#Denizanası

- Denizanası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denizanası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEV DENİZANALARI TÜRKİYE'DE:10 KİLOYA ULAŞIYOR Haber

DEV DENİZANALARI TÜRKİYE'DE:10 KİLOYA ULAŞIYOR

Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, yaklaşık 10 gündür etkili olan poyraz nedeniyle Akdeniz’in en büyük denizanası türü Rhopilema nomadica’nın Antalya Körfezi’ne sürüklendiğini açıkladı. Düdüklü tencere büyüklüğündeki ve 10 kilograma kadar ulaşabilen dev tür, sualtı kamerasıyla görüntülendi. POYRAZ AKINTIYI DEĞİŞTİRDİ, DEV TÜR KÖRFEZE GİRDİ Antalya’da son günlerde etkili olan poyraz, deniz ekosisteminde dikkat çeken bir hareketliliğe yol açtı. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, yaklaşık 10 gündür devam eden kuzeydoğu rüzgârı nedeniyle Doğu Akdeniz’de yoğunlaşan denizanalarının ana akıntılarla birlikte Antalya Körfezi’ne sürüklendiğini belirtti. Gökoğlu, söz konusu türün Akdeniz’deki en büyük denizanası olarak bilinen Rhopilema nomadica olduğunu ifade etti. DÜDÜKLÜ TENCERE BÜYÜKLÜĞÜNDE, 10 KİLOGRAMA ULAŞIYOR Konyaaltı sahilinde dalış gerçekleştiren Prof. Dr. Gökoğlu ve ekibi, geçiş döneminin başladığını sualtı görüntüleriyle tespit etti. Gökoğlu, görülen denizanalarının yaklaşık 10 kilogram ağırlığında olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı: “Bu tür Kızıldeniz’den Akdeniz’e geçen ve Doğu Akdeniz’de çoğalan bir denizanası. Akdeniz’deki en büyük tür. Düdüklü tencereden biraz büyük diyebiliriz. Arkasında 1 ila 1,5 metreyi bulan yakıcı uzantıları var.” “GEÇİŞ MAYIS BAŞINA KADAR TAMAMLANIR” Denizanalarının her yıl belirli dönemlerde göç ettiğini belirten Gökoğlu, geçiş sürecinin kış sonundan bahar ortasına kadar sürdüğünü söyledi. “Genellikle nisan ortası, mayıs başı gibi geçiş tamamlanır. Deniz suyu ısınmadan bu süreç sona erer. Haziran ayına kalmaz. Geçiş tamamlandığında risk de ortadan kalkar.” Gökoğlu, geçen yıl poyrazın etkili olmaması nedeniyle bu yoğunluğun yaşanmadığını, bu yıl ise rüzgârın ana akıntıları körfez içine yönlendirdiğini vurguladı. BALIKÇILAR İÇİN BÜYÜK RİSK Uzmanlara göre asıl risk balıkçılar için geçerli. Denizanalarının özellikle trol ve uzatma ağlarında birikerek hem av verimini düşürdüğü hem de motor yükünü artırdığı belirtiliyor. Gökoğlu, temas riskine dikkat çekerek şu uyarıda bulundu: “Balıkçılar ağlarını çekerken sıçrama olabilir. Bu da göz ve yüzde yanmaya, tahrişe neden olur. Ağlarda birikmeleri seçiciliği azaltır ve küçük balıkların da yakalanmasına sebep olabilir.” DENİZE GİRENLER DİKKAT ETMELİ Mİ? Mart ve nisan aylarında denize girenler için temas riski bulunduğunu belirten Gökoğlu, yaz sezonuna girilmeden geçişin tamamlanacağını söyledi. “Vatandaşlarımız denizde beyaz, büyük bir kütle gördüklerinde yaklaşmasınlar. Kıyıya vurduklarında da kesinlikle dokunmasınlar.” TEMAS HALİNDE NE YAPILMALI? Denizanasına temas edilmesi halinde uygulanması gereken ilk müdahalelere de değinen Gökoğlu, şu önerilerde bulundu: Temas bölgesine sıcak su uygulanmalı Amonyak kullanılabilir. Antihistaminik kremler sürülebilir Uzmanlar, özellikle balıkçıların ve su sporlarıyla ilgilenenlerin önümüzdeki haftalarda daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

BALIKÇILARIN BAŞI DENİZANALARIYLA DERTTE Haber

BALIKÇILARIN BAŞI DENİZANALARIYLA DERTTE

"Müsilajdan tam kurtulduk" derken bu kez denizanası kabusuyla yüz yüze gelen balıkçılar, Marmara Denizi'nde avlanmanın giderek zorlaştığına işaret ediyor. Gemlik Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Vekili Kadir Aksu, ilkbaharda müsilaj nedeniyle denize hiç açılamadıklarını belirterek, müsilajın bitmesiyle aşırı derece deniz anası görülmeye başlandığını anlattı. Son 10 yıldır böyle bir yoğunluk görmediklerini dile getiren Aksu, "Denize bu sefer denizanası yüzünden ağ atamayacağız. Ağları patlatıyor ve aydıca fiziki olarak da kollara yüzünüze gelince inanılmaz yakıyor, acı veriyor" ifadesini kullandı. "Müsilaj bitti deniz anası kabusu başladı." diye Aksu, şöyle konuştu: "Denizanası denizde olabiliyor ama olması gerekenin 10 katı belki de daha fazla. Denize girme imkanınız bile yok. 10 metrekare alanda 20-30 deniz anası var. Bunu bir ağın 300 metre olduğunu düşünün yüzlerce denizanası nasıl kaldıracaksınız.? Vücuda da çok zararı var, balıkçılar uzak duruyor ama onlar bizden uzak durmuyor. Karadeniz, Ege gibi açık denizlerde dağılıyor ama Gemlik gibi İzmit gibi körfezlerde denizanası bizi çok zorluyor." Çocukluktan beri denizde olduğunu ve ilk kez bu yoğunlukta denizanasıyla karşılaştığını aktaran Aksu, "Nereye baksanız denizanası var. Ekoljik denge bozuluyor. Büyüklerimizden isteğimiz denizi korusunlar. Özellikle Marmara Denizi'nin kontrol altına alınması gerekiyor." dedi. Denizde balık olduğunu yatırım yaptıklarını ancak bu sefer denizanası engeliyle karşılaştıklarına dikkati çeken Aksu, "Kasım aralıka kadar sürerse küçük ölçekli balıkçı kendini çevirecek durumu kalmayacak. Müsilaj için destek verilecek ama bunun gerçekten bize faydası olacak boyutta olması gerekiyor. Kredi çekmek istiyoruz kredi alamıyoruz. Müsilaj tekrar ortaya çıkabilir. Ne yapacağımızı şaşırdık. En yiyisi Marmara Denizi'ni balıkçıya kapatalım gitsin." diye konuştu. "Denizanasının yumurtasını yiyecek balıkları avlayan biziz" Marmara Denizi Eylem Planı Bilim ve Teknik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı ise bir taraftan deniz suyu sıcaklıklarının rekor kırdığını yani denizlerin ısındığını, öte yandan da hız kesmeden denizlerin kirletildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Yani denizin azot ve fosfor yükü artıyor. Buna bağlı olarak plankton patlamaları yaşanıyor. Bu durum denizanaları gibi türler için ideal üreme, çoğalma fırsatı sunuyor. Denizanalarının popülasyonunu kontrol edecek büyük balıkları ise çoktan avladık. Marmara'da avlanan toplam balığın yüzde 90'ı hamsi, istavrit, sardalya gibi küçük pelajikler. Yani büyük balık kalmadı Marmara'da. Özetle denizle kurduğumuz yanlış ilişki devam ediyor. Burada ana faktör deniz suyu sıcaklıklarının artışı gibi gözükse de aslında suçlu biziz. Kontrol edemediğimiz iklime suçu atarak kendimizi temize çıkarma denemeleri boşuna. Çünkü kirleten biziz. Denizanası için ortamı uygun hale getiren biziz. Denizanasını, yumurtasını, larvasını yiyerek popülasyonunu azaltacak balıkları avlayan biziz." Çarenin denizle kurulan yanlış ilişkiyi düzeltmek olduğunu belirten Aksu, "Bir litre bile atık suyu arıtmadan denize bırakmamalıyız. Marmara Denizi özel, kırılgan ve müsilaj yüzünden ağır yaralı bir deniz şu anda. Ekosistem esaslı balıkçılık yönetimi uygulamalarına geçmek zorundayız bütün denizlerimizde. Belli boydan büyük teknelerin, ağların Marmara'da kullanılmasını sınırlandırmamız lazım. Deniz kirliliğini ve avcılığı kontrol altına aldığımızda denizanası popülasyonları kendiliğinden azalıp, dengeye gelecektir." dedi. İHA

KABUS GERİ DÖNDÜ: GEMLİK SAHİLİNDE MAVİ DENİZANASI TEHLİKESİ Haber

KABUS GERİ DÖNDÜ: GEMLİK SAHİLİNDE MAVİ DENİZANASI TEHLİKESİ

Gemlik sahillerinde mavi denizanası kabusu başladı. Bursa'nın Gemlik ilçesi sahilini saran mavi renkli denizanaları vatandaşları tedirgin etti. Özellikle deniz suyu sıcaklığındaki artış ve kirlilk nedeniyle popülasyonu son yıllarda giderek artan mavi renkli denizanaları her yıl Ağustos ayı sonlarında Gemlik sahilelrinde ve bazı noktalarda Ege kıyılarında da görülüyor. Bu yıl da Gemlik Körfezi'ndeki sahil şeridi, büyüklü küçüklü mavi denizanalarıyla doldu. Mavi renkli denizanaları yüzmek isteyen tatilcileri tedirgin ederken balıkçılara da zor anlar yaşatıyor. Sahile dökülen atıkların denizanalarına sebebiyet verdiğini iddia eden vatandaşlar, kimsenin zarar görmeden körfezin bir an önce temizlenmesini talep ediyor. MAVİ RENKLİ DENİZANASI NEDİR? Bilimsel adı 'Rhizostoma pulmo' olan mavi renkli denizanaları, halk arasında atom olarak da anılıyor. Yüzme sırasında insan teni ile teması sırasında büyük acı veriyor ve hatta zehirlenmelere yol açabiliyor. Kentleşme, sanayi tesislerindeki artışın deniz ekosistemine zarar vermesi, artan kirlilik, aşırı avcılık, denizlerde bırakılan hayalet ağlar bu türlerin popülasyonunun artmasına neden oluyor. Özellikle yaz aylarında deniz turizmini nedeniyle denizanaları ve insanlar aynı ortamda bulunduğunda tehlike artıyor. Uzmanlara göre; öncelikle denizanalarının yoğun bulunduğu koylarda denize girmemek, bu canlılara temastan kaçınmak gerekiyor. Bu denizanalarıyla temas halinde yapılması gereken ise temaslı yüzey öncelikle deniz suyu ile yıkanması, kızarıklık, acı ve ağrının artması durumunda ise sağlık kuruluşlarına müracaat etmek. Fotoğraf ve video: İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.