#Cari Açık

- Cari Açık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cari Açık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ Haber

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar’a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa’da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye’nin en önemli şehirlerinden, Türkiye’nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa’nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa’nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye’nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye’de tabii Bursa’nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa’nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa’daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." ''20 MİLYON VARİLLİK BİR PETROL ARZINDA SIKINTI VAR'' Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. ''KARADENİZ’DE DOĞALGAZ ARIYORUZ, ÜRETİYORUZ'' Bursa’nın Türkiye’ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye’nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye’de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye’yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz’de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028’DE 17 MİLYON HANENİN GAZ İHTİYACINI İHTİYACINI KARADENİZ’DEN KARŞILAYACAĞIZ" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa’da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. GABAR'DA ÜRETİMİMİZ 83-84 BİN VARİL / GÜNLERE DOĞRU GİDİYOR'' Gabar’ın, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar’da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar’da biz terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye’nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar’ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar’a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali’de görev yapıyor. Pakistan’da yakın zamanda başlayacağız. Libya’da, Irak’ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye’nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye’nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Türkiye’nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa’nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB’mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi.

BORNOVA’DAN TÜRKİYE’YE ENERJİ HAMLESİ Haber

BORNOVA’DAN TÜRKİYE’YE ENERJİ HAMLESİ

Bornova Belediyesi tarafından Abide-i Hürriyet Meydanı’na kurulan hibrit enerji direğinin, güneş ve rüzgâr enerjisini aynı anda kullanarak parkın elektrik ihtiyacını karşılayacağı bildirildi. Bornova Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Kazım Dirik Mahallesi’nde bulunan Abide-i Hürriyet Meydanı’nda hayata geçirilen hibrit enerji direğiyle parkın aydınlatma, kamera, wifi ve otomatik sulama sistemlerinin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hedefleniyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki belediyenin buu hamlesi ile ekonomik ve sosyal dönüşümü hedeflediklerini belirtti. “ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAK ZORUNDAYIZ” Eşki, Türkiye’nin cari açığında enerji giderlerinin önemli yer tuttuğunu ifade ederek, “Bir süredir planlamasını ve alt yapısını yaptığımız Türkiye’nin en kapsamlı hibrit direğini Bornova’da Abide-i Hürriyet Meydanı’nda hayata geçiriyoruz. Türkiye’nin en büyük cari açık sebebi enerji ihtiyacı. Bizim Bornova Belediyesi için bir hayalimiz var. Bu da tüm enerjimizi yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamak.” dedi. Hibrit direğin güneş ve rüzgârla birlikte enerji üretimine başlayacağını belirten Eşki, üretilen enerjiyle meydandaki tüm elektrik ihtiyacının karşılanacağını kaydetti. TASARRUF SOSYAL DESTEKLERE AKTARILACAK Eşki, proje sayesinde elde edilecek enerji tasarrufunun sosyal belediyecilik hizmetlerine yönlendirileceğini belirterek, “Bornova Belediyesi’nin kendi elektriğini üretmesiyle elde edilecek tasarrufu, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın kent kasabından daha uygun et, kent fırınlarından daha uygun ekmek, kent lokantalarından daha fazla faydalanabilmesi ve kent marketlerden ücretsiz alışveriş yapma imkanlarına aktarmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Uygulamanın yalnızca Abide-i Hürriyet Meydanı’yla sınırlı kalmayacağını belirten Eşki, Bornova genelinde refüjlerde ve parklarda hibrit direklerin yaygınlaştırılacağını söyledi. TELEFON ŞARJ VE ENGELLİ ARACI ŞARJ İSTASYONU Hibrit direğin vatandaşlara yönelik kullanım alanlarına da sahip olduğunu belirten Eşki, direk üzerinde telefon şarj noktaları ile engelli aracı şarj istasyonu bulunduğunu kaydetti. Eşki, “İhtiyaç duyulan her noktada vatandaşlarımıza ücretsiz enerjiyi sunmak için bu çalışmaları sürdüreceğiz.” dedi. Direğin üst bölümünde altıgen yapıda güneş panellerinin yer aldığı, alt bölümde ise rüzgâr enerjisi için tasarlanmış özel sistem bulunduğu, yan yüzeylere de ek güneş panellerinin monte edileceği bildirildi. Eşki, uygulamanın rüzgâr ve güneşten aynı anda geniş kapsamda yararlanabilen ilk örneklerden biri olduğunu belirtti.

ÇİN'LE DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 13 KATTAN FAZLA Haber

ÇİN'LE DIŞ TİCARET AÇIĞIMIZ 13 KATTAN FAZLA

Çin’in dünya ekonomisi üzerindeki etkileri birçok ülkede tartışma konusu olmaya devam ediyor. Donald Trump’ın ABD Başkanı olmasıyla dünya gündemine düşen gümrük vergileri ve Çin ile yapılan dış ticaretteki açık birçok ülkenin de gündeminde. Çin, 2024 yılında 990 milyar dolarlık ticaret fazlasıyla rekor kırdı. İhracat yüzde 5,9 artarken, ithalat sadece yüzde 1,1 büyüdü. Birleşmiş Milletler Sanayi Kalkınma Örgütü’ne göre Çin, dünya genelindeki sanayi üretiminin üçte birini tek başına gerçekleştiriyor. ABD Ticaret Temsilciliğinin verilerine göre, 2024’te ABD, Çin’e 143,5 milyar dolar değerine ürün ihraç ederken, bu ülkeden 438,9 milyar dolarlık ürün ithal etti. Çin, aynı yıl Avrupa Birliği ülkelerine 519 miyar euro değerinde ürün ihraç etti, AB’nin Çin’e ihracatı ise 213,3 milyar euro oldu. Türkiye-Çin dış ticaretinde de benzer bir durum gözleniyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Ekonomik Araştırmalar Mart 2025 verilerine göre 2024 yılında Türkiye, Madencilik ürünleri (1.691,8 milyar dolar), Kimyevi ürünler (552,3 milyon dolar), su ürünleri ve hayvansal mamuller (152,7 milyon dolar) başta olmak üzere Çin’e toplamda 3.4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Aynı dönemde Çin’den yapılan ihracat ise bu rakamın 13 katından fazla oldu. 2024 yılında Çin’den ithalat 44,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Çin’den yapılan ithalatta 13,7 milyar dolarla elektronik ürünler birinci sırada yer aldı. Bunu 7 milyar dolarlık ithalatla kimyevi maddeler ve 5.1 milyar dolarlık ithalat ile makine/aksamları takip etti. 2024 yılında Türkiye, Çin’in en çok ürün sattığı 27’nci ülke olurken, ürün aldığı 58’inci ülke oldu. Son yıllarda Çin ile yapılan dış ticaret ise şöyle gerçekleşti: Türkiye, Çin’e 2015 yılında 2 milyar 501 milyon dolarlık ihracat yaparken aynı yıl 25 milyar 284 milyon dolarlık ithalat yaptı. 2016 yılında 2 milyar 379 milyon dolarlık ihracat, 24 milyar 852 milyon dolar ithalat, 2017 yılında 3 milyar 38 milyon dolar ihracat, 23 milyar 754 milyon ithalat, 2018 yılında 3 milyar 79 milyon dolar ihracat, 21 milyar 506 milyon dolar ithalat, 2019 yılında 2 milyar 726 milyon dolar ihracat, 19 milyar 128 milyon dolar ithalat, 2020 yılında 2 milyar 866 milyon dolar ihracat, 23 milyar 41 milyon dolar ithalat, 2021 yılında 3 milyar 663 milyon dolar ihracat, 32 milyar 238 milyon dolar ithalat, 2022 yılında 3 milyar 281 miyar dolar ihracat, 41 milyar 355 milyon dolar ithalat, 2023 yılında 3 milyar 306 milyon dolar ihracat, 45 milyar 48 milyon ithalat gerçekleşti. Bu yılın ilk 7 aylık verilerine göre ise Çin, Türkiye’nin en çok ithalat yaptığı ülke oldu. İlk 7 aylık veriler şöyle oldu: 2025 Ocak ayında Çin’den 4 milyar 86 milyon dolar, Şubat ayında 3 milyar 546 milyon dolar, Mart ayında 3 milyar 996 milyon dolar, Nisan ayında 4 milyar 177 milyon dolar, Mayıs ayında 4 milyar 316 milyon dolar, Haziran ayında 3 milyar 833 milyon dolar, Temmuz ayında 4 milyar 637 milyon dolar olmak üzere toplamda 19 milyar 895 milyon dolarlık ithalat gerçekleşti.

"SON 3,5 YILIN EN DÜŞÜK ENFLASYONU" Haber

"SON 3,5 YILIN EN DÜŞÜK ENFLASYONU"

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’da düzenlenen Ziraat Bankası 4. Tarım Ekosistemi Buluşması’na katıldı. Programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek "Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyon son 3 buçuk yılın en düşük düzeyine indi. Temel mallarda enflasyon yüzde 20'ye kadar düştü. Manşet enflasyon yüzde 35 civarı ama inanıyoruz ki yılı yüzde 20'lerde kapatacağız" dedi. Ziraat Bankası tarafından düzenlenen 4. Tarım Ekosistemi Buluşması Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra ülke genelinden yaklaşık 3 bin davetli katıldı. Program tanıtım filmi ile başladı. Programın açılış konuşmalarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar yaptı. Programda 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi münasebetiyle kısa film gösterimi yapıldı. Programda sahneye çıkan çocuklar Aşık Veysel Şatıroğlu’nun "Benim Sadık Yarim Kara Topraktır" eserini şarkı olarak seslendirirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ise şiir olarak okudu. Ardından Erdoğan’a bir tablo hediye edildikten sonra protokol ile hatıra fotoğrafı çektirildi. "2025 yılı itibarıyla 1.2 milyon çiftçimize 700 milyar liranın üzerinde sübvansiyonlu kredi kullandırıyoruz" Programda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Gıda arz güvenliği bizim en kritik önceliğimizdir. Bu nedenle de biz bütçeden sektörel anlamda en büyük payı tarıma destek olarak ayırıyoruz. 2025 yılı bütçesinden değişik adlar altında değişik unsurları içeren 706 milyar liralık bir kaynak ayırdık. En önemli destek kalemimiz de Ziraat Bankası üzerinden kullandırdığımız yani çiftçilerimizin finansmana erişimini kolaylaştıran kredilerdir. 2025 yılı itibarıyla 1.2 milyon çiftçimize 700 milyar liranın üzerinde sübvansiyonlu kredi kullandırıyoruz. Bu kredilerin ortalama faizinin yüzde 70’ini hazine ödüyor. Finansmana erişim anlamında en büyük desteği çiftçimize veriyoruz. Esnafımızı da güçlü destek veriyoruz. Esnafımızın kullandığı kredinin maliyetinin yüzde 50’sini devlet karşılıyor. İhracatçımızın kullandığı kredinin maliyetin neredeyse yüzde 50’sini Merkez Bankası üzerinden karşılıyoruz" dedi. "284 orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinde yatırım yapanlara piyasadaki cari maliyetin üçte birine kadar düşük düzeyde sübvansiyonlu kredi imkanı sunuyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta açıkladığı sübvansiyonlu krediden bahseden Bakan Şimşek, "Türkiye’nin arz açığının olduğu 284 orta yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinde yatırım yapanlara piyasadaki cari maliyetin üçte birine kadar düşük düzeyde sübvansiyonlu kredi imkanı sunuyoruz. Tarıma desteklerimiz sadece finansmana erişim ile sınır değil. Örneğin 2016 yılından bu yana tarımın en önemli 2 kalemi var. Bir tanesi yem, diğeri de gübre. Oradan KDV’yi tamamen kaldırmamızın sadece bu seneki maliyeti 115 milyar lira. TARSİM kapsamında yapılan sigorta poliçeleri var. Orada yine pirimin yüzde 70’ini biz ödüyoruz. Bu kadar yüksek desteğe rağmen maalesef çiftçilerimizin sadece yüzde 30’u bu sigortayı yapıyor" şeklinde konuştu. "Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyon son 3 buçuk yılın en düşük düzeyine indi" Bakan Şimşek, "Son bir yıldır kesintisiz bir şekilde devam eden bir dezenflasyon söz konusu. Mayıs ayı itibarıyla yıllık enflasyon son 3 buçuk yılın en düşük düzeyine indi. Temel mallarda enflasyon yüzde 20'ye kadar düştü. Manşet enflasyon yüzde 35 civarı ama inanıyoruz ki yılı yüzde 20'lerde kapatacağız. Son açıklanan veriler hane halkının enflasyon beklentilerindeki iyileşmeler hızlandığını gösteriyor. Enflasyonla mücadele sadece para ve maliye politikası tedbirleri de sınırlı değil. Özellikle deprem bölgesinde konut arzının artırılması, konut açığının giderilmesi en büyük önceliğimiz. Sosyal konut anlamında da bir seferberlik anlayışı içerisindeyiz. Biliyoruz ki kira hayat pahalılığının en büyük bileşenidir. Ülkemizde hane halklarının yüzde 28'i kira ödüyor dolayısıyla sosyal konut seferberliği bu anlamda çok önemli. Özellikle gıda arzını arttırmak ve hayat pahalılığını yine daha yönetilebilir düzeye çekmek için bu yönde ilgili bakanlığımıza çok ciddi kaynak ayırıyoruz. Enerjide dönüşüm de en büyük önceliğimiz. Hane halklarının kullandığı elektriğin yüzde 55'ini, doğal gazın yüzde 65'ini devlet sübvanse ediyor" diye konuştu. "Son 2 yılda cari açığı önemli ölçüde düşürdük" Ülkedeki risk priminde düşüş olduğunu ve tekrar finansal şartlarda da iyileşme başlayacağını belirten Şimşek, "Son 2 yılda cari açığı önemli ölçüde düşürdük ve milli gelire oranla yüze bir buçuk iki civarında, yüzde bir ile bir buçuk arasına düşürdük ve bu bizim şoklara karşı olan dayanıklılığımızı artırdı. Son 3 ayda birçok şokla karşı karşıya kaldık. Ülkemiz çok şükür bütün bunları yönetebildi ve gerçekten de tekrar Mayıs ayı itibarıyla rezervlerde artış var. Ülkemizin risk priminde düşüş var ve tekrar finansal koşullarda da iyileşme başlayacaktır. Hedefimiz sanayide, tarımda, dijital ve yeşil dönüşüm üzerinden Türkiye’nin cari fazlaya geçmesidir. Jeopolitik gerginlikler sona erdiğinden küresel belirsizlikler büyük oranda şimdi azalıyor. Türkiye gelişmekte olan ülkelerden bu programla bu doğru uygulamalardan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde olumlu yönde pozitif yönde ayrışmaya başlayacaktır. İmalat sanayinden tarıma ve hizmetlere kadar bu bölgenin en büyük üretim üssüyüz" ifadelerini kullandı. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.