#Cezaevi

- Cezaevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezaevi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NOBEL ÖDÜLLÜ AKTİVİST NERGİS MUHAMMEDİ HASTANEYE KALDIRILDI Haber

NOBEL ÖDÜLLÜ AKTİVİST NERGİS MUHAMMEDİ HASTANEYE KALDIRILDI

İran’da tutuklu bulunan Nobel Barış Ödülü sahibi aktivist Nergis Muhammedi, cezaevinde sağlık durumunun ağırlaşması üzerine hastaneye kaldırıldı. Ailesi ve destekçileri, Muhammedi’nin ciddi kalp rahatsızlığı yaşadığını ve uzun süredir “tıbbi ihmale” maruz kaldığını öne sürdü. SAĞLIK DURUMUNUN KRİTİK OLDUĞU İDDİASI Aile ve vakıf tarafından yapılan açıklamalarda, 53 yaşındaki aktivistin son günlerde iki kez bilincini kaybettiği ve durumunun kritik olduğu belirtildi. Açıklamada, "Durumu ciddi ve müdahale geç kalmış olabilir" ifadelerine yer verildi. Muhammedi’nin uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ettiği ve yaklaşık 140 gün boyunca gerekli tıbbi müdahalenin zamanında yapılmadığı iddia edildi. UZUN SÜREDİR TUTUKLU VE YARGILANIYOR İran’da kadın hakları ve idam cezasına karşı çalışmalarıyla tanınan Muhammedi, geçmişte “ulusal güvenliğe karşı eylem” ve “rejim aleyhine propaganda” suçlamalarıyla yargılandı. Farklı dönemlerde açılan davalar sonucunda toplamda 31 yıl hapis ve 154 kırbaç cezasına çarptırıldığı ifade ediliyor. Son olarak 2025 yılında yeniden tutuklanan Muhammedi’ye, “ulusal güvenliğe karşı toplanma ve anlaşma” ile “rejim aleyhine propaganda” suçlamalarıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası verildiği bildirildi. NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ SAHİBİ Nergis Muhammedi, İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı yürüttüğü insan hakları mücadelesi nedeniyle 2023 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştü. Tutuklu bulunduğu için ödülü Oslo’daki törende çocukları teslim almıştı. AÇLIK GREVİ VE İLETİŞİM KISITLAMALARI Aktivistin cezaevi koşullarını protesto etmek amacıyla bir dönem açlık grevine başladığı, ayrıca avukatı ve ailesiyle iletişiminin zaman zaman kısıtlandığı da aktarıldı. Muhammedi’nin sağlık durumuna ilişkin endişeler sürerken, konuya ilişkin resmi makamlarca yapılacak açıklamalar bekleniyor.

IBAN’INI VERDİ, HAYATI KABUSA DÖNDÜ: HAKKINDA 70 DAVA AÇILDI Haber

IBAN’INI VERDİ, HAYATI KABUSA DÖNDÜ: HAKKINDA 70 DAVA AÇILDI

Adana’da çocukluk arkadaşına banka hesabını kullandıran 28 yaşındaki 2 çocuk babası Yasin Örsdemir hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla 70 dava açıldı. Arkadaşının yurt dışına kaçtığını öne süren Örsdemir, açılan davalar nedeniyle defalarca cezaevine girdiğini ve hayatının altüst olduğunu söyledi. “HİÇ ŞÜPHELENMEDİM, HESAPLARIMI VERDİM” İddiaya göre Örsdemir, 2020 yılında çocukluk arkadaşı S.T.’nin "Bize hesap lazım, sana da para vereceğiz" teklifini kabul ederek IBAN ve banka hesap bilgilerini paylaştı. Yaklaşık bir ay sonra bankadan gelen "Hesabınız dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılıyor" uyarısı üzerine hesabını kapattıran Örsdemir, kısa süre sonra hakkında açılan davalarla karşı karşıya kaldı. 70 DAVA, 3 KEZ CEZAEVİ Hakkında Türkiye genelinde 70 ayrı dava açılan Örsdemir, bu davalardan 52’sinin sonuçlandığını, 18’inin ise halen sürdüğünü belirtti. Süreç içerisinde 3 kez cezaevine girdiğini ifade eden Örsdemir, yaklaşık 1 yıl tutuklu kaldığını söyledi. Yaşadığı mağduriyeti anlatan Örsdemir, "Çocukluk arkadaşım olduğu için güvendim. Hiç şüphelenmedim. Ama adıma dolandırıcılık yapılmış. 6 yıldır bununla uğraşıyorum" dedi. İŞİNİ VE MAL VARLIĞINI KAYBETTİ Hakkındaki davalar nedeniyle işini kaybettiğini dile getiren Örsdemir, "Özel bir şirkette çalışıyordum, işimden oldum. Hem kendi aracımı hem de babamın aracını satmak zorunda kaldık" ifadelerini kullandı. Bazı dosyalarda beraat ettiğini, bazı dosyalarda ise ceza aldığını belirten Örsdemir, bilirkişi raporlarında suçla bağlantısının olmadığının yer almasına rağmen yargılamaların sürdüğünü söyledi. “ARKADAŞIM YURT DIŞINA KAÇTI” Kendisini bu sürece sürükleyen arkadaşının yurt dışına kaçtığını iddia eden Örsdemir, "Mahkemelerde herkes aynı kişiyi işaret ediyor. Ama mağdur olan biz olduk" diye konuştu. Yaklaşık 500 bin lira borç ödediklerini, 250 bin lira borçlarının ise devam ettiğini belirten Örsdemir, sabıka kaydı nedeniyle iş bulamadığını ve ailesiyle zor durumda kaldığını dile getirdi. VATANDAŞLARA UYARI Yaşadıklarının ardından vatandaşlara da uyarıda bulunan Örsdemir, "Kimse kimseye güvenip IBAN ya da kart vermesin. En yakınınız bile olsa vermeyin. Ben yaşadım, sonuçları çok ağır" ifadelerini kullandı. Cezaevinde benzer şekilde mağdur olan çok sayıda kişiyle karşılaştığını da sözlerine ekleyen Örsdemir, "Oradaki insanların çoğu tanıdıkları tarafından bu işe sürüklenmişti" dedi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN BOZBEY’E CEZAEVİNDE DESTEK ZİYARETİ Haber

ÖZGÜR ÖZEL’DEN BOZBEY’E CEZAEVİNDE DESTEK ZİYARETİ

Özgür Özel Bursa'da tutuklu bulunan Mustafa Bozbey'e destek ziyaretinde bulunarak, "Burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, Bursa'nın iradesidir. Ben Bozbey'in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili görüşmeye de ihtiyaç varsa, tabi ki ikinci partiyle görüşürüm" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa H Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Mustafa Bozbey'i ziyaret etti. Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, Bozbey'in Tüm sevenlerine ve Bursaspor'a çok selamı olduğunu iletti. Özel, "Bursaspor'un şampiyonluğunu kamuoyunun önünde kutlamıştık. Ama bu şampiyonluğa Bursaspor camiasının da hakkını teslim ettiği gibi en çok emeklerinden emeği olanlardan birisi Mustafa Bozbey'dir. O da memnuniyetini ifade etti. Ben Bursaspor'un başarısını sahiplenmeye ve siyasileştirmeye çalışan o çirkinliklerden bahsettikçe dedi ki; 'Onların hiçbirine Bursasporlular, timsahlar fırsat vermez. Önemli olan birinin zoruyla kimin fotoğrafa girdiği değil, statta kimin adının inlediği' diye söyledi. Mustafa Bozbey Bursa'da yıllar sonra, 47 yıl sonra yüzde 47 oyla 170 bin oy farkla Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni kazanma suçunu işlediği için burada. 31 Mart tarihi 2 yıl önce Bursa'nın 47 yıl sonra kazanılmasının tarihidir. Öyle bir noktaya gelmiştir ki iş, tam o tarihte bu operasyonu yapanlar Bursalılara şunu söylemişlerdir; ‘Biz sandıkla kazanamazsak hakimin tokmağıyla gelir burayı alırız. Yani burada meydan okunan kişi Mustafa Bozbey değil, meydan okunan parti Cumhuriyet Halk Partisi değil, Bursa'nın iradesidir.' Ayrıca Bursalılara diyorlar ki; "Biz yıllarca yönettik, borç yaptık, israf ettik, iyi yönetemedik. Siz 20 yıl Nilüfer'i yönetmiş Mustafa Bozbey'i Bursa Büyükşehir'i yönetmeye layık gördünüz. 2 kişiden 1'si oy verdi. Biz bunu hazmedemiyoruz" dedi. Bozbey'in gözaltına alınma süreciyle ilgili de Özel, "30 Mart günü çok mu erkendi? 1 Nisan günü torbaya mı girmişti? Neden gelsin 31 Mart günü Mustafa Bozbey'i gözaltına alsınlar? Mustafa Bozbey yiğit bir insan, mert bir insan. Bana defalarca geldi. 2 yıl boyunca defalarca geldi. Son geldiğinde dedi ki; 'Ben bıktım bunlardan. İlla da illa AK Parti'ye geçeceksin. Geçmezsen içeri gireceksin. Ben de açık açık, ne buluyorsanız bulun, hadi diyorum' dedi. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey'in Bursa Büyükşehir ile ilgili yaptığı tüm işlemler didik didik edildiği halde hiçbir şey bulamadılar. Ondan önceki beş yılda da bir şey yok. Ondan önceki dönem belediyede de bir şey yok. Bir tane vakıf bulmuşlar. Vakıf üzerinden de Bozbey'e sadece soru sormuşlar. Bir kanıt yok, bir ispat yok. Böyle bir durumla karşı karşıyız. İki yılda Bursa'nın 10 milyara yakın borcunu ödedi. Bozbey, 31 Aralık tarihi itibariyle bir kuruş ödenmemiş vergi ve SGK borcu bırakmadı. Şimdi o borç yapanlar, o Bursa Büyükşehir'i batıranlar gelmişler Bursa'ya çökmüşler. Bozbey'i, ekibini görevden uzaklaştırdılar. Gözaltı süresince, yani seçim yapılana kadar o sürede bile Türkiye'de hiçbir yerde yapmadıkları kayyumu atadılar. O kayyumla ilk yapılan iş, resimler indirildi. Sonra seçim yapıldı. Büyük bir aymazlıkla, Bursa'nın iradesi tecelli etti falan diyorlar. Beceremeyecekler ve eninde sonunda olmayacak bu iş. İşin diğer tarafı Bozbey'i kim suçluyor? Bozbey'i Bursalılar suçlamıyor. Bozbey'i hizmet ettiği dönemdeki ihale alanlar, ihale verenler, müteahhitler falan suçlamıyor. Kim suçluyor? 2 tane kriminal tip suçluyor. Birinin babası gelip, Bozbey'den özür diledi. ‘Benim oğlum madde bağımlısı. Kurtarmak için 17 milyon oradan buradan para buldum. Yine gitti bu işlere bulaştı. Sana bu iftiraları attı' diyor. Birisi madde bağımlısı, öbürü Bursa'nın en büyük dolandırıcısıdır. Ben Bozbey'in iyi ve temiz yönettiğine iknaydım da, ama bu kadar büyük kanıt olmaz artık. Bula bula buldukları 12 sene öncesinden, o günden bugüne 500 kişiyi dolandırmış, evinin önünde miting yaptığı adamlar. Böyle dolandırıcılarla falan muhatabız. Böyle bir kirli adamla, bir bağımlının suçladığı onun lafından içeri attılar. O yüzden bir an önce bu yanlıştan dönüleceğini, hiç değilse Mustafa Bozbey'in öncelikle özgürlüğüne kavuşacağını biliyoruz, bekliyoruz, görüyoruz. Bütün Bursa da bekliyor" diye konuştu. Özel, "Biz dimdik arkadaşlarımızın arkasındayız. Bundan sonraki süreçte de biz buradayız arkadaşlar. Bozbey'in haksızlığa uğradığını bütün Bursa biliyor. Er ya da geç, bir ay sonra çıkar, üç ay sonra çıkar, beş ay sonra çıkar. Aklanacak mı? Elbette aklanacak. Emaneti verirseniz verirsiniz, vermezseniz millet bir daha size Bursa'da sandıktan hiçbir şey göstermez. Burada yapılan iş Bursa'nın menfaatine değildir. Kötü yönetilecek. AK Parti'nin menfaatine değildir. Bedel ödeyecek, ceza kesecek Bursalı ona. Cumhuriyet Halk Partisi bu işten kazançlı çıkar. Bu haksızlığı yapana millet sandıkta hesap sorar" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özgür Özel ile görüşmeyi düşünüyor musunuz sorusuna verdiği cevabın hatırlatılması üzerine Özel, şunları kaydetti: "Öyle planlanan bir görüşme yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın böyle bir görüşme arzusu varsa, o konuda bize doğrudan bir talep iletilirse elbette bu değerlendirilir. Ya da bütün siyasi partilere yönelik bir yaklaşımı olacaksa onda da bence çok gecikmiştir. Bu kadar zorluklar varken, İran savaşı varken, bu kadar ekonomik güçlükler varken, iç cephenin güçlendirilmesi bu kadar mühimken; cumhurbaşkanının bir başına kalması, yalnızlaşması, AK Parti'nin yalnızlaşması hep kendi hataları yüzündendir. Bir kere bu hatayı fark ettilerse doğru bir şey yapmışlardır. Ama bizim Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelince; bizden görüşmek isteyen ve ülkenin ortak sorunlarında birlikte hareket etmek isteyenler, bize düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün, 'Ben iktidar partisiyim. Ana muhalefet partisiyle elbette görüşürüm' demiş. Ben de ülkenin birinci partisiyim. İhtiyaç varsa elbette ikinci partiyle görüşürüm. Türkiye'nin her meselesinde, her seferinde söylediğimiz gibi; iş cepheyi güçlendirmekte, savunma sanayinde, Türkiye'nin dış politikasında, hatta keşke mümkün olsa bizim 12 sayfalık bu ekonomik krizden çıkış önerilerimizi bütün partilere götürdük. Cumhurbaşkanı Erdoğan istiyorsa kendilerine de teklif ederiz. Bunların hepsini söyleriz. Ama bu işteki beklentimiz düşman hukuku yaklaşımının sona ermesidir." Anayasa gereğince seçimlerden 30 ay geçtikten ve 1 yıl kalana kadar boşalan sandalye için ara seçim yapıldığını belirten Özel, "Şu anda Türkiye'de Can Atalay'ın durumu bence görevindedir. Ama hapiste tuttukları için sekiz milletvekilliği boştur. Hatay'da, Afyon'da, Kırıkkale'de, Adıyaman'da, Kocaeli'nde, İstanbul birinci bölgede seçim yapılmalıdır. Bu karar bir an önce alınmalıdır. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bu konunun bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini söylüyorum. Bütün muhalefetin benimle aynı düşündüğünü 12 parti ziyaretimizden sonra yapılan açıklamalarda duydunuz. Onlar bu seçim bölgelerinin tamamında birinci oldukları halde bu seçimden kaçıyorlar. Çünkü artık milletin desteğini kaybettiklerini görüyorlar. Ancak bu 8 milletvekilliği için son seçimlerde buralarda birinci parti oldukları halde cesaret gösteremiyorlar. Ama ben son seçimlerde, son grup toplantısında şunu önerdim. Siz ara seçim yapmayı kabul edin. Eğer istiyorsanız bu sekiz yerde, ama varsanız genişleterek. Başta benim seçim bölgem Manisa'dan başlayabiliriz. Ben bu özgüveni gösteriyorum. Bursa'da Bozbey'i aldınız. Birinci partiydiniz son seçimlerde değil mi? Bizden çok milletvekiliniz var. Diyorum ki Bursa'da da bir milletvekilliğini biz boşaltırız. Bursa'ya da sandık koyabiliriz. Bakın 8 yapacağız, başka istemiyoruz derlerse 8 anayasal zorunluluk zaten. Ama ben Bursa'ya koymaya, İstanbul birinci ikinci bölgeye koymaya. Bunun yanında örneğin Adana'ya da, Aydın'a sandık koyabiliriz. Bozbey gibi duramadı Aydın. Ya AK Parti'ye geç ya hapse git demişlerdi. AK Parti'ye geçti o. Bunlar için birer milletvekili istifa ettirmeyi de ben üstleniyorum. Ve diyorum ki hatta diyorsanız mümkün olan en geniş çevrede yapalım bunu. Ben Her yerde yaptırıp en geniş ara seçime de varım. Nasıl diyorlarsa. Can Atalay'ı bugün salsınlar. Yedi yetiyor. 7 milletvekili için 6 yerde hemen yapalım. Ne kadar genişletmek istiyorlarsa ben orada varım. Bursa'da da varım. Hodri meydan. AK Parti çok güveniyorsa bak ben istifa ettiriyorum. Birer tane de istifa ettirebiliriz. Ama ben istifa ettireyim. Bursa'ya da sandığı koyalım. Ara seçim yapma iradesini söylesinler ve kaç yerde yapmak istediklerini söylesinler. Yedi için bir şeye gerek yok. Onun dışında saydığım her şeyin arkasındayım. Çok net."

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT Haber

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşa ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin detaylı açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevi koşullarının iddia edildiği gibi olmadığı vurgulandı. SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALARA RESMİ YANIT Başsavcılık, bazı sosyal medya hesaplarında Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta aşırı kalabalık olduğu, sık sık kavga yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu ve temel ihtiyaçların karşılanmadığı yönünde paylaşımlar yapıldığını belirtti. Açıklamada, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla detaylı bilgilendirme yapıldığı ifade edildi. KOĞUŞUN FİZİKİ DURUMU VE KAPASİTE Yetkililer, söz konusu ünitede: Toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunduğunuÜnitede toplam 63 kişinin kaldığınıKalaycıoğlu’nun bulunduğu odada ise 4 kişinin yer aldığını açıkladı. Bu verilerin kayıt altına alınmış ve denetlenebilir bilgiler olduğu vurgulandı. HAVALANDIRMA VE YAŞAM ALANLARI Başsavcılık açıklamasında, ünitenin havalandırma alanının 162,1 metrekare olduğu belirtilerek, fiziki şartların mevzuata uygun olduğu ifade edildi. Koğuşta yaşam alanlarının iddia edildiği gibi yetersiz olmadığı kaydedildi. “YATAK VE TEMEL İHTİYAÇ EKSİĞİ YOK” Açıklamada, cezaevine kabul edilen tüm tutuklu ve hükümlülere: YatakNevresim takımıBattaniyeHijyen setiTek kullanımlık havlu gibi temel ihtiyaçların teslim edildiği belirtildi. "Kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır" denilerek, yatak eksikliği iddiaları yalanlandı. KAVGA VE ŞİKAYET İDDİALARI REDDEDİLDİ Başsavcılık, koğuşta sürekli kavga yaşandığı yönündeki iddialara ilişkin olarak, herhangi bir tutanak, sözlü ya da yazılı şikayetin bulunmadığını açıkladı. Ayrıca Kalaycıoğlu’nun cezaevine kabul edildiği 24 Mart 2026 tarihinde psikolog ile görüşme gerçekleştirdiği, bu görüşmede olumlu tutum sergilediği ve herhangi bir şikayette bulunmadığının rapor edildiği belirtildi. “TUTUKLUDAN HERHANGİ BİR BAŞVURU YOK” Açıklamada, sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin olarak Kalaycıoğlu’nun herhangi bir başvuruda bulunmadığı da vurgulandı. “PAYLAŞIMLAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR” Başsavcılık, "İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır" ifadeleriyle iddiaları kesin bir dille reddetti. Yetkililer, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve kamuoyunun doğru bilgiye dayanması gerektiğini belirtti.

BURSA'DA MERAYA CEZAEVİ YAPILACAK OLMASI KÖYLÜYÜ İSYAN ETTİRDİ Haber

BURSA'DA MERAYA CEZAEVİ YAPILACAK OLMASI KÖYLÜYÜ İSYAN ETTİRDİ

Bursa'nın Keles ilçesine bağlı Kıranışıklar Köyü'nde mera olarak kullanılan yaklaşık 350 dönümlük alanın cezaevi alanı ayrılmasına yönelik plan değişikliğine köylüler imza toplayarak itiraz etti ancak bir sonuç alamadı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700'ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000'lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.

İZMİR’DE KİRACI KAVGASI KANLI BİTTİ: EV SAHİBİ TUTUKLU Haber

İZMİR’DE KİRACI KAVGASI KANLI BİTTİ: EV SAHİBİ TUTUKLU

İzmir’in Urla ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında tahliye davası nedeniyle çıkan tartışma cinayetle sonuçlandı. Kiracının oğlunu tabancayla vurarak öldüren ev sahibi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir’in Urla ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tahliye tartışması kanlı bitti. Tartışma sırasında kiracının oğlunu tabancayla vurarak öldüren ev sahibi çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Atatürk Mahallesi’nde gece saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ev sahibi N.Ü. (54) ile kiracısının oğlu Rıdvan Çelik (37) evin önünde tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine N.Ü., yanında bulunan ruhsatsız tabancayla Çelik’e ateş etti. BAŞINDAN VURULDU Silahla vurulan Rıdvan Çelik başından aldığı kurşunla olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis tarafından gözaltına alınan şüpheli N.Ü., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli tutuklanarak Şakran Cezaevi’ne gönderildi. TAHLİYE DAVASI NEDENİYLE TARTIŞMA ÇIKTI Olayın yaşandığı üç katlı binanın üçüncü katında ev sahibi N.Ü.’nün, alt katında ise kiracı ailenin oturduğu öğrenildi. Asıl kiracının hayatını kaybeden Rıdvan Çelik’in babası olduğu belirtildi. Cinayetten bir gün önce görülen tahliye davasında hakimin tahliye kararını ertelediği, olayın ardından çıkan tartışmanın da bu nedenle yaşandığı ifade edildi. BİRKAÇ GÜN ÖNCE İZMİR’E GELMİŞ Hayatını kaybeden Rıdvan Çelik’in Güney Kore’de çalıştığı ve ailesinin yanına taşınmak için birkaç gün önce İzmir’e geldiği öğrenildi. Çelik’in 3 yaşında bir çocuğu olduğu belirtildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU Haber

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU

Adana’da 23 yaşındaki Özlem Develi, arkadaşına IBAN’ını kullandırdığı gerekçesiyle hakkında açılan 20 davanın birinden aldığı 4 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis ceza'sı nedeniyle polis ekiplerine teslim oldu. Gözyaşlarıyla ailesine veda eden genç kadın, cezaevine gönderildi. Adana’da yaşayan Özlem Develi, 2023 yılında dershane arkadaşlığı kurduğu M.D. isimli kişiye güvenerek banka hesabını kullandırmasının ardından dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Hakkında açılan 20 davanın 11’i halen devam ederken, geçtiğimiz hafta sonuçlanan bir davada 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL para cezası alan genç kadın, polis ekiplerine teslim oldu. HESABIM BLOKE, IBAN’INI KULLANABİLİR MİYİM? Genç kadının ifadesine göre olaylar, M.D. isimli arkadaşının kendisine “Ben ticaret yapıyorum, hesabım bloke oldu. Kısa süreliğine IBAN’ını kullanabilir miyim?” demesiyle başladı. Güven ilişkisiyle hesabını açtıran Develi, kısa süre içinde dolandırıcılık suçlamasıyla karakola çağrıldı. ÇEKİLİŞ DOLANDIRICILIĞI ORTAYA ÇIKTI Polis soruşturmasında, M.D.’nin Özlem Develi adına açılan hesaptan sosyal medya üzerinden çekiliş düzenlediği, kazandığını düşünen kişilerden para aldığı ancak ürün göndermediği tespit edildi. Şikayetler Özlem Develi adına yapıldı. Hakkında çok sayıda dava açılan genç kadın, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Ancak geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 4 yıl 5 ay hapis cezası kesinleşti. "ADALET YERİNİ BULSUN" Özlem Develi, 22 Ocak’ta aranması devam ederken verdiği bir röportajda yaşadıklarını anlatmış, gözyaşlarıyla adalet istemişti. Dün ise Adana'nın Yüreğir ilçesindeki evinden polis eşliğinde alınarak Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’ne teslim edildi. Kızının suçsuz olduğunu savunan baba Ahmet Develi, “Gerçek suçlular ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun. Çaresizliğimizi duyun, suçsuz yere kızımı götürüyorlar” dedi. "YETER ARTIK, BEN DOLANDIRICI DEĞİLİM" Cezaevine gitmeden önce yaptığı açıklamada kendisini savunan Özlem Develi, "Kimseyi dolandırmadım. Bütün her şeyime bakılabilir. Yapmadığım ortaya çıkacak. Yeter artık" ifadelerini kullandı.

TUTUKLANAN FENOMEN MÜKREMİN GEZGİN HANGİ KOĞUŞA ALINDI? Haber

TUTUKLANAN FENOMEN MÜKREMİN GEZGİN HANGİ KOĞUŞA ALINDI?

Sosyal medya paylaşımlarıyla tanınan fenomen Mükremin Gezgin, “uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak” ve “fuhşa teşvik” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gezgin’in erkek cezaevinde tek kişilik koğuşa alındığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlü isimlere yönelik yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin, Ankara’da gözaltına alınmasının ardından İstanbul’a sevk edildi. "UYUŞTURUCUYU TEŞVİK" VE "FUHŞA YER TEMİNİ" SUÇLAMALARI İstanbul Emniyeti’ndeki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne çıkarılan Gezgin, savcılığın tutuklama talebi üzerine nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında Gezgin hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak” ve “bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, yaptırmak veya yer temin etmek” suçları yönünden işlem yapıldığı bildirildi. Hakimlik, suçlamalar kapsamında Gezgin’in tutuklanmasına karar verdi. TEK KİŞİLİK KOĞUŞTA KALACAK Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan bilgiye göre, nüfus kayıtlarında cinsiyeti “erkek” olarak görünen Mükremin Gezgin, erkek cezaevine gönderildi. Ancak kurum yönetimi, güvenlik ve kişisel koşulları dikkate alarak Gezgin’in tek kişilik koğuşa alınmasına karar verdi. Gazeteci Barış Terkoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, Gezgin’in yerleştirildiği koğuşun koşulları, cezaevi yönetimince bireysel barınma esasına göre belirlendi. "HAMİLELİK TAKLİDİ" SORUŞTURMASI DA SÜRÜYOR Mükremin Gezgin, daha önce sosyal medyada yaptığı “hamilelik” temalı paylaşımlar nedeniyle de kamuoyunun tepkisini çekmişti. Dokuz ay boyunca hamile gibi davranarak çeşitli videolar paylaşan Gezgin’in, doğum yapmış gibi bebekle çektirdiği fotoğraflar üzerine Cumhuriyet savcılığı tarafından ayrı bir soruşturma başlatılmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.