#Cesaret

- Cesaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cesaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSALI DAĞCIDAN RUSYA'YI ANDIRAN GÖRÜNTÜLER Haber

BURSALI DAĞCIDAN RUSYA'YI ANDIRAN GÖRÜNTÜLER

Bursalı dağcı yıllar önce başlattığı buz tutan göle girme geleneğini bu yıl da gerçekleştirdi. 6 yıldır Uludağ'ın buz tutan gölleri üzerinde yürüyüp daha sonra buzu keserek içine giren tecrübeli dağcı İsmet Şentürk üzerinde çökertme oynadığı gölü buzlu tabakasını kırıp içine girdi. Bursalı dağcı İsmet Şentürk, 6 yıldır Uludağ'ın buz tutan göllerinde buz tabakasını keserek göle giriyor. Şentürk bu sıradışı alışkanlığıyla hem doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor hem de sağlığa faydalı olduğunu savunuyor. Bursa'nın doğa sporlarıyla özdeşleşen isimlerinden İsmet Şentürk, tam 6 yıldır kış aylarında Uludağ'ın buz tutan göllerine girerek herkesi şaşırtan bir geleneği sürdürüyor. Şentürk, bu yılda önce çökertme oynadığı gölün üzerini kaplayan kalın buz tabakasını kesip açtığı alandan buz gibi suya girdi. Şentürk, bu tecrübenin yalnızca bir spor değil, aynı zamanda beden ve ruh sağlığı için faydalı olduğunu vurguladı. Soğuk suya girmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, kan dolaşımını hızlandırdığını ve zihinsel dayanıklılığı artırdığını belirten usta dağcı Şentürk,"Uludağ'ın her köşesini gezdim, buzlu gölleri keşfettim. Zamanla hepsine girdim. 12 yaşından 50 yaşına kadar pek çok kişi bu tecrübeyi yaşamak istiyor." diyerek bu tecrübenin geniş bir kitleye ilham verdiğini ifade etti. Uludağ'ın geniş coğrafyası içerisinde bulunan göllerin buz gibi suyuna giren Şentürk'ün görüntüleri sosyal medyada sıkça paylaşılıyor. İzleyenler, "Antarktika değil Marmara!" yorumlarıyla bu cesur girişimi gündeme taşıyor. Bölgedeki doğa sporları tutkunları, Şentürk'ün bu alışkanlığını hem cesaret hem de doğayla bütünleşme örneği olarak görüyor. Uludağ'ın eşsiz manzarası eşliğinde buzlu göllere giren Şentürk, yalnızca kendi sınırlarını zorlamakla kalmıyor, aynı zamanda Bursa'nın doğal güzelliklerini tanıtıyor.

OSMANGAZİ’DE GENÇ GİRİŞİMCİLERE İLHAM VEREN BAŞARI HİKAYESİ Haber

OSMANGAZİ’DE GENÇ GİRİŞİMCİLERE İLHAM VEREN BAŞARI HİKAYESİ

Osmangazi Belediyesi, gençlerin girişimcilik alanında farkındalık kazanmalarını hedefleyen söyleşilerine bir yenisini daha ekledi. ‘Girişimci Kafası Söyleşisi’ programı kapsamında son olarak Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, katılımcılarla bir araya geldi. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen Girişimci Kafası Söyleşisi’nde iş dünyasındaki deneyimlerini katılımcılara anlatan Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, girişimciliğin yalnızca hayal kurmakla sınırlı kalmadığını, bu hayali gerçeğe dönüştürmenin ise istikrarlı çalışma, cesaret ve doğru planlamadan geçtiğini ifade etti. Mürvet Özçelik’in moderatörlüğünü üstlendiği programda düşünme, marka oluşturma ve sürdürülebilir üretim hakkında önemli bilgiler aktaran Dalkılıç, katılımcıları kendi projelerini hayata geçirme konusunda cesaretlendirdi. Girişimcilik yolculuğuna çıkmadan önce basın sektöründe çalıştığını belirten Özden Dalkılıç, sözlerine şu şekilde devam etti: "Üniversiteden mezun olduktan sonra farklı kurumlarda pek çok deneyim edindim. Yaklaşık on yıl boyunca aktif olarak muhabirlik yaptım. Zor ama keyifli bir işti. Hamileliğimle birlikte önceliklerim değişti. Çocuğuma daha çok vakit ayırmak istedim ve kendi tercihimle işten ayrıldım. Yıllarca durmadan çalıştıktan sonra evde oturmak kolay olmadı. İçimde yeniden üretme isteği kabarmaya başladı. El işlerine olan yatkınlığım hep vardı. Ahşap boyar, takı tasarlar, örgü örerdim. Sonra seramik kurslarıyla bu dünyaya adım attım. Kendimi geliştirdikçe ‘Neden bunu bir atölyeye dönüştürmeyeyim?’ düşüncesi içimde filizlendi. Aslında bu çocukluğumdan beri kurduğum bir hayaldi. Bugün o hayalin peşinden gitmekten büyük mutluluk duyuyorum." Girişimciliğin samimiyetin ötesinde emek isteyen bir yol olduğunu söyleyen Dalkılıç, "Atölyemi kurabilmek için yeniden çalışmaya başladım ve kazandığım her kuruşu biriktirdim. Bu süreçte eşimin desteği benim için çok kıymetliydi. Bir yandan ailemiz için o çalışırken, ben de hayalimi gerçeğe dönüştürmek için kendi sermayemi oluşturdum. Seramik atölyesinin en önemli parçası fırındır. Altı ay boyunca hem çalıştım hem biriktirdim, kalan tüm masrafları da kendi çabamızla tamamladık. Boyasını, badanasını bile biz yaptık. Tüm bu parçalar bir araya gelince, yıllardır içimde büyüttüğüm hayalim sonunda hayata geçti" dedi. Yaptığı hiçbir işi aceleye getirmeyi sevmediğini belirten Özden Dalkılıç, "Beğenmediğim bir şeyi sunmam. Çünkü her ürüne emeğimi tek tek katıyorum. Çamura şekil verip bardağı oluşturuyorsunuz, pişiriyorsunuz, renklendiriyorsunuz, yeniden fırınlıyorsunuz. Bir bardak bile bazen bir haftada tamamlanıyor. Bu süreç sabır istiyor. Bu da benim huyum. Her aşamasıyla tek tek ilgilenmeyi sevdiğim için, ortaya çıkan ürünün hikayesi de ayrı bir değer taşıyor" açıklamalarına yer verdi. Tüm girişimci adaylarını korkmadan üretmeye devam eden Atölye Aeden Kurucusu Özden Dalkılıç, anlamlı organizasyonu hayata geçiren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a yürekten teşekkür etti.

DÜNYA EDEBİYATININ YILDIZLARI BURSA ’DA AYNI SAHNEDE BULUŞTU Haber

DÜNYA EDEBİYATININ YILDIZLARI BURSA ’DA AYNI SAHNEDE BULUŞTU

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, dünya edebiyatının önemli yazarlarını Bursa’da buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 28-30 Kasım tarihleri arasında ‘Cesaret’ temasıyla gerçekleştirilen 2. Bursa Uluslararası Edebiyat Festivali, dünya çapında tanınan birçok yazarı ağırladı. Yazmanın ve okumanın yalnızca estetik bir eylem olmadığı, aynı zamanda gerçeği ifade etme kararlılığı taşıyan bir duruş olduğunun vurgulandığı festival, farklı kültürlerden yazarları aynı sahnede buluşturdu. Festivalin ilk günü Hannah Peck, Enne Koens, Niels Overgaard, Maylis de Kerangal ve Uluslararası Booker ödüllü Bulgar yazar Georgi Gospodinov, kitap tutkunlarıyla bir araya geldi. Ova Ceren, Melisa Kesmez, Miray Aydın, Jente Posthuma ve Dimitri Verhulst ise festivalin ikinci gününde bireysel deneyimlerden toplumsal meselelere, kimlikten hafıza anlatılarına uzanan kapsamlı söyleşiler gerçekleştirdi. Festivalin son günü ise, Yazar Yasemin Temizarabacı tarafından gerçekleştirilen iki ayrı interaktif okuma ve çizim atölyesi büyük ilgi gördü. Ardından düzenlenen yayıncılık atölyesi de edebiyat sektörünün işleyişine dair kapsamlı bir perspektif sundu. Ayşen Işık, Ezgi Tanergeç ve Ayfer Tunç ise; bireyin kendisiyle ilişkisi, doğayla kurduğu bağ, kuşakların ortak hafızası ve kent yaşamının edebiyata yansımaları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Üç gün süren festivalde düzenlenen söyleşi, atölye ve buluşmalar; hem edebiyatseverlere hem de genç okurlara zengin bir içerik sundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.