#D Vitamini

- D Vitamini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, D Vitamini haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NİLÜFER'DE GÜNDEM PARKİNSON VE ALZHEİMER Haber

NİLÜFER'DE GÜNDEM PARKİNSON VE ALZHEİMER

Nilüfer Belediyesi’nin toplum sağlığını koruma ve farkındalık oluşturma amacıyla düzenlediği "Sağlık Buluşmaları"nda Medicana Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Büşra Er, "Bunama-Parkinson-Alzheimer nedir? Ne değildir?" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Günümüzde insan ömrünün uzamasıyla bunama, Alzheimer ve Parkinson hastalıklarının daha fazla görülmeye başladığını söyleyen Dr. Er, hastalıklarla başa çıkma ve korunma yolları hakkında bilgiler paylaştı. Dr. Büşra Er, her unutkanlığın demans olmadığını belirterek, aradaki farka dikkat çekti. Unutkanlığın basit bir hafıza eğitimi gibi görülebilirken, demansın merkezi sinir sisteminin hasar görmesi sonucu zihinsel yeteneklerin kalıcı ve ilerleyici şekilde bozulması olduğunu söyledi. Demans hastalığında beynin hafıza merkezinin hasar aldığını ve tüm beynin yaygın olarak küçüldüğünü ifade eden Er, belirtileri arasında sadece unutkanlığın değil; konuşma bozukluğu, yön bulma güçlüğü, karar verme zorluğu, kişilik değişiklikleri ve el becerilerinde bozulmaların da görüldüğünü kaydetti. Doktora başvurmak çok önemli Alzheimerda stres faktörünün de öne çıktığını anlatan Er, 65 yaş üstü olmanın risk faktörleri arasında yer aldığını belirterek, aile öyküsü olanların da konuyla ilgili kontrollü ilerlemesini tavsiye etti. Er, tansiyon, şeker, yüksek kolesterol, obezite ve B12 ve D vitamini eksikliğini de riski faktörleri arasında sıraladı. Alzheimer için henüz tam bir tedavi olmadığını ve ilaçların sadece kötüleşmeyi yavaşlattığını söyleyen Er, "Yol yakınken, klinik tespitler ilerlemeden doktora başvurmak çok önemli" dedi. Her el titremesi parkinson değildir Alzheimer’dan sonra en sık görülen nörodejeneratif hastalığın Parkinson olduğunu ifade eden Dr. Er, hastalığın beyindeki dopamin üreten hücrelerin kaybıyla ortaya çıktığını söyledi. Hastalığın temel özelliklerinden bahseden Er, "Motor belirtilerde; mimiklerde azalma, gövdenin öne eğilmesi, el titremeleri, hareketlerde yavaşlama ve küçük adımlarla yürüme görülür. Motor olmayan belirtiler arasında da depresyon, kaygı, kabızlık, koku alma kaybı ve uyku bozuklukları çoğu zaman motor belirtilerden daha zorlayıcı olabilir. Her el titremesi Parkinson değildir. 40-70 yaş aralığında daha sık görülen bu hastalığın genetik ve çevresel faktörlerin birleşimiyle oluşur" diye konuştu. Sağlıklı yaşlanma ile ilgili önerilerde bulunan Dr. Er, şunları söyledi: "Beyin uyku sırasında temizlenir; yetersiz uyku artık maddelerin birikmesine yol açar. Bu nedenle kaliteli uyku önemlidir. Zihinsel aktiviteler yapılabilir. Yeni bir dil öğrenmek veya yeni hobiler edinmek koruyucu olabilir. Haftada en az 3 gün, mümkünse her gün yarım saat yürüyüş yapılmalıdır. Sebze, salata ve balık ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme tarzı benimsenmelidir." Vatandaşların merak ettiklerini sormasının ardından program sona erdi.

GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN MEVSİMİNE UYGUN BESLENİN Haber

GÜÇLÜ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN MEVSİMİNE UYGUN BESLENİN

Kış mevsiminde havaların soğuması ve gün ışığının azalmasıyla birlikte bağışıklık sisteminin daha da önem kazandığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Bu dönemde hastalıklara yakalanmamak için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak gerekiyor. Sağlıklı ve güçlü bağışıklık sisteminin sürdürülmesi için ise mevsimine uygun beslenmek çok önemlidir" dedi. Atıştırmalık tüketimine yönelim ile yağlı ve şekerli besin tercihlerinin artması sebebiyle vücut ağırlığında istenmeyen yönde değişiklikler olabildiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Bu sebeple birçok kronik hastalığa sebep olan vücutta fazla yağ birikimi olarak adlandırılan ’obezite’ artmaktadır. Ancak sağlıklı hayatı sürdürülmesi için mevsimine uygun sağlıklı beslenme ile ideal kilonun korunması önemlidir. Kış aylarında azalan hava sıcaklığı sebebiyle vücut ısısının korunması için yeterli sıvı almak gerekir. Günde en az 2-2,5 litre su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir" dedi. Zengin beslenmenin bağışıklığa faydaları Kış mevsiminde artan soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı A, C, D ve E vitamininden zengin beslenmenin bağışıklık sistemine katkısı oldukça fazla olduğunu ifade eden Güngör, "Mevsimine uygun, günde en az 2 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze tüketilmesi önerilmektedir. Bu aylarda havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, pırasa, maydanoz gibi sebzelerin, portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tercih edilmesi önerilmektedir. Ayrıca E vitamini kaynakları olan kuru baklagiller ve kuruyemişlerde yeterli ve dengeli biçimde günlük beslenmede bulunmalıdır. Haftada 2-3 kez nohut, kuru fasulye, mercimek, nohut ve barbunya gibi kurubaklagiller, günde 20-30 gram kadar ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler tüketilmelidir" diye konuştu. Kış mevsimi ve D vitamini Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamininin güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamin olduğunu belirten Güngör, şu ifadeleri kullandı; "Ancak kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini ihtiyacının karşılanamamasına sebep olmaktadır. D vitamini besinlerden aktif olarak karşılanamıyor olsa da balık, D vitamini ile beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega-3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu sebeple kış aylarında haftada 2-3 kez balık tüketilmelidir. Kış aylarında yüksek yağlı besin tüketiminden kaçınılmalı, margarin, tereyağ, yağlı etler, yüksek kolesterol içeren sakatat ürünleri sıklıkla tüketilmemeli, sağlıklı yağ asitleri içeren zeytinyağı, yağlı tohumlar, kuruyemişler uygun ve yeterli porsiyonda tüketilmelidir. Bu mevsimde basit karbonhidrat içeren şekerli besinlere ve tatlılara yönelimin arttığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün önerisine göre günlük şeker alımı toplam enerji alımının en fazla yüzde 10 kadarını oluşturmalıdır ve mümkünse daha da azaltılmalıdır. Sağlıklı hayat biçiminde basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlardan olan tam buğday ekmek, bulgur gibi tahıllar, kurubaklagiller, meyveler ve şekeri azaltılmış sütlü ya da meyveli tatlılar ile sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan ev yapımı ürünler tercih edilmelidir." "Çocuklar beslenme konusunda bilinçlendirilmeli" Sağlıklı beslenme açısından sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan ev yapımı geleneksel gıdaların üretimi ve tüketiminin kış aylarında arttığının görüldüğüne dikkat çeken Güngör, "Kış ya da yaz ayları için besinin bol bulunduğu aylarda yapılan geleneksel yiyecek hazırlama teknikleri ile hazırlanan geleneksel ev yapımı gıdalar temel işleme ve hazırlama metotlarına dayanan, yapay koruyucu ve katkı maddesi içermeyen, doğal ve raf ömürleri günümüzün işlenmiş ürünlerine oranla uzun olmayan ürünlerdir. Günümüzün önemli sağlık sorunları arasında yer alan obezitenin önüne geçilmesi hedefiyle ev yapımı sağlıklı üretimin özendirilmesi ve özellikle çocukların hazır ve paketli besinler yerine ev yapımı sağlıklı besinlerinin tüketimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Doğa şartlarının zorlayıcı etkisini azaltmak adına mevsiminde toprağını ve ürününü kirletmeden, mevsiminde bol ve ekonomik olduğu dönemlerde ulaşılabilen besin ürünlerinin ayrıyeten güneşin ısısından yararlanarak sağlıklı ve yerel yollarla oldukça düşük maliyetle farklı yiyeceklere dönüştüren bir kültürel mirasın sürekliliği ve toplumsal dayanışmanın sürdürülüyor olmasının yerel üretime, sağlıklı yaşama ve sağlıklı beslenmeye katkısı önemli düzeyde önemlidir" dedi.

SAĞLIKLI CİLK İÇİN D VİTAMİNİNİ İHMAL ETMEYİN Haber

SAĞLIKLI CİLK İÇİN D VİTAMİNİNİ İHMAL ETMEYİN

Sağlıklı bir cildin olmazsa olması D vitamini. Medicana Sağlık Grubu Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayda Kart Aşkar, kış aylarında güneş ışığına maruziyetin azalmasıyla birlikte D vitamini eksikliğinin arttığını belirterek hem cilt sağlığı hem de genel vücut sağlığı açısından önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Aşkar, toplumda D vitamini farkındalığının artırılması gerektiğini vurguladı. Dr. Ayda Kart Aşkar, kış aylarında insanların daha fazla kapalı alanlarda vakit geçirdiğini ve güneş ışığının cilde ulaşmasının zorlaştığını belirterek, D vitamininin sadece kemik sağlığı için değil bağışıklık sistemi, cilt bariyeri ve saç foliküllerinin yenilenmesi için de kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Aşkar, güneşten yeterince yararlanılamadığı için kış aylarında D vitamini seviyelerinde belirgin düşüş görüldüğünü ve bu durumun birçok cilt hastalığında alevlenmelere neden olabileceğini söyledi. D vitamini eksikliğinin özellikle sedef hastalığı, atopik dermatit (egzama), seboreik dermatit ve mevsimsel saç dökülmesi gibi dermatolojik sorunları tetiklediğini belirten Dr. Aşkar, kış aylarında bu hastalıkların semptomlarının daha belirgin hale geldiğini aktardı. Cilt hastalıklarının yanı sıra sistemik etkilerin de görülebildiğini ifade eden Dr. Aşkar, D vitamini eksikliğinin kemik yoğunluğunun azalması, kas güçsüzlüğü, ruh hâlinde dalgalanmalar, bağışıklık zayıflığına bağlı enfeksiyon artışı ve kalp-damar hastalıklarında risk yükselmesi gibi sonuçlara yol açabileceğini bildirdi. Kış aylarında D vitamini seviyelerini korumak için kontrollü güneşlenmenin ve doğru beslenmenin önemine değinen Dr. Aşkar, haftada 3-4 gün 15-20 dakikalık güneş maruziyetinin faydalı olacağını, somon, sardalye, yumurta sarısı, karaciğer ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerinin beslenmede yer alması gerektiğini belirtti. Takviyelerin ise mutlaka kan düzeyi ölçümü sonrasında hekim kontrolünde kullanılmasının altını çizdi. Dr. Ayda Kart Aşkar, kış aylarının D vitamini düşüklüğü açısından riskli bir dönem olduğunu vurgulayarak, vatandaşlara D vitamini seviyelerini düzenli olarak kontrol ettirmeleri yönünde çağrıda bulundu.

ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARINA DİKKAT Haber

ÇOCUKLARDA YAZ HASTALIKLARINA DİKKAT

Güneş ışınlarının ve çeşitli çevresel faktörlerin etkisiyle yaz mevsiminde çocuklar çeşitli hastalıklara yakalanabilir. Medicana Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, yaz aylarında çocukların dışarıda daha fazla zaman geçirdiğini ve aşırı sıcaktan olumsuz etkilenebildiklerini söyleyerek ebeveynleri uyardı. Medicana Bursa Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, özellikle 6 ayın altındaki bebeklerde güneş çarpmasına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Güneş çarpması durumunda ateş, halsizlik, kusma ve bilinç kaybı görülebilir. Ayrıca güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından dolayı deri kanseri riski de artmaktadır. D vitamini eksikliğinde, haftada en az 2 kez saat 10.00-16.00 arasında yüz ve kolların güneş koruyucu sürülmeden 10-15 dakika direkt gün ışığına maruz bırakılması önerilir. Ancak yaz mevsiminde güneş ışınlarının dik geldiği 11.00-15.00 saatleri arasında direkt güneşe maruziyetten kaçınılmalıdır. Hijyen ve sıvı tüketimi hayati önem taşıyor Yaz aylarında terleme nedeniyle insan vücudunda aşırı sıvı kaybı olur. Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, sıvı kaybını bol su içerek ve sıvı tüketerek yerine koymanın önemini vurguladı ve şunları ekledi: "Kullanılan su ve sıvı kaynaklarına dikkat edilmelidir. Kaynağı belli olmayan içme sularından ve bu sularla yıkanan meyve ve sebzelerden tifo, paratifo, ishaller, viral hepatit (hepatit A) gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Özellikle piknik alanlarında sulara insan ve hayvan dışkısı karışmış ise su, gözle görülemeyen mikroplarla kirlenir ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olur. Yaz aylarında ishal vakalarında ciddi artış yaşandığını belirten Dr. Yılmaz, "İshalin en önemli nedeni kirli su ve gıdalardır. Temiz su kullanımı, meyve-sebzelerin iyi yıkanması ve açıkta satılan yiyeceklerden kaçınılması gerekir. Ayrıca ishal durumunda çocuklara bol sıvı verilmeli, gerekirse ağızdan sıvı tedavisi uygulanmalıdır." Temizliği iyi yapılmayan havuzların dış kulak yolu iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ve göz iltihaplarına neden olabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, çocukların havuza girmeden önce mutlaka duş alması gerektiğini, kulak tıkacı ve yüzücü gözlüğü kullanımının ise koruyucu olabileceğini ifade etti. Böcek sokmaları ve seyahat hastalıkları da unutulmamalı Yaz aylarında sık görülen böcek ve sinek sokmalarında enfeksiyon riski taşıyan durumlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, uzun giysilerle koruma sağlanabileceğini belirtti. Ayrıca yurtdışına seyahat eden ailelerin dönüşte çocuklarda görülebilecek ateş ve enfeksiyon belirtilerine karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini ifade etti. Yılmaz ayrıca, ‘’Gelişmekte olan ülkelere seyahat sonrası, çocuklarda yüzde 8 oranında tıbbi tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır. Seyahat sonrası çocuklarda en sık görülen hastalık belirtisi ateştir. Enfeksiyonların çoğu alt solunum yolu enfeksiyonu, üriner enfeksiyon veya orta kulak enfeksiyonudur. Seyahat enfeksiyonlarında yüzde 21 oranında sıtma, yüzde 15 oranında yolculuk diyaresi, yüzde 6 oranında denge ateşi ve yüzde 2 oranında tifo görülebilmektedir. Seyahat edilecek bölgeye göre önceden önlem alınmalı ve aşılamalar tam yapılmalıdır. El hijyenine özellikle dikkat edilmelidir’’ dedi. Basit önlemlerle sağlıklı bir yaz geçirmek mümkün Aşırı sıcaklarda serinlemek için kullanılan klimalardan olumsuz etkilenmemek adına klima filtrelerinin temizliğinin zamanında yapılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Cansu Yılmaz, klima çarpmasını engellemek için yazın klimayı 23-26 dereceye ayarlamayı önerdi. Yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken birçok önemli nokta bulunmaktadır. Güneş çarpmasından korunma, sıvı kaybını önleme, seyahat sonrası sağlık kontrolleri ve klima kullanımına dikkat edilmesi, çocukların yaz mevsimini sağlıklı geçirmelerine yardımcı olacaktır. Sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir yaz tatili için ailelerin bu önlemleri dikkate almaları gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cansu Yılmaz, çocukların hem keyifli hem de sağlıkla dolu bir yaz geçirmesi için farkındalık oluşturmanın önemine dikkat çekti. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.