; farklı teknolojilerin birbirini tamamladığı kademeli bir süreç olarak ilerliyor. Özellikle hibrit araçlar, hem emisyonların azaltılması hem yakıt verimliliğinin artırılması hem de kullanıcıların elektrikli mobiliteye daha güvenli ve kademeli biçimde uyum sağlaması bakımından elektrikli araç devriminin teknik, ekonomik ve toplumsal zeminini olgunlaştırıyor. Aynı zamanda kullanıcıların menzil, erişilebilirlik ve maliyet hassasiyetlerini gözeten; şehir içi kullanımdan uzun yol ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanda başarılı bir alternatif sunuyor. Bu nedenle; hibrit araç teknolojilerinde, ülkemizde üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlenmesini, otomotiv sanayimizin yeni nesil mobilite değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi açısından son derece önemli ve kıymetli görüyoruz. Ülkemizde hâlihazırda üretim yapan otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. "Bugün de Türkiye otomotiv sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kıymetli bir eşiği temsil eden "Renault Boreal" modelinin banttan inmesine birlikte şahit oluyoruz" diyen Bakan Kacır, "Biliyorsunuz Renault 55 yıldan bu yana Türkiye'de üretiyor, Türkiye'de kazanıyor. Yatırımlarını teşviklerimizle desteklediğimiz OYAK Renault; Türkiye'deki üretimini 2002'den bu yana yıllık 100 binden 387 bine yükseltti. 5 binden fazla çalışana istihdam sağlayan Renault Bursa tesisleri; yıllık 390 bin araç üretim kapasitesiyle, bugün ülkemizin yüksek katma değerli üretim vizyonunun öncü merkezlerinden biridir. Üretiminin yüzde 80'ini ihraç eden Renault, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 4 milyar dolarlık ihracatla ülkemizin kalkınmasına kıymetli bir katkı sundu. 30'u aşkın ülkeye ihraç edilecek Boreal, Renault'un Bursa'dan dünyaya uzanan başarı hikayesine yeni ve değerli bir sayfa ekleyecek. Renault'un Boreal modelinin ülkemizde üretilecek olması; Türkiye'nin ileri teknolojilerdeki kabiliyetlerine ve potansiyeline duyulan güvenin somut bir nişanesidir. Ülkemizin yeni nesil mobilitedeki güçlü vizyonunu ve iddiasını kuvvetlendiren stratejik bir adımdır. Türk mühendisliğine, üretim kapasitesine ve küresel rekabet gücüne duyulan güvenin ve inancın sembolüdür" diye konuştu. Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülke olduğunu altını çizen Bakan Kacır, "Türkiye'ye güvenenler, Türkiye'de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır. Jeostratejik konumumuz, siyasi ve ekonomik istikrarımız, sağlam sanayi ve teknoloji alt yapımızla; yerli ve uluslararasıyatırımların en isabetli adresi olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa otomotiv vizyonumuza yön veren sanayi havzamız Bursa; ülkemizin üretim ve ileri teknoloji odaklı kalkınmasında öncü olmaya devam edecektir. Bugün banttan indirilmesine hep birlikte gururla şahitlik ettiğimiz yeni otomobilde emeği bulunan mühendislerimize, teknisyenlerimize, alın ve akıl teri döken emekçilerimize, Renault Grubu'na, OYAK Renault ailesine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Renault Group Türkiye CEO'su Lionel Jaillet ise, "Büyük bir ekip çalışmasıyla başarıya imza attık. Yeni modelimizi kutlamak bizim için büyük bir onurdur. Ekiplerimiz tarafından geliştirilen en iyi modellerden biridir. Bunun Bursa'da üretilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Boreal ile C SUV segmentindeki beklentileri yükseltiyoruz. Türkiye otomotiv sanayisine yapılan güçlü yatırımlarımızın göstergesi, OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro'luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacaktır. Bizlere verilen destekler için teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, "Bursa üretimin ticaretin ve gelişimin şehri olmuştur. Bugün de ülke ekonomisine değer katmaya devam etmektedir. Güçlü sanayi kuruluşlarımızın buna katkısı çok olmuştur. OYAK ve Renault'ta bunun ilk sıralarında yer almaktadır. Yeni modelin Türkiye'ye hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından banttan inen araç, protokol üyelerinin bulunduğu alana geldi. Bakan Kacır, daha sonra çalışanlarla birlikte fotoğraf çekindi.

YENİ RENAULT AUSTRAL TÜRKİYE YOLLARINDA Haber

YENİ RENAULT AUSTRAL TÜRKİYE YOLLARINDA

Renault’nun C segmentindeki temsilcisi Yeni Renault Austral, yeni yüzü ve geliştirilen donanımıyla Türkiye’de satışa sunuldu. Yeni tasarım çizgilerine kavuşan model, dinamik hatları, modern ışık imzası ve yenilenen gövde oranlarıyla öne çıkıyor. Model ile ilgili değerlendirmede bulunan MAİS A.Ş. Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, "Yeni Renault Austral, C segmentindeki güçlü konumumuzu pekiştiren ve bu sınıfta çıtayı yükselten modellerimizden biri. Geniş iç hacmi, 200 hp’lik tam hibrit motoru, gelişmiş 4Control sürüş teknolojisi ve sürücü tanıma sistemiyle sadece kendi sınıfında değil, üst segmentte de ciddi bir alternatif sunuyor. Yeni yüzüyle Austral’in yine büyük ilgi göreceğine inanıyorum" dedi. Modelin özellikleri şöyle açıklandı: ''Yeni Renault Austral, tamamen yenilenen ön ve arka tasarımı, daha kaslı hatları ve yüksek kaliteli detaylarıyla markanın yeni tasarım dilini yansıtıyor. Rafale ile benzer ön yüz tasarımı sayesinde aileye ait güçlü bir görsel imaj ortaya çıkıyor. Türkiye pazarında techno ve sportif detaylarıyla öne çıkan esprit Alpine donanımları sunuluyor. techno versiyonda güvenlik paketleri, krom tavan barları ve Google hizmetleri dikkat çekerken; esprit Alpine, siyah tavan barları, özel ‘Altitude’ 20 inç jantlar, karbon görünümlü koltuk döşemeleri ve mavi dikiş detaylarıyla öne çıkıyor. LED farlar, 3D görünüme sahip yeni arka aydınlatmalar ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Saten Sedef Beyaz gibi özel renkler, modeli sınıfında öne çıkarıyor. Kabinde teknoloji ve konfor ön planda. Google entegre openR Link sistemi, 12.3 inç dijital gösterge paneli ve 12 inç multimedya ekranıyla toplam 774 santimetrekarelik geniş bir dijital alan sunuyor. Harman Kardon ses sistemi, Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen ses efektleriyle premium bir deneyim sunuyor. Koltuklar daha ergonomik bir yapıya kavuşurken, akustik yalıtım ve yeni nesil süspansiyon sistemiyle iç mekânda sessizlik ve konfor artırıldı. Hareket halindeyken ya da park ederken, yolcular daha ergonomik ön koltuklar ve geliştirilen yalıtım (NVH) sayesinde çok daha konforlu bir yolculuk deneyimi yaşıyor. Model, sürücü tanıma sistemi ile her yolculuğu kişiselleştirilmiş bir deneyime dönüştürüyor. Araç, profil verileri sayesinde kullanıcıyı tanıyor ve koltuk pozisyonu, dikiz aynası ayarı, ambiyans ışığı, ekran tercihleri ve sürüş modları gibi birçok detayı otomatik olarak sürücünün tercihlerine göre ayarlıyor. Bu özellik, farklı kullanıcıların aynı aracı zahmetsizce ve konforla kullanmasını sağlıyor. Ayrıca, sürücüyü özel bir ‘karşılama senaryosu’ ile karşılayan bu sistem, dijital ekranlarda özel animasyonlar ve ses efektleriyle modern bir deneyim sunuyor. Modelin kalbinde yer alan E-Tech Full Hybrid güç aktarma sistemi; 1.2 litrelik turbo benzinli motor, iki elektrik motoru ve akıllı şanzımanla birlikte çalışıyor. Toplamda 200 hp güç üreten sistem, 0’dan 100 km/s hızlanmayı 8,4 saniyede tamamlıyor. Ortalama yakıt tüketimi 4,7 lt/100 km, emisyon değeri ise sadece 107 g/km (WLTP). Bu sistem, tamamen elektrikli sürüşten hibrit moda geçişe kadar farklı sürüş senaryolarında enerji yönetimini otomatik olarak üstleniyor. Ayrıca Türkiye’de 160 hp mild hybrid CVT otomatik şanzımana sahip motor da sunuluyor. Yeni amortisörler hem sürüş konforunu hem de yol tutuşunu iyileştiriyor. 200 hp gücündeki E-Tech tam hibrit motor, gücü ve verimliliği dengeli biçimde sunarken; daha yumuşak vites geçişleri ve geliştirilmiş hızlanma performansı ile sürüş deneyimi önceki nesile göre optimize edildi. Yeni nesil gelişmiş 4Control dört tekerlekten yönlendirme sistemi sayesinde model, 10.1 metrelik dönüş çapı ile şehir içi kullanımda üstün manevra kabiliyeti sunuyor. Yüksek hızda arka tekerleklerin ön tekerleklerle aynı yönde hareket etmesi sayesinde denge ve yol tutuş artırılıyor. Multi-Sense özelliği sayesinde ise kullanıcılar sürüş modunu (Eco, Comfort, Sport,Perso) tercihlerine göre ayarlayabiliyor Model, 28 farklı gelişmiş sürüş destek sistemiyle donatıldı. Bunlar arasında; Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Otomatik Acil Frenleme Sistemi gibi güvenlik sistemleri yer alıyor. Seviye 2 otonom sürüş özelliği sunan Aktif Sürüş Yardımı (Active Driver Assist), şerit ortalama ve adaptif hız sabitleyici kombinasyonuyla güvenli ve konforlu sürüş sağlıyor. Güvenlik Puanı ve Güvenlik Koçu özellikleri ise sürücünün sürüş tarzını analiz ederek iyileştirme önerileri sunuyor. My Safety Switch özelliği ile ADAS sistemleri tek tuşla kişiye özel ayarlarla devreye alınabiliyor. Model, katlanabilir ve ayarlanabilir arka koltuklarıyla çok yönlü kullanım imkânı sunuyor. 16 santimetre ileri-geri kaydırılabilen kızaklı arka koltuklar, bagaj hacmini ihtiyaçlara göre şekillendirmeye olanak tanıyor. E-Tech 200 hp versiyonunda bagaj hacmi 527 ile 1.736 litre arasında değişirken, mild hybrid versiyonda bu alan 555 ile 1.761 litreye ulaşıyor. Elektrikli bagaj kapağı, 60:40 oranında katlanabilen arka koltuklar ve geniş saklama alanları, aileler için işlevsellik sağlıyor.'' İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.