#Deprem

- Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LİBYA HEYETİNİ TAŞIYAN JETİN DÜŞME ANINDAN ÇARPICI DETAY! Haber

LİBYA HEYETİNİ TAŞIYAN JETİN DÜŞME ANINDAN ÇARPICI DETAY!

Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere havalanan, içerisinde Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Al-Haddad'ın da bulunduğu jet, Haymana ilçesi Kesikkavak köyünde dağlık araziye düştü. 5'i asker 8 kişinin hayatını kaybettiği uçağın düşme anında köylüler patlama sesleri duyduklarını anlattılar. * Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Trablus'a gitmek üzere havalanan ve içinde Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad'ın da bulunduğu jet, Haymana ilçesi yakınlarında düştü. Enkaza jandarma ekipleri ulaştı, olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı. ESENBOĞA'DAN HAVALANDI, KISA SÜRE SONRA İRTİBAT KESİLDİ Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad, beraberindeki heyetle birlikte Libya'nın başkenti Trablus'a gitmek üzere Ankara Esenboğa Havalimanı'nda jete bindi. Saat 20.10'da havalanan ve içinde 8 kişinin bulunduğu uçakla 20.52'de irtibatın kesildiği bildirildi. ELEKTRİK ARIZASI NEDENİYLE ACİL İNİŞ BİLDİRİMİ YAPTI Edinilen bilgilere göre uçak, kalkışın ardından elektrik arızası yaşadığı gerekçesiyle acil iniş talebinde bulundu. Etimesgut'a iniş planlandığı sırada uçakla bağlantının koptuğu öğrenildi. HAYMANA'DA DAĞLIK ALANA DÜŞTÜ Uçağın Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü'nde dağlık alana düştüğü ihbarı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çamurlu arazi nedeniyle ekiplerin arama çalışmalarını yaya olarak sürdürdüğü, bir süre sonra da enkaza ulaşıldığı belirtildi. Enkaz bölgesindeki çalışmaların devam ettiği aktarıldı. 8 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Kazada, Libya Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı'nda aralarında olduğu 3'ü mürettebat 8 kişi hayatını kaybetti. Libya Başbakanı Abdülhamid Dibeybe, uçağın düştüğünü ve Genelkurmay Başkanı Mohammed Ali Al-Haddad ile birlikte Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Al-Fayturi Gharib, Libya Askeri Sanayi Başkanı Tuğgeneral Mahmoud Al-Qatiwi, Genelkurmay Başkanı Danışmanı Mohamed Al-Asawi Diab ve Genelkurmay Başkanlığı Fotoğrafçısı Mohamed Omar Ahmed Mahjoub'un kazada hayatını kaybettiğini açıkladı. BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI Uçağın düşmesiyle ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 1 Cumhuriyet başsavcıvekili koordinesinde 4 Cumhuriyet savcısının görevlendirildiği kaydedildi. GÖRGÜ TANIKLARI KONUŞTU Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad'ı taşıyan 9H-DFJ kuyruk numaralı Falcon 50 tipi uçağın Haymana ilçesi Kesikkavak köyü yakınlarında düşmesi sonrası köylüler gördüklerini anlattı. 2 KERE PATLAMA OLMUŞ Evinde istirahat ettiği sırada bir patlama sesi geldiğini ifade eden vatandaş, "İkinci patlama sesi gelince herkes sokağa döküldü. Biri trafo patlamış dedi. Sonradan uçağın düştüğünü durduk. Zaten parçaları hep görünüyordu. Sonra Jandarma ekipleri gelince bizleri oradan çıkarttılar. Oradan sağ çıkma ihtimalleri yok, kötü bir patlama oldu. Herkese geçmiş olsun" dedi. "DEPREM OLUYOR SANDIK" Gazi Özgür'se saat 20.00-21.00 sıralarında yüksek bir patlama sesi duyduğunu ifade ederek, "Bir de yoğun bir sis ve hafif bir yağmur vardı. Patlamanın neticesini bilemediğimizden dolayı anlık haberler yayılmaya başladı. Haberler yayılmaya başlayınca arabaya bindim. Bölgede Jandarma ekipleri dronlarla arama yapıyorlardı. Deprem oluyor ve depremden önce gelen patlama sesi gibi bir ses geldi. Kalıntıları ilk gençler görünce Jandarmaya haber vermişler. Jandarma da olay yerine geldi ve herkesi uzaklaştırdı. Uçağın enkazı bulundu" diye konuştu. "BOMBA PATLADI SANDIK" Olayı anlatan Gökhan Tekin ise, "Otelde teknik servis olarak çalışıyorum. Bir patlama sesi duydum. Otelde doğalgaz patlaması oldu diye bizim otelin ismini verdiler. Bizim otelde öyle bir patlama olmadı. Sonra uçak düştüğünü söylediler. Uçak parçaları vardı, ceset vardı jandarma sokmadı bizi oraya. Ses büyüktü, deprem oldu ya da bomba patladı sandık ama sonradan uçağın düştüğünü öğrendik" şeklinde konuştu.

NİLÜFER AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ HALE GELİYOR Haber

NİLÜFER AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ HALE GELİYOR

Nilüfer’i afetlere karşı daha dayanıklı hale getirmek ve afetlerde daha etkili müdahale için kurulan Nilüfer Belediyesi Arama Kurtarma Gönüllü Ekibi, ilk toplantısını yaptı. Nilüfer Barış Meclisi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü Mehmet Buldan ve AFAD yetkilileri, Belediye Başkan Yardımcıları ve afet gönüllüleri katıldı. "Bilinçli ve dirençli bir kent olmak çok önemli" Toplantının açılışında konuşan Belediye Başkanı Şadi Özdemir, özellikle depremlerden sonraki birkaç gün büyük panik yaşandığını ve insanların ne yapacağını bilemediğini belirterek, "Bu nedenle bilinçli ve dirençli bir kent olmak çok önemli. Bizler de hazırlıklarımızı buna göre yapmak zorundayız" dedi. Deprem lojistik merkezi kurmak istediklerini de ifade eden Başkan Şadi Özdemir, afet sırasında yiyecek ve malzemelerin tek noktada ve nerede olduğunun bilincinde olmanın gerektiğini söyledi. Başkan Şadi Özdemir konuşmasında gönüllülük esasıyla çalışanlardan oluşan bir ekip oluşturmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Bizler çok dayanışmacı bir halkız. Dayanışma kültürü olduğu için çok memnunuz. Eğitimlerimizle, malzemelerimizle kurulacak ekibin her türlü yanında olacağız. Nilüfer’in 600 bine yakın nüfusu var. Bu nedenle arama kurtarma ekibinin kuvvetli olması gerekiyor" diye konuştu. "Nilüfer'in altyapısı sağlam" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise Nilüfer Belediyesi’nin ilçe afet ve acil durum yönetim merkezi oluşturduğunu hatırlatarak, afetlere hazırlık konusunda altyapısının sağlam olduğunu söyledi. Nilüfer Belediyesi’nin arama kurtarma ekibi kurmasının kendilerini memnun ettiğini belirten Buldan, "Burası büyük nüfusa sahip bir ilçe. Kurumsal yapı içinde bir ekibin oluşması, standart yeterlilik eğitimlerinden geçmesi bizim için çok önemli. Bu yüzden özellikle teşekkür ediyorum. Ekibe baktığımda orta ve ağır seviye nitelikte bir ekip olacağını görüyorum. AFAD olarak her türlü eğitimde merkezlerimizi kullanabileceğimizi söylemek istiyorum. İyi ki varsınız" dedi.

92 ÖĞENCİSİNİ KAYBEDEN ÖĞRETMENİN EN ACI 24 KASIM'I Haber

92 ÖĞENCİSİNİ KAYBEDEN ÖĞRETMENİN EN ACI 24 KASIM'I

Öğrencilerinden 24’ünün hâlâ kayıp olduğunu belirten Acıpayam, "Her 24 Kasım geldiğinde acımız tazeleniyor. 92 canımızı, bu ülkenin 92 geleceğini kaybettik" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi. “HER 24 KASIM’DA YÜREĞİMİZ YANIYOR” Kahramanmaraş’ta görev yapan Acıpayam, öğrencilerinin defnedildiği mezarlıklarda duygusal anlar yaşadı. Öğretmenler Günü’nü buruk geçirdiklerini belirten Acıpayam, şu ifadeleri kullandı: "Bir çocuk bir ülkenin geleceği demek. Biz 92 geleceği kaybettik. Her 6 Şubat ve 24 Kasım’da mezarlarını ziyaret ediyoruz. Hatıralarını yaşatmaya çalışıyoruz. Enkazdan kalan defterleri, kalemleri, kitapları küçük bir müzede sergilemek için hazırlık yapıyoruz." "Anne babalardan sonra bu acıyı en çok biz öğretmenler yaşadık. Çünkü öğretmenler çocukların hayatında ikinci sıradadır." “ÖLÜM ŞİİRİ YAZAN ÖĞRENCİM, ÖLÜMÜ TATTI” Depremden kısa süre önce bir öğrencisinin ölüm temalı şiir yazmak istediğini aktaran Acıpayam, yaşadığı sarsıcı bir hatırayı şu sözlerle anlattı: "O çocuğum çok güzel bir şiir yazmıştı. Ona Cahit Sıtkı’yı örnek göstermiştim. 6 Şubat bize gösterdi ki o çocuk sadece yazmadı, ölümü bizzat tattı." Deprem anında öğrencilerinden gelen bir mesajı da paylaşan Acıpayam, "Bir öğrencim 'Hocam iyi misiniz?' diye mesaj attı. Enkazdan sağ çıkardık ama bacağını kaybetti. Yaklaşık 15 gün sonra vefat etti" dedi. “İSMİ OLAN BİR MEZAR BİLE MUTLULUKTU” Depremde ailesini kaybeden bazı çocukların kimsesizler mezarlığına gömülme riski taşıdığını ifade eden Acıpayam, kimlik tespiti için verdikleri çabayı şöyle anlattı: "Bu çocukların kim olduklarını belirlemek için uğraştık. Bir ismi olan mezara defnedilmeleri bile bizim için mutluluktu. Ancak hâlâ resmi kayıtlara geçmeyen, ne bizim ne devletin bulabildiği 24 kayıp çocuğumuz var. Onların mücadelesini de sürdürüyoruz"

UZMANI UYARDI: “İZMİR İÇİN EN RİSKLİ FAY, İZMİR FAYI” Haber

UZMANI UYARDI: “İZMİR İÇİN EN RİSKLİ FAY, İZMİR FAYI”

Dokuz Eylül Üniversitesi’nde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetleri programına katılan Sözbilir, “İzmir için en riskli fay İzmir fayıdır. Bu fay çalışırsa, tüm körfezi etkileyebilir ve en fazla can kaybına yol açabilecek fay budur” dedi. “GÜZELBAHÇE'DEN PINARBAŞI'NA KADAR UZANIYOR” Prof. Dr. Sözbilir, söz konusu fay hattının Güzelbahçe'den başlayıp Balçova, Narlıdere, Konak, Altındağ ve Pınarbaşı’na kadar uzandığını söyledi. Kuzey eğimli bu fayın İzmir Körfezi’nin tamamını etkileyebilecek kapasitede olduğunu ifade eden Sözbilir, “Fayın son büyük depremi 1688’de gerçekleşti. Yaklaşık 1000 yıl gibi uzun bir aralıkla deprem üretiyor. Bu nedenle yakın dönemde büyük bir deprem beklenmiyor; ancak 3 ila 5 büyüklüğünde depremler üretme ihtimali var” diye konuştu. “YAPI STOKU GÜNCELLENMELİ, MASTER PLAN YETERSİZ” İzmir’in ilk deprem master planının 2000 yılında yapıldığını hatırlatan Sözbilir, aradan geçen 25 yıl içinde oluşan yeni yapılaşmaların bu planda yer almadığını belirtti. Sözbilir, “Mevcut yapı stokunun büyük bir bölümü depreme dayanıklı değil. Yeni envanter çalışmaları, İzmir’deki yapıların yaklaşık yüzde 60’ının risk taşıdığını gösteriyor. Master plan mutlaka güncellenmeli” dedi. “SINDIRGI’DAKİ DEPREMLER, ÖLÜ FAYLARI HAREKETE GEÇİRDİ” Sözbilir, son zamanlarda Sındırgı çevresinde yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremlere de dikkat çekti. Bölgede 20 bini aşan artçı sarsıntının yaşandığını belirten Sözbilir, bu süreçte dağ içindeki haritalanmamış ölü fayların yeniden aktif hale geldiğini kaydetti. “Bu durum yeni bir depremin daha yaşanma riskini artırıyor. Devletin bölgeyi ‘afete maruz bölge’ ilan etmesi bu nedenle son derece yerinde” dedi. “TUZLA VE SEFERİHİSAR FAYLARI DA TEHLİKELİ” Prof. Dr. Sözbilir, İzmir çevresinde toplam 21 karasal ve benzer sayıda denizel olmak üzere yaklaşık 40 aktif fay bulunduğunu aktardı. “Tuzla fayı 7.2 büyüklüğünde deprem üretebilecek potansiyele sahip ve ciddi risk barındırıyor” diyen Sözbilir, Seferihisar-Gülbahçe fayının ise yaklaşık 3000 yıldır kırılmadığını belirtti. “Bu da o fayda zaman doluluğunun ciddi boyutta olduğunu ve dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

İZMİR'DE 2026 MART’TAN SONRA EV ALMAK HAYAL OLABİLİR! Haber

İZMİR'DE 2026 MART’TAN SONRA EV ALMAK HAYAL OLABİLİR!

Piyasada yaşanan durgunluğun geçici olduğunu belirten Güleroğlu, fiyatların önümüzdeki dönemde yeniden yükselişe geçebileceğini vurguladı. "Konut almayı düşünenler bu dönemi değerlendirmeli" diyen Güleroğlu, özellikle 2026 Mart ayı sonrası fiyatların erişilemez hale gelebileceği uyarısında bulundu. "KİRA ARTIŞ ORANI DÜŞÜYOR, KONUTA YÖNELİŞ BAŞLAYACAK" Güleroğlu, ekim ayı için açıklanan yüzde 38,36’lık kira artış oranının kiracılar açısından olumlu bir gelişme olduğunu ifade ederek, "Hükümetin aldığı önlemlerle birlikte enflasyonda düşüş eğilimi başladı. Kredi faiz oranları da yavaş yavaş geriliyor. Bu tablo, önümüzdeki süreçte enflasyonun daha da düşeceğine işaret ediyor" dedi. "2026’DAN SONRA PİŞMANLIK YAŞANABİLİR" Son aylarda konut piyasasında belirgin bir durgunluk yaşandığını, fiyatların stabil kaldığını söyleyen Güleroğlu, "Ancak bu bir sessizlik dönemidir. Fiyat sıçraması yaşanmadan bugünkü fiyatlardan alım yapmayanlar ileride pişman olabilir. Özellikle 2026'nın Mart ayından sonra konut almak hayal olabilir" şeklinde konuştu. Vatandaşların birikimlerini halen faiz ve altın gibi yatırım araçlarında değerlendirdiğini belirten Güleroğlu, "Bu kazançlar konuta yöneldiğinde piyasada ani bir hareketlenme yaşanabilir" dedi. YATIRIMDA ÖNE ÇIKAN BÖLGELER: URLA, BUCA, ÇİĞLİ İzmir'de konut yatırımlarında Çeşme ve Urla bölgelerine ilginin yoğun olduğunu aktaran Güleroğlu, pandemi ve deprem süreçlerinden sonra tek ya da iki katlı konutlara yönelimin arttığını ifade etti. Ayrıca Aliağa ve Bergama bölgelerinde de hareketlilik yaşandığını söyleyen Güleroğlu, Buca ve Çiğli ilçelerinin uygun fiyatlı konutlar açısından yatırımcıların ilgisini çektiğini belirtti. Özellikle öğrenci nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğunu belirten Güleroğlu, "Bu da kiracılarla yaşanan sorunların önüne geçilmesini sağlıyor. Bu yüzden 3+1 yerine 1+1 evlere yöneliş artıyor" dedi.

YILDIRIM'DA BÜYÜK DÖNÜŞÜM YIKIMLARLA BAŞLADI Haber

YILDIRIM'DA BÜYÜK DÖNÜŞÜM YIKIMLARLA BAŞLADI

Bursa Yıldırım'da geleceğin güvenli, sağlıklı ve modern kentini inşa etmek için çalışmalarına aralıksız devam eden Yıldırım Belediyesi; 1. Etap inşaat çalışmalarının devam ettiği Davutkadı-Yediselviler Kentsel Dönüşüm Projesi’nde 2. Etap için yıkım işlerine başladı. Rezerv alanı olarak ilan edilen 15 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projesinin ilk etabında 37 adet bina ve 120 adet bağımsız yıkılırken, 2. Etap’ta ise 58 adet bina ve 158 adet bağımsız birimin yıkımını gerçekleştirilecek. Davutkadı-Yediselviler Kentsel Dönüşüm Projesi 2. Etap Yıkım Töreni’ne; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başta olmak üzere, Kaymakam Metin Esen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, Yediselviler Mahalle Muhtarı Salih Solakoğulları, hak sahipleri ve vatandaşlar katıldı. Yıkım töreninde yaptığı konuşmada; Yıldırım’da depreme dayanıksız yapı stoğunu dönüştürmek, modern ve güvenli yaşam alanları inşa etmek için çalıştıklarını vurgulayan Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Kentsel dönüşümü yalnızca teknik bir mesele olarak değil; geleceğimize karşı taşıdığımız büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu anlayışla, ilçemizin farklı bölgelerinde hayata geçirdiğimiz projelerle bu dönem toplam 30 bin konutun yenilenmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Davutkadı-Yediselviler Kentsel Dönüşüm Projesi’nin 1. Etap’ına Ocak ayında başladıklarını belirten Başkan Yılmaz; "Projemizin ilk etabında 37 bina ve 120 bağımsız birimi yıktık. İnşaat çalışmalarını sürdürdüğümüz Davutkadı Kentsel Dönüşüm Projesi’ndeki çalışmalarımızı yüzde 25 seviyesinde tamamladık. Bugün yıkım törenini gerçekleştirdiğimiz 2. Etap’ta ise 58 bina ve 158 bağımsız birimi yıkıyoruz. Bu etap kapsamında, mevcut ulaşım aksını da güçlendirerek yolu 15 metre genişliğe çıkarıyoruz. 2 etap toplamında, 95 bina ve 278 bağımsız birimi yıkarak yerine 7 bloktan oluşan 235 bağımsız bölüm inşa etmiş olacağız. Ayrıca proje kapsamında 3 bin 925 metrekarelik bir alana da çocuklarımızın neşeyle oyun oynayabileceği bir park kazandırmış olacağız. Ayrıca bölgede iki aracın zor geçtiği dar ve çıkmaz sokakların yerine 12 metrelik ulaşım arterleri oluşturacağız" dedi. Yıldırım Belediyesi olarak kentsel dönüşümü binaları dönüştürmekten ibaret görmediklerini vurgulayan Başkan Yılmaz, "Sosyal donatıları, yeşil alanları ve yaşam kalitesini artıran bütüncül bir planlamayı hayata geçiriyoruz. Bölgede, dönüşüm uygulamalarını etaplar hâlinde planlı ve kararlı bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Amacımız, güvenli binalar, hazırlıklı bireyler ve hızlı müdahale kapasitesine sahip dirençli bir Yıldırım inşa etmektir. Bugün attığımız her adım; yarının Yıldırım’ını, evlatlarımızın güvenli geleceğini, ailelerimizin huzurlu yuvalarını inşa etmek içindir. Daha güvenli, daha güçlü ve daha yaşanabilir bir Yıldırım için çalışmaya devam edeceğiz. Yıldırım için büyük hedef, büyük değişim, büyük dönüşüm diyoruz. Yıldırım için büyük düşünüyor, büyük dönüşüyoruz" ifadelerini kullandı. Depremin bir Türkiye gerçeği olduğunu hatırlatan Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ise; "Yıldırım Belediyemiz, ilçemizi daha güvenli ve sağlıklı yaşam alanlarına kavuşturmak için gayretle çalışıyor. Bugün ilçemizin her bir köşesinde kentsel dönüşüm çalışmaları devam ediyor. Ben bu hayati çalışmalar için Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkür ediyorum. Davutkadı-Yediselviler Kentsel Dönüşüm projesinin başta hak sahipleri olmak üzere ilçemize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Yediselviler Mahalle Muhtarı Salih Solakoğulları da, kentsel dönüşüm projesinin bölgeye değer katacağını vurgulayıp, mahalle halkı adına Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Konuşmaların ardından Davutkadı-Yediselviler Kentsel Dönüşüm Projesi 2. Etap’taki 95 bina ve 278 bağımsız birimin yıkımına başlandı.

BURSA'DA HUZUREVİNDE DEPREM TATBİKATI Haber

BURSA'DA HUZUREVİNDE DEPREM TATBİKATI

Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürlüğü koordinesinde Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dörtçelik Huzurevi'ndeki tatbikatta, huzurevi sakinleri acil durum müdahale ekiplerince binadan tahliye edildi. Tahliye süreci boyunca personelin doğru davranış ve yönlendirme kabiliyeti gözlemlendi, acil çıkış güzergahlarının etkin kullanımı değerlendirildi. Tatbikatın ardından ekiplerin refleksleri, tahliye süresi ve iletişim koordinasyonu gibi unsurlar detaylı olarak analiz edildi. Güçlü yönlerin yanı sıra geliştirilmesi gereken alanları da not alan ekipler, yapılması gereken çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulundu. Meydana gelebilecek bir deprem veya acil durumda binanın tahliye süresinin ölçüldüğü tatbikatta, personelin doğru davranış şekillerini uygulayıp uygulamadığı değerlendirildi. Tahliye planlarının işlerliği de test edilirken, huzurevi sakinlerinin güvenli ve devamlı konaklamalarının sağlanması konusu da ele alındı. Afet İşleri Dairesi Başkanlığı Afet Koordinasyon Şube Müdürü Ceyhun Eskioğlu, afet ve acil durumlara hazır olmanın önemine dikkat çekerek, "Afet bilinci ve müdahale kabiliyeti, hem çalışanlarımızın hem de hizmet sunduğumuz vatandaşlarımızın güvenliği açısından önem taşıyor. Bu tür tatbikatlarla ekiplerimizin hazır olma seviyesini ölçüyoruz. Riskleri en aza indirmeye çalışıyoruz. Afet farkındalığını artırmak ve kurum genelinde acil durum yönetimi kapasitesini güçlendirmek amacıyla tatbikatlara devam edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.