#Demokrasi

- Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İMAMOĞLU İBB SAVUNMASINDA: BENİM İRADEME SAHİP ÇIKACAK KİŞİ DOĞMADI Haber

İMAMOĞLU İBB SAVUNMASINDA: BENİM İRADEME SAHİP ÇIKACAK KİŞİ DOĞMADI

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik açılan davada tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu, savunmasını tamamladı. Davanın ikinci duruşmasının 37. gününde konuşan İmamoğlu, ❝Bu salonda suçlu yok, siyaset var, sandık var❞ dedi. Savunmanın ardından duruşmaya öğle arası verilirken, aranın ardından İmamoğlu'nun çapraz sorgusuna geçileceği bildirildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda görülen İBB davasında, tutuklu sanık İmamoğlu savunmasını tamamladı. İddianamede ❝örgüt lideri❞ olmakla suçlanan İmamoğlu, hakkındaki iddialara karşı savunma yaparken yargılama sürecine ve Türkiye'deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ❝BENİM İRADEME SAHİP OLACAK KİŞİ DOĞMADI❞ Savunmasında kendisine ve ailesine yönelik baskı uygulandığını öne süren İmamoğlu, siyasi iradesinden vazgeçmeyeceğini söyledi. İmamoğlu, ❝Beni zindana atabilirsiniz, aileme her türlü saldırıyı yapabilirsiniz ama benim irademe sahip olacak kişi anasının karnından doğmadı❞ ifadelerini kullandı. Yargılamaya yönelik eleştirilerini sürdüren İmamoğlu, davanın yalnızca kendisiyle ilgili olmadığını savunarak demokratik haklar ve hukuk devleti vurgusu yaptı. ❝BU SALONDA SUÇLU YOK, SİYASET VAR❞ Savunmasının devamında davanın siyasi amaç taşıdığını ileri süren İmamoğlu, hakkındaki suçlamaları reddeden açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, ❝Bu dava şahsımı siyaset sahnesinden silme çabasının çok ötesindedir❞ dedi. Mahkemeden çıkacak kararın kamuoyu tarafından takip edileceğini belirten İmamoğlu, ❝Bu salonda suçlu yok, siyaset var, sandık var. Korkmuyoruz, vazgeçmiyoruz, alnımız ak, başımız dik, bir milim geri atmıyoruz❞ şeklinde konuştu. GENÇLERE SESLENDİ: ❝BU ÜLKE SİZİN❞ Savunmasında gençlere de seslenen İmamoğlu, Türkiye'nin geleceğine ilişkin mesajlar verdi. ❝Kıymetli gençler, bu ülke sizin. Bu ülkenin size ait olan geleceğini başkasının size vermesini beklemeyin❞ diyen İmamoğlu, umudunu gençlere ve topluma duyduğu güvene bağladığını ifade etti. Konuşmasında demokrasi ve millî egemenlik vurgusu yapan İmamoğlu, ❝Bu ülkenin son sözünü hiçbir iktidar, hiçbir makam söyleyemez. Son sözü millet söyleyecek. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir❞ dedi. HZ. ALİ'NİN SÖZLERİYLE SAVUNMASINI TAMAMLADI İmamoğlu, savunmasının son bölümünde Hz. Ali'ye atfedilen bir sözü aktardı: ❝Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa, bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa, bil ki zafer yakındır.❞ İmamoğlu, vatandaşları selamlayarak savunmasını tamamladı. ÖĞLE ARASININ ARDINDAN ÇAPRAZ SORGUYA GEÇİLECEK İmamoğlu'nun savunmasını tamamlamasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi. Aranın ardından İmamoğlu'nun çapraz sorgusuna geçilmesi bekleniyor.

BASINA POLİS BASKINI: HALK TV'YE KAYYUM TEPKİSİ Haber

BASINA POLİS BASKINI: HALK TV'YE KAYYUM TEPKİSİ

Bu sabah saatlerinde Halk TV'ye kayyum atandı. Kanalın normal yayın akışı durduruldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturma olduğunu ve 11 kişinin gözaltında olduğunu açıkladı. Türkiye bu sabaha yine basına yönelik bir müdahale ile uyandı. Mali Şube ile Kaçakçılık ve Organize Suçlar polisleri kanalın İstanbul Zeytinburnu'ndaki merkezinde arama yaptı. ANINDA MÜDAHALE Kanalın internet sitesinde paylaşılan habere göre, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş canlı yayın akışının devam etmesini istedi ancak kayyum bunu kabul etmedi. Kanalın bulunduğu yol polislerce kapatıldı, çalışanlar binaya alınmadı. MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ Gazetecilik dernekleri ve sendikalar, Halk TV’ye kayyum atanmasına tepki gösterdi. Açıklamaların ortak noktası ''Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin kalmadığı'' oldu. Kanalın İstanbul’daki merkez binasına sabah erken saatlerde polis ekipleri giriş yaptı. Binada arama başlatılırken kanala kayyum atandığı bildirildi, ardından da yayın durduruldu. Karara gazetecilik dernekleri ve sendikalar tepki gösterdi: TÜRKİYE GAZETECİLER SENDİKASI: - ''Halk TV’ye kayyum atandı! Son yıllarda siyasi iktidarın her sorunu aşmak için kullandığı hukuksuzluk, bugün bir kez daha basın özgürlüğünü vurdu. - Keyfi bir kararla Halk TV sabah saatlerinde polislerce basıldı, yayına müdahale edildi. Bu zorbalığı kabul etmiyoruz! Basın hürdür, sansür edilemez!'' ÇAĞDAŞ GAZETECİLER DERNEĞİ (ÇGD): - ''Halk TV’ye kayyum atanması ve yayınının durdurulması, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. Anayasal hakları ve halkın haber alma özgürlüğünü yok sayan bu karar kabul edilemez. - Bundan tam bir yıl önce TELE1’e kayyum atanmış, basın tarihimize kara bir leke olarak geçmişti. Bugün ise Halk TV’ye yönelik bu kararla Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. - Halk TV çalışanlarının, meslektaşlarımızın yanındayız. Demokrasi, özgür basın ve halkın haber alma hakkı için mücadelemizi sürdüreceğiz. Tüm kamuoyunu demokrasiye, özgür basına ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya çağırıyoruz!'' DİSK BASIN-İŞ: - ''Halk TV’ye kayyum atanması ve yayının durdurulması, doğrudan basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını hedef alan kabul edilemez bir müdahaledir. Geçtiğimiz yıl TELE1’e yapılan uygulama, bugün Halk TV’de yinelenmektedir. Bu durum, Türkiye’de medyanın hiçbir hukuki güvencesinin kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır. - Bu karar yalnızca yayını durdurmakla kalmamış; mutfağından ekran önüne yüzlerce basın emekçisinin alın terini, işini ve geleceğini de doğrudan hedef almıştır. Yüzlerce meslektaşımızın ve Halk TV emekçilerinin yanındayız. Tüm kamuoyunu basın özgürlüğüne, haber alma hakkına ve meslektaşlarımızın emeğine sahip çıkmaya davet ediyoruz.''

ÖZGÜR ÖZEL MUDANYA’DA VATANDAŞLARLA BULUŞTU Haber

ÖZGÜR ÖZEL MUDANYA’DA VATANDAŞLARLA BULUŞTU

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mudanya Mütarekesi’nin 104’üncü yıl dönümü kapsamında Bursa’nın Mudanya ilçesinde düzenlenen etkinliğe katıldı. Yoğun katılımın olduğu programda Prof. Dr. Mehmet Haberal’a Barış Yolu Ödülü verilirken, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesi ve İsmet İnönü’nün tarihsel rolü ön plana çıktı. MUDANYA’DA TARİHÎ BULUŞMA Mudanya Mütareke Meydanı’nda düzenlenen programa Özgür Özel’in yanı sıra Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın katıldı. Etkinlikte Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski devlet bakanı Turhan Tayan, İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker ve eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın da yer aldı. Meydanda toplanan vatandaşlar programa yoğun ilgi gösterdi. Program kapsamında Prof. Dr. Mehmet Haberal’a Barış Yolu Ödülü takdim edildi. ÖZEL’DEN MUDANYA VE LOZAN VURGUSU Konuşmasında İsmet İnönü’yü ve Millî Mücadele kahramanlarını anan Özgür Özel, Mudanya’nın Türkiye’nin bağımsızlık tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Mudanya’nın, cephede elde edilen askerî başarının diplomasi yoluyla kazanıma dönüştürüldüğü tarihî bir merkez olduğuna dikkat çeken Özel, Mudanya Mütarekesi görüşmelerinde İsmet İnönü’nün sergilediği kararlılığı vurguladı. Özel, Türk heyetinin temel hedefleri arasında işgal altındaki toprakların boşaltılması ve Türkiye’nin egemenliğinin kabul edilmesinin bulunduğunu ifade etti. Mudanya’da atılan adımların Kurtuluş Savaşı’nın askerî aşamasının sona ermesinde ve barış sürecine geçilmesinde belirleyici olduğunu kaydetti. Lozan görüşmelerine de değinen Özel, İsmet İnönü’nün Türkiye’nin bağımsızlığını savunurken ortaya koyduğu tutumu hatırlatarak Mudanya’dan Lozan’a uzanan sürecin önemini anlattı. İSMET İNÖNÜ’NÜN DEMOKRASİDEKİ ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ Özgür Özel, İsmet İnönü’nün yalnızca askerî ve diplomatik başarılarıyla değil, Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçiş sürecindeki rolüyle de öne çıktığını dile getirdi. 1946 seçimleri sonrasında seçim güvenliği ve demokratik sistemin geliştirilmesine ilişkin tartışmalara değinen Özel, 14 Mayıs 1950 seçimlerinin ardından iktidarın devredilmesini de demokrasi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. Seçim sonuçlarının kabul edilmesi ve iktidarın devrine yönelik tutumun millî iradeye saygının önemli bir örneği olduğunu belirten Özel, İnönü’nün bu süreçteki yaklaşımını hatırlattı. Programda Türkiye’nin bağımsızlığı, barışın korunması ve demokratik değerlerin önemi üzerinde durulurken, Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü dolayısıyla tarihî mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi de vurgulandı.

TRUMP ÖDÜLÜ ALAMAYINCA NOBEL KOMİTESİNİ HEDEF ALDI Haber

TRUMP ÖDÜLÜ ALAMAYINCA NOBEL KOMİTESİNİ HEDEF ALDI

ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü’nün Uluslararası Adalet Divanı Yargıcı Navanethem Navi Pillay’a verilmesine tepki göstererek "8 savaşı bitirdim. Ancak görüyorsunuz ki Nobel Barış Ödülü'nü adını hiç duymadığım, kimsenin de duymadığı gizemli birine verdiler" eleştirisinde bulundu. İran savaşının çok kısa bir süre içinde biteceğini söyleyen Trump, "Ya bize istediğimiz her şeyi verirler ya da varlıkları sona erer" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, New York eyaletindeki Syracuse şehrinde düzenlenen bir ara seçim mitinginde konuştu. İran’la yaşanan askerî gerilime değinen Trump, "ABD ordusunun kahramanları sayesinde Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrol sağladık. Bugün boğazdan, savaştan önce olduğundan çok daha fazla petrol geçiyor. Buna inanabiliyor musunuz?" ifadelerini kullandı. Rafinerilerin ve perakendecilerin petrol fiyatlarını hemen şimdi düşürmesi gerektiğini söyleyen Trump, "Çünkü onlara çok fazla petrol sağlıyoruz" dedi. Rusya’nın küresel piyasalara dizel akaryakıt tedarik etme kararını hatırlatan Trump, "Bu arada, bugün Rusya bize milyonlarca varil petrol göndermeyi kabul etti ve bu dizel. Gerçekten ihtiyacımız olan şey de bu. Bu yüzden teşekkür ederiz" diye konuştu. Tüm çabalarının İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemeye yönelik olduğunu vurgulayan Trump, "İran büyük bir çıkmazın içinde. Sahip oldukları tek şey enflasyon. Geri kalan hiçbir şey iyi değil. Yüzde 301 enflasyonları var. Paraları yok. Orduları maaş alamıyor. Polisleri maaş alamıyor. Ama şunu unutmayın, asla ve asla nükleer bir silaha sahip olamayacaklar. Oraya gitmemizin nedeni buydu" değerlendirmesinde bulundu. TRUMP’TAN ÖDÜL TEPKİSİ Trump, Nobel Barış Ödülü’nün Uluslararası Adalet Divanı Yargıcı Navanethem "Navi" Pillay’a verilmesine tepki göstererek "8 savaşı bitirdim. Ancak görüyorsunuz ki Nobel Barış Ödülü'nü adını hiç duymadığım, kimsenin de duymadığı gizemli birine verdiler" şeklinde konuştu. Sona erdirdiği 8 savaşa ek olarak Rusya-Ukrayna savaşını da bitirmek için çabaladığını vurgulayan Trump, "Rusya, Ukrayna. Hepsini halledeceğiz. Ve bu hızlıca gerçekleşiyor. Size şunu söyleyeyim, İran savaşı da öyle ya da böyle çok hızlı bir şekilde bitecek. Ya bize istediğimiz her şeyi verirler ya da varlıkları sona erer. Bunu biliyorlar" ifadelerini kullandı. "TARİHTEKİ HERKESTEN DAHA FAZLA HAYAT KURTARDIM" İran'ın nükleer silaha sahip olmasını ve tüm Orta Doğu'yu, Avrupa’yı hatta ABD dahil birçok ülke ve bölgeyi yok etmesini engellediğini öne süren Trump, "Tarihteki herkesten daha fazla hayat kurtardım" dedi. 2025 Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Venezuelalı muhalif siyasetçi ve aktivist Maria Corina Machado’nun "Bu ödülü hak eden tek kişi Başkan Donald Trump'tır" dediğini hatırlatan Trump, "Tüm bunlara ve tüm bu inanılmaz başarılara rağmen, Nobel Ödülü bugün Birleşmiş Milletler'de çalışan, kimsenin adını bile duymadığı liberal bir kişiye verildi. Bu kişiyi ben hiç duymadım. Çok insan tanırım ama özellikle bu kişiyi hiç duymadım, yine de tebrikler" diye konuştu. "SONA ERDİRDİĞİM HER BİR SAVAŞ İÇİN 8 NOBEL ÖDÜLÜMÜZ OLMALIYDI" Kendisinin temsil ettiği ABD’nin Nobel Barış Ödülü’nü alması gerektiğini söyleyen Trump, "Ama almadı. Ve bu, Norveç ve böylesine utanç verici bir karar alan o insanlar için silinmez bir lekedir. Nobel Barış Ödülü, demokrasi karşıtı ve kelimenin tam anlamıyla medeniyet düşmanı olan bir avuç radikal ideolog tarafından sonsuza dek itibarsızlaştırılmıştır" şeklinde konuştu. Norveç’in Nobel Barış Ödülü’nü tarihteki en başarılı sicile vermediğini hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade eden Trump, "Sona erdirdiğim 8 savaş için değil, her bir savaş için ayrı ayrı, 8 Nobel ödülümüz olmalıydı. Ancak Nobel Barış Ödülü'nü ABD’ye vermemiş olmaları, Norveç'in ve tüm diğerlerinin ülkemizi nasıl sömürdüğünün bir başka işaretidir" değerlendirmesinde bulundu.

CEMİL TUGAY'DAN AK PARTİ'YE GEÇİŞ AÇIKLAMASI Haber

CEMİL TUGAY'DAN AK PARTİ'YE GEÇİŞ AÇIKLAMASI

CHP'den ayrılarak AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın, parti değiştirme kararında ailesinin ve yakın çevresinin etkili olduğunu söylediği öne sürüldü. Tugay'ın, ❝Benim çevremde AK Partili hiç yok ama tüm ailem ve çevrem AK Parti'ye geçmem yönünde ısrarcı oldu.❞ dediği aktarıldı. Açıklamalar, Tugay'ın ocak ayında AK Parti'ye geçeceği iddialarını reddederken annesinin ve eşinin böyle bir karara karşı çıkacağını söylemesini yeniden gündeme getirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasının ardından, parti değiştirme sürecine ilişkin yeni açıklamaları kamuoyuna yansıdı. Yeni Şafak gazetesinin haberine göre Tugay, AK Parti teşkilatından bir grupla gerçekleştirdiği sohbet sırasında, CHP'den ayrılma gerekçelerini ve AK Parti'ye katılma kararında ailesinin oynadığı rolü anlattı. Tugay'ın, önceki partisinde yaşanan iç tartışmaların belediye hizmetlerini olumsuz etkilediğini savunduğu belirtildi. ❝CHP'DE KENDİ İÇİMİZDE MUHALEFET YAPMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYORUZ❞ Tugay, CHP'deki siyasi tartışmaların yerel yönetim çalışmalarına yansıdığını ileri sürdü. Tugay'ın sohbet sırasında şu ifadeleri kullandığı belirtildi: ❝CHP'de kendi içimizde muhalefet yapmaktan başka bir şey yapmıyoruz. Bu, hizmet etmemizi de etkiliyor.❞ Tugay'ın bu sözlerle, parti içindeki anlaşmazlıkların İzmir'e yönelik hizmetlerin yürütülmesini zorlaştırdığı görüşünü dile getirdiği aktarıldı. ❝TÜM AİLEM VE ÇEVREM AK PARTİ'YE GEÇMEM YÖNÜNDE ISRARCI OLDU❞ AK Parti'ye katılma kararının yalnızca kendisine ait bir değerlendirme olmadığını, ailesi ve yakın çevresinin de bu yönde görüş bildirdiğini söylediği öne sürülen Tugay'ın, şu açıklamayı yaptığı kaydedildi: ❝Benim çevremde AK Partili hiç yok ama tüm ailem ve çevrem AK Parti'ye geçmem yönünde ısrarcı oldu. Ben doğru bir karar aldım. İzmir için yaptım bunu. Çalışmayı seviyoruz. Bundan sonra İzmir için daha çok çalışacağız. İzmir için doğru bir karar verdik.❞ Tugay'ın, siyasi tercihindeki değişikliğin İzmir'e daha fazla hizmet etme amacı taşıdığını savunduğu belirtildi. ❝ANNEMİN DUASI VE EŞİMİN DESTEĞİYLE GELDİM❞ Yeni Şafak'ın aktardığına göre Tugay, parti değiştirme kararını değerlendirirken annesi ve eşinin desteğine de özellikle vurgu yaptı. Tugay'ın, ❝Annemin duası ve eşimin desteğiyle geldim.❞ dediği belirtildi. Bu açıklama, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın yaklaşık 8 ay önce aynı konuda verdiği röportajdaki sözleriyle birlikte yeniden tartışma konusu oldu. OCAK AYINDA ❝ANNEM REDDEDERİM, EŞİM BOŞARIM DEDİ❞ DEMİŞTİ Cemil Tugay, 29 Ocak 2026 tarihinde verdiği bir röportajda AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetmişti. O tarihte kendisiyle AK Parti'den herhangi bir kişinin temas kurmadığını söyleyen Tugay, siyasi görüşünün ve yaşam anlayışının böyle bir değişikliğe uygun olmadığını savunmuştu. Tugay, röportajında şu ifadeleri kullanmıştı: ❝Benimle bu konuyla ilgili hiçbir AKP'li temas kurmadı. Ben 59 yaşındayım. Bunca yıldır bir dünya görüşüm, hayata bakışım var. Bunları bir günde yok sayıp AKP'ye geçsem öncelikle yakın çevremdekiler yüzüme bakmaz. Annem 'seni evlatlıktan reddederim' dedi. Eşim 'seni boşarım' dedi.❞ Tugay, aynı açıklamasında AK Parti'nin yönetim anlayışını da eleştirmişti. ❝DÜNYA GÖRÜŞÜMÜZLE UYUŞMAZ❞ SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEMDE Ocak ayındaki röportajında belediyecilik anlayışının AK Parti'nin yönetim anlayışıyla uyuşmadığını savunan Tugay, şunları söylemişti: ❝Ayrıca AK Parti'nin şimdiki yönetim anlayışıyla bir şey yapmak mümkün mü? Bu iddiaların tamamı asılsız. Biz liyakat esaslı işe alım yapıyoruz. Demokrasi ile belediyeyi yönetiyoruz. Sadece tek bir kişiye sorarak icraat yapan bir partide bunlar nasıl olabilir? Dünya görüşümüzle uyuşmaz.❞ Tugay'ın o dönemde parti değiştirme ihtimalini reddederken ailesinin de buna karşı çıkacağını söylemesi, yeni açıklamasında ailesinin AK Parti'ye katılması yönünde ısrarcı olduğunu belirtmesiyle dikkat çekti.

264 ESKİ MİLLETVEKİLİ CHP'DEN İSTİFA ETTİ Haber

264 ESKİ MİLLETVEKİLİ CHP'DEN İSTİFA ETTİ

Cumhuriyet Halk Partisi'nde 264 eski milletvekili, yaşanan son gelişmeleri gerekçe göstererek üyesi oldukları partilerinden istifa ettiklerini duyurdu. Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) kurultay ve yönetim tartışmalarının ardından başlayan ayrılıklara bir yenisi daha eklendi. CHP'nin önceki dönem milletvekillerinden 264'ü, partiden istifa ettiklerini açıkladı. İstifa eden 264 eski milletvekili adına yayımlanan ortak açıklamada, "partinin tüzel kişiliğini bir gün geri alana kadar geçici olarak ayrılma" kararı aldıklarınını duyurdu. 264 eski milletvekili tarafından yapılan açıklama şöyle; ''Kamuoyuna, Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü tarihine, Atatürk ilke ve devrimlerine, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin temel değerlerine yürekten bağlı önceki dönemler milletvekilleri olarak, partimizin son dönemde yaşadığı hukuksuzluklara sessiz kalamayarak bugün büyük bir üzüntüyle CHP'mizin tüzel kişiliğini birgün geri alana kadar partimizden geçici olarak ayrılma kararı aldık. Yasalara aykırı olarak alınan butlan kararı; Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu Partimizin iradesini ve demokratik süreçleri ayaklar altına alan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaştıran ve CHP’yi kişisel iktidar aracı haline getiren bir karardır. Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet'in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız. Aynı zamanda kurucu iradenin üyeleri olan bizler, Partimizin temel değerlerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine duyduğumuz sorumluluğumuzun gereği olarak, Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ediyor; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan Yeni Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz. Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk’ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye’nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz.Halkımızın desteğiyle, Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek Yeni Parti’ye destek olacağımızı, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.'' İşte CHP'den ayrıldığını duyuran 264 eski milletvekili: 1. Erol Ağagil 2. Yaşar Ağyüz 3. Haydar Akar 4. Vezir Akdemir İzmir 5. Zekeriya Akıncı 6. Yakup Akkaya 7. Sabahat Akkiraz 8. Ayşe Nedret Akova 9. Ali Akyıldız 10. Bahattin Alagöz 11. Önay Alpago 12. Ahmet Altun 13. Faik Altun 14. Züheyir Amber 15. Kemal Anadol 16. Ali Arabacı 17. Oya Araslı 18. Necla Arat 19. Metin Arifağaoğlu 20. Çetin Arık Kayseri 21. Arsan Savaş Arpacıoğlu 22. Ali Arslan 23. Gani Aşık 24. İsmet Atalay 25. Hasan Aydın 26. Osman Aydın 27. Ergün Aydoğan 28. Feridun Ayvazoğlu 29. Erdoğan Bakkalbaşı 30. Mustafa Ali Balbay 31. Bülent Baratalı 32. Süheyl Batum 33. Hüseyin Bayındır 34. Coşkun Bayram 35. Kani Beko 36. İbrahim Yavuz Bildik 37. Hüsnü Bozkurt 38. Rıdvan Budak 39. Mehmet Büyükyılmaz 40. Rasim Çakır 41. Halil Çalık 42. Hüseyin Çamak 43. Barış Can 44. İsmet Çanakcı 45. Tolga Çandar 46. Ethem Cankurtaran 47. Fuat Çay 48. Vahit Çekmez 49. Süleyman Çelebi 50. Tarık Cengiz 51. İzzet Çetin 52. Dursun Çiçek 53. Ömer Çiftçi 54. Hüsnü Çöllü 55. Yüksel Çorbacıoğlu Artvin 56. Mehmet Alev Coşkun 57. Osman Coşkunoğlu 58. Halil Çulhaoğlu 59. Ayşe Eser Danişoğlu 60. Salih Dayıoğlu İzmir 61. İsmail Değerli 62. Kemal Değirmendereli 63. Nurettin Demir 64. İlhan Demiröz 65. Hilmi Develi 66. Turgut Dibek 67. Celal Dinçer 68. Orhan Ziya Diren 69. A.Sedat Doğan 70. Celal Doğan 71. Muharrem Doğan 72. Orhan Düzgün 73. Mehmet Ali Edipoğlu 74. Akif Ekici 75. Kemal Ekinci 76. Oktay Ekşi 77. Şükrü Elekdağ 78. Orhan Eraslan 79. Nevin Gaye Erbatur 80. Tuncay Ercenk 81. Fuat Erçetin 82. Ali Haydar Erdoğan 83. Hikmet Erenkaya 84. Sabri Ergül 85. Abdurrezzak Erten 86. Ali Ahmet Ertürk 87. Refik Eryılmaz 88. Haluk Eyidoğan 89. Okan Gaytancıoğlu 90. Hasan Gemici 91. Nejat Gencan 92. Süleyman Girgin 93. Coşkun Gökalp 94. Mehmet Gökdağ 95. Mehmet Göker Burdur 96. Numan Gültekin 97. Rahmi Güner 98. Cemalettin Gürbüz 99. Zeynep Damla Gürel 100. Uluç Gürkan 101. Ayşe Gürocak 102. Güneş Gürseler 103. Yalçın Gürtan 104. Hulusi Güvel 105. Hasan Güyüldar 106. Mehmet Haberal 107. Süleyman Hatinoğlu 108. Tufan Hirfanoğlu 109. Güler İleri 110. Ali Ilıksoy 111. Mustafa İlimen 112. Ceyhun İrgil 113. Mahmut Işık 114. Ruşen Işın 115. İbrahim O. Kaboğlu 116. Mehmet Kahraman 117. Sena Kaleli 118. Nail Kamacı 119. Ekrem Selçuk Kangal 120. İrfan Kaplan 121. Mehmet Hilal Kaplan 122. Emin Karaa 123. Selahattin Karaahmetoğlu 124. Erdal Karademir 125. Ender Karagül 126. Tuncay Karaytuğ 127. Atilla Kart 128. Mehmet Kartal 129. Yılmaz Kaya 130. Yakup Kepenek 131. Mehmet Kerimoğlu 132. Mehmet Siyam Kesimoğlu 133. Ahmet Güryüz Ketenci 134. Ali Keven Yozgat 135. İsmet Önder Kırlı 136. Emin Koç 137. Haluk Koç 138. Tevfik Koçak 139. Muhsin Koçyiğit 140. Devrim Kök 141. Ural Köklü 142. Ali İhsan Köktürk 143. Emre Köprülü 144. Esfender Korkmaz 145. Osman Taney Korutürk 146. Erol Köse 147. Şevket Köse 148. Tufan Köse 149. Erdal Koyuncu 150. Sedef Küçük 151. Mehmet Küçükaşık 152. Mustafa Kul 153. Sami Kumbasar 154. Bekir Kumbul 155. Kazım Kurt 156. Rüştü Kurt 157. Muzaffer Kurtulmuşoğlu 158. Faruk Loğoğlu 159. Hasan Macit 160. Bayram Meral 161. Cengiz Gökçel 162. Türkan Miçooğulları 163. Ziya Gökalp Mülayim 164. Güldal Mumcu 165. Mehmet Neşşar 166. Orhan Ocak 167. Selahattin Öcal 168. Kadir Gökmen Öğüt 169. Yalçın Oğuz 170. Ali Oksal 171. Şinası Öktem 172. Güldal Okuducu 173. Melda Onur 174. Onur Öymen 175. Sakine Öz 176. İsmail Özay 177. Ahmet Sırrı Özbek 178. Hüseyin Özcan 179. Osman Özcan 180. Suat Özcan 181. Malik Ecder Özdemir 182. Kazım Özev 183. Ramazan Kerim Özkan 184. Yüksel Özkan 185. Mustafa Öztin 186. Harun Öztürk 187. Cengiz Özyalçın 188. Mustafa Özyürek 189. Mustafa Özyurt 190. Bilgin Paçarız 191. Mehmet Parlakyiğit 192. Sedat Pekel 193. Doğan Şafak 194. Arif Sağ 195. Kemal Sağ 196. Fikri Sağlar 197. Ali Haydar Şahin 198. Nadir Saraç 199. Faruk Sarıaslan 200. Ali Sarıbaş 201. Sıdıka Sarıbekir 202. Şenal Sarıhan 203. Timurçin Savaş 204. Mustafa Sayar 205. Mehmet Nuri Saygun 206. Cevdet Selvi 207. Bedri Serter 208. Nur Serter 209. Şadan Şimşek 210. Yahya Şimşek 211. Kamil Okyay Sındır 212. Mehmet Sefa Sirmen 213. Behiç Sonbay 214. Murat Sönmez 215. Ertöz Vahit Suiçmez 216. Tayfun Süner 217. Abuzer Tanrıverdi 218. İbrahim Taşdemir 219. Turan Tayan 220. Ali Tekin 221. Hayati Tekin 222. Mustafa Timisi 223. Necati Tığlı 224. Erol Tınaztepe 225. İsmet Tokdemir 226. Mehmet Tomanbay 227. Ramis Topal 228. Celal Topkan 229. Binnaz Toprak 230. Muharrem Toprak 231. Altan Tuna 232. Erol Tuncer 233. Neccar Türkcan 234. Elif Doğan Türkmen 235. Rıza Türmen 236. Enis Tütüncü 237. Şahin Ulusoy 238. Baha Ünlü 239. Halil Ünlütepe 240. Engin Ünsal 241. Hüseyin Ünsal 242. Fahrettin Üstün 243. Kazım Üstüner 244. Necati Uzdil 245. Sedat Uzunbay 246. Ali Cumhur Yaka 247. Sabri Yavuz 248. Abdülaziz Yazar 249. M. Ziya Yergök 250. Erdoğan Yetenç 251. İdris Yıldız 252. Mahmut Yıldız 253. Sacid Yıldız 254. Dilek Yılmaz 255. Mustafa Yılmaz (Malatya) 256. Rıza Yılmaz 257. Ahmet Yılmazkaya 258. Bayram Yılmazkaya 259. Vedat Yücesan 260. Alaattin Yüksel 261. Hilmi Yükselen 262. Bekir Yurdagül 263. Rafet Zeybek 264. Veli Zeren

BURSA'DA LİSELİLERİN PARLAMENTER MECLİS SİMÜLASYONU Haber

BURSA'DA LİSELİLERİN PARLAMENTER MECLİS SİMÜLASYONU

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Öğrenci ve Çocuk Hakları Derneği (OHAKDER) ile Anadolu Aslanları İş İnsanları Derneği (ASKON) iş birliğinde gerçekleştirilen ‘Parlamenter Meclis Simülasyonu' programına ev sahipliği yapıyor. Bursa'daki 60'ı aşkın okuldan toplam 180 lise öğrencisinin katıldığı programda, gençler; liberal, merkez sol, merkez sağ ve milliyetçi olmak üzere dört gruba ayrıldı. Üç gün sürecek etkinlik kapsamında öğrenciler, 8 bakanlığın görev alanlarına ilişkin meseleleri ve güncel konuları ele alarak çözüm önerileri geliştirecek. Meclis çalışmalarında kabul edilen kanun tasarıları ise resmi formatta derlenerek ilgili bakanlıklara sunulacak. Programın açılış kısmına, AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin, AK Parti İl Başkan Yardımcıları Fatma Şahin ve Kamil Bayramiç, ASKON Bursa Temsilcisi Bilge Kalın ve Genç ASKON Bursa Şube Başkanı Onur Koçak da katıldı. AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, en iyi fikirlerin birlikte tartışarak ve konuşarak ortaya çıktığını vurgulayarak organizasyonun gençler açısından çok faydalı olacağını söyledi. Organizasyonda emeği geçenleri tebrik eden Ahmet Kılıç, gençlere ‘Meclis Yemini' ettirdi. "Gençler geleceğin Türkiye'sini şekillendirecek" Programın açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin, gençlerin demokrasiyi deneyimlemesinin ve ortak akılla çözüm üretme becerileri kazanmasının önemine değindi. Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını söyleyen Başkan Vekili Osman Şahin, "Demokrasi dinlemektir, anlamaktır, farklı görüşlere saygı göstermektir. Bu programla gençler yeni bakış açıları kazanacaktır. Geleceğin Türkiye'sini gençler inşa edecek" dedi. "Bizler gençlerimize güveniyoruz" Bilimde, sanatta, teknolojide ve toplumsal dönüşümlerde iz bırakan insanların meslek yolculuğuna her zaman genç yaşta başladığını vurgulayan Başkan Vekili Osman Şahin, gençlerin soru sormaktan ve merak etmekten çekinmemesini istedi. Teknolojiyi tüketenlerden değil, geliştirenlerden olmasını tavsiye eden Başkan Vekili Şahin, "Bizler gençlerimize güveniyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak daima gençlerin yanındayız. Gençlik Kulübü ve Bursa Kent Konseyi Gençlik Meclisi, gençler için sürekli projeler üretiyor. Günümüz dünyasında teknoloji üreten, geliştiren gençlere ihtiyacımız var. Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.

CHP İZMİR İL GENÇLİK KOLLARI BAŞKANI DA İSTİFA ETTİ Haber

CHP İZMİR İL GENÇLİK KOLLARI BAŞKANI DA İSTİFA ETTİ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP üyeliğinden istifa ederek görevine bağımsız devam edeceğini açıklamasının ardından, CHP İzmir İl Gençlik Kolları Başkanı Ruhsar Selis Çelik de partisinden istifa ettiğini duyurdu. Sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yapan Çelik, Tugay’ın istifa kararını desteklediğini belirterek, yaşanan sürecin yalnızca siyasi bir tercih değil, örgüt iradesi ve demokratik işleyişe sahip çıkma çağrısı olduğunu savundu. Çelik, uzun yıllardır emek verdiği Cumhuriyet Halk Partisi’nden büyük bir üzüntüyle ayrıldığını ifade ederek, kararının bir vazgeçiş değil, demokrasi ve örgüt iradesini savunma amacı taşıdığını söyledi. ÇELİK'İN YAPTIĞI AÇIKLAMA ŞÖYLE: "Bugün, mutlak butlan kararıyla göreve gelen anlayışa karşı duruşunu ortaya koyarak partimizden istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızın gösterdiği tavır, yalnızca bir siyasi tercih değil; demokrasiye, örgüt iradesine ve sandığın meşruiyetine sahip çıkma çağrısıdır. Yıllarca emek verdiğim, tüm kademelerinde görev aldığım, bayrağını gururla taşıdığım, sokak sokak broşür dağıttığım, kapı kapı dolaşarak büyümesi için mücadele ettiğim partimden, büyük bir üzüntüyle istifa etme kararı aldım. Bu karar, bir vazgeçiş değil; aksine örgüt emeğini, üyelerin iradesini ve demokratik siyaseti savunma kararlılığıdır. Çünkü bizler, makamlar için değil, ilkelerimiz için mücadele ettik. İnandığımız değerlerin, emek verenlerin iradesinin yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. İzmir, teslim olmayanların kentidir. Bu şehir, bağımsızlık ateşini ilk yakanların mirasını taşır. Ne Hasan Tahsinler tükenir bu topraklarda ne de Kara Fatmalar. Mutlak butlancılar gidene, örgütün iradesi yeniden hâkim olana kadar bu mücadele sürecek. Bugün partimden ayrılıyorum; ancak demokrasiye, adalete ve halkın iradesine olan inancımdan asla vazgeçmiyorum. Çünkü biz biliriz ki, mücadele bazen içeride kalarak, bazen de onurlu bir itirazla ayrılarak verilir."

YEREL YÖNETİMİ MECLİSTE UYGULAMALI OLARAK ÖĞRENDİLER Haber

YEREL YÖNETİMİ MECLİSTE UYGULAMALI OLARAK ÖĞRENDİLER

Küçük yaşta demokrasi kültürüyle tanışan çocuklar, Osmangazi için fikir üreterek yerel yönetimi hem öğrendi, hem de eğlendi. Osmangazi Belediyesi, çocuklara ve eğitime verdiği önemi bir kez daha ortaya koyan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Her ay ilçeye dair önemli kararların alındığı Osmangazi Belediyesi Meclis Salonu, bu kez ilköğretim öğrencilerini ağırlayarak adeta geleceğin yöneticilerine ev sahipliği yaptı. "Yerel Yönetimler" dersleri kapsamında Osmangazi Belediyesi’ni ziyaret eden 3. sınıf öğrencileri, belediyenin işleyişini yerinde ve uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Meclis salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklara belediyenin görevleri, sorumlulukları ve karar alma süreçleri Eğitmen Serkan Yılmaz’ın rehberliğinde detaylı bir şekilde anlatıldı. Programda öğrenciler, teorik bilgilerin ötesine geçerek yerel yönetim mekanizmasını deneyimleme şansını yakaladı. Hem eğlendiler hem öğrendiler Ziyaretin en dikkat çekici bölümü çocukların kendi meclislerini kurduğu "ziyaretçi meclisi" uygulaması oldu. Meclis düzeninde oturan 30 öğrenci, aralarından bir başkan seçerek Osmangazi ilçesi için fikir ve önerilerini tartışmaya açtı. Küçük yaşlarına rağmen ortaya koydukları çözüm odaklı düşünceler ve toplumsal duyarlılıklarıyla dikkat çeken öğrenciler, demokratik süreçleri deneyimledi. Öğrencilerden Ceren Su Yarşı, belediyenin temizlik ve park hizmetlerine dikkat çekerek "Çöplerimizi topluyoruz, parkları yapıyoruz" derken, Hüma Özdemir ise çevre bilincine vurgu yaparak "Atık pil kutularını, parkları ve çevreyi yeşillendirmeyi, yangınları söndürmeye yardımcı olduklarını öğrendik" şeklinde konuştu. "Daha fazla park yapmayı planlıyorum" Mecliste başkan seçilen 9 yaşındaki Amine Özbay da, yaptığı konuşmada çevre, şehircilik ve sosyal yardım konularına değinerek, "Daha fazla ağaç dikmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek istiyorum. Bursa’da sigarayı yasaklayabilirim. Daha fazla park yapmayı planlıyorum. Çünkü park demek çocukların eğlenmesi demek" ifadelerini kullandı. Amaç kurumları tanıtarak yarınlara hazırlamak Eğitmen Serkan Yılmaz ise etkinliğin amacına ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin derslerde öğrendikleri bilgileri sahada pekiştirmelerinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, "3. sınıf öğrencilerimizin yerel yönetimler dersleri var. Belediyeler ve muhtarlıklar gibi kendilerine hizmet eden kurumları tanıyorlar. Bu kapsamda belediyemize misafir olarak gelerek hem yaşayarak deneyim kazanıyor hem de kurumun fiziki ortamlarını yakından görüyorlar. Ayrıca ‘ziyaretçi meclisi’ adını verdiğimiz etkinlikte, başkan ve meclis üyeleri rolünü üstlenerek Osmangazi adına fikirler üretiyor ve bu fikirleri oylamaya sunuyorlar. Amacımız; çocuklarımızın kurumların ne işe yaradığını, işleyişin nasıl olduğunu öğrenmeleri, belediyelerin yaptığı çalışmaları tanımaları ve ileride hayatlarına yön verirken bu deneyimlerden faydalanmalarıdır" şeklinde bilgi verdi. Osmangazi Belediyesi’nin bu tür eğitim odaklı etkinlikleri, çocukların erken yaşta toplumsal sorumluluk bilinci kazanmasına, yerel yönetimlerin rolünü anlamasına ve demokratik katılım kültürüyle tanışmasına önemli katkı sunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.