#Delil

- Delil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Delil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEKİRDEK PAKETİNDEN UYUŞTURUCU ÇIKTI: FIKRA GİBİ SAVUNMA! Haber

ÇEKİRDEK PAKETİNDEN UYUŞTURUCU ÇIKTI: FIKRA GİBİ SAVUNMA!

Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde yol kenarına bırakılan bir çekirdek paketinin içerisinden uyuşturucu madde çıkmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada, paket üzerinde parmak izi tespit edilen şüpheli suçlamaları kabul etmedi. Olay, 29 Mayıs 2025 tarihinde Alaplı-Akçakoca kara yolu üzerindeki Kocaman Tünelleri sahil kesiminde meydana geldi. İhbar üzerine bölgede inceleme yapan ekipler, yol kenarına bırakılmış boş bir çekirdek paketinin içinde ağzı yakılarak kapatılmış yaklaşık 20 gram metamfetamin ele geçirdi. KRİMİNAL İNCELEMEDE METAMFETAMİN TESPİT EDİLDİ Cumhuriyet savcısının talimatıyla muhafaza altına alınan madde üzerinde yapılan incelemelerde, ele geçirilen maddenin metamfetamin olduğu belirlendi. Polis ekiplerinin araştırmalarında, olay yerinden ayrıldığı tespit edilen aracın Umut A. adına kayıtlı olduğu öğrenildi. Güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesi sonucu aracın sürücüsünün de Umut A. olduğu değerlendirildi. PAKETTE 8 FARKLI PARMAK İZİ BULUNDU Olay yerinden alınan çekirdek paketi ve poşetler üzerinde yapılan kriminal incelemede toplam 8 farklı parmak izi tespit edildi. İzlerden birinin Tayfun A.'ya ait olduğunun belirlenmesi üzerine söz konusu kişi soruşturmaya şüpheli olarak dahil edildi. "ÇEKİRDEK YEDİK, PAKETİNİ ATMIŞ OLABİLİRİZ" İfadesinde suçlamaları reddeden Tayfun A., bölgeye zaman zaman arkadaşlarıyla gittiklerini belirterek parmak izinin bu nedenle pakette bulunmuş olabileceğini öne sürdü. Tayfun A., "Benim parmak izim çıkan ambalajın burada tükettiğimiz çekirdek paketine ait olduğunu düşünüyorum. Yediğimiz çekirdeğin paketini çevreye atmışızdır" dedi. Uyuşturucu kullanmadığını ve ticaretiyle ilgisinin bulunmadığını savunan şüpheli, soruşturmadaki diğer isimlerden Umut A.'yı da tanımadığını ifade etti. AVUKATI SERBEST BIRAKILMASINI TALEP ETTİ Şüphelinin avukatı ise dosyada müvekkilinin tutuklanmasını gerektirecek somut delil bulunmadığını savunarak serbest bırakılmasını talep etti. Öte yandan soruşturma kapsamında adı geçen Umut A. hakkında daha önce uyuşturucu kullanma ve uyuşturucu ticareti suçlarından kayıt bulunduğu öğrenildi. ADLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü, şüphelilerin ilerleyen süreçte hakim karşısına çıkmasının beklendiği bildirildi. Soruşturma aşamasındaki dosyada yer alan tüm suçlamaların iddia niteliğinde olduğu, nihai değerlendirmenin yargılama süreci sonunda yapılacağı belirtildi.

BOŞANMA DAVALARINDA YENİ DÖNEM: İKİ AŞAMALI YARGILAMA Haber

BOŞANMA DAVALARINDA YENİ DÖNEM: İKİ AŞAMALI YARGILAMA

Gündemdeki 12. Yargı Paketi kapsamında boşanma davalarında köklü değişiklikler öngörülüyor. Düzenleme ile birlikte iki aşamalı yargılama ve aile arabuluculuğu sistemlerinin hayata geçirilmesi planlanırken, özellikle çekişmeli boşanma süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor. Hazırlıkları süren düzenlemeye göre, boşanma davalarında ilk aşamada mahkeme tarafların evliliğin sona erip ermeyeceğine karar verecek. Tarafların boşanma konusunda hemfikir olması durumunda süreç kısa sürede tamamlanacak. Velayet gibi acil konular da bu aşamada karara bağlanacak. Boşanmanın mali ve hukuki sonuçları ise ikinci aşamada ele alınacak. Nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi konular, ayrı bir dosya üzerinden ya da ikinci aşamada görülmeye devam edecek. Böylece tarafların yıllarca süren dava süreçleri nedeniyle evlilik bağının devam etmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Düzenleme kapsamında ayrıca çekişmeli boşanma davalarında aile arabuluculuğu sistemi devreye girecek. Hakimin yönlendirmesiyle arabuluculuk sürecine dahil olan tarafların uzlaştığı konular hızlı şekilde kesinleşecek. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Avukat Yasin Ulu, düzenlemenin temel amacının yargılama sürelerini kısaltmak ve mahkemelerin iş yükünü azaltmak olduğunu belirtti. Ulu, "Asıl sorun tarafların boşanmak istemesine rağmen nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konularda anlaşamamasıdır. Yeni düzenleme, boşanmanın hızlıca sonuçlanmasını, diğer uyuşmazlıkların ise ayrı şekilde görülmesini öngörüyor" dedi. Yeni sistemle birlikte tarafların uzun süren dava süreçleri nedeniyle aynı evlilik içinde kalmak zorunda kalmayacağını ifade eden Ulu, boşanma kararının kesinleşmesinin ardından bireylerin hayatlarına daha hızlı devam edebileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, düzenlemenin boşanmayı kolaylaştırdığı yönündeki algının doğru olmadığını belirterek, dava sürecinde delil ve hazırlığın önemini koruduğuna dikkat çekiyor. Yargı Paketi’nin 2026 yılı ilkbaharında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması ve yasalaşmasının ardından yürürlüğe girmesi bekleniyor.

AKADEMİDEN VURGUNA: 521 MİLYONLUK SAHTE ÇEK-SENET SKANDALI Haber

AKADEMİDEN VURGUNA: 521 MİLYONLUK SAHTE ÇEK-SENET SKANDALI

Gaziantep’te bir öğretim görevlisinin de aralarında bulunduğu 12 şüpheli, 521 milyon TL’lik sahte çek ve senet düzenleyerek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla adliyeye sevk edildi. AKADEMİK UNVAN KRİZİ SONRASI İDDİA EDİLEN PLAN Gaziantep Üniversitesi bünyesinde görev yapan öğretim görevlisi Mehmet Ali Y.’nin, doktor öğretim üyesi kadrosuna atanamaması sonrası bu yönteme başvurduğu öne sürüldü. Şüphelinin, aralarında bir fakülte dekanı, 3 doçent ve 3 esnafın bulunduğu toplam 7 kişiye sahte çek ve senet imzalattığı iddia edildi. 521 MİLYON TL’LİK VURGUN Yapılan incelemelerde, şüphelilerin toplamda 521 milyon TL değerinde dolandırıcılık gerçekleştirdiği belirlendi. Polis ekiplerinin 3 ay süren teknik ve fiziki takibi sonrası düzenlenen operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. ÇOK SAYIDA DELİL ELE GEÇİRİLDİ Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda; Çok sayıda çek ve senet Dijital materyaller Evrak inceleme ekipmanları Kağıt kesme makineleri ve tarayıcılar ele geçirildi. YÖNTEMİ DİKKAT ÇEKTİ Şüphelinin, senetlerde imza ile yazı arasına boşluk bıraktırarak sonradan ekleme yaptığı, ayrıca borçlu ve alacaklı tarafların birbirini tanımadığı sistemle işlem kurduğu tespit edildi. SORUŞTURMA GENİŞLİYOR Şüpheliler sağlık kontrollerinin ardından adliyeye sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü ve gözaltı sayısının artabileceği bildirildi. Ayrıca Adalet Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından da inceleme başlatıldı.

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI Haber

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınmaya başlandı. İlk savunmayı yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, hakkındaki iddialara tepki gösterdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen davada konuşan Erdoğdu, hakkında ortaya atılan para taşıma iddialarına ilişkin somut delil olmadığını savundu. “BİR TANE KAMERA GÖRÜNTÜSÜ GÖSTERİN” Kimlik tespitinde aylık gelirinin 150 bin TL olduğunu belirten Erdoğdu, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Savunma hakkımız kısıtlandı. Hücrede tek başımayım. Avukatım bana iddianameyi verdi, sayfaları hücre odamı kapladı. Kendi kısmımı okudum ve buraya geldim. Benim Ertan Yıldız isimli şahsa bağış adı altında para götürdüğüm iddia ediliyor. Ancak bu iddianame dört delile dayanıyor. İçerideki bir kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyle hazırlanmış.” Erdoğdu, hakkında medyada yer alan iddialara da tepki göstererek, “Her gün televizyonlarda çantalarla para taşıdığım söyleniyor. Bir tane güvenlik kamerası görüntüsü gösterin bana. 250 metre mesafemdeki bir kişiyle para transferi yaptığım iddia ediliyor. Ben para taşımadım, çanta almadım” dedi. “10 AYDIR HAPİSTEYİM” Tutuklu bulunduğu süreye dikkat çeken Erdoğdu, şunları söyledi: “Ben cezamı çektim, 10 aydır hapisteyim. Televizyonlarda ismim geçiyor, kesin hükümlü gibi gösteriliyorum. İlk polis ifadem ile şu anki beyanlarım arasında bir fark yok. Yazıktır günahtır, ben Türk milletinin vekiliyim.” Erdoğdu ayrıca davanın siyasi olduğunu ileri sürerek, “Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olmazdık” ifadelerini kullandı. AVUKATINDAN TUTUKLULUK İNCELEMESİ TALEBİ Sanık Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, aylık olarak yapılan tutukluluk incelemesinin haftalık yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi. DAVADA İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İDDİANAMEDE AYRICA: Fatih Keleş hakkında bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun hakkında 251 yıla kadar, Adem Soytekin hakkında ise 51 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Toplam 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda cezalandırılması isteniyor.

TUNÇ SOYER'İN KIZI DEFNE SOYER'DEN CEMİL TUGAY'A AĞIR TAŞ Haber

TUNÇ SOYER'İN KIZI DEFNE SOYER'DEN CEMİL TUGAY'A AĞIR TAŞ

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Tunç Soyer’in kızı Defne Soyer, yayımladığı videoda babasının tutukluluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Defne Soyer, MASAK verileri, bilirkişi raporları ve tanık beyanlarında babası aleyhine herhangi bir delil bulunmadığını savunarak, “Ortada kişisel menfaat temini yok. MASAK verileriyle ortaya çıktığı üzere kimseyle bir para alışverişi yok. Bilirkişi raporlarında adı geçmiyor. Aleyhine tek bir delil yok ama kendisi tutuklu” ifadelerini kullandı. “ZİMMET YOK AMA YARDIM SUÇLAMASI VAR” Soyer, kooperatif yönetimleri, denetim kurulları ve taşeron şirket yetkililerinin serbest olduğunu belirterek, ortada zimmet suçunu oluşturacak bir durum bulunmadığını öne sürdü. Kooperatiflerin özel ve bağımsız yapılar olduğunu vurgulayan Defne Soyer, “Ortada olmayan bir zimmet suçuna yardım ettiği iddiasıyla Tunç Soyer tutuklu tutuluyor. Üstelik bununla ilgili hiçbir yetki ve sorumluluğu yok” dedi. “GÖREVE DEVAM ETSEYDİ İNŞAATLAR TAMAMLANACAKTI” Projenin kamu yararı amacıyla ve dayanışma anlayışıyla hayata geçirildiğini belirten Soyer, babasının görev süresi boyunca teslim tarihi gelmiş bir inşaat bulunmadığını söyledi. “Tunç Soyer’in görev süresi bittikten sonra proje durduruldu. Mahkemede tanıkların da söylediği üzere, eğer Tunç Soyer göreve devam etseydi inşaatlar tamamlanacaktı” diyen Defne Soyer, tutukluluğun hukuki bir gerekçesinin bulunmadığını savundu. Tunç Soyer’in 8 aydır tutuklu olduğunu hatırlatan Defne Soyer, “İlk günde yoktu, hâlâ yok; olmayacak da” ifadelerini kullandı.

HASAN CAN KAYA VE REYNMEN GÖZALTINDA Haber

HASAN CAN KAYA VE REYNMEN GÖZALTINDA

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında, sabah saatlerinde düzenlenen “şafak operasyonu”yla çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yapıldı. Operasyonda popüler sosyal medya ve eğlence dünyasından Reynmen gibi isimler gözaltına alındı. ÜNLÜ İSİMLER DE LİSTEDE Operasyon kapsamında, komedyen Hasan Can Kaya ile şarkıcı ve fenomen Reynmen mahlaslı Yusuf Aktaş’ın da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Ayrıca, rapçi Emirhan Çakal, Mert Eren Bülbül, Mazlum Aktürk, Sıla Dündar ve Döndü Şahin gibi isimlerin de soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi. SORUŞTURMA VE SUÇLAMA DETAYLARI Operasyon, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütüldü ve Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla gerçekleştirildi. Baskınlarda, “uyuşturucu madde kullanma ve temin etme” iddialarıyla çok sayıda adrese eş zamanlı arama yapıldı. Ekipler, dijital materyaller ve delil niteliği taşıyan belgeler ile veri depolama aygıtlarına el koydu. Gözaltındaki isimlerin ifadeleri alındıktan sonra adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor. Soruşturma kapsamında yeni gözaltıların olabileceği ve çalışmaların sürdüğü bildirilirken, adli süreçle ilgili resmi açıklama henüz yapılmadı. ARKA PLAN: SORUŞTURMANIN SEYRİ İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın uyuşturucuya yönelik geniş kapsamlı soruşturması, uzun süreli teknik ve fiziki takibin ardından yürütülüyor. Operasyon kapsamında sosyal medya ve eğlence dünyasından pek çok isim gözaltına alındı. Detaylı aramalar, delil toplama ve ifadelerin alınması için sürecin devam ettiği belirtiliyor.

CAM ŞİŞEYLE KADINI DOĞRAMAYA ÇALIŞAN ADAMA 19 YIL HAPİS Haber

CAM ŞİŞEYLE KADINI DOĞRAMAYA ÇALIŞAN ADAMA 19 YIL HAPİS

Bodrum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından toplam 19 yıl hapis cezasına mahkûm etti. Edinilen bilgiye göre, Bodrum’a iş bulmak amacıyla gelen sanık Mustafa Karacan ile kız arkadaşı F.O., bir süre aynı otelde kaldı. F.O.’nun iş aramak için otelden ayrılmasının ardından taraflar arasında tartışma çıktı. Karacan’ın, yanına gelir gelmez elindeki cam şişeyi kırarak F.O.’ya saldırdığı, boğaz ve bilek bölgeleri başta olmak üzere çeşitli yerlerinden yaraladığı belirtildi. Çevredeki vatandaşların müdahalesiyle saldırı sona erdirilirken, yaralı kadın hastaneye kaldırıldı. GÜVENLİK KAMERASI KAYITLARI DOSYAYA GİRDİ Olay anına ilişkin görüntülerin çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdığı, yargılama sürecinde bu kayıtların delil olarak dosyaya girdiği öğrenildi. Görüntülerde, sanığın F.O.’yu darp ettiği ve çevredekilerin müdahale girişimlerinin yer aldığı ifade edildi. MAHKEMEDEN TOPLAM 19 YIL Karar duruşmasında mahkeme heyeti, sanığa kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 15 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4 yıl olmak üzere toplam 19 yıl hapis cezası verdi. Sanık, duruşmanın ardından cezaevine gönderildi. Yetkililer, şiddet olaylarında delil niteliği taşıyan kamera kayıtlarının önemine dikkat çekerken, benzer olaylara karşı vatandaşların gecikmeden güvenlik güçlerine başvurmasının hayati olduğuna vurgu yaptı.

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI Haber

GÜLLÜ’NÜN OĞLUNDAN AÇIKLAMA: ABLAMA İNANMAK EN BÜYÜK HATAYDI

Sanatçı Güllü olarak tanınan Gül Tut’un, Yalova’da yaşamını yitirmesiyle ilgili yürütülen soruşturma devam ederken, sanatçının oğlu Tuğberk Yağız Gülter, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Gülter, olayla ilgili olarak tutuklanan ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in masumiyetine inanmanın “hayatındaki en büyük hata” olduğunu belirtti. Olay, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın beşinci katındaki terasta meydana gelmişti. 52 yaşındaki Gül Tut, kızı ve arkadaşlarıyla bulunduğu sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmiş, soruşturma kapsamında aynı evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmıştı. “MASUMİYETİNE İNANMAK EN BÜYÜK HATAMDI” Tuğberk Yağız Gülter açıklamasında, yaşanan sürecin hayatındaki en ağır dönem olduğunu belirterek, "Annem için rahatlıkla ‘ölsün’ diyebilen birinin masumiyetine inanmak belki de yaptığım en büyük hataydı" ifadelerini kullandı. Olay sonrası hakkında ortaya atılan iddialara da değinen Gülter, "Hakkımda ortaya atılan iddiaların tamamı asılsız ve seviyesizdir. Uzun süre ciddiye almadım ancak süreç, medyada ne kadar yönlendirilmiş, yalan ve iftira içeren içerikler olabileceğini bana açıkça gösterdi" dedi. “GERÇEKLERİ BİLDİKLERİ HÂLDE SUSTULAR” Gülter, annesinin vefatından önce bazı kişilerin ablasıyla yaptığı yazışmalarla ilgili bilgi sahibi olduklarını ancak buna rağmen sessiz kaldıklarını öne sürdü. "Annem hayattayken kimse bizi uyarmadı. Gerçekleri bildikleri hâlde sustular. Daha sonra konuşmayı tercih ettiler" diyen Gülter, annesinin ölümünün ardından bazı çevrelerin kendisine yönelik maddi çıkar iddiaları ortaya attığını da ifade etti. “İFTİRA ATANLARLA YASAL OLARAK HESAPLAŞACAĞIM” Kendisine yönelik suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini vurgulayan Gülter, "Ne film şirketleriyle görüştüm ne de annemin kişisel eşyalarını menfaatim için kullandım. Ortaya atılan iddiaların tamamı iğrenç iftiralardır" şeklinde konuştu. Sosyal medya ve çeşitli platformlarda şahsına yönelik yapılan hakaret ve iftira içeren tüm içeriklere karşı hukuki süreç başlattığını da belirten Gülter, "Hepsiyle hukuk önünde hesaplaşacağım. Süreci kamuoyu da takip edecektir" dedi. “TÜM İLETİŞİMİMİ KESTİM” Ablasına yönelik inancının artık kalmadığını belirten Gülter, "Ben yapmadım' ifadesi, benim nezdimde artık inandırıcılığını yitirmiştir. Bu saatten sonra kendisiyle tüm iletişimimi kestiğimi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum" dedi. Gülter açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: "Annemin hakkını kimseye yedirmem. Soruşturma kapsamında ilgili tüm kişiler hakkında sonuna kadar şikayetçi olarak tüm yasal haklarımı kullanacağım". SORUŞTURMA SÜRÜYOR Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma devam ediyor. Güllü’nün ölümüne ilişkin adli süreçte delil toplama ve ifade alma işlemleri sürerken, tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter’in yargılama süreci önümüzdeki aylarda başlayacak. Adli makamlar tarafından yapılacak resmi açıklamalar dışındaki tüm iddialar yargı süreci kesinleşene kadar iddia niteliği taşımaktadır.

GÜLLÜ’NÜN KIZI VE ARKADAŞININ UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN KIZI VE ARKADAŞININ UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI

Yalova’da evinin teras katından düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter (27) ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun uyuşturucu testleri negatif çıktı. Olay, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki bir apartmanın 5. katında meydana gelmişti. Güllü’nün, kızı ve arkadaşının da bulunduğu kapalı terasta eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu ise ev hapsi cezası almıştı. Soruşturma kapsamında iki şüpheliden saç örneği alınarak uyuşturucu kullanıp kullanmadıkları araştırıldı. ADLİ TIP RAPORU: UYUŞTURUCUYA RASTLANMADI Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapora göre, hem Tuğyan Ülkem Gülter hem de Sultan Nur Ulu’nun saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı. Raporda, saç örneklerinde herhangi bir yasadışı madde ya da ilaç etken maddesi bulunmadığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular ışığında, adli süreç devam ediyor. Güllü’nün ölüm nedeni ve olay anına dair şüpheler ise ilerleyen günlerde yapılacak duruşmalar ve delil değerlendirmeleriyle netlik kazanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.