#Cezaevi

- Cezaevi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezaevi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT Haber

BAŞSAVCILIKTAN ALEYNA KALAYCIOĞLU İDDİALARINA YANIT

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Aleyna Tutuş Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşa ilişkin sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin detaylı açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevi koşullarının iddia edildiği gibi olmadığı vurgulandı. SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALARA RESMİ YANIT Başsavcılık, bazı sosyal medya hesaplarında Kalaycıoğlu’nun kaldığı koğuşta aşırı kalabalık olduğu, sık sık kavga yaşandığı, havalandırma alanının yetersiz olduğu ve temel ihtiyaçların karşılanmadığı yönünde paylaşımlar yapıldığını belirtti. Açıklamada, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla detaylı bilgilendirme yapıldığı ifade edildi. KOĞUŞUN FİZİKİ DURUMU VE KAPASİTE Yetkililer, söz konusu ünitede: Toplam 32 kişi kapasiteli 16 oda bulunduğunuÜnitede toplam 63 kişinin kaldığınıKalaycıoğlu’nun bulunduğu odada ise 4 kişinin yer aldığını açıkladı. Bu verilerin kayıt altına alınmış ve denetlenebilir bilgiler olduğu vurgulandı. HAVALANDIRMA VE YAŞAM ALANLARI Başsavcılık açıklamasında, ünitenin havalandırma alanının 162,1 metrekare olduğu belirtilerek, fiziki şartların mevzuata uygun olduğu ifade edildi. Koğuşta yaşam alanlarının iddia edildiği gibi yetersiz olmadığı kaydedildi. “YATAK VE TEMEL İHTİYAÇ EKSİĞİ YOK” Açıklamada, cezaevine kabul edilen tüm tutuklu ve hükümlülere: YatakNevresim takımıBattaniyeHijyen setiTek kullanımlık havlu gibi temel ihtiyaçların teslim edildiği belirtildi. "Kurumda yatağı olmayan tutuklu ve hükümlü bulunmamaktadır" denilerek, yatak eksikliği iddiaları yalanlandı. KAVGA VE ŞİKAYET İDDİALARI REDDEDİLDİ Başsavcılık, koğuşta sürekli kavga yaşandığı yönündeki iddialara ilişkin olarak, herhangi bir tutanak, sözlü ya da yazılı şikayetin bulunmadığını açıkladı. Ayrıca Kalaycıoğlu’nun cezaevine kabul edildiği 24 Mart 2026 tarihinde psikolog ile görüşme gerçekleştirdiği, bu görüşmede olumlu tutum sergilediği ve herhangi bir şikayette bulunmadığının rapor edildiği belirtildi. “TUTUKLUDAN HERHANGİ BİR BAŞVURU YOK” Açıklamada, sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin olarak Kalaycıoğlu’nun herhangi bir başvuruda bulunmadığı da vurgulandı. “PAYLAŞIMLAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR” Başsavcılık, "İzah olunan nedenlerle yapılan sosyal medya paylaşımları gerçeği yansıtmamaktadır" ifadeleriyle iddiaları kesin bir dille reddetti. Yetkililer, ceza infaz kurumlarındaki uygulamaların mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve kamuoyunun doğru bilgiye dayanması gerektiğini belirtti.

BURSA'DA MERAYA CEZAEVİ YAPILACAK OLMASI KÖYLÜYÜ İSYAN ETTİRDİ Haber

BURSA'DA MERAYA CEZAEVİ YAPILACAK OLMASI KÖYLÜYÜ İSYAN ETTİRDİ

Bursa'nın Keles ilçesine bağlı Kıranışıklar Köyü'nde mera olarak kullanılan yaklaşık 350 dönümlük alanın cezaevi alanı ayrılmasına yönelik plan değişikliğine köylüler imza toplayarak itiraz etti ancak bir sonuç alamadı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700'ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000'lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.

İZMİR’DE KİRACI KAVGASI KANLI BİTTİ: EV SAHİBİ TUTUKLU Haber

İZMİR’DE KİRACI KAVGASI KANLI BİTTİ: EV SAHİBİ TUTUKLU

İzmir’in Urla ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında tahliye davası nedeniyle çıkan tartışma cinayetle sonuçlandı. Kiracının oğlunu tabancayla vurarak öldüren ev sahibi tutuklanarak cezaevine gönderildi. İzmir’in Urla ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tahliye tartışması kanlı bitti. Tartışma sırasında kiracının oğlunu tabancayla vurarak öldüren ev sahibi çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Atatürk Mahallesi’nde gece saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre ev sahibi N.Ü. (54) ile kiracısının oğlu Rıdvan Çelik (37) evin önünde tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine N.Ü., yanında bulunan ruhsatsız tabancayla Çelik’e ateş etti. BAŞINDAN VURULDU Silahla vurulan Rıdvan Çelik başından aldığı kurşunla olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Polis tarafından gözaltına alınan şüpheli N.Ü., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli tutuklanarak Şakran Cezaevi’ne gönderildi. TAHLİYE DAVASI NEDENİYLE TARTIŞMA ÇIKTI Olayın yaşandığı üç katlı binanın üçüncü katında ev sahibi N.Ü.’nün, alt katında ise kiracı ailenin oturduğu öğrenildi. Asıl kiracının hayatını kaybeden Rıdvan Çelik’in babası olduğu belirtildi. Cinayetten bir gün önce görülen tahliye davasında hakimin tahliye kararını ertelediği, olayın ardından çıkan tartışmanın da bu nedenle yaşandığı ifade edildi. BİRKAÇ GÜN ÖNCE İZMİR’E GELMİŞ Hayatını kaybeden Rıdvan Çelik’in Güney Kore’de çalıştığı ve ailesinin yanına taşınmak için birkaç gün önce İzmir’e geldiği öğrenildi. Çelik’in 3 yaşında bir çocuğu olduğu belirtildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU Haber

İBANINI KULLANDIRIP CEZA ALAN ÖZLEM AĞLAYARAK TESLİM OLDU

Adana’da 23 yaşındaki Özlem Develi, arkadaşına IBAN’ını kullandırdığı gerekçesiyle hakkında açılan 20 davanın birinden aldığı 4 yıl 5 ay kesinleşmiş hapis ceza'sı nedeniyle polis ekiplerine teslim oldu. Gözyaşlarıyla ailesine veda eden genç kadın, cezaevine gönderildi. Adana’da yaşayan Özlem Develi, 2023 yılında dershane arkadaşlığı kurduğu M.D. isimli kişiye güvenerek banka hesabını kullandırmasının ardından dolandırıcılık suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. Hakkında açılan 20 davanın 11’i halen devam ederken, geçtiğimiz hafta sonuçlanan bir davada 4 yıl 5 ay hapis cezası ve 149 bin 960 TL para cezası alan genç kadın, polis ekiplerine teslim oldu. HESABIM BLOKE, IBAN’INI KULLANABİLİR MİYİM? Genç kadının ifadesine göre olaylar, M.D. isimli arkadaşının kendisine “Ben ticaret yapıyorum, hesabım bloke oldu. Kısa süreliğine IBAN’ını kullanabilir miyim?” demesiyle başladı. Güven ilişkisiyle hesabını açtıran Develi, kısa süre içinde dolandırıcılık suçlamasıyla karakola çağrıldı. ÇEKİLİŞ DOLANDIRICILIĞI ORTAYA ÇIKTI Polis soruşturmasında, M.D.’nin Özlem Develi adına açılan hesaptan sosyal medya üzerinden çekiliş düzenlediği, kazandığını düşünen kişilerden para aldığı ancak ürün göndermediği tespit edildi. Şikayetler Özlem Develi adına yapıldı. Hakkında çok sayıda dava açılan genç kadın, bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Ancak geçtiğimiz hafta Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 4 yıl 5 ay hapis cezası kesinleşti. "ADALET YERİNİ BULSUN" Özlem Develi, 22 Ocak’ta aranması devam ederken verdiği bir röportajda yaşadıklarını anlatmış, gözyaşlarıyla adalet istemişti. Dün ise Adana'nın Yüreğir ilçesindeki evinden polis eşliğinde alınarak Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi’ne teslim edildi. Kızının suçsuz olduğunu savunan baba Ahmet Develi, “Gerçek suçlular ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun. Çaresizliğimizi duyun, suçsuz yere kızımı götürüyorlar” dedi. "YETER ARTIK, BEN DOLANDIRICI DEĞİLİM" Cezaevine gitmeden önce yaptığı açıklamada kendisini savunan Özlem Develi, "Kimseyi dolandırmadım. Bütün her şeyime bakılabilir. Yapmadığım ortaya çıkacak. Yeter artık" ifadelerini kullandı.

TUTUKLANAN FENOMEN MÜKREMİN GEZGİN HANGİ KOĞUŞA ALINDI? Haber

TUTUKLANAN FENOMEN MÜKREMİN GEZGİN HANGİ KOĞUŞA ALINDI?

Sosyal medya paylaşımlarıyla tanınan fenomen Mükremin Gezgin, “uyuşturucu kullanımını kolaylaştırmak” ve “fuhşa teşvik” suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gezgin’in erkek cezaevinde tek kişilik koğuşa alındığı öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlü isimlere yönelik yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin, Ankara’da gözaltına alınmasının ardından İstanbul’a sevk edildi. "UYUŞTURUCUYU TEŞVİK" VE "FUHŞA YER TEMİNİ" SUÇLAMALARI İstanbul Emniyeti’ndeki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne çıkarılan Gezgin, savcılığın tutuklama talebi üzerine nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Yürütülen soruşturma kapsamında Gezgin hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak” ve “bir kimseyi fuhşa teşvik etmek, yaptırmak veya yer temin etmek” suçları yönünden işlem yapıldığı bildirildi. Hakimlik, suçlamalar kapsamında Gezgin’in tutuklanmasına karar verdi. TEK KİŞİLİK KOĞUŞTA KALACAK Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırılan bilgiye göre, nüfus kayıtlarında cinsiyeti “erkek” olarak görünen Mükremin Gezgin, erkek cezaevine gönderildi. Ancak kurum yönetimi, güvenlik ve kişisel koşulları dikkate alarak Gezgin’in tek kişilik koğuşa alınmasına karar verdi. Gazeteci Barış Terkoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, Gezgin’in yerleştirildiği koğuşun koşulları, cezaevi yönetimince bireysel barınma esasına göre belirlendi. "HAMİLELİK TAKLİDİ" SORUŞTURMASI DA SÜRÜYOR Mükremin Gezgin, daha önce sosyal medyada yaptığı “hamilelik” temalı paylaşımlar nedeniyle de kamuoyunun tepkisini çekmişti. Dokuz ay boyunca hamile gibi davranarak çeşitli videolar paylaşan Gezgin’in, doğum yapmış gibi bebekle çektirdiği fotoğraflar üzerine Cumhuriyet savcılığı tarafından ayrı bir soruşturma başlatılmıştı.

GAZETECİ METİN GÖKTEPE’NİN KATLEDİLİŞİNİN 30. YILI Haber

GAZETECİ METİN GÖKTEPE’NİN KATLEDİLİŞİNİN 30. YILI

Türkiye basın tarihinde kara bir leke olarak yer eden olay, hala hafızalardaki tazeliğini korurken, Göktepe’nin gazetecilik mirası da her yıl artarak yaşatılıyor. Evrensel muhabiri Metin Göktepe, bu yılda polis tarafından öldürülüşünün 30. yılında, Esenler’deki Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında anılacak. Program 8 Ocak Perşembe günü saat 11.00’de başlayacak. Göktepe, 8 Ocak 1996’da Ümraniye Cezaevi’nde hayatını kaybeden iki tutuklunun cenaze törenini izlemek için İstanbul Eyüp’te görev başındaydı. Ancak polis, cenaze törenine yönelik sert güvenlik önlemleri almış, gazetecilerin töreni takip etmesini engellemişti. “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek haber takibine giden Göktepe, yüzlerce kişiyle birlikte gözaltına alındı. Götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu’nda polisler tarafından saatlerce dövüldü. Henüz 28 yaşındayken, işkenceyle hayatını kaybetti. ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR, GECİKEN ADALET Göktepe’nin ölümünden sonra resmi makamlar önce onun gözaltına alınmadığını öne sürdü. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar bu yönde açıklamalar yaptı. Ancak kısa süre sonra Eyüp Savcılığı, Göktepe’nin gözaltına alındığını kabul etti, ancak “çay bahçesinde fenalaşarak düştüğünü” iddia etti. İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise, Göktepe’nin spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü savundu. Bu ifadeler, 12 Eylül dönemi gözaltı ölümlerindeki “düşerek öldü” açıklamalarını hatırlattı. Buna karşın, Göktepe ile birlikte gözaltına alınıp serbest bırakılan tanıklar, onun saatlerce coplarla dövüldüğünü ifade etti. Kamuoyu tepkisi büyüdü. Ailenin adalet arayışı, gazetecilerin ve sivil toplumun mücadelesiyle birleşti. Dönemin insan haklarından sorumlu Devlet Bakanlığı tarafından hazırlanan resmi raporda, “Metin Göktepe gözaltında polis tarafından öldürülmüştür” ifadesi yer aldı. Beş polis yargılandı ve çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak 2000 yılında yürürlüğe giren infaz yasası nedeniyle cezaları tamamlanmadan tahliye edildiler. HEDEF GÖKTEPE MİYDİ? Metin Göktepe’nin çalışma arkadaşları, onun özellikle hedef alındığını savunuyor. Ölümünden günler önce, Evrensel Gazetesi’nde kaleme aldığı haberlerde, Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen mahkumlar hakkında polis şefi Orhan Taşanlar’a dikkat çekmişti. 5 Ocak 1996 tarihli haberinin başlığı “Taşanlar hedef gösterdi, asker öldürdü” idi. Tutuklu yakınlarının adliyeye yaptığı suç duyurusu ve polis müdahalesi, ertesi gün yine Göktepe’nin çektiği fotoğraflarla gazetede yer aldı. ANISI YAŞATILIYOR Metin Göktepe’nin öldürülüşü, 1990’lı yılların faili meçhullerle dolu karanlık atmosferinde basın özgürlüğüne vurulmuş acı bir darbe olarak hafızalara kazındı. Ancak Göktepe’nin gazetecilik anlayışı, etik duruşu ve halkın haber alma hakkına duyduğu saygı, bugün hâlâ meslektaşları için bir rehber olmaya devam ediyor. 1998 yılından bu yana her 10 Nisan’da – Göktepe’nin doğum gününde – onun adıyla anılan “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” düzenleniyor. Bu ödüller, basın özgürlüğünü ve kamu yararını önceleyen haberlere veriliyor. BİR ANNENİN BİTMEYEN MÜCADELESİ Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, oğlunun ölümünün ardından Türkiye’nin simge adalet figürlerinden biri haline geldi. Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemlerine yıllarca katıldı. “Metin’in katillerinden hesap sormadan durmayacağım” diyerek yürüttüğü hukuk mücadelesiyle hafızalara kazındı. Yalnızca oğlu için değil, gözaltında kaybedilen ve öldürülen tüm insanlar için adalet talebini haykırdı. 30 YIL SONRA AYNI SORU: BASIN ÖZGÜR MÜ? Aradan 30 yıl geçmesine rağmen Metin Göktepe’nin anısı, Türkiye’de basın özgürlüğü mücadelesinin sembollerinden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Gazetecilere yönelik baskıların sürdüğü dönemlerde, Göktepe’nin hikâyesi, gerçeklerin peşinden gitmenin bedelini ve onurunu bir kez daha hatırlatıyor. BASIN MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN PAYLAŞIMLAR; ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ; Gazeteci Metin Göktepe’nin görevini yapmaya çalışırken polislerce öldürülmesinin üzerinden tam 30 yıl geçti. Öldürülmek istenen Göktepe olduğu kadar gazetecilik anlayışı ve gazetecilik mesleğiydi. Gazetecilere yönelik saldırılar bugün de devam etmekte cezasızlık rejimi ne yazık ki aynı güçle sürmektedir. Gazetecilik; güvencesizlik, sansür ve oto sansür, işsiz bırakılmalar, soruşturmalar ile bugün yine nefes alamaz hale getirilmek istenmektedir. Tüm bu olumsuzluklara karşı mesleğimizi aydınlatan unutulmayacak isimlerden birisi de kuşkusuz Metin Göktepe'dir. Katledilişinin 30. yılında Gazeteci Göktepe'yi saygı ve özlemle anıyoruz. ÇGD Genel Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.