#Doğa Yürüyüşü

- Doğa Yürüyüşü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğa Yürüyüşü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KANLICA MANTARININ ARASINA BİR TANE KARIŞSA BİLE ZEHİRLİYOR Haber

KANLICA MANTARININ ARASINA BİR TANE KARIŞSA BİLE ZEHİRLİYOR

Yağışlar başladı, sonbahar mevsimi ile birlikte ormandan mantar toplayanların çok dikkatli olması gerekiyor. Zehirlisi ile karıştırma oranı yüksek olan mantarların başında ise ''kanlıca'' mantarı geliyor. Karadeniz Bölgesi'nde sonbahar mevsiminde ormanlık alanlarda yaşanan mantar bolluğu sebebiyle çok sayıda mantar zehirlenmesi vakaları yaşanmaya başladı. Konuyla ilgili vatandaşlara uyarılarda bulunan Doç. Dr. Çiğdem Sevim, "Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor. Onlar farkında değiller. Bir gün boyunca kişi hiçbir şey hissetmiyor ve bir anda karaciğer iflas eşiğine geliyor" dedi. Karadeniz Bölgesi'nde sonbahar yağışlarının ardından ormanlarda mantar bolluğu yaşanıyor. Vatandaşlar ise ormanların yolunu tutarak başta "kanlıca" olmak üzere çeşitli mantar türlerini toplayarak tüketiyor. Çoğu vatandaşın yanlış mantar türlerini toplayarak yemesiyle çok sayıda zehirlenme vakası yaşandı. Kastamonu'da son bir hafta içerisinde 40'ın üzerinde kişi zehirlenerek hastanelere başvurdu. Yaşanan zehirlenme vakalarının ardından vatandaşlara uyarılarda bulunan Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Sevim, Türkiye'deki 300 mantar türünden 100'ünün yenilmediğini söyledi. Vatandaşların özellikle mantarların birbirine benzemesi sebebiyle zehirli mantarları yediğini ve bunun da zehirlenmelere yol açtığını dile getirdi. Türkiye'deki 10 mantar türünün ölümcül etkilere sebep olabildiğine dikkat çeken Sevim, mantar tüketiminin ardından mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, boyun ve yüzde kızarma, ağızda metalik tat oluşması ve baş dönmesi gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı. "BİR TANESİNİN BİLE SEPETTEKİ MANTARLARA KARIŞMASI YETERLİ OLUYOR" Mantarla ilgili bilinen yanlışlara değinen Sevim, "Kastamonu geniş ormanlık arazilere sahip olduğu ve iklim şartları da bunun için çok uygun olduğu için mantar açısından çok gözde illerimizden bir tanesi. Yağışlarla birlikte mantarların oranı da çoğalmaya başladı ve bununla paralel olarak tüketim de artmaya başladı. Toplanan mantarın toplandığı yer kadar türü çok önemli. Mantarlar bünyelerinde ağır metalleri ve kirletici maddeleri taşıyabiliyorlar. Sadece topladığınız yer ormanlık yer değil, sanayi bölgesine yakın ya da kirleticilerin çok olduğu bir yer ya da yol kenarıysa bu da ciddi anlamda bir risk oluşturuyor. Onun için biz genel olarak vatandaşlarımıza doğadan bilmedikleri mantarları toplayarak tüketmemelerini söylüyoruz. Vatandaşlarımız bunu bir aktivite, bir etkinlik şeklinde görüyor. ve 'doğa yürüyüşü yapalım, gördüğümüzde mantarı toplayalım' gibi etkinlikler planlıyorlar. Sizin yıllardır mantar topladığınız bir yer olsa bile aynı türe benzeyen zehirli bir türle aynı bölgede karşılaşma riskiniz var. Mantarlar komşuluk yapabiliyor ve bunu fark etmeden siz onu da toplamış olabiliyorsunuz. Zehirli mantarların bir tanesinin bile sepetteki mantarlara karışması yeterli oluyor. Siz onu tükettiğinizde zehirlenmenize yol açacak" dedi. "MANTARIN ZEHİRLİ OLUP OLMADIĞINI BELİRLEYEBİLECEĞİNİZ BİR TESTİ YOK" Sanayi bölgeleri ve kirlilik olabilecek alanlardan mantar toplanmaması gerektiğine vurgu yapan Sevim, "Mantarlar yol kenarında, sanayi bölgelerinin içerisinde ya da kirli alanlardan toplanmamalı. Bu mantarlar bünyelerinde kirli maddeleri de biriktiriyor. Şimdiye kadar ulusal kaynaklara göre Türkiye'de 300'e kadar mantar türü tespit edilmiş. Bunların 100 tanesinin yenilebilir olmadığını ve 10 tanesinin de ciddi ölümcül etkilere sebep olduğunu belirtmişler. Yani her mantar yenilemez. Mesela kanlıca mantarı Kastamonu'da çok tüketiliyor. Başka bir mantara benzerliği ile birlikte çok ciddi zehirlenmelere yol açtığını biliyoruz. Zehirlenme sayılarının da giderek arttığını biliyoruz. Evde mantarın zehirli olup olmadığını belirleyebileceğiniz bir test ya da farklı bir şey yok. Bunu ayırt etmeniz çok zor. Ancak uzmanlar, yıllarca bununla ilgili eğitim alanlar, üreticili sertifikalı bu işi yapan insanlar tarafından üretilen ürünlere yönelmek en mantıklısı. Çünkü siz bunu çıplak gözle ayırt edemeyebilirsiniz" diye konuştu. Mantarın zehirli olup olmadığını evde anlamanın mümkün olmadığını belirten Sevim, mantar pişerken gümüş kaşık konulması gibi uygulamaların da gerçek dışı olduğunu kaydederek, "Yani gerçekten böyle bir test laboratuarlarda yapılabiliyorsa o kişileri ben davet ediyorum. Birlikte çalışmak istiyorum. Çünkü toksikolojik testler bu kadar kolay değil. Gerçekten değil, gümüş kaşığı referans alamayız. Daha ilginç şeylerle de karşılaşıyoruz. Sirkede bekletmekle zehrinin gideceğini söylüyorlar, 'kurutursak zehri gider' diyorlar. İçinde zehir olan bir yapı var ve biz bunu kuruttuğumuzda zehir nasıl buradan uzaklaşabilir. Zehir içine hapsoluyor. Kuruyunca daha çok hapsoluyor. Çünkü mantarların bazı toksinleri ısıya dayanıklı. Siz bunu yok edemezsiniz. 'Soğanla pişirirsek, ayran içersek, kavurursak' gibi çok farklı şeyler okudum. Ama bunların hiçbirinin bilimsel bir geçerliliği yok. Evde hızlıca bunu teşhis edebileceğiniz, tanısını koyabileceğiniz, bu 'zehirli ya da zehirsiz' diyebileceğiniz hiçbir yöntem yok" şeklinde konuştu. "ZEHİRLENME BELİRTİLERİ SADECE BULANTI VE KUSMAYLA DA KALMIYOR" En çok zehirlenmelere sebep olan mantarlarla ilgili bilgi veren Sevim, "Acil servise başvurulara sebep olan mantarların önemli bir kısmını 'köygöçüren' mantarı oluşturuyor. Amanita türlerini de söyleyebiliriz. Bunlar en zehirli mantar türleri. Bunlar diğer doğa mantarlarıyla da çok kolay bir şekilde karışabiliyorlar. Kişi bunları tükettiğinde çok ciddi, böbrek, karaciğer kaybı yaşayabiliyor ve ölümüne sebebiyet verebiliyor. Çünkü içinde toksinler var. Zehirlenme belirtileri sadece bulantı ve kusmayla da kalmıyor. Onlar farkında değiller. Bir gün boyunca kişi hiçbir şey hissetmiyor ve bir anda karaciğer iflas eşiğine geliyor. Bu toksinleri yavaş yavaş içinizi oyan bir mikrop gibi düşünebilirsiniz. Çok ciddi oranda ölüme sebebiyet verebilen, organ kaybına sebebiyet veren Amanita türlerinden bahsediyoruz. Falloides (köygöçüren) de burada ölüm şapkası olarak geçiyor. Bulantı, kusma belirtilerini 1-2 saat içerisinde hissederseniz, gastrointestinal rahatsızlık dediğimiz ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü, boynunuzda, yüzünüzde kızarma, ağzınızda metalik tat, baş dönmesi gibi belirtileri yaşarsanız ilk yapmanız gereken en sağlık kuruluşuna gitmek. Gidemiyorsanız, durumunuz ciddiyse 112 ihbar hattını hemen aramanız ve bir an önce tedavi altına alınmanız gerekiyor. Zehirlenme görüldüğünde, mantarı yiyen diğer aile üyeleri de semptomlar olmamasına rağmen sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. Yediğiniz mantardan fotoğraf gibi bir örnek varsa sağlık profesyonellerine göstermeniz gerekiyor. Bu en azından panzehiri ve antidotununa hızlı bir şekilde ulaşılmasını sağlıyor" ifadelerini kullandı. "EVDE HİÇBİR MÜDAHALE YAPMAYACAKSINIZ" Zehirlenme durumlarında sağlık kuruluşlarına başvurduktan sonra 114 numaralı telefon hattından Ulusal Zehir Danışma Merkezine de danışılabileceğini kaydeden Sevim, zehirlenme belirtileri olduğunda sağlık kuruluşlarına başvurmanın hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Evde hiçbir müdahale yapmayacaksınız. Çünkü yaptığınız her şey yine sizin aleyhinize olabilir, süreci etkiliyor olabilirsiniz. Ciddi anlamda yine organ kaybına sebep olabilir. Mantarları saklama konusunda da nemli ortamda bırakılmamasını tavsiye ediyoruz. Nemlendiyse zaten o mantarı tüketmemeniz gerekiyor. Mantarı buzlukta saklamak istiyorsanız bunu kavurarak yapabilirsiniz. Olduğu şekliyle mantarı buzluğa atmayın" dedi. Öte yandan, Kastamonu'da semt pazarlarında da ormanlardan toplanan mantarlar tezgahlarda yerini alıyor. Vatandaşlar tarafından en çok tercih edilen "kanlıca" mantarının kilogramı 400 ila 500 lira arasında alıcı buluyor. Kastamonu'da mantar satışı yapan Necati Bekiroğlu ise vatandaşların topladıkları mantarları ayıkladıktan sonra semt pazarında sattıklarını söyledi. Mantarın yetişmesi için yağmurun ardından güneşin açması gerektiğini belirten Bekiroğlu, toprağın ısınmasının da önemli olduğunu ifade etti. "Mesele iyi mantarı bulmak. Müşterimize temiz ve güzel mantar ya da sebze, meyve yedirmek zorundayız" diyen Bekiroğlu, kanlıca mantarının ekmek, börek, kızartma ve birçok farklı yemekte kullanılabildiğini söyledi.

NİLÜFER’DE MYSİA FESTİVALİ SONA ERDİ Haber

NİLÜFER’DE MYSİA FESTİVALİ SONA ERDİ

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi, Mysia Yolları ve Müzikist iş birliğiyle bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Mysia Festivali, üç günlük programın ardından Fadıllı Mahallesi’nde tamamlandı. Doğa, tarih, kültür ve sanatın buluştuğu festival boyunca katılımcılar farklı etkinliklerle Nilüfer’in doğal güzelliklerini keşfetme fırsatı buldu. FESTİVAL ÜÇ FARKLI NOKTADA GERÇEKLEŞTİ Mysia Yolları’nın ev sahipliğinde düzenlenen festivalin ilk durağı Gölyazı oldu. Tarihi dokusuyla öne çıkan bölgede başlayan etkinlikler, ikinci gün Üçpınar Mahallesi’nde devam etti. Festivalin son adresi ise Uluabat Gölü kıyısındaki Fadıllı Mahallesi oldu. Fadıllı’daki kapanış programında origami, Ağaç Kardeşliği ve dans atölyeleri düzenlendi. Ayvaköy’den Fadıllı’ya gerçekleştirilen doğa yürüyüşü de festival programının önemli etkinlikleri arasında yer aldı. MÜZİKLE FESTİVALE RENK KATILDI Günün ilerleyen saatlerinde müzik etkinlikleriyle festival coşkusu sürdü. Erdem Güreler Trio, Selin Çıngır, Melis Karaduman ve Seyyah sahneye çıkarak katılımcılara müzik dolu saatler yaşattı. DOĞA VE ÇEVRE BİLİNCİ ÖNE ÇIKTI Kapanış programına katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Mysia Yolları’nın yalnızca bir yürüyüş güzergâhı olmadığını belirterek bölgenin kültürel ve doğal değerlerine dikkat çekti. Festivalin çevre bilincini artırmayı ve doğal alanların korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladığını ifade eden Karagöz, özellikle Uluabat Gölü, meşe ağaçları, sazlıklar ve leyleklerin bölgenin önemli zenginlikleri arasında bulunduğunu söyledi. Karagöz, doğal alanların tanınmasının onları koruma konusunda da daha güçlü bir bilinç oluşturacağını belirterek festivale katkı sunan kurumlara, gönüllülere ve vatandaşlara teşekkür etti. GÖNÜLLÜLERE VE KATILIMCILARA TEŞEKKÜR Festivalin sonunda Nilüfer Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Nilüfer Kent Konseyi Genel Sekreteri Arzu Tan ve Müzikist Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kahvecioğlu da organizasyonun gerçekleşmesinde görev alan çalışma arkadaşlarına ve gönüllülere teşekkürlerini iletti.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN GENÇLERE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK KAMPI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDEN GENÇLERE SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK KAMPI

Nilüfer Belediyesi’nin sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği yaz kampı, gençleri doğa ve spor etkinliklerinde buluşturdu. “Yeşil Beceriler” temasıyla gerçekleştirilen Gençlik ve Spor Kampı’na 39 genç katıldı. ÜÇ GÜN BOYUNCA DOĞA VE SPOR ETKİNLİKLERİ Nilüfer Belediyesi Fadıllı Havacılık ve Doğa Sporları Merkezi’nde 28-30 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen kamp, gençlere hem fiziksel aktiviteler hem de çevre odaklı eğitimler sundu. Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Belediyespor Kulübü, Nilüfer Kent Konseyi, Bir Bulut Olsam Derneği ve Alternatif Yaşam Derneği iş birliğiyle düzenlenen programda gençler sabah saatlerinde doğa yürüyüşü, oryantiring ve takım sporlarına katıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ATÖLYELER DÜZENLENDİ Kampın öğleden sonraki bölümünde ise sürdürülebilirlik, iş birliği ve kaynakların doğru kullanımı konularına odaklanan simülasyon oyunları gerçekleştirildi. Gençlerin birlikte karar verme, birbirlerini dinleme ve mevcut kaynakları adil biçimde paylaşma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan etkinliklerin ardından değerlendirme toplantıları yapıldı. Bu oturumlarda kampta edinilen deneyimlerin günlük yaşama nasıl aktarılabileceği ele alındı. KARAGÖZ: GENÇLERİMİZ ÇEVRE BİLİNCİ KAZANIYOR Kampı ziyaret eden Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ile Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, gençlerle bir araya geldi. Emre Karagöz, sürdürülebilirlik anlayışının küçük yaşlardan itibaren geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, gençlerin sporun birleştirici yönüyle çevre bilincini aynı programda deneyimlemesini hedeflediklerini belirtti. Karagöz, kampta gençlerin doğayla iç içe bir ortamda birlikte üretme ve kaynakları ortak akılla kullanma konusunda uygulamalı deneyim kazandığını ifade etti. Ayrıca belediye ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çalışmasının projeye önemli katkı sağladığını söyledi. KAMP SERTİFİKA TÖRENİYLE TAMAMLANDI Üç gün süren programın sonunda katılımcılara sertifikaları verildi. Gençlik ve Spor Kampı, sertifika töreninin ardından sona erdi.

LEYLEK ŞENLİĞİ, YOĞUN BİR KATILIMLA BAŞLADI Haber

LEYLEK ŞENLİĞİ, YOĞUN BİR KATILIMLA BAŞLADI

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Karacabey Belediyesi ve Bursa Kültür, Turizm ve Tanıtma Birliği’nin katkılarıyla düzenlediği ‘Bursa Leylek Şenliği’, büyük bir coşkuya sahne oldu. Avrupa Doğal Yaşamı Koruma Vakfı’nın (Euronatur) Avrupa Leylek Köyleri Ağı’nda (ESVN) Türkiye’yi temsil eden Karacabey’e bağlı Eskikaraağaç Köyü’nde gerçekleştirilen Bursa Leylek Şenliği, gün boyu düzenlenen etkinliklerle Bursalılara keyifli bir gün yaşattı. DOĞAYLA İÇ İÇE BİR ŞENLİK Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin vatandaşlara ücretsiz ulaşım imkânı da sağladığı şenlikte, ilk olarak TDF Bursa İl Temsilciliği ile doğa yürüyüşü düzenlendi. Yoğun katılımın olduğu yürüyüşle, her yaştan vatandaş hafta sonunu doğayla iç içe geçirdi. Uluabat Gölü’ndeki sandal gezisine katılanlar, eşsiz manzaranın tadını doyasıya çıkardı. Yaren Leylek ve Balıkçı Adem Yılmaz’ın dostluğu ile dünya genelinde artık bilinir hale gelen Eskikaraağaç Avrupa Leylek Köyü’ndeki şenlikte, Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından hazırlanan ‘Uluslararası Adem Amca ve Yaren Leylek Poster Sergisi’ de ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. BUFSAD-Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nin ‘Uluabat’ın Köyleri’ temalı fotoğraf sergisinde, Uluabat Gölü çevresinde bulunan köylerin yaşam izleri katılımcılara sunuldu. Fotoğraf çekme atölyesinden Leylek Postanesi’ne dans etkinliklerinden yüz boyama atölyesine kadar birbirinden keyifli etkinliklerin yapıldığı şenlik, çocuklar başta olmak üzere tüm vatandaşlara eğlenceli ve keyifli bir zaman geçirme imkanı sundu. İki gün sürecek olan şenlik, Eskikaraağaç köyündeki ‘Leylek Korteji’ ile başladı. Kortej sırasında göl kenarında Doğa Koruma ve Milli Parklar 2. Bölge Müdürlüğü'nce rehabilitasyonu tamamlanan bir leylek doğaya salındı. Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde yapılan yürüyüşte, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, siyasi parti temsilcileri, Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin yöneticileri, sivil toplum kuruluşlarının, derneklerin ve kooperatiflerin temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. “ADEM AMCA İLE YAREN LEYLEK’İN DOSTLUĞU, ÜLKE SINIRLARINI AŞTI” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Yaren Leylek ile Balıkçı Adem amcanın dostluğunun hayat verdiği etkinliğin bir festivalden çok daha fazlası olduğunu vurguladı. Şenlik vesilesiyle doğaya duyulan saygıyı hep birlikte büyüttüklerini belirten Başkan Vekili Biba, “Eskikaraağaç mahallemiz, göçmen kuşların en önemli duraklarından biridir. Balıkçı Adem amcamız ile Yaren Leylek’in güzel dostluğu, ülke sınırlarını aşarak tüm dünyanın ilgisini çekmiştir. Bu dostluk, doğayla kurulan bağın ne kadar güçlü olabileceğini hepimize kanıtlamıştır” dedi. EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜRLER Eskikaraağaç denildiğinde doğaya sahip çıkan, kuşlarıyla, gölüyle ve insanıyla örnek gösterilen bir yaşam kültürünün akla geldiğini belirten Başkan Vekili Biba, sürecin uluslararası alanda duyulmasını sağlayan Euronatur ve Avrupa Leylek Köyleri Ağı’na teşekkür etti. İş birlikleri sayesinde Eskikaraağaç’ın Avrupa çapında ‘Kuş Dostu Köy’ kimliğini kazandığını hatırlatan Başkan Vekili Biba, “Özellikle merhum Profesör Doktor İsmet Arıcı’yı ve eşi Franziska Arıcı’yı da şükranla anmak istiyorum. Eskikaraağaç’ın, bugün uluslararası ölçekte tanınan bir doğa destinasyonu haline gelmesinde emekleri çok büyüktür” diye konuştu. “EKOLOJİK DENGEYİ KORUMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Uluabat Gölü ve çevresinin, biyolojik çeşitliliği çok yüksek bir sulak alan olduğunu vurgulayan Başkan Vekili Biba, bölgenin göçmen kuşların yaşam döngüsü için oldukça kritik bir bölge olduğunu söyledi. Son yıllarda ekolojik dengede yaşanan değişimleri gördüklerini ve yakından takip ettiklerini ifade eden Başkan Vekili Biba, “Kuşlarımızın beslenme alanlarında yaşadığı sorunların farkındayız. Sazlık alanların durumu, çayır ve meraların kalitesi için bilimsel çalışmalar yapılması şarttır. Bizler, bunun bilincindeyiz. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak Karacabey Belediyesi ve bakanlıklarımızla ortak hareket ediyoruz. Ekolojik dengeyi korumak ve bu habitatı iyileştirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi. Balıkçı Adem amcayı, Kadın Dernek Başkanı Gülten Kovan’ı ve Muhtar Abdullah Hızlı’yı, Avrupa Leylek Köyleri Ağı içerisinde yer alan Bulgaristan’ın Belozem kasabasına gerçekleştirilecek teknik inceleme gezisiyle ödüllendireceklerini de açıklayan Başkan Vekili Biba, Büyükşehir Belediyesi ve Karacabey Belediyesi’nin himayesinde yapılacak gezide, iyi uygulama örneklerinin yerinde görüleceğini dile getirdi. AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise, Adem Amca ile Yaren Leyleğin dostluğuna bir kez daha şahitlik ettiklerini belirtti. Her canlının birer emanet olduğu bilinciyle hareket ederek ekolojik dengeyi koruduklarını anlatan Gözgeç, dünyanın ilk hayvan hastanesinin de Bursa’da kurulduğunu hatırlattı. Eskikaraağaç Muhtarı Abdullah Hızlı da festivalin düzenlenmesinde emeği geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Karacabey Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Vekili Şahin Biba ve protokol üyeleri, Balıkçı Adem Yılmaz ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın da sahne aldığı gecede, Başkan Vekili Biba stantları ve çocukların hazırladığı atölyeleri tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet etti.

MUĞLA ’DA 19 MAYIS COŞKUSU BÜYÜKŞEHİR ETKİNLİKLERİYLE YAŞANACAK Haber

MUĞLA ’DA 19 MAYIS COŞKUSU BÜYÜKŞEHİR ETKİNLİKLERİYLE YAŞANACAK

Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı Toplanma Alanı’nda “19 Mayıs Doğa Yürüyüşü” gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayacak “919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu”nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. 19 Mayıs Akşamı İlçelerde Konserler Düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanı’nda ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: “ ‘Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür’ Bir Gençliğin Yetişmesi İçin Var Gücümüzle Çalışıyoruz 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, “19 Mayıs 1919, bir milletin kaderinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihsel bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen "milletin azim ve kararlılığı"na güvenerek yola çıktı. “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.” diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu'yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “doğum günüm” dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum.'' Advertorial

İZMİR'DE 5 AY ÖNCE KAYBOLAN YAŞLI ADAM SIRRA KADEM BASTI Haber

İZMİR'DE 5 AY ÖNCE KAYBOLAN YAŞLI ADAM SIRRA KADEM BASTI

Ailesinin ve ekiplerin tüm aramalarına rağmen yaşlı adamdan 5 aydır haber alınamıyor. Umutlarını yitirmediklerini belirten oğulları, babalarının ölü ya da diri bulunmasını istediklerini dile getirdi. 85 yaşındaki Memet Ayrıldı, İzmir’in Dikili ilçesi Çandarlı Mahallesi’nde yaşıyordu. 22 Temmuz sabahı saat 05.58’de evinden yürüyüşe çıkan yaşlı adamdan bir daha haber alınamadı. Yakınları, haber alamayınca durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Bunun üzerine jandarma, İZAKUT ve gönüllü arama kurtarma ekipleri bölgede geniş çaplı arama başlattı. Güvenlik kameraları, yaşlı adamın sabah saatlerinde evinden ayrıldığını doğruladı. Ancak o günden bu yana hiçbir iz bulunamadı. SOKAK SOKAK AFİŞ ASTILAR, UMUTLARINI KAYBETMEDİLER Memet Ayrıldı’nın oğulları ve komşuları, sokak sokak afişler asarak, görenlerin kendilerine ya da güvenlik birimlerine ulaşması için çağrıda bulunuyor. Oğullarından Duran Ayrıldı, 5 aydır yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı: “22 Temmuz sabahı saat 05.58’de evden çıktı, sabah namazını kılmıştı. Normalde her gün yürüyüşe çıkardı, 11-12 gibi dönerdi. O gün dönmedi. Jandarmaya bildirdik, arama ekipleri geldi. Tüm Dikili ve Çandarlı çevresine babamın resmini yapıştırdık ama hâlâ bulamadık. Babamın sağlık durumu iyiydi, sadece kulakları az işitirdi. Her sabah doğa yürüyüşü yapardı. O gün de kısa kollu beyaz tişört, krem rengi pantolon, spor ayakkabı ve beyaz şapka giymişti. Üç kamera görüntüsü var, birini jandarma buldu ama o mu emin değiliz. Karagöl tarafında mı bir şey oldu bilmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza da sesleniyorum, Allah rızası için yardım edin. Ölü ya da diri babamı bulmak istiyorum.” "DAĞ TAŞ ARADIK, SAĞLIĞI YERİNDEYDİ" Küçük oğlu İlhan Ayrıldı ise, “Babam her sabah yürüyüşe çıkardı. O gün geri dönmedi. Devlet yetkililerine bildirdik, ekiplerle beraber biz de aradık. Ormanlık alanları, köyleri, her yeri gezdik. O günler çok sıcaktı, 40 dereceyi geçiyordu. Yanına sadece bir şişe su ve biraz börek almıştı. Sağlığı iyiydi, aklı yerindeydi. ‘Bir şey mi oldu, düştü mü?’ diye düşünüyoruz. Hâlâ arıyoruz ama ne yazık ki bir sonuç çıkmadı. Devletimizden yeniden ve kapsamlı bir arama yapılmasını istiyoruz,” dedi. Ayrıldı ailesi, arama çalışmalarının yeniden başlatılmasını talep ederken, Memet Ayrıldı’yı görenlerin veya yerini bilenlerin en yakın güvenlik birimlerine haber vermesini istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.