#Dava

- Dava haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dava haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MABEL MATİZ KİMDİR? GERÇEK İSMİ, KAÇ YAŞINDA VE NERELİ? Haber

MABEL MATİZ KİMDİR? GERÇEK İSMİ, KAÇ YAŞINDA VE NERELİ?

"Perperişan" şarkısına getirilen erişim engelinin ardından yeniden gündeme gelen Mabel Matiz, sanat dünyasındaki duruşu, müzik tarzı ve özgün kimliğiyle kamuoyunun ilgisini bir kez daha üzerine çekti. Peki, Mabel Matiz kimdir, gerçek adı nedir? Kaç yaşında ve nerelidir? Gerçek adı Fatih Karaca olan Mabel Matiz, 31 Ağustos 1985 doğumludur. 2026 yılı itibarıyla 40 yaşında olan sanatçı, Mersin’in Erdemli ilçesinde doğup büyümüştür. Lise eğitimini burada tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için İstanbul’a taşınmış, bir yandan akademik hayatına devam ederken diğer yandan müzik kariyerinin temellerini atmıştır. SAHNE ADININ ANLAMI Sanatçı adı olarak seçtiği "Mabel Matiz" iki ayrı kaynaktan beslenir: “Mabel”, Buket Uzuner’in Kumral Ada Mavi Tuna romanındaki bir karakterin takma adıdır. “Matiz” ise eski Yunanca kökenli bir kelime olup, “sarhoş” ya da “düşkün kimse” anlamı taşır. Bu sahne adı, onun sanatındaki duygusal yoğunluk, kırılganlık ve sıra dışı estetik anlayışını yansıttığı için bilinçli bir tercih olarak öne çıkar. MÜZİĞE YOLCULUĞU VE KARİYERİ Mabel Matiz’in müzikle bağı, çocukluk yıllarında başlamıştır. Üniversite yıllarında çeşitli müzik gruplarında yer almış, ilk olarak internet üzerinden yayınladığı cover ve bestelerle dikkat çekmiştir. 2011 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü yayımlayarak profesyonel müzik dünyasına adım atmıştır. “Arafta”, “Filler ve Çimen”, “Barışırsa Ruhum” gibi parçalarla çıkış yapan sanatçı; ardından gelen "Yaşım Çocuk", "Gök Nerede", "Maya" ve "Fatih" albümleriyle tarzını pekiştirmiştir. Her albümünde farklı sound'lar, etnik öğeler ve geleneksel Türk müziği tınılarıyla çağdaş pop müziği harmanlamıştır. Mabel Matiz, aynı zamanda şarkı sözü yazarı, besteci ve prodüktör olarak da eserlerinin tüm yaratım sürecine aktif şekilde katkı sunmaktadır. Sanatçının tarzı; duygusal derinlik, edebi referanslar ve görsel estetikle örülmüş kliplerle birleştiğinde, onu Türkiye’deki en özgün müzisyenlerden biri haline getirmiştir. TOPLUMSAL KONULARA DUYARLILIĞI Mabel Matiz, sadece müziğiyle değil; sosyal ve kültürel meselelere karşı duyarlılığıyla da tanınır. LGBTI+ hakları, ifade özgürlüğü, kadın hakları gibi pek çok konuda kamuoyuna açık destek veren sanatçı, bu yönüyle hem destek hem de zaman zaman sert eleştiriler almıştır. SON DÖNEMDE GÜNDEM OLAN DAVA 2025 yılında yayımladığı “Perperişan” şarkısına yönelik olarak açılan davada, sözlerinin müstehcen içerik taşıdığı ve yaş sınırlaması olmaksızın dijital platformlarda yayımlandığı gerekçesiyle 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmaktadır. Mahkeme süreci halen devam ederken, Mabel Matiz’in savunması, sanat özgürlüğü bağlamında geniş yankı uyandırmıştır.

ANKARA'DA ALIŞILMADIK KARAR: NAFAKAYI BU KEZ KADIN ÖDÜYOR Haber

ANKARA'DA ALIŞILMADIK KARAR: NAFAKAYI BU KEZ KADIN ÖDÜYOR

Ancak 3 yıl sonra açılan dava sonucu, iki çocuğu için nafakayı ödemek zorunda kalan Öz, maddi imkânsızlıklar içinde yaşadığını belirterek yetkililerden yardım istedi. Şengül Öz, boşanmanın ardından hasta ve engelli anneannesiyle yaşamaya başladığını, geçimini sosyal yardımlarla sağladığını ve işsiz olduğunu ifade etti. BEN BU PARAYI ÖDEYEMEM, ÖDEME GÜCÜM YOK Öz, boşanmanın ardından hiçbir mal varlığı talep etmediğini belirterek, "Çocuklara maddi imkânsızlıklar nedeniyle ben bakamayacaktım. Velayeti babaya verdik. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bana aylık 12 bin lira nafaka ve geçmişe dönük yaklaşık 100 bin lira borç çıktı. Bu parayı ödeyemem, çünkü ne bir işim ne de mal varlığım var" ifadelerini kullandı. Kira ödeyerek yaşamını sürdüren Öz, anneannesinin vefatının ardından ekonomik olarak daha da zor duruma düştüğünü, sağlık sorunları nedeniyle düzenli çalışamadığını ve zaman zaman ev temizliğine gittiğini belirtti. NAFAKAYI VERSİN, ÇOCUKLARIMA BEN BAKAYIM Şengül Öz, eski eşiyle geçmişte şiddetli geçimsizlik yaşadıklarını ve anlaşmalı boşandıklarını vurguladı. Çocuklardan birinin Atipik Otizm tanısı olduğunu da ifade eden Öz, "Ben çocuklarıma bakmak istiyorum. Eğer bu nafaka bana verilirse, çocuklarımla daha uygun bir eve geçerim. Anneyim, çocuklarımı seviyorum. Onlara ben bakmak istiyorum" diye konuştu. Yetkililere çağrıda bulunan Öz, "Kimseyi suçlamıyorum, sadece yaşam şartlarımın dikkatle incelenmesini istiyorum. Gerçekten bu yükün altından kalkabilecek durumda değilim" diyerek konunun yeniden değerlendirilmesini talep etti.

44 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNANIN MÜTEAHHİDİ: "İNŞAATTAN ANLAMAM" Haber

44 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNANIN MÜTEAHHİDİ: "İNŞAATTAN ANLAMAM"

44 kişinin öldüğü yıkılan sitenin müteahhidi H.Ç., “Müteahhidim ama inşaattan anlamam. İlkokul mezunuyum” diyerek dikkat çeken bir savunma yaptı. DAVA 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NDE GÖRÜLÜYOR Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Yahya Kemal Mahallesi'nde yer alan 2 bloklu Said Bey Sitesi, 6 Şubat 2023’teki depremin ilk dakikalarında çökmüş, enkaz altında kalan 44 kişi yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili açılan davada biri tutuklu müteahhit olmak üzere 8 sanık ve 2 kamu görevlisi yargılanıyor. "BEN MARKETÇİYİM, İNŞAATI USTALAR YAPTI" Duruşmada savunmasını yapan ve 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen tutuklu müteahhit H.Ç., suçlamaları reddetti. 35 yıldır market işletmeciliği yaptığını söyleyen H.Ç., “Ben sadece yatırım yaptım, binayı ben yapmadım. Malzeme seçiminde bilgim yok. Ustalar ne aldıysa onu kullandılar. Ben müteahhidim ama anlamam. İlkokul mezunuyum. Orada market açmak istedik, en iyi malzeme kullanılsın dedik. Keşke yatırım yapmasaydım, ben de mağdurum. Yakınlarımı kaybettim. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu. KAMU GÖREVLİLERİ BERAATİNİ İSTEDİ Dönemin Dulkadiroğlu Belediyesi İmar Müdürü A.Ö. ve Müdür Yardımcısı S.B. de önceki beyanlarını tekrar ederek, üzerlerine atılı suçlamaları reddetti ve beraat talebinde bulundu. MAĞDUR AİLELERDEN ADALET TALEBİ Mahkeme heyeti, müştekilerin ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının ifadelerini aldıktan sonra duruşmayı 10 Nisan 2026 tarihine erteledi. Duruşma çıkışında konuşan depremzede Nevres Akkaya, “Asıl sorun binaya eklenen asma katta. Bilirkişi raporları da bunu destekliyor. Yine de adaleti bulmakta zorlanıyoruz. Umudumuzu yitirmedik, adalete güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

TSK’YA MİLYONLUK BAĞIŞ YAPTI: HASTANEYE YATIRILMAK İSTENDİ Haber

TSK’YA MİLYONLUK BAĞIŞ YAPTI: HASTANEYE YATIRILMAK İSTENDİ

Yaptığı bağış ardından öğretmen hakkında bir yıl arayla aynı hastane tarafından birbirine zıt sağlık raporları düzenlendiği, son raporda “psikoz” tanısı konularak hastaneye yatırılmak istendiği öne sürüldü. MAL VARLIĞINI BAĞIŞLADI, VASİLİK DAVASI AÇILDI Mersin’in Silifke ilçesinde ve Adana’da iki evi, iki aracı ve bankada yaklaşık 2 milyon lira birikimi bulunan Nevin Vurunbiği’nin, 77 yaşındaki babasıyla yaşadığı ciddi bir anlaşmazlığın ardından hukuki ve psikiyatrik bir sürecin içine girdiği belirtildi. İddiaya göre baba, Silifke’deki evin kendi üzerine geçirilmesini talep etti. Bu talebi reddeden öğretmen, baskıların artması üzerine tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağışladı. Bağışın ardından baba tarafından vasilik davası açıldığı, mahkeme kararıyla öğretmenin banka hesaplarına bloke konulduğu ileri sürüldü. “BENİ KENDİ EVİMDE DARBETTİ” İDDİASI Nevin Vurunbiği, 2022 yılının Ağustos ayında babası tarafından ağır şiddete maruz kaldığını iddia ederek, “Babam beni kendi evimde darbetti, yerlerde sürükledi, balkondan atmaya çalıştı. Küfür ederek evden kovdu. Sonrasında iftira, şantaj ve tehditler başladı” dedi. Yaşanan olay sonrası babası hakkında dava açtığını belirten Vurunbiği, kendisine ait evden çıkarılması için tahliye kararı alındığını ancak buna rağmen baskıların devam ettiğini öne sürdü. AYNI HASTANEDEN BİR YIL ARAYLA İKİ FARKLI RAPOR Mal varlığını bağışladığı dönemde aynı hastaneden “sağlıklıdır, mal alıp satabilir” ibareli rapor aldığını anlatan Vurunbiği, aradan yalnızca bir yıl geçmesine rağmen bu kez aynı hastane tarafından kendisine “psikoz” tanısı konulduğunu ve hastaneye yatırılmasının istendiğini söyledi. Herhangi bir psikiyatrik rahatsızlığı bulunmadığını savunan öğretmen, “Yıllardır sadece tansiyon ilacı kullanıyorum. Bir yıl içinde hiçbir sağlık sorunu yaşamadım. Buna rağmen psikoz tanısı konuldu” ifadelerini kullandı. “HAKEM HASTANE TALEBİM REDDEDİLDİ” İDDİASI Teşhise itiraz ettiğini ve hakem hastane talebinde bulunduğunu belirten Vurunbiği, bu talebin kabul edilmediğini öne sürdü. Ayrıca duruşma yapılmadan, gıyabında ve yalancı tanık beyanlarıyla vasilik kararı verildiğini iddia eden öğretmen, mahkeme kararıyla polis eşliğinde zorla hastaneye götürülmek istendiğini söyledi. “BU BİR SAĞLIK DEĞİL, MAL VARLIĞI MESELESİ” Yaşanan sürecin adil olmadığını savunan Nevin Vurunbiği, 30 yıllık emeğiyle biriktirdiği mal varlığının hedef alındığını ileri sürerek, “Benim bütün birikimlerime konmak için olmayan bir rahatsızlık uyduruldu. Bu bir sağlık meselesi değil, mal varlığı meselesidir” dedi.

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER Haber

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER

Bursa'da duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık’ın "Ben o gün oğluma araba alacaktım" sözleri salonda derin bir sessizliğe neden oldu. EĞLENCE MEKANINDA BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİ Olay, 10 Mayıs günü saat 05.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Eğlenmek için mekana gelen S.Y., S.Ö. ve E.T. ile işletme çalışanları arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre tartışmanın, gruptan bir kişinin kız arkadaşını mekana getirmesi üzerine çalışanların "Dışarıdan kadın getirmek yasak" demesiyle başladığı öne sürüldü. Tartışmanın ardından üç kişi darbedilerek mekandan çıkarıldı. HASTANEYE GİTTİLER, ARKADAŞLARINI ÇAĞIRDILAR Darbedilen kişilerden E.T., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken durumu telefonla S.Y.’nin kardeşi Melih Sefa Y.’ye bildirdi. Bunun üzerine Melih Sefa Y., arkadaşı Hakan Uyanık ile birlikte eğlence mekanının önüne geldi. Burada güvenlik görevlileri ve çalışanlarla yeniden başlayan tartışma, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Açılan ateş sonucu Hakan Uyanık karnından, Melih Sefa Y. ise bacak ve kolundan yaralandı. Özel araçlarla hastaneye kaldırılan Hakan Uyanık, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 11 SANIK HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürmeye azmettirme’, ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘silahla kasten yaralama’ ve ‘sopayla yaralama’ suçlarından dava açıldı. Dört sanığın tutuklu yargılandığı dosyada, bazı sanıklar ise tutuksuz olarak hakim karşısına çıktı. MAHKEMEDE OLAYIN DETAYLARI ANLATILDI Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Hakan Uyanık’ın anne ve babası, müştekiler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.Y., olay gecesi yaşananları ayrıntılı şekilde anlatarak, mekanda sorun çıkarmak istemediklerini, ancak işletme yetkililerinin kendilerine hakaret ederek saldırdığını öne sürdü. Melih Sefa Y. ise olay yerine geldiklerinde silahsız olduklarını savunarak, "Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan üzerimize ateş açıldı" dedi. Y., ateş edilirken işletme sahibi olduğu iddia edilen kişinin çalışanlara "Kim gelirse vurun" şeklinde talimat verdiğini duyduğunu iddia etti. “HAKAN’A DOĞRU ATEŞ ETTİM” İTİRAFI Tutuklu sanıklardan Emre Erdem, mahkemede yaptığı savunmada Hakan Uyanık’a doğru 2-3 el ateş ettiğini kabul etti. İlk ateşi ayaklarına, ikinciyi ise karnına doğru yaptığını söyleyen sanık, pişman olduğunu ifade etti. Bir diğer sanık Berkant Alkan ise havaya ateş açarak tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, ancak çatışmanın devam ettiğini öne sürdü. “OĞLUMUN HUSUMETİ YOKTU” Duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık, oğlunun çevresinde sevilen, kimseyle husumeti olmayan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanıkları sabahtan beri dinliyorum. Oğlumda silah olsaydı 3 metreden vuramaz mıydı? Onlar 8-10 metreden vuruyor. Olay sabahı hastaneye gittiğimde oğlumu ceset torbasına koyarlarken gördüm. Ben o gün oğluma araba alacaktım." Babanın bu sözleri duruşma salonunda duygusal anlara yol açtı. İŞLETME SAHİBİ SUÇLAMALARI REDDETTİ Çalışanlarını azmettirmekle suçlanan işletme sahibi S.İ. ise suçlamaları reddederek, olaydan yaklaşık bir ay önce işletmeyi devrettiğini, silahlı saldırı talimatı vermediğini savundu. Olay sırasında dışarı çıktığında Hakan Uyanık’ı yerde gördüğünü ve yardım etmeye çalıştığını söyledi. MAHKEMEDEN TAHLİYE VE ERTELEME KARARI Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olmadığını savunan bir tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

EKREM İMAMOĞLU'NUN "BİLİRKİŞİ" DAVASI ERTELENDİ Haber

EKREM İMAMOĞLU'NUN "BİLİRKİŞİ" DAVASI ERTELENDİ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu'nun, bazı soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davaya devam edildi. Mahkeme, dava dosyasının esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine hükmederek duruşmayı 30 Mart 2026 tarihine erteledi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki salonda görülen duruşmada, sanık Ekrem İmamoğlu ile avukatları hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu ile bazı parti üyeleri de duruşmayı takip etti. "BU SÜREÇTE DEDİKLERİMİN NE DEMEK OLDUĞUNU ARAŞTIRMAK YERİNE, SUÇ OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRIYORLAR" Sanık İmamoğlu savunmasında, hakkında açılan davaların kişisel ve siyasi olduğunu öne sürdü. Açıklamasında, “Benim söylediklerim bir eleştiridir. Eleştiri yapmam suç değildir. Hakkımda açılan davalar kumpas niteliğindedir” dedi. "BEN YARGILAMIYORUM, YARGILIYORUM" İmamoğlu, konuşmasının devamında “Benim adil yargılanmamı engelleyen sistemin kendisidir. Savunma yapmıyorum, ben yargılıyorum. Bu adalet sisteminin nasıl çalıştığını halk görsün istiyorum. Geçmişte de adaletsizliklerin hesabı soruldu, yine sorulacaktır” ifadelerini kullandı. Duruşmada zaman zaman heyetle de kısa sözlü atışmalar yaşayan İmamoğlu, “Ben sadece kürsüye konuşmuyorum, halka anlatıyorum. Bu duruşmalar canlı yayınlansın, herkes duysun” diyerek salondaki izleyicilere seslendi. "BİLİRKİŞİ DOSYASI GEREKSİZDİR" İmamoğlu, bilirkişi dosyasının gereksiz olduğunu belirterek, “Ben bir hukukçu değilim, ama bu benim düşüncem” dedi. Ayrıca hâkim ve savcı atamalarının şeffaf olmadığını iddia ederek, Meclis’e bu konuda çağrıda bulundu. DOSYA MÜTALAAYA GÖNDERİLDİ Duruşma sonunda mahkeme, dosyanın esasa ilişkin mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verdi. Dava, 30 Mart 2026 tarihine ertelendi.

ANKARALI COŞKUN'DAN İZMİRLİ ÇİFTE 300 BİN LİRALIK DAVA ŞOKU Haber

ANKARALI COŞKUN'DAN İZMİRLİ ÇİFTE 300 BİN LİRALIK DAVA ŞOKU

Başkaya çifti, hiçbir maddi kazanç sağlamadıklarını belirterek sanatçıya davayı geri çekmesi ve şarkıyı birlikte söyleme çağrısında bulundu. İzmir'de yaşayan konservatuar mezunu Hasan Başkaya ve amatör olarak şarkı söyleyen memur Öznur Başkaya, 2023'ün Haziran ayında dünya evine girdiler. Müzik tutkunu İzmirli Başkaya çifti, düğünlerinde Ankaralı Coşkun'a ait 'Ne Bilsin Eller' şarkısını söyleyerek çıkan çift, hem bu günlerini ölümsüzleştirdi hem de düğüne katılanlardan büyük alkış aldı. Şarkı söyledikleri video, sosyal medyada; özellikle de düğün sayfalarında paylaşıldı ve eserin sahibi Ankaralı Coşkun da videolardan birinin altına yorum yazarak çifti tebrik etti. Başkaya çifti, büyük ilgi gören görüntülerin ardından beklemedikleri bir süreçle karşılaştı. Eserin sahibi Ankaralı Coşkun olarak bilinen Coşkun Direk'in, videonun yayılması üzerine çift hakkında şikayetçi olduğu ve uzlaşma için 300 bin lira talep ettiği ortaya çıktı. "KENDİ HESABIMDA BİN 500 BEĞENİDE KALDI, BAŞKA SAYFALARDA MİLYONLARA ULAŞTI" 2023 Haziran ayında evlenen Başkaya çifti, düğün girişinde birlikte seslendirdikleri şarkının sosyal medyada defalarca paylaşılmasıyla kısa sürede gündem olduğunu söyledi. Müzik öğretmeni Hasan Başkaya, görüntülerin kendi hesaplarından değil, çeşitli düğün sayfaları tarafından paylaşıldığını belirterek, "Eşim amatör olarak söyledi. Gelinliğiyle şarkı söylemesi çok dikkat çekti. Kendi hesabımda bin 500 beğeni kaldı ama farklı hesaplar milyonlara ulaştı" dedi. Başka platformlarda yayılan videonun ardından, çift şarkıyı resmi olarak söyleyebilmek için Ankaralı Coşkun'la iletişime geçip muvafakatname almak istedi; ancak olumlu yanıt alamadı. "ÖNCE TEBRİK ETTİ, SONRA DAVA AÇTI" Hasan Başkaya, videonun ilk paylaşıldığı günlerde Ankaralı Coşkun'un kendi hesabına alkış emojisi bırakarak tebrik ettiğini, hatta "Hakkını helal et abi, izinsiz söyledik" şeklindeki yorumuna da yanıt verdiğini söyledi. Başkaya, daha sonra yaşanan süreci şöyle anlattı: "Bir süre sonra soruşturma açılacağını söyledi ve attığı yorumu sildi. Biz videodan hiçbir maddi kazanç sağlamadığımızı ifade ederek ifademizi verdik. Uzlaşmacı, bizden 300 bin lira istediğini iletti. Bu rakama çok şaşırdık. Hayatımda böyle bir para görmedim." "BİZE YASAKLADI AMA HALA BİRLİKTE SÖYLEMEK İSTİYORUZ" Eserin Ankaralı Coşkun tarafından artık kendilerine yasaklandığını belirten Başkaya, telif yasalarının bu konuda büyük bir boşluk taşıdığını savundu. "Maddi kazanç olmadan bile izinsiz söylemek dava konusu olabiliyormuş. Story atsanız bile başınıza gelebiliyor. Bu tüm müzisyenleri ilgilendiren ciddi bir konu" dedi. Ankaralı Coşkun'u hala çok sevdiklerini söyleyen Hasan Başkaya, tüm sürece rağmen şarkıyı onunla birlikte söyleyip klip çekmeyi dahi teklif ettiklerini belirtti. Başkaya, "Biz onu severek dinliyoruz. Davayı geri çekmesini istiyoruz, başka bir isteğimiz yok" ifadelerini kullandı.

229 KM HIZLA ÖĞRETMENE ÇARPAN SÜRÜCÜNÜN SAVUNMASI ŞOKE ETTİ Haber

229 KM HIZLA ÖĞRETMENE ÇARPAN SÜRÜCÜNÜN SAVUNMASI ŞOKE ETTİ

Sanık için “olası kastla öldürme” suçundan 20 ila 25 yıl arasında hapis cezası istendi. Sürücünün savunması'nda, “Yolun yarısından sonrasını hatırlamıyorum” demesi dikkat çekti. SAVUNMASI ŞAŞIRTTI: “ARACI NASIL KULLANDIĞIMI HATIRLAMIYORUM” Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın kazadan önceki savunmasına yer verildi. İsmail A. ifadesinde şu sözleri söyledi: “Evden iş yerine gitmek için yola çıktım. Hızım 68 kilometreydi. Ama yolun yarısından sonra nasıl araç kullandığımı hatırlamıyorum. Bir gün önce ağır spor yapmış ve ağır beslenmiştim, belki kendimi kaybettim. 2006-2007 yıllarında psikolojik rahatsızlık geçirdim. 2020’de verilen ilaçları da kullanmadım. Olanlara dair bir şey hatırlamıyorum, çok üzgünüm.” KAZADAN ÖNCE İKİ KEZ KIRMIZI IŞIK İHLALİ İddianamede yer alan kamera ve inceleme tutanaklarına göre sanığın: Kaza öncesinde iki kez kırmızı ışık ihlali yaptığı, Şehir içi hız sınırının çok üzerinde araç kullandığı, Telefonla konuştuğu, Kaza anında hiç fren yapmadığı tespit edildi. GÖRÜNTÜLERDE 229 KM HIZ TESPİT EDİLDİ Kolluk tarafından yapılan hız analizinde, sanığın çarpma anında 229 km/s hızla seyrettiği belirlendi. Teknik incelemelerde araçta kazaya sebep olabilecek herhangi bir arıza bulunmadığı, fren ve motor sistemlerinin çalışır durumda olduğu ortaya kondu. “HASTALIK GEÇİRDİM” SAVUNMASI DELİLLERLE ÇÜRÜTÜLDÜ Sanığın, kaza sırasında baygınlık geçirmiş olabileceği iddiası iddianamede değerlendirildi ancak şu gerekçelerle kabul görmedi: Kaza öncesinde tanık Y.F.E. ile telefon görüşmesi yaptığı, Araçta teknik arıza bulunmadığı, Eşinin “araç arızalıydı” beyanının bilirkişi raporlarınca doğrulanmadığı, Yüksek hız ve kırmızı ışık ihlallerinin bilinçli davranışlar olduğu vurgulandı. “ÖLÜM SONUCUNU ÖNGÖRDÜ, YİNE DE DEVAM ETTİ” İddianamede olası kast değerlendirmesi şöyle açıklandı: “Sanık, kırmızı ışıkta diğer araçların bekleyeceğini öngörebilecek durumdayken, şehir içi hız sınırını aşarak ve fren yapmadan 229 km hızla çarpmıştır. Ölüm sonucunu istemese de, bu sonucun gerçekleşme ihtimalini bilerek hareket etmiştir. Bu nedenle eylemin olası kastla işlendiği anlaşılmaktadır.” KAZADA ÖĞRETMEN YAŞAMINI YİTİRMİŞTİ 3 Ekim 2025’te Meram ilçesinde meydana gelen kazada, kırmızı ışıkta bekleyen kimya öğretmeni Mevlüt Külcü’ye arkadan çarpan İsmail A. hafif yaralı kurtulmuş; Külcü ise yaşamını yitirmişti. Tedavisinin ardından tutuklanan sürücü hakkında dava açıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.