#Cezaevi

- Cezaevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezaevi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU Haber

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU

Adana’da 23 yaşındaki Özlem Develi, arkadaşına IBAN’ını kullandırdığı gerekçesiyle hakkında açılan 20 davanın birinden aldığı 4 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis ceza'sı nedeniyle polis ekiplerine teslim oldu. Gözyaşlarıyla ailesine veda eden genç kadın, cezaevine gönderildi. Adana’da yaşayan Özlem Develi, 2023 yılında dershane arkadaşlığı kurduğu M.D. isimli kişiye güvenerek banka hesabını kullandırmasının ardından dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Hakkında açılan 20 davanın 11’i halen devam ederken, geçtiğimiz hafta sonuçlanan bir davada 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL para cezası alan genç kadın, polis ekiplerine teslim oldu. HESABIM BLOKE, IBAN’INI KULLANABİLİR MİYİM? Genç kadının ifadesine göre olaylar, M.D. isimli arkadaşının kendisine “Ben ticaret yapıyorum, hesabım bloke oldu. Kısa süreliğine IBAN’ını kullanabilir miyim?” demesiyle başladı. Güven ilişkisiyle hesabını açtıran Develi, kısa süre içinde dolandırıcılık suçlamasıyla karakola çağrıldı. ÇEKİLİŞ DOLANDIRICILIĞI ORTAYA ÇIKTI Polis soruşturmasında, M.D.’nin Özlem Develi adına açılan hesaptan sosyal medya üzerinden çekiliş düzenlediği, kazandığını düşünen kişilerden para aldığı ancak ürün göndermediği tespit edildi. Şikayetler Özlem Develi adına yapıldı. Hakkında çok sayıda dava açılan genç kadın, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Ancak geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 4 yıl 5 ay hapis cezası kesinleşti. "ADALET YERİNİ BULSUN" Özlem Develi, 22 Ocak’ta aranması devam ederken verdiği bir röportajda yaşadıklarını anlatmış, gözyaşlarıyla adalet istemişti. Dün ise Adana'nın Yüreğir ilçesindeki evinden polis eşliğinde alınarak Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’ne teslim edildi. Kızının suçsuz olduğunu savunan baba Ahmet Develi, “Gerçek suçlular ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun. Çaresizliğimizi duyun, suçsuz yere kızımı götürüyorlar” dedi. "YETER ARTIK, BEN DOLANDIRICI DEĞİLİM" Cezaevine gitmeden önce yaptığı açıklamada kendisini savunan Özlem Develi, "Kimseyi dolandırmadım. Bütün her şeyime bakılabilir. Yapmadığım ortaya çıkacak. Yeter artık" ifadelerini kullandı.

TUTUKLANAN FENOMEN MÜKREMİN GEZGİN HANGİ KOĞUŞA ALINDI? Haber

TUTUKLANAN FENOMEN MÜKREMİN GEZGİN HANGİ KOĞUŞA ALINDI?

Sosyal medya paylaşımlarıyla tanınan fenomen Mükremin Gezgin, “uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak” ve “fuhşa teşvik” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gezgin’in erkek cezaevinde tek kişilik koğuşa alındığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlü isimlere yönelik yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin, Ankara’da gözaltına alınmasının ardından İstanbul’a sevk edildi. "UYUŞTURUCUYU TEŞVİK" VE "FUHŞA YER TEMİNİ" SUÇLAMALARI İstanbul Emniyeti’ndeki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne çıkarılan Gezgin, savcılığın tutuklama talebi üzerine nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında Gezgin hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak” ve “bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, yaptırmak veya yer temin etmek” suçları yönünden işlem yapıldığı bildirildi. Hakimlik, suçlamalar kapsamında Gezgin’in tutuklanmasına karar verdi. TEK KİŞİLİK KOĞUŞTA KALACAK Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan bilgiye göre, nüfus kayıtlarında cinsiyeti “erkek” olarak görünen Mükremin Gezgin, erkek cezaevine gönderildi. Ancak kurum yönetimi, güvenlik ve kişisel koşulları dikkate alarak Gezgin’in tek kişilik koğuşa alınmasına karar verdi. Gazeteci Barış Terkoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, Gezgin’in yerleştirildiği koğuşun koşulları, cezaevi yönetimince bireysel barınma esasına göre belirlendi. "HAMİLELİK TAKLİDİ" SORUŞTURMASI DA SÜRÜYOR Mükremin Gezgin, daha önce sosyal medyada yaptığı “hamilelik” temalı paylaşımlar nedeniyle de kamuoyunun tepkisini çekmişti. Dokuz ay boyunca hamile gibi davranarak çeşitli videolar paylaşan Gezgin’in, doğum yapmış gibi bebekle çektirdiği fotoğraflar üzerine Cumhuriyet savcılığı tarafından ayrı bir soruşturma başlatılmıştı.

GAZETECİ METİN GÖKTEPE’NİN KATLEDİLİŞİNİN 30. YILI Haber

GAZETECİ METİN GÖKTEPE’NİN KATLEDİLİŞİNİN 30. YILI

Türkiye basın tarihinde kara bir leke olarak yer eden olay, hala hafızalardaki tazeliğini korurken, Göktepe’nin gazetecilik mirası da her yıl artarak yaşatılıyor. Evrensel muhabiri Metin Göktepe, bu yılda polis tarafından öldürülüşünün 30. yılında, Esenler’deki Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında anılacak. Program 8 Ocak Perşembe günü saat 11.00’de başlayacak. Göktepe, 8 Ocak 1996’da Ümraniye Cezaevi’nde hayatını kaybeden iki tutuklunun cenaze törenini izlemek için İstanbul Eyüp’te görev başındaydı. Ancak polis, cenaze törenine yönelik sert güvenlik önlemleri almış, gazetecilerin töreni takip etmesini engellemişti. “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek haber takibine giden Göktepe, yüzlerce kişiyle birlikte gözaltına alındı. Götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polisler tarafından saatlerce dövüldü. Henüz 28 yaşındayken, işkenceyle hayatını kaybetti. ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR, GECİKEN ADALET Göktepe’nin ölümünden sonra resmi makamlar önce onun gözaltına alınmadığını öne sürdü. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar bu yönde açıklamalar yaptı. Ancak kısa süre sonra Eyüp Savcılığı, Göktepe’nin gözaltına alındığını kabul etti, ancak “çay bahçesinde fenalaşarak düştüğünü” iddia etti. İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise, Göktepe’nin spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü savundu. Bu ifadeler, 12 Eylül dönemi gözaltı ölümlerindeki “düşerek öldü” açıklamalarını hatırlattı. Buna karşın, Göktepe ile birlikte gözaltına alınıp serbest bırakılan tanıklar, onun saatlerce coplarla dövüldüğünü ifade etti. Kamuoyu tepkisi büyüdü. Ailenin adalet arayışı, gazetecilerin ve sivil toplumun mücadelesiyle birleşti. Dönemin insan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından hazırlanan resmi raporda, “Metin Göktepe gözaltında polis tarafından öldürülmüştür” ifadesi yer aldı. Beş polis yargılandı ve çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak 2000 yılında yürürlüğe giren infaz yasası nedeniyle cezaları tamamlanmadan tahliye edildiler. HEDEF GÖKTEPE MİYDİ? Metin Göktepe’nin çalışma arkadaşları, onun özellikle hedef alındığını savunuyor. Ölümünden günler önce, Evrensel Gazetesi’nde kaleme aldığı haberlerde, Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen mahkumlar hakkında polis şefi Orhan Taşanlar’a dikkat çekmişti. 5 Ocak 1996 tarihli haberinin başlığı “Taşanlar hedef gösterdi, asker öldürdü” idi. Tutuklu yakınlarının adliyeye yaptığı suç duyurusu ve polis müdahalesi, ertesi gün yine Göktepe’nin çektiği fotoğraflarla gazetede yer aldı. ANISI YAŞATILIYOR Metin Göktepe’nin öldürülüşü, 1990’lı yılların faili meçhullerle dolu karanlık atmosferinde basın özgürlüğüne vurulmuş acı bir darbe olarak hafızalara kazındı. Ancak Göktepe’nin gazetecilik anlayışı, etik duruşu ve halkın haber alma hakkına duyduğu saygı, bugün hâlâ meslektaşları için bir rehber olmaya devam ediyor. 1998 yılından bu yana her 10 Nisan’da – Göktepe’nin doğum gününde – onun adıyla anılan “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” düzenleniyor. Bu ödüller, basın özgürlüğünü ve kamu yararını önceleyen haberlere veriliyor. BİR ANNENİN BİTMEYEN MÜCADELESİ Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, oğlunun ölümünün ardından Türkiye’nin simge adalet figürlerinden biri haline geldi. Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemlerine yıllarca katıldı. “Metin’in katillerinden hesap sormadan durmayacağım” diyerek yürüttüğü hukuk mücadelesiyle hafızalara kazındı. Yalnızca oğlu için değil, gözaltında kaybedilen ve öldürülen tüm insanlar için adalet talebini haykırdı. 30 YIL SONRA AYNI SORU: BASIN ÖZGÜR MÜ? Aradan 30 yıl geçmesine rağmen Metin Göktepe’nin anısı, Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesinin sembollerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Gazetecilere yönelik baskıların sürdüğü dönemlerde, Göktepe’nin hikâyesi, gerçeklerin peşinden gitmenin bedelini ve onurunu bir kez daha hatırlatıyor. BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN PAYLAŞIMLAR; ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ; Gazeteci Metin Göktepe’nin görevini yapmaya çalışırken polislerce öldürülmesinin üzerinden tam 30 yıl geçti. Öldürülmek istenen Göktepe olduğu kadar gazetecilik anlayışı ve gazetecilik mesleğiydi. Gazetecilere yönelik saldırılar bugün de devam etmekte cezasızlık rejimi ne yazık ki aynı güçle sürmektedir. Gazetecilik; güvencesizlik, sansür ve oto sansür, işsiz bırakılmalar, soruşturmalar ile bugün yine nefes alamaz hale getirilmek istenmektedir. Tüm bu olumsuzluklara karşı mesleğimizi aydınlatan unutulmayacak isimlerden birisi de kuşkusuz Metin Göktepe'dir. Katledilişinin 30. yılında Gazeteci Göktepe'yi saygı ve özlemle anıyoruz. ÇGD Genel Merkezi

BURSA'DA CEZAEVİNDEN İZİNLİ ÇIKTI, KENDİNİ BALKONA KİLİTLEDİ Haber

BURSA'DA CEZAEVİNDEN İZİNLİ ÇIKTI, KENDİNİ BALKONA KİLİTLEDİ

Bursa'da cezaevinden izinli çıkıp yılbaşı günü kız kardeşini ve 3 yaşındaki yeğenini bıçakla tehdit eden, 15 ayrı suçtan 17 yıl hapis cezası ile aranan şüpheli şahıs, polis ve jandarma tarafından gözaltına alınmak istenince olay çıkardı. Güvenlik güçlerine direnen şahıs için olay yerine müzakereci ekipler sevk edildi. Meraklı mahalle sakinleri ise olayı film gibi izledi. Edinilen bilgiye göre olay, merkez Yıldırım ilçesi Akçağlayan Mahallesi Zemin Sokak'ta meydana geldi. Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi’nden izinli çıkan Kırgızistan uyruklu Mehrali Paşa (26) yılbaşı sabahı saat 06.30 sıralarında kız kardeşi Nazlı Paşa’nın evine geldi. Bir süre sonra uyuşturucu madde etkisinde olduğu fark edilen şüpheli, annesinin evine gönderilmek istenince öfkelendi. Mutfaktan aldığı ekmek bıçağını 3 yaşındaki yeğeni B.G.’nin boğazına dayayan şüpheliye müdahale eden anne Nazlı Paşa, ellerinden yaralandı. Küçük kız ise olaydan zarar görmeden kurtuldu. Şüpheli, ardından tehdit ve hakaretlerde bulunarak evden kaçtı. Yaralı anne hastanede tedavi edilirken polis ekipleri şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Polise teslim olmamak için direndi Olaydan bir hafta sonra yine kız kardeşinin evine gelen şüpheli evde kimseyi bulamayınca eşyalara zarar verdi. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri şüpheli şahsı gözaltına almak istedi. Elindeki bıçakla balkona çıkıp kendisini kilitleyen zanlıyı polis ekipleri ikna etmeye çalışıyor. Olay yerinde hazır bekletilen itfaiye ekipleri şüpheli şahsın bulunduğu balkonun altında branda açtı. Olay yerinden uzaklaştırılan meraklı kalabalığın film izler gibi olayı izlediği anlar kameralara anbean yansıdı. 15 ayrı suç kaydı olduğu öğrenilen Mehrali Paşa'nın 17 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu bildirildi. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

MADURO’NUN CEZAEVİNDEKİ “ÜNLÜ” KOMŞULARI DİKKAT ÇEKTİ Haber

MADURO’NUN CEZAEVİNDEKİ “ÜNLÜ” KOMŞULARI DİKKAT ÇEKTİ

ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği operasyonla gözaltına alarak ülkeye getirdiği Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun tutulduğu Brooklyn Metropolitan Detention Center (MDC), kötü koşulları kadar barındırdığı dikkat çekici komşuları ile de gündemde. Kanalizasyon suları, haşere istilası ve şiddet olaylarıyla bilinen cezaevinde, daha önce birçok tanınmış isim de kaldı. 3 Ocak'ta ABD tarafından Caracas'ta gerçekleştirilen 2 saat 20 dakikalık askeri operasyonla herhangi bir direnişle karşılaşılmadan ülkeye getirilen Maduro, dün ilk kez mahkemeye çıkarıldı. Ayakları kelepçeli olarak salona getirilen Maduro'nun duruşmasına ABD Bölge Yargıcı Alvin Hellerstein başkanlık etti. Davanın bir sonraki duruşması 17 Mart’ta görülecek. 6İX9İNE, LUİGİ MANGİONE, SHKRELİ… LİSTE DİKKAT ÇEKİCİ New York’taki MDC cezaevinde tutulan Maduro’nun kaldığı yer, geçmişte dünyaca ünlü isimlerin de yolu düşmüş bir cezaevi. Cezaevinde halen yargılama süreci devam eden isimlerden biri, 2024 yılında UnitedHealthcare CEO’su Brian Thompson’ı öldürmekle suçlanan Luigi Mangione. Ayrıca ünlü rapçi 6ix9ine, "pharma bro" olarak tanınan Martin Shkreli, FTX’in kurucusu Sam Bankman-Fried ve rapçi Fetty Wap da geçmişte burada tutuldu. Bir dönem burada kalan müzik dünyasının tartışmalı ismi Sean “Diddy” Combs’un ise daha sonra New Jersey’deki Fort Dix tesisine nakledildiği belirtildi. KÖTÜ KOŞULLAR, ŞİDDET VE HİJYEN SKANDALLARIYLA ANILIYOR Yaklaşık 1.300 tutuklunun kaldığı MDC Brooklyn, New York’taki federal yargılamaları bekleyen tutukluların barındığı tek cezaevi konumunda. Ancak tesisteki şartlar uzun süredir eleştiri konusu. 2019’da yaşanan bir elektrik yangınının ardından kış ortasında ısıtma sisteminin çalışmadığı, tutukluların soğuk hücrelerde bırakıldığı öne sürülmüştü. 2024 yılında ise cezaevinde iki tutuklunun başka mahkûmlar tarafından el yapımı silahlarla öldürüldüğü iddia edildi. Bu olayların ardından güvenlik önlemleri artırıldı. Ghislaine Maxwell’in de burada kaldığı dönemde, kanalizasyon suları, haşereler ve hijyen eksikliği nedeniyle ciddi şikâyetlerde bulunduğu kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.