#Dijitalleşme

- Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE'NİN DİJİTAL PAZARCILARI BURSA'DA BULUŞTU Haber

TÜRKİYE'NİN DİJİTAL PAZARCILARI BURSA'DA BULUŞTU

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) 70. Meslek Komitesi (E-Ticaret) öncülüğünde düzenlenen "Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026" etkinliği, Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen dijital pazaryeri platformlarını Bursa iş dünyasıyla buluşturdu. E-ticaret ve e-ihracat alanında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve firmaların dijital pazarlara erişiminin artırılması hedefiyle yapılan organizasyonda 60’tan fazla firma önemli temaslarda bulundu. BTSO’nun Bursa iş dünyasını yeni nesil ticaret modellerine hazırlamak amacıyla hayata geçirdiği etkinlik kapsamında Trendyol, Hepsiburada, Alibaba, Ozon, eBay, N11, Pazarama, Idefix, PTTAVM ve SHEIN platformlarının üst düzey temsilcileri Bursalı firmalarla bir araya geldi. Dinamik bir networking formatında gerçekleştirilen programda katılımcılar, dijital pazaryerlerinin sunduğu fırsatlar hakkında birebir görüşmeler yapma imkânı buldu. Etkinliğe BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Üyeleri İlker Özgüven ve Mesut Ceylan, 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ile Komite Başkan Yardımcısı Selda İyici ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen 10 pazaryeri katıldı Etkinliğin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026" etkinliğiyle Türkiye’nin dijital pazaryeri alanındaki en kapsamlı B2B networking organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin önde gelen 10 dijital pazaryeri şirketinin Bursa iş dünyasıyla bir araya geldiğini belirten Burkay, tekstilden elektroniğe, bilişimden gıdaya, otomotiv yedek parçadan makine sektörüne kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren yaklaşık 60 firmanın etkinlikte yer aldığını ifade etti. Burkay, "Ortaya çıkan bu tabloyu son derece kıymetli buluyorum. Organizasyonda emeği geçen 70. Meslek Komitemizi tebrik ediyorum" dedi. E-ticaret hacmi 4,5 trilyon lirayı aştı Dünyada ticaret alışkanlıklarının hızla değiştiğine dikkat çeken İbrahim Burkay, bu dönüşümle birlikte ticaretin zemininin de farklılaştığını söyledi. Geçmişte iyi bir dükkân, güçlü bir çevre ve yılların itibarı ticarette önemli avantajlar sağlarken bugün dijital kabiliyetlerin de aynı ölçüde önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Artık dünyanın en büyük çarşısı telefon ve tablet ekranları oldu." ifadelerini kullandı. Türkiye’de e-ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 52 artışla 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştığını belirten Burkay, bu rakamın 2025 yılı için ortalama kur hesabıyla yaklaşık 115,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe karşılık geldiğini söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının yüzde 20 seviyesine yaklaştığını kaydeden Burkay, internet üzerinden yapılan kartlı alışveriş hacminin ise 7,3 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. Dönüşümü kurumsal yapılarla destekliyoruz Dünyada da benzer bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi erken fark eden kurumların başında geldiğini dile getirdi. Dijitalleşme ve e-ticaret konularının Türkiye’de gündeme geldiği dönemde BTSO’nun kurumsal yapılar oluşturmaya başladığını belirten Başkan Burkay, "Şimdi bu platformlarda nasıl yer alacağımız çok önemli. Bu etkinlik sayesinde dijital pazaryeri şirketleri Bursa’nın üretim gücünü ve ticaret kültürünü daha yakından tanıyacak. Firmalarımız da bu platformların sunduğu satış modellerini, veri altyapılarını, ödeme sistemlerini, lojistik çözümlerini ve müşteri erişim kanallarını doğrudan değerlendirme fırsatı bulacak" diye konuştu. Teknolojik dönüşüm süreçlerinde "yıkıcı inovasyon" kavramının önemine dikkat çeken Burkay, her büyük teknolojik kırılımın ekonomiye yeni oyuncular kazandırdığını ifade etti. İş dünyasında yaşanan değişimin kendi yaşamlarında da net şekilde görüldüğünü belirten Burkay, "Bizim çocukluğumuzdaki ekonomik aktörlerle bugünküler çok farklı. Yarının güçlü aktörleri ise sizler olacaksınız." dedi. Değişimin kolay olmadığını ancak bunu doğru okuyabilmenin büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Burkay, BTSO olarak projeler ve çalışmalarla bu süreci somutlaştırmak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Ticaret Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden İbrahim Burkay, Bursa’nın sanayi, ticaret ve ihracatta olduğu gibi e-ticaret ve e-ihracat pastasından daha fazla pay alması için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Bursa e-ticarette öncü bir şehir BTSO Meclis Üyesi ve E-Ticaret ile Dijitalleşme Konseyi Başkanı İlker Özgüven, etkinliğin Türkiye’den ve dünyadan önemli dijital pazaryerlerini Bursa’da buluşturduğunu belirterek organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bursa’nın e-ticarette her zaman öncü şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Özgüven, "Şehrimiz e-ticaretteki güçlü konumunu koruyor. BTSO olarak bu alana özel önem veriyor, yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu komitenin kurulmasıyla önemli bir ilke imza atıldı. Sayın Başkanımız İbrahim Burkay ve üyelerimizin desteğiyle güçlü bir ekosistem oluşturduk. Etkinliğin verimli iş birliklerine ve başarılı sonuçlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Birlikte iş yapma kültürünü geliştiriyoruz BTSO 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise komitenin Türkiye’de oda ve borsalar arasında e-ticaret alanında faaliyet gösteren tek komite olma özelliği taşıdığını belirterek, bugüne kadar sektör temsilcilerini bir araya getiren birçok çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Komitenin e-ticaret alanında faaliyet gösteren tüm firmaları kapsadığını ifade eden Sülün, "Üyelerimiz arasında birlikte iş yapma kültürünü geliştirme ve verimli iş birlikleri oluşturma adına önemli bir fırsat yakaladık. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz" dedi.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

ADALET BAKANI GÜRLEK DUYURDU: E-AVUKAT SİSTEMİ DEVREDE Haber

ADALET BAKANI GÜRLEK DUYURDU: E-AVUKAT SİSTEMİ DEVREDE

Adalet Bakanlığı, yargı hizmetlerinde dijital dönüşüm kapsamında yeni bir uygulamayı daha devreye aldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada e-Avukat uygulamasının kullanıma açıldığını bildirdi. GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞME İMKANI Yeni uygulamayla birlikte hükümlü ve tutuklular, avukatlarıyla cezaevinde yüz yüze görüşmeye gerek kalmadan görüntülü iletişim kurabilecek. Bakan Gürlek, "Hükümlü ve tutuklular, sunulan bu ek imkan sayesinde yüz yüze görüşmeye ihtiyaç duymadan avukatlarıyla görüntülü görüşebilecek" ifadelerini kullandı. HAFTADA İKİ KEZ, 30 DAKİKA Uygulamanın kullanım detaylarına ilişkin bilgi veren Gürlek, görüşmelerin belirli süre ve sınırlamalar dahilinde gerçekleştirileceğini belirtti. Buna göre, görüntülü görüşmeler haftada en fazla iki kez yapılabilecek ve toplam görüşme süresi 30 dakika ile sınırlı olacak. “DİJİTAL DÖNÜŞÜM SÜRECİ SÜRÜYOR” Adalet hizmetlerinde dijitalleşme çalışmalarının devam ettiğini vurgulayan Gürlek, "Adalet hizmetlerinde dijital dönüşüm sürecini geliştirmeye devam ediyor; yenilikçi e-Avukat uygulamamızı kullanıma açıyoruz" dedi. ADALETE ERİŞİM VURGUSU Yeni uygulamanın, yargı hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı hedeflediğini belirten Gürlek, "Vatandaşlarımızın adalete erişimini kolaylaştıracak adımları atmaya devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Uygulamanın, özellikle cezaevlerinde avukat görüşmelerinde kolaylık sağlaması ve süreçleri hızlandırması bekleniyor. e-Avukat Uygulaması Nedir❓ Savunma hakkının daha etkin kullanılmasını sağlamak ve adalet hizmetlerindeki dijital dönüşümü ileriye taşıyarak yargılama süreçlerini hızlandırmak amacıyla Bakanlığımızca hayata geçirilen bir uygulamadır. pic.twitter.com/lRVfHwReGE — T.C. Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) March 24, 2026 e-Avukat Uygulaması Nedir❓ Savunma hakkının daha etkin kullanılmasını sağlamak ve adalet hizmetlerindeki dijital dönüşümü ileriye taşıyarak yargılama süreçlerini hızlandırmak amacıyla Bakanlığımızca hayata geçirilen bir uygulamadır. pic.twitter.com/lRVfHwReGE — T.C. Adalet Bakanlığı (@adalet_bakanlik) March 24, 2026

HASTAVUK AMERİKALI ÜRETİCİLERİ TESİSLERİNDE AĞIRLADI Haber

HASTAVUK AMERİKALI ÜRETİCİLERİ TESİSLERİNDE AĞIRLADI

Export Council (USSEC) Türkiye Ofisi rehberliğinde 3 Şubat'ta HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Sezer ve Genel Müdür Müfit Yavuz tarafından karşılanan heyet, ilk olarak Susurluk Yem Fabrikası'nı ziyaret etti. Hammadde kabulünden laboratuvar analizlerine, rasyon hazırlığından son teknoloji üretim aşamalarına kadar tüm süreçleri inceleyen konuklar, tesisin teknik altyapısını tam notla değerlendirdi. İleri teknoloji ve robotik altyapı Yem fabrikasının ardından beyaz et üretim tesislerini gezen Kansaslı üreticiler, tavuk etinin sofralara uzanan titiz yolculuğunu yerinde gözlemledi. El değmeden ilerleyen üretim süreçleri, tam otomasyonlu paketleme sistemleri ve robotik altyapı heyetin büyük ilgisini çekti. Firmanın global standartların üzerindeki hijyen ve güvenlik protokolleri takdirle karşılandı. Ziyaret sırasında tesisin çevreci üretim vizyonu, verimlilik odaklı operasyonel yapısı ve dijitalleşme entegrasyonu hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Laboratuvar analizlerinin hızı ve süreç takibindeki hassasiyet, Amerikalı tarım temsilcileri tarafından "geleceğin üretim modeli" olarak nitelendirildi. Sektörel iş birliği mesajı HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Türkiye'nin gıda, tarım ve hayvancılık potansiyeline dikkat çekerek, teknolojik entegrasyonun sektördeki önemini vurguladı. Ziyaret sonunda Kansaslı üretici birlikleri ve USSEC Türkiye Ülke Müdürü Sırrı Kayhan, Türkiye yem ve hayvancılık sektörüne katkılarından dolayı firma ekibine teşekkürlerini sundu. Görüşmede, iki ülke arasındaki tarımsal iş birliklerinin güçlendirilmesi ve gelecekte hayata geçirilebilecek ortak projeler üzerine stratejik fikir alışverişinde bulunuldu.

IF WEDDİNG FASHİON İZMİR’DE SON GÜN DEFİLESİ BEĞENİ TOPLADI Haber

IF WEDDİNG FASHİON İZMİR’DE SON GÜN DEFİLESİ BEĞENİ TOPLADI

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Ege Giyim Sanayicileri Derneği iş birliğiyle düzenlenen IF Wedding Fashion İzmir – 19. Gelinlik, Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı, final gününde gerçekleşen defilesi moda tutkunlarından tam not aldı. "TÜRK MODASININ GURURU OLAN FİRMALARIN TASARIMLARINI TANITTIK" Üç gün süren fuarda, yurt içi ve yurt dışından binlerce profesyonel ziyaretçi ağırlandı. Ticari anlaşmaların yanı sıra firmaların yeni koleksiyonlarını sergilediği defileler büyük ilgi gördü. Final gününde, Tasarımcı Erkan Yılmaz imzalı “World of the Fashion” adlı karma defile, sektördeki seçkin firmaların tasarımlarını bir araya getirdi. Koreografisini Akif Örük’ün üstlendiği gösteride Güzide Duran, Özge Ulusoy, Demet Şener, Ivana Sert, Wilma Elles, Ece Gürsel, Gizem Özdilli ve Simge Tertemiz gibi ünlü modeller podyuma çıktı. Defile sonrası konuşan mankenler, üç gün süren tempolu programı şu sözlerle değerlendirdi: "Üç gün boyunca burada olmak mutluluk vericiydi. Türk modasının gururu olan firmaların tasarımlarını tanıttık. Yorulduk ama değdi". "KUMAŞI VE TASARIMI HİSSETMEK İÇİN FUARDA OLMAK ÖNEMLİ" Wilma Elles, fuarların artan dijitalleşme sürecinde fiziksel temasın önemine dikkat çekerek, "Burada olmak artık çok daha önemli. Çünkü artık mağazacılık azalıyor, her şey internet üzerinden ilerliyor. Ama kumaşı, tasarımı, elbiseyi yakından görmek ve hissetmek çok önemli. Bu nedenle herkesin, bütün markaların burada, fuarda olması gerektiğini düşünüyorum" dedi. ANNE-KIZ İMZASIYLA SAHNEYE ÇIKAN ÖZEL KOLEKSİYON Final gününün dikkat çeken bir diğer etkinliği ise İzmirli modacı Ayla Ölçer ile moda tasarımı öğrencisi kızı Melisa Ölçer’in birlikte hazırladığı özel defile oldu. Gelinlik ve abiye tasarımlarının yer aldığı koleksiyon, izleyicilere zarafet dolu anlar yaşattı. Duman Ajans organizasyonuyla ve Serkan ile Gökhan Duman’ın koreografisiyle gerçekleşen defilede aralarında Özge Ulusoy ve Wilma Elles’in de bulunduğu 30 yerli ve yabancı model podyuma çıktı. Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçiler, defileye yoğun ilgi gösterdi.

BTSO AKADEMİ İŞ DÜNYASINA REHBERLİK EDİYOR Haber

BTSO AKADEMİ İŞ DÜNYASINA REHBERLİK EDİYOR

Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni nesil eğitim programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 yılda 800 eğitim, 116 bin katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren Akademi kapsamında bugüne kadar 800'e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. "Bilgiye yatırım yapan firmalar dönüşümü yönetir" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi'nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, "Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi'yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak" diye konuştu. "Firmaları dönüşüm yolculuğuna hazırlıyor" 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, "Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

TARİHİ ÇARŞI VE HANLAR BÖLGESİ'NDE DÖNÜŞÜM ŞART Haber

TARİHİ ÇARŞI VE HANLAR BÖLGESİ'NDE DÖNÜŞÜM ŞART

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 7 asırlık tarihiyle Bursa’nın en önemli simgelerinden olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğini ve dijitalleşmenin tarihi çarşılar için de büyük fırsatlar barındırdığını belirten Başkan Burkay, "Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yönetim kurulu üyeleri ve meclis divan üyeleri, Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı İsa Altıkardeş, çarşı başkanları ve bölgedeki BTSO üyeleri ile bir araya geldi. Koza Han’da gerçekleştirilen programda konuşan İbrahim Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin Bursa’nın kültürel kimliğini taşıyan güçlü bir okul niteliğinde olduğunu ifade ederek, "Çarşı bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ve mesleki meşguliyetimizin şekillendiği bölge. Bugün bu bölgeden yetişen birçok dostumuz hem Bursa’ya hem ülkemize büyük değer katmaya devam ediyor" dedi. Küresel ekonomide tüketici alışkanlıklarının hızla değiştiğine işaret eden İbrahim Burkay, "Dünya artık 24 saatlik bir ticaret ekosistemiyle çalışıyor. Bu dönüşümü doğru okumak ve köklerimizden kopmadan iş modellerimizi buna göre uyarlamak zorundayız." diye konuştu. "Dijitalleşme çarşımıza yeni bir vizyon kazandıracak" Konuşmasında, dijitalleşmenin işletmeler için oluşturduğu yeni fırsatlara dikkat çeken Başkan Burkay, BTSO tarafından planlanan Dijital Dönüşüm Merkezi’nin bölgeye önemli bir ivme kazandıracağını söyledi. Projenin üyelerin rekabet gücünü artıracağını aktaran İbrahim Burkay, "Burada yüzlerce dükkân, büyük bir sermaye birikimi ve eşsiz bir insan kaynağı var. Özellikle e-ticaret her yıl ciddi biçimde büyüyor. Stok takibinden barkodlamaya, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda üyelerimizi güçlendirecek bu merkezi en kısa sürede bölgemize kazandırmak istiyoruz. Genç neslin yeni ticaret modellerine yönelmesi gerekiyor. Bugün gençler kendi hikâyelerini yazabilecekleri farklı alanlarda arayış içinde. Onları doğru işler için yönlendirmeli ve desteklemeliyiz." ifadelerini kullandı. "Birlikte hareket ettikçe bölgemiz daha da güçlenecek" Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği ile uzun süredir uyum içinde çalıştıklarını belirten İbrahim Burkay, bölgedeki üyelerin projeleri sahiplenmesinin kendileri için son derece önemli olduğunu dile getirdi. "Bu bölgenin değerini artırmak için hep birlikte çalışıyoruz. Reform niteliğinde projeler üretiyoruz ve bu uyumun gelecekte de artarak devam edeceğine inanıyorum. Çarşının geleceğini hep birlikte şekillendireceğiz. Çarşıdaki mekânlarımızı hem Bursa’dan hem de Bursa dışından insanların gelebileceği sanatsal etkinliklerle buluşturmalıyız. Aynı Avrupa’daki tarihi hanlar gibi ticaretin sanatla iç içe olduğu bir konseptle bu bölgenin cazibesini artırmayı arzu ediyoruz. Kendi imkânımız dâhilinde olan projeleri hızlı bir şekilde hayata geçireceğiz." dedi. "Sorunları birlikte aşacağız" Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş, düzenlenen toplantının bölgedeki sorunların ele alınması ve yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Üyelerin finansmana erişimde zorluk yaşadığını ifade eden Altıkardeş, bu konuda yapılacak kolaylaştırıcı adımların piyasayı rahatlatacağını söyledi. BTSO ile bugüne kadar önemli çalışmalar yürüttüklerini, ilerleyen dönemde de ticareti canlandıracak projeleri sürdürmeyi hedeflediklerini dile getiren Altıkardeş, "BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay da burada çok önemli bir vizyon ortaya koydu. Kendisine ve toplantıya katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum." dedi. "BTSO’nun vizyonuyla örnek projeler yaptık" Tarihi Çarşılar Federasyonu Başkanı Muhsin Özyıldırım, yaklaşık 30 yıldır tarihi çarşılar için çalıştığını belirterek, "Bizimle gerçekten bir araya gelmeyi beceren çok az kişi ve kurum var. Bunlardan biri de sağ olsun Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO. İbrahim Başkan’ın vizyoner ve kapsayıcı yaklaşımıyla birlikte bu buluşmalar çok daha anlamlı bir zemine oturdu, iş birliği kültürü güç kazandı ve çalışmalarımız ciddi bir ivme yakaladı. Türkiye’de örneği olmayan işler yaptık, dokunmadığımız yer kalmadı. BTSO’ya her zaman minnettarız. Hep birlikte bölgemiz için bir şeyler yapmak istiyoruz." diye konuştu. "Çarşının cazibesini artırmalıyız" Toplantıda söz alan Zafer Plaza AVM Müdürü Ayşe Doğrugidengil, özellikle akşam saatlerinden sonra Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin cazibesini artıracak adımlara ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Çocukluğunun bu bölgede geçtiğini ifade eden Doğrugidengil, "Akşamları insanların çarşıya gelmesini sağlayacak alanlar yok, bunların olması için çabalamalıyız. Meydanların mutlaka ışıklandırılması ve açık tutulması gerekiyor. Zafer Plaza olarak biz de tarihi çarşılarımız için elimizden geleni yapmaya hazırız. BTSO’nun daha önce düzenlediği çalıştaylara katıldık, neler yapılması gerektiğini istişare ettik. İnşallah birlikte çalışarak somut adımlar atacağız." dedi.

EGE ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ PROF. DR. MUSA ALCI MAZBATASINI ALDI Haber

EGE ÜNİVERSİTE REKTÖRÜ PROF. DR. MUSA ALCI MAZBATASINI ALDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Prof. Dr. Musa Alcı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen törende mazbatasını alarak görevine resmen başladı. Mazbata, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından takdim edildi. Mazbata teslimi sırasında konuşan Prof. Dr. Özvar, Prof. Dr. Alcı’yı tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi. “70. YILDA BU GÖREVİ ÜSTLENMEK GURUR VERİCİ” Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, Ege Üniversitesi gibi köklü bir kurumun 70. yılında rektör olarak atanmanın kendisi için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu vurguladı. Üniversitede çeyrek asırdır görev yaptığını belirten Alcı, “Bu bilim çınarının gelişimi ve gençlerin nitelikli şekilde yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz” dedi. “BİLİM, EĞİTİM VE ARAŞTIRMAYA ODAKLANACAĞIZ” Yeni dönemde üniversitenin tüm kaynaklarının bilim, araştırma ve eğitime öncelik verilerek kullanılacağını ifade eden Alcı, “Köklü araştırma ve eğitim geleneğimizle ulusal ve uluslararası sıralamalarda daha üstlerde yer almak için var gücümüzle çalışacağız. Dijitalleşme ve verimlilik artırıcı önlemlerle hem akademik hem de idari personelimizin yükünü azaltmayı hedefliyoruz” dedi. “TOPLUMSAL SORUMLULUK VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ ÖNCELİK OLACAK” Topluma hizmetin üniversitelerin temel görevlerinden biri olduğunu hatırlatan Alcı, EBİLTEM aracılığıyla üniversite-sanayi iş birliğini güçlendireceklerini belirtti. Ayrıca teknoloji transfer ofisinin daha aktif kullanılacağını ve bilimsel üretimin teknolojiye dönüşmesinin destekleneceğini ifade etti. “ALTYAPIYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN MASTER PLAN HAZIR” Ege Üniversitesi kampüsünde yer alan eski binaların altyapı sorunlarını çözmek amacıyla kapsamlı bir master plan üzerinde çalışmalara başlayacaklarını dile getiren Alcı, eğitim ve çalışma ortamını daha huzurlu ve verimli hâle getirmeyi hedeflediklerini söyledi. CUMHURBAŞKANI VE YÖK BAŞKANI’NA TEŞEKKÜR Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’a teşekkür eden Rektör Alcı, Ege Üniversitesi’ni “ülkemizin ve dünyanın en önemli bilim üretim merkezlerinden biri” haline getirmek için gece gündüz çalışacaklarını belirtti.

NİLÜFER'DE DİJİTALLEŞME, DEMOKRASİYE DÖNÜŞTÜ Haber

NİLÜFER'DE DİJİTALLEŞME, DEMOKRASİYE DÖNÜŞTÜ

Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu, dijitalleşmenin yalnızca bir teknoloji meselesi olmadığını; katılım, temsil ve demokrasiyle birlikte ele alındığında gerçek bir toplumsal dönüşüm oluşturduğunu ortaya koydu. Dijital mahalle seçimlerinden yapay zekâ destekli yönetime uzanan Nilüfer modeli, yerel demokraside Türkiye'ye örnek bir yol haritası sundu. Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu'nda "Dijital Çağda Toplumsal Değişim" masaya yatırıldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, vatandaşların hayatını kolaylaştırmak, katılımı artırmak ve demokrasiyi güçlendirmek için dijital projeler gerçekleştirdiklerini belirterek, "Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz" dedi. Nilüfer Kent Konseyi'nin 29'uncu Olağan Genel Kurulu, Bursa Akademik Odalar Birliği'nde (BAOB) yapıldı. Genel Kurul Divanı, Prof. Dr. Ebru Yalçın, Yasemin Nacar ve Avukat Bilgen Şentürk'ten oluştu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından konuşmalara geçildi. Dijital seçim ve akıllı şehir ödülü Genel kurulun açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Kent Konseyi ile ortak çalışmalar yaptıklarını belirterek, katkılarından dolayı kutladı. Dijitalleşme alanında Nilüfer Belediyesi'nin Türkiye'nin örnek belediyelerinden birisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, bunun en güzel örneklerinden birisinin mahalle komiteleri seçimleri olduğunu hatırlattı. Türkiye'de bir ilke imza atarak, mahalle temsilcilerini dijital ortamda seçtiklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "64 mahallemizde seçimler yapıldı. 1.006 aday yarıştı. 7 bin 713 Nilüferli oy kullandı. 770 kişi mahalle komitelerinde temsil hakkı kazandı. Bu temsilcilerin 327'si kadın. 78'i genç. 28'i engelli bireylerden oluşuyor. Bu projemiz Türkiye'de ses getirdi. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 49 belediyenin 96 projesi arasından bu projeyi ödüle layık gördü. "Akıllı Şehir" kategorisinde ödül aldık. Bu ödül Nilüfer Kent Konseyi'nin de ödülü" diye konuştu. Vatandaşlarımız geride kalmasın Katılımcılığı ve dijitalleşmeyi artırmak için "Nilüfer Her Yerde" mobil uygulamasını geliştirdiklerini aktaran Başkan Şadi Özdemir, bu uygulamanın şu anda 23 bin 553 vatandaşın kullandığını söyledi. Bu platformun birçok özelliği barındırdığını anlatan Başkan Şadi Özdemir; vatandaşların istek, şikayet ve önerilerinin yanı sıra birçok hizmete buradan ulaşabildiklerini vurguladı. Vatandaşların geride kalmaması için ücretsiz wi-fi noktaları oluşturduklarını da hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, kırsal mahallelerde, kütüphanelerde, Misi, Gölyazı, Nazım Hikmet Kültürevi ve Halk Evi'nde bu hizmeti ücretsiz sunduklarını kaydetti. Yapay zeka ve insana yatırım Türkiye'de ilçe belediyeleri arasında ilk yapay Zeka Bürosu'nu kurduklarını da anlatan Başkan Şadi Özdemir, akıllı şehir için atılacak bu adımda vatandaş taleplerini analiz edip, kent planlamasına katkı sağlandığını ve belediye hizmetlerinin daha verimli hale geldiğini söyledi. Yapay Zeka Bürosu'nun "İç denetim robotu" adlı web tabanlı bir yardımcısı geliştirdiklerini de ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bu da Türkiye'de bir ilk. Denetim süreçlerimiz artık daha şeffaf, daha verimli ve daha hızlı. Yapay Zeka Büromuz yeni projeler de hazırlıyor. Yapay zeka destekli doküman yönetimi kuracağız. Çok dilli chatbot sistemi kuracağız. 7 gün 24 saat hizmet vereceğiz. Karar destek sistemleri oluşturacağız" diye konuştu. Bu süreçte insanın da önemli olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, belediye çalışanlarına yapay zeka eğitimleri verdiklerini açıkladı. Gençler ve çocuklar için kodlama atölyeleri yaptıklarını da ifade eden Başkan Şadi Özdemir, geleceğe yatırım yaptıklarının altını çizdi. Nilüfer Kent Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Dönüşüm Çalışma Grubu'nun yapay zekâ odaklı projeler gerçekleştirdiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, geliştirilen yapay zekâ tabanlı robotun, etkileşimli kullanım örnekleri arasında röportaj yapabilme özelliğinin de bulunduğunu söyledi. Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer İnsanı merkeze alan bir dijitalleşme anlayışı ile hareket ettiklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, vatandaşın hayatını kolaylaştırmak, katılımı artırmak ve demokrasiyi güçlendirmek için dijital projeler geliştirdiklerini belirterek, "Herkesin sesinin yansıdığı bir Nilüfer istiyoruz. Kimsenin kendini ‘öteki' hissetmediği bir Nilüfer oluşturmak istiyoruz. Bunun için halkımızın demokrasiye katılımını çok önemsiyoruz. Kent konseyimiz bu yolda bizim en büyük gücümüz. Bu yolda birlikte yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu. Ortak akla katkı sunmaya çalışıyoruz Programda konuşan Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Doç. Dr. Elifhan Köse Çal da gönüllüler ile birlikte uzun ve yoğun 6 ayı geride bıraktıklarını söyledi. Ortak akla katkı sunmaya çalıştıklarını ifade eden Çal, "2025 yılı Eylül ve Ekim ayında 111 toplantı ve etkinlik yaptık. 2 bin 490 gönüllü ile buluştuk. Kasım'da sadece 70 etkinlik ile paydaşlık geliştirdik" diye konuştu. Önergeler bölümünde sorumluluğun artması için mazeretsiz şekilde 5 defa toplantıya katılmayan yürütme kurulu üyesinin, yürütme kurulu veya başkan adayı olamaması oylandı. Katılımcılar tarafından bu madde oy çokluğu ile kabul edildi. Konuşmaların ardından Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Berkay Aydın, dönem faaliyet raporunu sundu. Sunumun ardından meclisler ve çalışma gruplarının çalışmalarını yansıtan video gösterimi paylaşıldı. Dijital çağda toplumsal dönüşüm Genel kurulun son bölümünde "Dijital Çağda Toplumsal Değişim" başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşide konuşan sosyolog, gazeteci ve yazar Can Kozanoğlu, basın sektörünün daktilo ve matbaa yıllarından dijital çağa uzanan dönüşümünü örneklerle anlattı. Kozanoğlu, dijital dönüşümün sağladığı özgürlüğün yanı sıra insanlarda oluşturduğu korku ve endişeyi de örneklerle aktardı. Program Kozanoğlu'nun katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.