#Ceza

- Ceza haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ceza haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI Haber

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI

Bursa'da yaşanan olayda, Mustafa Özbağ, 2020 yılında bir müridinin rüyasını anlatarak (haşa) ilah olduğunu iddia etmişti. Aynı şeyh 2023 yılında da maaşlarını düşürerek emeklilere ders verilmesi gerektiğini savunup Sünnet 'geçinemiyorum' deyince '5'ten 3'e indir' diyor" ifadeleriyle gündeme gelmişti. 2017 yılında kendisine ait dükkanı aylık 4 bin 100 liraya kiraya veren Mustafa Özbağ, kiracısından 12 ayrı senet aldı. Her ayın başında, kiracısına ödenen kiraya karşılık bir senet veren Özbağ, son senedi icraya verdi. Ancak icraya verilen senet 4 bin 100 liralık değil, 44 bin 100 liralıktı. Kiracı Heybullah Demir icraya itiraz etti, Özbağ'a dava açtı. Yıllarca süren davada karar çıktı. Davada alınan 2022 tarihli bilirkişi raporunda, Özbağ'ın Heybullah Demir'den aldığı 4 bin 100 liralık senedi icraya vermeden önce başına 4 rakamını eklediği ve alacağını 40 bin lira arttırdığı tespit edildi. 40 bin lira haksız kazanç elde etmek için senette tahrifat yapan Özbağ'ı yargılayan Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarını kullanarak dolandırıcılık suçlarının işlendiğine hükmetti. Özbağ, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı ve bu cezada sanığın pişmanlık belirtisi olmadığı gerekçesiyle indirim yapılmadı. Mahkeme, kararında Özbağ'ın geçmişte Vergi Usül Kanunu'na Muhalefet suçundan 30 ay hapis cezası almış olmasına da atıf yaptı. Kamu kurumlarının kullanılarak dolandırıcılık suçlamasında da 3 yıl 6 ay hapis ile 2 bin gün adli para cezasına çarptırılan Özbağ'ın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı için 4'te 1 oranında indirim uygulandı. Bu indirimle birlikte Özbağ'a 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 6 bin lira adli para cezası verildi. Dosya, istinaf incelemesinin ardından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından değerlendirildi. Daire, yerel mahkeme kararını onayarak sanık hakkında verilen toplam 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını kesinleştirdi. "Gözüme baka baka yemin etti" Mağdur Heybullah Demir, yaşadıklarını röportajda şu sözlerle anlattı: "2016 yılında bu şahsın dört katlı iş yerini kiraladım. Kira ve güvence bedeli olarak benden senet aldı. Toplam 12 senet verdim, 10 tanesini ödedim ve geri aldım. Ancak iki senet kendisinde kaldı. Bu iki senetten birinin tutarı 4 bin 100 liraydı. Daha sonra cezaevinden çıktıktan sonra bu senedin başına ‘4' ekleyerek tutarı 44 bin 100 liraya çıkarmış ve icraya vermiş. Evime haciz geldi." dedi. "10 Yıl boyunca mahkemelerle uğraştım" Uzun süren hukuk mücadelesinin kendisini hem maddi hem de manevi olarak yıprattığını belirten Heybullah Demir, "Yaklaşık 10 yıl boyunca icralarla, mahkemelerle uğraştım. Üç ayrı davayı kazandım. Bu süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadım, kriz geçirdim. Maddi ve manevi olarak çok yıprandım" dedi. "Mahkemede yemin etti, kriminal rapor gerçeği ortaya çıkardı" Heybullah Demir, sanığın mahkeme huzurunda yemin ettiğini ancak bunun da gerçeği yansıtmadığını söyledi: "Hakim huzurunda kendisine soruldu. ‘Bu senet üzerinde herhangi bir oynama yaptın mı?' denildi. Gözüme baka baka kutsal bildiğim tüm değerler üzerine yemin ederim dedi. Ancak senet kriminal incelemeye gidince senette oynama yapıldığı tespit edildi. Yani yemin de yalan çıktı." "Adalet geç de olsa yerini buldu" Yaşanan sürecin sonunda verilen kararla bir nebze olsun rahatladığını dile getiren Heybullah Demir, "Bizim güvenimizi kötüye kullanan insanlar oldu ama en sonunda adalet yerini buldu" dedi.

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI

Çanakkale’de boşanma aşamasındaki eşi Zeynep Zan’ı sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren sanık Uğur Zan’ın, cinayetten 4 gün önce kardeşiyle yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. Mesajlarda, kardeşinin sanığı şiddet konusunda uyardığı görüldü. KARDEŞİNDEN UYARI: BOŞAN, ŞİDDETE BULAŞMA Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Uğur Zan ile kardeşi G.M. arasında cinayetten 4 gün önce yapılan yazışmaların içeriği paylaşıldı. Mesajlarda G.M.’nin sanığa, "Boşan gitsin. Bir daha söylüyorum. Eğer böyle bir şey yaparsan annem çok üzülecek, babam perişan olacak. Çocukların da öyle. Düşün, kadına şiddetin bile ne kadar cezası var" ifadelerini kullandığı yer aldı. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 16 Mayıs’ta İsmetpaşa Mahallesi İzmir Caddesi’nde meydana geldi. Sanık Uğur Zan’ın, otomobiliyle boşanma aşamasındaki eşinin kullandığı motosikletin önünü kestiği, çıkan tartışma sırasında tabancayla tek el ateş ederek Zeynep Zan’ı başından vurduğu tespit edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Zeynep Zan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay sonrası kaçan sanık, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. DAVA SÜRECİ SÜRÜYOR Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Yargılama Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

“CİNLER KAN İSTİYOR” YALANIYLA EMEKLİYİ DOLANDIRDILAR Haber

“CİNLER KAN İSTİYOR” YALANIYLA EMEKLİYİ DOLANDIRDILAR

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki H.D., eşinin rahatsızlığına çare ararken, dini inanç ve duyguları istismar eden dolandırıcıların hedefi oldu. “Cinler kan istiyor” ve “Safran Türkiye’de alkollü” gibi gerekçelerle 130 bin TL’si alınan H.D.’nin şikâyeti üzerine hazırlanan iddianamede, iki sanık hakkında emekliyi dolandırıcılık ve Tekke ve Zaviyeler Kanunu’na muhalefet suçlarından hapis cezası talep edildi. "MUSKALAR İÇİN SADECE MÜREKKEP PARASI ALDIM" Olayın 2023-2024 yılları arasında yaşandığı belirtildi. İddialara göre, H.D., bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığı Y.C. tarafından ailesine büyü yapıldığı yönünde kandırıldı. Y.C., sözde büyünün bozulması için “cinlerin kan istediğini” öne sürdü. Ardından muskalar için yurt dışından getirilecek safranın pahalı olduğu bahanesiyle H.D.’den toplamda 130 bin TL topladı. Sanıklardan 75 yaşındaki H.Ş., ifadesinde suçlamaları reddederek "Yazdığım muskaların mürekkebi safrandan olduğu için sadece cüzi miktarda para aldım" savunması yaptı. Diğer sanık Y.C. ise sadece aracı olduğunu iddia etti. 10 YILA KADAR HAPİS TALEBİ Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların dini duyguları istismar ederek dolandırıcılık yaptığı ifade edildi. Sanıklar hakkında şu cezalar talep edildi: Dini inançların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis, 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu’na muhalefet suçundan ise 3 aydan az olmamak üzere hapis cezası. MAHKEMEDEN YAKALAMA KARARI Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mağdur H.D., "İlaçları kullanmadım, durumdan şüphelenip şikayetçi oldum. Başkalarını da dolandırmışlar, paramı geri istiyorum" dedi. Sanık Y.C.’nin duruşmaya katılmaması üzerine mahkeme heyeti hakkında yakalama kararı çıkardı. Dava ileri bir tarihe ertelendi.

GALATASARAY’DAN SERT SÖZLER: BİR EŞKIYA SÜRÜSÜ GİBİ... Haber

GALATASARAY’DAN SERT SÖZLER: BİR EŞKIYA SÜRÜSÜ GİBİ...

GALATASARAY’DAN Fenerbahçe Kulübü’nün Mert Hakan Yandaş ile ilgili yaptığı açıklamaya cevap geldi. Sarı-kırmızılı kulüp, 9 Mayıs 2024 tarihinde oynanan Galatasaray–Fenerbahçe derbisinin ardından RAMS Park’ta yaşanan olaylara ilişkin İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararına dikkat çekti. Sarı-kırmızılı kulüpten konuyla ilgili yapılan açıklamada, "9.05.2024 tarihli Galatasaray-Fenerbahçe müsabakasının ardından Ali Sami Yen Spor Kompleksi RAMS Park’ta gerçekleşen olaylara ilişkin olarak Stat İşletme Direktörümüz Ali Çelikkıran’a karşı Mert Hakan Yandaş, Jayden Quinn Oosterwolde, Hulusi Belgü, Emre Kartal ve Ertuğrul Karanlık’ın isimli şahısların kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaralama suçunu işledikleri İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2024/1067 E. 15.01.2025 tarihli kararı ile sabit hale gelmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, yönetici, oyuncu ve çalışanlarının ceza aldığı bu davanın hemen ardından sosyal medya hesabından başlattığı yeni algı oyununu hayretle izliyoruz. Bir eşkıya sürüsü gibi misafir oldukları yerde ev sahiplerine saldıran şahısların aldıkları cezayı gölgelemeye çalışmak için duruşma esnasında yönetim kurulu üyemizin sehven çektiği fotoğraf konu edilmektedir. Amaç, duruşmaya katılan hiçbir sanık, vekil, mahkeme heyeti veya izleyicinin görüntüsünün yer almadığı bir fotoğraf üzerinden gündemi meşgul ederek sanıkların vahim eylemlerinin ve aldıkları cezaların gölgelenmeye çalışılmasıdır. Yönetim kurulu üyemizi zan altında bırakmaya çalışanlar bu amacına ulaşamayacaklardır.Türk futbolunu vahim noktaya getirenler bugün bağımsız Türk yargısı tarafından hak ettikleri şekilde cezalandırılmıştır. Esas konu bundan ibarettir" denildi.

EŞİNİ ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VEREN ADAM İNTERNETTE SİLAH ARAMIŞ Haber

EŞİNİ ÖLDÜRÜP KAZA SÜSÜ VEREN ADAM İNTERNETTE SİLAH ARAMIŞ

Aydın’ın Germencik ilçesinde eşi Derya Buçan’ı (28) başından vurduktan sonra olayı trafik kaza'sı gibi göstermeye çalıştığı iddiasıyla tutuklanan Rıdvan Buçan (34) hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, sanığın olaydan 3 gün önce internette silah aradığı tespitine yer verildi. Olay, 20 Aralık 2024 tarihinde Aydın-İzmir Otoyolu Selatin Tüneli yakınlarında meydana geldi. Rıdvan Buçan’ın kullandığı 09 EB 225 plakalı otomobilin bariyere çarpması sonucu meydana gelen kazada, Derya Buçan olay yerinde hayatını kaybetmiş, Rıdvan Buçan ile 6 yaşındaki çocukları yaralanmıştı. Kazaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İzmir Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside, Derya Buçan’ın kaza sonucu değil, başına isabet eden tek kurşunla hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine Rıdvan Buçan, eşini öldürüp olaya kaza süsü verdiği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. ÇOCUĞUN TANIKLIĞI VE ADLİ RAPOR İDDİANAMEDE YER ALDI Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Adli Tıp Kurumu raporları, sanık savunmaları ve tanık ifadelerine yer verildi. Tanık olarak dinlenen çocuk D. Buçan, olay günü babasının elinde tabanca gördüğünü, patlama sesi duyduğunu ve ardından annesinin bulunduğu tarafta camda kan gördüğünü ifade etti. Sanık Rıdvan Buçan ise savunmasında, silahın eşinin elinde bulunduğunu ve kazara ateş aldığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. “OLAY ÖNCEDEN PLANLANDI” İddianamede, sanığın savunmasının dosyadaki somut delillerle örtüşmediği vurgulanırken, atış mesafesinin en az 40 santimetre olduğu ve sanığın telefonunda yapılan incelemede olaydan 3 gün önce internette silah araması yaptığı tespit edildi. Savcılık değerlendirmesinde, "Sanığın, maktulle aralarında husumet bulunduğu, olaydan günler önce silah temin etmeye çalıştığı, silahı araca gizlediği ve olay günü önceden planladığı şekilde maktulü başından vurarak öldürdüğü" ifadelerine yer verildi. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Söke Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Rıdvan Buçan hakkında “eşe ve kadına karşı tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, ayrıca çocuğunu kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

DOWN SENDROMLU BEBEK DAVASINDA HEKİME 77 MİLYON TL TAZMİNAT Haber

DOWN SENDROMLU BEBEK DAVASINDA HEKİME 77 MİLYON TL TAZMİNAT

Kocaeli’de bir hekime, down sendromlu doğan bebek nedeniyle açılan tazminat davasında 77 milyon lira ceza verilmesi, Adli Tıp Kurumu’nun “hekim hatası yok” raporuna rağmen alınan karar nedeniyle tepkilere yol açtı. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, "Bu kabul edilemez" diyerek karara itiraz etti. ADLİ TIP ‘HATA YOK’ DEDİ AMA CEZA VERİLDİ Olay, 35 yaşındaki bir hastanın gebelik sürecinde ikili ve üçlü tarama testlerini yazılı olarak reddetmesiyle başladı. Doğum sonrası bebeğin down sendromlu olması üzerine aile, takipli doktor hakkında tazminat davası açtı. Davada Adli Tıp Kurumu’nun hekim lehine raporuna rağmen, mahkeme hekimi 77 milyon lira tazminat ödemeye mahkûm etti. HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, kararı şöyle değerlendirdi: "Adli Tıp ‘hekim hatası yok’ diyor. Buna rağmen nasıl malpraktis kabul edilip bu kadar yüksek bir tazminat cezası veriliyor? Bu kabul edilemeyen bir meseledir". BİR HEKİM, HASTANIN İSTEMEDİĞİ TESTİ ZORLA YAPTIRAMAZ Kurban, hekimin sadece hastanın onayıyla işlem yapabileceğini vurguladı: "Aşıdan tahlile kadar her işlem hasta talebiyle olur. Bir hekim, istemeyen birine hiçbir testi yaptıramaz. Bu durumda hekime sorumluluk yüklenmesi doğru değil". KARARI ÜST MAHKEMEYE TAŞIYACAĞIZ Davayı HEKİMSEN olarak üstlendiklerini açıklayan Kurban, kararın şu anda istinaf sürecinde olduğunu belirtti: "Üyemiz olmasa bile bir hekim olarak yanındayız. Yargıtay aşaması da var. Ceza onanırsa bu meblağın altından nasıl kalkacağı bile belirsiz" dedi. ÖLÇÜSÜZ CEZALAR HEKİMLERİ YALNIZ BIRAKIYOR Malpraktis davalarında verilen tazminatların ölçüsüz ve ödenemez boyutlara ulaştığını kaydeden Kurban, bazı teknik aksaklıkların veya diğer personel hatalarının da sonuçlara etki edebileceğini hatırlattı. "ÖZEL SEKTÖR HEKİMLERİ KORUMASIZ" Kamuda çalışan hekimlerin belirli yasal güvencelere sahip olduğunu belirten Kurban, özel sektörde çalışan doktorların hiçbir koruma mekanizması olmadan bu tür cezalara maruz kaldığını söyledi: "Kamuda devlet kısmen ödeme yapıyor. Üniversitelerde süreç komisyonlarla yürütülüyor. Ama özel sektörde çalışan hekimler her şeyi ceplerinden ödemek zorunda kalıyor". "Yeni yasa tasarısıyla bu sorunlar çözülecek" HEKİMSEN olarak “Hekimlik Meslek Kanunu Tasarısı” hazırladıklarını ve Sağlık Bakanlığı’na sunduklarını açıklayan Kurban, hedeflerinin malpraktis, deontoloji ve özlük haklarında adaletli standartlar getirmek olduğunu belirtti: "Tüm bu cezaları, hekimlik yükünü ve sorunları tecrübemizle değerlendirdik. Devletimize sunduk. Onaylanırsa bu tür adaletsizliklerin önüne geçilmiş olacak".

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.