#Denizli

- Denizli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denizli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DENİZLİ'DE ŞİFALI PANSİYONDA ŞÜPHELİ ÖLÜM: YAŞLI ÇİFT BANYODA ÖLÜ BULUNDU Haber

DENİZLİ'DE ŞİFALI PANSİYONDA ŞÜPHELİ ÖLÜM: YAŞLI ÇİFT BANYODA ÖLÜ BULUNDU

Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki termal sularıyla ünlü Karahayıt Mahallesi'nde bir pansiyonda konaklayan Yaşariye Ünver (79) ile eşi Tahsin Ünver (80), odalarına yerleştikten iki gün sonra banyoda ölü bulundu. Çiftin kükürt gazından zehirlenmiş olabileceği değerlendirilirken, kesin ölüm nedenlerinin otopsi sonucunda belirleneceği bildirildi. Olay, Pamukkale ilçesine bağlı Karahayıt Mahallesi'ndeki bir pansiyonda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süre önce yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yapan Yaşariye Ünver ile eşi Tahsin Ünver, iki gün önce Karahayıt'taki bir pansiyona yerleşti. Konakladıkları odaya girdikten sonra iki gün boyunca dışarı çıkmayan çiftten haber alınamaması üzerine pansiyon işletmecileri durumdan şüphelendi. Odayı kontrol etmek isteyen işletmeci, yaşlı çifti banyoda hareketsiz halde buldu. İKİ GÜN BOYUNCA ODALARINDAN ÇIKMADILAR Pansiyon işletmecisinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İhbarın ardından pansiyona ulaşan sağlık ekipleri, banyoda hareketsiz halde bulunan Yaşariye ve Tahsin Ünver'e müdahale etti. Yapılan kontrollerde 79 yaşındaki Yaşariye Ünver ile 80 yaşındaki Tahsin Ünver'in hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin ölümünün ardından pansiyonda olay yeri incelemesi başlatıldı. KÜKÜRT GAZINDAN ZEHİRLENME İHTİMALİ ARAŞTIRILIYOR Olay yerine gelen Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekipleri, çiftin bulunduğu banyoda ve konakladıkları odada inceleme yaptı. İlk incelemelerde yaşlı çiftin vücutlarında herhangi bir darp veya yara izine rastlanmadığı öğrenildi. Çiftin ölümüne ilişkin kükürt gazından zehirlenme ihtimali üzerinde durulduğu bildirildi. Ancak zehirlenme şüphesine ilişkin henüz kesin bir tespit yapılmadı. Ölümün gaz maruziyetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının adli incelemeler sonucunda açıklığa kavuşması bekleniyor. CENAZELER OTOPSİ İÇİN ADLİ TIP KURUMUNA KALDIRILDI Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemelerinin tamamlanmasının ardından Yaşariye ve Tahsin Ünver'in cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Denizli Grup Başkanlığı morguna götürüldü. Otopsi sonucunda çiftin kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi bekleniyor. Olayın yaşandığı pansiyonda ölüm nedenine ilişkin incelemeler sürerken, gaz zehirlenmesi ihtimalinin araştırıldığı öğrenildi. UŞAK'TA TOPRAĞA VERİLECEKLER Yaşariye ve Tahsin Ünver çiftinin cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından memleketleri Uşak'ın Sivaslı ilçesine götürülmesi planlanıyor. Çiftin, 9 Ekim'de düzenlenecek cenaze töreninin ardından Sivaslı'da toprağa verilmesinin beklendiği bildirildi. Yaşlı çiftin pansiyon odasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatılırken, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için otopsi sonuçları bekleniyor.

SOMA'DA 5 YIL SONRA ZORUNLU DÖNDÜĞÜ MADEN MEZARI OLDU Haber

SOMA'DA 5 YIL SONRA ZORUNLU DÖNDÜĞÜ MADEN MEZARI OLDU

Manisa'nın Soma ilçesindeki İmbat maden işletmesinde meydana gelen göçükte 5 işçi hayatını kaybetti, 2 işçi yaralı kurtarıldı. Yaşamını yitiren madencilerden İsa Olcay'ın, 20 yıllık madencilik hayatının ardından emekli olduğu, ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle 5 yıl sonra yeniden madende çalışmaya başladığı öğrenildi. İzmir Adli Tıp Kurumuna getirilen işçilerin cenazelerinin işlemleri sürerken defin yerleri de belli oldu. Soma ilçesinde faaliyet gösteren İmbat maden işletmesinde meydana gelen göçüğün ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları sabah saatlerine kadar sürdü. Ekiplerin çalışmaları sonucunda göçük altında kalan işçilerin tamamına ulaşıldı. Göçükte Halit Ersay (37), Kerim Ören, Ramazan İnce (26), Ömer Karakaya ve İsa Olcay (49) hayatını kaybetti. Maden işçileri Süleyman Şakrak (33) ve İbrahim Çimen (44) ise göçükten yaralı olarak kurtarıldı. YARALI KURTARILAN 2 İŞÇİNİN SAĞLIK DURUMU İYİ Göçükten yaralı çıkarılan Süleyman Şakrak ile İbrahim Çimen'in sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Tedavi altına alınan Süleyman Şakrak'ın işlemlerinin ardından taburcu edildiği öğrenildi. İbrahim Çimen'in de sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. HAYATINI KAYBEDEN İŞÇİLERİN AİLELERİNE İLİŞKİN BİLGİLER ORTAYA ÇIKTI Göçükte yaşamını yitiren Halit Ersay'ın Denizli'nin Çameli ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu, evli ve 3 çocuk babası olduğu öğrenildi. Kırkağaç doğumlu Kerim Ören'in evli ve 2 çocuk babası olduğu, İzmir doğumlu Ömer Karakaya'nın ise evli ve 1 çocuk babası olduğu bildirildi. Hayatını kaybeden işçilerden İsa Olcay'ın da yaklaşık 20 yıl madencilik yaptığı ve daha sonra emekliye ayrıldığı öğrenildi. EMEKLİLİKTEN 5 YIL SONRA YENİDEN MADENE İNMİŞ İsa Olcay'ın emekli olduktan yaklaşık 5 yıl sonra ekonomik nedenlerle yeniden madende çalışmaya başladığı belirtildi. Ağabeyinin ölüm haberini aldıktan sonra Antalya'dan İzmir'in Buca ilçesindeki Adli Tıp Kurumu önüne gelen kardeşi Yüksel Olcay, yaşadıkları süreci anlattı. Yüksel Olcay, ağabeyinin uzun yıllar madencilik yaptığını belirterek şunları söyledi: ❝Ağabeyim tam 20 yıldır madenciydi. Ancak emekli olduktan 5 yıl sonra, ekonomik sıkıntılardan dolayı yeniden madende çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Kendisi Kütahya Gediz Gökler kasabasında yaşıyordu. Acı haberi dün akşam aldık ve apar topar Antalya'dan Buca Adli Tıp Kurumu'na geldim. Şimdi sonuçları bekliyoruz, cenazemizi alıp Kütahya'ya gideceğiz.❞ CENAZELER İZMİR ADLİ TIP KURUMUNA GETİRİLDİ Göçükten çıkarılan 5 işçinin cenazeleri, otopsi işlemleri için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kerim Ören ile Ömer Karakaya'nın Adli Tıp Kurumundaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından cenazeleri defnedilmek üzere memleketlerine gönderildi. Halit Ersay, Ramazan İnce ve İsa Olcay'ın cenazeleriyle ilgili işlemlerin ise sürdüğü bildirildi. 4 MADENCİ BUGÜN TOPRAĞA VERİLECEK Hayatını kaybeden işçilerden Kerim Ören ile Ömer Karakaya'nın cenazelerinin Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde, Halit Ersay'ın Denizli'de, Ramazan İnce'nin ise Balıkesir'in İvrindi ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi. Dört işçinin cenaze törenlerinin bugün gerçekleştirilmesi bekleniyor. İsa Olcay'ın cenazesinin ise yarın Kütahya'nın Gediz ilçesinde son yolculuğuna uğurlanacağı bildirildi. Maden göçüğünün nedenine ilişkin inceleme sürüyor.

LİSELİ KIZLAR ORTAOKULLU KIZA RESMEN İŞKENCE ETTİ: ŞOKE EDEN ANLAR! Haber

LİSELİ KIZLAR ORTAOKULLU KIZA RESMEN İŞKENCE ETTİ: ŞOKE EDEN ANLAR!

Denizli'nin Buldan ilçesinde ortaokulda öğrenim gören bir kız öğrenciyi darbettikleri iddiasıyla 3 lise öğrencisi gözaltına alındı. Bir başka öğrenci tarafından cep telefonuyla kaydedilen görüntülerde, kız çocuğunun darbedildiği, çeşmenin altında ıslatıldığı ve saçından çekilerek sürüklendiği anlar yer aldı. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı. Olay, Denizli'nin Buldan ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Buldan Ali Tunaboylu METEM ile Ali Tunaboylu Anadolu Lisesinde öğrenim gören 3 kız öğrenci, içlerinden biri hakkında dedikodu yaptığını öne sürdükleri Buldan Dörteylül Fehmi Mehmet Şükrüye Ortaokulunda eğitim gören kız öğrenciyle buluştu. İddiaya göre ortaokul öğrencisi, ilçenin dışındaki bir noktaya çağrıldı. Burada 3 lise öğrencisinin kız çocuğunu darbettiği öne sürüldü. ÇEŞMENİN ALTINDA ISLATIP DARBETTİKLERİ ANLAR KAMERADA Olayla ilgili yapılan incelemede yaşananların başka bir kız öğrenci tarafından cep telefonuyla kaydedildiği belirlendi. Görüntülerde, ortaokul öğrencisinin 3 kız tarafından darbedildiği, saçından tutularak sürüklendiği ve çeşmenin altına götürülerek ıslatıldığı görülüyor. Kayıtların devamında kız çocuğuna yönelik şiddetin çeşmenin altında ıslatılmasının ardından da sürdüğü görüntülere yansıdı. AİLENİN ŞİKAYETİ ÜZERİNE SORUŞTURMA BAŞLATILDI Olayda yaralanan ortaokul öğrencisi ile ailesinin şikayetçi olması üzerine güvenlik güçleri çalışma başlattı. Yürütülen çalışma kapsamında olaya karıştıkları belirlenen 3 lise öğrencisi gözaltına alındı. Şiddet anlarını cep telefonuyla kaydeden öğrencinin olayla ilgili hukuki durumuna ilişkin ise paylaşılan bilgilerde ayrıntı yer almadı. Gözaltına alınan öğrencilerle ilgili işlemler sürerken, olay hakkında adli soruşturma başlatıldı.

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST Haber

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan Acunsöz'ün otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazaya ilişkin "taksirle öldürme" suçundan soruşturulan sürücü Y.Z. hakkında adli kontrol kararı verildi. Kaza tespit tutanağında sürücünün tam kusurlu, Acunsöz'ün ise kusursuz olarak değerlendirildiğini belirten aile, tutuklama talebinin reddedilmesine tepki gösterdi. Kaza, 24 Ağustos 2026'da Pamukkale ilçesi Siteler Mahallesi Doğan Demircioğlu Caddesi'nde meydana geldi. Yaya olarak caddenin karşısına geçmeye çalışan Arzu Acunsöz'e (32), sağ şeritte ilerleyen belediye otobüsünün yanından sol şeritte seyreden otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan ve özel bir hastanede insan kaynakları uzmanı olarak görev yaptığı belirtilen Acunsöz, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. KAZA ANI KAMERALARA YANSIDI Bölgedeki güvenlik kameraları ile olay sırasında yolda bulunan belediye otobüsünün iç kamerasından elde edilen görüntülerde, Acunsöz'ün karşıya geçmeden önce yolun orta refüjünde yaklaşık 5 saniye beklediği ve soldan gelen trafiği kontrol ettiği görüldü. Görüntülere göre Acunsöz, daha sonra karşıya geçmeye çalıştığı sırada sağ şeritteki belediye otobüsünün yanından sol şeritte ilerleyen otomobilin çarpması sonucu yaralandı. KAZA TESPİT TUTANAĞINDA SÜRÜCÜ TAM KUSURLU DEĞERLENDİRİLDİ Trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, otomobili kullanan 19 yaşındaki Y.Z'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmemek" hükmünü ihlal ettiği belirtildi. Tutanakta sürücü Y.Z. kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olarak değerlendirilirken, Acunsöz'e herhangi bir kusur atfedilmedi. SÜRÜCÜ ❝KAZAYI ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ❞ SAVUNMASI YAPTI Kazanın ardından gözaltına alınarak savcılıkta ifadesi alınan Y.Z, olay sırasında yaklaşık 40 kilometre hızla ilerlediğini öne sürdü. Acunsöz'ün aniden yola çıktığını savunan Y.Z, yayayı fark ettiği anda direksiyonu kırarak fren yaptığını ancak aradaki mesafenin yetersiz olması nedeniyle kazayı önleyemediğini ileri sürdü. Şüphelinin avukatları ise olay yerine yakın bir yaya geçidi bulunduğunu ancak Acunsöz'ün burayı kullanmadığını belirterek kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımına itiraz etti. Müdafiler ayrıca görüntülerde yer alan belediye otobüsünün duraklama noktasında durmadığını savundu. SAVCILIK TUTUKLANMASINI TALEP ETTİ Cumhuriyet savcılığı, Y.Z'yi "taksirle öldürme" suçlaması kapsamında tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk etti. 25 Ağustos'ta Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan şüphelinin tutuklanması talebi reddedildi. Hakimlik kararında, şüpheliye isnat edilen suç yönünden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunu ve tutuklama sebeplerinin oluştuğunu değerlendirdi. Bununla birlikte hakimlik, tutuklama tedbiriyle sağlanacak yararın adli kontrol hükümleriyle de elde edilebileceği gerekçesiyle şüphelinin tutuklanmasına yer olmadığına karar verdi. Y.Z. hakkında her hafta pazar günü bulunduğu yerdeki kolluk birimine başvurarak imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde iki adli kontrol tedbiri uygulandı. AİLE KARARA TEPKİ GÖSTERDİ Acunsöz'ün ailesi, kaza görüntüleri ve trafik ekiplerince hazırlanan tutanağı gerekçe göstererek şüphelinin tutuksuz yargılanmasına tepki gösterdi ve hukuki süreci takip edeceklerini bildirdi. Ailenin avukatı Poyraz, ❝Her şeyin kamera kayıtları ve polis tutanakları ile açıkça ortada olduğu bir olayda kızımızın ölümüne sebep olan kişinin serbest bırakılması hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir karar değildir. Kızımızın acısını yaşarken verilen bu karar bizi derinden yaraladı. Devlet büyüklerimizden konuyla ilgilenmelerini ve adaletin tecellisini istiyoruz.❞ ifadelerini kullandı.

DENİZLİ'DE KAFEYE SİLAHLI SALDIRI: 2 KİŞİ ÖLDÜ YARALILAR VAR Haber

DENİZLİ'DE KAFEYE SİLAHLI SALDIRI: 2 KİŞİ ÖLDÜ YARALILAR VAR

Denizli'yi ayağa kaldıran olay saat 22.00 sıralarında Merkezefendi ilçesine bağlı Yenişehir Mahallesi Yürüyüş Yolu 49. Sokak'ta bulunan bir kafede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki grup arasında gündüz saatlerinde alacak verecek tartışması yaşandı. Akşam saatlerinde ise taraflardan biri diğerinin kafede oturduğunu gördü. Ticari bir araçla bölgeye gelen saldırganlar, kafede oturanlara doğru defalarca ateş etti. ORTALIK SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ Karşı tarafın da karşılık vermesiyle yaşanan silahlı kavgada ortalık bir anda savaş yerine döndü. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerden bazıları aynı araçla bölgeden kaçarak uzaklaştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 4 KİŞİ YARALANDI Büyük bir kargaşanın yaşandığı silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, birisi ağır 4 kişi de yaralandı. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Polis ekipleri, acı haberi alarak olay yerine gelen aileleri sakinleştirebilmek için büyük mücadele verdi. Güvenlik çemberine alınan bölgede zaman zaman gergin anlar yaşandı. Olay yeri ve yaralıların sevk edildikleri hastanelerin etrafında çevik kuvvet ekipleri görevlendirildi. Bölgede geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri, olayın aydınlatılması için kapsamlı soruşturma başlattı.

TRAFİK KAZASINDA ÖLEN GENCİN BABASI DA KALP KRİZİ SONUCU HAYATINI KAYBETTİ Haber

TRAFİK KAZASINDA ÖLEN GENCİN BABASI DA KALP KRİZİ SONUCU HAYATINI KAYBETTİ

Denizli’nin Merkezefendi ilçesinde otomobiliyle ağaca çarpması sonucu ağır yaralanan 29 yaşındaki Asım Ayyıldız, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Oğlunun ölüm haberini alan baba İsmail Ayyıldız da geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Kaza, dün gece saatlerinde Merkezefendi ilçesi Servergazi Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ayyıldız yönetimindeki 20 BP 810 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Önce kaldırıma çarpan otomobil, ardından yol kenarındaki ağaca çarparak durdu. ARAÇTA SIKIŞAN SÜRÜCÜ İTFAİYE EKİPLERİNCE ÇIKARILDI Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Çarpmanın etkisiyle otomobilde sıkışan Ayyıldız, itfaiye ekiplerinin çalışması sonucu bulunduğu yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı olarak ambulansla hastaneye kaldırılan Ayyıldız, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. OĞLUNUN ÖLÜM HABERİNİ ALAN BABA DA HAYATINI KAYBETTİ Ayyıldız’ın hayatını kaybettiği haberini alan babası İsmail Ayyıldız’ın kalp krizi geçirdiği belirtildi. Baba Ayyıldız da yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Baba ve oğlunun peş peşe yaşamını yitirmesi aile ve yakınlarında büyük üzüntüye neden oldu. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

DENİZLİ’DE DOĞUMDA HAYATINI KAYBEDEN ANNE VE BEBEĞİ YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİ Haber

DENİZLİ’DE DOĞUMDA HAYATINI KAYBEDEN ANNE VE BEBEĞİ YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİ

Denizli’de özel bir hastanede sezaryen doğumun ardından yaşanan ihmal iddiaları sonrası hayatını kaybeden Gamze Doğan ile Güney adı verilmesi planlanan yenidoğan bebeği yan yana toprağa verildi. Baba Mehmet Doğan, bebeğinin tabutunu kucağında mezara taşırken, bebek için alınan doğum kundağının mezar taşına sarılması cenazede duygusal anlara neden oldu. Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından anne Doğan ile bebeğinin cenazeleri ailesine teslim edildi. Pamukkale ilçesine bağlı Develi Mahallesi’nde düzenlenen cenaze törenine aile yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Anne ve bebeğinin cenazeleri ilk olarak evlerinin önüne götürüldü ve burada helallik alındı. Baba Doğan, helallik sırasında ilk çocuğu olan oğlu Kuzey’i kucağından indirmedi. BEBEĞİNİN TABUTUNU KUCAĞINDA TAŞIDI Yoğun katılım nedeniyle cenaze namazı Develi Mahallesi Futbol Sahası’nda kılındı. Namazın ardından anne ve bebeğinin cenazeleri mahalle mezarlığına götürüldü. Baba Doğan, Güney adını vermeye hazırlandığı bebeğinin tabutunu kucağına alarak kabrin başına kadar taşıdı. Anne ve bebeği, dualar ve gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. DOĞUM KUNDAĞI MEZAR TAŞINA SARILDI Cenazede dikkati çeken ayrıntılardan biri de aile tarafından bebek için alınan doğum kundağı oldu. Bebeğin dünyaya gelişi için hazırlanan kundak, defin işlemlerinin ardından bebeğin mezar taşına sarıldı. Anne Doğan ve bebeğinin özel hastanedeki doğum sürecinde ihmal sonucu yaşamlarını yitirdiği iddiasıyla baba Doğan, hastane, doktorlar ve sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü personel hakkında daha önce şikayetçi olmuştu.

DENİZLİ'DE SAĞLIKLI ANNE VE BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞUMDA İHMAL İDDİASI Haber

DENİZLİ'DE SAĞLIKLI ANNE VE BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞUMDA İHMAL İDDİASI

Denizli'de ikinci çocuğuna hamile olan Gamze Doğan ile bebeği, doğum için gittikleri özel hastanede yaşamını yitirdi. Doğum öncesinde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğunu belirten baba Mehmet Doğan, sezaryenin ardından bebeğinin ölü doğduğunu, eşinin ise durumu ağırlaştıktan sonra başka bir hastaneye sevk edildiğini söyledi. Doğan, ihmal iddiasıyla özel hastane, doktorlar ve sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü personel hakkında şikayetçi oldu. Denizli'de doğuma sağlıklı giren eşi ve çocuğunu ihmaller zinciri sonrası hayatını kaybettiğini iddia eden Mehmet Doğan, yaşadıkları süreci gözyaşlarıyla anlattı. Bir erkek çocuğu olan Gamze Doğan, ikinci hamilelik sürecindeki tüm kontrollerini Pamukkale ilçesinde faaliyet gösteren özel bir hastanede yaptırdı. 23 Ağustos gecesi saat 04.00 sıralarında sancılarının artması üzerine Gamze Doğan, eşi Mehmet Doğan ile birlikte hastaneye gitti. Yapılan ilk kontrollerde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğu tespit edildi. Sezaryen doğum yapmayı planlayan aileye, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı S.G. tarafından, bebeğin doğum kanalına girmesi halinde sezaryenin zorlaşabileceği ve 28 Ağustos için planlanan doğumun hemen o gün yapılmasının daha uygun olacağı söylendi. Doktorun tavsiyesi üzerine aile öneriyi kabul etti ve anne doğuma alındı. DOKTORLAR BİRBİRLERİ İLE ÇELİŞTİ Normal süresinden uzun süren ameliyatın ardından Kadın Doğum Uzmanı S.G., aileyi bilgilendirerek annenin durumunun iyi olduğunu ancak bebeğin solunum sorunu yaşadığını ve çocuk doktorunun müdahale ettiğini ifade etti. Kısa süre sonra aileye bilgilendirme yapan çocuk doktoru ise bebeğin mor ve cansız şekilde doğduğunu açıkladı. İMKANLARI YETERSİZ DENİLEREK BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLDİ Doğum sonrası normal odaya alınan Gamze Doğan, yarı baygın halde şiddetli ağrı ve sancı hissettiğini belirtti. Ailenin iddiasına göre, hemşireler yalnızca serum ve ilaç takviyesi uygulayarak süreci takip etti. Ancak bir süre sonra Gamze Doğan'ın el ve ayaklarında morarmalar oluştuğu ve doğum sonrası kanamasının yüksek seviyede olduğu görüldü. Solunumu da zorlaşan anne için aile üyelerinin tepkisi üzerine odaya gelen nöbetçi doktor ve anestezi uzmanı, kanamanın fazla olduğunu belirterek hastayı entübe edeceklerini bildirdi. Burada Gamze Doğan için bir süre tedavi yöntemleri denenmesinin ardından durumu hızla ağırlaşan Gamze Doğan için hastane yetkilileri imkanların yetersiz olduğunu ifade ederek PAÜ Hastanesine sevk kararı aldı. Ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesine kaldırılan Gamze Doğan'a burada yoğun kan takviyesi yapıldı ve diyaliz tedavisi uygulandı. Ancak üniversite hastanesindeki doktorların tüm çabalarına rağmen anne Gamze Doğan da yaşam mücadelesini kaybetti. ACILI BABA HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATTI Hem bebeğini hem de eşini kaybeden acılı baba Mehmet Doğan, ilk müdahalenin yapıldığı özel hastane, doktorlar ve ihmali bulunan tüm personel hakkında emniyete giderek şikayetçi oldu. Doktorların kendileri ile ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Eşimle birlikte sürekli gittiğimiz Özel Cerrahi Hastanesine vardığımızda ilk olarak NST'ye bağladılar. Bebeğin kalp atışlarının normal olduğunu ve kasılmaların yaşanabileceğini belirttiler. Yatışımız yapıldı ve NST verileri doktorumuza iletildi. Doğum doktorumuz S.G. bana, "Çocuk kanala girerse sezaryenimiz zor olur, bir an önce almakta fayda var" diyerek 28 Ağustos'ta planlanan doğumu öne çekmeyi önerdi. Saat 06.48'de sezaryene karar verdik. Ancak doktor ne ultrasonla çocuğun hareketine baktı ne de kanala girip girmediğini kontrol etti. İlk çocuğumda sezaryen yaklaşık yarım saat sürmüştü. Bu kez 1,5 saat geçmesine rağmen haber çıkmadı. Sonunda çıkan doktor S.G., "Bebeğin solunumunda problem var, çocuk doktorumuz ilgileniyor" dedi. Kendisine, "NST'de çocuğun kalp atışları iyiydi, anne karnında yaşıyordu. Solunum sorunu olan bebeğin grafiğinde problem olmaz mı?" diye sordum. Yaklaşık yarım saat sonra çıkan çocuk doktoru ise tüm müdahalelere rağmen bebeğimin ölü doğduğunu söyledi" dedi. İMKANLARI YETERSİZ OLDUĞU İÇİN BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLMİŞ Eşinin durumunun ağırlaşmasına rağmen doktorların son ana kadar ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Odaya getirilen eşimin durumu ise giderek ağırlaştı. Elleri, ayakları, tırnakları buz gibiydi ve kanı çekilmiş gibi morarmıştı. Hemşireler serum takıp durumun normal olduğunu söyleseler de eşimin nefes almakta zorlandığını hissettim. Hastanede adeta feryat edip tepki gösterdikten sonra doktorlar yanımıza geldi. Anestezi uzmanı, solunumu kontrol altına almak için eşimi entübe edeceğini ve tomografi çekileceğini söyledi. Bu sırada saat 12.00 olmuştu. Ben artık doktorların gelip ilgilenmesi için bağırmaya tartışmaya başladım. Hastanedekiler Beyaz Kod verdi. Eşimin durumundan şüphelenerek polise haber verdim. Bebeğimin otopsisi için Adli Tıp Kurumunda beklerken, hastaneden eşimin Hematoloji Bölümü yetersizliği nedeniyle Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevk edileceği haberi geldi" diye konuştu. "BENİM GÖZÜMDE O DOKTOR DEĞİL, BİR KATİL" Başkalarının da canlarını yanmaması için mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Mehmet Doğan, "PAÜ Hastanesine ulaştığımızda doktorlar eşimin durumunun son derece kritik olduğunu ifade ettiler. Böbreklerinin işlevini yitirdiğini, vücudun kan tutmadığını ve kanamanın durmadığını belirterek sürekli kan takviyesi yaptılar. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen eşimi kaybettim. Ölüm Allah'ın emri ancak o noktaya gelene kadar doktorların ellerinden geleni yapması gerekiyordu. Bana göre doktor görevini ihmal etti. Canım yandı, başka kimsenin canı yanmasın. Doktor değil de benim gözümde katil" şeklinde konuştu. "AİLE BAĞIRIP ÇAĞIRINCAYA KADAR HİÇBİR ALLAH'IN KULU DOKTOR GELMEDİ" Hastane tarafından çok fazla ihmaller olduğunu vurgulayan Gamze Doğan'ın kuzeni Arzu Ekizkurt ise Mehmet bizi arayıp, "Ölü doğum yaptı" dedi. Biz hastaneye geldiğimizde Gamze'nin bilinci böyle hafif hafif geliyor gibiydi. İki koluna da iki damar yolunu açtılar. "Niye bu kadar çok açıyorsunuz" diye sorduk. "Eğer olağanüstü bir olay olursa müdahale ederiz" dediler. Bacağına da iğne vurdular, serumun içine iğne koydular. Bunlar ne dedik? "Mide bulantısı için" dediler, "Ağrı kesici" dediler. Daha sonra Gamze'nin eline baktığımızda parmak uçları morardı. Hemşireyi çağırdık. "Parmak uçları morarıyor" dedik. Geldiler. Onlara bakarken zaten eşi de geldi o sırada. Gamze'nin bilinci kayboldu o sırada. Odayı elektroşoklara geldi ama o vakte kadar aile bağırıp çağırıncaya kadar hiçbir Allah'ın kulu doktor gelmedi. Hemşire yardımcısı hemşire geldi gitti. Anestezi uzmanı geldi, o baktı. Ondan sonra bizi oradan çıkardılar, salonu boşalttılar, entübe ettiler. İçeriye girildi, genel anestezi alındı ve eşini içeri almadılar. Çok ihmal var. Hiçbir doktor gelip bakmadı ve Üniversite Hastanesinden "Bu işin peşini bırakmayın" dediler bize" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.