#Dna Testi

- Dna Testi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dna Testi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜP BEBEK MERKEZİNDE YANLIŞ BABA SKANDALI: TAM 30 ÇOCUK... Haber

TÜP BEBEK MERKEZİNDE YANLIŞ BABA SKANDALI: TAM 30 ÇOCUK...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki bazı tüp bebek merkezlerinde ailelerin seçtiği sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin kullanılmış olabileceği iddiasına ilişkin yeni vakalar ortaya çıktı. BBC'nin araştırmasına göre ilk etapta 7 çocukla gündeme gelen şüpheli vaka sayısı en az 30'a yükselirken, çocuklardan 11'ine DNA testi yapıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tüp bebek tedavisi gören yabancı ailelerin, tedavi öncesinde seçtikleri donörler yerine farklı kişilere ait üreme hücrelerinin kullanılmış olabileceğine ilişkin iddialar genişledi. İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin aylar süren araştırmasına göre, çoğunluğu İngiliz ailelere ait en az 30 çocukta "yanlış donör" kullanılmış olabileceğinden şüpheleniliyor. Ailelerin tedavi öncesinde donörlerin sağlık geçmişi, fiziksel özellikleri, eğitim durumu ve diğer bilgilerini inceleyerek seçim yaptığı ancak çocukların dünyaya gelmesinin ardından bazı fiziksel farklılıkların şüphe uyandırdığı belirtildi. İLK İDDİALAR 7 ÇOCUKLA GÜNDEME GELMİŞTİ BBC'nin ilk araştırmasında KKTC'de tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelen 7 çocukla ilgili "yanlış donör" iddiası gündeme gelmişti. Araştırmada yer verilen vakalardan birinde, 2011'de KKTC'deki bir tüp bebek merkezine başvuran İngiliz Beth ve Laura çiftinin iki tedavide de aynı sperm donörünün kullanılmasını istediği ancak daha sonra yapılan DNA testlerinde çocuklarının aynı biyolojik babaya sahip olmadığının belirlendiği aktarıldı. İlk haberlerin ardından başka ailelerin de BBC'ye ulaşmasıyla şüpheli çocuk sayısının en az 30'a çıktığı bildirildi. 15 VAKA AYNI MERKEZLE BAĞLANTILI Araştırmaya göre 30 çocuktan 15'inin ailesinin aynı merkezde tedavi gördüğü belirlendi. Haberde söz konusu hastaların önemli bölümünün tedavi süreçlerinde görev aldığı belirtilen sağlık çalışanlarından Dr. Tip'in herhangi bir usulsüzlük yaptığı yönündeki iddiaları reddettiği kaydedildi. Dr. Tip'in daha önce sperm siparişlerinden sorumlu olmadığını ve ilgili donör talebinin kendisine iletilmediğini savunduğu aktarıldı. 11 ÇOCUĞA DNA TESTİ YAPILDI Şüpheli 30 çocuktan 11'ine ticari DNA testleri yaptırıldığı belirtildi. Bazı test sonuçlarında çocukların genetik kökenlerinin ailelere sunulan donör profilleriyle uyuşmadığı ileri sürüldü. Aileler, gerçek biyolojik donörlerin kimliğini bilmedikleri için donörlerin sağlık geçmişleri ve olası kalıtsal hastalıklar konusunda da bilgi sahibi olmadıklarını belirtiyor. KKTC SAĞLIK BAKANLIĞI SORUŞTURMA BAŞLATMIŞTI İlk iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından KKTC Sağlık Bakanlığı, tüp bebek merkezlerinde yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere aykırı işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi amacıyla resmi soruşturma başlatmıştı. Şüpheli vaka sayısının 7'den en az 30'a yükselmesinin ardından aileler, çocuklarının gerçek biyolojik donörlerinin belirlenmesini ve seçtikleri donörlerin kullanılmadığı doğrulanırsa bunun nasıl gerçekleştiğinin ortaya çıkarılmasını istiyor.

7 AYLIK HAMİLEYKEN EVDEN ÇIKTI SIRRA KADEM BASTI Haber

7 AYLIK HAMİLEYKEN EVDEN ÇIKTI SIRRA KADEM BASTI

Bursa’da dini nikahla birlikte yaşadığı 7 aylık hamile kadının “Babamın yanına gidiyorum” diyerek evden ayrıldıktan sonra ortadan kaybolduğunu öne süren Halil İbrahim Bağcı, 5 aydır ulaşamadığı kadının karnındaki bebeğin peşine düştü. Bağcı, tek isteğinin DNA testi yapılması olduğunu söyledi. Osmangazi ilçesi Çiftehavuzlar Mahallesi’nde yaşayan 38 yaşındaki Halil İbrahim Bağcı, 2025 yılında dini nikahla evlendiği S.M.’nin (20), hamileliğinin 7’nci ayında evi terk ettiğini iddia etti. Bağcı, genç kadının 12 Aralık 2025 tarihinde "Babama gidiyorum" diyerek evden ayrıldığını ancak bir daha geri dönmediğini ileri sürdü. “ÇOCUK BENİMSE SAHİP ÇIKMAK İSTİYORUM” Kadının ailesiyle de görüştüğünü ancak oraya gitmediğini öğrendiğini belirten Bağcı, yaklaşık 5 aydır hiçbir şekilde haber alamadığını söyledi. Kendi imkanlarıyla araştırma yaptığını öne süren Bağcı, aldatıldığını iddia ederek, "Aylarca araştırdım ve aldatıldığımı öğrendim. Elimde belgeler var" dedi. Asıl amacının kadını bulmak olmadığını ifade eden Bağcı, "Benim tek isteğim biyolojik test. Çocuğumu arıyorum. Şubat ayında doğum yapması gerekiyordu. Kendisine ulaşamıyorum. Gerekirse bir ömür uğraşırım. Çocuk benimse sahip çıkmak istiyorum" diye konuştu. BELİRSİZLİK SÜRÜYOR 5 aydır haber alınamayan genç kadının bulunmasına yönelik belirsizlik sürerken, doğmuş olabileceği değerlendirilen bebeğin akıbetiyle ilgili de herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı öğrenildi.

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET Haber

BURSA'DA ALMAN ANNESİNDEN KAÇIRILAN ÇOCUK: BENİM ADIM AHMET

Bursa’da yıllar sonra harabe bir evde bulunan 8 yaşındaki çocuğa ilişkin olayın detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Alman annesine verilmemesi için babası tarafından yıllarca gizlendiği öne sürülen küçük çocuğun, bulunduğunda polislere söylediği ilk sözün “Benim adım Ahmet” olduğu öğrenildi. İddiaya göre Mustafakemalpaşa’da yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında bir erkek çocuk'ları dünyaya geldi. Bir süre sonra Umut K., Alman sevgilisi ve oğluyla birlikte Bursa’ya döndü. Burada çocuğunu Türkiye’de ve Müslüman olarak büyütmek istediğini söyleyen baba ile anne arasında anlaşmazlık yaşandı. ÇOCUĞUNU ANNESİNE VERMEDİ İddiaya göre Umut K., Alman sevgilisinden ayrılmak isteyince oğlunu annesi Hanife S. aracılığıyla yakınlarının yanına gönderdi. Rebecca S.’ye ise çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine Alman anne polise giderek şikayetçi oldu. Yapılan aramalara rağmen küçük çocuk bulunamayınca kadın ülkesine dönmek zorunda kaldı. BABA KALP KRİZİNDEN ÖLDÜ Süreç içinde hakkında soruşturma bulunan Umut K.’nın ağır kalp hastası olduğu, ancak yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmediği öne sürüldü. Umut K.’nın yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. Yakın çevresinin iddiasına göre baba, ölmeden önce ailesine oğlunun adının Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak büyütülmesini vasiyet etti. POLİS BASKINIYLA BULUNDU Alman annenin şikayeti sonrası açılan davada babaannenin duruşmalara katılmaması üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Takibe alınan babaanne Hanife S.’nin torununu akrabalarının evinden alıp “dam” diye tabir edilen köy evine götürdüğü tespit edildi. Bunun üzerine eve operasyon düzenlendi. Küçük çocuk babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. Daha sonra Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilen çocuk devlet korumasına alındı. Babaanne Hanife S. ile akrabaları Recai M. tutuklandı. İSMİNİ AHMET OLARAK BİLİYOR Yakınlarının yıllardır çocuğa Ahmet diye hitap ettiği, bu nedenle Nazar ismine tepki vermediği öğrenildi. Yetkililere göre çocuğa ismi sorulduğunda verdiği cevap, “Benim adım Ahmet” oldu. KARARI DNA TESTİ VE UZMAN RAPORLARI BELİRLEYECEK Çocuğun biyolojik annesinin Rebecca S. olup olmadığının DNA testiyle netleşeceği bildirildi. Test sonucunun ardından mahkeme; Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün hazırlayacağı raporlar, uzman ve pedagog değerlendirmeleri ile çocuğun üstün yararını dikkate alarak karar verecek. Küçük çocuğun annesine teslim edilip edilmeyeceği ya da Türkiye’de kalıp kalmayacağına ilişkin süreç, hem adli inceleme hem de uzman görüşleri doğrultusunda netleşecek.

DNA TESTİYLE BABALIĞI KANITLADI, YİNE DE NÜFUSUNA ALAMADI Haber

DNA TESTİYLE BABALIĞI KANITLADI, YİNE DE NÜFUSUNA ALAMADI

DNA testiyle biyolojik babalık durumunu kanıtladığını belirten Artınal, kızını kendi nüfusuna geçiremediğini ve çocuğun annesi tarafından şiddet gördüğünü öne sürdü. ÇOCUĞUMUN SOY BAĞI BAŞKA BİRİNİN ÜZERİNE KAYDEDİLDİ Hasan Artınal, 2020 yılında tanıştığı ve bir süre birlikte yaşadığı N.E. (33) ile 2022’de ayrıldıklarını belirterek, bu birliktelikten doğan Masal isimli kızının biyolojik babası olduğunu vurguladı. "Ancak anne, çocuğumun soy bağını başka bir kişinin üzerine kayıt ettirdi. Bunun üzerine DNA testi yaptırdım ve çocuğun benden olduğu resmi olarak tespit edildi." Artınal, mahkemelere ve ilgili kurumlara başvurmasına rağmen kızını nüfusuna kaydettiremediğini ve annesi tarafından sürekli engellendiğini dile getirdi. KIZIMIN NEREDE OLDUĞUNU BİLMİYORUM "Anne, her seferinde çocuğu benden kaçırıyor ve açılan davaları da sürekli geri çekiyor. Şu an kızım 5 yaşında ve nerede olduğunu bilmiyorum." diyen Artınal, çocuğun güvenliğinden endişe duyduğunu söyledi. Artınal, annesinin çocuğa şiddet uyguladığını öne sürerek, "Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuklar çok korkmuş durumda." dedi. "BABA OLARAK YASAL HAKLARIMI KULLANMAK İSTİYORUM" Tek talebinin çocuğuna ulaşmak ve hukuki haklarını kullanmak olduğunu ifade eden baba, yetkililere şöyle seslendi: "Benim tek isteğim, çocuğumun babası olarak kimlikte görünmek ve kızıma ulaşabilmek. 5 yaşındaki çocuğum daha ‘baba’ kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyor." Olayla ilgili resmi makamlardan henüz bir açıklama yapılmazken, Artınal’ın hukuki mücadelesini sürdürdüğü öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.