#Cumhurbaşkanına Hakaret

- Cumhurbaşkanına Hakaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanına Hakaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KOMEDYEN DENİZ GÖKTAŞ KİMDİR? NEDEN GÖZALTINA ALINDI, NE DEDİ? Haber

KOMEDYEN DENİZ GÖKTAŞ KİMDİR? NEDEN GÖZALTINA ALINDI, NE DEDİ?

Komedyen Deniz Göktaş hakkında başlatılan soruşturma kapsamında yaşanan gelişmeler kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Yurt dışından Türkiye'ye dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınan Göktaş, daha sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Peki Deniz Göktaş kimdir, neden gözaltına alındı ve savunmasında neler söyledi? DENİZ GÖKTAŞ KİMDİR? Deniz Göktaş, 1995 yılında Ankara'nın Mamak ilçesinde doğdu. Çorum kökenli bir ailenin çocuğu olan Göktaş, üniversite eğitimine Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü'nde başladı. Daha sonra ODTÜ Psikoloji Bölümü'ne geçiş yaparak lisans eğitimini burada tamamladı. Ardından Kadir Has Üniversitesi'nde Sinema ve Televizyon alanında yüksek lisans yaptı. Stand-up kariyerine 2019 yılında TuzBiber Komedi Kulübü'nün açık mikrofon etkinliklerinde başlayan Göktaş, kısa sürede profesyonel sahnelere çıktı. 2023 yılında "Selam Selam" adlı stand-up gösterisini YouTube'da yayımladı. Podcast yayıncılığı da yapan Göktaş, Spotify'da "Deniz Göktaş'a Ayıracak Vaktim Yok", Deezer'da ise "Haset" adlı programları hazırlayıp sundu. Ayrıca Uykusuz dergisinde mizah yazıları kaleme aldı, "Gibi" dizisinde konuk oyuncu olarak yer aldı ve "Ben Tek Siz Hepiniz" adlı kısa filmde rol aldı. DENİZ GÖKTAŞ NEDEN GÖZALTINA ALINDI? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya ve dijital platformlarda yayımlanan stand-up gösterisindeki ifadeler nedeniyle Deniz Göktaş hakkında "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasına göre, aynı konuya ilişkin yapılan çok sayıda başvuru değerlendirilerek soruşturma açıldı. Göktaş, yurt dışından Türkiye'ye dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Göktaş, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı. DENİZ GÖKTAŞ NE DEDİ? Savcılık ifadesinde suçlamaları kabul etmeyen Deniz Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadelerinin mizah kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Canlı bomba benzetmesiyle ilgili soruya, geçmişte yaşanan terör saldırılarının toplumda oluşturduğu korkuyu mizahi bir dille anlatmaya çalıştığını söyleyen Göktaş, amacının hakaret olmadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sözlerinin ise kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu belirten Göktaş, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur." dedi. Kur'an-ı Kerim ve dini değerlere ilişkin ifadelerinin de kutsal değerleri hedef almadığını savunan Göktaş, çocukluk anıları ve kelime oyunları üzerinden mizah yaptığını öne sürdü. SÜREÇ NASIL İLERLEDİ? Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Deniz Göktaş, savcılık sorgusunun ardından "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Göktaş'ın her iki suçtan da tutuklanmasına karar verdi. Soruşturmaya ilişkin adli süreç ise devam ediyor.

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK" Haber

DENİZ GÖKTAŞ'IN SAVUNMASI ORTAYA ÇIKTI: "HAKARET YA DA AŞAĞILAMA KASTIM YOK"

"Dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Göktaş, stand-up gösterisindeki ifadelerinin mizah amacı taşıdığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Deniz Göktaş, gösterisinde kullandığı ifadelerin toplumsal olayları mizahi bir dille ele almak amacıyla kullanıldığını savundu. "TOPLUMSAL KORKULARI MİZAHLA ANLATMAYA ÇALIŞTIM" Savcılıkta, gösterisindeki "canlı bomba" ifadeleri sorulan Göktaş, sözlerinin geçmişte yaşanan terör saldırılarının toplumda oluşturduğu korkuya yönelik bir mizah unsuru olduğunu öne sürdü. Psikoloji mezunu olduğunu belirten Göktaş, toplumun korktuğu konuları mizahi bir dille anlatmaya çalıştığını ve amacının yalnızca espri üretmek olduğunu söyledi. "CUMHURBAŞKANI'NA HAKARET KASTIM YOK" Gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik kullandığı ifadeler de sorulan Göktaş, bu bölümün kişisel gelişim videolarına gönderme yapan bir espri olduğunu savundu. Göktaş, "Burada herhangi bir hakaret ya da aşağılama kastım yoktur." ifadelerini kullandı. Savcılık sorgusunda yer alan "Siz diktatör müsünüz?" ve "Ben diktatör olsaydım" sözlerine ilişkin ise avukatları, "diktatör" ifadesinin siyaset literatüründe kullanılan bir kavram olduğunu ve hakaret niteliği taşımadığını ileri sürdü. "KUTSAL KİTAPLARI HEDEF ALMADIM" Gösterisinde kitaplara ilişkin kullandığı ifadelerin de sorulması üzerine Göktaş, konuşmasının kutsal kitaplara yönelik olmadığını belirterek Kur'an-ı Kerim'i hedef alan bir söylemde bulunmadığını ifade etti. Gösteride kullandığı "FETÖ projesi" ifadesinin ise daha önce bir izleyicinin gösterisi hakkında yaptığı yoruma gönderme olduğunu ve bunu mizahi amaçla kullandığını söyledi. Kurban Bayramı'yla ilgili anlattığı bölümün de çocukluk anısından ibaret olduğunu belirten Göktaş, dini değerleri hedef alma amacının bulunmadığını savundu. AVUKATLARINDAN TUTUKLAMA TALEBİNE İTİRAZ Göktaş'ın avukatları, söz konusu stand-up gösterisinin 2023 yılından bu yana yaklaşık 198 kez sahnelendiğini, bugüne kadar gösteri hakkında herhangi bir adli işlem yapılmadığını belirtti. Müvekkillerinin soruşturmayı öğrenmesine rağmen kendi isteğiyle yurt dışından Türkiye'ye döndüğünü ifade eden avukatlar, kaçma ve delil karartma şüphesinin bulunmadığını savunarak serbest bırakılmasını talep etti. Savcılık ifadesinin ardından Deniz Göktaş, "dini değerleri alenen aşağılama" ve "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından tutuklanması talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Göktaş'ın her iki suçtan da tutuklanmasına karar verdi.

'YANDAŞ' OLMAYAN BİR GAZETECİ DAHA TUTUKLANDI Haber

'YANDAŞ' OLMAYAN BİR GAZETECİ DAHA TUTUKLANDI

Türkiye'de gazeteciler için en zor dönemlerden biri yaşanırken, 'yandaş' olmayan bir gazeteci hakkında daha tutuklama kararı çıktı. Sosyal medyadan yaptığı paylaşımları gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan gazeteci Alican Uludağ çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklandı. Gazeteci Alican Uludağ hakkında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir takım paylaşımları gerekçesiyle 'Cumhurbaşkanına alenen hakaret' ve 'yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından re'sen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında şüpheli Uludağ, Ankara'da gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Uludağ, Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Savcılığa ifade veren Uludağ, daha sonra çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklandı. ALİCAN ULUDAĞ KİMDİR? Alican Uludağ 1986 yılında Erzincan’da doğumludur. Uludağ, özellikle siyasi ve adli dosyaları hukuki açıdan gündeme taşıdığı yargı haberleriyle tanınmaktadır. Kariyeri boyunca adliye ve hukuk odaklı gelişmeleri yakından takip eden bir muhabir olarak görev yapmıştır. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden 2008 yılında mezun olan Uludağ, aynı yıl Cumhuriyet gazetesinde gazetecilik mesleğine adım atmıştır. Farklı basın kuruluşlarında görev aldıktan sonra DW Türkçe kadrosunda görevini sürdürmektedir. Uludağ; Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Gazeteciler Cemiyeti üyesidir. Evli ve iki çocuk babasıdır.

GAZETECİ SEDEF KABAŞ SERBEST BIRAKILDI Haber

GAZETECİ SEDEF KABAŞ SERBEST BIRAKILDI

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Sedef Kabaş, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza şartıyla adli kontrol uygulanarak serbest bırakıldı. “CUMHURBAŞKANINA HAKARET” VE “SUÇ İŞLEMEYE TAHRİK” SUÇLAMASI Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Sedef Kabaş hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamaları yöneltildi. Kabaş, dün akşam saatlerinde gözaltına alınmış ve sabah saatlerinde Anadolu Adliyesi’ne sevk edilmişti. Savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hâkimliğine çıkarılan Kabaş, adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. “MİLYONLARCA İNSANIN KULLANDIĞI İFADELER” Kabaş, savcılık ifadesinde hakkında yöneltilen suçlamaları reddederek, sosyal medyada kullandığı ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı: "Burada kullanmış olduğum ‘sivil darbe’ ifadesi bir suç unsuru içermez. Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir" Ayrıca, "sahte diploma" ifadesiyle gündemdeki diploma skandallarına atıfta bulunduğunu belirtti. 29 Eylül 2025 tarihli paylaşımına dair şöyle dedi: "Sahte diploma ile kastettiğim, sahte diploma skandalı kapsamındaki kişilerdir. 400’den fazla kişinin sahte diploma ile mezun olduğunu kamuoyu gibi ben de haberlerden öğrendim" “SOMUT BİR KİŞİYİ KASTETMEDİM” Kabaş, herhangi bir şahsı hedef almadığını belirterek: "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim. Kullandığım ifadeler çoğul içeriklidir. Sivil itaatsizlik anayasal bir haktır. Bu nedenle söylemlerimde suç unsuru bulunmamaktadır" dedi.

TANJU ÖZCAN VE CHP’Lİ YÖNETİCİLERE BERAAT KARARI Haber

TANJU ÖZCAN VE CHP’Lİ YÖNETİCİLERE BERAAT KARARI

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Tahsin Mert Karagöz ve CHP Merkez İlçe Başkanı Çetin Uç, geçtiğimiz yıl düzenlenen bir yürüyüş sırasında yaptıkları açıklamalar nedeniyle "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla yargılandıkları davadan beraat etti. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuksuz yargılanan üç siyasetçi ve avukatları katıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı, sanıkların suç teşkil eden ifadeler kullandığını savunarak cezalandırılmaları yönünde mütalaa verdi. Ancak mahkeme heyeti, sanıkların sözlerinin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını belirterek, üç isim hakkında beraat kararı verdi. YARGILAMAYA KONU YÜRÜYÜŞ 21 MART 2025'TE GERÇEKLEŞTİ Olayın başlangıcı, 21 Mart 2025 tarihinde Bolu’da düzenlenen bir protesto yürüyüşüne dayanıyor. Yürüyüş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı sürecine tepki olarak CHP tarafından organize edilmişti. Etkinliğe çok sayıda partili katılırken, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da yürüyüşte yer almış ve bir konuşma yapmıştı. Yürüyüş sırasında sarf edilen bazı sözlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret içerdiği gerekçesiyle Özcan, Karagöz ve Uç hakkında savcılık tarafından dava açılmıştı. SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşma boyunca verdikleri ifadelerde suçlamaları reddeden Tanju Özcan ve diğer sanıklar, söyledikleri sözlerin eleştiri hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Özcan savunmasında, “Demokratik bir ülkede siyasi aktörlerin ve kamu görevlilerinin eleştiriye açık olması gerekir. Yaptığımız konuşma, siyasi bir tepkiydi, hakaret içermez” ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ” VURGUSU Kararını açıklayan Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların sözlerinin siyasi bir eleştiri niteliğinde olduğuna ve Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmetti. Böylece üç CHP’li isim hakkında açılan dava, beraatle sonuçlandı. ÖZCAN’DAN İLK DEĞERLENDİRME: “ADALET YERİNİ BULDU” Kararın ardından kısa bir açıklama yapan Tanju Özcan, “Hakkımızda açılan bu davanın siyasi bir baskı unsuru olduğunu düşünüyorduk. Mahkeme, haklılığımızı ve ifade özgürlüğünün önemini bir kez daha ortaya koydu. Adalet yerini buldu” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.