#Cinayet

- Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FUTBOLCU KUBİLAY KUNDAKÇI CİNAYETİNDE ALEYNA TUTUŞ'A BERAAT Haber

FUTBOLCU KUBİLAY KUNDAKÇI CİNAYETİNDE ALEYNA TUTUŞ'A BERAAT

Ümraniye'de futbolcu Kubilay Kundakçı cinayetine ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme, Aleyna Tutuş'un beraatına, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ise ‘kasten öldürme' suçundan müebbet hapsine hükmetti. Olay, 19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, rapçi Canbay&Wolker grubunun üyesi Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Tutuş ile yeniden barışmak istedi. Canbay, aralarının iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı'dan yardım istedi. Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Tutuş'un bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup araç içerisinde beklediği sırada, iddiaya göre olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler tarafından saldırı düzenlendi. Şüphelilerden Alaattin Tutuş'un araç içerisinde bulunan gruba ateş açması sonucu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan 21 yaşındaki futbolcu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. İstanbul Anadolu Adliyesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Tutuş, Alaattin Kadayıfçıoğlu, Hüseyin Can Avci, Mustafa Rece, Metin Kadayıfçıoğlu, Ahmet Özkoç ve tutuksuz sanıklar Zuhal Kalaycıoğlu, Bilal Kadayıfçıoğlu ve taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın babası Cemil Kundakçı ve annesi Ülker Kundakçı da salonda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı mütaalasında, Aleyna Tutuş'un ‘kasten öldürmeye azmettirme' suçundan tahliyesini ve 'suçu bildirmeme' suçundan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı, Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun ise 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. "BİRİNİ AZMETTİRMEM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR" Tutuklu sanık Aleyna Kalaycıoğlu, "Benim hiçbir şekilde birini azmettirmem söz konusu değildir. Bu olayda ben Alaattin'e beni bekliyorlar gibi şeyler söylemedim. Benim engelli kardeşim var, bütün sorumluluğum onlara bakmak. Kubilay benim kardeşim. Ben deccal miyim nasıl böyle bir şey isteyebilirim? Ben bu insanlarla 1 buçuk sene geçirdim, nasıl onların kötülüğünü isteyebilirim? Hayatımda ilk defa silah gördüm. O silahı görmenin verdiği psikolojiyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Ben tutuklanacağımı bile düşünmedim, kendimi olayın mağduru gibi düşündüm" diye konuştu. "Orada olduğunu bilseydim gitmezdim" Tutuklu sanık Alaattin Kadayıfçıoğlu ise, "Ben onların orada olduğunu bilseydim gitmezdim. Benim asla bir kastım olmamıştır. Ben öyle bir insan değilim. Olay günü Aleyna'nın ricası üzerine eşyalarını almaya gittim. Gece yarısı geçişi engellemiş 3 kişi görünce tedirgin oldum. Aleyna'ya 'Kim bunlar?' dedim. Bana yolcu koltuğunda oturanın eski erkek arkadaşı olduğunu söyledi. Bunun üzerine araca konuşmak için gittim, sadece gitmelerini söyleyecektim. Caydırıcı olması için silahla gittim. Konuşmak için gittiğimde Canbay'ın elime müdahale etmesiyle anlık bir şekilde kazayla silah patladı. Ben Kubilay'ı tanımıyorum bile, neden böyle bir kastım olsun? Şerefim ve namusum üzerine yemin ederim ben ateş etmedim" dedi. "SUÇSUZUM" Tutuksuz sanık Zuhal Kalaycıoğlu, "Böyle bir şeyin yaşanacağını bilseydim engellemek içi elimden geleni yapacağıma yemin ediyorum. Bugüne kadar hiçbir suça karışmamış, olabildiğince stabilce yaşamış bir anneyim. Ben başından beri suçsuzum. Üzerime çok çirkin iftiralar atıldı, ben bunları asla kabul etmiyorum. Ben kimseyi azmettirmedim. Kızımı ve beni hedef tahtasına koyanları kınıyorum" dedi. "21 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUMU TOPRAĞA KOYDUM" Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı, "21 yaşındaki çocuğumu toprağa koydum. Hepsinin bana bir can borcu var, hiçbirine hakkımı helal etmiyorum. Ölene kadar benim ahımı alacaklar. En büyük suçlu Aleyna. Alaattin'i oraya o getirdi" dedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Aleyna Tutuş hakkında 'kasten öldürmeye azmettirme' ve 'suçu bildirmeme suçundan' beraatına, Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında ise 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis ve ‘Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet' suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti. Engin Taşkıran hakkında 'suçluyu kayırma' suçundan 2 yıl 1 ay, Metin Kadayıfçıoğlu hakkında 'suç delillerini gizleme' ve 'suçluyu kayırma' suçundan toplam 5 yıl, Mustafa Rece hakkında 'suç delillerini gizleme' suçundan 2 yıl 1 ay, Hüseyin Can Avcı hakkında 'suç delillerini gizleme' suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verilerek, adli kontrol şartıyla tahliyelerine karar verildi. Mahkeme heyeti ayrıca sanık İzzet Yıldızhan'ın ‘suçluyu kayırma', sanık Zuhal Kalaycıoğlu'nun ‘kasten öldürmeye azmettirme', sanık Bilal Kadayıfçıoğlu'nun ‘kasten öldürmeye yardım etme' suçundan, Ahmet Özkoç'un ise 'suçluyu kayırma' suçundan beraatına karar verdi.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

UMUT ALTAŞ GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNİ FBI'A İTİRAF ETTİ Haber

UMUT ALTAŞ GÜLİSTAN DOKU CİNAYETİNİ FBI'A İTİRAF ETTİ

ABD'de FBI tarafından sorgulanan Umut Altaş, Gülistan Doku'nun araçta öldürüldüğünü gördüğünü iddia etti. Altaş, valinin oğlunun kendisine parçalanmış bir cesedin yer aldığı video gönderdiğini öne sürdü. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı. Hakkında yakalama kararı bulunan, ABD’deki Umut Altaş’ın FBI tarafından sorgulandığı ortaya çıktı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay'ın arkadaşı Umut Altaş, cinayetin detaylarını anlattı. Altaş, cesedin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini, kendisinin cinayet sırasında olay yerinde bulunduğunu FBI görevlilerine aktardı. FBI, İKİ GÜN BOYUNCA SORGULADI Altaş’ın ifadesinin alınması amacıyla Türkiye tarafından hazırlanan kapsamlı soru listesi Amerikan makamlarına gönderilmişti. FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlileri Altaş’ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania’daki Moshannon Valley İşleme Merkezi’nde iki gün boyunca sorguladığı öğrenildi. Sorgu kaydı, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla adli mercilere ulaştırıldı. “GÜLİSTAN ARKA KOLTUKTAYDI, SİLAHI ÇIKARIP VURDU” Altaş’ın FBI’a ajanlarına anlattığı iddiaya göre olay 5 Ocak 2020 günü gerçekleşti. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le birlikte Gülistan Doku’nun bulunduğu bölgeye gittiklerini, Doku’yu köprü kenarında gördüklerini ve daha sonra Gülistan’ın BMW marka araca bindiğini ifade etti. Altaş’ın anlatımına göre Sonel sürücü koltuğunda, kendisi ön koltukta, Gülistan Doku ise arka koltukta oturuyordu. Altaş, Gülistan Doku’nun kendilerini “Beni rahat bırakın, neden beni takip ediyorsunuz?” şeklinde uyardığını, tartışmanın ardından çığlık atmaya başladığını iddia etti. Altaş'ın anlatımına göre, bu bağırışmanın ardından Mustafa Türkay Sonel, torpido gözünden siyah renkli bir tabanca çıkartı ve Gülistan Doku’yu vurdu. “CESEDİ BAGAJA TAŞIDIK” Sonel’in ise kendisine susmasını ve cesedi bagaja taşımakta yardım etmesini söylediğini iddia etden Altaş, başlangıçta bunu reddettiğini ancak sonunda Gülistan Doku’nun cesedini birlikte BMW’nin bagajına taşıdıklarını söyledi. KORUMA POLİSİ ŞÜKRÜ EROĞLU'NU ARADI Altaş’ın FBI'a verdiği ifadede, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını ileri sürdü. “BABAM BU İŞİ HALLEDECEK VE ORADAN KALDIRACAK” Sonel ve Eroğlu’nun yaklaşık 15-20 dakika görüştüklerini, kendisinin konuşmanın dışında kaldığını söyledi. Altaş’a göre Mustafa Türkay Sonel kendisine “Sus, kimseye bundan bahsetme. Babam bu işi halledecek ve ortadan kaldıracak” dediğini öne sürdü. ERTESİ SABAH: “MERAK ETME, HALLETTİK” Altaş, ertesi sabah Sonel’e neler olduğunu sorduğunu, aldığı cevabın ise “Merak etme, hallettik. Sadece kimseye hiçbir şey söyleme” olduğunu anlattı. FBI sorgusunda Gülistan Doku’nun son görüldüğü viyadüğü gören üniversite kamerasının kayıtlarına ilişkin de bir soru yöneltildi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine köprüye geri döndükleri sırada kameraların kayıt yapmayacağını bildiğini, ancak kamera kayıtlarının kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini söyledi. HAMİLELİK VE KÜRTAJ İDDİASI Dosyanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise Gülistan Doku’nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki iddialardı. Altaş, FBI sorgusunda bu konuda bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin’le yaptığı görüşmenin içeriği kendisine okununca; bu beyanları kabul etmek zorunda kaldı. Bu kayıtlarda; Altaş’ın Keskin’e, Mustafa Türkay Sonel’in kendisine Gülistan’ın hamile kaldığını, kürtaj yaptırmasını istediğini, Gülistan’ın bunu kabul etmeyerek çığlık attığını ve bunun üzerine başından tek el ateş ederek öldürdüğünü anlattığını söylediği kayıtlara yansımıştı. FBI görevlileri, eski işverenine videodaki kişinin Gülistan olduğunu söylediği yönündeki eski beyanını hatırlattığında, Altaş bu sözlerin de kendisine ait olduğunu kabul etti ancak görüntüyü net göremediğini ileri sürdü. KRİTİK SORU: “CİNAYET SIRASINDA ORADA MIYDIN?” İki gün süren sorgunun en kritik başlıklarından biri 91'inci soruyla geldi. Altaş’a, “Gülistan Doku öldürüldüğü sırada Mustafa Türkay Sonel ve Gülistan Doku ile birlikte miydiniz? Olaya bizzat tanık oldunuz mu?” diye soruldu. Altaş'ın cevabında: “Hepsine evet” dedi ve olay yerinde olduğunu doğruladı. BABASINA MESAJI: “ROL YAPMAYI BIRAK, BENİ SUSTURAN SENDİN” Altaş sorgusunda Amerika'Ya nasıl geldiğini de anlattı. Türkiye’den 25 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul’dan Meksika’ya uçtuğunu, ardından ABD sınırına geçtiğini söyledi. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek amacıyla bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini söyledi. Altaş’a göre bu para Tunceli’de babası tarafından doğrudan ilgili kişiye ödendi. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada, dosyaya giren bu sorgu ifadesinin, Gülistan Doku’ya ne olduğu ve cesedinin nerede bulunduğunun ortaya çıkarılmasına etkili olacağı düşünülüyor.

İZMİR'DE OĞLU ÖLDÜRÜLEN BABA: BU SUÇ MAKİNESİ OĞLUM ÖLSÜN DİYE Mİ ÇIKARILDI Haber

İZMİR'DE OĞLU ÖLDÜRÜLEN BABA: BU SUÇ MAKİNESİ OĞLUM ÖLSÜN DİYE Mİ ÇIKARILDI

İzmir'in Karabağlar ilçesinde 27 yaşındaki Yaşar Can Güler'in hayatını kaybettiği olayın güvenlik kamerası görüntülerini izleyen baba Baki Güler, zanlının 21 suç kaydı bulunduğunu öne sürerek tepki gösterdi. Ailesinin oğlu'nun cenaze günü tehdit edildiğini de iddia eden Güler, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Karabağlar ilçesinde 15 Ağustos'ta çıkan kavganın ardından Yaşar Can Güler'in hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürüyor. Olay günü 5759 Sokak'taki kavga ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralı bulunan Güler, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı ancak müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından otomobille bölgeden uzaklaştığı belirlenen şüpheli F.K. ise polis ekiplerince Yeşillik Caddesi'nde yakalandı. CİNAYET ANI GÜVENLİK KAMERASINA YANSIDI Çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen polis ekipleri, Güler ile F.K'nin aynı otomobille olay yerine geldiklerini belirledi. Görüntülerde, araçtan inen ikili arasındaki tartışmanın kavgaya dönüştüğü, şüphelinin sopa benzeri bir cisimle Güler'e vurduğu görülüyor. Boğuşma sırasında yere düşen Güler'in boynunu uzun süre sıkan şüpheliye bir kişinin müdahale ederek kavgayı ayırmaya çalıştığı da görüntülere yansıyor. Baba Güler, görüntüleri izledikten sonra büyük üzüntü yaşadığını belirterek, "O boğulma anı zaten dünyalarımı yıktı." dedi. "BU SUÇ MAKİNESİ BENİM OĞLUM ÖLSÜN DİYE Mİ DIŞARIDA TUTULDU?" Şüphelinin 21 suç kaydı bulunduğunu ileri süren Güler, bunun araştırılmasını istedi. Güler, "21 suç kaydı olan bir insan niye cezaevinde değil? Hani benim oğlum ölsün diye mi dışarıya çıkarıldı? Başkasının canı yansın diye mi dışarıda tutuldu bu adam? Bunların araştırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. "TELEFONDA BİRİNE GÖSTERİYOR" Olay sonrasında şüphelinin telefonla görüştüğünü belirten Güler, şüphelinin yerdeki oğlunu görüntülü görüşme sırasında bir kişiye gösterdiğini iddia etti. Güler, "Bunun arkasındaki kişiler kimse, ben bulunmasını gerçekten istiyorum." diye konuştu. "CENAZE GÜNÜ TEHDİT EDİLDİK" Ailesine yönelik tehditte bulunulduğunu da öne süren Güler, hukuki sürecin takipçisi olacağını vurguladı. Güler, "Benim cenazem olduğu gün bana onlardan tehdit geldi; 'bu işin arkasına düşülmesin, kan davası güdülmesin' denildi. Benim kan davası gibi bir niyetim yok ama ben davanın sonuna kadar arkasındayım ve şikayetçiyim." dedi. Olay sırasında bulunduğunu söylediği görgü tanıklarının da araştırılmasını isteyen Güler, adaletin yerini bulmasını ve sorumluların cezalandırılmasını beklediğini ifade etti.

CEPHANELİĞE DÖNEN EVLERDEN SAMURAY KILICI BİLE ÇIKTI Haber

CEPHANELİĞE DÖNEN EVLERDEN SAMURAY KILICI BİLE ÇIKTI

İzmir'de, 19 Eylül 2025 tarihinde Emircan Övüç'ün hayatını kaybettiği kanlı çatışmanın perde arkasındaki silahlı suç örgütlerine yönelik 4 ilde eş zamanlı dev bir operasyon düzenlendi. Göztepe'nin 'Yalı' ve 'Forza' isimli taraftar grupları içerisine sızarak rant sağlayan, cinayet ve kurşunlama gibi pek çok suça karışan 59 şüpheliye yönelik soruşturmada 28 kişi gözaltına alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de duyurduğu şafak baskınlarında örgüt yöneticilerinin tamamı yakalanırken, evlerden adeta cephanelik ve samuray kılıcı çıktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İzmir Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte faaliyet gösteren spor kulüplerinden Göztepe'nin 'Yalı' ve 'Forza' adlı taraftar grupları içine gizlenen silahlı suç örgütlerine ağır bir darbe indirdi. Yaklaşık iki yıl süren teknik ve fiziki takip sonucunda, bu iki grubun taraftarlık maskesi altında kendi üyelerine haksız rant sağlamak, karşı gruba üstünlük kurmak ve intikam almak amacıyla adeta birer silahlı suç örgütüne dönüştükleri belirlendi. Soruşturma kapsamında, 19 Eylül 2025 tarihinde Göztepe-Beşiktaş maçının ardından Paten Parkı mevkiinde Yalı grubu üyesi Emircan Övüç'ün Forza grubu üyeleri tarafından öldürülmesi başta olmak üzere; iş yeri kurşunlama, silahlı tehdit, adam kaçırma ve bıçaklı yaralama gibi zincirleme suçlar bütüncül olarak incelendi. ADALET BAKANI GÜRLEK DUYURDU; TÜM YÖNETİCİLER YAKALANDI Geniş çaplı soruşturma çerçevesinde, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de sosyal medya hesabından detaylarını paylaştığı 21 Ağustos 2026 tarihli eş zamanlı operasyon için düğmeye basıldı. İzmir merkezli olmak üzere Kocaeli, Konya ve Muğla illerinde belirlenen 39 adrese şafak vakti girildi. Haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında örgüt yöneticilerinin de yer aldığı 32 aktif üyeden 28'i kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Operasyon kapsamında her iki örgütün tüm yöneticileri ele geçirilirken, 4 firari şahsı arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Dosya kapsamında toplam şüpheli sayısının 59 olduğu ve bu kişilerden 27'sinin halihazırda cezaevinde bulunduğu öğrenildi. ELE GEÇİRİLEN SUÇ ALETLERİ VE SUÇ BİLANÇOSU Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek ve havalı/kurusıkı tabancalar, 1 adet uzun namlu şarjörü ve çok sayıda çeşitli ebatlarda mühimmat, 1 samuray kılıcı, 1 rambo bıçağı ve beyzbol sopası ile bir miktar uyuşturucu nitelikli hap ele geçirildi. Eylemler arasında; bir kişinin öldürülmesi, çok sayıda silahlı yaralama, hürriyetten yoksun kılma ve iş yeri kurşunlama bulunuyor. GÖZTEPE SPOR KULÜBÜ İLE BAĞLANTISI YOK Soruşturmayı titizlikle yürüten adli makamlar ve emniyet güçleri, operasyonun tamamen bireysel suçlara ve örgütlenmelere yönelik olduğunu; Göztepe Spor Kulübü yöneticilerinden ve çalışanlarından hiçbir ismin olaylarla bağlantısının bulunmadığını özellikle vurguladı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri ve çok yönlü soruşturma devam ediyor.

HUSUMETLİSİNE ATEŞ AÇTI YANLIŞLIKLA BAŞKASINI VURDU Haber

HUSUMETLİSİNE ATEŞ AÇTI YANLIŞLIKLA BAŞKASINI VURDU

Adana'nın Yüreğir ilçesinde husumetlilerine tabancayla ateş açtığı sırada yoldan geçen bir kişinin yaşamını yitirmesine neden olduğu iddia edilen şüpheli tutuklandı. Olay, 28 Temmuz'da saat 20.30 sıralarında Yavuzlar Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hasan Efe G. (19), yolda karşılaştığı husumetlileri H.Y. ve B.Y. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine Hasan Efe G'nin tabancayla ateş açtığı öne sürüldü. Açılan ateş sırasında yoldan geçen Selahattin Onmaz (39) kurşunların isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılan Onmaz, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından kaçan şüpheliyi yakalamak için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri çalışma başlattı. ŞÜPHELİ KISA SÜREDE YAKALANDI Polis ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalanan Hasan Efe G, emniyete götürüldü. Şüphelinin emniyetteki ifadesinde, "Husumetlilerimi görünce tabancayla ateş açtım. Kurşunlar yanlışlıkla başka birine isabet etti. Pişmanım." dediği öne sürüldü. YOĞUN GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALTINDA ADLİYEYE SEVK EDİLDİ Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolü için Adli Tıp Birimine zırhlı araçla getirilen şüpheli için çevrede Çevik Kuvvet ekiplerince yoğun güvenlik önlemi alındı. Sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edilen Hasan Efe G, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ Haber

TEYZESİNİ ÖLDÜRMEDEN ÖNCE YAPAY ZEKAYA SORMUŞ

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde teyzesini bıçaklayarak öldürdüğü, ardından delilleri ortadan kaldırmak amacıyla evi ateşe verdiği iddiasıyla tutuklanan İnci Çalışkan hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden cinayet yöntemleri, adli tıp ve bayıltıcı maddelere ilişkin çeşitli aramalar yaptığı belirtildi. Savcılık, Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Evde çıkan yangının ardından yapılan incelemede Binnaz Eriş'in bıçaklanarak öldürüldüğü belirlendi. Polis ekiplerinin güvenlik kameraları ve olay yerindeki deliller üzerinde yaptığı çalışmalar sonucunda, cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla yangın çıkarıldığı değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Eriş'in yeğeni İnci Çalışkan ile Ö.B. gözaltına alındı. İki şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. EVDE ZORLAMA İZİ BULUNMADI Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Eriş'in yaşadığı evin kapısında herhangi bir zorlama izine rastlanmadığı kaydedildi. Evdeki dolap ve eşyaların dağıtıldığı, cüzdan ve çantaların karıştırıldığı belirtilirken, ikamette kahve içildiği değerlendirilen iki fincanın bulunduğu aktarıldı. Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Çalışkan'ın taksiyle eve geldiği, bir süre içeride kaldıktan sonra adresten ayrıldığının tespit edildiği belirtildi. ÇALIŞKAN'IN EVİNDE KANLI BIÇAK BULUNDU İddianameye göre, Çalışkan'ın adresinde gerçekleştirilen aramalarda kanlı bıçak, tornavida, yeni yıkanmış çamaşırlar ve kanlı tülbent ele geçirildi. Aramada ayrıca 340 dolar ile 40 euro bulundu. Bıçak üzerinde gerçekleştirilen kriminal incelemede Eriş'e ait kan örneklerinin tespit edildiği kaydedildi. Eriş'in evinin mutfağındaki beyaz el havlusunda ise Çalışkan'a ait DNA örneklerine rastlandığı ifade edildi. Dosyaya ayrıca Çalışkan'ın olayın ardından altın bozdurduğu ve olay günü cep telefonuyla görüşmeler gerçekleştirdiğine ilişkin tespitlerin de girdiği belirtildi. YAPAY ZEKÂDA YAPTIĞI ARAMALAR İDDİANAMEYE GİRDİ İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden birini şüphelinin dijital inceleme kayıtları oluşturdu. Çalışkan'ın olay öncesinde yapay zekâ üzerinden "Biber gazı", "Karna bıçak çabuk öldürür mü?", "Adli tıp ders notları", "İz bırakmadan adam öldürme yolları", "Altın piyasası" ve "Bayıltıcı iğne" gibi konularda aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi. Söz konusu dijital kayıtlar da soruşturma dosyasındaki deliller arasında yer aldı. YANGININ İKİ AYRI NOKTADA BAŞLATILDIĞI BELİRTİLDİ Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporuna da iddianamede yer verildi. Raporda, yangının kasten çıkarıldığı yönünde değerlendirme yapıldığı, ateşin yatak odası ve oturma odasında olmak üzere iki ayrı noktada başlatıldığının belirlendiği aktarıldı. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEBİ Savcılık, Çalışkan'ın "tasarlayarak kasten öldürme", "yağma" ve "mala zarar verme" suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Çalışkan hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Davanın ilk duruşmasının 3 Kasım saat 09.30'da Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi bekleniyor.

EŞİNİ ÖLDÜREN BEKÇİ OLAYINDA KORKUNÇ DETAYLAR! Haber

EŞİNİ ÖLDÜREN BEKÇİ OLAYINDA KORKUNÇ DETAYLAR!

Şüpheli bekçi'nin kızını bırakma bahanesiyle eve gittiği, kapının kızının seslenmesi üzerine açıldığı, ardından salonda eşiyle boğuşarak yüzünü yastıkla kapatıp başından vurduğu öğrenildi. İddiaya göre, Pozantı Belediyesinde memur olarak çalışan 40 yaşındaki Hatice Mine K., şiddetli geçimsizlik nedeniyle bir süre önce çarşı ve mahalle bekçisi olan eşi H.E.K.'den boşanma kararı aldı. Gece saatlerinde eve gelen H.E.K., 7 yaşındaki kızları E.Y.K.'nin yanında Hatice Mine K.'yi tabancayla başından vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan şüpheli, Adana İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışması sonucu yaklaşık 30 dakika sonra saklandığı adreste yakalandı. KAPIYI KIZININ SESİYLE AÇTIRDI Soruşturma kapsamında elde edilen yeni bilgilere göre H.E.K., olay günü 7 yaşındaki kızını bırakma bahanesiyle boşanma aşamasındaki eşinin evine gitti. Kapıya geldiklerinde kızının seslenmesi üzerine Hatice Mine K.'nin kapıyı açtığı öğrenildi. Eve giren şüphelinin salonda eşiyle boğuşmaya başladığı belirtildi. Şüphelinin daha sonra eşinin yüzünü yastıkla kapatarak kızlarının gözleri önünde tabancayla başından vurduğu kaydedildi. CİNAYETİN ARDINDAN KIZINI ABLASINA BIRAKTI H.E.K.'nin olayın ardından 7 yaşındaki kızını yanına alarak evden ayrıldığı belirlendi. Şüphelinin kızını ablasının evine bıraktıktan sonra başka bir adrese giderek saklandığı, polis ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda burada yakalandığı öğrenildi. "BİR ANLIK ÖFKEYLE CİNAYETİ İŞLEDİM" Emniyette sorguya alınan H.E.K.'nin ifadesinde boşanma aşamasındaki eşiyle konuşmak amacıyla eve gittiğini öne sürdüğü öğrenildi. H.E.K.'nin ifadesinde, "Eşimi seviyordum. Sadece davadan vazgeçirmek için konuşmak istemiştim. Bir anlık öfkeyle cinayeti işledim. Keşke böyle olmasaydı, pişmanım." dediği belirtildi. TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ Emniyetteki işlemleri tamamlanan H.E.K., daha sonra adliyeye sevk edildi. Boşanma aşamasındaki eşini 7 yaşındaki kızlarının yanında öldürdüğü gerekçesiyle hakim karşısına çıkarılan H.E.K., nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.