#Çiftçi

- Çiftçi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİLÜFER'DE ATIL ARAZİLER BÖĞÜRTLENLE BEREKETLENİYOR Haber

NİLÜFER'DE ATIL ARAZİLER BÖĞÜRTLENLE BEREKETLENİYOR

Nilüfer Belediyesi, geçtiğimiz yıl Kadriye Mahallesi'nde 3 dekarlık alana kurduğu ahududu bahçesinin ardından, bu yıl da 1,5 dekarlık alanda 400 adet böğürtlen fidanı dikimi gerçekleştirdi. Teraslama yöntemiyle tarıma elverişli hale getirilen yüksek eğimli araziler, Nilüfer'in verimli topraklarında alternatif bir ekonomik değere dönüşüyor. Alternatif ve katma değerli tarım ürünleri bu bölgelerde yetiştirilerek, çiftçi için de örnek teşkil etmesi hedefleniyor. "Çiftçimize örnek oluyoruz" Projenin bölge tarımı için önemine değinen Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, üreticinin klasik tarım kalıplarının dışına çıkmasını hedeflediklerini belirterek şunları söyledi: "Nilüfer Belediyesi olarak tarıma verdiğimiz önem çerçevesinde üreticilerimize alternatif üretim kaynakları üretmeye çalışıyoruz. Klasik üretimin dışında burada 'berry' türü bitkilerin üretimini gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl ektiğimiz ahududunun ardından bu yıl da 400 adet böğürtlenin üretimini başlatıyoruz. Umarım bereketli bir sezon olur ve bu çalışmalarımız çiftçimize güzel bir örnek teşkil eder." Nilüfer Belediyesi'nin köyde gerçekleştirdiği tarımsal çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kadriye Mahallesi Muhtarı Osman Oslu da atıl duran dağlık arazilerin belediye eliyle işlenerek ekonomiye kazandırılmasının köylüye yeni bir gelir kapısı aralayacağını belirtti. Meyve veriminin 3. yıldan itibaren tam ekonomik kapasiteye ulaşması öngörülüyor. Nilüfer Belediyesi, önümüzdeki dönemde farklı bölgelerde Bektaşi ve Frenk üzümü gibi alternatif ürünlerin denemelerini de sürdürecek.

BURSA'DA GÜBRE DESTEĞİ ÇİFTÇİYE İLAÇ GİBİ GELDİ Haber

BURSA'DA GÜBRE DESTEĞİ ÇİFTÇİYE İLAÇ GİBİ GELDİ

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma hamlesi kapsamında çiftçinin en büyük gider kalemlerinden biri olan gübrede fiyatları yarı yarıya düşürecek önemli bir destek sundu. Belediye iştiraki Tarım Peyzaj A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, geçen yıldan bugüne kadar 210 bin litre yerli sıvı gübre üretimi gerçekleştirildi. Geçen yıl üretimi başlayan sıvı gübrede bugüne kadar yüzde 100 ve yüzde 50 hibeli olacak şekilde çiftçilere destekte bulunuldu. Nisanda düzenlenecek 2. Büyük Çiftçi Buluşması'nda 5 bin çiftçiye beşer litrelik sıvı gübre hediye edilecek. 5 litrelik sıvı gübreler, 25 dekarlık bahçeye tek seferlik kullanılabilecek. Tarım Peyzaj A.Ş'nin Mustafakemalpaşa'daki tesislerinde sıvı gübre üretimi aralıksız sürerken, ziraat odalarından gelen talep karşılanmaya çalışılıyor. Dört farklı ürünle tam destek Çiftçilerin ihtiyaçlarına göre özel olarak formüle edilen gübreler, bitki gelişimini destekleyen zengin içerikleriyle dikkati çekiyor. Üretimi tamamlanan dört çeşit ürün şöyle: Vitamin kompleksi: Tüm bitkilerde kullanılabilen, organik madde, serbest aminoasit ve çinko takviyeli özel bir karışım. Sıvı çinko: Bitkisel gelişimi tetikleyen özel formül. Sıvı kalsiyum: Ürün kalitesini ve dayanıklılığını artıran takviye. Sıvı bor-çinko: Meyve tutumu ve gelişimi için kritik öneme sahip ikili kombinasyon. Ziraat odaları aracılığıyla yüzde 50 indirimli satış Piyasa şartlarına göre yüzde 50 daha uygun fiyatla çiftçiye ulaştırılan bu gübrelerin satışı, ziraat odaları üzerinden gerçekleştiriliyor. Yüzde 50 hibeli gübre, savaş nedeniyle ciddi oranda girdi maliyetleri yükselen çiftçilerden büyük ilgi görüyor. Üreticiler, indirimin yanı sıra denedikleri gübrelerin piyasadakilere göre daha kaliteli olduğunu belirterek, verim üzerinde doğrudan olumlu etkisi bulunduğu için de özellikle almak istediklerini kaydetti. "Tarım ve gıda birinci önceliğimiz" Kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için tüm imkanları seferber ettiklerini belirtti. Küresel gelişmelerin ve artan maliyetlerin çiftçi üzerindeki yükünü hafifletmek istediklerini ifade eden Başkan Bozbey, şunları söyledi. "Fide, fidan, gübre, mazot ve sulama hortumu gibi temel girdilerde çiftçimizin yanındayız. Tarımsal üretimin devamlılığı bizim için hayati önem taşıyor. Gıda güvenliği ve tarım, belediyecilik vizyonumuzun birinci önceliğidir. Kırsalda üretimi güçlendirmek adına elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz."

İZMİR'DE 'KIRMIZI ELMAS' MESAİSİ SÜRÜYOR Haber

İZMİR'DE 'KIRMIZI ELMAS' MESAİSİ SÜRÜYOR

Türkiye'nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden İzmir'in Menemen ilçesinde, kış sofralarının vazgeçilmezi ve şifa kaynağı olarak bilinen kırmızı pancarda hasat sezonu devam ediyor. Sabahın erken saatlerinde tarlaya giren tarım işçilerinin binbir zahmetle topladığı "Kırmızı elmas", bu yılki verimiyle üreticinin yüzünü güldürüyor. Gediz Ovası'nın verimli topraklarına sahip Menemen ilçesinde kışlık sebze hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Sağlık deposu olarak görülen, özellikle turşu ve şalgam suyu yapımında kullanılan kırmızı pancar, tarladan sofralara uzanan yolculuğuna başladı. Menemen Ovası'nda binlerce dönüm arazide ekimi yapılan ve yılda ortalama 40 bin ton rekolte elde edilen ürünü toplamak için tarım işçileri sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarlaların yolunu tutuyor. Yağışlı havaların ardından çamurlu tarlada güçlükle ilerleyen işçiler, pancarları tek tek topraktan sökerek temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Büyük bir titizlikle boylarına göre ayrılan pancarlar, çuvallara doldurularak kamyonlara yükleniyor. Bölge ekonomisine büyük katkı sağlayan kırmızı pancarlar, Menemen'den Türkiye'nin dört bir yanına gönderiliyor. Özellikle Adana ve Mersin bölgesindeki şalgam suyu fabrikalarının hammadde ihtiyacını karşılayan "Kırmızı elmas" kalitesi ve rengiyle ihracat kapılarını da aralıyor. Ancak üretimden tüketime uzanan zincirde oluşan fiyat farkı dikkat çekiyor. Üreticinin büyük emekle yetiştirdiği kırmızı pancar tarlada 10 TL'den alıcı bulurken, pazar tezgahlarında ve market raflarında ise fiyatı 40 TL'ye kadar çıkıyor. Tarlada 10 lira tezgahta 40 lira Yanıköy'de baba mesleği olan tarımla yaklaşık 20 yıldır uğraştığını aktaran üretici Turgay Yıldırım, "Ağustos ayının başı gibi ektiğimiz ve çimlenme aşaması oldukça hassas olan kırmızı pancarın hasadı, Ekim ayında başlayıp duruma göre Ocak, Şubat veya Mart aylarına kadar süren zorlu bir süreci kapsıyor. Yağmur, soğuk ve çamur demeden çalışmaya devam etsek de ne yazık ki ürünümüz hak ettiği değeri bulamıyor; tarlada 10 liraya çıkan mal pazarda ve marketlerde ortalama 40 liradan satılırken, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen yine çiftçi oluyor. Tonaj ve verimden memnun olsak da fiyat konusunda yaşadığımız mağduriyet nedeniyle bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz." dedi. Şifa deposu olan kırmızı pancarı mevsiminde herkese tavsiye ettiğini vurgulayan Yıldırım, "Şimdilerde pek çiftçi yetişmiyor. Ürünlerin paraya çevrilmesine kadar geçen 90-100 günlük sürede sabretmek zor geldiğinden, yeni nesil artık bu meşakkatli meslekle uğraşmak istemiyor." diye ekledi. "Kırmızı elmas" Verimli toprakta yetişen ve yağmuru seven bir ürün olan kırmızı pancarın hasadının Ekim ayında başladığını ifade eden tarım işçisi Helin Özgün, "Biz de bu dönemde yağmur çamur dinlemeden çalışarak ürünleri kökleyip kasalıyoruz. Sapları temizlenip yapraklarından salata da yapılabilen pancarlar, havuzda çamurlarından arındırıldıktan sonra hale ve marketlere gönderilerek sofralarımıza ulaşıyor. Kana faydası olduğu için tüketilmesi tavsiye edilen ve halk arasında ‘Kırmızı elmas' olarak bilinen bu sebze; haşlanıp sirke ve yağ ile soslayarak lezzetli bir şekilde yenebiliyor." ifadelerini kullandı.

TARIMIN KALBİ BURSA TARIM FUARI'NDA ATACAK Haber

TARIMIN KALBİ BURSA TARIM FUARI'NDA ATACAK

Türkiye’nin tarım ve hayvancılık sektörünü dünya pazarlarına açmayı hedefleyen AgroGreen Bursa Tarım Fuarı, tam kapasite ile 8 Ekim'de çiftçiler ve firmaları buluşturmaya başlayacak. 8-11 Ekim'de Bursa’da düzenlenecek, hazırlanan 6 holün tamamının dolduğu fuar, sadece Türkiye’nin değil, bölgenin de en büyük tarım vitrini olacak. Bursa Tarım Fuarı, Almanya, İtalya, Azerbaycan, Rusya, Suudi Arabistan, Fas, Birleşik Arap Emirlikleri, Romanya, Bulgaristan, Gürcistan, Nijerya, İran, Irak, Gana ve Gambiya gibi ülkelerden satın almacı ağırlayacak. Böylece Türk üreticiler, ürünlerini ve teknolojilerini dünya çapında alıcılarla buluşturma şansına sahip olacak. Yurt dışından gelen alıcıların konaklama ve karşılama hizmetleri GL Platform tarafından organize edilecek. Özellikle Nijerya’dan gelecek üst düzey heyetler, Türk tarım sektörüyle yeni iş birliği ve yatırım fırsatları oluşturmak için Bursa’da bir araya gelecek. Bursa ve çevre illerdeki çiftçilerin fuar ziyaretleri için de devasa bir organizasyona imza atıldı. Bölgedeki çiftçiler için 500 kilometrelik bir çapta servis organizasyonu yapılacak. "Çiftçi yeni teknolojilerle buluşuyor" Bursa Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Sadi Aktaş, fuarın bölgeye önemli katkılar sağlayacağını vurgulayarak, "Bursa’daki fuar yalnızca çiftçiye değil, esnaftan otelciye, üreticiden yan sanayiye kadar geniş bir kesime canlılık getiriyor. Çiftçi yeni teknolojilerle buluşuyor, yenilikler bölgeye kazandırılıyor. Fuarımıza bütün çiftçilerimiz davetlidir" dedi. "Sektör için büyük bir kazanım" GL Platform Genel Müdürü Gül Ceylan, fuarın sektöre büyük katkılar sağlayacağını belirterek, şunları kaydetti: "Bursa AgroGreen Tarım Fuarı, yalnızca tarım ve hayvancılık sektörünün değil, bölge ekonomisinin de canlanmasına katkı sağlayacak. Çiftçilerimiz en yeni teknolojilerle buluşacak, üreticiler ve alıcılar arasında önemli iş birlikleri kurulacak. Bu yıl fuarımız dolu dolu geçecek, hem katılımcılarımız hem ziyaretçilerimiz için verimli bir deneyim olacak. Uluslararası heyetler, sektör temsilcileri ve üreticileri aynı çatı altında buluşturacak AgroGreen Bursa, tarımda yeni ihracat kapılarının açılmasına öncülük edecek." Fuar kapsamında tarım, hayvancılık, süt ve sera teknolojileri, tohum, fide, fidan, canlı hayvan ve tarımsal makineler gibi çok geniş bir yelpazede ürün ve hizmet sergilenecek.

PLANSIZ ÜRETİM ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR Haber

PLANSIZ ÜRETİM ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR

Karacabey Ziraat Odası 2.Başkanı Ramazan Düzen, bakanlığın ciddi planlama yapmasını isteyerek, 5 ana üründe planlama ile çiftçinin para kazanabileceğini ifade etti. Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, Güney Marmara'nın 680 bin dönüm tarım alanıyla en büyük ovası olan Karacabey Ovası'nın verimli topraklarıyla bilindiğini söyledi. Bu alanın 450 bin dönümünün sulanabildiğini dile getiren Düzen, böylesine verime rağmen son yıllarda çiftçilerin hanesine hep zarar yazdığını savundu. Geçen yıl 150 bin dönümde salçalık domates ekildiğini ve kilogram fiyatlarının 1,5 liraya kadar düştüğünü anlatan Düzen, bu yıl sözleşmeli fiyatların 4 liranın üzerine çıkmasına rağmen ekim alanlarının 90 bin dönüme gerilediğine dikkati çekti. Salçalık domateste 4 liranın üzerindeki fiyatın da kurtarmadığını aktaran Düzen, şunları söyledi: "Bu yıl 60 bin dönümde salçalık domates ekilmedi. Karpuz üretimi çok arttı ama sezon kötü gitti. 70 kuruştan başladı ve kilosu 30 kuruşa kadar düştü. Domatesten kaçan karpuzda vuruldu. Mısır üretimi de çok arttı bu yıl. Sanayi mısırında Karacabey ortalaması dönüme 1400-1450 kilogramdı. Bu yıl 1200 kilograma kadar düşebilir. Tohumlukta ise 600 kilo bekliyorduk fakat şu anda çalışmalarımıza göre verim 400 kilonun altına düşecek. Açıklanan fiyatlar ise ton başına 1300 lira. Dönüme sanayi mısırında 200-250 kilogram ciddi bir kayıp. Silaj fiyatları 2500 lira. Dönümden 6 ton alıyorlar. 15 bin lira kazanır silajlık mısırda. Şu anda silajın maliyeti 17 bin lira civarında." "Dengesiz ve plansız üretim çiftçiye eksi yazıyor" Düzen, dengesiz üretimin çiftçiye hem eksi yazdığına dikkati çekerek, "Dengeyi sağlayamayınca böyle oluyor çiftçi savruluyor. Domatesten kaçıp karpuz ve mısır eken de kazanamadı" dedi. Türkiye'de buğday, mısır, pancar, pamuk ve ayçiçeği olmak üzere 5 ana ürüne iyi fiyat verilmesi gerektiğini vurgulayan Düzen, şöyle konuştu: "Bu 5 ana ürünü eken zarar etmemeli. Sübvanse edilmeli bu ürünler. Ürün deseni kendiliğinden dengeye girer yayılır. Buğday eken zararda, pancar, ayçiçeği eken zarar ediyor. Bunlarda zarar edince domates karpuz ekip kazanmaya çalışıyor çiftçi ama üretim fazlası olunca zarar ediyor. Ürün deseni oluşsa, ben bin dönüm arazimin 200 dönümünde buğday üretirim, 200 dönüm mısır, 200 dönüm karpuz, 200 dönüm domates biber derken riskimi azaltırım." Bu olmayınca birçok bölgede yaşandığı gibi dengesiz fazla üretim oluştuğunu ve ürünün para etmediğini vurgulayan Düzen, "Tek zarar eden çiftçi oluyor. Maliyetlerimiz çok arttı üretim çok zorlaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı çiftçiyi daha fazla gözetmeli. Çiftçi zarar etmemeli." dedi. İHA

ÜRETİCİDEN YEM DAYATMASINA TEPKİ Haber

ÜRETİCİDEN YEM DAYATMASINA TEPKİ

Aralarında Sütaş, Yörsan ve Tek Süt gibi büyük süt ve yem firmalarının bulunduğu bir grubun 'yem dayatması'ndan şikayetçi olan süt üreticileri şikayetlerini dile getirdi. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tunca, Rekabet Kurulu'nun süt sektöründeki 39 teşebbüse soruşturma açmasını ve özellikle zorunlu 'yem dayatması' konusunda aldığı kararları değerlendirdi. Büyük süt firmalarının zaten üreticiden sütü ucuz aldığını ve üzerine yemden de kazanmak için yetiştiricileri zorlayan bir uygulamayı dayattığını belirten Tunca, süt üreticilerinin "Sütünü alırım ama yemi benden almak kaydıyla" diye böyle zorlamayla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Süt firmalarının yaptığı bu dayatmanın Rekabet Kurulu'nca tespit edildiğini ve aldığı kararla bir daha yapılmayacağını dile getiren Tunca, şöyle konuştu: "Rekabet Kurulu'nun aldığı karar çiftçiler için çok önemli. Üreticilerden sürekli şikayet geliyordu. Daha ucuza tedarik edecekken sütü verdikleri firmadan pahalıya yem aldıklarını söylüyorlardı. Yıllardır üreticiler firmalar tarafından hep ezilmiş. Rekabet Kurulu, bunu belgelemiş oldu. Bundan sonraki dönemin farklı olacağını düşünüyoruz umarız yanılmayız. Rekabet Kurulu'nun ulusal firmaların, süt firmalarının yaptığı dayatmaya karşı çiftçinin yanında, küçük üreticinin yanında olmasını gerçekten çok önemsiyoruz. Soruşturmanın sonuçlarını biz de bekliyoruz." Firmaların yemden de kazanmak maksadıyla üreticileri zorlamasına karşı olduklarını dile getiren Tunca, "Bundan sonraki dönemde böyle olmaması için de elimizden gelen mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu konuya ilişkin Birlik Başkanı'mız Sencer Solakoğlu‘nun bir şikayeti vardı; özellikle bu yem firmaların süt firmalarının yem dayatması konusunda bizzat kendisi şikayetçi oldu. Şu anda gelinen durumda da Sencer Solakoğlu‘nun üreticiler adına büyük bir emeği var" dedi. Üreticilerin, bayiden pazarlıkla daha ucuza ürün almak varken pahalıya alarak maliyetlerinin yükseldiğine dikkati çeken Tunca, şöyle devam etti: "Süt firmaları fiyatlarının sabit olduğunu söylüyorlar ancak burada asıl sorun zorunluluk. Fiyatlar sabit ama cebinde parası olan üretici, bayiden daha ucuza yem alabilme imkanı varken sütünün alınmaması tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Küçük üreticiler gerçekten önemli. Küçük üreticileri köylerde hayvancılık yapan küçük üreticileri biz yaşatmazsak oradaki kültürümüze sahip çıkmazsak oradaki insanlarımız köylerimizi boşalttığında ne yapacağız. Birçok köyü hayvancılık ayakta tutuyor. Dışardan ithalat da durursa daha ciddi sıkıntılar ortaya çıkar." Üreticiler de şikayetçi Mustafakemalpaşalı süt üreticisi Hüseyin Ceylan ise süt firmaların "yem almazsan sütünü almam" diye bir dayatmasıyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi. Bu sorunun epey bir süredir devam ettiğini ancak bıçağın kemiğe dayadığını dile getiren Ceylan, şunları kaydetti: "Üreticiyi, çiftçiyi küstürüyorlar. Birçok kişi hayvancılığı bırakma noktasına geldi. Ben şahit oldum bir şeyi anlatayım. 60 yaşında bir üretici, 'ben bu çizmeyi çıkarırsam bir daha giymem ayağıma, bu hayvancılığı yapmam çoluğum çocuğum zaten yanımda değil" dedi bize. Üreticiler parasıyla pazarlık ederek daha ucuza alabilir ama firma istediği yemi sana gönderdiği zaman itiraz etme şansın yok. Yem üretici maliyetlerinin üçte birini oluşturuyor. Rekabet Kurulu kararlarını, soruşturma sonuçlarını merakla bekliyoruz." Rekabet Kurulu soruşturma açmıştı Rekabet Kurulu, Konya Şeker, Sütaş, Matlı Yem Grubu'na bağlı Yörsan ile Teksüt'ün aralarında olduğu süt sektöründeki 39 teşebbüse soruşturma açmıştı. Süt sektöründe uzun süredir münakaşa edilen "süt karşılığı yem" uygulamasına karşı harekete geçen Rekabet Kurulu ayrıca sanayicilerin bazı kurallara uymasını zorunlu hale getirmiş ve üreticilerin yem almaya zorlanamayacağına karar vermişti. İHA

TARLADA MOBİL TOPRAK ANALİZİ DÖNEMİ Haber

TARLADA MOBİL TOPRAK ANALİZİ DÖNEMİ

Bursa’da çiftçilerin gelir düzeyini artırma ve üretim verimliliğini daha yukarıya çekme hedefiyle tarımsal destek çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, üreticilere katkı sunacak bir projeyi daha hayata geçirdi. Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketi Tarım Peyzaj AŞ tarafından yürütülen Mobil Toprak Analizi Projesi kapsamında, uzman ekipler mobil toprak analiz cihazıyla doğrudan çiftçilerin arazilerine giderek toprak değerlerini yerinde ölçüyor. Yapılan analizler sonucunda, toprağın besin elementi durumu belirleniyor ve üreticilere doğru gübreleme programı ile yetiştiricilik konusunda öneriler sunuluyor. Böylece hem verimlilik artırılıyor hem de gereksiz girdi kullanımının önüne geçilerek çiftçilere ekonomik katkı sağlanıyor. Toprak Analizi Projesi’nden faydalanmak isteyen çiftçiler, bulundukları mahalle muhtarlarına veya ziraat odalarına başvurabilir. Ayrıca proje kapsamında hayvancılık alanında da danışmanlık hizmeti sunulacak. Veterinerler tarafından üreticiler ziyaret edilerek, talepleri dinlenecek. Yapılan çalışmaların ardından çözüm önerileri sunularak, çiftçilere hayvansal üretimde de rehberlik edilmesi amaçlanıyor. "Amaç, üründen en yüksek verimi almak" Ekiplerle beraber mobil toprak analizi cihazını test eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, mobil toprak analizi çalışmasıyla sadece çiftçiye destek olmadıklarını vurguladı. Projeyle tarlada bulunan elementler hakkında üreticiyi bilgilendirdiklerini ve bilinçlendirdiklerini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Çiftçimizin doğru kararlar almasına yardımcı oluyoruz. Çünkü aynı ürünü, her yıl aynı tarlaya ekmek her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Amacımız; üreticimizin, tarlasına ektiği üründen en yüksek verimi almasını sağlamak" dedi. "Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Muhtarlıklar ve ziraat odaları aracılığıyla projeden yararlanılacağını belirten Başkan Bozbey, "Yerinde analiz yaparak onları bilgilendiriyor ve yönlendiriyoruz. Bu çalışmaları, çiftçimizin üretimden daha fazla verim alması ve gelirinin artması için yapıyoruz. Çiftçimizin dün olduğu gibi bugün de yarın da yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Desteklerimizi sürdüreceğiz" Bursa’da bu alanda önemli gelişmelere imza attıklarını ifade den Başkan Bozbey, "Veterinerlerimiz, hayvancılıkla uğraşan üreticilerimize danışmanlık hizmeti de verecek. Özellikle aile işletmelerine büyük önem veriyoruz. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin gelirlerini artırmak amacıyla hem teknik hem de diğer desteklerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Hem Bursamız hem de ülkemi kazanacak" Çiftçilere mazot, bitki, damlama hortum, gübre, aşı, yem gibi birçok destek sağladıklarını ifade eden Başkan Bozbey, "Bunların yanında çiftçimizin bilgi sahibi olmasını ve bilinçlenmesini de en az diğer destekler kadar önemsiyoruz. Biz, çiftçimize tarlasının durumunu, toprağının neye ihtiyaç duyduğunu anlatıyoruz. Bu sayede hem Bursamız kazanacak hem de ülkemiz kazanacak. Çiftçimize hayırlı olsun" dedi. Başkan Bozbey ile birlikte toprak analizinin testini izleyen çiftçilerden Zekiye Güven, projeden faydalandıklarını söyleyerek kendilerine bu imkanı sunan Başkan Mustafa Bozbey’e ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Çiftçi Çağlayan Özgen de projenin üreticiler için çok kıymetli olduğunu söyledi. Ekiplerin yaptığı analizler sonucunda topraktaki elementlerin miktarını öğrenme imkanı bulduklarını ve bu doğrultuda gübre atarak toprağı işleyeceklerini ifade eden Özgen, Başkan Mustafa Bozbey’e ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Haber Merkezi

BURSALI ÇİFTÇİ GÜBRE DESTEĞİNDEN MEMNUN Haber

BURSALI ÇİFTÇİ GÜBRE DESTEĞİNDEN MEMNUN

Tarımsal üretimde önemli konumda bulunan Bursa'da çiftçilerin maliyetini düşürmek, ürettiğinden kazanmalarını sağlamak ve kırsal rehafını artırmak amacıyla destek projelerini uygulamaya koyan Büyükşehir Belediyesi, Tarım Plast Fabrikası'nda ilk olarak sulama borusu üretimini hizmete aldı. Ham maddesinin önemli bölümü geri dönüşümden sağlanan sulama borularını çiftçiye hibe eden Büyükşehir Belediyesi, gübre fiyatlarının artması ve çiftçilerin talebi üzerine sıvı gübre desteğin için çalışmalara başladı. Bandırma'da üretim yapmayan bir fabrikanın makinelerini uygun fiyata alarak Mustafakemalpaşa'daki Tarım Plast Fabrikası'nda sıvı gübre üretim tesisini kuran Belediye, ilkbaharda üretime başladı. Çiftçiye belli oranda hibeyle verilmesi planlanan gübreden bugüne kadar 300 bin litreden, yani 15 bin bidondan fazla üretildi. Ayçiçeği ve zeytin için özel formülasyon Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mustafa Bozbey'in "yüzde 100 gübre desteği" açıklamasıyla 10 bin bidona yakını çiftçilere bedelsiz dağıtıldı. Fabrikada halen üretim devam ederken 5 bin bidondan fazla bir stok oluştu. Çiftçiden tam not alan ve özellikle talep edilen sıvı gübre, yüzde 50 hibeyle çiftçilere verilmeye devam edilecek. Piyasada 5 bin lira olan sıvı gübre üreticilere 2500 lira civarında maliyetine verilecek. "Çiftçiye desteği sürdüreceğiz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, girdi maliyetleri açısından zor durumda olan Bursa çiftçisinin üretmesi için birçok projeye uygulamaya koyduklarını söyledi. Sulama borusu, sıvı gübre ve mazot desteğiyle çiftçiye nefes aldırmak istediklerini dile getiren Bozbey, Tarım Peyzaj A.Ş'deki uzmanların özellikle sıvı gübrede önemli çalışmalar yürüttüğünü ve üretime olumlu yansıyacak formüller geliştirdiğini aktardı. Çiftçilerden gelen olumlu dönüşlerin iyi yolda olduklarını gösterdiğini belirten Bozbey, "Verimli topraklarımız boş kalmasın çiftçimiz üretsin, üretirken kazansın istiyoruz. Tarlasına, toprağına küsen değil sahip çıkan çiftçiler için desteklerimiz sürecek. Tarım ve hayvancılıkta yeni destek projeleri üzerinde çalışıyoruz. Bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak tarımın, verilen emeğin önemini iyi biliyoruz" ifadesini kullandı. Tarım Peyzaj A.Ş Genel Müdürü Sedat Akar da, şu anda 4 çeşit sıvı gübre üretimi yaptıklarını belirterek, bunlar arasında en önemlisinin bor ve çinkolu ürün olduğunu söyledi. Türkiye'de iki firma tarafından üretilen bu çeşide fosfor ekleyerek farklı bir formül elde ettiklerini dile getiren Akar, "Zeytin ve ayçiçeğinde kullandıracağız. Ayçiçeğinde yağ oranını artıracak, zeytinde buruşukluğu azaltıp dolgunluğu yükseltecek. Özellikle zeytinde hasattan sonra gözeneklerin tedavisini sağlayacak. Var yılı yok yılı oluyor ya bu gübre ile dengeli üretim olacak." dedi. Şerbetçi otundan etki Kalsiyum gübrelerinin ise özellikle domateste yandan çürüme ve çökmeyi önleyeceğini, çilekte raf ömrünü uzatacağını belirten Akar, "Kirazda dölleyici etkiyi artıran gübre yaptık. Şerbetçi otu kullanıyoruz dişilik hormonu salgılıyor. Özünü kullanıyoruz. Tamamen doğal dişilik hormonu salgılıyor. Meyve tutma oranını artırıyor." diye konuştu. Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.