#Deniz Kirliliği

- Deniz Kirliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Kirliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEMLİKLİ BALIKÇILAR MÜSİLAJDAN DERTLİ Haber

GEMLİKLİ BALIKÇILAR MÜSİLAJDAN DERTLİ

Bursa'nın Gemlik ilçesinde geçimini balıkçılıklar, denizlerdeki balık popülasyonunun azalması, müsilaj ve bilinçsiz avlanma nedeniyle zor günler geçirdiklerini söyledi. Balıkçılar, her geçen yıl şartların ağırlaştığını belirterek, artık kalıcı çözümler beklediklerini ifade etti. Gemlik'te yıllardır denize açılarak geçimini sağlayan balıkçılar, azalan balık popülasyonu, dalgalı balık fiyatları ve çevresel sorunlar nedeniyle ayakta kalmakta zorlandıklarını dile getirdi. Balıkçılar, özellikle küçük ölçekli teknelerle avcılık yapanların her geçen yıl daha büyük ekonomik sıkıntılar yaşadığını söyledi. Uzun yıllardır balıkçılık yapan Doğan Yel, "Bu sene nisan ve mayıstan itibaren istavrit, sardalya ve biraz tekir avlıyoruz. Günlük ancak harçlığımız çıkıyor. Balıkçıların durumu her sene daha kötüye gidiyor. Balık fiyatları sürekli oynuyor. Biz hale gönderiyoruz ama orada ne oluyor bilmiyoruz. Aynı gün içinde bir kasa istavrite bin 400 lira da yazılıyor, bin 500 lira da. Bazen fiyat 500 liraya kadar düşüyor, bazen de balık satılmadan elde kalıyor" dedi. Denizlerde balığın azalmasının birçok nedeni olduğunu savunan Yel, "Karadeniz'deki orta troller, İstanbul Boğazı'ndaki tüp geçit, fabrika atıkları ve deniz kirliliği balıkların göçünü etkiliyor. Müsilaj da ağ atmamızı engelliyor, çalışmamızı zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı. 8 yaşından bu yana balıkçılık yaptığını söyleyen Erdoğan Sezginer ise sorunun en önemli nedenlerinden birinin bilinçsiz avlanma olduğunu belirterek, "Balık aslında var ama bilinçsiz avlanma yüzünden kendimizi zora sokuyoruz. Ülkede tatminsizlik var. Deniz kirliliği ağlarımızın gözlerini kapatıyor ancak asıl sorun bilinçsiz avlanma. Balığın yumurtlama dönemlerinde yeterli koruma sağlanmıyor, yavru balıklar da avlanıyor. Her balığın bir üreme dönemi var. Denizlerde 70-80 metrelik tekneler tonlarca balık çekiyor. Balıkçılık adeta büyük teknelerin eline geçti. Küçük balıkçılar ise ayakta kalma mücadelesi veriyor" diye konuştu. Seksenli yıllardan bu yana balıkçılık yaptığını belirten Osman Deliçay da artan maliyetlerin küçük balıkçıları çıkmaza sürüklediğini ifade ederek, "Malımızı koruyamayacak hale geldik. Avlanmak para, tekne para. Balık da yok, olduğunda da giderleri karşılamıyor. Tayfaya para veremiyoruz. Bölgesel balıkçılık sistemine geçilmesi gerekiyor. Gemlik'te iskeleler, limanlar ve serbest bölge var, birçok alan avcılığa kapalı. Marmara Denizi'nin şartları Akdeniz gibi değil. Büyük avcılık yapamıyoruz. Balık biraz fazla çıkınca fiyatlar dibe vuruyor, az çıkınca yükseliyor. Sabit bir fiyat oluşmuyor" dedi. Geçim kaynaklarının her geçen gün daha da zorlaştığını belirten Gemlikli balıkçılar, küçük ölçekli balıkçılığın sürdürülebilmesi için denetimlerin artırılmasını, bilinçsiz avlanmanın önüne geçilmesini istedi.

TEMİZLİK ÇALIŞMALARI SIRASINDA DENİZDEN DİNAZOR ÇIKTI Haber

TEMİZLİK ÇALIŞMALARI SIRASINDA DENİZDEN DİNAZOR ÇIKTI

Bu da oldu: Denizden dinazor çıktı... Balıkesir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Bandırma sahilinde düzenlenen etkinlikte, Marmara Denizi'nin korunmasına dikkat çekilerek deniz kirliliğine karşı farkındalık oluşturulması amaçlandı. Etkinliğe Balıkesir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri, Marmara Belediyeler Birliği temsilcileri, TEMA Vakfı üyeleri ve çeşitli kurum temsilcileri katıldı. Etkinlik kapsamında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Su Altı Arama Dalgıç Timi tarafından deniz dibinde temizlik çalışması yapıldı. Dalgıçların gerçekleştirdiği taramalarda deniz tabanında bulunan plastik, metal ve çeşitli evsel atıklar su yüzeyine çıkarılarak toplandı. Denizden çıkarılan atıklar arasında bulunan maket dinozor ise dikkat çekti. Dinazor maketi diğer çöpler ve plastik atıklarla birlikte ait olduğu yere gönderildi. Etkinlikte konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Volkan Karateke, Marmara Denizi'nin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu belirterek, "Marmara Denizi sadece iki kıtayı birleştiren bir iç deniz değil, ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan da büyük öneme sahip. Aynı zamanda milyonlarca canlıya ev sahipliği yapan eşsiz bir ekosistemdir. Bu nedenle denizimizin korunması hepimizin görevidir" dedi. Karatepe, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin atık yönetimi, döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji ve denizlerin korunmasına yönelik çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek çevre projelerine destek veren kurum ve vatandaşlara teşekkür etti. Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü ve Birlik İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca da Marmara Denizi Günü etkinliklerinin bu yıl beşinci kez düzenlendiğini belirterek, "1-14 Haziran tarihleri arasında Marmara Bölgesi genelinde çeşitli farkındalık etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Amacımız Marmara Denizi'nin korunmasına dikkat çekmek ve deniz kirliliği konusunda toplumsal bilinç oluşturmak" diye konuştu. Bandırma sahilinde gerçekleştirilen deniz dibi temizliğiyle hem çevre temizliğine katkı sağlandı hem de Marmara Denizi'nin geleceğine yönelik farkındalık mesajı verildi.

İZMİR KÖRFEZİ İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI Haber

İZMİR KÖRFEZİ İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle 26-28 Mart 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Dokuz Eylül, Ege, İzmir Katip Çelebi, Manisa Celal Bayar ve İstanbul üniversitelerinden bilim insanlarının yanı sıra ABD, Çin, Japonya, Almanya, İskoçya ve Malezya’dan uzmanların katıldığı konferansın sonuç bildirgesi, İzmir Körfezi’nin artık yalnızca yerel değil, çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Bildirgede; ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybının Körfez ekosistemini tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle İç Körfez’de artan besin tuzu yükünün çözünmüş oksijen seviyelerinde ciddi düşüşlere yol açtığı, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına neden olduğu ifade edildi. Konferansın sonuç bildirgesinin yakında kitapçık haline getirileceğini belirten İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “İzmir Körfezi hepimizin ortak noktası, bir yaşam kaynağı. Bu nedenle İzmir’e verilen önem pek çok çalışmayı beraberinde getirdi. Kasım 2024’te düzenlediğimiz çalıştayın ardından bu kez uluslararası bir konferans gerçekleştirdik. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve dünyadan bilim insanları bu konferansta bir araya geldi” dedi. Körfezdeki kirliliğin uzun yıllara dayandığını vurgulayan Güler, “Yaklaşık 70 yıllık bir birikim söz konusu. 1990’lı yıllarda alınan önlemler ve 2000’de Çiğli Arıtma Tesisi’nin devreye girmesiyle iyileşme sağlandı ancak kalıcı olmadı. Bugün iç Körfez’de oksijen seviyesindeki düşüş ve balık ölümleri ciddi boyutlara ulaştı. Ekosistem kritik eşiklere yaklaşıyor. Dipteki birikim artık kirletici hale gelmiş durumda” diye konuştu. Kirliliğin önemli kaynaklarına dikkat çeken Güler, “Gediz Havzası başta olmak üzere derelerden taşınan kirleticiler Körfez’e ulaşıyor. Bu; Gediz Nehri ve Ağıl Deresi’nin Körfeze döküldüğü alanda deniz marullarının aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden oluyor. Aşırı çoğalan deniz marulları özellikle yaz aylarında parçalanarak iç körfeze taşınıyor ve mikro alg patlamasını tetikliyor. Gediz temizlenmeden, Körfez temizlenmez. Bir kere Gediz Havzası’nın yönetim planının yapılması gerekiyor. Çünkü en büyük kirleticilerden biri burası. Ayrıca dip taraması ve sediment yönetimi artık kaçınılmaz” ifadelerini kullandı. “EN KRİTİK BAŞLIK: İZLEME” Sürecin en önemli ayağının izleme olduğunu belirten Güler, “Kirliliğin sürekli takip edilmesi için sistemler kurulmalı. Büyükşehir Belediyesi bu konuda önemli bir aşamaya geldi, çalışmalar sürüyor” dedi. Körfezdeki sorunun küresel boyutuna da dikkat çeken Güler, “Bu sorun yalnızca İzmir’in değil, birçok deniz ve körfezin ortak sorunu. İzmir’in bilimsel çalışmalarla örnek bir model oluşturma potansiyeli var” ifadelerini kullandı. Sonuç bildirgesine göre İzmir Körfezi, uzun yıllara yayılan insan kaynaklı etkiler nedeniyle ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya. Özellikle iç körfezde çözünmüş oksijen seviyelerinin kritik düzeylere düştüğü, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığı belirtiliyor. Artan deniz suyu sıcaklıklarının süreci hızlandırdığı ve sistemin kritik eşiklere yaklaştığı ifade ediliyor.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE YENİDEN KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE YENİDEN KİRLİLİK TESPİT EDİLDİ

İzmir Körfezi’nde sabah saatlerinde dron destekli denetimlerde deniz kirliliği tespit edildi. İlk incelemelerde kirliliğin bölgede bulunan özel bir tersaneden kaynaklanmış olabileceği değerlendiriliyor. İzmir Körfezi’nde sabah saatlerinde bir kez daha deniz kirliliği tespit edildi. İZDENİZ Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen dron destekli denetimlerde Körfez’de yoğun kirlilik görüntülendi. DRON DENETİMLERİNDE ORTAYA ÇIKTI Edinilen bilgilere göre saat 09.30 sıralarında yapılan denetimlerde Kent Ormanı ile İzmir Marina ve Göztepe iskeleleri arasında denizde yoğun kirlilik oluştuğu belirlendi. Yapılan ilk incelemelerde kirliliğin bölgede bulunan özel bir tersaneden kaynaklanmış olabileceğine ilişkin görüntüler kayıt altına alındı. KASIM AYINDAN BU YANA 7. KEZ Yetkililer, Körfez’de tespit edilen benzer kirlilik olaylarının geçtiğimiz Kasım ayından bu yana 7. kez yaşandığını belirtti. BELEDİYEDEN AÇIKLAMA İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Körfez’in etkin kullanımı için çeşitli projelerin sürdüğü, özellikle İzmir Marina ve su sporlarının yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bölgede denizin kirletilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi. İLGİLİ KURUMLARA BİLDİRİLDİ Tespit edilen kirliliğe ilişkin görüntülerin ve raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığı, konunun yakından takip edileceği ve gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılacağı bildirildi.

EGE ’DE SARDALYA YOK: BALIKÇILAR HAMSİYE UMUT BAĞLADI Haber

EGE ’DE SARDALYA YOK: BALIKÇILAR HAMSİYE UMUT BAĞLADI

Balıkçılar, 1 Eylül’de başlayacak av sezonu için hazırlıklarını tamamlarken limanlara çekilen tekneler, hummalı bir bakım ve onarım sürecinden geçti. Haftalar süren emeğin ardından denize açılmaya hazırlanan balıkçılar, bu sene sezona hüzünlü giriyor. İzmir’deki deniz suyu sıcaklığının yüksek ve denizin de kirli olması nedeniyle, Ege’nin simge balığı sardalyanın az olacağını ön gören balıkçılar, umutlarını hamsiye bağladı. İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aksoy, bu yıl Ege Denizi’nde sardalyanın görülmediğini belirterek iklim değişikliği ve deniz kirliliğinin balık popülasyonunu olumsuz etkilediğini söyledi. Aksoy, "Ege’nin simge balığı sardalya, bu yıl yaz aylarında dahi denizde görünmedi. Balıkçılarımıza soruyoruz, ‘Sardalya görebiliyor musunuz?’ diyoruz, cevap hep aynı: ’Sardalya yok’. Bu yıl daha çok hamsinin yoğun olacağı bir sezon bekliyoruz" dedi. "SARDALYASIZ BİR SEZON BİZİ BEKLİYOR" İklim değişikliği ve deniz kirliliğinin balıkçılıktaki en büyük sorunlardan biri olduğunu vurgulayan İzmir İli Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aksoy, "Sardalya yaz aylarında Ege’ye havyarını bırakmak için gelir. Ancak bunun için deniz suyunun sıcaklık ve temizlik dengesinin uygun olması gerekir. Bu sene havalar çok sıcak geçti, deniz suyu soğumadı. Sular kirli olunca sardalya üreyemiyor, yavrular büyüyemiyor. Sardalyasız bir sezon bizi bekliyor" diye konuştu. Sardalyanın halkın en çok tükettiği balık olduğuna dikkat çeken Aksoy, "Hamsi de besleyici ve kıymetli bir balık ama Ege’nin asıl balığı sardalyadır. Üniversitelerin yaptığı araştırmalara göre sardalya, anne sütüne eş değer omega-3 içeriyor. Özellikle çocuklar için çok önemli bir besin kaynağı. Ne yazık ki bu yıl sardalyadan umudumuz yok" ifadelerini kullandı. "SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK YAPALIM" Sürdürülebilir balıkçılığın önemine de dikkat çeken Mehmet Aksoy, "Biz bu sene çıkıp denizi kurutalım, bitirelim istemiyoruz. Maksat bu değil. Çıkalım, kapasitemiz kadar balığı tutalım. Gelecek yıl da tutalım. Bir sonraki yıl da tutalım" açıklamalarına yer verdi. "SARDALYA GİDEREK AZALIYOR" Yeni sezon için umutlarının olduğunu ancak sardalyanın giderek azaldığını söyleyen Ordulu kaptan Selahattin Verdi, "Umutlarımız çok, inşallah hayırlı olur. Tabii ki bu masraflara, balıkçılık olmadığı zamanlarda hiçbir tekne sahibi ya da personel dayanamaz. Biz normalde Ordu’dayız; bugün geldik, hazırlık yapıyoruz, tekneyi hazırlıyoruz. Yeni sezonumuz için herkese hayırlı olsun diliyoruz. İnşallah bol avcılık olur. Sardalya eskiden çoktu ama sezon geçtikçe, seneler yıllar ilerledikçe sardalya denizimizde azaldı maalesef. Hamsi oluyor ama tabii buranın hamsisi de Karadeniz ya da Marmara hamsisi gibi olmuyor. İnşallah iyi olur. Bizim için fiyatlar çok önemli. Bugün boş bir köpük kasa 45-46 lira. Bir kasa sardalya bin liraya satıldığında hiçbir tekne sahibi ya da personel kazanç sağlayamaz. Umutlarımız her zaman var. İnşallah sezonumuz daha güzel geçer. Geçen seneye göre bu sene daha iyi bir beklentimiz var" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.