#Deprem Riski

- Deprem Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BALIKESİR SINDIRGI’DA 4.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM! Haber

BALIKESİR SINDIRGI’DA 4.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM!

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde saat 18.11'de 4.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu. Depremin yerin 11.58 kilometre derinliğinde gerçekleştiği açıklandı. Yerel halk arasında kısa süreli paniğe neden olan sarsıntı, Balıkesir merkezinin yanı sıra çevre ilçelerde ve Manisa’nın kuzey kesimlerinde de hissedildi. İlk belirlemelere göre herhangi bir can kaybı veya ciddi hasar yaşanmadı. AFAD VE VALİLİKTEN AÇIKLAMA GELDİ Depremin ardından AFAD, bölgede ekiplerin saha taramasına başladığını ve gelişmelerin yakından takip edildiğini bildirdi. Balıkesir Valiliği ise yaptığı ilk açıklamada, “Şu ana kadar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne herhangi bir olumsuz ihbar ulaşmamıştır. Ekiplerimiz sahada, gelişmeleri kamuoyuyla paylaşacağız” ifadelerine yer verdi. BÖLGE AKTİF FAY HATLARI ÜZERİNDE Uzmanlar, Balıkesir ve çevresinin Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakınlığı nedeniyle deprem riski taşıyan bölgeler arasında yer aldığına dikkat çekiyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi depremin büyüklüğünü 4.4, derinliğini ise 10.6 km olarak ölçtü. Depremin ardından bölgede hafif şiddette artçı sarsıntılar da meydana geldi. AFAD, vatandaşlara panik yapılmaması ancak binalarda hasar kontrolü yapılana kadar dikkatli olunması uyarısında bulundu. VATANDAŞLAR SOKAKLARA ÇIKTI Depremin hissedildiği Sındırgı ve çevresinde halk bir süreliğine evlerinden çıkarak sokaklara yöneldi. Sosyal medyada da birçok kullanıcı depremi hissettiklerini belirten paylaşımlar yaptı. Özellikle üst katlarda oturanlar sarsıntının daha şiddetli hissedildiğini ifade etti. UZMANLARDAN DEĞERLENDİRME Deprem uzmanları, bu tür depremlerin bölgedeki enerji boşalımının bir parçası olduğunu belirterek, Balıkesir gibi aktif bölgelerde yapıların depreme dayanıklı olmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

BURSA BÜYÜKŞEHİR’DEN EKOLOJİK TEMELLİ KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMI Haber

BURSA BÜYÜKŞEHİR’DEN EKOLOJİK TEMELLİ KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMI

Bursa Büyükşehir Belediyesi, çarpık ve plansız yapılaşmış bölgelerde bütüncül bakış açısıyla kentsel dönüşüm tasarım çalışmalarına başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, birinci derece deprem kuşağında olan Bursa’nın afet riskine karşı daha dirençli hale gelmesi, düzensiz yapılaşmanın önlenmesi ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması için çalışmalarını sürdürüyor. 380 HEKTARLIK ALANDA KAPSAMLI DÖNÜŞÜM Bu çerçevede Bursa Planlama Ajansı tarafından Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan’ın koordinasyonunda yürütülen Ekolojik Temelli Bütüncül Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında ilk etapta Merinos Parkı çevresi ile Soğanlı ve çevre mahalleleri kapsayan yaklaşık 380 hektarlık alanda kapsamlı bir dönüşüm süreci ele alınıyor. Bursa’nın merkezinde yer alan bölgelerde, uzun yıllarda oluşan plansız yapılaşma, dar parseller, yetersiz yol genişlikleri ve eskiyen yapı stoku; hem yaşam kalitesini düşüren hem de deprem riski açısından kırılgan bir kentsel yapı ortaya koyuyor. Deprem riski açısından öncelikli alanlar arasında yer alan bölgede, güvenli, sağlıklı ve doğayla uyumlu yaşam çevrelerinin yeniden kurulmasını hedefliyor. MAHALLE ÖLÇEĞİNDE GÜÇLÜ KAMUSAL ALANLAR Kentsel dönüşümü yalnızca yapı yenileme olarak ele almayan çalışma, ulaşım, açık-yeşil alan sistemi, sosyal yaşam ve ekolojik sürdürülebilirlik bileşenleriyle birlikte değerlendiren bütüncül bir planlama yaklaşımı sunuyor. Hazırlanan ‘Ekolojik Temelli Bütüncül Kentsel Tasarım Planı’; blok nizam yerleşim modeliyle daha büyük ve düzenli imar adaları oluşturmayı, yapılaşmayı kontrollü biçimde yeniden kurgulamayı ve mahalle ölçeğinde güçlü kamusal alanlar üretmeyi amaçlıyor. Dar ve işlevsiz ara yolların kaldırılmasıyla elde edilen alanlar yeşil altyapıya dâhil edilirken; yapı adalarının merkezinde konumlanan avlular, meydanlar ve açık alanlarla mahalle yaşamı destekleniyor. Zemin katlarda bırakılan yaya geçişleri ve iç bağlantılar sayesinde kesintisiz yaya dolaşımı sağlanıyor. ÇOCUKLAR İÇİN ARAÇ TRAFİĞİNDEN ARINDIRILMIŞ ÇEVRE Planlama sürecinin temel önceliklerinden birisi de günlük yaşamın yaya öncelikli kurgulanmasıdır. Eğitim, park ve sosyal donatı alanları arasında 1–2 kilometre aralığında, kesintisiz ve güvenli yaya ulaşımı sağlanarak çocukların ve kentlilerin araç trafiğinden arındırılmış bir çevrede hareket edebilmesi hedefleniyor. Araç trafiği ise kontrollü biçimde çevre yollara yönlendirilerek yaya güvenliği önceliklendiriliyor. AĞAÇ SAYISININ 45 BİNİN ÜZERİNE ÇIKARILMASI HEDEFLENİYOR Yeşil altyapı, projenin ana taşıyıcı unsurlarından biri olarak ele alınıyor. Mevcut durumda sınırlı olan yeşil alan oranı, parsel içi pasif yeşil alanlarla birlikte önemli ölçüde artırılıyor. Ağaç sayısının yaklaşık 1.500’den 45 binin üzerine çıkarılması hedefleniyor. Kurakçıl ve iklime dayanıklı bitki türleriyle oluşturulan sistem, kentin mikro klimasını iyileştirirken afet anlarında güvenli toplanma alanları da sunuyor. Bahçe duvarlarının kaldırılmasıyla açık, geçirgen ve paylaşımcı bir kamusal yaşam anlayışı güçlendiriliyor. Yapılaşma kararları, enerji verimliliğini önceleyen ‘Pasif Ev’ yaklaşımıyla destekleniyor. Kompakt blok nizam yapı formu sayesinde fosil yakıt kullanımını minimize eden, düşük enerji tüketimli ve uzun vadede sürdürülebilir konut alanları oluşturulması hedefleniyor. KUZEY BULVARI PROJESİ Bu bütüncül dönüşüm yaklaşımının en önemli mekânsal bileşenlerinden biri ise Kuzey Bulvarı Projesi. Ankara–İzmir Yolu’na alternatif olarak planlanan ve kentin kuzey aksında süreklilik gösteren Kuzey Bulvarı; yalnızca bir ulaşım hattı değil, Bursa’nın farklı kentsel parçalarını birbirine bağlayan güçlü bir kentsel omurga olarak ele alınıyor. Yaklaşık 65 metre genişliğinde tasarlanan bulvarın, Ekolojik Temelli Bütüncül Kentsel Tasarım Planı kapsamındaki yaklaşık 3,7 kilometrelik bölümü planlama alanından geçiyor. YEREL ULAŞIMI GÜVENCE ALTINA ALIYOR Kuzey Bulvarı; servis yolları, yaya ve bisiklet yolları ile desteklenen kesiti sayesinde araç trafiğini düzenlerken, yerel ulaşımı ve kamusal mekân sürekliliğini de güvence altına alıyor. Metro ve tramvay hatlarının kesiştiği düğüm noktalarında önerilen özel proje alanları, kentsel yönlenmeyi kolaylaştıran, kamusal kullanımlarla desteklenen ve kent içerisinde yeni cazibe merkezleri oluşturacak mekânsal odaklar olarak kurgulanıyor. “EKOLOJİK TEMELLİ YEŞİL SİSTEME UYGUN” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 380 hektarlık alanda yeni bir kentsel tasarım anlayışının hayata geçirildiğini belirterek, “Yeni alternatif yolları da bu planlama süreçlerinde ortaya çıkıyor. Ankara–İzmir Yolu’nda, Mudanya Yolu’na paralel olacak şekilde 65 metrelik Kuzey Bulvarı’nı ortaya çıkaran bir planlama yapıldı. 380 hektarlık alanda, ekolojik temelli yeşil sisteme uygun, öğrencilerin okullarına yürüyerek gidebileceği kentsel tasarımı aralıksız sürdürüyoruz” dedi. DOĞAYLA UYUMLU DÖNÜŞÜM MODELİ Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, Bursa Planlama Ajansı Kentsel Tasarım Birimi tarafından geliştirilen yaklaşım; kentsel dönüşümü yoğunluğu artıran bir süreç olarak değil, doğayla uyumlu, enerji verimli, sosyal ilişkileri güçlendiren ve güvenli yaşam çevreleri oluşturan bir dönüşüm modeli olarak ele alıyor. Aşamalı ve esnek biçimde uygulanması öngörülen planlama süreci, Bursa için sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kentsel geleceğin temelini oluşturmayı amaçlıyor.

BURSA'DA DEPREME KARŞI KORUNMA KALKANI OLUŞTURULUYOR Haber

BURSA'DA DEPREME KARŞI KORUNMA KALKANI OLUŞTURULUYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi, deprem öncesinde ve deprem anında da insan hayatını koruyabilmek için önemli bir projeyi hayata geçirdi. Deprem sırasında can kaybı yaşanmaması için ‘Deprem Sığınma Ünitesi Projesi'ni geliştiren Büyükşehir Belediyesi, çalışmayla deprem anında bireylerin güvenli nokta olarak sığınabilecekleri sığınma ünitelerini binalarda yaygınlaştırmayı hedefliyor. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde geliştirilen projenin paydaşları arasında Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ulutek Teknopark, Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB), İTÜDER, İşbir Yatak ve Gökçelik bulunuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) tarafından düzenlenen ‘Deprem Sığınma Ünitesi Projesi' çalıştayı, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi'nde akademisyenlerin, iş insanlarının, kamu kurumu ve sivil toplumu kuruluşu temsilcilerinin ve oda başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi. İnsan hayatını merkeze alan proje Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, depremin ne kadar önemli olduğunu bildiklerini, deprem öncesinde alınacak tedbirlerle can kayıplarının önüne geçilebileceğini vurguladı. Geliştirilen projeyle insan hayatını merkeze alan, ortak akla ve bilime dayanan güçlü bir sorumluluk çağrısı yaptıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Can güvenliği meselesine vicdanla ve kararlılıkla sahip çıkıyoruz. Türkiye'nin yüzde 92'si deprem bölgesidir. Türkiye nüfusunun ise yaklaşık yüzde 95'i deprem riski altındaki bölgelerde yaşıyor. Bursa'nın birinci derece deprem bölgesi olduğunu unutmamalıyız. Yapılacakların yanında toplumun bilinçlendirilmesi ve bilgilendirilmesi gerekiyor" dedi.x "Bursa'daki yapıların yüzde 62'si kaçak" Denetim konusunda eksiklikler giderilmedikçe 20 yıllık binaların yıkılarak yenilerinin yapılmaya devam edileceğini ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, "Bursa'daki yapıların yüzde 62'si kaçak yapılmış. Sadece konut değil, sanayi de kaçak yapılmış. Toplumsal dönüşümü sağlamalıyız. Aksi takdirde bir depremde yine hep beraber ağlayacağız. Deprem öncesinde yapıları güvenli hale getirmek zorundayız. 1/100.000'lik Çevre Düzeni Planı ile birlikte Bursa'nın ‘Kent Anayasası'nı oluşturuyoruz. Toplumun da bu çalışmalara sahip çıkması gerekiyor" diye konuştu. "Bursa ovası her yıl 6 santim çöküyor" Kentsel dönüşüm projelerine hız verdiklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, "Yakın zamanda bir bilim insanımız ‘Bursa Ovası her yıl 6 santim çöküyor' bilgisini paylaştı. 10 yılda Bursa Ovası 60 santim çöktü. Bunun sebebi üniversitelerimiz tarafından araştırılmalıdır. Bizim ise bilim insanlarının göstereceği yönle beraber ovanın çöken kısımlarını ya planlama dışına almamız ya da alternatif çözüm üretmemiz gerekir" dedi. "Depremi korkmadan, bilinçlenerek karşılamalıyız" Deprem öncesinde afet konteynerlerini dağıtmaya devam ettiklerini, mahallelerdeki afet gönüllülerinin de güçlü bir şekilde yetiştirilmesi gerektiğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Depremi önleyemediğimize göre hazırlıklarımızı yapmalıyız. Toplanma alanlarını tüm yönleriyle belirlemeliyiz. Bursa'da da beklenen bir deprem var. İstanbul merkezli de olabilir. Sındırgı'daki depremler Bursa'yı etkiliyorken, İstanbul merkezli bir depremin Bursa'yı etkilememesi düşünülemez. Deprem gerçeğini unutmadan ama korkmadan, bilinçlenerek karşılamalıyız. Bu açıdan projenin değerli olduğunu düşünüyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bireylerin hayatta kalmasını maksimum düzeye çıkarmayı hedefliyoruz" Proje hakkında bir sunum yapan BURKENT Genel Müdürü İnan Keser, deprem bölgesinde yer alan Bursa'da muhtemel bir can kaybı yaşanmaması için kısa vadeli acil eylem projesi geliştirdiklerini söyledi. Projenin aşamaları hakkında bilgi veren Keser, "Projeyle, deprem anında bireylerin hayatta kalmasını maksimum düzeye çıkarmayı hedefliyoruz. Evlere yerleştirilen sığınma ünitesiyle, insanların depremde güvenle sığınabileceği ortam oluşturuyoruz. Bir ev eşyası gibi tasarlamayı hedefledik. Her evde mutlaka iki kişilik bir yatak yeri var. Her eve uygulanabilmesi için bu gerçekle projenin tasarımını yaptık. Sığınma ünitesi 800 kilo ağırlığında ve 400 ton taşıma kapasitesine sahip. İçerisindeki hacmi 3-4 kişiye kadar yeterli. Birçok teste tabi tuttuk" dedi. "Binlerce insanı kurtarma imkânına kavuşabiliriz" İnsanların en çok ünitenin binaya ekstra ağırlık bindirip bindirmediğini merak ettiğini belirten Keser, ‘Herkes evine alsa binaya olumsuz etki oluşturur mu?' sorularıyla karşılaştıklarını dile getirdi. Bununla ilgili birçok hesaplama yaptıklarını söyleyen Keser, "Öyle bir ek yük oluşturmadığını, yüzde 1 bile etkisi olmadığını gördük. Herkesin ulaşabilmesi için en ekonomik ve düşük maliyetle proje üretmemiz gerekiyor. Bu konuda kamunun elini taşın altına koymasını bekliyoruz. Proje, sadece binalarda değil tüm alanlarda uygulanabilir. Bu proje yaygınlaştırılırsa arama kurtarma işlemleri için de zaman kazanmış olabiliriz. Belki de ünitelerin içerisinde kalan binlerce insanı kurtarma imkânına kavuşabiliriz. Projeye destek olan tüm kurumlara teşekkür ediyoruz" dedi. Program, konuşmaların ardından masa toplantılarıyla devam etti.

DÜNYA METROPOL ZİRVESİ BURSA'DA TOPLANACAK Haber

DÜNYA METROPOL ZİRVESİ BURSA'DA TOPLANACAK

İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen ‘Dünya Metropol Zirvesi 'nde (10. EMA Forumu) kentlerin geleceğini şekillendirecek önemli kararlara imza atılırken, konut krizi, iklim uyumu, dijital dönüşüm ve su yönetimi gibi küresel sorunlara ortak çözümler arandı. Dünya Metropol Zirvesi'nde alınan kararla, 2026 Avrupa Metropol Forumu'nun Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi oy birliğiyle kabul edildi. Avrupa'nın önde gelen metropol kentleri ve bölgelerini temsil eden liderleri bir araya getiren Avrupa Metropol Forumu'nun (10. EMA Forumu) düzenlediği ‘Dünya Metropol Zirvesi, İspanya'nın Barselona kentinde başladı. 14-17 Ekim tarihleri arasında yapılan Dünya Metropol Zirvesi, metropol yönetimlerini geleceğe hazırlayarak ‘2030 sonrası küresel kentsel gündemin' şekillenmesine katkı sunmayı hedefliyor. Zirve kapsamında dünyanın dört bir yanından belediye başkanları, metropol liderleri ve siyasi temsilciler bir araya gelerek konut krizi, kapsayıcı hareketlilik, iklim uyumu, dijital dönüşüm ve su yönetimi gibi öncelikli alanlarda ortak çözümler geliştiriyor. Zirvenin ana teması ise küresel ölçekte kentleri derinden etkileyen konut krizi olurken, su krizi ile dijitalleşme ve yapay zeka konuları da alt temalar olarak ele alınacak. 2026'DA ZİRVEYE BURSA EV SAHİPLİĞİ YAPACAK Toplantıda forumun 2026 yılı ev sahipliği konusu da görüşüldü. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in teklifi üzerine önümüzdeki yıl EMA Forumu'nun Bursa Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilmesi oy birliğiyle kabul edildi. SİYASİ TEMSİLCİLERLE ÜST DÜZEY TOPLANTI Başkan Mustafa Bozbey, zirvenin ilk günü Barselona Belediye Başkanı Jaume Collboni'nin ev sahipliğinde düzenlenen ‘Siyasi Temsilcilerle Üst Düzey Toplantı' oturumuna katıldı. Metropol yönetişimi, konut krizi ve iş birliği mekanizmalarının görüşüldüğü toplantıda, Başkan Bozbey tarafından Marmara Bölgesi'nin metropol ölçeğinde yaşadığı sorunlar ve çözümler dile getirildi. "MARMARA'NIN GELECEĞİNİ KONUŞMAK, AVRUPA'NIN GELECEĞİNİ KONUŞMAKTIR" Toplantının ikinci günü yapılan ‘Metropol yönetimi ve konut politikaları' temalı açılış programında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa ve İstanbul'un da aralarında bulunduğu 6 büyükşehir ve 25 milyonu aşkın nüfusa ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi'ni temsil ettiğini hatırlattı. Marmara'nın Türkiye ve bölge için önemini anlatan Başkan Bozbey, "Osmanlı Cihan Devleti'nin üç başkenti Bursa, Edirne ve İstanbul'a ev sahipliği yapan Marmara Bölgesi, geçmişte olduğu gibi bugün de doğu ile batı arasında güçlü bir köprüdür. Limanları, boğazları, ulaşım hatları ve üretim merkezleriyle Marmara, Avrupa ile Asya arasında bir geçit; küresel ticaretin, üretimin ve hareketliliğin kavşak noktasıdır. Marmara'nın geleceğini konuşmak, aslında Akdeniz Havzası'nın ve Avrupa'nın geleceğini konuşmaktır" dedi. "ORTAK HAREKET ETMEK BİR ZORUNLULUKTUR" Marmara Denizi'nde yaşanan müsilaj krizi, yapılan çalışmalar ve yapılması gerekenler hakkında da bilgi veren Başkan Bozbey, 3.3 milyon nüfusa sahip Bursa'nın Marmara'nın İstanbul'dan sonra ikinci, Türkiye'nin ise dördüncü büyük metropol kenti olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, "Hem üretimin hem yaşam kalitesinin hem de kültürel mirasın dengelendiği bir kent modelidir. Ancak şunu da biliyoruz ki hiçbir kent; konut krizini, iklim risklerini ya da dijital uçurumu tek başına aşamaz. Ortak hareket etmek artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Sorunlarımızı, stratejik politika önerilerimizi ve dayanışma çağrımızı ulusal ve uluslararası kurumlar nezdinde görünür kılmak hepimizin sorumluluğudur" diye konuştu. "BİR SONRAKİ EMA FORUM'A BURSAMIZDA EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIRIZ" Deprem riski ve iklim krizinin gölgesinde yaşayan Marmara halkı için, konut güvenliğinin aynı zamanda yaşam hakkı olduğunu ifade eden Başkan Bozbey, "Biz bu yüzden, hem afetlere dayanıklı hem de insana yakışır yaşam çevreleri kuruyoruz. Küresel ölçekte adil, kapsayıcı ve dirençli kentlerin geleceği, tıpkı Marmara örneğinde olduğu gibi, bölgesel dayanışmadan geçiyor. Bu nedenle sizleri, Marmara'nın kalbi olan Bursa'da ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız. Bir sonraki EMA Forum'a Bursamızda ev sahipliği yapmaya hazırız. Birlikte düşünmek, birlikte üretmek, birlikte iyileştirmek için" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.