#Çocuk

- Çocuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET Haber

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET

Bursa’da yıllar sonra harabe bir evde bulunan 8 yaşındaki çocuğa ilişkin olayın detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Alman annesine verilmemesi için babası tarafından yıllarca gizlendiği öne sürülen küçük çocuğun, bulunduğunda polislere söylediği ilk sözün “Benim adım Ahmet” olduğu öğrenildi. İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında bir erkek çocuk'ları dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve oğluyla birlikte Bursa’ya döndü. Burada çocuğunu Türkiye’de ve Müslüman olarak büyütmek istediğini söyleyen baba ile anne arasında anlaşmazlık yaşandı. ÇOCUĞUNU ANNESİNE VERMEDİ İddiaya göre Umut K., Alman sevgilisinden ayrılmak isteyince oğlunu annesi Hanife S. aracılığıyla yakınlarının yanına gönderdi. Rebecca S.’ye ise çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine Alman anne polise giderek şikayetçi oldu. Yapılan aramalara rağmen küçük çocuk bulunamayınca kadın ülkesine dönmek zorunda kaldı. BABA KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ Süreç içinde hakkında soruşturma bulunan Umut K.’nın ağır kalp hastası olduğu, ancak yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmediği öne sürüldü. Umut K.’nın yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Yakın çevresinin iddiasına göre baba, ölmeden önce ailesine oğlunun adının Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak büyütülmesini vasiyet etti. POLİS BASKINIYLA BULUNDU Alman annenin şikayeti sonrası açılan davada babaannenin duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Takibe alınan babaanne Hanife S.’nin torununu akrabalarının evinden alıp “dam” diye tabir edilen köy evine götürdüğü tespit edildi. Bunun üzerine eve operasyon düzenlendi. Küçük çocuk babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. Daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilen çocuk devlet korumasına alındı. Babaanne Hanife S. ile akrabaları Recai M. tutuklandı. İSMİNİ AHMET OLARAK BİLİYOR Yakınlarının yıllardır çocuğa Ahmet diye hitap ettiği, bu nedenle Nazar ismine tepki vermediği öğrenildi. Yetkililere göre çocuğa ismi sorulduğunda verdiği cevap, “Benim adım Ahmet” oldu. KARARI DNA TESTİ VE UZMAN RAPORLARI BELİRLEYECEK Çocuğun biyolojik annesinin Rebecca S. olup olmadığının DNA testiyle netleşeceği bildirildi. Test sonucunun ardından mahkeme; Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün hazırlayacağı raporlar, uzman ve pedagog değerlendirmeleri ile çocuğun üstün yararını dikkate alarak karar verecek. Küçük çocuğun annesine teslim edilip edilmeyeceği ya da Türkiye’de kalıp kalmayacağına ilişkin süreç, hem adli inceleme hem de uzman görüşleri doğrultusunda netleşecek.

ALMAN ANNEDEN KAÇIRILAN ÇOCUK 7 YIL SONRA BU HALDE BULUNDU Haber

ALMAN ANNEDEN KAÇIRILAN ÇOCUK 7 YIL SONRA BU HALDE BULUNDU

Alman anneden dünyaya gelen, 1 yaşındayken ortadan kaybolan ve kaçırıldığı iddia edilen çocuk, harabe bir evde kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde bulundu. Kurtarıldığı anlar ise kameraya yansıdı. Olay, Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşandı. İddiaya göre, ilçede yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya'da Rebecca S. (30) ile tanışarak birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları N.S. dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu ile birlikte annesi Hanife S.'yi (60) ziyaret etmek için Bursa'ya geldi. Burada başlayan tartışma ise aile dramının fitilini ateşledi. İddiaya göre Umut K., Almanya'ya geri dönmek istemediğini söyleyerek Rebecca S.'den oğlunu kendisine bırakıp ülkesine dönmesini istedi. Çift arasında çıkan tartışmanın ardından Umut K.'nin oğlunu kaçırmaya karar verdiği öne sürüldü. Planını devreye sokan Umut K., küçük oğlu N.S.'yi annesi Hanife S.'ye bırakarak bir yakınının yanına götürülmesini istedi. Daha sonra Rebecca S. ile birlikte markete giden Umut K., eve döndüklerinde çocuğun kaybolduğunu söyledi. 1 yaşındaki oğlunu evde bulamayan Rebecca S. ise panikle polise giderek şikayetçi oldu. İlçede günlerce oğlunu arayan Rebecca S., çocuğunu kaçırdığından şüphelendiği Umut K. ve annesi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak yapılan aramalara rağmen küçük çocuğa ulaşılamadı. Bunun üzerine Rebecca S., umudunu kaybetmeden ülkesine geri döndü. Aradan geçen yılların ardından dosya yeniden gündeme geldi. Bu süreçte Umut K.'nin yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği öğrenildi. Babaanne Hanife S.'nin de duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kurulan 6 kişilik özel ekip, haftada bir kez polis merkezine giderek imza atan babaanneyi takibe aldı. Ekipler, belirli günlerde halasının oğlu Recai M.'nin evine giden Hanife S.'yi adım adım izledi. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Polis ekipleri, 7 yıldır aranan N.S.'yi kıyafet ve çöp yığınları arasında bitkin halde buldu. 8 yaşındaki çocuk sağlık kontrollerinin ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerine teslim edilerek devlet koruması altına alındı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

DİLEK VE ŞİKAYET KUTUSUNDAN BİSİKLET ÇIKTI Haber

DİLEK VE ŞİKAYET KUTUSUNDAN BİSİKLET ÇIKTI

Balıkesir Devlet Hastanesi’ndeki “Dilek ve Şikayet Kutusu”, bu kez alışılmış taleplerin dışında duygulandıran bir mektuba ev sahipliği yaptı. Tedavi gördüğü hastaneden teşekkür ederek ayrılan 10 yaşındaki Ayaz’ın bisiklet hayali, hastane yönetiminin duyarlılığıyla gerçeğe dönüştü. Burhaniye’de yaşayan Ayaz, bir süre önce rahatsızlığı nedeniyle Balıkesir Devlet Hastanesi’nde tedavi gördü. Tedavi süreci boyunca sağlık çalışanlarının gösterdiği ilgi ve şefkatten etkilenen küçük çocuk, taburcu olurken duygularını bir mektupla ifade etmek istedi. Hastanenin koridorunda bulunan dilek ve şikayet kutusuna bıraktığı pusulada Ayaz, sağlık çalışanlarına teşekkür ederken en büyük hayalinin bir bisiklete sahip olmak olduğunu yazdı. HASTANE YÖNETİMİ HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ Hasta Hakları Birimi tarafından açılan dilek-şikayet kutusundan çıkan mektup hastane çalışanlarını duygulandırdı. Küçük hastanın içten isteğine kayıtsız kalmayan hastane yönetimi, kısa sürede bir bisiklet temin ederek Ayaz’a sürpriz yaptı. Bisiklet, Balıkesir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Erdal Ünal tarafından makam odasında Ayaz’a teslim edildi. Odaya girdiğinde hayalini kurduğu bisikleti karşısında gören Ayaz’ın mutluluğu hastane çalışanlarına da duygusal anlar yaşattı. “BİR ÇOCUĞUN HAYALİNE KÖPRÜ OLMAK İSTEDİK” Başhekim Op. Dr. Erdal Ünal, olayla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bizim için en büyük ödül, hastalarımızın buradan şifa ve güler yüzle ayrılmasıdır. Ayaz’ın o saf ve temiz duygularla yazdığı mektup bizleri çok duygulandırdı. Şifa dağıtan eller olarak bu kez bir çocuğun hayaline köprü olmak istedik. Ayaz artık sağlığına kavuştu, şimdi bisikletiyle özgürce çocukluğunu yaşayacak.” Hastaneden hem sağlığına hem de hayaline kavuşarak ayrılan Ayaz, yeni bisikletiyle verdiği pozlarla mutluluğunu paylaşırken, yaşanan olay sevgi ve ilginin iyileştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

ACİ AİLESİNİN ACISI BİTMEDİ: BU KEZ TORUN DAVASI Haber

ACİ AİLESİNİN ACISI BİTMEDİ: BU KEZ TORUN DAVASI

Eyüpsultan’da trafik kazasında hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin anne ve babasının, torun'larını göremedikleri iddiasıyla gelinlerine karşı açtıkları davada duruşma görüldü. Mahkeme, çocuk psikiyatristinin de yer alacağı yeni bir rapor alınmasına karar verdi. 1 Mart 2024’te meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci’nin anne ve babası Özer Aci ile Pervin Aci, gelinleri Şükriye Aci’nin torunlarını kendilerine göstermediği iddiasıyla dava açtı. Dava, İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen ön inceleme duruşmasıyla devam etti. Duruşmaya davacı anne ve baba ile taraf avukatları katıldı. MAHKEMEDEN YENİ RAPOR KARARI Davacı avukatı, dava dilekçesini tekrar ederek tedbiren şahsi ilişki kurulmasını talep etti. Davalı taraf ise çocuk psikiyatristinin de bulunduğu bir heyetten yeni rapor alınmasını istedi. Mahkeme, dosyanın Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü’ne gönderilmesine ve heyete bir çocuk psikiyatristinin de dahil edilmesine karar verdi. Tedbiren şahsi ilişki kurulması talebinin ise ek rapor sonrasında değerlendirilmesine hükmedilerek duruşma ertelendi. “BU SAATTEN SONRA ÇOCUK BENİ TANIYACAK MI?” Duruşma sonrası açıklama yapan Özer Aci, “Aradan 2 yıl geçti. Bu saatten sonra çocuk beni tanıyacak mı? Gözden uzak olan gönülden de uzak oluyor. 29 yaşında bir evlat kaybettik. Evladın evladına sahip çıkmaya çalışıyoruz, suç mu işliyoruz?” ifadelerini kullandı. Anne Pervin Aci ise “Ben çocuğumu istiyorum. Soyadımı taşıyan torunumu görmek benim hakkım değil mi?” dedi.

BABASINI ÖLDÜREN 14 YAŞINDAKİ KIZ: FİLMDEN AKLIMA GELDİ Haber

BABASINI ÖLDÜREN 14 YAŞINDAKİ KIZ: FİLMDEN AKLIMA GELDİ

9 Aralık 2024’te Güngören Sanayi Mahallesi’nde meydana gelen olayda, başından silahla vurulmuş halde bulunan Murat Dilsiz’in ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin ardından anne ve iki kız'ı ilk kez hakim karşısına çıktı. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi'nde 5 katlı binanın 2'nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz'in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz'in yanında silah da bulmuştu. Dilsiz'in cenazesi için aile Diyarbakır'a gitmiş, cenaze sonrası kuzeni ile sohbet eden E.D., kuzenine olayı annesi ile beraber yaptığını anlatmış, bunun üzerine kuzen B.D., polise giderek ihbarda bulunmuştu. İhbar üzerine herekte geçen ekipler, E.D.'yi gözaltına almıştı. Tutuksuz yargılanan E.D. ile anne Eylem Dilsiz ve kızları Rojin Dilsiz hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eylem Dilsiz, Rojin Dilsiz, suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya hayatını kaybeden Murat Dilsiz'in müşteki kardeşleri de katıldı. "BEN YAPMASAYDIM O BİZE DAHA BÜYÜK ZARARLAR VERİRDİ, VERİYORDU ZATEN" Duruşmada E.D., babasının annesini boğmaya çalıştığını belirttiği savunmasında, "Annem zar zor elinden kurtuldu, bizim odaya geldi. Gece saat bir iki gibiydi. Ben tek uyanık olduğum için anneme sordum ne oldu diye. Bana, ‘baban beni zorla boğmaya çalıştı, zar zor kurtuldum' Ben de ağlamaya başladım. Annem de köşeye geçti, uzandı. Gece boyunca uyudu, sonra ben de ağlamaktan bir şey yapamadım. Olaydan çok kısa bir süre önce amcam bize, ‘keşke onu öldürseniz de, siz de kurtulsanız, biz de kurtulsak' dedi. Benim de aklıma, babamın bana taciz ettiği geldi. Yapacak bir şeyim yoktu, mecbur kaldım. Daha önce de karakola şikayette bulunduk. Babam şikayetimizden vazgeçtiriyordu, tehdit ediyordu beni. Kardeşlerimi, annemi zorla şikayetten vazgeçtirdiğimiz için, bizim yapacak bir şeyimiz olmadığı için mecbur kaldım. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten. Kavga anında zaten, silahın yerini biliyordum. Kavga anında her şey yaptığı için, korktuğum için silahı koltuğun altına aldım, kendi çekmeceme koydum, ani hareketler yapmasın diye. Çekmecemde kaldı gün boyu. Sonrasında kavgalar başladı, ben de bir anda sıkmaya karar verdim" ifadelerini kullandı. "Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi" Savunmasının devamında olay günü izlediği filmde birilerinin öldürüldüğünü ve eldiven takarak parmak izi bırakmadığını gördüğünü belirten tutuksuz sanık E.D., "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Silah kullanmayı nereden biliyorsun?" şeklinde soru yöneltti. Sanık, E.D., "Babam öğretmişti. Biz bazen köye gittiğimizde ateş ettiriyordu. Neresine ateş ettim bilmiyorum. Silahtan ses çıkmadı. Ses çıksaydı, komşumuz gelip, müdahale ederdi. Komşumuz, babamın bize zarar vermesinden çok korkuyordu. Silahı sıktıktan sonra etraf barut koktu banyoya gittim, saçımı yıkadım, üzerimi değiştirdim. Silahı babamın eline tutuşturdum, eldivenleri bina boşluğuna attım. Babamdan ses çıkmayınca annemi uyandırdım. Çok korkuyordum, anneme ‘babamı öldürdüm' dedim. Kardeşlerimin hepsi odadaydı, 6 kardeşiz, büyük abim Diyarbakır'daydı, evde değildi. Babam, ben işten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Ben üç yıldır çalışıyorum, bu olay ise 1 kaç yıldır sürüyor. Kuzenimin, annemle kardeşlerimin beni yönlendirdiği iddialarını kabul etmiyorum, onun bu şekilde ifade vermesini babasının yönlendirdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. "KIZIM E.D. GELDİ BAĞIRDI, AĞLADI. SABAH DA BANA OLAYI ANLATTI, GİTTİM BAKTIM, ONU ÖLÜ BULDUM" Duruşmada savunma yapan maktulün eşi tutuksuz sanık Eylem Dilsiz, "Eşim daha önceden Suudi Arabistan'a gitmişti iş için. Oraya gitmeden önce aramız çok iyiydi. Altı ay kaldı orada. Orada beraber çalıştığı arkadaşını çok seviyordu, o ani şekilde vefat edince psikoloji bozuldu. Sabahları ben ve çocuklarım işe gidiyorduk. Akşam eve geliyorduk, daha ayakkabımızı çıkartmadan hemen bize saldırıyordu. Olay günü yine kavga ettik, zaten her akşam kavgaydı. Her akşam polisler kapımızdaydı. Mahalleden herkes pencereden balkona çıkıyordu. Beni, bir de çocuklarımı dövüyordu. Bizi odaya koyuyordu. Kabloyla dövüyordu. Çok işkence yapıyordu, tehdit ediyordu. Beş, altı defa ben memlekete gittim. Çocukları aldım gittim. Ailemden kimse bize destek vermedi. Olay günü iki elimi tuttu. Bir elini de ağzımı burnumu kapattı. Beni boğmaya çalıştı. Kendimi zorla onun eline kurtardım. Beni odadan kovdu. Ben de, çocuklarımın odasına gittim. Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı. İnanmadım, gittim baktım, onu ölü buldum. Çocuklar okula gidince, Ambulansı çağırmadık. Polisi çağırdık. Bağırdık çağırdık. Komşular ve akrabalarımız geldi" dedi. "Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım" Savunmasında babasının sürekli alkol aldığını belirten tutuksuz sanık Rojin Dilsiz, "Babam hep alkol içiyordu. Madde bağımlısıydı. Uyuşturucu kullanıyordu. Zaten uyuşturucu kullandığında iyice bir kendini kaybediyordu. Sürekli tartışma çıkardı, 2023 yılından beri kullanırdı. Olay günü de kavga olduğu için ben artık her gece odama çekiliyordum. Odama çekildiğimde de gelip babam uyandırmaya çalışıyordu, uyanmıyordum. Son zamanlarda kulaklığımla takıp uzanıyordum. O kavga sesini duymak istemediğim için. Sonra sabah da kalktım, odaya gittim. Sürekli her sabah kalkıp bizi uyandırıp bağırıp bize, ‘siz niye işe gitmiyorsunuz?' derdi. Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım. Komşumuz geldi. Her şey zaten bir anda geliştiği için o günü çok fazla hatırlamıyorum. Annem kızını korumak için sessiz kalmış. Sabah 07.30 civarlarında annem babamı gördüğü için çocuklar da korkmaması için bir şey söylememiş" diye konuştu. TUTUKSUZ YARGILANAN ANNE TUTUKLANDI Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan maktulün eşi Eylem Dilsiz'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutuksuz yargılanmasının yetersiz olacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmederek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.

KOMŞU KAVGASINDA 14 AYLIK BEBEK HASTANELİK OLDU Haber

KOMŞU KAVGASINDA 14 AYLIK BEBEK HASTANELİK OLDU

Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde, çocuk gürültüsü ve park meselesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğu öğrenilen komşular arasında çıkan kavgada 14 aylık bir bebek ağır yaralandı. İddiaya göre 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda, Muhammed Baca (34) kucağında 14 aylık kızı İkra ile bulunduğu sırada komşusu Şener E.’nin scooter ile saldırısına uğradı. Olayda babanın burnu kırılırken, küçük İkra’nın kafatasında çatlak oluştuğu belirlendi. Baba ve kız, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. BİR ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Olay sonrası gözaltına alınan Şener E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğu belirtilen Selvet E. ise serbest bırakıldı. “ÇOCUĞA BİLEREK BİR ŞEY YAPMADIK” Serbest bırakılan Selvet E., olayla ilgili suçlamaları reddederek, taraflar arasında uzun süredir husumet bulunduğunu öne sürdü. Park meselesi ve apartman içi anlaşmazlıklar nedeniyle defalarca şikayet süreçleri yaşandığını savunan Selvet E., olay günü yaşananların büyüdüğünü belirtti. Selvet E., “Kesinlikle biz bu olayla alakalı çocuğa herhangi bir darp, bilerek bir şey yapmadık. Olay sırasında arbede yaşandı ancak çocuğa yönelik kasıtlı bir eylem söz konusu değildir” ifadelerini kullandı. Ayrıca sosyal medyada kendilerine yönelik tehdit mesajları aldıklarını iddia etti. VALİLİKTEN AÇIKLAMA Ahmet Hamdi Usta, hastanede yaralı baba ve bebeği ziyaret etti. Vali Usta yaptığı açıklamada, olayın hukuki sürecinin titizlikle yürütüldüğünü belirterek, “Ülkemiz bir hukuk devletidir. Hiçbir suç ve suçlu cezasız kalmayacaktır” dedi. Valilik ayrıca, olayın farklı anlamlara çekilmemesi ve toplumsal barışı zedeleyebilecek dezenformasyonlara itibar edilmemesi çağrısında bulundu.

KARACABEY'DE ÇOCUKLAR UNUTAMAYACAKLARI BİR TATİL YAŞADI Haber

KARACABEY'DE ÇOCUKLAR UNUTAMAYACAKLARI BİR TATİL YAŞADI

Karacabey Ergün Koç Kültür Merkezi'nde 16-30 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliklerde; eğlenceli gösteriler, eğitici atölyeler, bilim şovları ve sahne performanslarıyla minikler hem doyasıya eğlendi hem de öğrenmenin keyfini yaşadı. Etkinliklere ücretsiz ulaşım desteği sayesinde aileler de yoğun ilgi gösterdi. Belediye Başkanı Fatih Karabatı, "Çocuklarımızın mutluluğu en büyük motivasyonumuz" diyerek, çocuklara katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini vurguladı. Karacabey Belediyesi, yarıyıl tatilinde çocukların hem eğlenip hem de öğrenebileceği dopdolu bir etkinlik programıyla miniklerin yüzünü güldürdü. Belediye Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü organizasyonuyla geleneksel hale getirilen sömestir çocuk etkinlikleri, 16-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Ergün Koç Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. İki hafta boyunca süren etkinlikler, çocukların kahkahalarıyla adeta bir şenlik havasına büründü. Etkinlikler boyunca sahnelenen eğlenceli oyunlar, gösteriler ve interaktif aktiviteler, salondaki çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Ergün Koç Kültür Merkezi'ni dolduran minikler; müzik, oyun ve sahne performanslarıyla keyifli vakit geçirirken, aileler de çocuklarının mutluluğuna ortak oldu. Yoğun katılımın gözlendiği etkinlikler boyunca salonlar tamamen doldu. Karacabey Belediyesi, etkinliklere katılımı artırmak ve ailelerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla belediye binası önünden ücretsiz servis hizmeti de sağladı. Bu uygulama, özellikle çocuklarıyla birlikte etkinliklere katılmak isteyen ailelerden büyük takdir topladı. Eğlenceyle öğrenme bir arada Çocukların yarıyıl tatilini yalnızca eğlenerek değil, aynı zamanda öğrenerek geçirmeleri amacıyla hazırlanan sömestir programı, zengin ve eğitici içeriğiyle dikkat çekti. Etkinlikler kapsamında Bubble Show'lar, bilgi yarışmaları, geleneksel Hacivat-Karagöz oyunu, jonglör ve sirk gösterileri ile bilim deney şovları minik izleyicilerle buluşturuldu. Bunun yanı sıra Anne-Çocuk Ebru Atölyesi, kil çalışmaları, maske boyama, bez çanta boyama, anahtarlık yapımı ve hamur devreler atölyeleri gibi etkinlikler düzenlendi. Eğitici atölyeler, çocukların el becerilerini geliştirmelerine, hayal güçlerini kullanmalarına ve sosyalleşmelerine katkı sağladı. Ayrıca birbirinden güzel sinema günleriyle de çocuklara keyifli ve eğlenceli anlar yaşatıldı. Palyaço gösterileri, yüz boyama etkinlikleri ve eğlenceli oyun alanları ise çocukların en çok ilgi gösterdiği bölümler arasında yer aldı. Ergün Koç Kültür Merkezi, sömestir tatili boyunca adeta bir çocuk şenliğine dönüştü. Başkan Karabatı: "Çocuklarımızın mutluluğu en büyük motivasyonumuz" Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, geleneksel hale gelen sömestir etkinliklerine yoğun ilgi gösteren çocuklara ve ailelerine teşekkür etti. Çocukların yüzlerindeki neşenin kendileri için büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirten Başkan Karabatı, "Çocuklarımız benim kırmızı çizgimdir. Onların mutlu olduğu, güldüğü ve kendilerini özgürce ifade edebildiği her ortam bizim için çok kıymetli. Sömestir tatilinde onların hem eğlenip hem de öğrenebileceği etkinlikler düzenlemeye özen gösterdik. Karacabey Belediyesi olarak çocuklarımızın sosyal, kültürel ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. Gösterilen yoğun ilgi bizleri son derece memnun etti. Tüm çocuklarımıza ve ailelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.

ÖĞRETMENİNİ HAMİLE BIRAKAN GENÇ: BUNU BEN BAŞLATTIM Haber

ÖĞRETMENİNİ HAMİLE BIRAKAN GENÇ: BUNU BEN BAŞLATTIM

ABD’nin New Jersey eyaletinde bir öğretmenin öğrencisinden hamile kalması hakkında açılan cinsel istismar davasında, olay sırasında çocuk yaşta olduğu belirtilen mağdur, sanık hakkındaki suçlamaların düşürülmesini talep etti. Savcılık ise dosyadaki suçlamaların re’sen sürdürüldüğünü bildirdi. Eyalette görülen davada, öğretmen Laura Caron hakkında, öğrencisiyle çocuk yaşta cinsel ilişki kurduğu ve bu ilişkiden çocuk dünyaya geldiği iddiasıyla ağır suçlamalar yöneltildi. Cape May County savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık hakkında “ağırlaştırılmış cinsel saldırı”, “cinsel saldırı” ve “çocuğun refahını tehlikeye atma” suçlamaları yer aldı. MAĞDUR: "YARGILANMASINI İSTEMİYORUM" Mahkeme kayıtlarına yansıyan beyanlarda, bugün 19–20 yaşlarında olduğu belirtilen mağdur, öğretmenin cezalandırılmasını istemediğini belirterek, ilişkiyi kendisinin başlattığını öne sürdü. Mağdurun ifadesinde "Bunu ben başlattım. Benim isteğim olsa hapse girmezdi" dediği aktarıldı. Hukuk uzmanları ise ABD’de birçok eyalette olduğu gibi New Jersey’de de 16 yaşın altındaki çocuklarla yetişkinler arasında cinsel ilişkinin, rıza iddiasına bakılmaksızın suç kabul edildiğine dikkat çekiyor. SORUŞTURMA SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMIYLA BAŞLADI Soruşturmanın, mağdurun babasının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf sonrası başlatıldığı belirtildi. Paylaşımda, mağdur ile öğretmenin çocuğu olduğu öne sürülen çocuk arasındaki benzerliğe dikkat çekildiği ifade edildi. Savcılık kaynakları, yürütülen soruşturma kapsamında mağdurun, söz konusu çocuğun biyolojik babası olduğunu mahkemede doğruladığını bildirdi. SAVCILIK: SÜREÇ KAMU ADINA YÜRÜTÜLÜYOR Savcılık makamı, cinsel istismar suçlarının kamu davası niteliğinde olduğunu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesinin davayı otomatik olarak düşürmediğini vurguladı. Dosyadaki deliller ve tanık beyanları doğrultusunda yargılamanın sürdüğü kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.